KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yeni Ekonomi ve Toplum
₺405,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00 -

Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
₺715,00 -

TÜRKİYE SELÇUKLULARI
₺430,00 -

TÜRK HALK EDEBİYATI
₺975,00 -

Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
₺300,00 -

The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
₺250,00 -

TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
₺325,00 -

SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
₺260,00 -

Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
₺650,00 -

Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
₺275,00 -

RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
₺300,00 -

Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
₺210,00 -

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
-

OKULÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ OYUN ÖĞRETİMİ
-

Mudurnu Nüfus Defteri-II (1840)
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve Çocuk
Medyanın yanı sıra aslında toplumdaki her bir ferdin, çocuğun da tıpkı yetişkinler gibi bir birey olduğu, duyulan sevginin ve saygının çocuğun kişilik gelişimini ve hatta bedensel gelişimini doğrudan etkilediği, çocuk haklarının korunması, yaşadığı çevrede koşullar ne olursa olsun en iyi olanakların sağlanması ve her türlü kötü muameleden uzak bir hayatın sunulması gerektiği noktasında kendisini sorumlu hissetmesi ve bilinçlenmesi gerekmektedir.
Bu kitapta çocuk kavramının tanımı ve çocukluk kavramının tarihi, uluslararası sözleşmelerde çocuk hakları, Türkiyede çocuk hakları, çocuk istismarı türleri, çocuk istismarının medyada yer alması ve çocuklara etkisi, çocuk haklarının korunmasında medyanın önemi ve rolü tartışılmıştır Bunun yanında çocuğa yönelik yapılan haberler ve içerikler incelenerek medyanın çocuğu nasıl temsil ettiği elde edilen bulgular doğrultusunda analiz edilmiştir.
Bu kitabın ilgili alanda çalışan araştırmacılara, uzmanlara, akademisyenlere, ailelere, medya kuruluşlarına ve medya çalışanlarına katkı sağlamasını diliyorum.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Avrasya’ya Yönelmek
Bu kitapta; Milli gücü oluşturan bileşenlerin, değişik kullanım vasıtaları ile nasıl daha güçlü olabileceği, Teorik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda uygulamalı yaklaşımlar; Küreselleşme ile birlikte ilerleyen yerelleşme süreçlerinde yaşanan güvenlik anlayışlarındaki hızlı değişmeler bağlamında, Türkiye’nin çevresinde olan sıcak çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, bölücü, dinci terör ve mezhep savaşları, gerçek anlamda bir uluslararası ve ulusal güvenlik sorunu oluşturması ve bu durumun ulus devletler için değerlendirilmesi; Türk-Rus ilişkilerinin son dönemi ile özellikle Putin dönemi, birbirinden ayrı düşünülmeksizin politik, ekonomik ve güvenlik konuları çerçevesinde değerlendirilmesi ile Uzak ve yakın üçüncü ülkelerin bu ilişkilere etkilerinin ne olduğu; Türk-İran tarihsel rekabetinin, Büyük Atatürk’ün çabalarıyla emperyalizme karşı nasıl birlik amacı taşıyan bir dostluğa dönüştürüldüğü sorusu çerçevesinde; bölge dışı egemen güçlerin, “Büyük Ortadoğu projesi (BOP) gibi çalışmalarının nasıl engellenerek, birliktelik ve dostluğun sürdürülebilirliği; Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri, Balkanların günümüzdeki parçalanmış durumuyla ortaya çıkan genel değerlendirmeler ve Yunanistan’la ilişkiler; Güney Kafkasya’da Kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişimi incelenmiş, Ermenistan ile siyasi ilişki boyutu Ele alınarak; özellikle “egemen güçlerin” önümüze koydukları, geçen yüzyılın “Ermeni sorunun”da kısa ve uzun sürede neler yapılabileceği; Çin’in Hızlı ekonomik kalkınması, politik etkileri, insan potansiyeli ve özellikle askeri gücü, askeri gücünün potansiyeli, yıllar içinde askeri güç unsurunda meydanagelen değişmeleri; Japonya’nın Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik stratejik ve ekonomik ilişkileri, Japonya’nın tarihi ve günümüz politik parametreleri çerçevesinde değerlendirilerek; Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan özelinde yapılan incelemelere yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Gülten Akın ile Iraklı şair Nâzik el-Melâike, şiirleriyle hem kendi dönemlerine hem de sonraki dönemlere ışık tutan iki büyük isimdir. Bu kitap, şairlerimize ait şiirlerin izini sürerek hayatı anlama çabasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşa, yoksulluğa ve kadına dair çok şey söylendi şimdiye kadar. Ama şiirin eskimeyen dilinde her şey yeniden anlam kazanıyor. Etrafımıza dokunabildiğimiz kadar varız hepimiz. Bu kitap da kalbe ve ruha bir dokunma gayretidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Dini İnanç ibadet ve duanın Umutsuzlukla İlişkisi
Hızlı toplumsal değişmelerden ve buna bağlı olarak dini inanç ve değerlerin zayıflaması ve yok olması durumundan en fazla etkilenen kesim de henüz hayat felsefesini geliştirememiş, kendine özgü bir kişilik ve kimlik oluşturmaya çalışan gençler olmaktadır. Toplumdaki yerini ve hayat felsefesini belirlemek, kişiliğini oluşturmak için kimlik arayışı içerisinde olan genç bu süreç içerisinde dini inanç ve değerlerle yeterli ve olumlu bir ilişki kuramadığında, bu döneme has bunalım ve çatışmalarla bas etmesi daha da ağırlaşmaktadır. Sonuçta genç insanın umutsuzluğa düşerek bir takım ruhsal rahatsızlıklara yakalanması, içki, uyuşturucu vs. gibi maddelere bağımlılık geliştirmesi hatta intihara yönelmesi çok kolay olmaktadır. Oysa dini inanç ve değerler son derece çalkantılı ve buhranlı bir dönem yasayan gence güvenlik ve iç huzuru temin edip, hayatına bir anlam vererek sağlam bir kişilik ve olumlu bir hayat felsefesi oluşturmasına yardımcı olmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2021
Teknolojik gelişmeler günümüzde bireylere eğitimden ulaşıma, sağlıktan ekonomiye birçok alanda neredeyse sınırsız imkânlar sunmaktadır. Teknolojinin sağladığı bu imkânları, özellikle toplumsal hayata uyum ve katılım konusunda problem yaşayan engelli bireylerin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kullanmak, teknolojinin amacına uygun ve verimli kullanımına ortam hazırlayacaktır.
Bu kitabın ana hedefi 2021 yılı itibariyle Türkiye’de engelsiz bilişim konusundaki yaklaşımları algıları ve uygulamaları irdelemek ve engelliler açısından teknoloji faktörünün ve uygulamalarının önemini bir kez daha ilgililere aktarmaktır. İçerikler Türkiye Engelsiz Bilişim Platformunun 2021 yılında yapmış olduğu organizasyonda sunulan ve yeni teknolojilerin engelliye ulaşmasını sağlayan bildirilerin genişletilmiş makalelerinden oluşmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
Bireyler ceza mahkemelerinde bir suçun mağduru veya tanığı olma ya da suç işleme/suça sürüklenme; hukuk mahkemelerinde velayet, vesayet, şahsi ilişki veya evlat edinmenin değerlendirilmesi gibi birçok nedenden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak adli sisteme girebilmektedir. Bireyi adli sürece dahil eden olay ve deneyimler çoğunlukla travmatik nitelikte olup, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına kalıcı biçimde zarar verici etkilere sahiptir. Bu nedenle, yetkin uzmanlar tarafından olayın niteliği ve bireye içkin özellikler dikkate alınarak hassas ve özenli bir şekilde yürütülen kaliteli bir adli görüşme hem adaletin tesisi hem de adli sistem içerisindeki bireylerin ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Adli sistem içerisinde farklı disiplinlerden (Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet) gelen adli sistem uzmanları, suça sürüklenen, mağdur veya tanık çocuklar; şiddet mağduru kadınlar ve yaşlılar gibi diğer kırılgan gruplar; boşanmış veya boşanma aşamasındaki çiftler ve çocukları gibi pek çok farklı sebeple adli sürece dahil olmuş bireylere yönelik farklı hizmetler sunmaktadır.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde mahkemelere hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının gerçekleştirdikleri adli görüşme uygulamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, adli görüşmelerin amacı, kapsamı, teknikleri ayrı ayrı ele alınmış; ayrıca en çok karşılaşılan kırılgan gruplar (çocuklar, kadınlar, mülteciler ve yaşlılar) ile adli görüşme tekniklerine yönelik temel bilgiler ve uygulamada kullanılabilecek pratik teknikler sunulmuştur. Bu kitap, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Sosyal Hizmet Bölümleri mezunları ile adli alanla ilgilenen meslek elemanları ve uygulayıcılar için rehber niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
Müşteri her zaman haklıdır veya eskinin tabiriyle müşteri velinimetimizdir anlayışı, örgütlerde müşteriyi her şeyin önünde ve üstünde tutan müşteri odaklı bir yaklaşıma dönüşmüş ve günümüzün rekabetçi işletmeleri için vazgeçilemez ve değişmez en temel strateji haline gelmiştir. Bu stratejinin çalışanlar üzerindeki etkileri, onlara neler hissettirdiği ise örgütlerin dikkatini müşterinin iyiliği kadar çekmemektedir.
Örgütler, çalışan-müşteri etkileşimini, kimi zaman müşterilerle iletişimde çalışanın kendi duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edeceğine ve hatta nasıl ifade etmemesi gerektiğine kadar detaylandıran kurallar ve politikalar geliştirmektedirler. Ancak bu etkileşimde müşterilerin varsayıldığı gibi her zaman haklı olmadığı, kaba olduğu, hatta yasalarla dahi korunan kişilik ve mülkiyet haklarına zarar verdiği durumlar için örgütler tarafından yeterince detaylı ve çalışanlara destek sağlayan politika ve kurallar tanımlanmamaktadır. Bu kitap müşteri kötü davranışlarının çalışanlar ile örgütler için nasıl etkileri ve sonuçları olduğu ve nasıl önlenebileceği konusunda çalışanlara ve örgütlere yol göstermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HAVAYOLU TÜKETİCİSİ SATIN ALMA DAVRANIŞI
Türkiye’de son yıllarda gerek iş gerekse tatil amaçlı yapılan seyahatlerde havayolu yolcu taşımacılığına talebin arttığı gözlenmektedir. Bu artışa neden olarak Türkiye’de 2003 yılında havacılık sektöründe yaşanan serbestleşme, devlet teşvikleri ile daha uygun fiyatlarla uçuş gerçekleştiren düşük maliyetli havayolu modeli ve bağlı düşük maliyetli havayolu iş modelini kullanan havayolu işletmelerinin de faaliyetleri gösterilebilmektedir. Yolcuların uygun bilet ile gitmek istediği yere konforlu, emniyetli ve hızlı gidebilmesi talebi arttırmış ve işletmeleri de yolcuların kendilerini seçmesi için zorlu bir yarışa sokmuştur.
Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin seçilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi ve özellikle yoğun olan iç hatlarda hat bazında algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlamada faydalı olacaktır. Bu kitapta, 677 havayolu tüketicisinin Türkiye’de rekabetin yoğun olduğu iç hatlarda faaliyet gösteren havayolu işletmelerini seçiminde etkili olan faktörler ve algılanan hizmet kalitesi boyutlarının genel ve hat bazında etkisinin ortaya konulduğu bir çalışmaya yer verilmiştir. Kitap, havayolu işletmelerinin pazarlama stratejileri oluşturmasında faydalanabilecekleri bir kitaptır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
“Türk sigorta acentelerin özellikleri; yönetim ve organizasyon yapıları üzerine bir araştırma” konulu”doktora” tezimden esinlenerek hazırladığım kitabım 1996 yılında yayınlandı. Aradan 22 yıl geçti o yıllarda yıllık 1 milyar USD olan sigorta prim üretimi 10 milyar USD yaklaştı. 2007 yılında sigortacılık kanunu yayınlandı, acenteler yönetmeliği değişti ve sektörde yabancı sermayenin payı çok yükseldi. Acente; sigorta şirketi adına bir sözleşmeye dayanarak, sigortanın pazarlamasına aracılık faaliyetlerinde bulunan bir olgu ve 2017 yılında toplam prim üretiminin % 55’i sigorta acenteleri tarafından yapılıyor. Toplam prim üretiminde en yüksek pay 2017 yılında da acentelere aittir. Sigorta acentelerinin yönetim ve organizasyon ilişkisini detaylı bir şekilde ele alan akademik bir çalışmadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
Adan Zye her alana müdahale edilirken, toplum ve düşünce birlikte şekillendirilmiştir. Bu politikanın önemli ayaklarından biri, sosyal kimlikleri üzerinden bireyi yeniden tanımlamak olmuştur. Bireye rolünü, ideal halini, rolünün karşılaması gerekenleri çeşitli yollarla empoze etmiş, hatta öğretmişlerdir.
Her cinsiyetin ve her yaş grubunun belirli işlevleri yerine getirecek bir mekanizma olarak nasyonal sosyalist yönetime hizmeti hedeflenmiştir. Bunun için de Hitler, toplumda kadın ve erkek rollerini kesin hatlarla belirlemiştir.
Ancak bununla kalmamıştır. Toplum politikası çerçevesinde uyguladıkları doğum politikasıyla, doğmuş veya henüz doğmamış çocuklara da rol dağıtılmış ve bu rollere göre görev verilmiştir: Arı ırktan olanlar doğmalı, gelecekteki asker olmalı, özel ırkı devam ettirecek şekilde yetiştirilmelidir. Arı ırka leke getirecek veya getirme ihtimali olan bebekler anne karnında öldürülmeli, anne rahmine düşmeleri engellenmeli, doğmuşsa öldürülmeli, anne veya babasına rağmen sağlıklıysa (bir süre durumu takip edildikten sonra) arı ırk ailelere verilip, kimliği değiştirilip değerlendirilmelidir.
Bir rejimin bunları yapabilecek güce nasıl eriştiğinin, düşünce dünyasını yönlendiren edebiyatın aynı dönemde nasıl şekillendiğinin bilgisini sunan bu çalışma, Alman kültür tarihine ve Alman Edebiyatına dair önemli bilgileri sunarken, yaşam için insanın tercih olasılıklarını da hatırlatmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
Bu çalışma, Hata Türü ve Etkileri Analizi yönteminin sistem yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve farklı sektörlerde nasıl uygulanabileceğini gösteren bütüncül bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Gıda üretim süreçlerinden makine tasarımı ve bakım faaliyetlerine kadar uzanan bu yaklaşım, risk temelli düşünmenin yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir güvenlik ve kalite yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu da ortaya koymaktadır.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
Klasik Edebiyatın zengin nazım geleneğinin gölgesinde kalsa da asırlarca yoluna devam eden nesir geleneğinin önemli bir parçası olan mensur hikâyeler, toplumun anlatma ihtiyacını karşılayan ve edebiyat eşittir nazım düşüncesinin hakim olduğu bir dönemde kendi yolunda ilerlemeye devam eden zengin ve köklü bir kültürel miras olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürel mirasın bir parçası olarak kaynaklarda ismi geçmeyen ve içerisinde 23 mensur hikâye örneği barındıran Gülşen-i Zürefâ, Doğu hikâye geleneği ve Türk zevkinin derin izlerine rastladığımız bir hikâye sentezi örneğidir. Şeyhzâde Mehmed Vardarî tarafından kaleme alınmış olan eser, edebiyatımızda ve kültürümüzde derin izler bırakan Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları, El-Ferec Ba’de’ş-Şidde gibi kaynaklardan esinlenilerek yazılmış geleneksel özellikler gösteren hikâyeler ve yazıldığı dönemin hususiyetlerini taşıyan realist özelliklere sahip yerli hikâyeler olmak üzere iki grupta değerlendirilebilecek olan farklı yelpazedeki hikâyeleri aynı çatı altında toplamaktadır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
“Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular “ kitabı yönetim ve medya alanında karşılaşılan bazı güncel kavramların tanımlarını ve özelliklerini sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitap 6 bölümden oluşmuştur. Bu kitabın birinci bölümünde; Abdulselami SARIGÜL’ün “Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Bağlamında Çocuk İstismarı: Sosyal Medya Anneleri Üzerine Değerlendirme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde; Akın AY, Serhat BEKAR ve Emin AKIN’ın “Post-Truth Çağında Değişen ve Dönüşen Gazetecilik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde; Emre SEYREK’in “Liderliğin Diğer Yüzü: Karanlık Liderlik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde; Harun SELÇUK’un “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Yönetim ve Halkla İlişkiler” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın beşinci bölümünde; İkram ALPSOY’un “Geleneksel Medya’dan Yeni Medya’ya Geçiş: Kavramsal Bir İnceleme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın altıncı ve son bölümünde; Vural AKAR’ın “Çalışan İşe Tutulması” başlıklı araştırması yer almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00