KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

THE PSYCHOLOGY AND PEDAGOGY OF ANGER
₺390,00 -

TEKÂMÜL-İ TENKİT YAZILARI
₺235,00 -

ŞİİR ÇÖZÜMLEMELERİ “Tanzimat’tan Bugüne Yeni Türk Edebiyatı”
-

SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
₺235,00 -

SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
₺275,00 -

Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
₺275,00 -

RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
₺300,00 -

Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
₺210,00 -

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
-

NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺260,00 -

Modern Erkeğin İnşası
₺275,00 -

Mecmûatüs-Sanâyi
₺820,00 -

LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
₺455,00 -

Kuramdan Uygulamaya Yazma Yöntemleri
-

Kimlik ve Mizah
₺300,00 -

Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İRAN- TÜRK MİNYATÜRÜNDE SAVAŞ VE MÜCADELE SAHNELERİ
Önsözden
İran-Türk minyatür sanatı konu çeşitliliğine sahiptir ve bu çeşitlilik savaş ve mücadele sahnelerinde bile uygulanmaktadır. Dolayısıyla savaş sahnelerinde çeşitli kompozisyon ve savaş mevkilerine; orduların kapışma savaşı, iki grup savaşı, iki pehlivanın mücadelesi, kale kuşatması, kamp baskınına vb. çoğunlukla rastlanılmaktadır. Üstelik insanın sadece insan ile savaşı değil, dev, ejder, şeytan, simurg vb. gibi hayali ve efsanevi yaratıklar ile yaptığı savaş da İran- Türk minyatüründe büyük yer kaplamaktadır. Aslında İran sahasında ister Türk sanatçıları ister İranlı sanatçılar tarafından yapılan minyatürler efsanevi ve hayali konulara her zaman çok önem vermiş, mitolojik ve efsanevi yönü ile tanınmaktadır. Bu özellik onu Osmanlı minyatürü gibi gerçekçi bir minyatür okulu ile karşılaştırıldığında daha da açık görülmektedir.
Dolayısıyla, İran- Türk minyatürü savaş açısından, bütün detayları ile açıklandıktan sonra Osmanlı minyatürü ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
Sinemayı kavramak, kavramsallaştırmak ve toplumsal yapılardaki değişimi sinema üstünden okuyabilmek için sinemanın etkileşime girdiği yapılar ve kurumlarla sinema arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili fikir yürütebilmek önemlidir. Sinema sanat disiplini, kültür endüstrisi ürünü ve kitle iletişim aracı/ortamı olarak hayattaki diğer her şey gibi, hayattaki diğer her şey ile etkileşime girebilir- ki girmektedir.
Bu çalışma Türk sinemasında merkez ve çevrede sinemanın temsilini çözümlemek için seçtiği iki filme merkez ve çevrede bağımsız sinema/sanat sineması arasındaki fark, sinemanın tanımı ve tarihçesi; biçimi ve içeriği; sanatçıların ve sanatı alımlayanların kimlikleri; sanatın topluma aktarımı; sanatın iktidar ile ilişkisi ve modernleşme kavramları bağlamlarında odaklanırken merkez ve çevre tartışmasını öncelikle Türk sanatları içinde merkez ve çevre farkının en belirgin alanlardan biri olan edebiyat üstünden inşa eder.
Birbirinden farklı gibi görünen halk şiiri ile divan şiiri, bağımsız sinema ile sanat sineması arasındaki mesafeleri sorgulayan çalışma, yöntem olarak tarihsel analiz ve betimleme analizi gibi, tikelden tikele değer yargısı aktarmak olarak tanımlanan analojiyi de benimser. Böylece çalışma sınırlılıkları gereği değişmez bir genel yargıya ulaşmaktan çok, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmlerini örnek filmler olarak seçerek bu filmler üstünden merkez ve çevre tartışmasına katkı sunmayı, tartışma için yeni ve genişletilebilir alanlar açmayı ve okuyucusuna cevaplar sunmaktan çok sorular sordurtmayı hedefler.
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
Uluslararası ilişkiler çalışmalarının bir alt-alanı olarak kurgulanan güvenlik teorisinin çalışma alanı bağlamında görece yeni oluşu göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası ilişkiler tarihinin geriye dönük incelenmesi sonucu elde edilen verilerle dönüştürüldüğü anlaşılabilir. Antik Yunana kadar geriye götürülebilen güvenlik arayışlarının kuramsal temellendirilmesi, ancak yeniden okumalarla mümkün kılınabilmektedir. Az sayıdaki klasik eserlerin ışığında tarihlendirilen kuramsal pozisyonlar, devleti merkeze alan yaklaşımlara da arkaik bir atıf noktası oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan literatür göstermektedir ki, güvenlik teorisinin muhteviyatı tarih boyunca radikal değişimlere uğrayarak bugünkü halini almıştır.
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
Kümelenme modeli gelişmiş ülkelerde son dönemlerde sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Başarılı olan ülkelerin uyguladığı ekonomi politikalarına baktığımızda “rekabet gücünü” artıracak politikaların her geçen gün önemini arttırdığını görmekteyiz.
Bu çalışmanın temel amacı, TRA1 düzey 2 bölgesi ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörleri belirlemek ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörlerde faaliyette bulunan işletmelerin ağ yapılarının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bölgenin ve özellikle Erzincan ilinin ekonomik yapısının şekillenmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada öncelikle kümelenme kavramı tanımlanmış, kümelenme ve sosyal ağ ilişkisine değinilmiş, kümelerin işletmelere sağladığı faydalar ve kümedeki temel aktörler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise kümelenme politikaları, amaç ve araçları, Türkiye’de kümelenme politikaları ve kümelenme girişiminin gelişimi konuları detaylandırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise iki aşamalı olup istatistiki analiz çalışması ve saha çalışmasından oluşmaktadır. Serkan DEMİRDÖĞEN’ in “İşletmeler İçin Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama” başlıklı doktora tezinden üretilen bu çalışmanın bölgenin kalkınmasına katkı sağlaması temennisiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
The change of the geopolitical realities, the emergence of new regional dynamics and the perception of security in Central Asia have also changed current perspectives in the region. Fully revised and updated to cover the latest informations and developments, the book will provide comprehensive, accessible and successful introduction for those who are interested in the Central Asia region. As the editors, we have filled a long-neglected gap by producing a volume that authoritatively covers the states of the region. The book will become a definitive text for the teaching as it presents in-depth explorations of systemic and sophisticated way of understanding the actors and processes and offers case study encompassing many subjects about Central Asia. It conbines old and new perspectives with discerning care.
This book –The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century- has provided readers with prominent knowledge of independence period, actors, minority issues, nation-state building process, energy, security, water, boundary, regional integration and foreign policies of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Tajikistan with each other and with Russia, China, America, the EU and Turkey. The book claims that geopolitical realities, regional dynamics and the perception of security in Central Asia have changed. Thus, the book focuses on environmental degradation, cyber insecurity and social unrest triggered by sovereign debt traps. These discussions highlight the necessity to reconsider the traditional perception of security as the analysis has to go beyond the state to address a wide range of security threats.
Dr. Murat YORULMAZ is an Assistant Professor in the Department of Management and Organization at Trakya University, Edirne.
Dr. Serdar YILMAZ is an Assistant Professor in the Department of Political Science and International Relations at Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
SİVİL HAVA YOLU TAŞIMACILIĞINDA PAZAR PAYININ ARTTIRILMASINA YÖNELİK REKABETÇİ STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ
Bu kitap Sivil havayolu taşımacılığında, ilgili dönemler açısından, Pazar payının artırılmasına yönelik sorunları araştırarak temel nedenlerin belirlenmesini ve aynı zamanda konuya yönelik çözümlerin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Özellikle mevcut meseleler stratejik pazarlama yönetimi ve rekabetçi stratejiler açısından ele alınmış ve elde edilen bulgular sektörle paylaşılarak, bu konuda faaliyet gösteren şirketlere ışık tutması amaç edinilmiştir. Bunun yanı sıra, özellikle Dünya literatüründeki havayolu pazarlaması ve stratejileri konularında yayınlanan çalışmalardan belirli bir bölümü derlenerek, gerek Türkiye’deki “Hava Yolu Pazarlaması ve Hava Yolu Stratejileri” konularına yönelik teorideki boşluğun azaltılması gerekse de bu konuda çalışmalar yapacak havayolu firmalarına yol gösterecek fikirlerin kazanılmasına yönelik bilgi kaynağının sağlanması, Bu kitabın bir diğer amacını teşkil etmektedir.
Çalışmada, uygulama sonuçlarının irdelenmesi yapılarak; sektörde faaliyet gösteren firmaların rekabetçi açıdan daha başarılı olabilmeleri ve pazar paylarını arttırabilmeleri için; devletin, kamu ve özel havayollarının neler yapmaları gerektiğine dair bir dizi öneriler sunulmuştur. Bu çalışmanın dolaylı olarak ticari hava yolu şirketlerinin hem mevcut varlıklarını sürdürmelerini hem de pazar paylarını daha fazla arttırmalarına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
The nature of Education is determined by the nature of mindthat it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
JAPON SÖZLÜKLERİNİN GİZEMİ
“Bir an sözlüklerin hiç var olmadığı bir dünya düşünelim. Duyduğunuz ya da gördüğünüz ses ya da ses dizilerini danışabileceğiniz ya da sizlere açıklayabilecek bir kaynağın olmadığı bir dünya… Sizce nasıl olurdu? Farklı kültürlerde bulunduğunuzda birilerine sorsanız dahi ne dediğini anlayabilir miydiniz?”
A.A. KOLUKISA
Halen gelişmekte olan ve son yıllarda oldukça yoğun bir kitlenin ilgi odağı haline gelen sözlük çalışmaları dünyanın pek çok yerinde çeşitli branşlardan araştırmacının dikkatini çekmektedir. Ülkemizdeki mevcut çalışmalara bakıldığında, henüz emekleme aşamasında olduğu söylenebilen bu disiplinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bu eser, öncelikle Sözlükbilimin ne olduğu sorusuna yanıt aramakta ve devamında Uzak Doğu’nun incisi olan Japonya’da hazırlanan sözlükleri mercek altına almaktadır. Japon sözlük yazım geleneğini irdeleyen eser ülkemizde bu alanda hazırlanan ilk çalışmalardandır.
Eserde, tıpkı bir Japon savaşçısı gibi belinde kuşağı ve kendine özel kutusuyla karşımıza gelen Japon sözlükleri sayı ve çeşitliliğinin fazlalığı ile bizlerin hayal gücünü zorlamaktadır…
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
Türkiye’de eğitim sisteminin sürekli değişmesi ve farklı ekonomik ya da siyasi gündemlerle birleşmesi, bu alanı araştırmacılar için verimli hale getirmektedir. Yeni nesillerin yüksek harcamalar gerektiren eğitim masrafları, dikkatli bütçeleme ve verimli programlar geliştirme gibi arayışları tetiklemiştir. Okullar için sağlık, güvenlik ve ek faaliyetler ayrı bir odak noktasıdır ve rehberlik ya da sosyal hizmet gibi servislerle desteklenmelidir.
Bu çalışmada eğitime geniş bir çerçevede yaklaşılmış, öğretmenlik ve tükenmişlik, eleştirel eğitim, yetişkin eğitimi, suçla mücadele, suç ve okul, çocuk ve oyun ve azınlık okulları gibi konulara yer verilmiştir. Sistem içindeki sorunlar eğitimciler, resmi yetkililer, öğrenciler, veliler ve tüm diğer sorumluların hesaba katılmasıyla aşılabilir. Eğitim, herhangi bir sorunun atlanması halinde başarı yakalanacak bir alan değildir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
Tüketici davranışı alanı, tüketici tercihlerini anlamaya ve tüketici tercihlerinin hangi unsurlarla şekillendiğine dair uzun zamana yayılmış bir araştırmanın içindedir. Tüketici davranışı ve marka yönetimi araştırma ekseninde yapılan bu çalışmada, marka faydası ve marka kişiliği boyutlarının, marka bağımlılığını etkileyen öncüller arasında bulunmasından hareket edilmiştir. Ayrıca, marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisinde marka özdeşleşmesinin oynayabileceğe role yönelik araştırma önerileri neticesinde bu çalışma meydana getirilmiştir. Çalışmanın uygulama ürünü olan sneakers (günlük spor ayakkabı) vaat ettiği faydalar, taşıdığı marka kişiliği özellikleri, özdeşleşmeye uygun bir ürün olması ve tüketiciyi markasına bağımlı hale getirebilecek özellikleri nedeniyle tercih edilmiştir. Oluşumu 1930’lu yıllara dayanan sneaker ayakkabıların 2020’li yıllarda küresel ölçekte geldiği ekonomik büyüklük ve Türkiye’de bu ürüne yönelik pazarın her geçen yıl büyümesi de sneaker ürününü tercih etmeyi kuvvetlendirmiştir. Bu kitapta marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisi incelenmiş, ayrıca marka özdeşleşmesinin bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediği sneaker ürünü özelinde tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
Finans dünyası çok hızlı bir şekilde değişmektedir. Değişimi güdüleyen başlıca güçler ise yeni teknolojilerin gelişimi ve dünya çapında finansal bağlantıların artmasıdır. İletişim maliyetlerindeki azalma, bu değişimlerin birçoğunu motive etmiştir.
Yıllardır nakit para yerine başka ödeme yöntemleri (çek, kredi kartı gibi) kullanılmaktadır. Fakat şimdi İnternet üzerinde yapılan elektronik ticaretin ortaya çıkması ile bu yöntemlerin yeterince etkin olmadıkları görünmektedir. Bu nedenle yeni elektronik ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Tüketicilere, İnternet üzerinden güvenli alışveriş yapmaları için çeşitli elektronik ödeme sistemleri sunulmaktadır. Ayrıca bazı modeller, banknot ve bozukluk para için direkt bir ikame olan ve akıllı kartlar üzerinde saklanan sanal para sağlamaktadırlar.
Sanal para ile gerçekleştirilen ödeme sistemlerinin gelişiminin sunduğu müthiş fırsatların yanında, kara para aklama, vergiden kaçınma ve senyoraj kayıpları gibi birçok yasal sorunları da beraberinde getirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Muallim
“Elde mîzan var: Bir söz fesâhât ve belâgatla muttasıf ise makbûl-ı tab’-ı selîm olur. Değilse olmaz. Fesih ve beliğ söz kimin olursa olsun kabul olunur. Fesahat ü belâgattan âri olan lakırdı reddedilir.”
“Biz daima kendi efkârımızı arz ediyoruz. Kabul olunursa memnun oluruz. Olunmazsa hiç ilişik etmeyiz. Herkes şiirini istediği gibi söyleyebilir. Ona diyecek yok. Fakat bizce böyledir.”
Muallim Nâci, Türk edebiyatında dönemi ve sonrasında oldukça ilgi görmüş, edebî tartışmalardaki yeri onun ününü artırmıştır. Şiir ve nesirleri kadar gazete ve dergi faaliyetleriyle de Türk edebiyatının merkezinde yer alan Naci, özellikle Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfası mümeyyizi olarak kaleme aldığı tenkitlerle geniş bir etki alanı oluşturur. Muallim, 1883–1885 yılları arasında gazeteye gönderilen şiir ve yazılar üzerine yaptığı değerlendirmeleri bir araya getiren, onun eleştirmen kimliğini en açık biçimde yansıtan eserdir. Bu neşirde Muallim, Latin harflerine aktarılmış; metin, açıklayıcı dipnotlar ve şiirlerin vezin tespitleriyle zenginleştirilmiştir.
Klasik belagat ölçülerini esas alan ve yer yer sert üslubuyla dikkat çeken bu eleştiriler, Naci’nin edebî ölçülerini ve tenkit anlayışını yakından tanımak isteyen okurlar için eşsiz bir imkân sunmaktadır. Bu çalışma, hem araştırmacılar hem de edebiyat meraklıları için önemli ve yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
₺530,00
KİTAP TANITIMI
UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
Coğrafi keşiflerle 16. ve 17. yüzyıl boyunca Avrupa’ya taşınan altın ve gümüş, sermaye birikim sürecinin tetikleyicisidir. Bu sermaye birikiminin tetiklediği üstel büyüme “asimetrik mübadeleyi” doğurmuştur. Üstel büyüme asimetrik mübadeleyi, asimetrik mübadele üstel büyümeyi beslemiştir. Böylece bir döngü oluşmuş ve bu döngü kendini 21. yüzyıla kadar taşıyabilmiştir.
Asimetrik mübadele ticaretin tekeller tarafından baskılanmasından kitlelerin propaganda ile mobilize edilmesine; “olan”ın dayatmasından, algının boşluklarına sızmaya; propagandanın kurnazlığından, halkın safdil sloganlarına kadar eşitsiz şartlar altında yapılan değiş tokuş eylemlerinin tümüdür.
Bu çalışmada “fikirlerin ihracı” olarak değerlendirilmiş halkla ilişkiler uygulamaları, Asimetrik Mübadele Devrimleri ve Asimetrik Mübadele Dönemleri başlıkları altında ortaya konarak, güç ve iktidar inşasında ekonomik, politik ve sosyal gelişmelerin önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğimiz; Uluslararası Ticarette Halkla İlişkilerin (UTİCHİL) önemi vurgulanmıştır.
“Adam olmadan savaş imkansızdır,
para olmadan da adam tutamazsınız,
vergi almadan hazinenizde para olmaz,
vergi almak için de ticaret şarttır. ”
“Para gerekli, eğer kendi imkanlarımızla sağlayamıyorsak,
o zaman dışarıdan sağlayacağız demektir. ”
Montchrestien
…Şimdilerde ise…prensler en çok halkları tatmin etmelidirler çünkü halklar daha fazla güç sahibi olmuşlardır.”
Prens, Machiavelli
“…onları işlerin iyi gitmediğine inandıracağız…Eğer işler kötü giderse sonucu hemen göreceklerdir. Ama işler iyi giderse hiçbir şeyden haberleri olmayacak…işte paramızı ve toprağımızı böyle sağlıyoruz. Sabahtan akşama bize çalışan insanlar sayesinde.”
Çuhacı Patronun Zevkleri P.Mothoux
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00