KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

İran’da Nüfuz Mücadelesi
₺620,00 -

İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
₺275,00 -

Her Yönüyle Akademik Başarı
₺575,00 -

Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
₺210,00 -

Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
₺650,00 -

FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
₺260,00 -

ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
₺210,00 -

Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
₺405,00 -

Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
₺250,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
₺750,00 -

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
₺780,00 -

Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
₺210,00 -

BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
₺235,00 -

Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
₺390,00 -

Aragon Krallığı
₺440,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Intellectual Property Monopolies in Global Development
The 1994 agreement on Trade Related Aspects of Intellectual Property Rights (TRIPS) led to a radical shift in the functioning of the world economy. It was the result of intense lobbying by Northern intellectual property intensive firms, set the international standards and objectives for the protection of IP. This book uncovers the collusions between state and capital that rendered possible the emergence of the harshest global intellectual property regulations to date. The current global IP regime is akin to a mercantilist system in which states, far from losing power against the growing internationalization of economic regulations, put their capacities in service of “their” intellectual property-intensive corporations.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Türkçesinde Edatlar
Bu kitapta edatlar üst başlığı altında Türkiye Türkçesindeki sözcük düzeyinde bağımlı biçimbirimlerden olan çekim edatları, bağlama edatları, ünlem edatları ve pekiştirme edatları çeşitli açılardan incelenmiştir. Öncelikle Türkiye Türkçesindeki edat teriminin çerçevesi çizilmeye çalışılmış, ardından edatların çeşitli biçim ve anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Her bir edat türü köken, yapı ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir. Çalışma sürecince tespit edilen edatlar, Türkiye Türkçesindeki dil bilgisel anlamları bakımından yazı dilinden seçilen pek çok örnekle ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, Türkiye Türkçesindeki edatlar, hem toplu olarak verilmeye hem de örnekleriyle birlikte dil bilgisel anlamları gösterilmeye çalı
₺560,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Problems Reflected in the Learning-Teaching Processes in Fine Arts High Schools
The book, which started its journey as a research article but later turned into a book, examines the educational problems experienced in the Music Departments of Fine Arts High Schools in Turkey through the views of the music teachers working in this school in a provincial city and discusses the results with a generalizable approach, mainly from the perspective of music teaching. Although Fine Arts High Schools have been extensively studied in the music education literature, studies focused on the problems experienced in these schools are quite limited. The data of the study were obtained from a single study group instead of a sample selected from the population. Some problems are strongly related to the socio-cultural and socio-economic variables surrounding the school. These two justifications should be interpreted as the results are not generalizable. However, it should be emphasized that some of the results obtained in this study regarding common and non-intervening elements for all Fine Arts High Schools in Turkey such as the criteria for appointment of administrators, teacher-student selection method, curriculums, and textbooks may be generalizable. In this context, the study is considered important in terms of drawing attention to the current problems experienced in these schools and providing results that will help to make a comparison between the school where the research was conducted and other Fine Arts High Schools.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
Çalışma, öncelikle Bağımsız Düzenleyici Kurumların (BDKlar) yayılmaları üzerinde etkili olduğu öne sürülen küreselleşme olgusu, yönetişim mekanizması ve yeni kamu işletmeciliğinin (YKİ), bu kurumların yayılması üzerinde ne kadar etkisi olduğunu, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatına yansıyan göstergeler üzerinden bir içerik analizi vasıtasıyla test etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle BDKların AB üyesi ve aday ülkelerde yayılması incelendikten sonra, Türkiyedeki bağımsız düzenleyici kurumlara odaklanılmakta; Türk yasal mevzuatı üzerinden yapılan içerik analizine dayalı olarak Türkiyede bu kurumların yayılmasının arkasında yatan nedenlerin izi de aynı esaslarla sürülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Fransızca Dil Bilgisinin Yapı Taşları
Bu kitap, İlk ve orta öğretimde okuyan öğrencilerle Fransızcasını hem alıcı (okuma & dinleme) hem de üretici (konuşma & yazma) pozisyonda yeteneklerini geliştirmek isteyenler için hazırlanmıştır. İçerik ve örnekler günlük hayattan seçilmiştir. Dolayısıyla kitap düzey olarak A1 ve A2 seviyelerine hitap etmektedir.
Konular basitten karmaşığa doğru verilmeye çalışılmış, böylece okuyan kişilerin zorlanmaması hedeflenmiştir. Anlatım dilinin Türkçe olması, basit ama öğrenenler için zor görünen konuların daha iyi anlaşılmasına/öğrenmesine büyük ölçüde yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
Eğitimsel Büyük Veri ve İşlevleri
Bu çalışmanın temel amacı ticari örgütlerde ekonomik bir değer olarak önem atfedilen büyük verinin eğitim alanında yerine getirebileceği işlevlere dönük bir farkındalık ve anlayış geliştirmektir. Bu kapsamda çalışma büyük veri analizinde yararlanılabilecek araçlara ilişkin bilgiler de sunmakta ve bu yönüyle uygulamaya dönük bir yol haritası niteliği de taşımaktadır. Günümüzde eğitimsel büyük veriden öğrenci edinme, öğrenci davranışlarının yönetimi, öğretim kalitesinin arttırılması, ölçme ve değerlendirme, öz değerlendirme, performans tahminleri, kurumsal düzeyde öğrenci profili oluşturulması, kariyer planlarının hazırlanması ve bireysel eğitim programlarının geliştirilmesi gibi birçok alanda yararlanılabilmektedir. Öğrenme analitiği süreçlerinin önemli bir bileşeni olarak büyük veri kanıta dayalı öğrenme, etkili geri bildirim, süreç değerlendirme, veriye dayalı eğitim planlaması, eğitim sistemlerinin izlenmesi, eğitimde yenileşme, sanal öğrenme ekosistemlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda da işlevsel bir aracı rolündedir. Bu nitelikleriyle eğitimsel büyük veri eğitim sistemlerinin kemikleşmiş sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecek ve eğitim sistemlerinin etkin bir forma dönüşmesine zemin hazırlayabilecek bir değer olarak kabul edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
KİTAP TANITIMI
GELENEKTEN GELECEĞE Aile Şirketlerinde Kuşaklararası İletişimin Sosyolojik Dinamikleri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik
Aile şirketleri, Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik dokusunu şekillendiren en önemli aktörler arasında yer almaktadır. Bandırma gibi sanayi ve tarımın iç içe geçtiği kentlerde bu işletmeler, yalnızca ekonomik faaliyet yürüten yapılar değil; aynı zamanda yerel toplumsal hayatın merkezinde konumlanan sosyal kurumlardır. Sosyolojik bir perspektiften bakıldığında aile şirketleri, toplumsal değerlerin, normların ve kültürel kodların nesilden nesile aktarıldığı önemli mekanizmalar olarak işlev görmektedir. Yerel kimliğin inşa edildiği ve sürdürüldüğü bu alanlar, aynı zamanda güç, statü ve otorite ilişkilerinin somutlaştığı toplumsal yapılardır. Bu çalışma, Bandırma merkezli üç kuşak aile işletmelerinin kurumsallaşmadan dijitalleşmeye, kuşaklararası geçişten aile içi iletişim dinamiklerine kadar karşılaştıkları kritik sorunları analiz etmeyi hedeflemektedir. Çalışma kapsamında ayrıca ailevi değerlerin iş süreçlerine yansıması, ticaret dünyasında yaşanan dönüşümlerin sosyolojik etkileri, eğitim ile inovasyon arasındaki ilişki ve kadınların aile şirketlerindeki değişen konumu kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İmge ve Tekrar
Sezai Karakoç’un şiirlerinde sıkça kullanılan bir ahenk unsuru olan tekrar, sesi çoğaltan, anlamı derinleştiren ve şiirin bütünlüğünü kuran önemli bir tekniktir.
Bu kitapta, Sezai Karakoç’un şiirleri tekrar sanatı açısından ele alınmakta, şairin şiirlerinde ses, sözcük, dize ve bent düzeyindeki tekrarların yapısı ve üstlendiği işlevler incelenmektedir. Ayrıca diriliş düşüncesinin şiirsel sürekliliğini kuran bir yapı unsuru olarak tekrarın önemi üzerine durulmakta, şiirin ritmini, anlamını ve yapısını nasıl şekillendirdiği örneklerle açıklanmaktadır.
Kitapta tekrar sanatı, klasik belâgat anlayışından modern dilbilime uzanan kuramsal bir çerçevede değerlendirilmektedir. Dinî metinlerden sözlü kültüre, halk şiirinden klasik ve modern Türk şiirine uzanan bir çizgide tekrarın farklı biçimleri, işlevleri ve görünümleri ele alınmaktadır.
Sezai Karakoç’un şiir dünyasına tekrar sanatı üzerinden yeni bir bakış sunulmakta ve Türk şiirinde tekrarın yapısal imkânları ortaya konulmaya çalışılmaktadır.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00