KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
₺250,00 -

Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
₺390,00 -

Ferdî ve Dîvânı
₺650,00 -

Erken Çocukluk Gelişimi ve Eğitimi
-

Eğitim Psikolojisi
-

DİNAMİK ARAÇ ROTALAMA PROBLEMLERİ
₺235,00 -

DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
₺235,00 -

ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
-

Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
₺575,00 -

Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
₺275,00 -

Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
₺195,00 -

Ateş Hattı: Orta Doğu – Orta Asya – Afrika
₺620,00 -

Anaakım Sinemada Siyahi Özne
₺260,00 -

ADLİ RAPORLAMA
₺275,00 -

1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
₺440,00 -

Bilim İletişimi
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ
Üretim sistemlerinin evrimini incelendiğinde her bir gelişim sürecinin temel bir kavram üzerinden gerçekleştiğini görmek mümkündür. Sanayi devriminin başlarında öne çıkan Kavram ETKİNLİK iken, ikinci dünya savaşının hemen arkasından etkinlik konusuna ilave olarak KALİTE kavramı gündeme gelmiştir. Bilişim teknolojilerinin katkısı ve pazardaki gelişmeler 1980lerden itibaren bu iki kavrama esneklik dahil olmuştur. İleri imalat teknolojileri içinde önemli bir yere sahip olan Esnek Üretim Sistemleri konusunda bilgi sahibi olmak özellikle uluslararası rekabet gücü olarak ucuz iş gücüne dayanmış toplumlar acısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada esneklik kavramı, esneklik türleri hakkında temel bilgiler verilmiş ve esnek üretim sistemlerinin tanımı, türleri ve bileşenleri ele alınmıştır. Ayrıca esnek üretim sistemlerinin ekonomik analizi ve yatırım karar sürecine katkı sağlayacak bir karar modeli incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
Boğaz Sözcüğünün Monografisi
Bu çalışmanın amacı; boğaz sözcüğünün Eski Türkçeden başlayıp Tarihî Türk Lehçeleri ve Türkiye Türkçesine uzanan anlamsal serüvenini ve kullanım alanını detaylı olarak tespit etmektir. Metin tarama yöntemi ile ortaya konulan çalışma; boğaz sözcüğü üzerine bilgiler, dil ve edebiyat ürünlerinde boğaz ve diğer bilim dallarında boğaz olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde boğaz sözcüğünün etimolojisi ve sözlüklerdeki karşılığı üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca boğaz anlamında kullanılan, boğaz ile aynı kökten türeyen ve boğazla kurulmuş birleşik sözcükler incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde boğaz sözcüğünün atasözleri, deyimler, kalıp sözler, çocuk oyunları, mani, şarkı, bilmece, Türk şiiri ve dil bilimde kullanımı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde boğaz sözcüğünün tıp, kişi adları, bitki adları, hayvan adları, teknolojik alet adları, coğrafi adlandırma, avcılık, argo, dua, beddua, giyim kuşam ve süslenme, okçuluk, değirmencilik, müzik ve tarım alanlarındaki kullanımı incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde sözcüğün ödünç verildiği dillerdeki görünümü üzerinde durulmuştur. Çalışmanın Türkoloji alanına faydalı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
OKUL GELİŞTİRME DANIŞMANLIĞI
Örgüt yapıları yeniden düzenlenmekte ve yaşayabilmek için yeni dengelerin kurulması kaçınılmaz hale gelmektedir. Örgütsel gelişme çabaları sonunda meydana gelen değişiklikler de, kendiliğinden meydana gelen değişiklikler olmayıp, aksine amaçlanan ve bu amaçlar doğrultusunda yönetilen değişikliklerdir. Okullarda değişikliğin gerçekleştirilmesi için onu yönlendirecek bir değişme uzmanına; bir okul geliştirme danışmanına gereksinim vardır. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin yanı sıra okul yönetimi için bir nevi iş başında yetiştirme niteliği taşıyan yönetim danışmanlık hizmetinin Türkiye Eğitim Sisteminde uygulanması ile katkı getirilebileceği düşünülmektedir. İstanbul Defterdarı Sarı Mehmet Paşa 1715 yılında yazdığı Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâda günümüz yönetiminde bile önemini koruyan danışmanın önemini vurguladığı görülmektedir. Örgütlerde danışmandan yararlanma konusu batı ülkelerinde eğitim örgütleri dâhil birçok örgütte görülmektedir. Türkiyede ise danışmanlık hizmetinden yararlanma konusu daha çok büyük işletmelerde görülmektedir.
Okul geliştirme, öğrenen okullar, etkili okul, stratejik yönetim ve planlama gibi kavramlar günümüz eğitim örgütleri için sıkça dile getirilen kavramlardır. Ancak söz konusu okulların bu kapsamda nasıl geliştirileceği, nasıl öğreneceği veya nasıl etkili olacağı üzerine uygulamaya dönük yapılan girişimler yetersiz kalmaktadır. Okul yönetimi karşılaştığı sorunlar ile baş etmede çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Eğitim Sisteminde okul yönetiminin okul geliştirme etkinliklerini başlatmak için başvurabileceği ister örgüt içinden ister örgüt dışından sorunların çözümlenmesinde meta-araç olarak değerlendirilen danışmanlık hizmetine gereksiniminin olduğu düşünülmektedir. Sürekli gelişim ve iyileştirme çabalarında okul yönetim danışmanlığının önemini vurgulayan bu çalışmanın eğitim sistemine emek veren kuram ve uygulayıcılara katkı sağlaması dileklerimle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF DYING WITHIN THE SWAN SONGS
Sylvia Plath and Nilgün Marmara Two female poets of distinct geographies, cultures, societies and periods followed a life with distinct sufferings and scars, but they produced similar poetries with the same wish and outcry for death. And in the end, both poets said their last words in the face of life through suicide. Indeed, there is this passionate bridge between these two poets since Marmara was a keen admirer of Plaths poetry and art.
And today, standing on this very bridge, this book renders a detailed comparative reading and analysis on their poetry within the context of the psychoanalytical perspectives to death and self-destruction. Through the psychoanalysis of their poetical lines that are intermingled with pains and traumas centered around the obsession of death and self-destruction, this book traces and unearths the mutual poetical mechanisms of the unconscious and the human psyche that turn the poetry of both poets into art of dying as in the wording of Plath and swan songs as in the wording of Marmara. Psychoanalyzing their poetic personas in their art of dying, this book highlights how Plath and Marmara became both the victims and the victors of their swans songs via various psychological scars and existential dilemmas.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Güncel Etik Yaklaşımlar
Günümüz işletme anlayışı kâr odaklı olmayı geri plana iterek, sosyal sorumlu olmayı, çevresel olmayı, iyi bir vatandaş olmayı öncelemektedir. Sahip olunabilecek tüm sıfatların temelinde etik olmak bulunmaktadır. Alanın uzmanları tarafından kaleme alınan farklı bölümler bu temele işaret etmekte ve büyük bir bilgi birikimi sunmaktadır. Bireylerin alışveriş sürecinde en fazla üzerinde durdukları kavramlardan biri olan fiyatlandırma sürecinde etik çerçevenin nasıl olması gerektiğine dair sorgulamayla başlayan kitapta, karar verme sürecinde etiğin rolüne, işletmeleri ete kemiğe büründüren iç paydaşların (çalışanların) süreçlerini yürüten insan kaynakları yönetimde etik tavra, dijitalleşme ile değişen çevresel ve toplumsal sorumlulukların bir karşılığı olarak beliren kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinde etik çerçeveye, şeffaf işletme anlayışında önemli bir durak olan muhasebe sürecinde etik hareket tarzına, günümüzde bizleri çepeçevre saran reklamlarda etik çerçevesinde sorunların ele alınmasına, örgütsel bir kültürün parçası olarak etik yapının önemine, örgütler için her an kapıda yıkıcı etkisiyle bekleyen kriz süreçlerinde etik duruşun önemine ve İslam ahlakı çerçevesinde iş etiği kavramıyla ilgili yaklaşımlara odaklanılmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Anamın Duası (Bütün Şiirler)
Cahit Tuncer’in çok az örneğini yukarıda verdiğimiz şiirlerinin tamamına bakıldığında yer yer çok güçlü söyleşileri olan sıra üstü bir şair olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Şarkışla yöresinin zengin ve güçlü halk şiiri geleneği içinde büyümüştür. Şarkışla ve yöresinin ünlü halk ozanlarının şiirlerini yakından bilen ve okuyan bir şairdir.
Gençlik yıllarında dönemin modern şiir anlayışına uygun olarak serbest nazım şeklini kullanan şair, 1980’li yıllardan itibaren daha çok halk şiiri tarzına yönelir. Tuncer, dinî – tasavvufî edebiyatın bilgi ve kültürüne de hâkimdir. Dinî ve sosyal temalı şiirleri çoğunluktadır. Yani geniş bir konu yelpazesi vardır.
Şair, sosyal meseleler karşısında iyi bir yergi şairi olduğu gibi millî meseleler karşısında da duyarlı bir millî duruşa sahiptir. Yeri geldiğinde yoksulluk, gurbet, bazı ahlâk bozuklukları da onun şiirlerine konu olmuştur. Kendi iç dünyasına yöneldiğinde ise sevdikleri ve özledikleri kişiler için son derece güçlü lirik şiirler söylemiştir.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada, asırlar boyunca varlığını sürdüren ve dünya çapında birçok siyasi, sosyal ve ekonomik olayın doğrudan ya da dolaylı müsebbibi ya da iştirakçisi olarak görülen, esasen ezoterik bilgiye odaklanan ve kendisini bilimsel nitelikli bir kuruluş olarak tanımlayan masonluğu, yaygın önyargılardan uzak, saldırı ya da savunma güdüleriyle hareket etmeden ele almak, konuyu anlamlandırmak adına büyük önem arz etmektedir. Bu noktada, bilimsel araştırma modelini dikkate alarak hazırlanan bu kitabın gayesi, Osmanlı’da ve ardından Cumhuriyet döneminde henüz Latin alfabesinin kabulünden önce yazılmış masonik metinleri, günümüz Türkçesiyle ve sadeleştirerek araştırmacıların hizmetine sunmak ve konu üzerinde yürütülecek çalışmalara katkı sağlamak olmuştur. Masonluğun tarihine ve temel ritüellerine yer veren bu çalışma, uzun yıllar birçok tartışmanın merkezinde bulunan bir yapılanmayı, çok yönlü biçimde anlayıp öğrenmeyi sağlayan bir başucu eseri niteliğini taşımaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Ombudsman Teorisi ve Karşılaştırmalı Ülke Uygulamaları
Bu kitap, karşılaştırmalı bir perspektifle dünyanın tüm kıtalarından belirli nitelik ve özelliklerine göre seçilmiş ülke ombudsmanlarını konu edinmektedir. Ülke ombudsmanları ele alınırken, ombudsmanlar yapısal-kurumsal ve işlevsel yönlerine bağlı olarak belirli kriterlere göre karşılaştırılmıştır. Kitapta, özgün bir şekilde ombudsman teorisinin analizine dair bölümlere de yer verilmiştir.
Kitap, editörlü bir eser olarak farklı üniversitelerden birçok akademisyenin bölüm katkıları ile hazırlanmıştır. Ayrıca kitapta dünyanın tüm kıtalarından 16 farklı ülkenin ombudsman örnekleri incelenmiştir. Bu durum çalışmaya özgün bir kimlik de kazandırmaktadır. Nitekim Türk kamu yönetimi literatüründe ilk defa bir kitap, bütüncül ve kapsamlı olarak dünyada farklı ombudsman incelemelerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
Kitapta, ülke ombudsman örnekleri ele alınırken, İngilizce ve Türkçe olarak bilimsel kitaplar ve makaleler, konferans bildirileri, bilimsel nitelikteki raporlar, ülke ombudsmanlarının resmi rapor, yayın ve bültenlerinden yararlanılmıştır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
Misyonerler, yüzlerce yıldır hem Müslüman topraklarında hem de bizim topraklarımızda korkusuzca faaliyetlerini sürdürmektedirler. Zannettiğimizin tersine ülkemizde sadece dini faaliyetlerde değil uzun zamandır eğitim faaliyetlerinde de önemli bir aktörler. Bazıları bu eğitim sürecine din anlayışlarını katmaktan hiç sakınmamakta bazıları ise sadece eğitim faaliyeti sürdürüp dini inançlarını ustalıkla gizlemektedir.
İyi ama misyonerler gerçek anlamıyla ülkemizde ne yapmaktadırlar? Dertleri nedir? Niçin sürekli içimizdeler? Bu çalışmalar tamamen dini bir amaca mı matuf yoksa dünyevi hatta siyasi hedefler de içermekte midir?
Bu kitapta özellikle Evanjelist misyonerlerin Türkiye’deki radyo, televizyon ve sanal alemdeki faaliyetlerini incelerken, bu ve benzeri sorulara cevap aranmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
Aşırılık yanlısı fikirlerin, çeşitli psiko-sosyal faktörler etkisi ile ve/veya kitlenin şiddete motive olmasını sağlayacak faktörleri kullanarak hedef kişilere/kitlelere empoze edilmesi süreci olarak tanımlanabilecek radikalleşme, çok sayıda faktör ve aktörün içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kırk yılı aşkın süredir PKK (Bölücü Terör Örgütü) ile mücadele etmekte ve askeri, hukuki, siyasi tedbirler almaktadır. Geçen zaman içinde örgüte katılım düşerken, eleman temin faaliyetlerinin bütünüyle bitmediği görülmektedir. Yapılan ikna çalışmaları ile örgütten ayrılan kişi sayısı artmaktadır. Bu çalışmada, çocuğu terör örgütüne katılan kamusal alana çıkarak ve bireysel çabaları ile çocuğunu geri dönmeye ikna eden 10 anne ile mülakatlar yapılmıştır. Annelere çocuklarının radikalleşme süreci, çocukları örgüte katıldıktan sonra kamusal alan tecrubeleri ve bireysel çabaları, çocuğun örgütten ayrılması sonrası döneme dair şahitlikleri sorulmuş ve cevaplar analiz edilmiştir. Yapılan analizler örgütten ayrılma sürecinde annenin aktif bir aktör olduğunu göstermektedir. Çalışmada BTÖ’ye özgü radikalleşme modeli çalışılmış ve veriler doğrultusunda doğrulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın terörle mücadeleye yönelik literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
Postmodern dönemle birlikte, tüketici için üretmek, tasarruf etmek ve sermaye biriktirmek temel amaç olmaktan çıkmıştır. Modernizm döneminde, üretim odaklı ekonomiler, yerini tüketim merkezli yaşam biçimlerine bırakmıştır. Bu yaşam biçimi ve ticaret anlayışı, kitlesel tüketimi özendiren, postmodern bir kültürün oluşumuna zemin hazırlamıştır. Zira tüketim kültürü, postmodern bir kültürdür.
Postmodernite her ne kadar modern sonrası bir toplumu tanımlamak üzere kullanılsa da, aslında yeni insan, toplum, düzen ve yaşama dair bir süreci ifade etmektedir. Postmodern dünyada; arzu ve isteklerini ötelemeyen, anlık yaşamayı tercih eden, farklı deneyimler yaşayan, özgürlüğüne düşkün, sanata, spora, edebiyata, hobiye ve bilime merak saran, ama en önemlisi, kendisi için yaşayan kişi ile onun tercihleri, yaşamın merkezinde yer almaktadır. Ötekilere benzememek, farklı olmak, postmodern tüketicinin/bireyin önemli bir özelliğidir. Bu bağlamda; moda, teknoloji kullanımı, görünür olmak, toplumsal statü, yerleşim yeri ve tasarımlar ile farklılığın peşinden koşan birey, diğer yandan da teklik içinde çokluk, çokluk içinde teklik prensibini benimseyerek, çoğulculuğa da inanmaktadır.
Postmodern insan rahat ve esnektir. Duygu ve hislerine yöneliktir. ‘Kendin ol’ tutumuna sahiptir. Aktif bir insandır ve anlam için kendi kişisel yolunu izler. Gerçek iddiası’nda bulunmaz, sürekli olan yerine, geçici olanı tercih eder. Yaşa ve izin ver, yaşayalım tavrındadır. Gelenek ve eskiyle barışıktır. Egzotik, kutsal ve nadir olana olumlu bakar. Genel ve evrensel olan yerine, yerele yöneliktir ve kendi yaşamıyla ilgilidir. Evlilik, aile, din ve ulus gibi eski sadakat ve modern bağlılıklar yerine kendi ihtiyaçlarına yöneliktir. Yaşanacak tek bir hayatı olduğuna inanan birey, yaşantısında kolaylıklar arzularken, aynı zamanda, aceleci ve telaşlı bir tutum da sergilemektedir. Tüketici davranışları moderniteden farklıdır. Sürekli bir koşuşturma ve dolaşma hali hakimdir. Postmodernitede, modernizmin Newton tabanlı hiyerarşik ve düzenli yapısı, yerini Kuantumdan kaynaklanan/beslenen kaotik ortama bırakmaktadır…
Özetle; editörlü kitabımızın öncelikli amacı; hayata dair hemen her alanda kendini hissettiren postmodernitede, postmodernist yaklaşımların iz düşümlerini paylaşmaktır. Postmodernizm ile ilgili alana katkı sağlayacak kaynak yaratmaktır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
CEHENNEM HARİTALARI
Yirminci yüzyılda, Kingsley Amis (1960) tarafından “cehennem haritaları” olarak tanımlanan, ütopyanın karanlık yüzü, içinde yaşadığımız dünyadan daha kötü yerlerde geçen distopik anlatılar Batı edebiyatındaki yerini almış ve bu yüzyıl boyunca farklı şekillerde boy göstermiştir.Distopik anlatıların ortaya çıkmasında ve gelişmesinde yirminci yüzyıl dünyasında yaşanan olayların çok büyük katkısı olmuştur. Distopik anlatılar, büyük ölçüde yirminci yüzyılın korkularının ürünüdür. Yıllar süren savaşlar, şiddet, soykırım, açlık, çevre kirliliği, ekonomik bunalımlar kaçınılmaz olarak bu türün yazarlarına ilham kaynağı olmuşlardır. Bu kitapta, 1970 sonrasında yazılmış olan John Brunner’ın Şok Dalgası Süvarisi, Alasdair Grayin Lanark, P.D. James’in The Children of Men ve J.G.Ballard’ın Öteki Dünya eserlerinde yaratılan distopik dünyalara bakılacak ve kaygıların korkuların ‘günümüze nasıl taşındığı üzerinde durulacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation In Education
Development in digital technologies changed the way information is generated and communicated to the others in all domains of social life. The most significant impact of digitalization has been on education owing to digital instruments which altered the nature of educational practices drastically. The outbreak of the pandemic fostered and accelerated the integration of digital technologies into the educational ecosystems and with the boost of digital technologies, digital skills and competences became the most significant priorities of 21st century. Shareholders of educational institutions had to equip themselves with essential skills and competences to optimize the use and benefits of digital technologies applied in educational contexts. Keeping pace with the latest developments in digital technologies has been perceived as a significant priority for educational institutions, which paved the way for digital transformation in education. Digital transformation contributed to educational practices in such ways as providing adaptability and flexibility, individualization of learning, real time continuous feedback and self-directed learning. This study aims at presenting a consistent and comprehensive view for the phenomenon of digital transformation in education.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Hoshin Kanri Modeliyle Yönetim Fonksiyonlarının Entegrasyonu
Bu kitabın amacı belirsizliğin etkilerini azaltmak için kullanılan Hoshin Kanri yönetim modelinden faydalanarak yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kontrol fonksiyonunun işlevini araştırmaktır. Özellikle, karmaşık bir çevrede faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde operasyon süreçlerinin hedeflerinin havayolu yıllık hedefleri ile ve havayolu stratejisi ile Hoshin Kanri yöntemi uygulanarak entegrasyonunun sağlanması olarak ifade edilebilmektedir. Yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kullanılan Hoshin Kanri yöntemi tüm organizasyonun günlük faaliyetlerini stratejik hedefleri ile entegre eden sistematik bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Bu problemleri araştırmak amacıyla bu çalışma, olgu bilim deseniyle yürütülmüş nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre yapılan değerlendirme sonunda, havayollarında kontrol fonksiyonunun yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kullanılabilirliği sonucuna ulaşıldığı bildirilebilmektedir. Ayrıca Hoshin Kanri metoduyla günlük havayolu operasyonlarının havayolunun yıllık hedefleri ve stratejileri ile entegrasyonunun sağlanabileceği ifade edilebilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Televizyonda Yaşlı Temsilleri ve Yaşçılık
Arka Kapak Yazısı:
Yaşlı nüfusun, diğer yaş gruplarına göre hızlı bir biçimde
artması, yaşlılık konusunu yüzyılımızın en önemli gündem maddeleri arasına
taşımıştır. Nüfus yapısındaki bu değişim, bir yandan insani kalkınmanın zaferi olarak kabul edilirken, öte yandan sosyo-ekonomik gelişmeler, yaşlılığın toplumdaki yeri ve statüsünü değiştirmiştir.yaşlıları ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya bırakmıştır.
Yaşlılara karşı önyargılardan ve stereotipik algıdan kaynaklanan yaşçılık, günümüzde en yaygın olarak görülen ayrımcılık türlerinden biridir. Kitabın amacı, toplumda farkındalık düzeyinin çok düşük olduğu bir önyargı formu olan yaşçılığa ve medyadaki yansımalarına dikkat çekmektir. İçerik çözümlemesi ve alan araştırması üzerine temellenen bu çalışmada,yaşlıların televizyonda temsili ve stereotipik temsillerin yaşçı tutumların güçlendirilmesindeki
rolü ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
The Theatrical Gap Dramatıc Persona
The art of acting continues to change and develop. Konstantin Stanislavski’s acting method, which introduced a systematic approach to this art, is also evolving. Stanislavski’s System is based on an understanding of acting that aligns with the laws of nature. As human beings, who are an integral part of nature, strive to adapt to evolving scientific, sociological, and philosophical conditions, their interpretation of natural laws changes. Consequently, the concept of realism in theater takes on a new dimension. In “The Theatrical Gap: Dramatic Persona“, Assist. Prof. Tuğrul Karanfil analyzes Stanislavski’s System, integrates it with contemporary terminology, and introduces his preferred method of role analysis by combining Stanislavski and Shakespeare. This work is aimed at anyone interested in the art of acting.
₺350,00