KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
₺420,00 -

Development of corporate governance in Turkey by sectors
₺315,00 -

Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
₺535,00 -

Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
₺210,00 -

Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
₺520,00 -

Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
₺210,00 -

ATEŞİ TUTAN KALEMLER
₺260,00 -

ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
₺340,00 -

ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
₺650,00 -

Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
₺210,00 -

Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
-

ABD Dış Politikasında İran
₺675,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Çalışan Bağlılığı
₺250,00 -

The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
₺290,00 -

I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu 2-4 Nisan 2026
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ekolojik Koşullara Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması
Doç. Dr. Emre Özşahin ve Dr. İlker Eroğlu tarafından kaleme alınan “Ekolojik Koşullarına Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması” adlı araştırma, yöresel ölçüde bilimsel esaslara göre Türkiye’de yapılmış örnek ve ilk arazi sınıflandırması çalışmaları arasındadır. Bu araştırmanın diğerlerine olan önemli farkı, Atalay’ın ülkemizde 50 yıla yakın tespit, deneyim ve araştırmaları sonucu yaptığı arazi kabiliyet sınıflarındaki ölçütlerin kullanılmasıdır.
Özşahin ve Eroğlu’nun bu araştırması, sadece Tekirdağ ilinin arazi kabiliyet sınıflarına göre kullanılmasını sağlamakla kalmayacak aynı zamanda örnek bir arazi kabiliyet sınıflandırmasına da emsal oluşturacaktır. Şöyle ki, araştırmada Tekirdağ ilinin tüm doğal ortam özellikleri, özgün harita, grafik, tablo ve fotoğraflarla aydınlatılmış ve bu ortam özelliklerinin arazi kabiliyet sınıflandırmasındaki etkileri ve önemi ele alınmıştır.
Araştırmanın diğer özgün yanı; tarım ve ormancıların yanında coğrafyacıların da arazi sınıflandırmasında yetkin, hatta bilimsel açıdan arazi değerlendirilmesinde diğer meslek gruplarındaki araştırmacılara göre daha ileri düzeyde olduğunun ortaya konulmasıdır. Bu durumu, araştırmada kullanılan 76 tablo, 75 şekil ve 45 fotoğraf açıkça göstermektedir.
Prof. Dr. İbrahim ATALAY
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
İnsan ırkının çocukluk dönemi ürünleri olan mitler, bugünden bakıldığında insanlığın sembollerle ve çeşitli anlamlarla yüklü deneyimini/birikimini ifade ederler. İnsanın yeryüzündeki anlam arayışının sonucu olarak doğmuş olan mitler, onun tarih sahnesine çıkışıyla yaşıttır. Tarihten edebiyata, felsefeden antropolojiye ve birçok sanat ve bilim dalında mitler, onu ele alan sanatçıların ve araştırmacıların bakış açısına göre tanımlanmış ve birçok anlam yüklenmiştir. Edebiyat açısından anlatı birimcikleri olan mitler, günümüzden bakıldığında uzak bir geçmişin kalıntıları arasından belli belirsiz seçilen kültür ürünleri şeklinde görünse de onlar canlı, geçmişten günümüze varlıklarını devam ettirmiş olan, bugünkü hayatın içerisinde, sanatın tüm dallarında dolaylı/kapalı veya dolaysız/açık yollarla varlıklarını sürdüren yapılardır. Günümüzde mitolojiye ilgi oldukça artmıştır. Türk Edebiyatında Mitik Görünüm (1980-2005) adlı bu çalışma, önerdiği mit okuma yöntemleriyle mitlere ve mitolojiye farklı bakış açıları getirerek Türk romanındaki mitik yapıyı söz konusu tarihler arasında mercek altına almaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatı araştırmacılığına ve Türk kültürüne katkı olmak niyetiyle karşınızdadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
MİLLİ MÜCADELE VE ERKEN DÖNEM CUMHURİYET ROMANI
| 19191928 yılları, Türk sosyal ve siyasal hayatının en çalkantılı dönemlerinin başında gelir. Birinci Dünya Savaşı ve bunu takip eden olaylar hayatın her tabakasını derinden etkiler. Bu çalışmadaki amaç, romancıların bu çalkantılı dönemdeki tavırlarını ortaya çıkarmak, dönemin getirdiği konu ve malzeme çeşitliliğinin romanlara ne kadar yansıdığını tespit etmektir. Tanzimattan itibaren sosyal meseleler üzerinde yoğunlaşan romanımız Meşrutiyet döneminde de bu eğilimini devam ettirmiştir. Bu yıllar arasında yayımlanan romanların sayısı dikkate alındığında dönemin getirdiği konu çeşitliliği ve bolluğu pek az romanda kendine yer bulabilmiştir. Sosyal meseleleri ikinci plâna atan romancılarımız, popüler olma kaygısıyla kaleme aldıkları romanlarında daha çok bireysel temaları basit kurgularla işlemişlerdir. Bunun yanında sosyal meseleleri ele alan romanlarda, daha sonraki dönemde çokça işlenecek temalar üzerinde durulmuştur. İmparatorluktan Cumhuriyete geçişte yaşanan problemler üzerinde yoğunlaşan bu temalar Anadoluya bağlı sorunlar, eğitim ve çağdaşlaşma gibi konuları kapsamaktadır |
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Mecmûatüs-Sanâyi
Mecmûatüs-Sanâyi; 17. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş, zanaat, tıp, simya, kimya gibi farklı konuları içeren ansiklopedik bir eserdir. Eser genel olarak inci, lal, yakut, zümrüt, zebercet gibi değerli taşların yapılmasından, altının yazı ve süsleme işleri için eritilmesinden, camların renklendirilmesi ve çeşitli renklerin elde edilmesinden, kılıçların sağlamlaştırılmasından, kemik boyanmasından, metallerin çözülmesinden, bardak, kâse, kadeh gibi şeylerin renklendirilmesinden, panzehir hazırlanmasından, kuvvetlendirici macun ve hap yapımından, İskenderiye yağının (rû?an-ı iskenderî) yani Yunan ateşinin üretilmesinden, cıvanın katı hale getirilmesinden, yapay çiçek yapımının yanı sıra bağdadî ve diğer kağıtların yapımından, mürekkeplerin hazırlanmasından, kendisini ve elbiselerini yanmaya karşı koruyan maddeler ve illüzyon oyunlarından, tutkal çeşitlerinden, elbise temizlemekten, havai fişeklerden vb. konulardan bahsetmektedir. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile gerek bilim tarihi gerekse de tıp tarihi açısından önemli veriler sunduğu gibi sözlük bilimi açısından da önemli veriler barındırmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TARİHSEL EKSENDE OKSİDENTALİST SÖYLEM VE DİNİ YÖNELİMLİ MEDYANIN ROLÜ
Türk düşün tarihinin önemli akımlarından biri olan İslamcılık son yıllarda Türkiye’de yükselişe geçmiştir. Dini yönelimin gerek politik gerekse kültürel alandaki bu yükselişi, Batı’dan farklı bir dünya tasavvur eden oksidentalist düşüncenin gelişimine sebep olmuştur. Bu süreçte dini yönelimli medya çok önemli bir rol oynamaktadır. İslamcı düşüncenin yazılı basındaki varlığı Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine kadar dayanır. Türk sinema tarihinde ise birçok dini filme rastlamak mümkündür. Ancak oksidentalizme dayanak oluşturan dini düşüncenin medyadaki asıl etkinliği özel televizyonlarla birlikte başlamıştır. Özel televizyonculuğun 1990’ların başından itibaren ortaya çıkmasıyla birlikte dini temalı yayın yapan birçok kanal kurulmuştur. Televizyonu bir eğitim platformu olarak kullanan bu kanallar, dini düşünceyi yaygınlaştıran programlar hazırlamıştır. Bu programlarda ortaya çıkan genel görüntü, Batılılaşmaya karşı eleştirel bir söylemi yansıtır. Bu çalışma, dini yönelimin yükselişini ve medyanın bu süreçte oynadığı rolün daha iyi kavranmasını amaçlayan bir çabanın ürünüdür.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ÖĞRENME ÖĞRETME STRATEJİLERİ
Kullandığınız öğrenme stratejilerini tanıyor musunuz? Öğretmenleriniz hangi öğretim stratejilerini uyguluyor? Öğrenme ve öğretme stratejilerini tanımak yaşamımızı oldukça kolaylaştıracaktır. Öğrenme ve öğretme stratejileri sonradan öğrenilen ve geliştirilebilen önemli izlemlerdir.
Bu kitapta öncelikle öğrenme süreçlerine, öğrenme ve öğretme stratejilerine yer verilmiştir. Kitabın ikinci bölümünü oluşturan araştırmada, mesleki ve teknik eğitim fakülteleri öğrenci ve öğretmenlerinin kullandığı öğrenme öğretme stratejileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarının bilimsel çalışmalara yardımcı olacağı düşünülürken, öğrenme öğretme stratejilerini bilmenin eğitimde ve yaşamda bilinçli yol almaya yardımcı olacağı umulmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Edebiyat ve Ötesi
Girişten
Bu çalışmada edebiyata ağırlıklı olarak kültür penceresinden bakılmıştır. Kuşkusuz, edebiyat sadece dil dizgelerinin meydana getirdiği bir örüntüden çok daha fazlasıdır. En önemlisi de edebiyat bir kültür ürünüdür. Dolayısıyla edebiyat ürünleri aynı zamanda kültürü üreten toplumların da bir yansımasıdır ve toplumun kültü- rüyle dinamik bağlara sahiptir. Ancak, edebiyatın toplumla bağları sosyo-ekonomik koşullar ve kültür ile sınırlı değildir. Öncesinde olmadığı kadar 21. yüzyıla baktığımızda edebiyat dijital çağ ve görüntü dünyasıyla da yakından ilişkilidir. Burada kastedilen yalnızca örneğin bir film olgusunu dil dizgesi olarak gören göstergebilimsel yaklaşımlar değil (Monaco 2001), edebiyatın sinemaya veya televizyona uyarlanmasıyla kurulan medyalar arası bağlardır. Bu bağlardan kültür dünyası ve toplum yaşayışı da etkilenmektedir. Elinizdeki kitap bu bağları incelemeye çalışmakta, edebiyatta ve edebiyat ile meydana gelen kültür değişimlerini, dijital okuryazarlıkla ilişkilerini sorgulamakta, edebiyatın sinemaya uyarlanmasında kültür değişimlerini incelemekte, edebiyatın toplum mühendisliğindeki yerine değinmektedir.
KİTAP TANITIMI
İŞ VE YAŞAM DENGESİ
İş dünyasının dinamik koşullarına ayak uyduran işletmeler, rekabet avantajı elde etmek için, çalışma koşullarını ağırlaştırmakta ve bu durum çalışanlar açısından iş yaşam dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Günümüzde, bu çalışma koşulları altında dengenin sağlanması oldukça zordur. Diğer yandan, iş yaşam dengesinin sağlanmasının bireyler ve örgütler açısından olduğu kadar toplum açısından da önemi büyüktür. Mutsuz kişilerden oluşan toplumlarda, verimlilik gibi kavramlardan söz etmek mümkün değildir. Kişilerin yaşamındaki çatışma arttıkça hem işlerinde verimsizlik hem de iş dışındaki hayatlarında mutsuzluk ve doyumsuzluk gibi olumsuz durumlar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle, işletmelerin çalışanlarının iş ve yaşam faaliyetlerini daha etkin yöneterek, iş ile ilgili tutum ve davranışlarında olumlu sonuçlar almayı hedeflemesi, çalışan performansına, verimliliğine, iş tatmin düzeyine ve bağlılığına pozitif yönde katkı sağlaması gerekmektedir. Bu kitapta, iş yaşam dengesi konusu detaylı biçimde ele alınarak, sağlık sektörü çalışanlarına yönelik, iş-aile ve aile-iş çatışmasını etkileyen faktörlerin belirlenmesi hedeflenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
FİLİBE’DE OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
Atalarımız Filibe’yi yaklaşık beş yüz sene camiler, tekkeler, türbeler, hanlar, hamamlarla adeta bir oya gibi işlemiş ve şehre Türk kimliğini kazandırmıştır. Zaman içinde savaşlar, düşmanlıklar gibi çeşitli sebeplerle yıkılan bu yüzlerce eserden maalesef sadece dokuz tanesi günümüze kalmıştır.
2012 senesinde “Bulgaristan’da Osmanlı Eserleri” projesi kapsamında Filibe’ye tarafımızdan bir inceleme-araştırma gezisi düzenlenmiştir. Bu gezi vesilesiyle şehirde kalan yapılar detaylı bir şekilde incelenmiş, binaların eski resimleri ve planları verilmiş, günümüzdeki durumları fotoğraflanarak şimdiki fonksiyonları belirtilmiştir.
Kitabımız Filibe’deki son Osmanlı eserlerini tarihe not düşmek amacıyla hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Fosil Büyümeden Yeşil Kalkınmaya: Küresel Ekonomide Yeni Denge Arayışları
Fosil yakıtlara dayalı büyüme modelinin sınırlarının belirginleştiği günümüzde, enerji, kalkınma ve yeşil dönüşüm arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu kitap, ekonomik büyümenin tarihsel dinamiklerinden çevresel sürdürülebilirliğe, dış ticaret politikalarından jeoekonomik rekabete, kamu yönetiminden devletin dönüşen rolüne kadar uzanan geniş bir çerçevede okura bütüncül bir analiz sunmaktadır. Enerji güvenliği, kritik mineraller, düşük karbon ekonomisi, yeşil sanayi politikaları ve küresel güç mücadeleleri gibi çağın belirleyici başlıkları, disiplinler arası bir bakışla ele alınmaktadır. Eser, yalnızca mevcut dönüşümü açıklamakla kalmamakta; aynı zamanda fosil büyümeden yeşil kalkınmaya geçişin hangi ekonomik, kurumsal ve stratejik koşullar altında şekillendiğini tartışmaktadır. Kuramsal derinliği ile politika tartışmalarını bir araya getiren çalışma, karmaşık kavramları sadeleştirmeden anlaşılır kılmakta; Türkiye’nin ve dünyanın önünde duran enerji, rekabet ve sürdürülebilirlik sorunlarını uzun vadeli bir perspektifle değerlendirmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
Bu çalışma, birçok toplumda tarihsel olarak ‘öteki’ olan Korunma Muhtaç Çocukların ‘biz’le ilişkisi çerçevesinde anlaşılması çabasıdır. Aslında öteki ve biz ilişkisi bir bütündür; ötekilere yönelik yaklaşım ya da politika bizi anlatır, ‘biz’i yansıtır. Toplum da hemen her zaman farklı güçlere sahip ‘biz’ ve ‘onlar’dan oluşmuş eşitsiz bir yapıdır. Bu eşitsizliklerin bir kısmı çocukluk gibi doğal güç farklılıklarından, diğer önemli bir kısmı ise politikalarımızla yarattığımız yoksulluk gibi toplumsal yapılardan kaynaklanmaktadır. Biz burada ‘doğal’ eşitsizliklerden kaynaklanan çocukların korunmasına dair politikanın izlerini sürmeye çalışıyoruz. ‘Yetim’, ‘kimsesizlerden’ ‘korunmaya muhtaç çocuklar’ statüsüne evrilmenin toplumsal dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Kısaca bu çalışmada Osmanlı köklerinden başlayarak erken Cumhuriyet dönemi Korunmaya Muhtaç Çocukların politikasının oluşumu, bir rejim olarak Cumhuriyetin oluşumu ile paralel olarak izlenmeye ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. Günümüz çocuk politikasının anlaşılabilmesi açısından da bu kurucu döneme bakılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Nat Pinkerton Asma Köprü Üzerinde Mücadele
Polisiye Romanda bulunacak önemli unsur suç ve suçlu olması olduğu gibi, onu daha da yeterli duruma getirecek olan da suçluyu arayan, inceleyen ve adaleti sağlayan kişinin bulunmasıdır ki bu kişi de detektiftir.
Asma Köprü Üzerinde Mücadele, başrolünde Nat Pinkerton adlı bir detektifin bulunduğu polisiye romandır.
İskoçyalı bir dedektif olan Allan Pinkertondan esinlenen Nat Pinkertonun maceraları ülkemiz okurları tarafından sevilen bir detektif olarak karşımıza çıkar.
Nat Pinkertonun Korkunç Hane adlı dedektiflik öyküsü Mütercim Corci tarafından Rumi 1324 / Miladi 1908 yılında II. Abdülhamidin isteği üzerine Osmanlı Türkçesine çevirtilmiştir.
Osmanlı Türkçesi ve günümüz Latin alfabesine ilişkin birçok Nat Pinkerton polisiye romanı yer almasına karşın, bu romanı çevrilenler arasında yer almadığını görmemiz üzerine Almancadan Osmanlı Türkçesine çevrilmiş olan bu romanı biz de günümüz Latin alfabesi ile polisiye roman dünyasına kazandırdık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Hakikate Şiddetin Soykütüğü
Hakikate yönelik şiddet, onun birileri tarafından adlandırılarak çarpıtılmasıyla gerçekleşir. Kadim zamanlardan beri metafizik kurgularla inşa edilen hakikat tasavvurları elbette hakikatin kendisi değildir.
Dr. Oğuz Düzgün’ün yazdığı Hakikate Şiddetin Soykütüğü adlı kitapta; Platon, Aristoteles, Fârâbî, Kant gibi tanınmış filozofların hakikat arayışlarına dair örnekler bulunmaktadır. Felsefe alanında yazılmış kitaptaki bu örnekler, aynı zamanda hakikate yönelik şiddetin farklı farklı durakları olarak da düşünülebilir.
Kyzikoslu Eunomius’un metafizik şiddeti önlemeye dönük faaliyetleri yanında Göbeklitepe gibi tarihi yapılardaki hakikat tasavvurlarına dair örnekler de kitabın özgün bölümlerini oluşturur.
Platon’un mağara istiaresinde gösterdiği gibi oluş ve bozuluşun hâkim olduğu bu doksalar dünyasında belki de hakikat hiçbir zaman bulunamayacaktır.
Ancak Kant’ın da Saf Aklın Eleştirisi’nin başında belirttiği gibi metafizik sorular hiçbir zaman yanıtlanamayacak olsalar da aklın doğasına ait oldukları için, o soruları terk etmek de hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim Sosyolojisi
Eğitimin ve Sosyolojinin öznesi insandır. Eğitim, çocuğa kendiliğinden erişemeyeceği bakış, duyuş ve davranış tarzını kazandırır. Objesini toplumsal varlıktan alır. Toplum olmadan eğitim olmaz. Toplumsal varlığın tarih içindeki gelişimi Eğitim Sosyolojisi disiplinini ortaya çıkarmıştır. Eğitim sosyolojisi, eğitimin toplumsal yönünü inceleyen disiplin veya sosyoloji ilminin eğitime uygulanması olarak tanımlanır. Kitapta, felsefi düşünceden itibaren Sosyoloji, çeşitli düşünürlerin görüşleriyle ele alınıp bağımsız disiplin haline gelinceye kadar sürdürülmüş, özelde Eğitim Sosyolojisinin konuları ele alınınmış, Eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik boyutları açıklanmış, aile ile ilişkisi incelenmiş, öğrenci toplulukları ile toplumun ilişkisi tartışılmıştır. Türkiye’de ve dünyanın gelişmiş bazı ülkelerinde öğretmen eğitimini dikkate alarak okuyucuya kıyaslama imkânı tanınmış; öğretmen yetiştirmede Türkiye’nin geçirdiği tarihi seyir de özetlenmiştir. Eğitimde fırsat eşitliğinin önemi belirtilmiş ve fırsat eşitliğini etkileyen sosyal faktörler üzerinde durulmuştur. Ayrıca eğitim ve ekolojik oluşum, sosyal sorumluluk ve eğitim ilişkisi gibi konulara da yer verilmiştir. Kitap, eğitim ve Eğitim Sosyolojisi konularında okuyucuya zengin bir malzeme sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Din Öğretiminde 21. Yüzyıl Becerileri
21 yüzyılda, çağın gereklilikleri doğrultusunda çeşitli becerilere sahip olmak herkes için ihtiyaç hâlini almıştır. Beceri kazanımı ve gelişimi her alanda olduğu gibi eğitimde de öncelikli konumdadır. Günümüzde beceriler ekseninde eğitimde ortaya konulan çağdaş yaklaşımlar ve yeni eğitim anlayışları din eğitimine de yansımakta ve bu becerilerin kazanılmasının din eğitimi sürecini daha nitelikli kılabileceği düşünülmektedir. Bireylerin çeşitli becerilerle donatılmasını hedefleyen örgün din eğitiminde ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programları birincil sorumluluk ve önem taşımaktadır. Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarında 21. yüzyıl becerilerini ele alan bu kitap; dünyada ve Türkiye’de uygulanan beceri çerçevelerine ilişkin detaylı bilgileri, din eğitiminde 21. yüzyıl becerilerini ve ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarının 21. yüzyıl becerileri çerçevesinde karşılaştırılmasını içermektedir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
Ekonomik olarak ileri bir seviyede olmak isteyen ülkeler çeşitli ekonomik atılımlarda bulunurlar. Bu doğrultuda ülkeler hem sanayi hem de tarım kesimindeki üreticilere çeşitli destekler sağlamaktadır. Üretici kesimine verilen ekonomik desteklerle birlikte ülkelerin gelir seviyelerinde bir artış gözlemlenmektedir. Ülkeler tarafından üreticilere kaynak tahsisinde bulunurken faklı kaynaklardan yararlanırlar. Ülkeler üreticilere kaynak kullandırırken sadece ulusal kaynak kullandırmakla sınırlı kalmamakla birlikte uluslararası kaynakların kullanılması açısından da üreticilere destek vermektedir. Yapılan ekonomik atılımlarla ülkelerde büyüme olgusu gerçekleşmektedir. Yaşanan büyüme ile ülkelerin gelişmişlik seviyesinde de olumlu sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Bu kitap kalkınma ve kırsal kavramlarını ele alınmakta ve Türkiye’deki kırsal kalkınma uygulamaları, kalkınma politikaları ve kırsal kalkınmaya destek olan kuruluşları incelemektedir.
₺195,00