KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
₺440,00 -

Bilim İletişimi
-

Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
₺275,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
-

ENDÜSTRİ 5.0
-

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

Veri Yönetimi
₺575,00 -

ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
₺260,00 -

Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
₺315,00 -

TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
₺550,00 -

TRAJİK SÖYLEM
₺275,00 -

The Determinants of Local Government Performance In A Small Island Economy: The Case of North Cyprus, 2004Q1-2012Q4
₺235,00 -

Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
₺350,00 -

Sultan II. Murat Devri
₺250,00 -

Sosyal Dönüşümün Yüzleri
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Nef?î SİH?M-I KAZ?
Türk edebiyatının kaside ve hiciv üstadı olarak kabul edilen Nef?înin Sih?m-ı Kaz? (Kaza Okları) adlı eseri, hiciv türünün en iyi örneklerindendir. Şirin babasından başlayarak dönemin başlıca yönetici, edebiyat ve sanat çevrelerini sövgüye varan ifadelerle en ağır şekilde eleştirdiği bu eseri, hayatına mal olmuştur. Bu güne kadar eser üzerinde pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan çalışmalarda sıkı bir sansür uygulanmıştır. Edebe aykırı olduğu gerekçesiyle bazı şiirlere hiç dokunulmamış, bazı şiirlerde ise sövgü ifadeleri boş bırakılmıştır. Böylece Sih?m-ı Kaz? gibi önemli bir eserin yaklaşık üçte biri yok sayılmıştır.
Bu kitapta Sih?m-ı Kaz?nın Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Bağışlar bölümünde 7274 demirbaş numarası ile kayıtlı bulunan nüshası esas alınarak, önceki çalışmalarda sansürlenen bölümler dâhil, eserin tamamı ilk defa araştırmacıların ve okurların hizmetine sunulmuştur. Dönemin dili, Nefî ve Sih?m-ı Kaz? hakkında genel bilgilerin verildiği Giriş bölümü ile başlayan kitap, Dil Özellikleri, Metin ve Dizinler olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmaktadır. Şair ve eser hakkındaki bilgiler, malumun ilâmı olacağı için kısa tutulmuştur. Birinci bölümde başlıca ses ve yapı özellikleri incelendi. Yapılan tasvirî çalışmada, gerekli durumlarda, Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesi ile karşılaştırmalar yapıldı. Metindeki bağlamın takip edilebilmesi için, ek örnekleri, referans numaraları (metin ve beyit / satır numarası) gösterilerek genellikle kelime grubu ya da cümle hâlinde verildi. İkinci bölümde, önceki çalışmalarda tamamen ya da kısmen sansürlenen şiirler dâhil (222 şiir), metnin varak, satır / beyit ve şiir numaraları gösterilerek yazı çevrimi yapıldı. Metnin söz varlığı içinde önemli yer tutan kaba kelimelerin birer ünlüsü yıldız (*) işareti ile kısmen örtüldü. Çalışmanın son bölümü, gramatikal dizinlerden oluşmaktadır. Metnin söz varlığını ortaya koymak amacıyla hazırlanan gramatikal dizinde, özel adlar hariç, 3010 madde başı bulunmaktadır. Metinde geçen 195 özel ad ayrıca listelenerek kitabın sonuna eklenmiştir.
Nefînin keskin Kaza Oklarını anlamaya ve anlatmaya çalıştığımız bu eserin Türk dili, Türk kültürü ve edebiyatı araştırmalarına katkı sağlayacağını ümit ediyorum.
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
Çalışanların güçlendirilmesi, işletmeler ve yöneticiler için insan unsurunun değerini artıran uygulamaları kapsamaktadır. Nitelikli çalışanların işletme içindeki varlığı insan kaynağının çok önemli hale geldiği iş dünyasında ve yaşanan rekabet savaşlarında daha iyi anlaşılmaktadır. Rekabette bir adım önde olmak isteyen yöneticiler güçlendirmeyi sahiplenmeli ve çalışanlarını güçlü kılmanın yollarını aramalıdırlar.
Yönetim uygulamaları insan odaklı olduğu müddetçe işletme içindeki karşılıklı güç ilişkilerinde çalışanların güçlendiği görülecektir. Güçlenen çalışanın işini severek yapması, kişisel gelişimini ilerletmesi, karar alma süreçlerine aktif katılım göstermesi, işletme için daha etkin ve verimli çalışması güçlendirmenin beklenen sonuçları arasında yer almaktadır.
Elinizdeki bu kitap güçlendirmeyi yönetsel açılardan inceleyerek çalışanlara, yöneticilere ve işletme sahiplerine güçlendirmeyi tanıtma ve gücün çalışanlarla paylaşılmasıyla ilgili bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KOSOVA TÜRK MASALLARI
Balkanların merkezinde yer alan Kosova Cumhuriyeti’nde kayda değer sayıda Türk nüfusu yaşamaktadır. Bugün Kosova Cumhuriyeti’nde azınlık konumunda yaşayan Kosova Türkleri, geçmişte olduğu gibi, topraklarını Türk kültürü ve düşüncesiyle yoğurmaya devam etmektedir. Kosova’da Türk kültürünü yaşatmanın en güçlü yollarından biri de yüzyılların birikimi olan sözlü kültür ürünleri ve diğer kültürel birikimin genç kuşaklara aktarılmasıdır. Bu anlamda Kosova Türk masalları ve masal anlatma geleneği büyük bir görev üstlenmektedir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu kitap, Balkanların merkezinde bulunan ve tarih boyunca farklı milletlerin hâkimiyetine girmekle birlikte beş yüz yıl süren Türk hâkimiyetinde Türk kültürü ve sanatı ile bezenmiş bir coğrafyada yaşayan Kosova Türklerinin masal anlatma geleneği ve masallarını konu edinmiştir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
İktisadi entegrasyonun en önemli unsurlarından olan “finansal entegrasyon” küreselleşmenin ve teknolojinin 1970 sonrasında hızlanmasıyla daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin ihtiyacı olan sermayeye ulaşabildikleri ya da fazla olan sermayelerini değerlendirebildikleri sermaye piyasalarının entegre olmasıyla ciddi bir arz-talep dengesizliğinin de önüne geçilebilmektedir.
Bu yüzden bu kitapta Türkiye’nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir üyelik için sürdürdüğü uzatmalı ilişkisi Avrupa Birliği ile olan finansal entegrasyon süreci incelenmiştir. Küreselleşmenin ve “aday ülke” statüsünün meydana getirdiği koşullardan sağladığı avantaj ve uğradığı dezavantajlardan bahsedilmiştir.
Finansal entegrasyonu açıklamaya çalışan iktisadi teorilerden başlayarak Avrupa Birliği finans piyasaları ile Türk finans piyasalarının uyum süreci, farklılıkları ve gelecekteki potansiyel kazanımları incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
OTEL İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA
Kurumsallaşma kavramı, büyük ve büyümekte olan işletmelerin, kişilere (işletme sahibi, patron) bağlı olmadan, örgüt içerisinde kurallara dayalı bir sistem kurularak faaliyetlerini devam ettirmesi ve gelecek kuşaklara da aktarması açısından oldukça önem arz etmektedir. Bu duruma istinaden, her yıl ağırladığı turist sayısı bakımından dünyada ilk on ülke içinde yer alan ve Akdeniz çanağının en kaliteli otellerine sahip olan Türkiye’deki otel işletmelerinin daha kurumsal bir anlayışla idare edilmesi ve faaliyetlerini sürdürmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu çalışma, turizm sektörünün üç önemli sacayağından (tripot) biri niteliğinde olan otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin kurumsallaşma algı düzeylerini tespit etmek ve kurumsallaşma algılarının farklı değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
Kitapta Anadolu’da yaşamış olan Hititlerden günümüze ulaşan çivi yazılı tabletlerde yer alan Alaşiya yani günümüzdeki ismi ile Kıbrıs’ın önemi üzerinde durulmaktadır. Eskiçağ metinlerinde geçen Alaşiya ülkesinin yeri ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar ve lokalizasyon önerileri yapılmıştır. Alaşiya ülkesinin lokalizasyon çalışması hususunda, yapılan öneriler içerisinde yapılan değerlendirmelere göre en kabul görenin Kıbrıs adası olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmada bu ülke ile ilgili olarak konumu dolayısıyla Hitit kaynaklarının yanı sıra Alaşiya ile ilgili olarak Mısır, Ugarit, Mari ve Alalah kaynaklarına da yer verilmiştir. Kıbrıs adasının coğrafyası hakkında bilgiler verilerek, tarihi önemi üzerinde durulmuş, tarihi evreleri kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. Metinlerde Alaşiya’nın çoğunlukla mevcut otoriteye başkaldıran soylu sınıfa mensup kişilerin sürgün edildiği bir yer olarak geçmesinden dolayı ada olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri üzerinde durulmuştur. Kitapta, Alaşiya ile ilgili metinler bir araya getirilirken jeopolitik konumu dolayısıyla önemini her zaman korumuş olan Alaşiya’nın Hitit, Ugarit ve Mısır’la olan ilişkileri de ele alınırken belgeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve Alaşiya’nın geçtiği metin yerlerinin transkripsiyon ve tercümelerine yer verilmiştir. Alaşiya’nın bakır ile ilgili olarak özel bir yere sahip olduğu belgelerde sıkça geçmesinden anlaşılmakta ve Alaşiya’nın bakır getirilen bir dağından, Taggata dağından, bahsedilmiştir.
Kısaca çalışmada Hitit metinlerinde sözü edilen Alaşiya Ülkesi’nin jeopolitik konumu, lokalizasyon önerileri, bakırı, diğer devletlerle olan ilişkileri hususunda kaynaklar incelenerek bir bütün halinde sunulmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
Eğitimini Mekteb-i Sultani’de alan Süleyman Kadızâde Rıfat, hakkında fazla bilgi bulunmayan, ancak kaleme aldığı eserinde Osmanlı Devleti’nin son dönemine ilişkin olayları farklı bir bakış açısıyla ele alan bir yazardır. İttihatçılara yakınlığını açıkça ortaya koyarak, bir önceki dönem olan Sultan Abdülhamid devri için istibdat söylemini kullanmaktan kaçınmamıştır. Sultan Abdülhamid devrini çarpıcı bir başlıkla değerlendirdiği eserinde, yaşanan olayları, facia sözcüğüyle nitelemiş ve özellikle taşra memurları ve devlet adamlarını millet düşmanları olarak adlandırmıştır. Eserde söz konusu memur ve devlet adamlarının icraatlarına son derece ağır bir üslûpla yer verilirken, aynı zamanda meşrutiyet devrinin önemi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve ittihatçılar övülmüştür. Sultan Abdülhamid devri memur ve devlet adamlarının taşrada yaptıkları görevleri, eleştirel bir tarzda aktararak, döneme ilişkin karşıt fikir ve söylemlerin neler olduğu konusunda bilgi edinilebilecek bir kaynak oluşturmuştur. Bu açıdan bakıldığında, Osmanlı Tarihine dair yazılmış birinci el kaynaklar arasında, eleştirel tarihçiliğin ender ve çarpıcı örneklerinden biri olan Padişah Aldattı mı Aldandı mı adlı bu eser, Süleyman Kadızâde Rıfat’ın kaleme aldığı görüşleri ile bu görüşlerin karşılaştırıldığı Sultan Abdülhamid dönemi ana gelişmeleri ve dönemin devlet adamlarının uygulamalarının birlikte değerlendirildiği bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
NEVHATÜL-UŞŞÂK
Sergüzeşt-nâmeler, otobiyografik eser olmalarının yanı sıra hatıra niteliği taşırlar. Bu türdeki eserler -sanatsal değer taşımakla birlikte- Osmanlı toplumsal yaşamını ve Osmanlı bireyini tanıma imkânı sunar. Sergüzeşt-nâmeler aynı zamanda şairin edebi şahsiyeti ve hayatı hakkında bilgi vermeleri açısından da büyük önem taşırlar.
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Dîvân şâirlerinden Mehmed Dâî ve sergüzeşt-nâme türündeki Nevhatül-Uşşâk adlı eseri ele alınmıştır. Bir hocanın öğrencisine duyduğu beşerî aşkın ilahi aşka yükselişini işleyen bu eser, Dâînin başından geçen, yaklaşık bin günlük bir aşk macerasını anlatır. Bu eserden hareketle hem şâirin edebi kişiliği hem de eserin biçim ve içerik özellikleri hakkında bilgiye ulaşmak mümkündür.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
Libellus de Expugnatione Terrae Sanctae per Saladinum, 1187’de Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alışını anlatan anonim bir orta çağ kroniğidir. Haçlıların bakış açısıyla kaleme alınan bu eser, Kudüs Krallığı’nın çöküşünü dramatik bir dille aktarırken, Hristiyanların yaşadığı kaybı ve Batı Avrupa’da uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermektedir. Eserde, Hıttin Savaşı’ndan Kudüs’ün kuşatılmasına kadar yaşanan olaylar detaylı biçimde anlatılmaktadır. Selâhaddin Eyyûbî, eserde hem bir fatih hem de adaletli bir hükümdar olarak tasvir edilir. Selâhaddin Eyyûbî’nin adaleti ve Haçlıların çaresizliği arasındaki karşıtlık, dönemin bakış açısını yansıtan çarpıcı bir anlatım sunmaktadır. Haçlı Seferleri’ne dair birinci elden önemli kaynaklardan biri olan bu kitap, Orta çağ tarihine ve Haçlı anlatılarına ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir eserdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Modern Erkeğin İnşası
Erkeklik Gücün, iktidarın ve kontrolün bir sembolü mü yoksa toplumsal bir yanılsama mı? Bu kitap, modern dünyada erkek kimliğinin inşasına dair derin bir yolculuğa çıkarıyor. Erkek dergilerinin parlak sayfalarından otomobil reklamlarının gücüne, spor dünyasından iş hayatına kadar geniş bir yelpazede, erkeklik kodlarının tüketimle nasıl yeniden üretildiğini inceliyor. Reklamlar ve popüler medya, erkeklik imgesine prestij, güç ve cinsellik yüklerken, aynı zamanda bireyi toplumsal normlara hapsetmektedir.
Bu çalışma, erkekliğin modern tüketim kültürüyle nasıl şekillendiğini anlamaya çalışırken, ataerkinin görünmez ağlarını da çözümlemeyi hedefliyor. Güç, rekabet ve başarıyla özdeşleşen erkek kimliğinin, derinlemesine bir analizini sunan bu kitap, toplumsal cinsiyet normlarının sorgulanması için bir davet niteliğinde. Hem akademisyenlere hem de genel okura hitap eden bu eser, erkeklik mitini yeniden düşünmeye çağırıyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
Aşırı tüketimin sebep olduğu katı atıklar, aşırı karbon salınımı ile gürültü, su ve hava kirliliği gibi çevresel konular, insanların gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Günümüzde işletmeler sadece satış arttırıcı çabalarla gündeme gelmek yerine daha “yeşil” bir anlayışla da tüketicilerin gönlünde taht kurabileceklerdir. Bu kitapta işletmelerin çevre problemlerine karşı gösterebileceği tepkilerden bahsedilmiştir. Bu kapsamda işletmelerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olduklarına, yeşil pazarlama faaliyetlerine ve özellikle de yeşil ürün tercih etme anlamındaki çabalarına değinilmiştir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
Bizans ile Batı dünyası arasında yüzyıllardır süregelen siyâsî, ticârî ve dînî rekabetin doruğa ulaştığı İmparator I. Aleksios Komnenos dönemindeki Bizans-Batı ilişkileri, doğurmuş olduğu sonuçlar bakımından Orta Çağ tarihinde önemli bir yere sahiptir. İmparatorun tahta çıktığı 1081 yılından 1118’deki ölümüne kadar geçen 37 yıllık süreçte Bizans ve Batı dünyası arasındaki önyargıların, dînî ve kültürel farklılıkların iki medeniyeti nasıl bir çatışma içine ittiğine dâir önemli gelişmelere sahne olmuştur. Batı’nın köklü bir geçmiş ve geleneğe sahip olan Bizans’a karşı üstünlüğü ele geçirme ve Doğu Hıristiyanlığını etkisi altına alma çabaları, bu dönemde Haçlı Seferleri ile birlikte zirveye ulaşmıştır. Tahta çıktığında doğusunda Selçuklu Türkleri, batısında ise Norman tehlikesiyle karşı karşıya olan İmparator Aleksios, siyâsî zekâsı ve askerî tecrübesiyle Batı ve Bizans arasındaki dengeleri mümkün olduğu kadar imparatorluğun lehinde tutmaya çalışmıştır. Fakat Aleksios’un bu doğrultuda attığı adımlar imparatorluğu gelecekte kaldıramayacağı mâlî yükler altına soktuğu gibi Haçlılar ve Haçlı devletleriyle giderek kötüleşen münâsebetleri ise 1204’e Bizans İmparatorluğu’nun parçalanarak İstanbul’da bir Latin devletinin kuruluşuyla sonuçlanacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Rize’de Şapka Hadisesi ve İstiklal Mahkemesi Duruşmaları
Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan bazı devrimler halkta huzursuzluğa neden oldu. Şapka inkılabına tepki gösteren Rize’nin Potomya bölgesi ahalisinden bir grup kanun dışı bir eylemde bulundu. Akamete uğrayan bu girişime katılanların pek çoğu tutuklandı ve İstiklal Mahkemelerinde yargılandı. Yargılama sonucunda 8 kişi idam edildi. Hapis cezası alan 55 kişi yurdun farklı bölgelerindeki hapishanelere gönderildi. Olay nasıl gelişti? Niçin başkaldırdılar? Cezaevlerinde ne tür sıkıntılarla karşılaştılar? Olaylardan sonra Rize’de şapkalı hayat nasıl devam etti? ve daha pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.
KİTAP TANITIMI
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
Turizmin temel unsurları veya arz kaynaklarından biri olan çekiciliklerin başında doğal ortam özellikleri gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir sahanın turizm potansiyelinin oluşumunda bu özellikler doğrudan veya dolaylı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırları içerisinde yer alan Cehennem Deresi Kanyonu’nun doğal ortam özelliklerinin ve turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece doğal ortam özellikleri nedeniyle 2002 yılında “I. derecede doğal sit alanı” olarak ilan edilmiş bu kanyonun, hem turistik potansiyeline değinilmiş hem de sürdürülebilir bir turizm etkinliği için nelerin yapılması gerektiği gündeme getirilmiştir. Ayrıca sahanın koruma ve kullanma dengesi içerisinde yönetilmesi için gerekli olan sürdürülebilir turizm planlaması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu sayede plansız işleyen etkinliklerinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilmiştir. Coğrafi araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, iki yılı aşkın sürede (2015’den beri) gerçekleştirilmiş saha çalışmalarıyla desteklenmiştir. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerinin bir araç olarak kullanıldığı çalışmada, görüntü analizleri ArcGIS10.5, istatistik analizler ise IBM SPSSStatistics 22 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, Cehennem Deresi Kanyonu’nun çok farklı doğal ortam özelliklerine sahip olduğu ve turizm bakımından önemli bir potansiyel barındırdığı anlaşılmıştır. Ancak bu potansiyelin antropojenik kökenli sorunlardan dolayı çok ciddi bir tehdit altında olduğu belirlenmiştir. Sahadaki problemlerin çözümü için acil olarak koruma ve kullanma dengesinin gözetildiği bir planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün bu eksiklikler giderilip, turizm planının oluşturulmasından sonra, Cehennem Deresi Kanyonu’nu ve yakın çevresi sürdürülebilir şekilde farklı turistik ve sportif aktivitelerle desteklenerek gerek iç gerekse dış turizm bakımından tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İzmir Belediye Reisi Rauf Onursal
Cumhuriyet tarihimizin en önemli olayları arasında yer alan 14 Mayıs 1950 genel seçimleri, Türk Siyasi Tarihi açısından kilit bir noktada yer almaktadır. 27 yıllık CHP iktidarını sona erdiren bu seçimler ile birlikte Demokrat Parti, ülke genelinde ciddi bir başarı elde ederek tek başına iktidara gelmiştir. Genel seçimler sonunda başarı rüzgarını arkasına alan Demokrat Parti, yaklaşık dört ay sonra yapılan yerel seçimlerde de aynı zaferi elde etmiştir. 3 Eylül 1950 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Türkiye’de birçok kentin belediyesini kazanan Demokrat Parti, İzmir Belediye seçimlerini de kazanmıştır. Bu eserde, modern belediyecilik anlayışını benimseyen Demokrat Parti’nin İzmir’deki ilk Belediye Başkanı olan Rauf Onursal’ın bu anlayış doğrultusunda İzmir kentini batılı bir görünüme kavuşturma çabalarına yer verilmiştir. İzmir’in sadece görünen kısımlarını değil görünmeyen arka kısımlarını da imar etme çabasında olan Rauf Onursal, 3,5 yıl İzmir Belediye Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar İzmir Milletvekili olarak TBMM çatısı altında hizmetlerine devam etmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü bütünleşme süreci, tarihsel derinliği, hukuki altyapısı ve çok boyutlu kurumsal mekanizmalarıyla uluslararası ilişkilerin en karmaşık dinamiklerinden birini oluşturmaktadır. Bu kitap, Ankara Antlaşması’ndan Helsinki Zirvesi’ne, üyelik müzakerelerinin duraksama döneminden günümüzün yapısal tıkanıklıklarına kadar uzanan tarihsel kesiti analitik bir çerçevede incelemektedir.
Dr. Erdem Turgan, ortaklık ilişkilerinin kurumsal kronolojisini sunmanın ötesine geçerek; Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ihtiyacını, vize serbestisi diyaloglarında yaşanan tıkanıklıkları ve özellikle son dönemde ilişkilerin merkezine oturan küresel göç yönetimini mercek altına almaktadır. Çalışmada, taraflar arasındaki asimetrik ilişki modeli ve güvenlik odaklı iş birlikleri yapısal-fonksiyonel bir yaklaşımla analiz edilmektedir.
Mevcut statükonun getirdiği riskleri ve bölgesel jeopolitik dönüşümleri veri odaklı bir süzgeçten geçiren bu eser, küresel sistemin yeniden şekillendiği günümüzde Türkiye ve AB’nin orta ve uzun vadeli ilişki modellerine dair rasyonel senaryolar sunmaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
Bireyler ceza mahkemelerinde bir suçun mağduru veya tanığı olma ya da suç işleme/suça sürüklenme; hukuk mahkemelerinde velayet, vesayet, şahsi ilişki veya evlat edinmenin değerlendirilmesi gibi birçok nedenden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak adli sisteme girebilmektedir. Bireyi adli sürece dahil eden olay ve deneyimler çoğunlukla travmatik nitelikte olup, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına kalıcı biçimde zarar verici etkilere sahiptir. Bu nedenle, yetkin uzmanlar tarafından olayın niteliği ve bireye içkin özellikler dikkate alınarak hassas ve özenli bir şekilde yürütülen kaliteli bir adli görüşme hem adaletin tesisi hem de adli sistem içerisindeki bireylerin ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Adli sistem içerisinde farklı disiplinlerden (Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet) gelen adli sistem uzmanları, suça sürüklenen, mağdur veya tanık çocuklar; şiddet mağduru kadınlar ve yaşlılar gibi diğer kırılgan gruplar; boşanmış veya boşanma aşamasındaki çiftler ve çocukları gibi pek çok farklı sebeple adli sürece dahil olmuş bireylere yönelik farklı hizmetler sunmaktadır.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde mahkemelere hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının gerçekleştirdikleri adli görüşme uygulamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, adli görüşmelerin amacı, kapsamı, teknikleri ayrı ayrı ele alınmış; ayrıca en çok karşılaşılan kırılgan gruplar (çocuklar, kadınlar, mülteciler ve yaşlılar) ile adli görüşme tekniklerine yönelik temel bilgiler ve uygulamada kullanılabilecek pratik teknikler sunulmuştur. Bu kitap, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Sosyal Hizmet Bölümleri mezunları ile adli alanla ilgilenen meslek elemanları ve uygulayıcılar için rehber niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00