KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dijitalleşme ve Din
₺1.150,00 -

Deconstructing Anthropocentrism: The Poetry of Gary Snyder and W. S. Merwin
₺260,00 -

Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
₺380,00 -

Cartography in Postcolonial Fiction
-

ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
₺390,00 -

BATI EDEBİYATINDA MİZAH
-

ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
₺520,00 -

ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
₺260,00 -

A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
₺575,00 -

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
₺440,00 -

Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
₺430,00 -

Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺250,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Osmanlılar – III
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
“İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)” başlıklı çalışmanın amacı, Kuva-yı Milliye’nin siyasi ve askerî açılardan İstanbul basınındaki yansımalarını incelemektir. Bu kapsamda Kuva-yı Milliye’ye taraftar ve karşı olan İstanbul basını karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirilmiştir. İstanbul basını üzerinden yapılan bu analizle Millî Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye’nin ortaya çıkışı, amacı, teşkilâtı ve faaliyetlerinin İstanbul kamuoyundaki yankıları ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu açıdan söz konusu eserin, Kuva-yı Milliye literatürüne olduğu kadar Millî Mücadele dönemi çalışmalarına da akademik bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Görsel Masal Anlatıcısı Çizgi Film ve Animasyonlar
Ülkemizde çizgi film ve animasyonunun büyük gelişme gösterdiği 2000li yıllara kadar çocuklar yabancı yapımların etkisine maruz bırakıldı. Temel Reis, Pembe Panter, Tom ve Jerry, He-Man, Superman, Örümcek Adam, gibi pek çok Amerikan yapımlarıyla büyüdüler. Bu yüzden çocukları ilk etapta eğitici, eğlendirici yerli çizgi film ve animasyonlarla tanıştırmak gerekir. İyi hazırlanmış bir yapım, çocuğun sadece bilişsel ve ruhsal gelişimine değil aynı zamanda kültürel bakımdan zenginleşmesine de olumlu katkılar sağlar. Çocuk çizgi film ya da animasyon seyrederken başka kültürlerle tanışarak gerçek hayattan hayal dünyasına kapı aralar. Çocukların seyredeceği yapımlar onları eğlendirirken eğitmelidir. Zira çocuklar ekran karşısında hoş gibi görünen boş vakit geçirmeye maruz bırakılamayacak kadar önemlidir.
Bu kitapta çizgi film ve animasyonun tarihi sürecinden başlayarak ülkemizdeki son dönem yapımlara kadar birçok konu incelenmiştir. Çocuk ve çizgi film, çizgi film ve toplum, çizgi film ve animasyonun kullanıldığı alanlar gibi konularla çizgi film ve animasyonun tarihi serüveninde bir yolculuk yapılmıştır. Özellikle eğitsel boyutunun ele alındığı bu yapımların sosyal bilimlerden fen bilimlerine, ana dilden yabancı dil öğretimine kadar birçok alanda materyal olarak kullanılabileceğine dikkat çekilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
Amerikan misyonerlerin 19. yüzyıl ortalarından I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı Avrupası’nda ürettikleri rapor ve mektuplar, yalnızca dönemin toplumsal ve kültürel hayatını belgeleyen tanıklıklar değildir. Bu metinler aynı zamanda modern Balkan ulusçuluğunun oluşumunda etkili olan söylemsel bir mirasın parçalarıdır. Dil, kimlik, eğitim, nüfus ve din arasındaki ilişkileri çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, misyonerlerin gözlemlerinin nasıl dönemin politik mücadelelerine ve ulusal tezlerine dönüştüğünü ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Misyonerlerin Balkan coğrafyasındaki faaliyetlerinden gezi notlarına, Bulgar ulusal uyanışına verilen destekten Paris Barış Konferansı’nda kullanılan diplomatik argümanlara kadar geniş bir çerçeve sunan bu eser, misyoner yazışmalarını hem bilgi kaynağı hem de ideolojik bir üretim alanı olarak değerlendirmektedir. Böylece modern Balkan kimliklerinin, kültürel temsil pratiklerinin ve bilgi-iktidar ilişkisinin nasıl kurulduğu yeni bir perspektiften yorumlanmaktadır.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
Libellus de Expugnatione Terrae Sanctae per Saladinum, 1187’de Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alışını anlatan anonim bir orta çağ kroniğidir. Haçlıların bakış açısıyla kaleme alınan bu eser, Kudüs Krallığı’nın çöküşünü dramatik bir dille aktarırken, Hristiyanların yaşadığı kaybı ve Batı Avrupa’da uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermektedir. Eserde, Hıttin Savaşı’ndan Kudüs’ün kuşatılmasına kadar yaşanan olaylar detaylı biçimde anlatılmaktadır. Selâhaddin Eyyûbî, eserde hem bir fatih hem de adaletli bir hükümdar olarak tasvir edilir. Selâhaddin Eyyûbî’nin adaleti ve Haçlıların çaresizliği arasındaki karşıtlık, dönemin bakış açısını yansıtan çarpıcı bir anlatım sunmaktadır. Haçlı Seferleri’ne dair birinci elden önemli kaynaklardan biri olan bu kitap, Orta çağ tarihine ve Haçlı anlatılarına ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir eserdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
Bu çalışmada, XIII. yüzyıldan günümüze kadar birbirinin devamı olarak gelişen, Türkoloji kaynaklarında -farklı adlandırmalar ve bölümlemeler yapılmakla birlikte- genellikle Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi terimleriyle adlandırılan dönemlerde verilmiş yazılı metinlerden hareketle sahiplik, aitlik, özgülük kavramlarını işaretleyen dil birimlerinin belirlenmesi; işaretlemeleri doğuran ilişkilendirmelerin, işaretlerin kullanıldığı söz varlığı ögelerinin ortaya konulması ve kapsama ilişkin bir kesit sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada, tarihsel ve çağdaş Türkiye Türkçesinin farklı türlerde ve konularda yazılmış eserlerinden seçilen örnekler taranarak sahiplik, aitlik, özgülük kavram alanları çerçevesinde değerlendirilebilecek Arapça, Farsça, Türkçe kökenli işaretlere yer verilmiş; belirlenen işaretler, kaynak dillerine, gramer kategorilerine ve konularına göre sınıflandırılarak incelenmiştir.
₺1.450,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
Konvansiyonel medyanın içeriklerini zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın sunan Youtube, özellikle gençler arasında televizyonun tahtını çoktan ele geçirdi. Ebeveynler çocuklarını oyalamak için çizgi filmleri ve çocuklara yönelik çok çeşitli içerikleri bu mecradan takip ediyorlar. Farklı mutfakları deneyimlemek isteyenler veya “ne yemek yapsam?” sıkıntısına düşen ev hanımları her türlü yöresel veya küresel lezzetlerin tariflerine ulaşabilirlerken, araç satın almak isteyen veya sadece otomobil merakı olan insanlar sınırsız test sürüşü videolarını izleyebiliyorlar. Köy yaşamını özleyenler için taş ev veya köy fırını yapılışını anlatan Youtuberlarla yabancı bir ülkeye göç etmek isteyenlerin izlemeleri gereken yolları anlatan Youtuberlar aynı oynatma listesinde yan yana veya alt alta sıralanabiliyor. Satın aldığımız bir ürünün nasıl kurulacağını veya saksıdaki çiçeğimize bulaşan bir hastalıktan nasıl kurtulacağımızı anlatan birçok videonun Youtube’da bizi beklediğini, daha konuyla ilgili bir arama yapmadan biliyoruz. Gülmek için, ağlamak için, eğlenmek için, bilgilenmek için, sosyalleşmek için, nasıl yapıldığını görmek için bu mecrayı kullanıyoruz. Dolayısıyla Youtube artık hayatımızın bir parçası olmanın ötesine geçmiş ve kendi başına bir hayat akışına dönüşmüş durumda.
Bu kitap Youtube Türkiye’de üretilen içerikleri farklı bakış açıları ve farklı yöntemlerle analiz etmeye çalışmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, mizahla toplumsallaşma, Türk Youtuberler, göç ve Youtube, Youtube’da retorik, Youtube ve çalışma hayatı, deepfake ve video sahteciliği, Youtube ve akademi bağlamında Youtube Türkiye’ye dair bir imgelem oluşturma çabasındadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
Ürün çeşitliliğinin her geçen gün arttığı, sipariş döngü süreçlerinin kısaldığı, ülkeler arası sınırların görünmez hale geldiği, işletmelerin globalleştiği, taşıma mesafelerinin arttığı, hız ve maliyet unsurunun bir numaralı faktör olarak karşımıza çıktığı günümüz dünya ticaretinde, ticaretten türeyen bir talep olan lojistiğin önemi giderek artmaktadır.
Artan uluslararası ticaret faaliyetleri ve sınırların görünmez hale gelmesi ile müşteriler siparişlerine en kısa sürede ulaşmak, tedarikçiler ise müşterilerin taleplerine en hızlı, emniyetli ve yüksek kalitede bir taşımacılık hizmeti vermek istemektedirler.
Diğer taşıma modları ile karşılaştırıldığında oldukça güvenli bir taşıma türü olduğu için pahada yüksek değere sahip ürünlerin taşındığı havayolu taşımacılığı ile ilgili olarak; 2024 yılına kadar yapılan tahminlemelerde; Dünya ekonomisinin yılda ortalama %2,9, Dünya havayolu yolcu sayısının yılda ortalama %4,8 ve Dünya havayolu kargo taşımacılığının da ortalama yılda %6,2 büyümesi beklenmektedir.
Hava kargo ve hava lojistik faaliyetlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen büyümelere paralel olarak mevcut havalimanları üzerine yeni altyapı çalışmaları yapılmakta, yeni kurulacak olan havalimanlarının ise ya transit merkezlere yakın olması ya da havalimanın içerisinde bir transit merkez oluşturulması kıstası aranmaktadır.
Bu kitapta da bir lojistik merkez olarak İstanbulun hava ulaşımındaki yeri, 25 yıl içerisinde 4.Fazda 150 milyon yolcu kapasitesini karşılayacak şekilde genişleyecek olan İstanbul Havalimanı kapsamında değerlendirilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
Antik çağın en büyük pazarı olan Akdeniz’de, ticari aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı zaman aralığı Pax Romana Dönemi olmuştur. Bu dönemde Roma İmparatorluğu Akdeniz’in tamamını ele geçirmiş ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayarak istikrarlı ve hareketli bir piyasa oluşmasını sağlamıştır. Antik çağ ekonomisi ile ilgili en çok veriyi aldığımız bu piyasada Campania Bölgesi’nde üretilen şaraplar bütün Akdeniz’e ihraç edilmiştir. Bölgenin ünlü ve pahalı şaraplarının ihracatına dair izler, Akdeniz’in önemli liman kentlerinden, batıklardan veya iç bölgelerden sürülebilmektedir. Söz konusu şarabın ihracat izleri antik kaynaklar, yazıtlar, Campania şarabını taşıyan Dressel 2-4 amphoraları veya dolialar üzerinden takip edilebilmektedir. Bahsi geçen veriler, Campania şarabının dağılım haritası ile ilgili bilgi verse de bölgede şarabın üretim kapasitesi ile ilgili çok sınırlı bir veri ortaya koymaktadır. Verilerin yetersizliği bu tez çalışmasında bölgenin üretim kapasitesini anlamak için coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile analiz ve modelleme çalışmaları yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Pax Romana Dönemi’nin siyasi ve ekonomik koşulları incelenmiş sonrasında Campania Bölgesi ve şarabı, Dressel 2-4 amphoralarının yayılımları ve son olarak da modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Roma ekonomisini Campania şarabı ihracatı üzerinden bir iktisadi bakış açısı ile değerlendirmek için öncelikle piyasa ve ürün analizini doğru yapmak gerekmektedir. Pax Romana Dönemi içerisinde üretimi etkileyen olayları analiz etmek (Vezüv Yanardağ’ının patlaması gibi) ve bu olaylar karşısında rakip üreticilerin verdiği tepkileri görmek de bu modele dahil edilmiştir. Çalışmada, üzümün şaraba dönüşüp tüketiciye ulaşıncaya kadarki harcanan maliyetini tespit etmek ve tüccarların kâr marjını belirleyebilmek ana hedefler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu ticareti çeşitli modelleme yöntemleri ile değerlendirip analiz etmek, antik çağ iktisadını matematiksel bir formül ile ifade etmek anlamına gelecektir. Eksik ya da tartışmalı verilere rağmen bu çalışma iktisat, arkeoloji ve tarih gibi disiplinlere ve bu alanlarda yapılacak olan sonraki akademik çalışmalara özellikle yöntem olarak bir fikir oluşturacaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Sevgilinin Hayaliyle Mest Olduk
Şiirlerinde vahdet-i vücûd (varlıkta birlik) düşüncesini işleyen tasavvuf edebiyatının ünlü şairi İbnül-Fâriz, meşhur Hamriyye kasidesinde, maddi şarabın sıfat ve özellikleriyle ilahi aşk ve muhabbeti sembolize etmiştir. Kasidenin ilk beytinde, evren yaratılmadan önce sevgilinin anısına içtiği şarapla mest olduğunu söyleyen İbnül-Fâriz, şiir boyunca muhabbet şarabını farklı özellikleriyle açıklamıştır. Kasidenin bugüne kadar tespit edilmiş yirmi beş kadar tercüme ve şerhi vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle yapılan bu tercüme ve şerhlerin yaklaşık on beşi Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.
Elinizdeki kitap, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı Türkçesiyle yazılmış yeni bir tercümesini daha gün yüzüne çıkarmaktadır. 1937 yılında Tercümetü Kasideti İbnil-Fâriz (İbnül-Fârizin Hamriyye Tercümesi) adıyla kaleme alınan eserin içinde Mollâ Câmînin Hamriyye kasidesi üzerine yazdığı Farsça rubailer (dörtlük) ile İbnün-Nahvînin Hamriyye kasidesine yazdığı tahmislerin (beşleme) tercümesi de yer almaktadır. Üç tercümeyi bir arada sunan bu eser, Muhammet İnce tarafından bir incelemeyle birlikte Latin alfabesine aktarılarak okuyucusunun hizmetine sunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Genetik Hastalıklar ve Spor
Genetik hastalıklar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve genetik materyallerdeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Bu tür hastalıklar genellikle fiziksel ve psikolojik zorluklara neden olur ve bireylerin günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkiler. “Genetik Hastalıklar ve Spor” adlı bu kitap, genetik hastalıkları olan bireyler için spor ve fiziksel aktivitenin önemini incelemekte; genetik bozuklukların sağlık üzerindeki etkilerini ve sporun bu etkileri nasıl hafifletebileceğini araştırmaktadır. Ayrıca kitap, genetik hastalıkların çeşitlerini, bu hastalıkların bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini ve egzersizin bu etkileri nasıl azaltabileceğini ele almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile; ihalelerde saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının en geniş şekilde sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları ihalelerde tek bir yasal düzenlemeye tâbi olmaları, tahmini bedel baz alınarak indirim yapılmak suretiyle ihaleye çıkılması yerine, işlerin istekliler tarafından piyasa rayiçlerine uygun fiyatlara göre tespit ve teklif edilen gerçekçi bedeller üzerinden ihale edilmesi amaçlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile birlikte uygulama yönetmelikleri de oluşturulmuş, Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği ile birlikte eski adı ile Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi olan şartname Yapım İşleri Genel Şartnamesi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu kitapla yapım sürecinde sözleşme imzalanması ve işin yapım sürecinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin maddeleriyle, Yüksek Fen Kurulu, Sayıştay ve Yargıtay kararları ışığında taraflar arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıklara yol gösterilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
Magical realism is an appropriate genre for the authors dealing with problematic themes such as memory because it is practical for those seeking for answers to these problematic questions that cannot be solved with empirical attitudes. In The Buried Giant, Ishiguro handles the chaotic nature of memory creating a primitive version of Britain where people’s memories are covered by a magical mist. This spell has an effect not only on individuals such as Axl and Beatrice, but also on the two ethnic groups, the Saxons and the Britons, making them forget the former enmity between them. In this regard, referring to the theoretical background of magical realism, this book aims to analyse the magical realist elements of the novel that enables Ishiguro to discuss the effects of memory loss on individuals and societies.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Krizler
Türkiye ekonomisi, Gülten Kazgan Hoca’nın unutulmaz deyimiyle bir mehter takımına benzemektedir: “İki ileri bir geri.” Ekonomide belirli bir büyüme süreci mutlaka iktisadi krizle kesilmekte ve ekonomi sık sık dalgalanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi tarihi bir krizler tarihi olarak da adlandırılabilir.
Çalışmada değerli hocalarımızın katkılarıyla oluşturulan dokuz bölüm yer almaktadır. Bu çerçevede ABD’deki “1929 Buhranı”nın Türkiye ekonomisine etkileriyle başlayan eser, 2018-2022 “Kur Krizi”ne kadar uzanmaktadır. Bu bağlamda okuyucuya geniş bir spektrum sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve YAPI
Toplum kuramlarının yaklaşımları açısından, yapı ve değişim sürekli ve etkin bir etkileşim içinde olduğu söylenebilir. Her yapısal etki -devrimler ya da icatlara dayanan kırılmalar gibi- toplumsal bir yeniden üretim sağlar ya da yeniden üretimler; doğrudan yapısal değişimler anlamına da gelebilir. Buradan hareketle Toplum ve Yapı adlı bu çalışma: psikolojiden yönetime, istisnadan insana, süreksizlikten topluma, göçten kente, bireyden eğitime ve tarihsellikten dil ve zaman felsefesine kadar geniş başlıklara uzanmaktadır.
Toplum ve yapı bir teori olarak kültürel farkındalıkların rasyonel kurgusudur. Toplum ve yapı bütünlüğü temsil etmez; ancak bütüne giden tekillerin genel bağlam eşiklerini karşılayabilir. Bu da her bir tekilin eleştiri gerekirliliğinin altını çizer. Başlatılma vaadi hiç bitmeyen o büyük Tarih yerine, kurgunun yapısallığını olumlamamak elimizdedir. Toplum ve yapı karşılıklılık içeren ender kavramlar olarak karşımızdadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
Kefalet ticaret ve yargı hukukunda kullanılan hukuki/fıkhî bir muameledir. Kısaca bir şahsın diğer bir kişinin borç ve sorumluluğunu üzerine almasıdır. Osmanlı Devleti bu kavramın kapsamını genişleterek, toplumsal kontrol ve güvenlik mekanizmasına dönüştürdü. Toplu ve müteselsil kefalet sistemiyle ahali birbirlerinin davranışından sorumlu tutulmuş, böylece her bir şahıs diğerinin davranışlarını dizginleyen, gözeten ve gözlemleyen birer göz haline getirilmeye çalışılmıştır. Köylüler, aşiret mensupları, şehirlerdeki meslek grupları karşılıklı ve müteselsil (zincirleme) kefalete bağlanarak kayıt alınmış ve birbirlerinden sorumlu hale getirilmişlerdir.
Elimizdeki 1262/1845 tarihli Siverek Kefalet Defteri böyle bir faaliyete dair önemli bir kaynaktır. Defter kayıtlarına göre, başta şehir merkezindeki mahalleler, daha sonra kazaya bağlı tüm nahiye ve köylerdeki Müslüman ve gayrimüslim ergin erkekler sayılarak temsilcilerine imzalatılan “Kefalet Sözleşmesi” şartlarına uyacaklarına dair birbirlerine kefil edilmişlerdir. Defter şehrin ve bağlı köylerin demografik yapısı, ticari hayatı, bölgede kullanılan kişi ve yer adları hakkında önemli veriler sunmaktadır.
₺440,00