KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

TÜRKLERDE TİCARETİN SEYRİ
₺235,00 -

Türkiye Ekonomisinde Krizler
₺380,00 -

Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
₺575,00 -

TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
₺300,00 -

Tercüme-i Tevrìt
₺300,00 -

TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
₺495,00 -

Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
₺300,00 -

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE AVRUPA
₺275,00 -

Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma
-

Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
₺250,00 -

REKLAM VE TÜKETİM
-

PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİNİN OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILMASI
₺275,00 -

Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
₺260,00 -

On the Improvement of the Understanding
₺380,00 -

Muslim Woman Representation in Western Literature
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlık ve Medeniyet Tarihi
İnsanlığın gelişimi eğitimle mümkündür. Eğitimi başaran toplumlar insanlığa da katkı yapmışlardır. İlk çağda Orta Asya, Çin, Hindistan, Mısır, Yunanistan ve Anadolu’da kurulan devletlerde bunu görmek mümkündür. İnsanlık adına eğitim kurumları da oluşturulmuştur; Sümerler yazıyı keşfettiler, Uygur Türkleri tahta kalıplarla kitap basmanın prototipini başarırken, Almanlar bunu seri üretim şeklinde gerçekleştirdiler. 20. Yüzyılda bunu ulaşım ve bilişim teknolojileri izlemiştir. Türklerin Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde geliştirdikleri eğitim kurumları, yetiştirdikleri düşünürler insanlık adına önemli gelişmelerdir. Büyük Selçuklular zamanında kurulan «Nizamiye Medreseleri» kendi devrinde dünyanın önde gelen eğitim ve ilim yuvalarıdır. Bu ilim yuvaları tarihçi Yılmaz Öztuna’nın deyimiyle bugünkü üniversitelerin temelini teşkil etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, yükselme dönemlerinde insanlığa adalet, huzur ve nizam götürmüştür.
İnsanlık adına yapılmış bu tür gelişmeler kitabın konuları arasındadır. On bölümden oluşan kitabın ilk yedi bölümünde insanlığın medeniyete yaptığı hizmetler, son üç bölümde ise düşünce ve düşünürlerin görüşleri ile felsefe problemleri ele alınıp tartışılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Erotic Motive in Literature
There is no form or species of literature that may not be interpreted by psychoanalytic methods. Be the author ever so objective, no matter how much he has sought to make his personality intangible and elusive, there are means, with the aid of clues, of opening up the barred gates of his soul. Men like Flaubert and Merimée, who believed in the impersonal and objective theory of art and who strove deliberately to conceal their personalities, failed in doing so. Their presence is revealed in their stories; they could not hold themselves aloof. It is true we have been aided by external evidence in learning what methods they employed to render themselves impersonal; the real Merimée and Flaubert, however, were made to emerge by the help of their published personal letters. It matters not whether the author writes realistic or romantic fiction, autobiographical or historical tales, lyric or epic poems, dramas or essays, his unconscious is there, in some degree.
But in a field which is largely new, it is best to take those works or species of writing where the existence of the unconscious does not elude our efforts to detect it. Therefore, much will be said in this volume of works where there is no question that the author is talking from his own experiences, in his own person, or where he is using some character as a vehicle for his own point of view. Such works include lyric poetry which is usually the personal expression of the love emotions of the singer. Burns, Byron, Shelley, Keats and Swinburne have left us records of their love affairs in their great lyric poems. Most of these were inspired by frustration of love, and were the results of actual experiences. And though much is said in them, other facts may be deduced.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt II
Geleneksel misyonerlik tarihi anlatılarının ötesine geçen bu kapsamlı çalışma, binaları ve diplomatik belgeleri değil; bu devasa yapıyı omuzlarında taşıyan insan unsurunu merkeze alıyor. Çalışma 1026 kişilik personel evrenini kolektif biyografi ve tarihsel demografi yöntemleriyle çözümlüyor. Eser; New England’dan Doğu’nun zorlu coğrafik şartlarına “biyolojik şok” tecrübesini, rasyonel personel yönetimini, “misyoner hanedanlıkları” yaratan akrabalık ağlarını ve kadın misyonerlerin dirençli profillerini ampirik verilerle inceliyor. Kurumsal aklın, yetkiyi yerel kadrolara devrederek kendi varlığını planlı şekilde tasfiye etme stratejisini deşifre ediyor. “Misyoner anatomisini” karanlıkta bırakmayan bu kitap, Yakındoğu’nun toplumsal dönüşümünü insan kaynağı üzerinden yeniden okuyan benzersiz bir başvuru kaynağıdır.
₺1.100,00
KİTAP TANITIMI
MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
Masallar kaygıları, masallar yazgıları, masallar hayatı anlatırlar. Binlerce yıldır farklı coğrafyalarda, farklı kişiler tarafından, farklı biçimlerde söylenseler de ilmek ilmek işlenseler de insan algısından harmanlanırlar ve sürekli karşımıza çıkarlar. Masallar sözlü kültürde ekilmiş, yazılı kültürde olgunlaşmış ve artık dijital çağda taçlanmış üretimlerdir. Edebiyatta anlatı, sinemada film, iletişimde reklam, psikoloji de ise terapidir. Kısacası masal, binlerce yıldır değişik formlarda karşımızdadır.
Münferit bir dünya, yekpare bir ürün gibi düşünülen masal; insanı insan yapan bütün alanlarla, sosyal bilimlerle organik ve köklü bir bağa sahip olan bir yaratımdır. Masala yönelik çalışmalara bakıldığında çoğunlukla masalın diğer halk edebiyatı ürünleriyle karşılaştırıldığı, türler arası benzerliklerin ve farklılıkların üzerinde durulduğu görülmektedir. Masal türünü sadece edebiyat nevinden yaratımlarla karşılaştırmak masalı bir alana hapsetmekten başka bir şey değildir. Disiplinler arası çalışmaların arttığı günümüz dünyasında, bu çalışmayla masalın farklı disiplinlerde nasıl yorumlandığı ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
In undertaking to treat of Aristotle as the expounder of ancient educational ideas, I might, with Kapp’s Aristoteles’ Staatspaedagogik before me, have made my task an easy one. I might simply have presented in an orderly way and with a little commentary, what is to be found on the subject of education in his various works—Politics, Ethics, Rhetoric, Poetics, etc. I had two reasons, however, for not adopting this course: (1) that this work had been done, better than I could do it, in the treatise referred to, and (2) that a mere restatement of what Aristotle says on education would hardly have shown his relation to ancient pedagogy as a whole. I therefore judged it better, by tracing briefly the whole history of Greek education up to Aristotle and down from Aristotle, to show the past which conditioned his theories and the future which was conditioned by them. Only thus, it seemed to me, could his teachings be seen in their proper light. And I have found that this method has many advantages, of which I may mention one. It has enabled me to show the close connection that existed at all times between Greek education and Greek social and political life, and to present the one as the reflection of the other. And this is no small advantage, since it is just from its relation to the whole of life that Greek education derives its chief interest for us. We can never, indeed, return to the purely political education of the Greeks; they themselves had to abandon that, and, since then,
A boundless hope has passed across the earth—
a hope which gives our education a meaning and a scope far wider than any that the State aims at; but in these days, when the State and the institution which embodies that hope are contending for the right to educate, it cannot but aid us in settling their respective claims, to follow the process by which they came to have distinct claims at all, and to see just what these mean. This process, the method which I have followed has, I hope, enabled me, in some degree, to bring into clearness. This, at all events, has been one of my chief aims.
…
THOMAS DAVIDSON
“Glenmore,”
Keene, Essex Co., N.Y.
October, 1891.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Vecizeler (Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap)
Edebiyat tarihlerinde yer alan kimi isimler edebiyatın vitrininde kimi arka bahçesinde, bazıları piramidin zirvesinde bazılarıysa hâlâ toprak altında “nisyan” denilen toz zerrelerinin arasındadır. Bu isimlerden biri gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi’dir.
Mehmet Cemil’in vecizeleri 1918-1922 yılları arasında Vecizeler adıyla dört ayrı kitap halinde Arap harfleri ile yayımlanır. Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik Bölükbaşı, gibi pek çok ismin iltifatnameleri ile neşredilen bu kitaplar yüz yıl sonra gün yüzüne çıkarılmaktadır. Amacımız hem Türk edebiyatına, bir tür olarak vecize edebiyatına küçük bir katkı sağlamak hem de döneminde makaleleri ile Fransız basınında yer alan bir Türk yazarının ismini “zamanın amansız tırnakları” arasından kurtararak unutulmasına mâni olmaktır.
Elinizdeki kitap “sağır kubbe”de asılı kalan bir seda, edebiyatımızın unutulanlar mahzeninden bir isim ve dört eseridir.
Gün gelir ki en meyus olduğun günleri cennet eyyamı gibi hatırlarsın.
Az çok bir tatsızlık vukuunda ubudiyetini gevşetmemeli! Allah sonra da lazım.
Tacil istiklale müdahaledir.
Ayağına gelen günah ile zekâ sarf ederek îkâ ettiğin günah başkadır.
Hülya kurmak da nimet-i ilâhîdir: Ağrıdan kederden hiddetten âzâde bulunduğuna delildir.
Arkadan söylemek yüz tutmamaktan değil utanmamaktandır.
Münevverle cahil hiddet zamanında bir seviyeye gelirler.
Küçük günahlarda Allah’tan korkar, büyüklerinde affına güveniriz.
Anlayan ile anlamayan cevaplarından ziyade suallerinden bellidir.
Tevazu olduğumuzdan küçük görünmek değil, değerimizden fazla görünmemektir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
HUMANS insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır.
Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor?
Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak Gerçek değil ki
Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım?
Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı.
Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık.
Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız.
Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginianın anısına geliştirildi.
Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur.
Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı.
Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.
Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz.
Yapay Zekâ V: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım.
Sentetik Anatole: Bütün sentetikler DayZerodaortaya çıktı. Tanrı öyle istedi.
Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
Günümüz itibarıyla çevrimiçi uzaktan eğitime ilgi ve talep artarak devam etmektedir. Çevrimiçi eğitimin zamandan ve mekândan bağımsız öğrenme ortamları sunması, gelişen teknoloji ile birlikte farklı öğrenme deneyimleri sağlaması gibi birçok etken bu artan ilginin sebepleri arasında gösterilebilir. Ayrıca yaşanan Covid-19 salgını bağlamında çevrimiçi eğitim veren kurumların ve bu kurumlarda öğrenim gören öğrenenlerin sayısındaki artışın sonucunda nitelikli çevrimiçi eğitim ihtiyacı sıkça gündeme gelmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir.
Bu kitapta; nitelikli çevrimiçi eğitim hizmeti sunmak için kurumların sahip olması gereken standartlara ve öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca bu kitapta; uzaktan eğitim, çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, uzaktan eğitimin tarihsel süreçleri ve gelişimi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler, kaliteli çevrimiçi eğitim için yayınlanan standartlar vb. birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
Üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim-öğretim alanlarında huzurlu ve sağlıklı bir eğitimin yürütülmesinde gerekli olan unsurların başında güvenlik olgusu gelmektedirler. Üniversitelerde öğrenciler ve aileleri açısından olduğu kadar, akademik ve idari personel için de büyük önem arz eden güvenlik faaliyetleri, bilişim teknolojilerine dayalı özel güvenlik sistemlerinin desteğiyle daha etkin bir hale gelmiştir.
Bu kitap çalışmasında akademik yazında yeterli düzeyde değinilmeyen ‘Özel Güvenlik Sistemleri’ kavramı ile ilgili bir çerçeve sunularak akademik literatüre katkıda bulunulmuştur. Ayrıca, özel güvenlik sistemlerinin yükseköğretim kurumlarında kullanımı ve sağladığı faydalara yönelik olarak; yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorulardan oluşan, farklı demografik özelliklerde yöneticiler, sektör çalışanları, hizmet sağlayan firmaların temsilcilerinin katkıda bulunduğu, 33 kişiyle yüz yüze yapılan keşifsel, açıklayıcı bir nitel araştırmanın bulgularına yer verilmiştir.
Özel Güvenlik Sistemleri ve bu sistemlerin yükseköğretim kurumlarında kullanımıyla faydaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu eserin başta ilgili alanlarda lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan öğrenciler olmak üzere akademik camiaya faydalı olmasını temenni ediyorum.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Eğlendirerek Değer Edindiren İzlence: Çizgi Filmler
Bu kitap, yediden yetmişe geniş bir izler kitleye sahip çizgi filmlerin aktardığı toplumsal değerleri irdelemektedir. Renkli ve eğlendirici bir dünya evreninde çizgi filmler, medya-toplumsal değerler tartışmasında önemli bir paradigma oluşturarak izleyicisine gündelik yaşamın keşmekeşinde bir ışık olmaktadır. Eğlenceye dayalı bilgi aktarımı sürecinde çizgi filmler, bir yandan çocuklara diğer yandan yetişkinlere gündelik yaşamlarını organize etme, sorunlarla baş edebilme ve hangi değerlerle toplumsal hayatta oryantasyon sağlayabileceklerini göstermektedir.
Tüm bu tespitler ışığında bu kitap, eğlendirerek toplumsal değerleri edindiren çizgi filmlerin insanın sorunlarla başa çıkabilmesini ve gündelik yaşamda ihtiyaç duyduğu değer yönelimlerinin neler olabileceği sorunsalının cevabını aramaktadır. Zira alınacak cevap, kuşkusuz insana değer yönelimlerinde edineceği özdeşleşme fırsatlarını da gösterecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Barok’ta Dans Müziği II
Barok’ta Dans Müziği kitaplarında Barok dans müzikleri teorik, biçimsel, tarihsel özellikleri ve karakterleri yönünden incelenmiş, 20’den fazla dans, Erken, Orta ve Geç Barok dönemden 25 bestecinin 37 yapıtı üzerinden değerlendirmiştir. İncelenen yapıtların müziklerine ve dansların görsel materyaline internet üzerinden kolay erişim için kitap içerisine QR kodlar konulmuştur. Okuyucunun kapsamlı bir anlayışa ulaşabilmesi için sadece Barok dönem ile sınırlı kalınmamış, Barok dansların öncüllerine ve sonraki dönemlerdeki tezahürlerine de yer verilmiştir. Barok dönemde olgunlaşmaya başlayan dans notasyonunun gelişimi ve 20.yy.daki yeniden keşif süreci de bahsi geçen kapsamlı anlayışın oluşması açısından önem arz etmesi sebebiyle kitaba dâhil edilmiştir. Yapılan incelemelerle; söz konusu dans müziklerinin geçirdiği evrimsel süreç, bestecilerin dansları yapıtlarında kullanma şekilleri ve bestelerin oluşum süreçlerindeki önemli noktalar ile ilgili içgörü kazanılması amaçlanmıştır. Kitaplar, Barok dans müziklerini icra eden yorumcular, bu konuyu araştıran teorisyenler ve müzikologlar için yol gösterici birer kaynak olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
Bilindiği üzere suçlu ve mağdur, suç olgusunun temel unsurlarındandır. Suç soruşturmasında mağdura verilen önem, eskiye kıyasla artmıştır. Buradan hareketle adli gerçeğe başarılı bir şekilde ulaşmada, ceza adalet sistemi paydaşlarının mağdur psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmaları önem teşkil etmektedir. Suç mağduriyetini anlama ve mağdura sunulacak olan doğru yaklaşım, yalnızca mağdurun mevcut travmasını hafifletmeye değil, ikincil mağduriyetlerin oluşmasını önlemeye de destek sağlayabilir. Dolayısıyla kolluk profesyonellerinin sıklıkla karşılaşabileceği konular özelinde, alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınmış bu eser, her ne kadar kolluğun faydalanabilmesi amacıyla hazırlanmış olsa da ceza adalet sisteminde görev alan tüm uzmanlar için rehber niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
Çevresel, sosyal ve ekonomik süreçlerle doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilenen birçok bilim dalı bulunmaktadır. Bu bilim dalları içerisinde Coğrafya Bilimi ve coğrafyacılar çok önemli bir yere sahiptir. Öyle ki dünya genelini etkileyen doğal, sosyal, ekonomik ve politik problemlere odaklanan coğrafyacılar, insan ve mekân arasındaki etkileşime odaklanmaktadırlar. Bu etkileşimin nedensellik, bağlantı ve dağılış ilkelerine göre incelenmesi, sonuçlarının coğrafi açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar da düşünüldüğünde coğrafyacılara ve onlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Bu sorumluluk bilinci ile hareket eden coğrafyacılar hem bu bilimin gelişmesine hem de insanlığın geleceğine ışık tutmaktadırlar. Bu kapsamda “Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar” başlıklı bu kitapta; fiziki, beşerî, ekonomik coğrafya ile coğrafi bilgi sistemleri alanında çalışmalar yürüten kıymetli bilim insanlarının değerli çalışmaları bir araya getirilerek coğrafya bilimine ve literatürüne katkı sunulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Safî Mustafa Efendinin Tarihleri
Kültür ve edebiyatımızda tarih düşürme olarak adlandırılan geleneğe dair çok zengin bir birikim mevcuttur. Ebced hesabı denilen ve harflerin sayısal değerlerini esas alan bir sisteme dayanan tarih düşürmede bir olayın gerçekleşme zamanı; bir kelime, kelime grubu, bir dize, beyit veya bent içerisinde dile getirilir. Tarihler bir insanın doğumu, eğitime/işe başlaması, evlenmesi, ölümü gibi ferdî konularda yazılabildiği gibi; savaş, barış, fetih gibi toplumsal konularda yahut deprem, sel, bulaşıcı hastalıklar gibi sıra dışı olaylar sebebiyle de yazılmışlardır. Ayrıca çeşme, köprü, medrese, cami, köşk, saray vb. çeşitli binaların yapılması ya da manzum/mensur veya telif/tercüme bir eserin tamamlanması gibi sebeplerle de tarih yazımı -asırlarca süren- bir gelenek hâlinde devam etmiştir.
Tarih düşürme konusunda Haşimî, Aynî ve -özellikle- Sürûrî gibi öne çıkan isimler olduğu gibi adlarına sadece şuara tezkirelerinde rastlanılan yahut bu özelliğinden hiç bahsedilmeyen çok sayıda şair de mevcuttur. Üzerinde çalışma yaptığımız Safî Mustafa Efendi de sözünü ettiğimiz bu şairlerden biridir. Ancak Safînin sadece tarih düşürme konusunda değil aynı zamanda biyografisi ve eserleri yönüyle de kaynakların ihmal ve hatta mağdur ettiği bir isim olduğu görülmektedir. Bu kitap çalışmasında ise şairin özellikle kendi eserleri için yazdığı tarihler üzerine odaklanılmış olup bunların müstakil eserler üzerine düşürülen tarihler kapsamında rekor sayılabilecek bir yekûna ulaştığı görülmüştür. Çalışmada bu tarihlere ve çözümlerine ilişkin oldukça detaylı bilgiler bulunmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
Bizans ile Batı dünyası arasında yüzyıllardır süregelen siyâsî, ticârî ve dînî rekabetin doruğa ulaştığı İmparator I. Aleksios Komnenos dönemindeki Bizans-Batı ilişkileri, doğurmuş olduğu sonuçlar bakımından Orta Çağ tarihinde önemli bir yere sahiptir. İmparatorun tahta çıktığı 1081 yılından 1118’deki ölümüne kadar geçen 37 yıllık süreçte Bizans ve Batı dünyası arasındaki önyargıların, dînî ve kültürel farklılıkların iki medeniyeti nasıl bir çatışma içine ittiğine dâir önemli gelişmelere sahne olmuştur. Batı’nın köklü bir geçmiş ve geleneğe sahip olan Bizans’a karşı üstünlüğü ele geçirme ve Doğu Hıristiyanlığını etkisi altına alma çabaları, bu dönemde Haçlı Seferleri ile birlikte zirveye ulaşmıştır. Tahta çıktığında doğusunda Selçuklu Türkleri, batısında ise Norman tehlikesiyle karşı karşıya olan İmparator Aleksios, siyâsî zekâsı ve askerî tecrübesiyle Batı ve Bizans arasındaki dengeleri mümkün olduğu kadar imparatorluğun lehinde tutmaya çalışmıştır. Fakat Aleksios’un bu doğrultuda attığı adımlar imparatorluğu gelecekte kaldıramayacağı mâlî yükler altına soktuğu gibi Haçlılar ve Haçlı devletleriyle giderek kötüleşen münâsebetleri ise 1204’e Bizans İmparatorluğu’nun parçalanarak İstanbul’da bir Latin devletinin kuruluşuyla sonuçlanacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle dilbilgisi öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin dilbilgisi öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00