KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Klasik Dönem Osmanlı Nesri
-

KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
₺560,00 -

İŞLETME ve ÇEVRE
-

İngiltere’nin Filistin Politikaları
₺250,00 -

İBRET Mehmed Tahir Münif
₺300,00 -

HATAY’DAKİ SURİYELİLER
-

GÖZETLEYEN BAKIŞ
₺260,00 -

Genel Hematoloji
-

FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
₺260,00 -

ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
₺300,00 -

Diversifying Feminisms in the Literary World
₺455,00 -

Digital Transformation In Education
₺325,00 -

ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
₺275,00 -

Coğrafyada Uzaktan Algılama
₺440,00 -

Bolu Folklorunda Mâniler
₺315,00 -

Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Özel Havayolu İşletmelerinin Rekabet Stratejileri Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’de yolcu taşıyıcı olarak faaliyet gösteren tarifeli ve tarifesiz (charter) havayollarının rekabet stratejileri üzerine yazılmış en kapsamlı kitaptır. Havayollarının üst düzey yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda yapılan araştırmada, havayolu işletmelerinin rekabet stratejileri ortaya konulmuş, bu sayede sektörün rekabet yapısı da ortaya çıkarılmıştır. Havayollarının bilinçli veya bilinçsiz olarak uyguladıkları rekabet stratejilerinin, Porter’ın jenerik stratejileri ile Miles ve Snow’un rekabet tipolojisi içerisinde hangileri oldukları gösterilmiştir. Stratejistlerin işletmeler tarafından tek bir rekabet stratejisi uygulaması gerektiği, aksi takdirde sürdürülebilirliğin olmayacağı görüşünün tersine; bu kitap, Türkiye’deki havayolu işletmelerinin birden çok rekabet stratejisini aynı anda uygulayan hibrid bir yapıda olduğunu ortaya çıkaran eşsiz bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Bu kitap, tur kayağı yapan doğa sporcularının seyahat motivasyonları ve memnuniyet düzeylerini inceleyerek tur kayağı, kış turizmi ve doğa sporları alanında önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmada, sporcuların tur kayağına yönelmesinde etkili olan bireysel, sosyal ve çevresel faktörler ile tercih ettikleri alanların belirleyici rolü ele alınmış; katılımcıların seyahat sürecinde deneyimledikleri kaygılar ve etkinlik sonrası ulaştıkları doyum düzeyleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Araştırma, yalnızca ulusal değil uluslararası boyutta da tur kayağı turizminin dinamiklerini ortaya koyarak sürdürülebilir turizmin sağlanabilmesi açısından hem akademik alana hem de sektör paydaşlarına yol gösterici nitelik taşımaktadır. Bu yönüyle eser, turizm araştırmacıları, doğa sporlarıyla ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve uygulayıcılar için değerli bir kaynak olmasının yanı sıra, tur kayağının bireysel ve toplumsal açıdan farklı boyutlarını ortaya koyan özgün bir çalışmadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation In Education
Development in digital technologies changed the way information is generated and communicated to the others in all domains of social life. The most significant impact of digitalization has been on education owing to digital instruments which altered the nature of educational practices drastically. The outbreak of the pandemic fostered and accelerated the integration of digital technologies into the educational ecosystems and with the boost of digital technologies, digital skills and competences became the most significant priorities of 21st century. Shareholders of educational institutions had to equip themselves with essential skills and competences to optimize the use and benefits of digital technologies applied in educational contexts. Keeping pace with the latest developments in digital technologies has been perceived as a significant priority for educational institutions, which paved the way for digital transformation in education. Digital transformation contributed to educational practices in such ways as providing adaptability and flexibility, individualization of learning, real time continuous feedback and self-directed learning. This study aims at presenting a consistent and comprehensive view for the phenomenon of digital transformation in education.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I
Dikte uygulaması yaptıran eğitmenler ve dikte yazım becerisini geliştirmek isteyen öğrencilere yönelik hazırlanan Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte I kitabı, melodik ve ritmik yapısı itibarıyla zorluk seviyesi kademeli olarak artan diktelerden oluşmaktadır. Basit ölçülerde yazılmış bu dikteler, ilk aşamada yanaşık seslerle kurulan melodik yapılardan oluşurken her aşamada daha büyük aralıkların eklenmesiyle daha ileri bir seviyeye ulaşmış olur. Melodik yapıya paralel şekilde diktelerin ritmik yapısı da daha basit ritim kalıplarından başlayarak kademeli olarak yeni ritim kalıplarının eklenmesiyle ilerler. Böylece her yeni aşamada zorluk derecesi bir üst seviyeye taşınmış olur. Günümüzün teknolojik olanaklarını kullanarak isteyen herkesin dikte çalışması yapabilmesi için tasarlanan bu çalışma, bir kaynak kitap olarak dikte konusuna yeni bir yaklaşım sunmaktadır
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Fortran 90
Fortran programlama dili oldukça eski programlama dillerinden biri olmasına rağmen, günümüzde Matematikçiler, Fizikçiler ve Mühendisler tarafından yaygın olarak kullanılan bir programlama dilli olma özelliğini sürdürmektedir. Fortran programı diğer proramlama dillerine göre sayısal hesaplamalarda oldukça iyi sonuçlar verdiğinden halen daha bilimsel çalışma yapan birçok kişi tarafından kullanılan ve tercih edilen bir programlama dilidir. Bunun yanı sıra Fortran programlama dili diğer programlama dillerine göre oldukça basit bir yapıya sahiptir. Bu yönü programlamayla yeni tanışanlar için bir avantajdır. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
İngiltere’nin Filistin Politikaları
Orta Doğu, konumu, enerji kaynakları, manevi kıymeti gibi sebeplerle tarihi boyunca gözlerin üzerine çevrildiği bir bölge olmuştur. Bölge içerisinde en dikkat çeken topraklar ise kuşkusuz Filistin coğrafyasındadır. 19’ncu asrın ikinci çeyreği itibariyle görünür hale gelen faaliyetlerle yavaş yavaş Osmanlı’dan uzaklaşan Filistin’e bir yandan Yahudi göçleri de başlamış, ilk büyük harbin ardından artık İngiltere’nin mandasındaki yerler arasına katılmıştır. Bugün bölgenin neredeyse tamamını elinde bulunduran Yahudilerin devletleşmesine giden süreç, bu kitabın sınırları dahilindedir. Bir diğer ifadeyle kitapta Filistin’in Osmanlı Devleti’nden kopuşu ile İsrail’in kuruluşu arasındaki yılları, Kudüs’ün öne çıkartılmasıyla okuyucuya sunulmuştur. 1917-1947 arasındaki gelişmeleri ele alan kitapta 1917’ye nasıl gelindiği ve 1947’den sonra nereye doğru gidildiğine dair satırlara da rastlanırken 21’nci asrın ilk çeyreğinin geride bırakıldığı bugünlerde dahi halen gündemi şekillendiren Filistin’deki gerginliklerin nasıl doğduğu ve neden çözülemediği sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gönül Kimi Severse
Bu eser Cemal Hurşid tarafından yazılmış olup 1923 yılında Sinop Matbaasında basılmıştır. Eserin; Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde 1158/813 ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kütüphanesinde 1248 demirbaş numaralarına kayıtlı birer nüshası bulunmaktadır. Çalışmamızı, Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde bulunan nüshayı esas alarak oluşturduk.
Sinop’ta 1922 yılında kurulan matbaa ile pek çok gazete, mecmua ve kitap basılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan matbaa, halkın okuma yazma oranını yükseltmiş ayrıca duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir.
Kitap; ”Gönül Kimi Severse”, ”Erkekler mi?”, ”Kalbin Sesi”, ”Mütareke ve Sulh”, ”Nigar Duymasın”, ”Bir Saadet-i Ebediye” olmak üzere gerçek hayatta yaşanmış altı hikâyeden oluşur. Sonlarına yazılış tarihleri verilen bu hikâyelerde genel olarak I. Dünya ve İstiklâl Harbi yılları, mütareke sonrası Anadolu’da sosyo-ekonomik hayat, çeşitli aşk ve kahramanlık hikâyeleri anlatılmıştır.
Ergün ACAR
₺195,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
Bu kitap Fransız düşünür Louis Althusser’in devlet aygıtlarına yönelik ortaya koymuş olduğu sınıflandırmayı ordu-siyaset ilişkisi perspektifinden ele alarak Türkiye örneğine uyarlandığında ortaya çıkan sonuçları tartışmayı hedeflemiştir. Modernleşme projesinin ağırlıklı olarak askeri elitler aracılığıyla gerçekleştirildiği söylenebilecek olan Türkiye’nin siyasal yaşamında ordunun yalnızca bir baskı aygıtı değil ondan daha da ön planda dönemsel olarak ideolojik bir aygıt işlevi gördüğü iddiasından yola çıkılmıştır. Bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesinin fikri bir karşılığı olarak kabul edilebilecek Kemalizm ideolojisinin sahip olduğu temel prensip ve yaklaşımların topluma yayılmasında ordunun üstlendiği fonksiyonlar ortaya konulmak istenmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin politik yapısında silahlı kuvvetlerin niçin salt bir baskı aygıtı olarak değerlendirilemeyeceği sorusuna da yanıt aranmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Kadın
“Kent ve Kadın” isimli bu eser, kadınların kentlerde daha görünür olması arzunu taşıyan iki kadın akademisyen tarafından kaleme alınmıştır.
Kentsel kamusal yaşamın yönetim, siyaset ve sivil alanlarının her birinde kadınların, erkekler karşısında eşit hak ve imkanlara sahip olması ve kullanabilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamış bir ülke olabilmemiz adına elzemdir. Bu nedenle bu eserde; kent, kentsel gelişmişlik, kentsel kamusal yaşam ve kentsel hizmetler çerçevesinde ülkemizde kadının konumu tartışmaya açılmıştır. Bu yönüyle, eserde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın başlığının kent ve yönetim disiplini açısından ele alınıyor olması; eserin literatüre ve alana ilgi duyanlara katkı sağlayacağını düşündürmektedir.
Son söz olarak, kentlerin kadınlar için daha güvenli ve kamusal yaşamında daha çok görünür oldukları birer yaşam alanı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Zübdetü’t-Tevârih’te Peygamberler Tarihi: Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Eseri ve Tahlili
XVI. yüzyıl Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Gelibolulu Mustafa Âlî tarafından kaleme alınan Zübdetü’t-Tevârih, peygamberler tarihine dair klasik bir Osmanlı yorumudur. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar Kur’an’da adı geçen peygamberlerin hayatları, kavimleriyle ilişkileri ve yaşadıkları olaylar, tarihsel anlatılarla iç içe, akıcı bir üslupla sunulur.
Bu çalışma, Reşid Efendi nüshasına dayanmakta olup eserin mukaddimesi ve birinci tabakasını içermektedir. Metin, özgün yapısı korunarak günümüz Türkçesine özenle aktarılmış hem akademik çevrelerin hem de meraklı okuyucuların istifadesine sunulmuştur.
Peygamberler tarihine Osmanlı perspektifinden bakmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
Osmanlı Devleti’nin bir cihan imparatorluğu olduğu dönemlerde üretilen seramikler, bugün halen değerli birer sanat eseri olarak dikkat çekmektedir. Özellikle Osmanlı’nın klasik döneminde üretilen İznik seramikleri, Batı dünyasının ilgisini 19. yüzyılda bir hayli cezbetmiştir. Koleksiyonerler, seyyahlar, tüccarlar, müze görevlileri ve sanat tacirleri farklı tarihlerde bu eserleri başta İngiltere olmak üzere Batı’ya taşımışlardır. Bugün halen dünyaca ünlü müzelerde ziyaretçilerini bekleyen Osmanlı seramiklerinin İngiltere yolculuğununun ve bugünkü durumlarının anlatıldığı bu kitap, aynı zamanda bu alanda yapılmış en kapsamlı ve güncel çalışmalardan biridir.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AMERİKAN TARİHİNDE SAVAŞ POLİTİKALARININ EKOLOJİK YANSIMALARI
“Ana akım tarih kitaplarında ülke siyasetine yön veren isimlerin ve bu isimlerin icraatlarının genellikle kahramanlaştırılarak anlatılmasına şahit oluruz. Kahramanlaştırmak içinse her daim savaşlara, zaferlere ve ganimete ihtiyaç vardır. Bu, aynı zamanda bir arada yaşayan insanlarda aidiyet duygusunu pekiştirmenin yoludur. Bu ihtiyacı karşılamak içinse kahramanın karşısında bir düşman olmalıdır. Bu düşmanın nerede olduğuna bağlı olarak bulunulan yer ya “kurtarılır” ya da “işgal edilir”. Ganimet ise her zaman ve her durumda kutsallaştırılan topraktır. Bireyin var olma alanını belirleyen ve bu alanı sınırlayan toprak, mülkiyet hakkının meşrulaştırılıp evrensel bir hak olarak ilan edilmesiyle uğrunda topyekûn savaşılabilecek bir ideale dönüşür. Bu noktada, Amerikan coğrafyası ve tarihini belirleyen ve bunlara yön veren çatışma, savaş ve toprak politikalarının art alanını oluşturan ideolojik dinamiklerin incelenmesi günümüz dünya siyasetine ve yaşam biçimine yön veren en önemli küresel güçlerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin genel hatlarıyla aidiyet duygusunu ve hareket alanlarını nasıl geliştirdiğini öğrenmek adına önemlidir.”
Amerikan tarihini eko-eleştirel bir perspektifle savaş politikaları kapsamında inceleyen yazar, okuyuculara salt Amerikan tarihini şekillendiren olayları anlatmıyor; bu olayların sebeplerini irdeleyerek sonuçlarının doğaya ve “makbul vatandaş” dışında bırakılan “öteki” gruplara etkilerini de çözümlüyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
Malazgirt’in sosyal, siyasal ve kültürel hayatını merkeze alan bu kitap, erken cumhuriyetten çok partili döneme geçiş yıllarını kapsayan mikro-tarih ve kültür çalışmalarına örnek mahiyetindedir. Eser, makro planda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi; mikro planda ise Malazgirt ve taşrasındaki idari, siyasi ve sosyo-kültürel yaşantının değişimlerini ortaya koymak çabasındadır. Kitap, Malazgirt’in tarihsel ve ideolojik yönlerine dikkatleri çekerek, Malazgirt’in iktisat ve modernleşme noktalarında yaşadığı yalnızlığa yahut geri kalmışlığa kayıt düşmektedir. Kitabın, sosyal bilimler içerisinde kent/şehir tarihi literatürüne katkı sunması hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Hominidlere Genel Bir Bakış
Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sürmekte olan paleontolojik kazılarda çeşitli canlılara ait fosil materyaller bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Bu sayede birçok bilimsel soru cevap bulmakta ve birçok yeni soru da akıllara gelmektedir. Bu fosiller içerisinde önemli guruplardan bir tanesi geleneksel isimleriyle “hominidler”, günümüzdeki isimleriyle de “hominin”lerdir. Bu kitapta, 7 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan hominid ailesi ele alınmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nde Müslüman kız çocuklarının gidebileceği tek okul sıbyan mektebiydi. Kızlarına ileri derecede bir eğitim aldırmak isteyen aileler bunu özel hocalar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Konak eğitimden genellikle yöneticilerin veya ulemanın kızları faydalanmaktaydı. İslami kurallar gereğince ergenliğe giren Müslüman kız çocukları erkek hocadan ders alamadığından ve Batılılaşmayla birlikte Fransızca bilmek, piyano çalmak, Batılı gibi davranmak moda haline geldiğinden varlıklı aileler, evlerinde yabancı mürebbiye çalıştırmaya başladılar. Ailenin bir bireyi gibi muamele gören yabancı mürebbiyeler çocuklara Fransızca/İngilizce okuyup yazma, hesap bilgisi, piyano, resim, el işi, görgü kuralları gibi konularda eğitim vermekteydiler. Mürebbiyelerin bir kısmı işinin ehli olmakla birlikte birçoğu bu mesleğin eğitimini almamış kişilerden oluşmaktaydı. Müslüman ebeveynlerin yabancı mürebbiyelerin bilgisini denetleyecek donanıma sahip olmaması, kimi çocukların bu hanımlardan olumsuz bir biçimde etkilenmelerine ve kendi kültürlerine yabancılaşmalarına sebep oldu. Ülkenin içinde bulunduğu savaş ortamının da etkisiyle yabancı mürebbiyeler zamanla birer tehlike veya tehdit olarak görülmeye başlandı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
XIV. yüzyılın başından itibaren Batı Anadolu kıyılarında bir buçuk asra yakın bir süre hakim olan ve Anadolu’nun Türkleşme sürecinin tamamlandığı Beylikler döneminin göze çarpan beylikleri arasında yer alan Aydınoğulları Beyliği, özellikle ilmi ve kültürel faaliyetleri ile dikkat çekmektedirler. Türkçe’ye büyük önem veren bu sayede de pek çok değerli eserin Türkçe’ye çevrilmesine zemin hazırlayan Aydınoğulları pek çok mimari yapı ile Batı Anadolu kıyılarında bugün adlarını yaşatan bir şehir ile köklü kültürü miras bırakmışlardır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00