KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Örgüt Yönetiminde Duygular
₺315,00 -

Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
₺275,00 -

Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
₺380,00 -

Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
₺260,00 -

Markalaşalım
₺440,00 -

KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
-

Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
₺325,00 -

Kentbilim Öğretileri
₺845,00 -

KAʻBE-NÂME
₺495,00 -

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
-

İLK OKUM- YAZMA ÖĞRETİMİ (TÜMDENGELİM YÖNTEMİ) – AYRIŞTIRMA-
-

Hür Tefekkürün Kalelerinden İbret Gazetesi
₺890,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
₺250,00 -

Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
₺260,00 -

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
₺235,00 -

Fâtımî Devleti Tarihi
KİTAP TANITIMI
ÜTOPYA DÜNYASI
Ütopya, istenen ve arzu edilen bir toplumun rüyasıdır. Ütopyalar var olmayan ülkenin, kentin, toplumun, adanın, düzenin arayışı olarak edebiyatın içerisinde yer almaktadırlar. Daha iyi bir hayat adına çözüm yolu arayan ve bu yolu ütopya yazımında bulan yazar, yaşadığı dönemin sorunları ve aksaklıklarını, gözlemci ve anlatıcı bakış açısıyla okura aktarmaktadır. Ütopik eser ile mevcut düzene, yönetim biçimine, adalet ve eğitim sistemine yönelik bir başkaldırı sunulmaktadır.
İlk örneğine Antik Çağda Platonun Devlet adlı eserinde görülen ütopya düşüncesi, 16. yüzyıla gelindiğinde Thomas Moreun 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya adlı eseriyle edebiyat sahnesinde yerini almış ve gelişmeye başlamıştır. More, Ütopya eseriyle yeni bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Moreun ütopyasından sonra Batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında 19. yüzyıldan sonra rastlanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk ütopyası olarak kabul edilen Serbest İnsanlar Ülkesinde, 1930 yılında Ahmet Ağaoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Her iki eserde yer alan o dönemki mevcut toplum eleştirisi ve daha iyi bir yaşam düzeni düşüncesi, eserleri ütopik kılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
“On the Future of our Educational Institutions” comprehends a series of five lectures delivered by Nietzsche when Professor of Classical Philology at B?le University. As they were prepared when he was only twenty-seven years of age, we can scarcely expect to find in them that broad, “good European” point of view which we meet with in his later works. These lectures, however, are not only highly interesting in themselves; but indispensable for those who wish to trace the gradual development of Nietzsche’s thought.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İran, Suriye Savaşı ve Hizbullah
Küresel ve bölgesel güçlerin dahil olduğu Suriye’deki vekalet savaşında, İran, Şii milislerini Esad rejiminin yanında savaşmak üzere Suriye’deki çatışma sahasına seferber etmiştir. İran destekli Şii milisler, kuruluşlarından günümüze kadar İran’la yakın ilişkiler kurmuşlardır. Bu milislerin en önemlisi, İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı gücü olan Hizbullah’tır. 2010-2015 yılları arasındaki süreci kapsayan bu çalışmada, İran-Hizbullah ilişkileri tarihsel bir bağlama yerleştirilerek, Suriye savaşında İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı ve Şii milis güçlerinden biri olan Hizbullah’ın rolü, İran’ın Suriye politikası bağlamında ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
Günümüzde insanlar iyi insan olmanın önemini yeterince kavramamış gözükmektedirler. Ve maalesef Allah’a iman eden Müslümanlarda da durum böyledir. Kimisi ibadetlerini tam yapsa da günahlardan uzak duramamaktadırlar. Nitekim eğer ibadetleri kabul olsa idi, onlar günahlardan uzak dururlardı. Bu günahlardan bazıları şunlardır: kul hakkı yemek, adaletsiz yöneticiler, ticarette hile, haksız kazanç, hırsızlık, yalan, zina, faiz, gibi.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, başta İslam üzere olanlar olmak üzere insanlara iyi insan olmanın Allah katında da nasıl makbul olduğunu göstermektir. Nitekim Allah Kur’an da elli küsur ayette namazdan ve tek ayette de (Nur Suresi 31) başörtüsünden bahsederken, iyi insan olmakla alakalı iki yüz küsur ayet vardır. Bu sayılardan da Allah’ın iyi insan olmaya verdiği ehemmiyet anlaşılabilir.
İyi insan; kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan ve kendisine yapılmasını istediğini başkalarına yapan ve de niyeti her daim halis olan insandır. Bu çerçevede yapılan işler ise iyi/hayırlı işlerdir.
Hülasa, umarım bu kitap sizin daha iyi bir insan olmanızda faydalı olur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bellek ve Anımsama
Bellek çalışmalarının, özellikle son yirmi yılda kültür araştırmaları alanında yoğun ilgi görmesinin nedenleri arasında II. Dünya Savaşı sonrasında dünyada değişen sosyo-politik ve ekonomik dengeler, medyanın gücü ve yaşanılan felaketlerle toplumların yüzleşme isteği, postmodernist yaklaşımlar ve disiplinlerarası diyalogun etkileri önemli rol oynamaktadır.
Geçmişe bugünden bakıldığında, belleğin yönlendirilmesinde geçmişin tekrar ele alınmasının ve yorumlanmasının belirleyici bir güce sahip olduğu açıktır ve bu durum toplumların geleceğini de şekillendiren bir ilişkiler ağına işaret etmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Hafıza, Hatırlama ve Unutma
Bu, hiçbir akademik kurala uymayan, kendine has bir tarzda kaleme alınmış kitap, uzun yıllar bir konu üstünde düşünme ve çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ı Tanpınar yapan tesirler nerelerden geldi, o kimselerin kendi oluşumunda da kimler nasıl bir rol oynadı?” sorusunu araştıran bir çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır.
Orada, karşımıza çıkan, Tanpınar’ın da “ustam” diyerek kabul ettiği büyük Fransız düşünürü, yirminci yüzyılın bütün ilk yarısında, beynin “cortex” denen üst yapısında oluşan ve gelişen “DÜŞÜNCE”nin kanunlarını, kendi üzerinde deney ve gözlemler yaparak incelemek isteyen Paul Valéry idi.
Burada, beynin orta kısmındaki HAFIZA merkezinin çalışma yöntemi, kendini Paul Valéry gibi büyük bir şair ve düşünürle mukayese etme hatasına kapılmadan, normal günlük ve mesleki hayatı da hiç aksatmadan, düzensiz akan bir sohbet şeklinde, kendi üzerindeki gözetlemeler günü gününe kayda alınarak araştırılmıştır.
Bu kitabı okuyan her okuyucuya kendisinin de kendi üzerinde buna benzer gözlemler yapması tavsiye olunur.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
İstanbul, geçmişten günümüze pek çok etnik topluluğa ev sahipliği yapmış kozmopolit bir şehirdir. Geçmişten gelen Doğu Roma ve Selçuklu İmparatorluğu mirasları, Fransız İmparatorluğu etkisi, Arap medeniyetleri ve İslami yeme-içme alışkanlıkları ile Rum, Ermeni, Yahudi topluluklarının katkısı ve Balkan, Arap mutfaklarının sentezlenmesi ile yıllar içerisinde dünyanın sayılı mutfakları arasında yerini almıştır. Bu zenginlik çok uluslu yapının yanında, siyasi, ekonomik, coğrafi, göç, fetih, devrim vb. iç ve dış faktörlere de bağlı olarak oluşmuş ve yıllar içerisinde zenginleşerek bugünkü halini almıştır. Bu çalışmada 1453’te İstanbul’un fethinden bugüne İstanbul’un yerel sakinleri olan Rum ve Ermenilerin yeme içme alışkanlıkları incelenerek İstanbul mutfağına sağladıkları katkılar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde planlanmış ve yapılandırılmış mülakat tekniği ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini görüşmeyi kabul eden altısı Rum, ikisi Ermeni ve biri Türk olan toplam dokuz aşçı oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, İstanbul’da yaşayan Rum ve Ermeni azınlık mutfağının Türk mutfağının yemek çeşitliliğine katkılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
Tarih süreci boyunca her topluluk eğitim, çevre, sağlık, ekonomi vb. bazı yerel sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de bu sorunların çoğu hala devam etmektedir. Bu problemler sadece bu tür sorunları yaşayan insanları değil doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanları etkilemektedir. Bu sebepledir ki bu sorunların çözümü sadece sorunu yaşayanları değil, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları ilgilendirmektedir. Bu noktada, çevresindeki sorunlara duyarlı, değişim merkezli, kendini bilen, işbirliğine açık sosyal sorumluluk temelli liderlere çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, insanın içinde bulunduğu toplumla uyum içerisinde yaşayabilmesi için toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu sorunlara çözümler üreten sosyal sorumluluk temelli liderliği detaylı bir şekilde açıklayarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Şair Taşrada
Servet-i Fünûn hareketinin dikkat çekici şairlerinden biri olan Hüseyin Sîret, dönemin Tevfik Fikret, Mehmed Rauf, Samipaşazade Sezai, İsmail Safa ve Ubeydullah Efendi gibi önde gelen aydınlarıyla birlikte 20 Kasım 1899 tarihinde İstanbuldaki İngiliz Elçiliğine bir mektup takdim etmiştir. Bu mektupta genç Osmanlı aydınları, o sırada Afrikada Boerlerle savaşta olan İngiltereye desteklerini ve zafer temennilerini bildirmektedirler. Söz konusu mektup, saray tarafından haber alınınca küçük bir krize sebep olmuş ve bu aydınların bazısı sürgüne gönderilmiştir. İsmail Safa Sivasa, Ubeydullah Efendi Taife ve Hüseyin Sîret de Adıyamana sürgün edilmiştir.
Bu kitapta, Hüseyin Sîretin sürgününe sebep olan bu hadisenin iç yüzü, sebepleri ve cereyan şekli arşiv belgeleriyle ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi Sîretin sürgün süreci de bütün detaylarıyla araştırılmıştır. 1900 başlarından 1901in sonlarına kadar yaklaşık bir buçuk yıl süren bu sürgün, Servet-i Fünûn şairi Sîretin gözünden dönemin Adıyamanı hakkında da önemli bilgi ve gözlemler içermektedir. Ayrıca şairin sanatına da etki eden bu sürgünün Sîretin şiirlerindeki izleri incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL PAZARLAMA
Günümüzde pazarlama literatüründe toplumsal fayda, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk gibi kavramlar giderek artan bir şekilde da yer almakta çünkü pazarda ortaya çıkan gelişmeler bu durumun şüphesiz en büyük nedeni olarak görülmektedir. Globalleşme, teknolojik gelişmeler, rekabetin zorlaşması işletmeleri bu duruma ayak uydurmaya zorlamaktadır. Aynı zamanda bu gelişmeler, tüketicinin bilinçlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu durum, tüketicinin ortaya çıkan olaylardan haberdar olmasına ve bu toplumsal sorunların çözümüne katılmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla toplumsal sorunlara hassasiyetle yaklaşan işletmeler tüketicinin gözünde bir adım önde olmaktadır. Zorlaşan rekabet koşulları ile baş etmek isteyen işletmeler için sosyal sorumluluk anlayışı yeni bir rekabet silahı haline gelmiştir. Sosyal pazarlama adı altında uygulanan sosyal sorumluluk anlayışı tamamen pazarlama faaliyetlerinin sosyal konulara uyarlanması fikrinden doğmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlılar – II
Osmanlı Devleti’nin tarihi, yalnızca padişahların biyografileri ve büyük savaşların kronolojisi üzerinden değil; devleti ayakta tutan belgeler, bürokratik kurumlar, siyasal semboller, kültürel hafıza ve arşiv pratikleri üzerinden de derinlemesine okunabilir. Osmanlılar – II, bu farklı izleri bir araya getiren araştırma ve yazıları ortak bir ciltte buluşturmaktadır. Eser, Osmanlı tarihini ve diplomatikasını bütüncül bir bakışla ele alan, belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışını öne çıkaran bir derleme niteliğindedir.
Kitap, kadim miras ve sembolizm tartışmalarından başlayarak Anadolu beyliklerinin hükümranlık arayışlarına, oradan Osmanlı veraset usulüne ve arşiv pratiklerine uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. İskenderiye Kütüphanesi’nin yok oluşuna dair tartışmalar, Fatımî mirası, hilal ile ay-yıldız sembolizminin siyasal ve kültürel anlamları; Eşrefoğulları ve Germiyanoğulları gibi beyliklerin kitabeleri, istiklâl alâmetleri, cami ve saray yapıları üzerinden incelenir. Ferman ve beratların diplomatik yapısı, form özellikleri ve tarihî gelişimi ayrıntılı biçimde ele alınırken, Londra Türk Sefaret Arşivi’nin Osmanlı tarih çalışmaları açısından önemi ve kapsamı da değerlendirilir. Gelibolu savaşlarında yaşanan hukuk ihlalleri ile dinî-kültürel anlatıların tarih yazımı içindeki yeri ise eserin önemli odak noktalarından birini oluşturur.
Farklı tarihlerde kaleme alınmış yazılar, kendi metinleri, kaynakçaları ve mevcut görselleri korunarak bir araya getirilmiştir. Böylece okur, her bir makalenin özgün bağlamını kaybetmeden, konular arasındaki bağlantıları kurma imkânı bulur. Kısa kronoloji, diplomatika terimleri sözlüğü, ayrıntılı dizin ve görsel-belge diziniyle tamamlanan eser, araştırmacılara ve Osmanlı tarihi ile diplomatika alanına ilgi duyan okurlara pratik bir başvuru kaynağı sunar.
Uzun yıllar T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindeki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde uzman olarak görev yapan yazar, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kuruluş ve gelişme döneminde, doktora danışmanı Prof. Dr. Halil İNALCIK ile birlikte 12 yıl görev yapmıştır. Bu süreçte yurt içinde ve yurt dışında akademik çalışmalar yürütmüş, çok sayıda akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Doç. Dr. Nejdet GÖK, hâlen kurucu bölüm başkanı olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Ortaçağ Tarihi doçenti olarak görevini sürdürmektedir.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
The aim of this book is to study William Shakespeares Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), and King Lear (1608), as examples of the state of rivalry which, as the study asserts, is related to Thomas Hobbes theory of the state of nature, and René Girards theory of mimetic desire. To this end, the state of nature, mimetic desire, and the state of rivalry are studied with their origins, definitions, types, and characteristics. The state of nature refers to the state of man who is egotistic, and self-preserving. A man in this state believes in equality by birth. In this state, man is at war against one another, as there is no (or lack of) authority to keep everyone secure. However, there may be human beings who are in that state even in a civil society under the dominion of an authority. They may secretly put manipulative plans into action for personal gains. Such an authority constructs order by the help of civil laws to prevent any disobedience and civil strife. In time of disobedience, this condition may spread around like a contagious disease. Among the reasons that lead to such a conflict, for Hobbes, are competition, diffidence, and glory. These notions have parallels with mimetic desire. Mimetic desire refers to mans mediated desire toward an object. Imitating a mediator brings forth rivalry since the desired object ascertains competition. Therefore, mimetic desire has a triangular structure: mediator as the model, the desirer, and the desired object. The study concludes that the characteristics of, and the relationship between the state of nature, and mimetic desire are conducive to the state of rivalry in Shakespeares Titus Andronicus, Macbeth, and King Lear.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
Kültür bir milletin tarihî süreç içerisinde ortaya koyduğu maddi manevi üretimlerin bütünüdür. Bir milletin manevi kimliği, onun kültürüdür. Kuşaktan kuşağa yenilenerek veya yinelenerek aktarılan kültürel değerler toplumun ruhunu canlı tutmaktadır. Köklü ve zengin bir yapıya sahip olan Türk kültürü, kültürlerin beşiği olan Anadolu coğrafyasında yeni etkileşimlerle zenginliğini arttırarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve günümüze değin canlılığını korumuştur. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Sivas da kültürel açıdan değerlendirildiğinde Türk kültürüne ait zenginliklerin tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğü bir şehir konumundadır. Âşıklık geleneğinden halk oyunlarına, geleneksel beslenme kültüründen halk müziğine, çocuk oyunlarından halk mimarisine, halk hekimliğinden geleneksel mesleklere kadar kültürün pek çok şubesi ile ilgili canlı örnekler Sivas’ta tespit edilebilmektedir. Kökleri maziye dayanan ve bugünkü atileri var kılan bu kültürel değerler üzerine yapılacak ilmî çalışmalar mevcut kültürel mirasın, devamlılık gösteren kültür kodlarının kayda geçirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada Sivas masalları, manileri, türküleri, efsaneleri, geçiş dönemleri, âşıklık geleneği gibi Sivas folkloruna ait pek çok konu ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
Hazırlanan bu kitabın öncelikli amacı; hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimi konusunda yetersiz olan literatür yapısına katkı sağlamaktır. Ayrıca hayvancılık faaliyetlerinin daha çok küçük aile işletmeleri olmasından dolayı finansal bilgisi yetersiz olan kişilere yardımcı olmaktır. Belirlenen bu amaçlara bağlı olarak kitap yazım dili mümkün olduğunca basit tutulmaya çalışılmıştır. Anlatılan konular basit örneklerle açıklanarak, konuların daha anlaşılır olmasına gayret edilmiştir.
Çalışma üç bölümden olacak şekilde hazırlanmıştır. Birinci bölümde finansal yönetimin temel konuları basit örneklemelerle açıklanmaya çalışılmıştır.
İkinci bölümde hayvancılık faaliyetlerinin temelini oluşturan tarımsal faaliyetlerinin muhasebe ve finansal yapısı açıklanmıştır.
Üçüncü bölümde ise hayvancılık faaliyetlerinin finansmanında önemli görülen konular ele alınmış ve bu konular küçük örneklerle desteklenmiştir. Ayrıca üçüncü bölümün içinde hayvancılık faaliyetlerinin maruz kaldığı riskler tespit edilmeye çalışılmış ve tespit edilen risklerin yönetilebilmesi için çözüm önerileri oluşturulmuştur.
Gıda arz güvenliğimiz için çok önemli olan hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimine sağlanacak katkının, tüm ülkenin çıkarına katkı sağlayacağı düşüncesi ile hazırlanan bu kitap umarız ki amacına ulaşır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
This book analyzes Peter Barnes plays, The Ruling Class (1968), Leonardos Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969), as examples of modern Menippean satire. In contrast to formal verse satire, that is defined as a rhetorical attack upon a particular vice and includes praise for its opposite virtue in the midst of an argument, Menippean satire is difficult to define because of its protean structure. Therefore, whilst defining Menippean satire it is helpful to ask what Menippean satire does instead of what Menippean satire is. Menippean satire is a mingling of prose and poetry in its simplest sense. In addition, it always desires to reject any sort of absolutes regarding norms, cultural, religious or philosophical dogmas by creating a carnivalesque atmosphere. Because Barnes has written about similar themes in Menippean satire form throughout his career his plays may be considered as examples of modern Menippean satire.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Patent Odaklı Teknoloji Değerlendirmesi
Patentler teknolojilerin geliştirilmesi için önemli bilgiler sağlayan dokümanlardır. Aynı zamanda patentler, buluş sahiplerine yasal koruma sağlamaktadır. İşletmeler rekabet stratejilerindeki en önemli avantajlardan birini patentlerle elde edebilmektedir. Bu kitapta araştırmacılara patentlerle ilgili temel bilgiler sunularak ulusal ve uluslararası patent araştırmaları hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Aynı zamanda vaka analizi ile patent analizi yapılarak okuyucular için örnek sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Rehber-i Ahlâk
Rehber-i Ahlâk, Ali İrfan Eğribozi’nin diyâneti kök, ahlâk-ı hamîdeyi ise gövde olarak kabul eden bütüncül ahlâk anlayışını ortaya koyan bir ahlâk eseridir. Eserde riyâzet, sabır, hilm, intizam, mesâ’î, hüsn-ü idâre, kanaat, nezâfet, ilim ve zabt-ı lisân gibi erdemler, karakteri alışkanlıkla tahkim eden bir pedagojik mimari içinde işlenmektedir. Soru-cevap yöntemi, soyut öğütleri uygulamaya dönüştürerek öğrenciyi tanımdan gerekçeye ve fiile tedricen taşıyan didaktik bir program kurmaktadır. Dindarlık farzların edası ve nehiylerden sakınma iradesiyle somutlaştırılmakta, sadakat ve adalet toplumsal nizamın mihveri olarak temellendirilmektedir. Çalışkanlık, tasarruf ve kanaat kişisel direnci artıran iktisadî bir disiplin olarak sunulmakta; nezâfet ve intizam zihin berraklığı ile güven üretmektedir. İlim temyiz kudretini güçlendirmekte, dilin terbiyesi toplumsal emniyeti pekiştirmektedir. Tecrübe-i nefs ve ıslah-ı nefs, öz denetimi süreklileştiren bir muhasebe yöntemi olarak önerilmektedir. Eser, klasik terbiyeyi çağdaş pedagojik ve etik ihtiyaçlarla buluşturan kalıcı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ EKOLOJİK AYAK İZLERİNİN VE ÇEVRE EĞİTİM PUANLARININ İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimi alan öğretmen adaylarının sürdürülebilir yaşama yönelik farkındalıklarının belirlenmesinde çevre eğitimi aracı olarak kullanılan ekolojik ayak izi uygulamalarının etkisini incelemektir Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmen adaylarının sürdürülebilir yaşama yönelik farkındalık puanlarının hesabı ve ekolojik ayak izi hesaplamalarının uygulaması sonucunda, Türkiyenin ekolojik ayak izi raporunda ortaya çıkan ortalama ekolojik ayak izinin öğretmen adaylarının testleri sonucu ortaya çıkan ekolojik ayak izinden daha düşük olduğu görülmüştür. Yani çevreye bıraktıkları iz Türk toplumuna göre daha küçüktür. Ekolojik ayak izi hesaplamaları sonucunda öğretmen adaylarının ekolojik ayak izine etkiyi en çok mallar ve hizmetler alanı yaparken en az seyahat alanının katkıda bulunduğu görülmüştür. Okul öncesi kız öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre ekolojik ayak izleri daha küçüktür.
Bu nedenle çevre eğitimi ders programlarının ve dersin işlenişi gözden geçirilmelidir önerisinde bulunulmuştur. Ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının ekolojik ayak izleri erkek adaylara göre daha küçük olduğu, erkek öğrencilere yönelik etkinliklere çevre eğitiminde daha çok yer verilmesi gerekliği önerisinde bulunulmuştur.
₺210,00