KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

DİNAMİK ARAÇ ROTALAMA PROBLEMLERİ
₺235,00 -

DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
₺235,00 -

ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
-

Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
₺575,00 -

Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
₺275,00 -

Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
₺195,00 -

ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
₺495,00 -

ALİYA İZZETBEGOVİÇİN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM VE EĞİTİM
-

A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES 2
₺210,00 -

Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
₺390,00 -

Sinema ve Mekân
₺650,00 -

Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
₺450,00 -

YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
₺960,00 -

Yazma Eğitimi
-

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

TÜRKLERDE TİCARETİN SEYRİ
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Safî Mustafa Efendinin Tarihleri
Kültür ve edebiyatımızda tarih düşürme olarak adlandırılan geleneğe dair çok zengin bir birikim mevcuttur. Ebced hesabı denilen ve harflerin sayısal değerlerini esas alan bir sisteme dayanan tarih düşürmede bir olayın gerçekleşme zamanı; bir kelime, kelime grubu, bir dize, beyit veya bent içerisinde dile getirilir. Tarihler bir insanın doğumu, eğitime/işe başlaması, evlenmesi, ölümü gibi ferdî konularda yazılabildiği gibi; savaş, barış, fetih gibi toplumsal konularda yahut deprem, sel, bulaşıcı hastalıklar gibi sıra dışı olaylar sebebiyle de yazılmışlardır. Ayrıca çeşme, köprü, medrese, cami, köşk, saray vb. çeşitli binaların yapılması ya da manzum/mensur veya telif/tercüme bir eserin tamamlanması gibi sebeplerle de tarih yazımı -asırlarca süren- bir gelenek hâlinde devam etmiştir.
Tarih düşürme konusunda Haşimî, Aynî ve -özellikle- Sürûrî gibi öne çıkan isimler olduğu gibi adlarına sadece şuara tezkirelerinde rastlanılan yahut bu özelliğinden hiç bahsedilmeyen çok sayıda şair de mevcuttur. Üzerinde çalışma yaptığımız Safî Mustafa Efendi de sözünü ettiğimiz bu şairlerden biridir. Ancak Safînin sadece tarih düşürme konusunda değil aynı zamanda biyografisi ve eserleri yönüyle de kaynakların ihmal ve hatta mağdur ettiği bir isim olduğu görülmektedir. Bu kitap çalışmasında ise şairin özellikle kendi eserleri için yazdığı tarihler üzerine odaklanılmış olup bunların müstakil eserler üzerine düşürülen tarihler kapsamında rekor sayılabilecek bir yekûna ulaştığı görülmüştür. Çalışmada bu tarihlere ve çözümlerine ilişkin oldukça detaylı bilgiler bulunmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Rize’de Şapka Hadisesi ve İstiklal Mahkemesi Duruşmaları
Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan bazı devrimler halkta huzursuzluğa neden oldu. Şapka inkılabına tepki gösteren Rize’nin Potomya bölgesi ahalisinden bir grup kanun dışı bir eylemde bulundu. Akamete uğrayan bu girişime katılanların pek çoğu tutuklandı ve İstiklal Mahkemelerinde yargılandı. Yargılama sonucunda 8 kişi idam edildi. Hapis cezası alan 55 kişi yurdun farklı bölgelerindeki hapishanelere gönderildi. Olay nasıl gelişti? Niçin başkaldırdılar? Cezaevlerinde ne tür sıkıntılarla karşılaştılar? Olaylardan sonra Rize’de şapkalı hayat nasıl devam etti? ve daha pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Spatial Clustering of Notifiable Communicable Diseases in Turkey
When looking at the distribution of infectious diseases in the world in general, it is seen that there is a distinct difference between developed and developing countries. Morbidity and mortality rates of infectious diseases decrease as the level of development increases. In other words, infectious diseases are mostly diseases of developing countries. Therefore, it is necessary to create an effective fighting program against infectious diseases. One of the most important components of effective fighting is the establishment of an effective surveillance system. Monitoring infectious diseases is essential for detecting outbreaks that demand public health response and control measures.
Many methods are used for this purpose such as spatial clustering. This is defined as aggregation of disease cases anywhere. Clustering of the disease shows its relation with space. For this reason, cluster analysis is frequently used in epidemiology. It has been the main driving force to carry out the study on this relatively new issue for our country. The book is the product of this work.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyat ve Ötesi
Girişten
Bu çalışmada edebiyata ağırlıklı olarak kültür penceresinden bakılmıştır. Kuşkusuz, edebiyat sadece dil dizgelerinin meydana getirdiği bir örüntüden çok daha fazlasıdır. En önemlisi de edebiyat bir kültür ürünüdür. Dolayısıyla edebiyat ürünleri aynı zamanda kültürü üreten toplumların da bir yansımasıdır ve toplumun kültü- rüyle dinamik bağlara sahiptir. Ancak, edebiyatın toplumla bağları sosyo-ekonomik koşullar ve kültür ile sınırlı değildir. Öncesinde olmadığı kadar 21. yüzyıla baktığımızda edebiyat dijital çağ ve görüntü dünyasıyla da yakından ilişkilidir. Burada kastedilen yalnızca örneğin bir film olgusunu dil dizgesi olarak gören göstergebilimsel yaklaşımlar değil (Monaco 2001), edebiyatın sinemaya veya televizyona uyarlanmasıyla kurulan medyalar arası bağlardır. Bu bağlardan kültür dünyası ve toplum yaşayışı da etkilenmektedir. Elinizdeki kitap bu bağları incelemeye çalışmakta, edebiyatta ve edebiyat ile meydana gelen kültür değişimlerini, dijital okuryazarlıkla ilişkilerini sorgulamakta, edebiyatın sinemaya uyarlanmasında kültür değişimlerini incelemekte, edebiyatın toplum mühendisliğindeki yerine değinmektedir.
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
The Novel in Transition: Space, Identity, and the Politics of Transformation
In contemporary fiction, shifting identities, contested spaces, and sociopolitical ruptures are central concerns, reflecting the broader crises of migration, ecological displacement, posthumanism, and gendered spatial politics. The Novel in Transition examines these intersections of space, identity, and power, offering critical insights into how novels engage with the changing landscapes of selfhood and spatiality. Building on theoretical approaches in geocriticism, feminist theory, and postcolonial studies, this volume explores how fiction constructs and deconstructs subjectivities within fluid geographies. It traces the evolving narratives of transformation that define contemporary literature, from nomadic resistance in dystopian landscapes to the contested terrains of diaspora and belonging. By engaging with these pressing issues, this book positions fiction as both a theoretical framework and a mode of empirical analysis, illustrating its role in shaping new imaginaries of identity and space in an era of unprecedented global change.
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
Hindistan çok çeşitli dillerin içinde barındırdığı bir ülkedir. Bu çeşitliliğin yanı sıra var olan dillerin yazıldığı alfabeler de farklılık göstermektedir. Örneğin, Pencab bölgesinden konuşlan Pencabī dili “Gurmukhī ” alfabesi ile Maharashtra bölgesinde konuşulan Marathī dili “Bāḷabōdha ” alfabesi ile Urdu dili de, “Perso-Arabik ” alfabe ile yazılmaktadır. Hititçe, Latince, Grekçe ve Persçe gibi eski dillerle akrabalığı olan Sanskrit dili ise Devanāgarī alfabesi ile yazılmaktadır. Bu alfabenin de örneklerine Aşoka Yazıtları’nda rastladığımız Brahmī olarak bilinen alfabeden evrilerek çıktığı düşünülmektedir. Sanskrit sözcüğü “arınmış, düzeltilmiş, hiç eksiği bırakılmamış, mükemmelleştirilmiş ” anlamlarına gelir.
Bu çalışma Sanskrit dilini öğrenmeden önce doğru bir şekilde transliterasyonun yapılması ve alfabenin daha doğru okunmasını amaçlamaktadır. Her bir ses öğretimi için, anlaşılması kolay olsun diye, o sesin kullanıldığı sözcük resim ile örneklendirilmiş daha sonra Sanskrit dili ile yazılmış edebi kaynaklardan örnek cümleler verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
Tahsin Demirayın bütünleyici özelliğinin muhafazakârlık olduğunu söylemek hem abartılı hem de yetersiz olacaktır. Muhafazakâr düşünceyle özdeşleştirilen düşüncelere sahip olmakla birlikte ekonomik kalkınma ve milli iradeyi hâkim kılma misyonu çerçevesinde hem siyasi hem de toplumsal yapıda değişimi arzulayan ve bu hedef doğrultusunda faaliyet gösteren bir kişilik olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Demirayın düşüncelerini daha çok içinde kültürel temel tasavvurların, sosyal-felsefi insan imgelerinin, sosyal bilimsel teori metinlerinin ve ampiri tariflerin yoğunlaştırılarak siyasi savlar haline getirildiği liberal muhafazakâr düşünce ekseninde değerlendirmek mümkün olduğu gibi, millet tasavvuru yoluyla modern ve geleneksel unsurları kaynaştırma arzusu bağlamında milliyetçi muhafazakâr olarak tanımlamak da mümkündür.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Dünyanın herhangi bir yerinde bir genç markalı cep telefonuna sahip olduğu için gülümsüyor; başka bir yerde bir genç kız yeni aldığı markalı kıyafetinin keyfinde, arkadaşlarının arasında ve şık; bir kadın lüks marka çantasıyla geziyor, insanların gözü onda ve çantasının üzerinde belki; iyi giyimli bir adam giyimi gibi iyi markalı bir araba kullanıyor, kendinden emin. Bir çocuk az evvel, televizyonda gördüğü bir oyuncuğu tutturdu, ağlayıp annesini çekiştiriyor. Kız, telefonlu genç, çantalı kadın, arabadaki adam ellerinde cep telefonu, belki şu an belki birazdan “paylaşım yapacak”… Şu an dünyada sosyal medya hesaplarından milyonlarca fotoğraf, video paylaşılıyor, -görünen o ki- sonsuza kadar da paylaşılacak.
Dünyanın pek çok yerinde, birçok ülkede bu manzara aynı anda yaşanıyor. İnsanlar, davranışlar, yaşam tarzları, nesneye yüklenen anlamlar değişiyor, istekler ve ihtiyaçlar birbirine karışıyor, karıştırılıyor. Ortada “seçenek”ler var fakat “seçenek”leri kim üretiyor?.. Nasıl her yerdeyken bu kadar benzeşebiliyor dünyanın dört köşesinde insan ve hayat? Üstelik kendi farklılıklarına rağmen. Bu tablonun şekillenmesindeki en etkin güç kim desek, cevap: Küresel işletmeler ve markalar.
Sistemin içinde çocuktan gence, orta yaşlıdan yaşlıya bireyler tüketici ve müşteriye dönüşüyor ve bu süreçte pazarlama iletişimi oldukça kilit bir önem taşıyor. Pazarlama iletişiminin gücünü en etkin şekilde kullanabilmek, sistemli uygulayabilmek için ise bütünleşik pazarlama iletişimi çok önemli bir kavram. Bunlarsız nesnelere, hizmetlere duygu, anlam, imaj, konum vb. yüklemek, bir markadan bahsetmek neredeyse imkansız. Kitap BrandZ, Interbrand, Deloitte gibi markalar hakkında küresel çapta ciddi listeler oluşturan yapıların listelerinden seçilen bazı markalara odaklanıyor. Bütünleşik pazarlama iletişiminin bir unsurunu bir küresel marka nasıl kullanıyor sorusu kitabın temel bakış açısını veriyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
Bir Ara Nesil Hikâyecisi, Abdullah Zühdü Hayatı-Eserleri-Hikâyeciliği başlıklı çalışmamız “Ön Söz”, “Giriş”, “Sonuç”, “Kaynakça”, “Ekler” dışında dört bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te hem yaşadığı dönem hem de bizden önce Abdullah Zühdü ile ilgili yapılmış çalışmalar, ana hatlarıyla değerlendirildi. Şimdiye kadar Abdullah Zühdü hakkında ayrıntılı bir biyografik çalışmanın yapılmamasından dolayı “Birinci Bölüm” yazarın hayatı ve eserlerine ayrıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Beyazıd Devlet Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Kütüphanesi, Millî Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, İstanbul İl Nüfus Müdürlüğü ve Galatasaray Lisesi Arşivi’nden yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen bilgiler ve belgeler ışığında yazarın biyografisi oluşturuldu.
“İkinci Bölüm”de otuz yıldan fazla bir süre gazetecilik yapmış olmasından ve Yeni Gazete gazetesiyle Türk basın tarihinde önemli bir yer edinmesinden dolayı Abdullah Zühdü’nün gazeteciliğine yer verildi.
Çok okunan, ilgi gören polisiye, aşk romanlarını yazan Zühdü, Türk romancılığında romancı kimliğiyle de karşımıza çıkar. Bu yüzden “Üçüncü Bölüm”de yazarın birkaç romanı, ele alınarak romancılığı anlatılmaya çalışıldı.
“Dördüncü Bölüm”de ise Zühdü’nün çalışmamızın esas konusunu oluşturan hikâyeleri incelendi. Zühdü’nün yazın hayatına ilk defa hikâye türüyle başlamış olmasından dolayı bu çalışmamızda hikâyeciliği, metodolojik olarak incelendi. Eserlerinin ve çalışma alanlarının fazla olmasından dolayı romancılığını ve gazeteciliğini müstakil çalışmalar olarak daha sonra yayımlamayı uygun gördük.
Elde edilen orijinal belge ve bulgular, “Sonuç Bölümü”nde sunuldu. Ayrıca Zühdü’nün hikâyelerinden birkaç örnek sunularak hikâyelerindeki yapı ve üslup gösterilmeye çalışıldı.
“Ekler Bölümü”nde ise Zühdü hakkında kütüphanelerde ve Osmanlı Devlet Arşivi’nde elde edilen belgeler verildi.
₺520,00