KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

Veri Yönetimi
₺575,00 -

ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
₺260,00 -

Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
₺315,00 -

TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
₺550,00 -

TRAJİK SÖYLEM
₺275,00 -

The Determinants of Local Government Performance In A Small Island Economy: The Case of North Cyprus, 2004Q1-2012Q4
₺235,00 -

Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
₺350,00 -

Sultan II. Murat Devri
₺250,00 -

Sosyal Dönüşümün Yüzleri
₺275,00 -

SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
₺260,00 -

Rize’de Şapka Hadisesi ve İstiklal Mahkemesi Duruşmaları
-

POZİTİF İLETİŞİM
-

Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
-

Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
₺365,00 -

Nef?î SİH?M-I KAZ?
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ ÜZERİNE NOTLAR
SAVAŞ…
Üzerine asalet, şeref, fedakârlık tohumları da tutar; hırs, kibir, yıkım, açgözlülük tohumları da tutar.
Temel uygulama prensipleri (güç kabul ettirme-boyun eğdirme) çok değişmese de; uygulama-uygulanma-güdüleme-bilgilendirme-şeffaflık yönleri ile devamlı bir değişim içerisindedir.
Çağın teknolojinin, zamane insan ve lider profilinin şekillendirdiği “savaş anlayışları ve argümanları” 21. yüzyılın hızla değişen tabiatına ayak uydurmuş vaziyettedir.
Bu kitapta bir kaç başlıkla bu değişimin örnekleri ele alınmaya çalışılmıştır.
Madem savaşsız bir dünya bizlere hediye edilmiyor, en azından anlamaya çalışmalı… Zira 21. yüzyılda her şey birbirine sıkıca bağlı ve bağımlı…
Dr. Songül ALŞAN
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
This book analyzes Peter Barnes plays, The Ruling Class (1968), Leonardos Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969), as examples of modern Menippean satire. In contrast to formal verse satire, that is defined as a rhetorical attack upon a particular vice and includes praise for its opposite virtue in the midst of an argument, Menippean satire is difficult to define because of its protean structure. Therefore, whilst defining Menippean satire it is helpful to ask what Menippean satire does instead of what Menippean satire is. Menippean satire is a mingling of prose and poetry in its simplest sense. In addition, it always desires to reject any sort of absolutes regarding norms, cultural, religious or philosophical dogmas by creating a carnivalesque atmosphere. Because Barnes has written about similar themes in Menippean satire form throughout his career his plays may be considered as examples of modern Menippean satire.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
Şirket bilançosunda gözükmeyen ancak kimi şirketlerde tüm maddi varlıkların değerini aşabilen ve resmi defterlerde kayıtlı olmayan bu değerin bilinmesi önemli bir konudur.
Markanın finansal değeri, marka ve şirket yöneticilerinin kararlarında, finansal kaynak sağlayıcılarının analizlerinde, yargıç ve arabulucuların anlaşmazlık çözümlerinde, vergi otoritelerinin denetim ve incelemelerinde, vergi danışmanlarının vergi planlaması ve transfer fiyatlandırması çalışmalarında, kamulaştırma ve satın almalarda ve her türlü varlık değerlemesi işlemlerinde dikkate alınması gerekli bir bilgi kaynağıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
UYGARLIK TARİHİ
Uygarlığın herkes için geçerli bir tanımını yapmak, “Uygarlık Tarihi” başlıklı bir çalışma hazırlamaktan daha zordur. Zira Uygarlık, bazılarının gözünde teknolojik gelişimi, bazılarının gözünde ise güzel sanatları veya sofra zarafetini tanımlar. Ancak kuşkusuz uygarlık bu tanımların çok üzerinde bir anlam içermektedir. Uygarlık, sadece teknik gelişmişliğin, güzel sanatlardaki başarının veya kentli olmaktan kaynaklanan gündelik sorumluluk bilincinin bir bileşkesi olsaydı Almanya’da Nasyonal-Sosyalistlerin kurduğu düzeni de “uygarlık tarihinin” bir parçası olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa Nazi biliminden, sanatından, arkeolojisinden bahsedebildiğimiz halde bir “Nazi uygarlığından” söz edemiyorsak, uygarlık tanımına mutlaka yeni bir şeyler eklememiz gerekmektedir. Uygarlık nesnelerinin, insanlığın seçilmiş özel bir kısmına değil geneline, hatta gezegenin kendisine faydalı olması, insancıl (hümaniter) bir öz taşıması ve geleceğe yönelik bir umut beklentisi oluşturması gereklidir. Aksi halde, atom bombasını veya kimyasal silahları, uygarlık tarihinin zirve başarıları olarak algılamak gibi yanlış bir tutum içine düşeriz. Ya da uygarlığı, insanlığın saptığı yanlış bir yol olduğunu düşünen karamsar görüşlerintesiri altında kalırız. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, her iki yaklaşımın arasında bir yol izlemekte, uygarlık tarihi boyunca insanlığın başarılarını olumlarken, bir yandan da uygarlık yolunda atılan adımların meydan getirdiği potansiyel hataları da eleştiri süzgecinden geçirmeyi amaç edinmektedir.
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İletişim Çalışmaları
Medya ve İletişim Çalışmaları kitabı geleneksel medya, yeni medya ve iletişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazedeki çalışmalara yer vermektedir. Kitabın medya ve iletişim alanına ilgi duyan okuyucular için de farklı medya türlerine ilişkin çalışmaları bulabilecekleri bir kaynak olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitapta, sinema ve dönüşen yapısıyla interaktif sinema, televizyon ve televizyon dramalarının toplumsal boyutu, internet ve sosyal medya bağımlılığı, podcast, twitch gibi yeni medya araçları ve geleneksel medya ile olan etkileşimleri, büyük veri, medyaya olan güven, simgesel anlamın dijitalleşme ile dönüşümü konularında alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışmalar yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Metinlerarasılık, Uyarlama Ve Türk Sineması: Necati Cumalı Uyarlamalarında Anlamın Diyalojik Yönelimi
Bu kitap, uyarlama olgusunu ve Türk sinemasını, modernist ve postmodernist paradigmanın anlam incelemelerine ilişkin içerdiği farklı bakış açıları ekseninde inceliyor. Edebiyat ve sinema ilişkisinin çok boyutlu niteliğine odaklanan çalışmada, geleneksel eleştirinin uyarlamaları hapsettiği sadakat nosyonu ve bunun bir dışavurumu olarak üretilen orijinal-kopya karşıtlığı, Mikhail Bakhtinin Diyaloji kuramı ve Julia Kristevanın metinlerarasılık yaklaşımı bağlamında yeniden değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Türk sinema tarihine yönelik üretilmiş farklı tarihyazımsal süreçlere eleştirel bir yaklaşım geliştiriliyor. Böylece kitap, gerçek ve kurmaca arasında varsayılan karşıtlığı tartışmalı bir zemine taşıyarak okuyucuyu tarih, edebiyat ve sinema disiplinlerini bir arada düşünmeye davet ediyor. Bu doğrultuda Necati Cumalı uyarlamaları üzerinden Türk sinema tarihindeki dönüşümlere ve anlamın tekil bir gerçekliğe sabitlenemeyen süreğen yapısına odaklanan çalışma, uyarlama pratiklerini çeşitli anlamları güçlendirmesi ve zayıflatması noktasında inceleyerek uyarlama olgusuna gerçeklik ve ideoloji ilişkisinde kritik bir önem atfediyor. Hem akademik okura hem de sinema ve edebiyatla ilgilenen genel okuyucuya hitap eden eser, uyarlama olgusuna ve metinlerarasılığa dair yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyuyor.
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
W. B. Bayrıl’ın şiirleri; rüyaların masalsı, değişken ve sembolik atmosferine sahiptir. Bayrıl’ın şiirlerinin sahip olduğu derinlik, rüyalarda yer alan uçucu imgelerle örülüdür. Rüya malzemeleriyle süslenen ve zaman tarafından kuşatılan şiirlerde, harflerin simyası/esrarı dikkati çeker.
W. B. Bayrıl Şiiri-“Geçiyor Sessizce Sularınızdan”da şair ve akademisyen Emel Koşar’ın W. B. Bayrıl hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli ve popüler dergilerde yayınlanan makaleleri yer almaktadır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimsel Büyük Veri ve İşlevleri
Bu çalışmanın temel amacı ticari örgütlerde ekonomik bir değer olarak önem atfedilen büyük verinin eğitim alanında yerine getirebileceği işlevlere dönük bir farkındalık ve anlayış geliştirmektir. Bu kapsamda çalışma büyük veri analizinde yararlanılabilecek araçlara ilişkin bilgiler de sunmakta ve bu yönüyle uygulamaya dönük bir yol haritası niteliği de taşımaktadır. Günümüzde eğitimsel büyük veriden öğrenci edinme, öğrenci davranışlarının yönetimi, öğretim kalitesinin arttırılması, ölçme ve değerlendirme, öz değerlendirme, performans tahminleri, kurumsal düzeyde öğrenci profili oluşturulması, kariyer planlarının hazırlanması ve bireysel eğitim programlarının geliştirilmesi gibi birçok alanda yararlanılabilmektedir. Öğrenme analitiği süreçlerinin önemli bir bileşeni olarak büyük veri kanıta dayalı öğrenme, etkili geri bildirim, süreç değerlendirme, veriye dayalı eğitim planlaması, eğitim sistemlerinin izlenmesi, eğitimde yenileşme, sanal öğrenme ekosistemlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda da işlevsel bir aracı rolündedir. Bu nitelikleriyle eğitimsel büyük veri eğitim sistemlerinin kemikleşmiş sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecek ve eğitim sistemlerinin etkin bir forma dönüşmesine zemin hazırlayabilecek bir değer olarak kabul edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
Antik çağın en büyük pazarı olan Akdeniz’de, ticari aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı zaman aralığı Pax Romana Dönemi olmuştur. Bu dönemde Roma İmparatorluğu Akdeniz’in tamamını ele geçirmiş ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayarak istikrarlı ve hareketli bir piyasa oluşmasını sağlamıştır. Antik çağ ekonomisi ile ilgili en çok veriyi aldığımız bu piyasada Campania Bölgesi’nde üretilen şaraplar bütün Akdeniz’e ihraç edilmiştir. Bölgenin ünlü ve pahalı şaraplarının ihracatına dair izler, Akdeniz’in önemli liman kentlerinden, batıklardan veya iç bölgelerden sürülebilmektedir. Söz konusu şarabın ihracat izleri antik kaynaklar, yazıtlar, Campania şarabını taşıyan Dressel 2-4 amphoraları veya dolialar üzerinden takip edilebilmektedir. Bahsi geçen veriler, Campania şarabının dağılım haritası ile ilgili bilgi verse de bölgede şarabın üretim kapasitesi ile ilgili çok sınırlı bir veri ortaya koymaktadır. Verilerin yetersizliği bu tez çalışmasında bölgenin üretim kapasitesini anlamak için coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile analiz ve modelleme çalışmaları yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Pax Romana Dönemi’nin siyasi ve ekonomik koşulları incelenmiş sonrasında Campania Bölgesi ve şarabı, Dressel 2-4 amphoralarının yayılımları ve son olarak da modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Roma ekonomisini Campania şarabı ihracatı üzerinden bir iktisadi bakış açısı ile değerlendirmek için öncelikle piyasa ve ürün analizini doğru yapmak gerekmektedir. Pax Romana Dönemi içerisinde üretimi etkileyen olayları analiz etmek (Vezüv Yanardağ’ının patlaması gibi) ve bu olaylar karşısında rakip üreticilerin verdiği tepkileri görmek de bu modele dahil edilmiştir. Çalışmada, üzümün şaraba dönüşüp tüketiciye ulaşıncaya kadarki harcanan maliyetini tespit etmek ve tüccarların kâr marjını belirleyebilmek ana hedefler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu ticareti çeşitli modelleme yöntemleri ile değerlendirip analiz etmek, antik çağ iktisadını matematiksel bir formül ile ifade etmek anlamına gelecektir. Eksik ya da tartışmalı verilere rağmen bu çalışma iktisat, arkeoloji ve tarih gibi disiplinlere ve bu alanlarda yapılacak olan sonraki akademik çalışmalara özellikle yöntem olarak bir fikir oluşturacaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
Bu çalışma, bölüşüm ve teknoloji dinamiklerinin kâr oranına olan etkilerini inceleyerek, 1970’lerin başından 2000’lerin başına kadar olan yaklaşık otuz yıllık dönem için Türkiye ekonomisine dair bir değerlendirme sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
DİNAMİK ARAÇ ROTALAMA PROBLEMLERİ
Araç Rotalama Problemi (ARP) üzerinde çok uzun zamandır çalışılan bir problemdir. Her ne kadar ARP iyi bilinen statik bir problem olsa da gerçek hayatta benzeri problemler dinamik bir şekilde değişmektedir. Bu tip problemlere Dinamik ARP (DARP) denilmektedir.
Bir ARP çözümünde tüm problem girdileri önceden bilinir ve problem boyunca değişmezler. Diğer taraftan DARP’de problem girdilerinin başlangıçta tamamı veya bir kısmı bilinmez ya da planlama esnasında ortaya çıkabilir veya değişebilirler. Bu iki önemli karakteristikten dolayı DARP, ARP’ye oranla daha zor bir problem olarak bilinmektedir. Tez çalışmasında, DARP incelenmiş ve Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) yöntemi probleme çözüm olarak önerilmiştir. Bilinen test problemleri önerilen yöntemle çözülmüş ve sonuçlar literatürde bilinen önceki yöntemlerle karşılaştırılmıştır.
Çalışmada elde edilen en iyi ve ortalama sonuçlar literatürde elde edilenlerle karşılaştırılmış; önerilen PSO algoritmasının sekiz problemde bilinen en iyi sonucu verdiği görülmüştür. Bu problemler genel olarak test problemleri içerisindeki büyük sayılabilecek problemler olduğu gözlenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zinciri Dağıtım Ağı Kapsamında Depo Yeri Seçimi ve Araç Rotalama
Küreselleşme, hızla değişen müşteri istekleri, pandemi gibi beklenmedik değişimler, tedarik zincirlerinin daha dinamik, çevik ve etkin bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. İşletmeler için rekabet avantajı elde etmenin en önemli yolarından biri, iyi tasarlanmış bir tedarik zincirine sahip olmaktır.
Bu kitap, tedarik zinciri yönetiminde kritik bir öneme sahip olan depo yeri seçimi problemini ve araç rotalama problemini bütünleşik bir yaklaşımla ele alarak, bu iki karmaşık probleme yenilikçi çözüm önerileri sunmaktadır. Önerilen çözümün, yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmayıp, müşteri memnuniyetini arttıracağı ve işletmelere tedarik zinciri dağıtım ağlarında ihtiyaç duydukları hızı kazandıracağı düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
Trakya Yarımadası güneybatısında yükselen Işıklar (Ganos) Dağı ve yakın çevresinin Oligo-Miosenden günümüze geçirmiş olduğu jeomorfolojik gelişim değerlendirilmektedir.
Neotektonik Dönem olarak tanımlanan, Miosen ve sonrası değişen karasal morfoklimatik ve morfotektonik denüdasyonal ortam şartlarında şekillenen dağlık alan üzerinde meydana gelen yer şekli toplulukları (jenerasyonları) sınıflandırılarak, Işıklar Dağı’nın jeomorfolojik evrimi sistematik bir biçimde Prof. Dr. Oğuz EROL’un ortaya koyduğu sistem içinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
A Buying Behaviour Framework for SMEs
SMEs have been recognized as important actors of commercial activity most specifically since the second half of the 20th century. Although understanding its customer potential has been named a top priority among many sectors, there is a limited body of knowledge regarding the buying behaviour of SME’s. Many studies and industry practices frame the context within corporate or individual buying behaviour, however few researchers mention SME’s. When mentioned they tend to tie with elitist attributes and consider them as small versions of big enterprises. Studies and industry practices are conformist and assume that SME’s buying behaviour consists of nothing but -ignoring impulsive tendencies- ‘normative’ or ‘conservative’ typologies. However, the lack of application makes this dichotomy untested, which is also what this book aims to scrutinize.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00