KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

MECMUA-İ NEZÂİR
₺550,00 -

Lâle Müldür Şiiri Notaların Gümüş Ağırlığı
₺190,00 -

KURAM VE YAKLAŞIMLAR ÖZELİNDE BENLİK
₺210,00 -

KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
₺890,00 -

Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
₺380,00 -

İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
₺210,00 -

İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
₺315,00 -

II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
₺325,00 -

HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
-

Gönül Kimi Severse
₺195,00 -

Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
₺250,00 -

Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes
₺975,00 -

Erzincan Şehrinin Mekânsal Değişimi Tarihi Mimari Örnekleri 1839-1939
₺235,00 -

Engelsiz Bilişim 2021
₺380,00 -

EDEBİYAT TARİHİMİZ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
-

Dijital Pazarlama İletişimi
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programının Değerlendirilmesi ve Bir Model Önerisi
Yabancı dil öğrenme hem bilişsel davranışları hem de psiko-motor becerileri birleştiren bütünsel bir süreçtir. Öğrencilerin yaptığı şey, söz konusu bilişsel davranışları ve motor becerileri geliştirerek, yabancı dilin iletişim sistemini edinmektir. Bu davranış ve becerilerin geliştirilmesi için oldukça iyi düzenlenmiş bir yabancı dil programının geliştirilmesi gerekmektedir. Buna göre de program geliştirme süreci gereksinimlerin saptanması, amaçların belirlenmesi içeriğin seçimi, programın uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi şeklinde desenlenmektedir.
Günümüzde dil eğitiminde farklı program uygulamaları söz konusu olduğundan özellikle hazırlık programlarının önemi daha da artmakta ve gereksinime dayalı yabancı dil öğretimi modelleri ön plana çıkmaktadır. Bu kitap bir İngilizce Hazırlık Programının amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutlarını ele alarak, programın değerlendirilmesi ve yapılan bu değerlendirmenin sonunda bir model sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir.
Kitap alan uzmanlarına, uygulayımcılara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutması ve bu konuda güncel çalışmaların yapılmasında yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konuları, önemli bir tartışma ve araştırma alanı hâline gelmiştir. Bu konulara dair farkındalık arttıkça kadının tarih boyunca çeşitli alanlarda nasıl temsil edildiğini anlamak da önem kazanmıştır. “Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili” adlı bu kitap, farklı disiplinlerden gelen uzmanların katkılarıyla oluşturulan bir koleksiyon sunarak bu önemli konuya dair zengin bir kaynak ortaya koymaktadır. Kitap, okuyucularını Türkçe kayıtlarda kadın temsilinin derinlikli bir yolculuğuna çıkarırken kadın temsilinin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne sermektedir. Eser, kadın araştırmaları konusuna ilgi duyan uzmanlar, akademisyenler, öğrenciler ve genel okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
Bu çalışma Orta Torosların jeomorfolojisinde önemli bir yer tutan dolinlerin dağılışı ve morfometrik özellikleri konusunda önemli bir eksikliği gidermek amacıyla hazırlanan bu kitapta 3 yıldır devam eden çalışmaların ana sonuçları yer almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
EKOLOJİK KRİZ
Bugün tüm canlı ortamları ontolojik olarak bir yok oluş riski ile karşı karşıyadır. Ekoloji üzerinde oluşan baskı artık doğanın daha fazla kaldıramayacağı bir noktaya ulaşmıştır. Artık doğanın metabolik dengesi aşılmıştır ve ekolojik kriz denilen fenomen ortaya çıkmıştır. Ekolojik kriz binlerce yıldır süregelen, insan-doğa ilişkilerinin bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmıştır. Dolayısıyla ekolojik kriz ekolojiyi sadece biyolojinin bir konusu olmaktan çıkarmış, birçok bilimsel disiplinin araştırma alanı haline getirmiştir.
Bu kitap, ekolojik krizin nedenlerini insanın doğayla kurduğu ilişkide, insanın doğayı algılama biçiminde, inşa ettiği toplumsal yapıda, bu toplumsal yapılardaki kültürel ve etik değerlerde, psikolojik ve bilişsel sistemlerde, ekonomik üretim ilişkilerinde ve siyasal örgütlenme biçimlerinde aramaktadır. Bu eser, ekolojik krize insan-merkezli yaklaşımlar sunan, sadece insanların refahını arttırmaya veya sadece “doğanın güzelliklerini” korumaya çalışan sığ yaklaşımlardan farklı olarak ekoloji-merkezli bir bakışa sahiptir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Siber Ortam ve Suç
İnternet tabanlı teknolojilerin gelişimi ve yaygınlaşması alışkanlıklarımızda ve yaşam tarzlarımızda önemli değişimlere yol açmış; başta ticaret, eğitim ve eğlence olmak üzere pek çok alanında önemli fırsatlar yaratmıştır. Suçlular, organize suç örgütleri ve terörist örgütleri tarih boyunca teknolojik gelişmeleri istismar etme ve bunlardan suç fırsatları yaratma konusunda mahir olmuştur. İnsanların, bilişim sistemlerinin birbirine bağlı ağlar vasıtasıyla haberleşmesine ve etkileşmesine imkan sağlayan siber ortam da bu kuralın bir istinasını teşkil etmemektedir. Günümüzde siber ortamın yarattığı suç fırsatları, üzerinde derinlemesine incelemeler yapılması gereken önemli bir problem sahası haline gelmiştir. Siber ortam ve suç kitabı siber ortamın suçlular ve terör örgütlerince istismarını farklı disiplinlerden akademisyenlerin bakış açısı araştırmaktadır. Eserin birinci bölümünde siber ortam ile ilgili temel kavramlar ele alınırken, ikinci bölümünde siber ortamın istismarı farklı suç türleri üzerinden incelenmiştir. Son olarak siber ortamın bireylerin psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri ele alınmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
The Spirit Of Dickensian Style
The Spirit of Dickensian Style is a book that contains the analysis of certain stylisticfeatures and linguistic data of Charles Dickens’s five short stories in Christmas Books (1852). The stories of Dickens were stylistically analyzed under the categories defined by Leech and Short (Style in Fiction, 1981) within four headings: grammatical analysis, lexical usage, analysis of figures of speech and of narration. As a great observer, reformist and spokesman of his age, Charles Dickens artistically combined his messages with his stylistic preferences in his masterpieces. Although ‘Stylistics’is the main core of this book, the aim of The Spirit of Dickensian Style was not to arrive at totally new interpretations of Dickens’s works through reducing his style to a mechanical objectivity. Rather, the aim was a literature-centered stylistic analysis to show how Charles Dickens presented his social messages related to the issues of Victorian Age.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
Bilişim sistemlerinin işletme yönetiminin her alanında olduğu gibi üretim alanında da önemli etkisi bulunmaktadır. Günümüzün rekabetçi yapısı içerisinde sürdürülebilir olmanın en temel koşullarından birisi kaynakların etkin kullanılmasıdır. Kaynakların etkin kullanılması ise kaynakların bilgi temelli olarak yönetilmesiyle sağlanmaktadır. Bu anlamda ürünün tasarımı, malzeme yönetimi, üretim planlama, üretim kontrol ve stok kontrol gibi temel üretim süreçlerinde birçok bilişim sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada bu üretim bilişim sistemlerinin hem teorik hem de uygulama örnekleri ile açıklanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Televizyonda Yaşlı Temsilleri ve Yaşçılık
Arka Kapak Yazısı:
Yaşlı nüfusun, diğer yaş gruplarına göre hızlı bir biçimde
artması, yaşlılık konusunu yüzyılımızın en önemli gündem maddeleri arasına
taşımıştır. Nüfus yapısındaki bu değişim, bir yandan insani kalkınmanın zaferi olarak kabul edilirken, öte yandan sosyo-ekonomik gelişmeler, yaşlılığın toplumdaki yeri ve statüsünü değiştirmiştir.yaşlıları ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya bırakmıştır.
Yaşlılara karşı önyargılardan ve stereotipik algıdan kaynaklanan yaşçılık, günümüzde en yaygın olarak görülen ayrımcılık türlerinden biridir. Kitabın amacı, toplumda farkındalık düzeyinin çok düşük olduğu bir önyargı formu olan yaşçılığa ve medyadaki yansımalarına dikkat çekmektir. İçerik çözümlemesi ve alan araştırması üzerine temellenen bu çalışmada,yaşlıların televizyonda temsili ve stereotipik temsillerin yaşçı tutumların güçlendirilmesindeki
rolü ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ VÂRİDÂT
Dünyanın en önemli coğrafyalarında yüzyıllardır varlığını sürdüren Türk dilinin Balkan coğrafyasındaki temsilcilerinden biri de Sofyalı Bâlî’dir. Bugünkü Makedonya dolaylarında doğup Sofya ve İstanbul’da eğitim aldığını bildiğimiz Sofyalı Bâlî Efendi, altı farklı Türkçe eser kaleme almış bir isimdir. Mektupları, risaleleri, şerhleri, reddiyeleri, nasihatleri ile önemli bir külliyat oluşturmuş olan müellifin eserleri arasında Vâridât özel bir yer tutmaktadır. İlk yazılı Türkçe metinden bugüne, tarihe not düşülmüş eserleri ile Türk dili; çok farklı coğrafyalarda, zorlu siyasal, ekonomik, sosyal şartlarda ve çok geniş bir tarihsel süreçte varlığını gelişerek sürdürmeyi başarmıştır. Yaşadıkları dönemin yazı dilini eserleri ile somutlaştıran müelliflerin tanınması ve mümkünse tüm eserlerinin yapılacak çalışmalarla incelenmesi son derece mühimdir. Bilimsel çalışmalarla tanıtılan her Türkçe tarihî metin, Türk dilinin zenginliğine dair gösterilmiş bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Bu bakış açısıyla Sofyalı Bâlî Efendi’nin Vâridât isimli eseri üzerinde yapılan bu yayının Türk diline ve Türklük bilimine küçük de olsa bir katkı sunmasını bekliyoruz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Personality-Based Route Recommendation In Yachting
Personality-Based Route Recommendation in Yachting explores how individual personality traits shape route and destination preferences in yachting. Combining the Big Five personality model with machine learning techniques, the book offers an innovative perspective at the intersection of tourism, psychology, and artificial intelligence. It examines the foundations of yachting and marina systems, explains key personality theories, and presents a data-driven framework for predicting route choices. By linking human behavior with intelligent recommendation systems, this book contributes both to academic research and to practical applications for personalized maritime tourism services. It is a valuable resource for researchers, practitioners, and readers interested in digital transformation in tourism and decision support systems.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
Müşteri her zaman haklıdır veya eskinin tabiriyle müşteri velinimetimizdir anlayışı, örgütlerde müşteriyi her şeyin önünde ve üstünde tutan müşteri odaklı bir yaklaşıma dönüşmüş ve günümüzün rekabetçi işletmeleri için vazgeçilemez ve değişmez en temel strateji haline gelmiştir. Bu stratejinin çalışanlar üzerindeki etkileri, onlara neler hissettirdiği ise örgütlerin dikkatini müşterinin iyiliği kadar çekmemektedir.
Örgütler, çalışan-müşteri etkileşimini, kimi zaman müşterilerle iletişimde çalışanın kendi duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edeceğine ve hatta nasıl ifade etmemesi gerektiğine kadar detaylandıran kurallar ve politikalar geliştirmektedirler. Ancak bu etkileşimde müşterilerin varsayıldığı gibi her zaman haklı olmadığı, kaba olduğu, hatta yasalarla dahi korunan kişilik ve mülkiyet haklarına zarar verdiği durumlar için örgütler tarafından yeterince detaylı ve çalışanlara destek sağlayan politika ve kurallar tanımlanmamaktadır. Bu kitap müşteri kötü davranışlarının çalışanlar ile örgütler için nasıl etkileri ve sonuçları olduğu ve nasıl önlenebileceği konusunda çalışanlara ve örgütlere yol göstermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
The Administrative Transformation of Public Museums
Today, it is often emphasized by international organizations that local citizens should be encouraged to take part in shaping the cultural heritage policies, and that inadequate community engagement is the primary governance problem. Besides, the cooperation between central government, local governmental units (LGUs), private sector and Non-governmental organizations (NGOs) is regarded crucial to harness the potential of public museums. However, this understanding necessitates a transformation in museums organizational structure and mission. This book discusses these changes with a special focus on Turkish public museums.
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
Günümüzde örgütlerde adalet konusu oldukça önemli hale gelmiştir. Adalet aslında her dönemde önemini korumuştur. Ancak dünya genelinde ve bilhassa da ülkemizde, örgütsel adalet konusunda geniş bir literatür oluşmuştur. Ancak örgütsel sinizm ile ilişkisine yönelik çalışmalar fazla değildir. Örgütsel adaletin sağlanamadığı yerlerde, örgütsel sinizmin daha fazla görüleceği aşikârdır. Sinizm kelime olarak, bulunduğu işyerinden hoşnut olmama, eleştirme, başkalarına şikâyet etme davranışı olarak söylenebilir. Bu tutum içinde olan kişiler, muhtemelen örgütte adaletsizlik yaşayan kişilerdir.
Bu eserde, çalışma hayatında büyük önemi olan örgütsel adalet ve örgütsel sinizm konularından bahsedilmekte ve bankacılık sektöründe yapılan araştırma sonuçları üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Kars’ta “Hayat”
Kars, Türkiyenin doğusunda, kendi kaderine terkedilmiş, sınırda olan ama sınır kapısı olmayan, evin tozlu kalmış köşesi gibi duran hüzünlü şehir. Hüzünlü dediğime bakmayın eğlenceli, kalender, bizim gördüğümüz o hüznü ve eksiği görmeden kendi içinde dayanışarak yaşayan insanların olduğu bir şehir. Tarihinde savaşlar, işgaller görmüş sonra da elinde kalanlarla yeniden ayağa kalkmış bir şehir. Farklı dinler ve farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bu şehirdeki insanlara bakmak için gittim, Hayatların içinde farklı grupların birbirlerini kabullenmesini, kaynaşmasını gördüm. Kan karışması dedikleri bu birliktelikleri ile ilgili yazıklarımı bir antropolog gözüyle size sunuyorum.
KİTAP TANITIMI
Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
Başlangıçtan Günümüze türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi, yüzyıllar boyunca gelişen ve süren zengin edebiyat birikimimize bütüncül bir bakışın ışığında şekillenmiştir.
Klasik Türk Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Tekke- Tasavvuf Edebiyatı ve Yeni Tük Edebiyatı gibi bölümlemeler altında, edeb,yatımızda kullanılan nazım şekilleri ve türleri örnekler ve açıklamalarla ele almıştır. Kitapta nesir türleri de geniş bir şekilde açıklanmış ve örneklenmiştir.
Bu kitap Türk edebiyatının nazım ve nesir olarak tümüyle ele alan kapsamlı bir çalışma olarak benzerlerinden ayrılmaktadır.
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi aktif eğitim anlayışına göre hazırlandığı için, öğrencilerin kendilerini ölçme değerlendirme yönü de unutulmamıştır. Eserde ölçme ve değerlendirme amacıyla hazırlanmış 9 adet test sınavı bulunmakta ve bu testlerin soru sayısı üç yüze ulaşmaktadır
KİTAP TANITIMI
Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
Bu kitap Türkiye sağlık sisteminin yeni modelini detaylı olarak incelerken hayata geçirilen politika transferinin nedenlerini araştırmaktadır. Politika transferi literatüründeki farklı modelleri inceleyen ve Türkiye’nin sağlık politikasının transferinin hibrit ve gönüllü bir transfer olduğunu ortaya koyan çalışma, ders çıkarma modeli ile köklü reformların sebebini açıklamaktadır. Çalışma teorik olarak bir gönüllü transfer mekanizması olan ders çıkarma modelinin öngörmediği iki etkenin – siyasi mutabakat ve kararlılık – transferdeki önemli rolünü ve ampirik olarak Türkiye sağlık reformlarının bir politika transferi olduğunu detaylı bir analizle ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen reformları incelerken literatüre hakim olan Avrupalılaşma çalışmalarına eleştirel bir bakışla yaklaşan proje AB’nin dönüştürücü etkisine tabii olan aday ülkelerde Avrupalılaşmanın dışında farklı süreçlerin paralel olarak yürüyebileceğine örnek bir çalışma ortaya koyan proje bu kadar kapsamlı ve köklü reformların gönüllü olarak yapılabileceğine de bir örnek olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İnsan Hakları
Medyanın, insan haklarının gelişmesine katkı sunması, insan hakları ihlallerini deşifre etmesi, ifade özgürlüğüne alan açması, halk adına iktidar erkinin insan haklarına aykırı eylem ve pratiklerini denetlemesi gibi kamusal sorumlulukları vardır. Haber medyasının temelde haklarla ilgili bu sorumluluklarının ifade ya da ihlal süreçlerinde ise söylem kritik önemdedir. Eleştirel medya çalışmalarında gösterildiği gibi, medyanın gücü, gerçeği belli bir perspektiften inşa ederek ve onu tanımlayarak olay ve olgulara anlam vermesinden kaynaklanır. Haber söylemi, haberi yapan kişinin ve çalıştığı kurumun politik ve ekonomik yakınlıklarından bağımsız olmadığı gibi egemen ideolojilerin toplumsal yeniden üretimine olanak sağlayacak rızayı da devşirir. Başka bir deyişle, anlamlandırma süreçleri, iktidar ile ideoloji arasındaki ilişkiyi yeniden kurar. Oysa, ifade özgürlüğünden anlaşılması gereken, esas olarak muhalif düşüncenin korunmasıdır. Medya söylemine içkin iktidar pratiklerinin analiz edilmesi, medyaya kamusal sorumluluklarını hatırlatmanın önemli bir yoludur. Elinizdeki kitap, medya söylemine odaklanan araştırmalardan oluşuyor. Bu çalışmalarda, gazetecilik uygulamaları ve iktidar-söylem ilişkisi eleştirel perspektiflerden ele alınırken; medya süreçleri egemen toplumsal yeniden üretim süreçleri bağlamında analiz edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00