KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
₺495,00 -

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
₺455,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
-

Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
₺390,00 -

Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1896-1923)
₺620,00 -

The Teacher: Essays and Addresses on Education
₺575,00 -

Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
₺380,00 -

Şiraz’dan İstanbul’a
-

Sosyolojinin İmkânlarıyla Türk Sineması ve Türk Romanları Üzerine Değerlendirmeler
₺380,00 -

SOCIETY 5.0 FOR GIFTED EDUCATION
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu isimli bu kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımının artırılması ve motivasyonunun yükseltilmesi için bir rehber niteliğindedir. Kitap, engellilik kavramı ve Türkiyedeki engelli istihdamı konularına değinerek, engelli bireylerin iş hayatındaki zorlukları anlamamıza yardımcı oluyor.
Motivasyon konusu ele alınarak, çalışan motivasyon araçları, yönetsel motive araçları, iş tatmini, iş tasarımı, çalışma ortamı ve psiko-sosyal motive araçları gibi konular detaylı bir şekilde inceleniyor. Ayrıca, farklı motivasyon teorileri de açıklanarak, işletmelerin engelli bireylerin motivasyonunu artırmak için kullanabilecekleri yöntemler öneriliyor.
Kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımını teşvik etmek ve işletmeleri engelli bireylerin iş hayatındaki motivasyonunu artırmak için özellikle faydalı bir kaynak olabilir. Ayrıca, iş hayatındaki motivasyonun önemi konusunda daha geniş bir perspektif kazanmak isteyen herkes için de okunması tavsiye edilir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
Libellus de Expugnatione Terrae Sanctae per Saladinum, 1187’de Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan alışını anlatan anonim bir orta çağ kroniğidir. Haçlıların bakış açısıyla kaleme alınan bu eser, Kudüs Krallığı’nın çöküşünü dramatik bir dille aktarırken, Hristiyanların yaşadığı kaybı ve Batı Avrupa’da uyandırdığı yankıyı gözler önüne sermektedir. Eserde, Hıttin Savaşı’ndan Kudüs’ün kuşatılmasına kadar yaşanan olaylar detaylı biçimde anlatılmaktadır. Selâhaddin Eyyûbî, eserde hem bir fatih hem de adaletli bir hükümdar olarak tasvir edilir. Selâhaddin Eyyûbî’nin adaleti ve Haçlıların çaresizliği arasındaki karşıtlık, dönemin bakış açısını yansıtan çarpıcı bir anlatım sunmaktadır. Haçlı Seferleri’ne dair birinci elden önemli kaynaklardan biri olan bu kitap, Orta çağ tarihine ve Haçlı anlatılarına ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir eserdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zincirinde İş Birlikçi Tahminleme
Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu kitapta Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Kitapta, elektronik sektöründe yer alan, stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan bir firma incelenmiştir. Geleneksek yöntemlerden İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal stratejisine geçiş süreci ele alınmış ve hayata geçirilen modeldeki performans kriterleri incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
Avrupa Birliği Aile İşletmeleri Raporuna göre, dünyadaki tüm işletmelerin %75’i, Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile işletmeleridir. Ayrıca Fortune 500’deki dünyanın en büyük ve başarılı işletmelerinin %40’ı aile işletmelerinden oluşmaktadır. Buna karşılık aile işletmelerinin genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu da söylemek gerekir. Küçük ve orta ölçekteki aile işletmeleri toplam istihdamın yaklaşık %80’ini sağlamakta ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmektedir (EY, Aile işletmelerinde yeni normal raporu, 2020). Ülke ekonomilerine katkıları dolayısıyla desteklenmesi gereken aile işletmeleri doğaları gereği çeşitli zorluklarla baş etmektedir. Bu durum, bulunacak çözümlerin de aile işletmelerine özgü olmasını gerektirmektedir.
Pazarlama ve marka yerel, ulusal ve uluslararası pazarda rakiplerden farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeyi mümkün hale getirir. Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinde girişimcilik, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi, marka değeri, marka kimliği, marka kişiliği, marka yönetimi, sosyal medya yönetimi, pazarlama iletişimi, uluslararası ticaret ve lojistik konuları ele alınmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Harran’daki Suriyeli Göçmenler
Göç bireylerin yaşamlarını değiştirdiği gibi toplumların da kaderini şekillendirmektedir. Çağımız göçler çağı olduğu için birçok toplumun ortak kesişme noktasını oluşturmaktadır. 2010vda Tunus’ta başlayan halk gösterileri Arap Coğrafyasına yayılmış Tunus’ta, Mısır’da ve Libya’da rejim değişikliklerin yaşanmasına ortam hazırlamıştır. Ancak Suriye’de Arap Baharının kaosa dönüşmesi sebebiyle birçok Suriyeli; Türkiye, Lübnan ve Ürdüne göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin birçok ilçesinde olduğu gibi Harran’da da Suriyeli vatandaşlara ev sahipliği yapmıştır. Bu çalışma “Suriyeli Göçmenlerin Harran’ın Sosyo-Ekonomik Yapısına Etkileri” adlı yüksek lisans tezimin kitaba dönüştürülmüş halidir. Bu araştırmada kent nüfusu eşiği olarak kabul edilen sınırın (genellikle 10 bin) altında kalan kasaba görünümlü bir yerleşme olan Harran’ın Suriyeli bireylerin nüfusun etkisiyle değişen sosyo-ekonomik durumu ve mekânsal değişimi ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
EKOLOJİK KRİZ
Bugün tüm canlı ortamları ontolojik olarak bir yok oluş riski ile karşı karşıyadır. Ekoloji üzerinde oluşan baskı artık doğanın daha fazla kaldıramayacağı bir noktaya ulaşmıştır. Artık doğanın metabolik dengesi aşılmıştır ve ekolojik kriz denilen fenomen ortaya çıkmıştır. Ekolojik kriz binlerce yıldır süregelen, insan-doğa ilişkilerinin bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmıştır. Dolayısıyla ekolojik kriz ekolojiyi sadece biyolojinin bir konusu olmaktan çıkarmış, birçok bilimsel disiplinin araştırma alanı haline getirmiştir.
Bu kitap, ekolojik krizin nedenlerini insanın doğayla kurduğu ilişkide, insanın doğayı algılama biçiminde, inşa ettiği toplumsal yapıda, bu toplumsal yapılardaki kültürel ve etik değerlerde, psikolojik ve bilişsel sistemlerde, ekonomik üretim ilişkilerinde ve siyasal örgütlenme biçimlerinde aramaktadır. Bu eser, ekolojik krize insan-merkezli yaklaşımlar sunan, sadece insanların refahını arttırmaya veya sadece “doğanın güzelliklerini” korumaya çalışan sığ yaklaşımlardan farklı olarak ekoloji-merkezli bir bakışa sahiptir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
Tasavvuf kültüründe Allahın dostluğunu kazanmış, halk tarafından velî olarak kabul edilen manevi büyüklerin gösterdikleri olağanüstülükleri/kerametleri ve irfânî tecrübeyi arttıran olayları konu edinen hikâyelere menkıbe, bunların yer aldığı eserlere menâkıb-nâme denir. Menâkıb-nâme, Tasavvufî Türk edebiyatında önemli bir türdür.
Nakşî-Halidî tarikatının Gümüşhanevî (Ziyâiyye) kolunun ikinci pîri olan Kastamonulu Hasan Hilmî Efendi (ö.1329/1911) hakkında temel kaynak, Erzincanlı Kâtip Mustafa Fevzi Efendinin (ö.1343/1924) kaleme aldığı Menâkıb-ı Haseniyye fî Ahvâlis-Seniyye adlı manzum-mensur menâkıb-nâmedir. Bu menâkıb-nâmede, Hasan Hilmî Efendinin hayatı, halleri, kerametleri ve yolculukları anlatılır. Eserde manzum – mensur menkıbeler ile halifelerinin isimleri ve zikir âdâbı bulunmaktadır.
Bu menâkıb-nâmeyi diğerlerinden farklı kılan husus, müellifin bizzat yaşadıklarından ve ilk ağızdan dinlediklerinden oluşmasıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve YAPI
Toplum kuramlarının yaklaşımları açısından, yapı ve değişim sürekli ve etkin bir etkileşim içinde olduğu söylenebilir. Her yapısal etki -devrimler ya da icatlara dayanan kırılmalar gibi- toplumsal bir yeniden üretim sağlar ya da yeniden üretimler; doğrudan yapısal değişimler anlamına da gelebilir. Buradan hareketle Toplum ve Yapı adlı bu çalışma: psikolojiden yönetime, istisnadan insana, süreksizlikten topluma, göçten kente, bireyden eğitime ve tarihsellikten dil ve zaman felsefesine kadar geniş başlıklara uzanmaktadır.
Toplum ve yapı bir teori olarak kültürel farkındalıkların rasyonel kurgusudur. Toplum ve yapı bütünlüğü temsil etmez; ancak bütüne giden tekillerin genel bağlam eşiklerini karşılayabilir. Bu da her bir tekilin eleştiri gerekirliliğinin altını çizer. Başlatılma vaadi hiç bitmeyen o büyük Tarih yerine, kurgunun yapısallığını olumlamamak elimizdedir. Toplum ve yapı karşılıklılık içeren ender kavramlar olarak karşımızdadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
Bilişim sistemlerinin işletme yönetiminin her alanında olduğu gibi üretim alanında da önemli etkisi bulunmaktadır. Günümüzün rekabetçi yapısı içerisinde sürdürülebilir olmanın en temel koşullarından birisi kaynakların etkin kullanılmasıdır. Kaynakların etkin kullanılması ise kaynakların bilgi temelli olarak yönetilmesiyle sağlanmaktadır. Bu anlamda ürünün tasarımı, malzeme yönetimi, üretim planlama, üretim kontrol ve stok kontrol gibi temel üretim süreçlerinde birçok bilişim sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada bu üretim bilişim sistemlerinin hem teorik hem de uygulama örnekleri ile açıklanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
Covid-19 olarak adlandırılan küresel sağlık krizinin giderek ağırlaşan sonuçlarını hafifletmeye ve daha ağır bir tablonun ortaya çıkışını engellemeye çalışan ülke hükümetleri, kimi zaman birbiriyle benzeşen kimi zaman ise birbirinden farklılaşan politikalar uygulamıştır. Bu kapsamda geliştirilen politikaların farklılık göstermesi, ülkelerin yaşanmakta olan küresel sağlık krizinin yönetimindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Şüphesiz bu başarı ya da başarısızlığı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında bu noktada ve sonrasında en önemlisi yaşanacak muhtemel bir küresel sağlık krizi için yol haritasının ve acil eylem planlarının oluşturulmasıdır.
Bu çalışmanın amacı, bu ihtiyaçtan yola çıkarak etkisi zayıflayan küresel sağlık krizinde seçilmiş OECD ülkelerinin uygulamaya geçirdikleri sosyo-ekonomik politikaların başarısı ya da başarısızlığını tartışmak ve her ülke için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan gelecek sağlık krizleri için yol haritası ve eylem planı oluşturulmasını sağlamaktır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Administrative Transformation of Public Museums
Today, it is often emphasized by international organizations that local citizens should be encouraged to take part in shaping the cultural heritage policies, and that inadequate community engagement is the primary governance problem. Besides, the cooperation between central government, local governmental units (LGUs), private sector and Non-governmental organizations (NGOs) is regarded crucial to harness the potential of public museums. However, this understanding necessitates a transformation in museums organizational structure and mission. This book discusses these changes with a special focus on Turkish public museums.
KİTAP TANITIMI
The Erotic Motive in Literature
There is no form or species of literature that may not be interpreted by psychoanalytic methods. Be the author ever so objective, no matter how much he has sought to make his personality intangible and elusive, there are means, with the aid of clues, of opening up the barred gates of his soul. Men like Flaubert and Merimée, who believed in the impersonal and objective theory of art and who strove deliberately to conceal their personalities, failed in doing so. Their presence is revealed in their stories; they could not hold themselves aloof. It is true we have been aided by external evidence in learning what methods they employed to render themselves impersonal; the real Merimée and Flaubert, however, were made to emerge by the help of their published personal letters. It matters not whether the author writes realistic or romantic fiction, autobiographical or historical tales, lyric or epic poems, dramas or essays, his unconscious is there, in some degree.
But in a field which is largely new, it is best to take those works or species of writing where the existence of the unconscious does not elude our efforts to detect it. Therefore, much will be said in this volume of works where there is no question that the author is talking from his own experiences, in his own person, or where he is using some character as a vehicle for his own point of view. Such works include lyric poetry which is usually the personal expression of the love emotions of the singer. Burns, Byron, Shelley, Keats and Swinburne have left us records of their love affairs in their great lyric poems. Most of these were inspired by frustration of love, and were the results of actual experiences. And though much is said in them, other facts may be deduced.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
Hazırlanan bu kitabın öncelikli amacı; hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimi konusunda yetersiz olan literatür yapısına katkı sağlamaktır. Ayrıca hayvancılık faaliyetlerinin daha çok küçük aile işletmeleri olmasından dolayı finansal bilgisi yetersiz olan kişilere yardımcı olmaktır. Belirlenen bu amaçlara bağlı olarak kitap yazım dili mümkün olduğunca basit tutulmaya çalışılmıştır. Anlatılan konular basit örneklerle açıklanarak, konuların daha anlaşılır olmasına gayret edilmiştir.
Çalışma üç bölümden olacak şekilde hazırlanmıştır. Birinci bölümde finansal yönetimin temel konuları basit örneklemelerle açıklanmaya çalışılmıştır.
İkinci bölümde hayvancılık faaliyetlerinin temelini oluşturan tarımsal faaliyetlerinin muhasebe ve finansal yapısı açıklanmıştır.
Üçüncü bölümde ise hayvancılık faaliyetlerinin finansmanında önemli görülen konular ele alınmış ve bu konular küçük örneklerle desteklenmiştir. Ayrıca üçüncü bölümün içinde hayvancılık faaliyetlerinin maruz kaldığı riskler tespit edilmeye çalışılmış ve tespit edilen risklerin yönetilebilmesi için çözüm önerileri oluşturulmuştur.
Gıda arz güvenliğimiz için çok önemli olan hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimine sağlanacak katkının, tüm ülkenin çıkarına katkı sağlayacağı düşüncesi ile hazırlanan bu kitap umarız ki amacına ulaşır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Güzel Sanatlar Liselerinde Müzik Eğitimi Odaklı Araştırmalar
Güzel Sanatlar Liseleri, uzun yıllardır bilimsel çalışmalarda yoğun biçimde ele alınmıştır. Sayıca göz dolduran ve göreceli olarak tatmin edici kabul edebileceğimiz yaklaşık 30 yıllık geçmişe dayalı mevcut birikime karşın, ilgili araştırmalar içerik analizi yaklaşımıyla incelenmemiştir. Oysaki içerik analizi çalışmaları, ilgili alanı tanımlamaya yardımcı olabilir. Ulaşılan sonuçlar öz eleştiri yapmamıza katkı sağlayabilir, bilimsel tartışmalara ve sorgulamalara ışık tutabilir. Bu kitap, Türkiye’de Güzel Sanatlar Liselerinde müzik eğitimi odaklı yürütülen araştırmaları mercek altına almaktadır. Çalışmada, 1993-2022 yılları arasında tamamlanan tez, makale, bildiri, kitap ve kitap bölümü olmak üzere toplam 476 araştırmanın tematik ve metodolojik eğilimi içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Kitabın Güzel Sanatlar Liseleri konusunda çalışma yapacak olan araştırmacılara katkı sağlaması beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00