KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
₺260,00 -

ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
₺300,00 -

Diversifying Feminisms in the Literary World
₺455,00 -

Digital Transformation In Education
₺325,00 -

ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
₺275,00 -

Coğrafyada Uzaktan Algılama
₺440,00 -

Bolu Folklorunda Mâniler
₺315,00 -

Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
₺620,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
₺390,00 -

Antakyalı Kâsım Şeybânî ve NASÎHATNÂME’si
₺975,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE MUHASEBE, FİNANS ve DENETİM
₺380,00 -

1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
₺740,00 -

Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
₺340,00 -

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
-

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

ABD’de Ev Okulu Uygulaması
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
İnternet teknolojisindeki gelişmeler; yeni iletişim ortamları ve yeni iletişim araçlarının ortaya çıkmasına ve çoğalmasına zemin hazırlamıştır. Web 2.0 şeklinde adlandırılan günümüzdeki ortam; iletişimin de şekil değiştirmesini beraberinde getirmiştir. Sosyal medya ortamlarında bireyler sosyalleşmekte; istedikleri içerikleri oluşturup hızlı bir şekilde paylaşabilmekte ve kısa bir zaman dilimi içerisinde gündem oluşturabilmektedirler. Bu ortamların en önemli özelliği ise çift yönlü iletişime olanak sağlamasıdır. Bu özellik ise kurumların bu ortamları halkla ilişkiler amaçlı kullanmalarını beraberinde getirmiştir. Amacı kurumun hedef kitleleri ile iyi ilişkiler geliştirerek kurum imajına katkıda bulunmak olan halkla ilişkiler açısından bu ortamlar; kurum imajının bir üst seviyesi olarak adlandırılan ve bugün kurumların en değerli sermayesi olarak nitelendirilen kurumsal itibara olumlu veya olumsuz şekillerde etki etmektedir.
Bu çalışma; sosyal medyanın kurumsal itibara etkisini irdelemektedir. Toplam üç ana bölümden oluşan kitabın birinci ve ikinci bölümünde Sosyal Medya ve Halkla İlişkiler ve Kurumsal İtibar Yönetimi konularına yer verilmektedir. Çalışmanın ana konusu olan Sosyal Medyada Kurumsal İtibar Yönetimi adlı üçüncü bölümde ise ilk olarak sanal ortamlarda kurumsal itibardan bahsedilmekte; daha sonra ise sosyal medyada kurumsal itibar yönetimi konusu ayrıntılı olarak işlenmektedir. Bu doğrultuda; sosyal medyada kurumsal itibar yönetim süreçlerinin yanı sıra; kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenleri, sosyal medya stratejileri, sosyal medya politikaları, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları, kriz iletişimi, kriz örnekleri ve kurumsal itibarı en çok etkileyen sosyal medya araçlarından sosyal ağlar, bloglar ve mikrobloglar, içerik paylaşım siteleri, forumlar ve tartışma grupları ve wiki’lerde kurumsal itibarın ne şekilde yönetilmesi gerektiğine yer verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
Türk-İslam toplumunda kadın, her daim sanatın ilhamı olmanın yanında hamiliğini de üstlenmiştir. Türk-İslam sanatının yayıldığı hemen her coğrafyada kadınlar sanat meclisleri kurmuş ve sanatçıları desteklemişlerdir. Bu destek alanlarının en önemlisi kadınlarının hayır işlerinin de başında gelen mimari eserlerdir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kalıcı hale gelen Türkler mimari faaliyetlere de hız vermişlerdir. Fethedilen her şehirde Türk-İslam yapıları yükselmiştir. Bu imar faaliyetlerine sultanlar, devlet adamları, ordu komutanları gibi yüksek mevkiden kişiler katılmıştır. Bu kişilerin önemli bir çoğunluğunu ise kadınlar oluşturmaktadır. “Selçuklu Çağı Anadolu Türk Mimarisinde Kadının Rolü” isimli bu çalışma bu kadınların konum ve statüsü, yaşamları, etnik ve dini kökenlerinin sanata ne kadar ve nasıl yansıdığı üzerinde durmaktadır. Kadınlarla ilişkilendirilen yapılar ait oldukları dönemlerin kadına bakışı, kadınların sanat anlayışı başta olmak üzere, dönem mimari faaliyetlerinin nasıl yapıldığı, bânî sanatçı arasındaki ilişki, bânînin sanat eseri üzerinde ne kadar etki ettiği gibi konular içeren bu çalışmanın farklı bir perspektifle Anadolu Türk İslam mimarisi literatürüne katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
The Determinants of Local Government Performance In A Small Island Economy: The Case of North Cyprus, 2004Q1-2012Q4
The determinants of local government performance have long been of interest, and have been empirically investigated in a number of recent studies. A general question in this area is: why have some local governments across the countries achieved high rates of performance whilst the others remained at lower levels? Evidence from the relevant literature indicates that some local governments or municipalities, particularly in developed countries, achieve very good performance. Others, in particular those from underdeveloped or developing, have very little or almost no performance.
This research empirically investigates the budgeting conditions in North Cyprus and evaluate how budgeting conditions vary from one municipality to the other in the five major municipalities; Lefkosa, Magusa, Girne, Guzelyurt and Iskele over the period 2004Q1 to 2012Q4. Two types of methodologies are conducted. First; it empirically investigates the determinants of local government deficit by using cointegration techniques. The Johansen co-integration and The Vector Error Correction model (VECM) are applied to test the effect of each element such as own-source revenue, grants, expenditures and debt services on the budget deficit. Second, the study test the convergence hypothesis if similar regions within the country converge to the same long-run steady state by considering five major Cypriot municipalities in the North Cyprus economy.
The results from the empirical analysis on budget deficit findings show that there is evidence of a long-run relationship between general deficit and its determinants. The evidence of causality is found from expenditure and debt to general deficit for Lefkosa municipality. There is unidirectional causality from grant and revenue through deficit for Magusa municipality. Third empirical analysis on convergence introduced that the municipalities with the lowest number of people per staff, commonly diverge from the group mean.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
The Imagist Movement In Poetry: A Revolution In Words And Verse
The Imagist movement, a radical departure from traditional poetry, emerged as a revolutionary literary turning point in the 20th century. Following the principle of economy and precision of language, the Imagist poets championed poetry devoid of ornament and emotional excess. The movement’s emphasis on directness, simplicity, and visual intensity reshaped the spirit of poetry, sparking profound reverberations in literature.
This book comprehensively explores the Imagist movement’s theoretical background and historical context, as well as the analysis of the poems and contributions of its key figures, such as T. E. Hulme, Ezra Pound, H.D., and Amy Lowell. It also includes selected poems from Imagist anthologies, providing readers with concrete examples that highlight the essence of Imagist poetry.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Mitolojik Avrupa Sanatında Doğa
Avrupa sanatı, yüzyıllar boyunca, Yunan ve Roma mitolojisinin sunduğu zengin öyküleri yansıttı. Titanlar, tanrı ve tanrıçalar, sanatçıların tuval ve yontularında yeniden hayat buldu. Her türlü duygunun ve soyut kavramın, sürükleyici olay dizgilerinin ve sürprizli sonların yer bulduğu mitolojide, bizim için çok değerli bir varlık dikkat çekiyor: Doğa.
İnsanın doğa ile kurduğu yakın ilişki, mitoslarda yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. Antik dünyanın, doğal yaşam ile daha samimi bir temas içinde olduğu düşünülebilir. Yunan ve Romanın yarattığı öykü evreninde, doğanın her öğesinin kimlik kazandığını görebiliyoruz. Güneşin, ayın, yıldızların, rüzgârların, ağaçların, çiçeklerin, pınarların Onlar da insanlar gibi yaşıyor, âşık oluyor ve acı çekiyor.
Bu kitapta, mitolojik Avrupa sanatının, Rönesanstan 19. yüzyıla kadar uzanan zaman diliminde sunduğu doğa imgeleri gözler önüne serilmiştir
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
Günümüz itibarıyla çevrimiçi uzaktan eğitime ilgi ve talep artarak devam etmektedir. Çevrimiçi eğitimin zamandan ve mekândan bağımsız öğrenme ortamları sunması, gelişen teknoloji ile birlikte farklı öğrenme deneyimleri sağlaması gibi birçok etken bu artan ilginin sebepleri arasında gösterilebilir. Ayrıca yaşanan Covid-19 salgını bağlamında çevrimiçi eğitim veren kurumların ve bu kurumlarda öğrenim gören öğrenenlerin sayısındaki artışın sonucunda nitelikli çevrimiçi eğitim ihtiyacı sıkça gündeme gelmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir.
Bu kitapta; nitelikli çevrimiçi eğitim hizmeti sunmak için kurumların sahip olması gereken standartlara ve öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca bu kitapta; uzaktan eğitim, çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, uzaktan eğitimin tarihsel süreçleri ve gelişimi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler, kaliteli çevrimiçi eğitim için yayınlanan standartlar vb. birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
İnsanların topluluklar halinde yaşamalarıyla birlikte yöneten-yönetilen kavramının ortaya çıkması, günümüzdeki tabiriyle siyasetin var olmasını sağlamıştır. Siyasette iktidar olma mücadelesinin başlamasıyla birlikte propaganda ve reklamcılık faaliyetleri de siyasal iletişim aktörleri tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu faaliyetler çerçevesinde yürütülen siyasal kampanyalar, seçim zamanlarında iktidara aday olan siyasi parti ve liderler tarafından seçmenlere ulaşabilmek için yapılan seçim kampanyaları ile belirli bir konuda halkın görüşüne başvurmak için yapılan referandum (halkoylaması) kampanyalarında yürütülen propaganda çalışmalarıdır. Siyasal kampanya çalışmalarının önemi günümüzde daha da artmıştır. Siyasi partiler, özellikle de seçim dönemlerinde siyasal kampanya çalışmaları için bu işle ilgili, deneyimli, profesyonel kişilerle çalışmakta ve bütçelerinin büyük bir kısmını bu alan için harcamaktadırlar. Bu bağlamda bu kitapta, siyasal kampanyaların önemli yöntemleri olan propaganda ve reklamcılık ile siyasal kampanyalar ve kamuoyu konuları incelenmiş, bu kuramsal çerçevenin uygulama alanındaki açılımına bakmak için ise 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği referandumunun Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) siyasal kampanyaları üzerinden karşılaştırılması yapılarak kampanyalarda seçmeni etkileme bakımından büyük bir öneme sahip olan mitinglerin analizi yapılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE SELÇUKLULARI
Selçuklular tarihi, Osmanlı tarihi gibi herkesin rahatça kalem oynatabildiği bir alan olmadığından bu sahada yapılan çalışmalar çok sınırlı kalmaktadır. İlgililerin okuyacak kitap bulmakta sıkıntı çektiği bu alanda böyle bir çalışmanın önemli bir boşluğu doldurarak tarih meraklılarına ve Selçuklu Tarihi’ne ilgi duyanlara yararlı bir çalışma olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca bu kitap, yurdumuzda bulunan çeşitli üniversitelerin Tarih bölümlerinde okuyan öğrencilerin “Türkiye Selçukluları” ya da “Anadolu Selçukluları” adı ile müfredat programında yer alan derslerinde bir başvuru ve yardımcı kitap durumunda olacaktır. Aynı şekilde bu alanda yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapan öğrencilere ve konu üzerinde çalışma yapan akademisyenlerin de yararlanabilecekleri bir eserdir.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
Turizmin temel unsurları veya arz kaynaklarından biri olan çekiciliklerin başında doğal ortam özellikleri gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir sahanın turizm potansiyelinin oluşumunda bu özellikler doğrudan veya dolaylı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırları içerisinde yer alan Cehennem Deresi Kanyonu’nun doğal ortam özelliklerinin ve turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece doğal ortam özellikleri nedeniyle 2002 yılında “I. derecede doğal sit alanı” olarak ilan edilmiş bu kanyonun, hem turistik potansiyeline değinilmiş hem de sürdürülebilir bir turizm etkinliği için nelerin yapılması gerektiği gündeme getirilmiştir. Ayrıca sahanın koruma ve kullanma dengesi içerisinde yönetilmesi için gerekli olan sürdürülebilir turizm planlaması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu sayede plansız işleyen etkinliklerinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilmiştir. Coğrafi araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, iki yılı aşkın sürede (2015’den beri) gerçekleştirilmiş saha çalışmalarıyla desteklenmiştir. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerinin bir araç olarak kullanıldığı çalışmada, görüntü analizleri ArcGIS10.5, istatistik analizler ise IBM SPSSStatistics 22 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, Cehennem Deresi Kanyonu’nun çok farklı doğal ortam özelliklerine sahip olduğu ve turizm bakımından önemli bir potansiyel barındırdığı anlaşılmıştır. Ancak bu potansiyelin antropojenik kökenli sorunlardan dolayı çok ciddi bir tehdit altında olduğu belirlenmiştir. Sahadaki problemlerin çözümü için acil olarak koruma ve kullanma dengesinin gözetildiği bir planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün bu eksiklikler giderilip, turizm planının oluşturulmasından sonra, Cehennem Deresi Kanyonu’nu ve yakın çevresi sürdürülebilir şekilde farklı turistik ve sportif aktivitelerle desteklenerek gerek iç gerekse dış turizm bakımından tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
Zonguldak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte yalnızca bir maden bölgesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayileşme hikâyesinin başladığı yerlerden biridir. Taşkömürü havzası sayesinde ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan bu şehir, hem imparatorluk döneminde hem de genç Cumhuriyet’in ilk yıllarında stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi salnameleri şehirlerin idarî, sosyal ve ekonomik tarihiyle ilgili son derece değerli bilgiler ihtiva etmektedir. Bu nedenle, çalışmada Kastamonu ve Bolu salnameleriyle birlikte Maarif, İlmiye, Ticaret ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamelerinin Zonguldak’a dair kısımları bir araya getirilmiş ve günümüz Türkçesine çevrilmiştir.
Elde edilen veriler, kömürle özdeşleşen Zonguldak’ın yalnızca bir sanayi merkezi değil; eğitim, kültür, idare ve toplumsal yaşam yönleriyle de zengin bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu bilgiler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte nüfus yapısı, eğitim kurumları, ticari faaliyetler, madencilik ve yerel yönetim gibi pek çok alanda Zonguldak’ın geçirdiği dönüşümü gözler önüne sermektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Mudurnu Nüfus Defteri-I (1840)
Nüfus defterleri, yerel tarih çalışmalarının temel kaynaklarındandır. Elinizdeki kitap, bu yönüyle bir kaynak eser niteliğindedir. Zira verilen kimlik bilgilerinin haricinde, satır aralarında çok zengin bir veri deposu mevcuttur. Tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji ve ilahiyat gibi belli başlı alanlar için paha biçilemez bilgilere ulaşabilirsiniz. Özellikle de şecere/soy ağacı belirleme hususunda sizlere yardımcı olacaktır. Aile lakabından yararlanarak Mudurnuda bir yakınınızın geçmişte hangi mahallede, kaç numaralı hanede ikamet ettiğini, geçimini hangi meslekle sağladığını öğrenme ve eşkâli hakkında bilgi sahibi olma imkânınız bulunmaktadır. Bunun yanında, Mudurnudaki iki çarşıdan birinin neden demirciler çarşısı olarak anıldığı ya da Halvetiye tarikatına mensup pek çok kimsenin niçin Mudurnuda medfun olduğunun sırrına ermeniz mümkün. Hatta Mudurnuda karşınıza çıkan bir İslambollu/İstanbullu lakabından hareketle, İstanbulun eski adlarından birinin İslambol olup olmadığı tartışmalarına noktayı koyup toponomik açıdan keşif yapmış bir kâşif edasıyla heyecanlanabilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
Bu kitap, parlamentolarda diasporaların temsilinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı önemli bir çalışma olarak ciddi bir boşluk dolduracaktır. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan seçmenlere oy kullanma hakkını yaygın olarak kullandırmaya başladığı 2014 yılından beri giderek artan katılımla beraber parlamento temsil hakkının da tartışılmaya açıldığı dönemde gelecek için ışık tutacak bir çalışma olacaktır.
Mehmet KÖSE
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) eski Başkanı
Sağlıklı bir diaspora politikası olmayan devletler genelde sağlıklı bir göçmen politikası da üretemezler. Göç olgusunun her geçen gün arttığı bir dönemde diasporanın temsili meselesi Türkiye için kilit konulardan birisidir. Bu kitap karşılaştırmalı bir açıdan Türkiye için örnekler sunmakta ve diasporanın mecliste temsilinin sistemsel, hukuksal ve siyasi olarak nasıl mümkün olabileceğine dair kapsamlı bir yaklaşım geliştirmektedir. Türkiye’de alanında ilklerden olan bu kitabı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerle hem teorik hem de pratik olarak ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN
Center for Global Policy, Washington DC, ABD
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
Osmanlı Devleti’nin bir cihan imparatorluğu olduğu dönemlerde üretilen seramikler, bugün halen değerli birer sanat eseri olarak dikkat çekmektedir. Özellikle Osmanlı’nın klasik döneminde üretilen İznik seramikleri, Batı dünyasının ilgisini 19. yüzyılda bir hayli cezbetmiştir. Koleksiyonerler, seyyahlar, tüccarlar, müze görevlileri ve sanat tacirleri farklı tarihlerde bu eserleri başta İngiltere olmak üzere Batı’ya taşımışlardır. Bugün halen dünyaca ünlü müzelerde ziyaretçilerini bekleyen Osmanlı seramiklerinin İngiltere yolculuğununun ve bugünkü durumlarının anlatıldığı bu kitap, aynı zamanda bu alanda yapılmış en kapsamlı ve güncel çalışmalardan biridir.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
100 Soruda Kazakistan
Kazak Türklerinin tarihi, kültürel değerleri, coğrafyası, ekonomisi, ticareti, eğitim sistemi, yönetim yapısı ve diğer ülkelerle olan siyasi ilişkileri gibi pek çok konuda okuyucuları aydınlatacak bilgileri bu kitapta bulmak mümkündür. Kitabın yazarları Kazakistan dâhil diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde uzun süre yaşamış, edindiği deneyimlerini ve gözlemlerini basılı kaynaklar ile birleştirerek bu kitabı meydana getirmişlerdir. Geniş bir kaynakçaya sahip olan bu kitapta aslında 100 soruya verilen cevaptan daha fazlası vardır. Kazakistan’daki günlük hayata ilişkin tavsiyelerin yanında şehirlerdeki ulaşım, metro, havaalanı ve ulaşım araçları gibi yararlı bilgilere de yer verilmiş, Kazakistan’ın coğrafyası, yüzölçümü, iklimi, nehirleri gibi coğrafi unsurlara da değinilmiştir. Coğrafi unsurlar anlatılırken tarihi ve kültürel olaylarla da ilişki kurularak kitaba disiplinlerarası bir bakış kazandırılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
Demokrat Partinin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve Milletvekili göreviyle devlet adamları farklı zamanlarda Karadeniz Bölgesine bir dizi seyahatler yapmışlardır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, Çalışma Bakanı Hayrettin Erkmen, Dâhiliye Bakanı Dr. Nazım Gedik, Çalışma Bakanı Halûk Şaman, DP Rize Milletvekili İzzet Akçal ve CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek bölgeyi ziyaret eden devlet adamları içerisinde yer alan önemli isimler olmuşlardır. Araştırma ile Karadeniz Bölgesine yapılan ziyaretlerin bölgede yaşanan gelişmelere etkisinin incelenmesi ve bölgenin yakın tarihine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı bünyesindeki farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek araçları ile açık ve uzaktan öğrenme deneyimlerine imkan sunan açık kaynak kodlu bir öğrenme yönetim sistemi çözümüdür.
Eğitimde dijital dönüşümün ilk hedefi öğrenen ile öğretici ya da öğrenme kaynakları arasında yeni ve deneyimsel bir köprünün oluşturulması, zaman ve mekândan bağımsız öğrenmenin yolunun sağlanmasıdır.
Bu çalışmada, eğitim hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunumu için dijital öğrenme ortamları ve modellerinin hayata geçirilmesi, kullanımı ve bu ortamlara yönelik içerik geliştirilmesi ve sunumu için Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yitik Bir Devrime Ağıt
Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısal ve ideolojik inşa döneminin şahit ve aktörlerinden olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun söz konusu tarihsel sürece bakışını sergilediği Panorama romanı üzerine bir eleştirel söylem analizi gerçekleştirmeye odaklanıyor. Uygulanan yaklaşım eleştirel teori perspektifiyle şekilleniyor ve romanın programatik anlamda ideoloji metni olarak okunması çalışmanın ana eksenini belirliyor. Önce teorik düzlemde ideoloji kavramına yoğunlaşılırken, daha sonra romanın söylemi ideolojisinin plan, uygulanış ve algılanış boyutlarıyla çözümleniyor. Bu doğrultuda, karakteri itibariyle bir ‘ağıt’ olarak tanımlanan söylem üzerinden romana ve kapsadığı dönemi görüş-sunuş biçimine dair yeni bir okumaya ulaşmak hedefleniyor ki bu da elinizdeki kitabın, aslında kendi çözümlemesini de tartışmaya açan bir söylem halinde inşa edildiği anlamına geliyor.
Yakup Kadri’nin Panorama‘sını Cumhuriyet’in kuruluş ideolojisinin umutları, hayal kırıklıkları ve kırılmalarının izini sürerek okuyan bu çalışma, yalnızca romanı değil, onu nasıl okuduğumuzu da sorgulamaya çağırıyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
İnternet ve mobil iletişim devriminin ardından gelmekte olan bilişimin fiziksel dünyaya fark edilemeyecek ölçüde nüfus ettiği bir yaygın bilişim evresi pazarlama disiplininde iş yapma şekillerini köklü olarak değiştirmeye adaydır. Yaygın bilişim kapsamında geliştirilen ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamaları, müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerinin, müşteri hakkındaki yer değiştirme karakteristiği dâhil birçok farklı değişkeni gerçek zamanlı olarak takip edip tüketici davranışının neden sorusuna yanıt bulmayı ve müşteriyle hareket halindeyken dinamik olarak pazarlama iletişimi kurmayı mümkün kılmaktadır. Tam ihtiyaç anında ve noktasında gerçek zamanlı teklif sunumu özelliğiyle ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamalarının müşteri ilişkileri yönetimi kavramının yeni baştan ele alınmasına yol açması beklenmektedir. Bu kitapta müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri yaygın bilişim vizyonu çerçevesinde ele alınmış, söz konusu uygulamalara dönük tüketici tutumu incelenmiştir. Çalışma, ortam duyarlılık boyutlarının tümünü birden ele alan almasıyla özgün değer taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Düzceli Âlimler
Düzce denildiğinde yemyeşil ormanları, bereketli toprakları, serin yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle adeta bir tabiat cenneti uyanır zihnimizde. Ancak Düzce, bu doğal güzelliklerinin yanında yetiştirdiği insanları ve ilmî birikimiyle de dikkat çekmektedir.
Şehrin tarihsel mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak vazifesi güden bu kitap, aynı zamanda âlim, mütefekkir, müftü, müderris, muallim, mutasavvıf, hatib, vâiz, imam ve hoca sıfatlarını taşıyan kimselerin şehrin ilmî birikimine, kültürel hafızasına ve manevî mirasına yaptıkları katkıyı ortaya koymak iddiasındadır.
Muhammed Zâhid el-Kevserî’den Yusuf Suad’a, Şeyh Muslihuddin Efendi’den Kürtzâde Mehmed Sıdkı Efendi’ye, Yusuf Ziyaeddin Ersal’dan Hâfız Hasan Şen’e kadar Düzce’de doğmuş ve Düzceli unvanıyla tanınmış âlimler, Düzce’de yaşanan gündelik hayata, ülkemizin ilmî birikimine ve de İslam dünyasının zengin ilmî mirasına katkılar sunmuşlardır. Dolayısıyla kitap, taşranın sesine kulak vermek ve taşra-merkez arasındaki ilmî etkileşimin izlerini keşfetmek isteyenlerin ilgisini çekmeye adaydır.
₺1.500,00