KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

HİKÂYET-İ SÎMURG
₺300,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
₺455,00 -

XIX. YY. NAKŞİBENDÎ ŞEYHLERİNDEN HOCAZÂDE AHMED KÂMİL DİVANI
₺315,00 -

UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
-

Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
₺420,00 -

TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
-

Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
₺610,00 -

Trabzon’dan Manzaralar
₺300,00 -

THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
₺405,00 -

Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
₺715,00 -

STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
₺520,00 -

SİNEMASAL KADINLAR
₺275,00 -

SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
₺300,00 -

RİSKE MARUZ DEĞER
₺235,00 -

Postmodern Trends in Literature and Arts
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASILAŞMA VE BÜYÜME
Küreselleşme eski mi? yeni mi? tartışmaları sürerken, piyasalarda uluslararası hareketliliğin arttığı izlenen bir gerçektir. Bu uluslararasılaşma süreci ise ülke ekonomilerinde birçok yapısal değişimlere sebep olmaktadır. Nihai gayesi ekonomik büyümenin sağlanması olan ülkeler, uluslararası hareketlilikten kazançlı çıkmanın yollarını aramaktadırlar. Bu amaçla özellikle 1980li yıllardan sonra içlerinde Türkiyenin de olduğu serbest piyasa düzenini tercih eden ülkelerin artması, dışa açık büyüme politikalarının da artmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak uluslararası hareketlilik artmış, bazı ülkelerin diğer ülkelere göre neden daha hızlı büyüdüğü ve benzer kaynak yapısına sahip ülkeler arasında neden büyüme hızlarının farklılık gösterdiği gibi sorular ortaya çıkmıştır. Bu soruların cevapları ülkelerinliberalleşme ve gelişmişlik düzeyi çerçevesinde aranmaya başlanmıştır. Bu çalışmada uluslararasılaşma sürecinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelenerek, bazı ülke ve ülke gruplarının uluslararasılaşma düzeyleri ile ekonomik büyüme seyirlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
“Yiğidin harman olduğu yer’dir Çukurova”. Tarihi dokusu, kültürel mirası, verimli toprakları, sanayisi, bitki örtüsü, sıcakkanlı insanıyla büyük bir zenginliğe sahip olan Çukurova, tarihin en eski dönemlerinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bu bakımdan her yönüyle araştırmaya değer Çukurova’nın kültürel, ekonomik ve siyasi tarihine dair Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden değerli akademisyenlerin yazıları ile katkı sağladığı bu eserde çağlar öncesi dönemlerden Cumhuriyet Dönemine kadar olan süreci çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
Doğu Karadeniz’in önemli şehirlerinden olan Artvin, coğrafi özelliklerinin yanı sıra tarihi dokusuyla da kendinden söz ettirmektedir. Yer aldığı konum itibariyle tarih boyunca pek çok millete ev sahipliği yapmış olan şehir çeşitli kültür izlerini günümüzde de bünyesinde bulundurmaya devam etmektedir. Bu durumun bir yansıması olarak karşımıza çıkan farklı yer isimleri bölgenin Türk tarihini anlamamıza yardımcı olmaktadır. 7. yüzyılın ortalarından itibaren ilk Müslüman fetihlerinin etkisinde kalarak yeni bir din ve kültürle tanışan Artvin 11. yüzyılın sonlarına doğru Selçuklu hâkimiyetine geçmiş, devamında bölgeye ulaşan büyük Kıpçak göçleriyle tam olarak bir Türk yurdu haline gelmiştir. Osmanlıların bölgeyi fethetmesini müteakip daha zengin kaynaklardan takip edebildiğimiz Artvin ve çevresi, Hurufât defterlerinde Livane olarak yerini almıştır. İlçeleriyle birlikte pek çok vakfın yer aldığı Artvin’in 19. yüzyıldaki idari ve ekonomik yapısı, sınır şehri olarak Türk-İslam medeniyetinin anlaşılmasına katkı sunmaktadır. 93 harbinden Kore savaşına kadar çeşitli mücadelelere katılan Artvin halkının aziz hatırası günümüzde Artvin ve çevresindeki şehitliklerde yaşatılmaya devam edilmektedir.
Elimizdeki bu kitap alanında uzman bilim insanlarının tüm bu konularla ilgili çalışmalarını ihtiva etmektedir. Artvin tarihinin titizlikle araştırılması sonucu elde edilen bu veriler konuya ilgi duyan araştırmacılar için kaynak niteliği taşımaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
6 Eylül 1987 referandumu, Türk demokrasi tarihi açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Bu referandum ile 12 Eylül 1980 askeri darbesinin demokrasiye açtığı yaralardan biri sarılmaya çalışılmıştır. Liderler, siyasi hakların iadesi konusunda yapılan referandum esnasında, halkın desteğini sağlamak adına pek çok siyasi enstrümandan faydalanmıştır. Bunlar içerisinde en ilginci ise renklerin kullanımı olmuştur. Referandumda evet ve hayır oy pusulaları için kullanılacak mavi ve turuncu renkler, tarafların elinde bir tür sembolik savaş aletine dönüşmüştür. Hatta siyasi aktörler, referandum kampanya sürecinde duygu ve düşüncelerini ifade etmek adına günlük kıyafetlerinde bu iki renkten birini tercih etmiştir. Referandum tarihi yaklaştıkça propaganda dili de sertleşmiştir. Artık liderler tarafından Turuncu nonoş rengi! Mavi ise Yunan rengi! olarak tarif edilir hale gelmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
Bu çalışma Orta Torosların jeomorfolojisinde önemli bir yer tutan dolinlerin dağılışı ve morfometrik özellikleri konusunda önemli bir eksikliği gidermek amacıyla hazırlanan bu kitapta 3 yıldır devam eden çalışmaların ana sonuçları yer almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
Konuştuğumuz dil, düşünce dünyamızın ifadesidir. Bu dünyanın tuğlaları kelimeler, temel taşları mefhumlardır. 1930’lu yıllardan itibaren, dilimizdeki Arapça ve Farsça kelimelere karşılık olarak yeni kelimeler türetilmiş, bu kelimeler her zaman tartışma ve merak konusu olmuştur. Bu sözlükte sadece yeni kelimeleri değil, onların bugüne kadar gelebilme maceralarını da bulacaksınız.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
Dünya genelinde yaşanan gelişme ve ilerlemeler sonucunda ortaya çıkan yeni toplum düzeni içerisinde toplumsal cinsiyet ayrımcılığının azalmadığı, hatta zaman zaman şekil değiştirerek arttığı izlenmektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2022 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre mevcut ilerleme hızıyla cinsiyet eşitsizliğini tam anlamı ile sıfırlamak tahmini olarak 132 yıl alacaktır.
Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisindeki 17 amaçtan biri de “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” amacıdır. Ancak günümüzde gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede cinsiyet ayrımcılığı hemen her alanda varlığını sürdürmektedir. Kadının sadece kadın olduğu için maruz kaldığı haksız, hukuksuz, eşitliksiz, keyfi, kayıt dışı uygulamalar sadece bir cinsiyet sorunu değil, toplumsal refah sorunudur. Aile, iş ya da sosyal hayatta fırsat eşitliğini yakalayamayan kadınların ortaya koyabilecekken koyamadığı her değer toplum için bir kayıptır. Bireyler sahip olduğu yetenek, kazandığı donanım ve ortaya koyduğu becerileriyle toplum içinde yer almalı ve değer görmelidir. Toplumlar toplumsal cinsiyet eşitliğinden uzaklaşıldıkça ekonomik olarak zengin olsalar da refah düzeyi ve hayat kalitesi açısından çok gerilerde kalmaya mahkûm olacaklardır.
Tüm insanlık için daha adil bir dünya dileğiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ASTRONOMİ ve UZAY BİLİMLERİ
Evren, doğal lâboratuarların en büyüğü, astronomi de doğal bilimlerin ayrılmaz parçasıdır. Bilimlerin en eskisi ve özellikle uydu teknolojisi ile birlikte hızla gelişen en yenisidir. Gelişmeler, evren hakkında çok hızlı bir bilgi birikimi sağlamıştır. Hızla biriken bilgilerin değerlendirilmesi ve evrenin, uzaklık olarak daha derinliklerini ve zaman olarak da daha geçmişini öğrenme dürtüsü bu alana ilgiyi artırmaktadır.
Matematik ve fizik bilgilerini kullanmadan; evrendeki oluşumun, yapının, evrimin, doğal dengelerin güzelliğini ve inceliğini kavramak zordur. Bu kitapta konular, hem fen alanlarını hem de sosyal alanları seçmiş olan öğrencilerin kolayca izleyebilecekleri düzeyde tutulmuştur.
Kitabın birinci bölümünde: Astronomide “olmazsa olmaz” olan konum ve zaman astronomisi işlenmiştir. İkinci bölümde: Astronomideki gelişme, ilk insanlardan modern zamana kadar öz olarak verilmiştir. Üçüncü bölümde: Bizim yıldızımız Güneş, Güneş sistemi, Güneş sisteminin genel özellikleri, gezegenler ve Güneş sisteminin diğer üyeleri tanıtılmıştır. Dördüncü bölümde: Yıldızların yaydığı ışınımdan, gözlemsel özelliklerinden ve evrimlerinden söz edilmiştir. Beşinci bölümde: Yıldız kümeleri, yıldızlararası madde, galaksiler, galaksi kümeleri, kuazarlar ve evren modelleri anlatılmıştır. Günümüzde, en önemli konulardan olan uzay çalışmaları, altıncı bölümde ele alınmıştır. Son bölüm olan yedinci bölümde: Evrende yaşam ele alınmakta, yaşamdan ne anlaşıldığı açıklandıktan sonra, başka güneş sistemleri hakkında bilgi verilmektedir. Bu bölümün son kısmında tanımlanamayan uçan cisimlerden (UFO’lar) bilimsel yaklaşımla söz edilmektedir. Kitabın sonuna: Konuların daha iyi anlaşılması için test soruları, okuma parçaları, gerekli çizelgeler ve bir sözlük eklenmiştir.
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
Tanzimat ile başlayan modernleşme sürecinde kadın, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda değişime uğrar. Yeni bir medeniyet dairesine geçilirken kadın giyimiyle, toplumdaki statüsüyle, aile içerisindeki rolüyle değişimin simgesi olur. Kadın, modernizmin birer aynası olarak görülür ve bu aynadan toplumun gelişmişliği verilmeye çalışılır.
Özellikle, 1970’li yıllar kadın hareketlerinin filizlendiği, kadının edebiyatta sesini, duyurmaya başladığı bir dönemdir. Bu filizlenme, 1980 sonrası daha güçlü bir şekilde yeşerir ve kadın hem kendisini hem de toplumsal yapıyı sorgulamaya, sorgulatmaya başlar. 1980 darbesinin toplum ve özellikle yazarlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkisinden dolayı yazarlar, kendi kabuklarına çekilirler. Bu dönemde anlamsızlık, hiçlik, bunalım, cinsiyet, korku, yalnızlık gibi bireysel konular yoğun bir şekilde işlenirken, kadın sorunsalı da ayrıntılı olarak romanlardaki yerini alır.
Türk Romanında Kadın 1980-2000 adlı kitap, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, İnci Aral, Duygu Asena, Erendiz Atasü, Ferit Edgü, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Leyla Erbil, Füruzan, Afet Ilgaz, Emine Işınsu, Selim İleri, Attilâ İlhan, Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Demir Özlü, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Latife Tekin, Buket Uzuner ve Ahmet Günbay Yıldız’ın 1980-2000 yılları arasında yayımlanan romanları incelenerek kadının, evlilik, aile, cinsellik, çalışma hayatı, eğitim, intihar, yabancılaşma, psikolojik rahatsızlıklar, varoluş, özgürlük, sanat, ölüm gibi alanlardaki duygu ve düşünce dünyası ortaya konmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Hezret ve Nicadinin Şiirlerinden Seçmeler
Uygur edebiyatı, eser, sanatçı ve muhteva bakımlarından Türk edebiyat(lar)ı içerisinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bu sahanın en öne çıkan edebi türü şiirdir. Elinizdeki eser, Günümüz Uygur Şairlerinden Muhemmed İmin Hezret ve Ehmet İgemberdi Nicadinin şiirlerini Türk(iye) okurlarına tanıtmanın yanında içerdiği kısa gramer ve sözlüğü ile üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde okutulmakta olan Çağdaş Türk Lehçeleri ile Edebiyatları dersleri için kaynak özelliği de taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İdeolojiler Bağlaminda Ak Parti’nin Sosyal Politika Yaklaşimi ve Uygulamalari
Bu kitap, AK Parti’nin ideolojisi çerçevesinde sosyal politika yaklaşımını ve uygulamalarını derinlemesine inceliyor. AK Parti’nin sosyal politikaları, siyasi ve ekonomik ideolojilerle nasıl şekillendi? Toplumun kırılgan kesimlerine yönelik ne tür adımlar atıldı? Kitabımız, bu sorulara cevap vererek AK Parti’nin sosyal politika vizyonunu ve uygulamalarını analiz ediyor. Sosyal politikalar ile liberalizm, sosyalizm, sosyal demokrasi, muhafazakar demokrasi gibi siyasi ve ekonomik ideolojiler arasındaki ilişkiye dair kapsamlı bir bakış açısı sunan eser; AK Parti’nin Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve siyasi yapısına olan etkilerini anlamak için kritik bir kaynak. Tarihsel düzlemde ideolojiler ile sosyal politika ilişkisini irdeleyen bu detaylı inceleme, okuyucuya AK Parti’nin sosyal politika perspektifinin arkasındaki dinamikleri keşfetme fırsatı sunuyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi ve Bankacılığının Tozlu ve Dumanlı Yılları 1980-2001
Bu kitap, Türkiye Ekonomisi ve finans sektöründe, özellikle bankacılık sektöründe 1980-2000 yılları arasında yaşanan gelişmeleri medya gözü ile ele almaktadır.
Bu yirmi yıllık dönem gerçekten hem dünya hem de ülkemiz tarihi bakımından çok önemli siyasal, sosyal ve ekonomik değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir.
Kitapta önce o dönem dünya ve Türkiye siyasetindeki önemli gelişmeler, daha sonra dünya ve Türkiye ekonomisi ve finans sektöründe yaşanan gelişmeler ile bankacılığımızın kısa tarihi yer almaktadır.
Daha sonra o dönemde cereyan eden bazı ilginç ve bir kısmı günümüzde de devam eden tartışmalarla ilgili haberlere yer verilmiştir. Son bölümde ise yazarın 1985-1997 yılları arasında Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada yaşadığı bazı anılarına yer verilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları, Mehmet Karanfiloğlu ve Gökhan Demirel tarafından editörlüğü yapılan bir kitaptır. Bu kitapta, yeni medya teknolojilerinin toplumsal yapı üzerindeki etkilerini incelemekte ve sosyal medya gibi araçların toplumsal hareketler, örgütlenme, bilgi akışı, bilinçlenme süreci gibi alanlarda yarattığı değişimleri ele almaktadır.
Bu kitap, günümüzde hızla değişen iletişim dünyasının toplumsal boyutunu anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak olacaktır. Yeni medyanın, toplumun kültürü, normları, değerleri ve ilişkileri üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelenirken, okuyuculara yeni bakış açıları sunulmaktadır.
Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları, disiplinlerarası bir bakış açısıyla hazırlanmıştır. Çeşitli branşlardan akademisyenlerin bir araya gelerek farklı bakış açıları ve katkılarıyla oluşturulan bu kitap, hem akademisyenlere hem de geniş bir okuyucu kitlesine hitap etmektedir.
Bu derleme, yeni medya teknolojilerinin toplumsal değişim ve dönüşümlerdeki etkileri üzerine bir tartışma ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Yeni medyanın toplumsal yansımaları konusunda geniş bir perspektif sunan bu kitap, bu alanda yapılan çalışmalara önemli bir katkı sağlamaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
Twenty Century Fox’un Başkanı Daryik F. Zanuck’un, 1944 yılında, “televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir; insanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez”; görüşünü belirtmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, pazarlama iletişimi de değişim göstermiştir. Değişimin etkilerinin hızla görüldüğü bu yeni dönemde işletmeler için hedef kitleyle iletişimde geleneksel pazarlama iletişim yaklaşımlarıyla birlikte alternatif yaklaşımları ele almak ve yeni yaklaşımlardan yararlanmak önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan bu eser, İstanbul Ticaret Üniversitesi farklı bölümlerindeki lisansüstü düzeyi öğrencilerinin kendilerine verilen konular ışığında editörlüğümde hazırlamış oldukları çalışmanın bir ürünüdür. Çalışma içeriğinde, mobil pazarlama, reklamoyun (advergame), gerilla ve viral pazarlama, showrooming ve webrooming, içsel markalaşma ve iletişim, reklam çekicilikleri, fenomen pazarlama iletişimi, ürün yerleştirme, yeni medya araçlarında içerik pazarlama, kurumsal imaj ve itibar yönetimi ve siyasal pazarlama iletişimi gibi yeni dönem alternatif pazarlama iletişim yaklaşımları bölüm başlıkları yer almaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
PAZARLAMA KARMASI ve ÖRNEK OLAYLAR
Pazarlama günümüzde işletmelerin devamlılığını sürdürebilmesi için gerekli olan, bünyesinde dağıtım, ürün, fiyat, tutundurma gibi bileşenleri barındıran bir süreçtir. Pazarlama karması olarak adlandırılan bu bileşenler sayesinde işletmeler pazarlama faaliyetlerine yön verirler. Bu bileşenlerin eksik ya da yanlış olması işletmeleri başarıdan uzaklaştıracaktır. Kitapta pazarlama karması elemanları anlatılmış ve gerek ülkemizdeki gerekse küresel işletmelerin pazarlama karması ile ilgili karşılaştıkları olaylar ve yanlışları ortaya konulmuştur. İlerleyen dönemlerde bu durumlarla karşılaşabilecek işletmeler için öneriler de kitap içerisinde yer almaktadır.
Tüm iş dünyasına ve akademik camiaya faydalı olması temennisiyle
₺300,00
KİTAP TANITIMI
W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
W. B. Bayrıl’ın şiirleri; rüyaların masalsı, değişken ve sembolik atmosferine sahiptir. Bayrıl’ın şiirlerinin sahip olduğu derinlik, rüyalarda yer alan uçucu imgelerle örülüdür. Rüya malzemeleriyle süslenen ve zaman tarafından kuşatılan şiirlerde, harflerin simyası/esrarı dikkati çeker.
W. B. Bayrıl Şiiri-“Geçiyor Sessizce Sularınızdan”da şair ve akademisyen Emel Koşar’ın W. B. Bayrıl hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli ve popüler dergilerde yayınlanan makaleleri yer almaktadır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 uygulama kitabı, bir eğitmen eşliği olmadan dikte çalışması yapabilmek için bir alternatif sunmaktadır. Kitabın içindeki QR kod aracılığıyla, kitapta bulunan diktelerin kayıtlarının yer aldığı web sitesine erişim sağlanmaktadır. Diktelerdeki ölçü sayısına göre hazırlanmış portelerin bulunduğu uygulama kitabında, bazı diktelerin içinde referans sesler yer almaktadır. Böylece dikteyi yazarken seslerden emin olunamaması durumunda, çalışmayı yapan öğrenciye bir dayanak noktası sağlanmış olur. Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 kitabında, uygulama kitabında bulunan diktelerin tam yazılmış hali bulunmaktadır. Bu dikteleri cevap anahtarı olarak kullanıp, yapılan çalışmanın verimliliğini değerlendirmek mümkün olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
Avrupa Birliği Aile İşletmeleri Raporuna göre, dünyadaki tüm işletmelerin %75’i, Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile işletmeleridir. Ayrıca Fortune 500’deki dünyanın en büyük ve başarılı işletmelerinin %40’ı aile işletmelerinden oluşmaktadır. Buna karşılık aile işletmelerinin genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu da söylemek gerekir. Küçük ve orta ölçekteki aile işletmeleri toplam istihdamın yaklaşık %80’ini sağlamakta ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmektedir (EY, Aile işletmelerinde yeni normal raporu, 2020). Ülke ekonomilerine katkıları dolayısıyla desteklenmesi gereken aile işletmeleri doğaları gereği çeşitli zorluklarla baş etmektedir. Bu durum, bulunacak çözümlerin de aile işletmelerine özgü olmasını gerektirmektedir.
Pazarlama ve marka yerel, ulusal ve uluslararası pazarda rakiplerden farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeyi mümkün hale getirir. Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinde girişimcilik, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi, marka değeri, marka kimliği, marka kişiliği, marka yönetimi, sosyal medya yönetimi, pazarlama iletişimi, uluslararası ticaret ve lojistik konuları ele alınmaktadır.
₺405,00