KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
₺440,00 -

Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
₺260,00 -

Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
₺715,00 -

Klimatoloji ve Meteoroloji
₺1.300,00 -

Algoritmik Aklın Yükselişi
₺845,00 -

International Security and Terrorism
₺250,00 -

Belediyelerde Sayıştay Denetimi
₺700,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
₺780,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
₺315,00 -

Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
₺310,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
₺220,00 -

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
Bu kitap 2002 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Sosyal Psikoloji Anabilim Dalında Prof. Dr. Ali Dönmez’in yönetiminde yapılmış olan “ Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması” isimli doktora tezinden üretilmiştir. Gruplar arası ilişkiler ilgi çeken bir konudur. Sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda tartışılan etnik gruplar, bu çalışmada Sosyal Baskınlık Kuramı çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca grup temelli baskının her kültürde var olduğunu savunan Sosyal Baskınlık Kuramını Türkiye’de sınama amaçlanmıştır. Türkiye’de farklı etnik grupların üyeleri olan bireylerin, sosyal baskınlık yönelimi, adaletsizliğin algılanması, vatanseverlik, grup içi özdeşleşme, grup statüsünün algısı ve gruba bağlılık gibi değişkenler açısından karşılaştırılmasının bu konularda yapılan diğer bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Öbekler
Bu kitapta Türkçede öbekler konusu incelenmiştir. Sözdiziminin bir konusu olan öbekler hakkında, alanyazında geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Çoğunlukla geleneksel dilbilgisi bakış açısıyla verilen bu bilgiler, kendi içinde bazı tutarsızlıklar gösterebilmektedir. Söz konusu bilgiler, kitapta derlenip irdelenmiş, dilbilimsel bir yaklaşımla gözden geçirilerek değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili açıklamalardaki tutarsızlıkların giderilebilmesi amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur. Öbekler konusunun basit ve anlaşılır bir biçimde betimlenebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur. Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
Bu kitapta Türk Sineması’nın anlatı ve karakter özellikleri tarihsel olarak incelenmiştir. Ayrıca Türk Sineması’nda anlatı ve karakter yapılanması bağlamında bireyin temsili araştırılmıştır. Bunun içinde melodram anlatılı filmler ile auteur yönetmen anlatılı filmler ekonomik, toplumsal, teknolojik vb. açılardan karşılaştırılmıştır. Çalışma, sinema alanında daha önceki çalışmalarda detaylı şekilde araştırılmamış olan anlatı ve karakter kavramlarını derinlemesine incelemeye odaklanmıştır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SHORT STORIES FOR ELT CLASSES
Short Stories in ELT Classes is a book which consists of ten widely known short stories in literature. The stories were purposefully chosen as they were suitable to enhance the critical thinking skills (comprehension, analysis, evaluation and synthesis) of students in ELT (English Language Teaching) classes. Although the main notion that the initial goal of ELT is to provide students opportunities to develop language competence, the new trends in second language teaching indicates the significance of integrating literary texts in ELT classes at colleges and universities. Literature, particularly short stories, are authentic texts that enhance students language skills of reading, writing, speaking and listening. In this book, each story was designed with pre, while and post reading questions and activities. While presenting universal themes such as morality, relationships, compassion, sacrifice, free will, equality, charity, maturity and experience, the stories in Short Stories in ELT Classes aims at providing
educators and teachers materials and texts to increase students awareness with class discussions and debates.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
The Spirit Of Dickensian Style
The Spirit of Dickensian Style is a book that contains the analysis of certain stylisticfeatures and linguistic data of Charles Dickens’s five short stories in Christmas Books (1852). The stories of Dickens were stylistically analyzed under the categories defined by Leech and Short (Style in Fiction, 1981) within four headings: grammatical analysis, lexical usage, analysis of figures of speech and of narration. As a great observer, reformist and spokesman of his age, Charles Dickens artistically combined his messages with his stylistic preferences in his masterpieces. Although ‘Stylistics’is the main core of this book, the aim of The Spirit of Dickensian Style was not to arrive at totally new interpretations of Dickens’s works through reducing his style to a mechanical objectivity. Rather, the aim was a literature-centered stylistic analysis to show how Charles Dickens presented his social messages related to the issues of Victorian Age.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II: II. Meşrutiyet
Bu çalışma, Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II- II. Meşrutiyet adıyla dizi kitabımızın ikincisi olarak, alanın uzman tarihçileri tarafından yazıldı. Türkiye’de Osmanlı Tarihi Araştırmaları içinde özelleşilmiş bir alan olarak II. Meşrutiyet döneminin siyasi ve devletlerarası ilişkiler, askeri, toplumsal ve toplumsal-kültürel boyutları yanında özellikle ihmal edilmiş sağlık, spor ve sanat cephesinin de ele alınıp tartışıldığı bu çalışmada, özgün yazılarla, karmaşık ve hâlâ üzerinde tartışmaların yürüdüğü bir çerçevede çok yönlü bir bakış ve yaklaşım yazarlarca benimsendi. Bu dönemin Osmanlı Devleti ve Osmanlı Tarihi için “son perde” özelliği, yıkılışı canlandırma olduğu malumdur. Dönemin tüm siyasi ve toplumsal aktörleriyle; Jön Türk kuşağının II. Abdülhamid döneminden devreden varlığı, İttihat ve Terakki ve bıraktığı politik miras, 1908-1918 ve 1918-1922 döngüsünü anlamlandırır. Türk politik, toplumsal ve ekonomik düşüncesinin modern sıfatını kazanması mücadelesinin tüm deney-deneyimlerinin aktörleri olarak; politika adamları, bürokratlar, sivil-asker ayrımı olmaksızın bu failler, düşünür-yazarlar ve edebiyat kalemleri, tıp ve tüm diğer bilim dallarının meslek insanları, hekimler, eczacılar vd. spor ile sanat insanları “kitlelerin sahneye” girişini hazırladılar, tahrik ettiler. Onların öncü rolleri, düşünce ve eylemleri kitabımızdaki her bir yazıda çerçevelenerek, değerlendirildi ve tartışıldı.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Moral Principles In Education
It is one of the complaints of the schoolmaster that the public does not defer to his professional opinion as completely as it does to that of practitioners in other professions. At first sight it might seem as though this indicated a defect either in the public or in the profession; and yet a wider view of the situation would suggest that such a conclusion is not a necessary one. The relations of education to the public are different from those of any other professional work. Education is a public business with us, in a sense that the protection and restoration of personal health or legal rights are not. To an extent characteristic of no other institution, save that of the state itself, the school has power to modify the social order. And under our political system, it is the right of each individual to have a voice in the making of social policies as, indeed, he has a vote in the determination of political affairs. If this be true, education is primarily a public business, and only secondarily a specialized vocation. The layman, then, will always have his right to some utterance on the operation of the public schools.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
This book entitled Differing Perspectives on Literary Texts, presents a literary world that is continuously changing and developing with new literary expressions, approaches, criticisms, interpretations, intertextual and interdisciplinary studies. Literature appears from storytelling that turns into a body of written work with artistic merits transforming and narrating stories of human experiences, cultural values, gender issues, societal norms. Literature with different interpretations and analysis of literary works under the light of pioneering figures criticisms or literary approaches and movements enrich literary perspectives that are instructive, entertaining, criticizing, illuminating, and diversifying. Literary interpretations, rewritings, adaptations, critical analyses, destructions and reconstructions with critical approaches and differing perspectives of old and new literary texts from diversifying standpoints will open new paths in further interdisciplinary and literary studies.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Spatial Clustering of Notifiable Communicable Diseases in Turkey
When looking at the distribution of infectious diseases in the world in general, it is seen that there is a distinct difference between developed and developing countries. Morbidity and mortality rates of infectious diseases decrease as the level of development increases. In other words, infectious diseases are mostly diseases of developing countries. Therefore, it is necessary to create an effective fighting program against infectious diseases. One of the most important components of effective fighting is the establishment of an effective surveillance system. Monitoring infectious diseases is essential for detecting outbreaks that demand public health response and control measures.
Many methods are used for this purpose such as spatial clustering. This is defined as aggregation of disease cases anywhere. Clustering of the disease shows its relation with space. For this reason, cluster analysis is frequently used in epidemiology. It has been the main driving force to carry out the study on this relatively new issue for our country. The book is the product of this work.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
UYGARLIK TARİHİ
Uygarlığın herkes için geçerli bir tanımını yapmak, “Uygarlık Tarihi” başlıklı bir çalışma hazırlamaktan daha zordur. Zira Uygarlık, bazılarının gözünde teknolojik gelişimi, bazılarının gözünde ise güzel sanatları veya sofra zarafetini tanımlar. Ancak kuşkusuz uygarlık bu tanımların çok üzerinde bir anlam içermektedir. Uygarlık, sadece teknik gelişmişliğin, güzel sanatlardaki başarının veya kentli olmaktan kaynaklanan gündelik sorumluluk bilincinin bir bileşkesi olsaydı Almanya’da Nasyonal-Sosyalistlerin kurduğu düzeni de “uygarlık tarihinin” bir parçası olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa Nazi biliminden, sanatından, arkeolojisinden bahsedebildiğimiz halde bir “Nazi uygarlığından” söz edemiyorsak, uygarlık tanımına mutlaka yeni bir şeyler eklememiz gerekmektedir. Uygarlık nesnelerinin, insanlığın seçilmiş özel bir kısmına değil geneline, hatta gezegenin kendisine faydalı olması, insancıl (hümaniter) bir öz taşıması ve geleceğe yönelik bir umut beklentisi oluşturması gereklidir. Aksi halde, atom bombasını veya kimyasal silahları, uygarlık tarihinin zirve başarıları olarak algılamak gibi yanlış bir tutum içine düşeriz. Ya da uygarlığı, insanlığın saptığı yanlış bir yol olduğunu düşünen karamsar görüşlerintesiri altında kalırız. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, her iki yaklaşımın arasında bir yol izlemekte, uygarlık tarihi boyunca insanlığın başarılarını olumlarken, bir yandan da uygarlık yolunda atılan adımların meydan getirdiği potansiyel hataları da eleştiri süzgecinden geçirmeyi amaç edinmektedir.
KİTAP TANITIMI
The Novel in Transition: Space, Identity, and the Politics of Transformation
In contemporary fiction, shifting identities, contested spaces, and sociopolitical ruptures are central concerns, reflecting the broader crises of migration, ecological displacement, posthumanism, and gendered spatial politics. The Novel in Transition examines these intersections of space, identity, and power, offering critical insights into how novels engage with the changing landscapes of selfhood and spatiality. Building on theoretical approaches in geocriticism, feminist theory, and postcolonial studies, this volume explores how fiction constructs and deconstructs subjectivities within fluid geographies. It traces the evolving narratives of transformation that define contemporary literature, from nomadic resistance in dystopian landscapes to the contested terrains of diaspora and belonging. By engaging with these pressing issues, this book positions fiction as both a theoretical framework and a mode of empirical analysis, illustrating its role in shaping new imaginaries of identity and space in an era of unprecedented global change.
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2023: Engelsiz Dijital Dönüşüm
Dijital çağın eşiğinde, “Engelsiz Bilişim 2023: Engelsiz Dijital Dönüşüm” kitabını sizlerle paylaşmaktan büyük bir onur ve heyecan duyuyoruz. Bu kitap, teknolojinin hızla geliştiği günümüz dünyasında engellilik kavramını yeniden ele almayı ve bilişim teknolojilerinin engelli bireylerin hayatına nasıl pozitif katkılar sağlayabileceğini irdelemeyi amaçlamaktadır.
Kitabımız, engelli bireylerin dijital dönüşüm sürecindeki rollerini, karşılaştıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelmek için kullanılabilecek teknolojik çözümleri derinlemesine incelemektedir. Engelli bireylerin sosyal, eğitim ve iş hayatında karşılaştıkları engeller, teknolojinin sunduğu yenilikçi araçlarla nasıl aşılabilir, bu sorunun cevabı aranmaktadır.
Kitapta farklı engel gruplarına ve farklı ihtiyaçlara yönelik olarak yapılmış, araştırmacıların engelsiz bilişimi içine alan faktörleri daha net anlamasını sağlayabilecek ve farklı örneklerle zenginleştirilmiş bölümler yer almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İRAN- TÜRK MİNYATÜRÜNDE SAVAŞ VE MÜCADELE SAHNELERİ
Önsözden
İran-Türk minyatür sanatı konu çeşitliliğine sahiptir ve bu çeşitlilik savaş ve mücadele sahnelerinde bile uygulanmaktadır. Dolayısıyla savaş sahnelerinde çeşitli kompozisyon ve savaş mevkilerine; orduların kapışma savaşı, iki grup savaşı, iki pehlivanın mücadelesi, kale kuşatması, kamp baskınına vb. çoğunlukla rastlanılmaktadır. Üstelik insanın sadece insan ile savaşı değil, dev, ejder, şeytan, simurg vb. gibi hayali ve efsanevi yaratıklar ile yaptığı savaş da İran- Türk minyatüründe büyük yer kaplamaktadır. Aslında İran sahasında ister Türk sanatçıları ister İranlı sanatçılar tarafından yapılan minyatürler efsanevi ve hayali konulara her zaman çok önem vermiş, mitolojik ve efsanevi yönü ile tanınmaktadır. Bu özellik onu Osmanlı minyatürü gibi gerçekçi bir minyatür okulu ile karşılaştırıldığında daha da açık görülmektedir.
Dolayısıyla, İran- Türk minyatürü savaş açısından, bütün detayları ile açıklandıktan sonra Osmanlı minyatürü ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Britanya Kültür Tarihi – I
Bu çalışma genel olarak Britanya tarihini kültürel bağlamda ele almaktadır. Dünya tarihinde büyük rol oynamış olan Britanyanın kendi tarihi diğer ülkeleri doğrudan ya da dolaylı etkileyen olaylarla doludur. Dört ayrı ulus olarak görülen İrlanda, İskoçya, Galler ve İngiltere’nin Büyük Britanya bağlamında kültürlerinin ve etkileşimlerinin ele alınması çalışmanın başlıca amaçlarından biridir. Elinizdeki bu çalışma Britanya Adaları tarihinin birinci bölümünü teşkil etmektedir. Bu anlamda çalışma Britanya’ya ilk gelen yerleşimcilerden Stuart Dönemine kadarki siyasi, kültürel ve toplumsal etkileşimleri kendi iç dinamikleriyle değerlendirmektedir. İngiliz Filolojisi alanında öğrenim gören öğrencilerin bu kültürün edebi eserlerini değerlendirirken, Britanya topluluklarının geçirdiği tarihsel evreleri de göz önünde bulundurması bir gerekliliktir. Çeşitli üniversitelerde yirmi yıldır vermekte olduğum İngiliz Kültürü derslerinde karşılaştığım ortak bir ihtiyaçtan hareketle böyle bir çalışma ortaya koydum. Lisans öğrencilerinin olduğu kadar sıradan okurların da ilgisini çekeceğini düşündüğüm bu çalışma okurlara Britanya sosyal yapısını tarihsel dinamikleriyle vermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ekodrama
Çağımızın çözülmesi gereken en acil sorunlarından birisi olan ekolojik krizle ilgili yapılan edebi ve kültürel çalışmalar ülkemizde de giderek ilgi görmekte, konuyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu kitap ekolojik krizin tiyatroda ve sahne sanatlarındaki yansımalarını ele alması; ekokaygı, postapokaliptik söylem, ekofeminizm gibi kavramları ilgili analizlerle açık ve anlaşılır hale getirmeyi hedeflemesi bakımından alanında ilk Türkçe derleme kitap özelliğini taşımaktadır. Çevre, insan ve insan olmayan topluluklar arasındaki ilişkileri tiyatro ve sahne performansları açısından farkı boyutlarıyla inceleyen bu kitabı çevre sorunlarına duyarlı tüm okurların beğenisine sunarken ilgilileri için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyoruz. Kaderine terkedilmiş doğalara farkındalık yaratması dileğiyle.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Dergicilik
Türkiye’de dergicilik süreveni üzerine yazılan akademik çalışmalar maalesef yeterli değildir. Adeta dergiler diğer kitle iletişim araçları arasında ikincil duruma düşmüştür. Elinizde bulunan bu kitap ile dergicilik tekrar hatırlanmakta ve günümüz dergilerinin oluşturulması aşamasına destek vermektedir. Kitabın amacı, dergi piyasası içerisinde yer alacak bir derginin ( tasarım hariç) stratejik planlama ve dergi kategorileri vb. üzerinden kılavuzluk etmektedir.
“Dergicilik” kitabı Dünyada ve Türkiye’de dergicilik izlerini sürerken, özellikle derginin kuruluş ve geliştirme aşamasında önemli ipuçları sunmaktadır.
· Dergi türlerini tanımak
· Logo ve ad belirlemenin püf noktaları
· Dergiyi doğru olarak nasıl planlarız? Misyon, Vizyon ve İlkelerimizin tespiti
· Dergi kapağını hazırlama prensipleri ve kapak türleri nelerdir?
· Dergide hangi görev dağılımları içinde yer alabilirsiniz?
· Dergi haberciliği
· Dergi haber dilini biçimlendiren unsurlar; toplum, toplumsal cinsiyet ayrımı ve stereotipler ( kalıp yargılar) üzerinden dergi örnekleri
· Dergide okuyucuya yönelik faaliyetler
· Dergi tasarımına ilişkin küçük ipuçları
₺405,00