200 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
200 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
Yapay zekâ etiği açısından en temel sorun, geleneksel etik yaklaşımların insan merkezli doğasının, özerk ve öğrenen sistemlerin yarattığı yeni ahlaki gerçeklikle nasıl uzlaştırılacağıdır. Bu noktada hâlihazırdaki etik kuramlar sorunu çözmede yetersiz kalmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarının teknolojik, sosyal, ekonomik, hukuki ve siyasal vb. birçok alanda etkili olduğu düşünüldüğünde, yapay zekâ etiğinin disiplinler arası bir zeminde ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini multidisipliner bir yaklaşımla anlamak ve bu etkilerin yönetilmesine ilişkin etik öneriler geliştirmek amacıyla, yapay zekâ etiğinin teorik temellerinden mahremiyet ve veri etiğine, güvenlik paradigmalarından, yapay zekânın hukuk alanındaki kullanımına; algoritmik önyargı ve ayrımcılıktan, yapay zekânın sosyoekonomik etkilerine; ayrıca yapay zekânın gazetecilik ve eğitim alanlarındaki kullanımına ve buralarda yaşanan etik sorunlara kadar önemli görülen konular ele alınmıştır.
₺320,00
Günümüzde sosyal medya ve dijital iletişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılmasını da kolaylaştırıyor. Bu kitap, Türkiye’de “yüzyılın afeti” olarak tanımlanan 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında sosyal medyadaki komplo iklimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem günü 24 saat içerisinde HAARP komplo teorisi üzerine paylaşılan içeriklerin kapsamlı bir İçerik analizini sunarak, risk ve afet iletişimi bağlamında dezenformasyonun toplumsal etkilerini mercek altına alıyor.
Çalışma, hem bireysel hem de anonim hesaplar tarafından yapılan paylaşımların, komplo teorisinin yayılmasına ve mevcut komplo ortamının kötüleşmesine nasıl katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmada, toplumun bilgiye yönelik açık talebi ile bilim insanlarının sosyal medya üzerinden bu taleplere verdiği yanıtlar arasındaki fark dikkat çekiyor. Mizah ve alay yoluyla yapılan reddetmelerin, bilimsel güvene etkileri tartışmaya açılıyor ve bilim İletişiminin kamuoyuna ulaşmadaki eksiklikleri gözler önüne seriliyor.
Kitap ayrıca, komplo teorilerini destekleyen sahte bilimsel içeriklerin bireyler üzerinde yarattığı yanıltıcı etkileri ve medyanın pasif rolünü de ele alıyor. Sonuçlar, bilim insanlarının ve medya aktörlerinin, toplumun doğru bilgiye erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini vurguluyor.
HAARP komplo teorisi özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve etkili iletişim stratejileri geliştirmek isteyenler için rehber niteliğinde.
₺200,00
Bu kitap yapay zekânın engelli bireylerin yaşamında yarattığı dönüşümü kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Kişiselleştirilmiş yardımcı teknolojilerden eğitim, sağlık ve istihdam uygulamalarına; afet yönetiminden akıllı şehir çözümlerine kadar uzanan bu eser, erişilebilirliğin artık bir tercih değil temel bir hak olduğunu vurguluyor. Akademik araştırmalar, saha deneyimleri ve yenilikçi örneklerle desteklenen kitap; yapay zekânın engelleri nasıl azaltabildiğini, bireyleri dijital ekosistemin pasif kullanıcıları olmaktan çıkarıp aktif katılımcılara dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Akademisyenler, karar vericiler ve kapsayıcı bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen tüm paydaşlar için yol gösterici, ilham verici ve güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
₺340,00
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim, dijital oyunların yalnızca bir eğlence biçimi olmadığını; bireylerin benlik algısını, kimlik sunumunu ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen güçlü bir kültürel alan olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitapta, dijital oyun deneyiminin oyuncuların benlik inşasını nasıl şekillendirdiği kuramsal bir çerçeveyle ele alınırken; avatar seçimlerinin, çevrimiçi performansların ve dijital kimliklerin gerçek hayattaki benlik algısıyla nasıl etkileşime girdiği açıklanmaktadır. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığı bölümünde, oyunların aşırı kullanımının bireyin psikolojik süreçlerine, sosyal ilişkilerine ve kimlik bütünlüğüne nasıl yansıdığı incelenmektedir. Dijitalleşen dünyada benlik, kimlik ve bağımlılık ilişkisini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı, güncel ve yol gösterici bir kaynak sunmaktadır.
₺310,00
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
American cinema is not just a cultural product, it is the nation’s most powerful engine of myth-making.
Written from the unique vantage point of a Türkiye-based scholar of American Studies, American Cultural Identity in the Magic Box offers a rare, comparative reading of the myths and contradictions that shape the United States. Through films like Raging Bull, Bonnie and Clyde, Forrest Gump, and Dances with Wolves, Eren Alkan uncovers how America imagines itself and how those imaginings both inspire and deceive.
Blending myth-criticism, cultural theory, and qualitative analysis, this book reveals the hidden architecture of American identity and the cinematic stories that sustain it.
A compelling journey into the myths America tells the world, and one that speaks directly to readers in Türkiye seeking to understand the power behind the “magic box.”
₺250,00
Göç, modern dünyanın toplumsal, kültürel ve estetik dinamiklerini dönüştürmekte olan çok katmanlı bir olgudur. Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri, sinemanın göçü nasıl temsil etmekte olduğunu; kimlik, aidiyet, mekân, bellek ve beden eksenlerinde nasıl yeniden inşa edilmekte olduğunu incelemektedir. Prof. Dr. Hakan Alp ve Doç. Dr. Meltem Güzel, göç sinemasını yalnızca tematik bir alan değil, aynı zamanda estetik, etik ve politik bir temsil mekânı olarak ele almaktadır. Eleştirel kuramın kavramsal araçlarıyla yavaşlık, sessizlik, sınır, kamp ve transit alan gibi estetik kodlar çözümlenmektedir. Türkiye ve Avrupa sinemasından örneklerle göçmen öznelerin görünürlük, tanınma ve yurtsuzluk deneyimleri tartışılmaktadır. Böylece göç sineması, çağdaş dünyada kimlik ve hafıza üzerine yeniden düşünmenin verimli bir zemini olarak değerlendirilmektedir.
₺275,00
Algoritmik Akıl, çağımızın en tartışmalı kavramlarından biri: hesaplama gücüyle düşünme, üretme ve karar verme süreçlerini dönüştüren yeni bir zekâ biçimi. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, yapay zekâyı etik, medya, sanat, sağlık ve eğitim alanları üzerinden çok boyutlu biçimde tartışıyor. Eleştirel bir perspektifle kaleme alınan bölümler, teknolojinin vaat ettiği ilerlemeyle yarattığı eşitsizlikler arasındaki gerilimi sorguluyor. Algoritmik gözetimden yaratıcı üretime, dijital bürokrasiden yapay estetiğe uzanan bu metinler, insanın makineyle kurduğu yeni ilişkiyi anlamaya davet ediyor. “Akıl” ile “ahlak” arasındaki sınırın giderek inceldiği bir çağda, bu kitap hem bir uyarı hem de bir düşünme çağrısı niteliğinde.
₺845,00
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
Dijital iletişim teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, yeni medyanın ekonomik boyutunu giderek daha önemli bir araştırma alanı haline getirmiştir. Dijital teknolojilerin yön verdiği bu dönemde emek anlayışı değişime uğramış; üretim ve tüketim pratikleri de bu değişimle birlikte yeniden şekillenmiştir. Yeni medya araçlarının toplumda geniş yer bulmasıyla, kullanıcıların içerik üretimi, kullanıcı emeği ve veri paylaşımı gibi unsurlar dikkat çeken konular haline gelmiştir.
Bu kitap, sosyal medyada dijital emeğin görünmeyen doğasını açığa çıkarmayı ve sosyal medya kullanıcılarının gönüllü katılımını yönlendiren motivasyonları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kullanıcı emeği kavramını kuramsal bir çerçevede ele alırken; sosyal medya etkileşimlerinin görünmeyen boyutlarına, emek-sömürü ilişkisine ve dijital çağın değişen üretim biçimlerine odaklanır. Dijital kültür, medya çalışmaları ve toplumsal dönüşümle ilgilenen okurlar için kuramsal derinliği ve güncel içeriğiyle zengin bir kaynak sunar.
₺210,00
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
Popüler kültürün ve görselliğin egemen olduğu günümüz dünyasında; akademik çalışmalar ve insan yaşamının kolaylaşması için gösterilen çabalar gözlerden uzak ve geri planda kalıyorlar. İnsanların dikkatini çeken renkli olaylar, parıltılı yaşamlar, heyecan verici gelişmeler gündelik yaşamda ilk sıralara yerleşiyorlar. Yaşama anlam katan, onu kolaylaştıran çabaların ve onları gerçekleştiren insanların çoğu zaman adları bile anılmıyor. Medya tarihimize baktığımızda, bugün cep telefonlarından dinlenen radyo yayınlarının ne zaman başladığı, bu yayınlar için kimlerin emek verdiği ve çaba harcadığı bilinmiyor. Oysa bu insanlar, en az bir manken ya da sporcu kadar bilinmeyi ve hatırlanmayı hak ediyorlar. Zamanın, bellekleri acımasızca ve geriye dönüşü olmayan bir biçimde aşındırdığı düşünülürse, gelecek dönemlerde hiç hatırlanmayacak ve hatta bilinmeyecek bu insanlar için tarihe bir not düşmek en azından, insanlık için gösterilmiş çabalara bir vefa borcudur. Bu kitap, radyo yayıncılığına ilgi duyan araştırmacılara, iletişim fakültesi öğrencilerine, radyo yayıncılarına ve radyo dinleyicilerine radyo tarihimizin farklı bir boyutunu sunar.
₺260,00