KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
₺210,00 -

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Ferdi ve Şürekâsı
₺235,00 -

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
₺520,00 -

Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
₺390,00 -

Cryptocurrencies And Economic Modeling
₺390,00 -

Bir Hanımın Defteri
₺260,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
-

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
-

Bilim İletişimi
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
Dikte uygulaması yapmak isteyen eğitmenler ve dikte yazım becerisini geliştirmek isteyen öğrencilerin faydalanabileceği Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte II, orta seviyeden başlayarak kademeli olarak zorlaşan dikteler içermektedir. Serinin ilk kitabındaki dikte çalışmaları, Do Majör tonalitesinden başlayarak aşamalı olarak ilerlemiş ve donanımında tek diyez ve tek bemol bulunan tonalitelerdeki diktelerle sona ermişti. Serinin ikinci kitabında ise donanımında iki diyez ve iki bemol bulunan dikte çalışmaları yer almaktadır. Bununla birlikte bileşik ölçülerde dikte çalışmaları, modülasyon ve tonalite dışı ses konularının işlendiği dikteler de bu kitapta ele alınan yeni konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulama kitabı ile birlikte günümüzün teknolojik olanaklarını kullanarak isteyen herkesin dikte çalışması yapabilmesi için tasarlanan bu çalışma bir kaynak kitap olarak dikte konusuna yeni bir yaklaşım sunmaktadır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi (Zara-İmranlı)
Akarsu havzalarının planlanması, su kaynaklarının rasyonel kullanımı, sürdürülebilir yönetimi ve ekosistemlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Akarsu havzalarının özelliklerinin belirlenmesi ve doğru bir şekilde planlanması, yerel ekolojik dengeyi korumakla birlikte, sulama, içme suyu temini ve enerji üretimi gibi insan faaliyetlerine de destek sağlar. Ayrıca doğal afet risklerinin, özellikle taşkınların ve bunların kontrolü için havza yönetimi kritik bir araçtır.
Bu çalışma ile Acısu Çayı’nın oluşturduğu havzanın jeomorfolojik oluşumu ve gelişimi üzerinde tektonik, karstik ve flüvyal etkinin morfometrik analizler ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yedi bölümden oluşan “Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi” bu çalışmanın akarsu havzası ile ilgili çalışma yapan diğer bilim insanlarının yanı sıra, çevre bilincinin yayılmasını isteyen tüm okuyucularına katkı sağlamasını umuyoruz. Ayrıca saha ile ilgili bir farkındalık uyandırması ve bu güzel coğrafyanın korunması konusunda bir katkıda bulunmasını temenni etmekteyiz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yaratıcı Drama Yöntemi İle Anlatımı
Kalıp sözler, bir dilin günlük iletişiminde sıkça kullanılan kalıplaşmış dil birimlerindendir. Yabancı dil öğretiminde önemli bir yere sahiptir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kalıp söz öğretimi öğrencilerin dil becerilerini geliştirmelerine ve daha akıcı bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur. Yaratıcı drama yöntemi, yabancı dil öğretiminde kullanılan etkili yöntemlerdendir. Öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek için oyun, role-play (rol yapma), sahneleme ve etkileşimli aktiviteler gibi dramatik unsurları içerir. Sınıf ortamında kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemi ile öğretilmesi, öğrencilere dili gerçek hayat durumlarına benzer bağlamlarda kullanma fırsatı sunar ve öğrenmeyi daha keyifli ve etkili hale getirir. Bu kitapta günlük hayatta yabancı öğrencilerin iletişimde çok fazla karşılaşacağı kalıp sözler belirlenmiş, kullanım yerlerine göre gruplandırılmış ve anlamları verilmiştir. Daha sonra kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle nasıl öğretilebileceği gösterilmiş, bununla ilgili deneysel çalışma ve sonuçlarına yer verilmiştir. Bu kitap, kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle anlatılmasını sağladığından Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlere ve öğreticilere yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
A NEW MEANREVERSION MODEL BYFOURIERTERMS: APPLICATIONS IN FINANCE
Financial time series including high frequency structures like jumps, spikes and stochastic volatility are usually modeled in an ad-hoc manner by stochastic differential equations together with Levy processes. Estimating the parameters and determining the jump size distributions do not have a precise and universally accepted method. Under these circumstances, complexities and confusions usually arise. This book, approaches to this issue from a very different angle through introducing an autocorrelation one process together with finite number of Fourier series terms. Introduction of Fourier series to estimate the dynamics of the process is not done in an ad-hoc manner or as done before in dealing with seasonality. Here the moving average is transformed to a “moving and fluctuating” average by the help of Fourier series. Instead of adding jump structures to the model which makes the parameter estimation quite cumbersome, our model in discrete time can easily be transformed to a well-known mean reverting continuous time process. Moreover, our alternative model turned out to be a quite powerful and accurate forecasting technique.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
POLİTİKA TRANSFERİ ve DÜZENLEYİCİ KURUMLAR
Dünya üzerindeki ülkeler ve politika yapıcılar bazı dönemlerde çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu krizler bazen yerel veya bölgesel çapta etkili olurken bazen de küresel boyutta bir yayılmayla birlikte; gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkeleri etkisi altına alabilmektedirler. Bazen bu krizler, alınan birtakım tedbirlerle birlikte kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilirken, bazen de uygulanmaya çalışılan tüm seçeneklere rağmen kısa süre de çözüme kavuşturulamamakta ve buna bağlı olarak da müzmin bir hal almaktadırlar. Karşılaşılan sorunların benzer ve ortak nitelikler taşıması, bazı ülkelerin sorunların çözümüne yönelik en iyi örnek uygulamaları sunması da, diğer ülkelerin bu uygulamaları incelemesi ve “taklit” veya “öykünmeden”, “ders çıkarmaya” kadar uzanan bir yelpazede faydalanmalarına olanak sağlamıştır. Politika transferi ve ilişkili olan diğer kavramlar işte tam da bu noktada ortaya çıkmaktadırlar
₺620,00
KİTAP TANITIMI
ABD’de Ev Okulu Uygulaması
1960’ların sonunda ABD’de ana akım kültüre eleştirel yaklaşan grupların girişimleriyle ortaya çıkan ev okulu (homeschooling), görece kısa bir süre içinde “marjinal” bir tercih olmaktan çıkarak Amerikan eğitim sisteminin yasal seçeneklerinden biri haline gelmiştir. Peki, eğitimin toplum kimliğinin inşasında merkezi bir rol oynadığı bir ülkede ev okulu nasıl doğmuş ve ana akımın parçası olmuştur? Bu kitapta, ev okulunun tarihsel gelişimi, hukuki meşruiyet mücadelesi ve ebeveyn motivasyonları Amerikan toplum kimliği bağlamında sosyolojik bir perspektifle ele alınıyor. Ev okulu yalnızca pedagojik bir tercih olarak değil; devlet, aile, yurttaşlık ve eğitim arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlandığı bir zeminde, eğitim-toplum etkileşiminin dönüşümünü görünür kılan dinamik bir toplumsal olgu olarak inceleniyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ÜTOPYA DÜNYASI
Ütopya, istenen ve arzu edilen bir toplumun rüyasıdır. Ütopyalar var olmayan ülkenin, kentin, toplumun, adanın, düzenin arayışı olarak edebiyatın içerisinde yer almaktadırlar. Daha iyi bir hayat adına çözüm yolu arayan ve bu yolu ütopya yazımında bulan yazar, yaşadığı dönemin sorunları ve aksaklıklarını, gözlemci ve anlatıcı bakış açısıyla okura aktarmaktadır. Ütopik eser ile mevcut düzene, yönetim biçimine, adalet ve eğitim sistemine yönelik bir başkaldırı sunulmaktadır.
İlk örneğine Antik Çağda Platonun Devlet adlı eserinde görülen ütopya düşüncesi, 16. yüzyıla gelindiğinde Thomas Moreun 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya adlı eseriyle edebiyat sahnesinde yerini almış ve gelişmeye başlamıştır. More, Ütopya eseriyle yeni bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Moreun ütopyasından sonra Batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında 19. yüzyıldan sonra rastlanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk ütopyası olarak kabul edilen Serbest İnsanlar Ülkesinde, 1930 yılında Ahmet Ağaoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Her iki eserde yer alan o dönemki mevcut toplum eleştirisi ve daha iyi bir yaşam düzeni düşüncesi, eserleri ütopik kılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Sözcük Türetimi
Türkçede yeni sözcükler nasıl türetilir? Dil hangi yollarla üretkenlik kazanır?
Bu kitap, sözcük türetimini yalnızca yapım ekleriyle değil, aynı zamanda birleşik yapılar, kalıplaşmalar ve sözlükleşme süreçleriyle birlikte ele alan çok boyutlu bir yaklaşımla incelemektedir. Anlamın, biçimin ve kullanımın iç içe geçtiği bu süreçte, sözcükler yalnızca biçimsel değil; kavramsal, kültürel ve işlevsel değerleriyle de değerlendirilmektedir. Kitap, türetme yollarını sınıflandırmanın ötesine geçerek bu yolların anlam kurma süreçleriyle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü bütünleşme süreci, tarihsel derinliği, hukuki altyapısı ve çok boyutlu kurumsal mekanizmalarıyla uluslararası ilişkilerin en karmaşık dinamiklerinden birini oluşturmaktadır. Bu kitap, Ankara Antlaşması’ndan Helsinki Zirvesi’ne, üyelik müzakerelerinin duraksama döneminden günümüzün yapısal tıkanıklıklarına kadar uzanan tarihsel kesiti analitik bir çerçevede incelemektedir.
Dr. Erdem Turgan, ortaklık ilişkilerinin kurumsal kronolojisini sunmanın ötesine geçerek; Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ihtiyacını, vize serbestisi diyaloglarında yaşanan tıkanıklıkları ve özellikle son dönemde ilişkilerin merkezine oturan küresel göç yönetimini mercek altına almaktadır. Çalışmada, taraflar arasındaki asimetrik ilişki modeli ve güvenlik odaklı iş birlikleri yapısal-fonksiyonel bir yaklaşımla analiz edilmektedir.
Mevcut statükonun getirdiği riskleri ve bölgesel jeopolitik dönüşümleri veri odaklı bir süzgeçten geçiren bu eser, küresel sistemin yeniden şekillendiği günümüzde Türkiye ve AB’nin orta ve uzun vadeli ilişki modellerine dair rasyonel senaryolar sunmaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Rehber-i Ahlâk
Rehber-i Ahlâk, Ali İrfan Eğribozi’nin diyâneti kök, ahlâk-ı hamîdeyi ise gövde olarak kabul eden bütüncül ahlâk anlayışını ortaya koyan bir ahlâk eseridir. Eserde riyâzet, sabır, hilm, intizam, mesâ’î, hüsn-ü idâre, kanaat, nezâfet, ilim ve zabt-ı lisân gibi erdemler, karakteri alışkanlıkla tahkim eden bir pedagojik mimari içinde işlenmektedir. Soru-cevap yöntemi, soyut öğütleri uygulamaya dönüştürerek öğrenciyi tanımdan gerekçeye ve fiile tedricen taşıyan didaktik bir program kurmaktadır. Dindarlık farzların edası ve nehiylerden sakınma iradesiyle somutlaştırılmakta, sadakat ve adalet toplumsal nizamın mihveri olarak temellendirilmektedir. Çalışkanlık, tasarruf ve kanaat kişisel direnci artıran iktisadî bir disiplin olarak sunulmakta; nezâfet ve intizam zihin berraklığı ile güven üretmektedir. İlim temyiz kudretini güçlendirmekte, dilin terbiyesi toplumsal emniyeti pekiştirmektedir. Tecrübe-i nefs ve ıslah-ı nefs, öz denetimi süreklileştiren bir muhasebe yöntemi olarak önerilmektedir. Eser, klasik terbiyeyi çağdaş pedagojik ve etik ihtiyaçlarla buluşturan kalıcı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ RAPORLAMA
Adli sistemde hazırlanan Sosyal İnceleme Raporları, hem bireylerin adli sistem içerisinde uygun koşullar altında kendilerini ayrıntılı ve açık bir şekilde ifade etmelerine imkan tanıyarak; hem de bu kişilerin içinde bulunduğu sosyo-kültürel, psikolojik, ekonomik ve çevresel koşulların mahkeme tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlayarak yargı sürecinde mahkemenin vereceği karara katkı sağlamaktadır. Sunulan adli birime göre farklı konularda hazırlanan bu raporlar, adli sistemde görev alan uzmanların değerlendirmelerini, bütüncül bir bakış açısıyla oluşturdukları kanaati ve önerdikleri müdahaleleri içermektedir.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde adli yargı birimlerine hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının suça sürüklenen çocuklar temelinde ceza mahkemelerine ve velayet, kişisel ilişki vb. konularda hukuk mahkemelerine sundukları Sosyal İnceleme Raporlarının kuramsal temeli, etkili bir raporun özelliklerinin neler olduğu, bilginin nasıl toplanması gerektiği ve hangi bilgi kaynaklarından yararlanılacağı, iyi bir analiz ve değerlendirmenin nasıl yapılacağı hususları tartışılmış; hem ceza hem de hukuk mahkemelerine sunulan raporlarda yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gereken teoriler işlenmiş ve son olarak ceza ve hukuk mahkemeleri için hazırlanan raporların içeriği hakkında bilgi verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme Teknikleri
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme: Düş Kanatlı Kelimeler
Yaratıcı düşünme, öğrencilerin anlam bahçelerine kelime tohumları ekerek dil becerilerini geliştirmekle kalmaz aynı zamanda onları hayal gücünün sihirli kapılarından geçirerek kelimelerine düşten kanatlar taktırır. Böylelikle öğrencilere düşüncelerinin hazine sandığını açtırarak hayal gücünün büyülü ve eşsiz dünyasında düşünce evrenlerini genişletme olanağı sunar. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil becerilerinin gelişimini sınırların ötesine taşıyarak, öğrencilerin hem kendilerini keşfetme hem de dünyayı anlamlandırma yollarını derinleştirip zenginleştirmelerine kapı açar. Bu süreç, onlara hayata daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilecekleri benzersiz bir zihinsel keşif yolculuğu sunar.
Bu kitap, yaratıcı düşünmenin önemini vurgularken Türkçe derslerinde uygulanabilecek çeşitli yaratıcı düşünme tekniklerine de yer vermektedir. Bu teknikler insan zihninin ve kalbinin keşfedilmemiş kilitli kapılarını açmak için anahtar konumundadır. Kitapta yaratıcı düşünme tekniklerinin nasıl kullanılacağı eğitimciler için ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Fikir bahçesinde zihin uçurtması işlevi üstlenen çeşitli etkinliklerle de düşüncelerin burçlarında gezme fırsatı sunmaktadır. Yaratıcı düşünmeyi merkeze alan bu tekniklerle öğrencilere, dil becerilerini kullanarak hayal gücünün eşsiz ve ihtişamlı okyanusunda düşüncelerini renklendirme keşfinin haz ve heyecanını yaşatmaktadır.
Türkçe öğretiminde çağdaş bir yol haritası sunan bu kitap, öğretmenlerin derslerini daha ilgi çekici hale getirmelerine ve öğrencilerin yaratıcı düşünme potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil öğreniminde yenilikçi bir yaklaşım arayan tüm eğitimciler için vazgeçilmez bir kaynak!
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
Amerikan misyonerlerin 19. yüzyıl ortalarından I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı Avrupası’nda ürettikleri rapor ve mektuplar, yalnızca dönemin toplumsal ve kültürel hayatını belgeleyen tanıklıklar değildir. Bu metinler aynı zamanda modern Balkan ulusçuluğunun oluşumunda etkili olan söylemsel bir mirasın parçalarıdır. Dil, kimlik, eğitim, nüfus ve din arasındaki ilişkileri çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, misyonerlerin gözlemlerinin nasıl dönemin politik mücadelelerine ve ulusal tezlerine dönüştüğünü ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Misyonerlerin Balkan coğrafyasındaki faaliyetlerinden gezi notlarına, Bulgar ulusal uyanışına verilen destekten Paris Barış Konferansı’nda kullanılan diplomatik argümanlara kadar geniş bir çerçeve sunan bu eser, misyoner yazışmalarını hem bilgi kaynağı hem de ideolojik bir üretim alanı olarak değerlendirmektedir. Böylece modern Balkan kimliklerinin, kültürel temsil pratiklerinin ve bilgi-iktidar ilişkisinin nasıl kurulduğu yeni bir perspektiften yorumlanmaktadır.
₺280,00