KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
₺310,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
₺340,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
₺420,00 -

Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
₺720,00 -

Sanat Tarihi Yazıları
₺370,00 -

Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
₺270,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

Edebiyatta Aile
₺400,00 -

MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanında İstila Gotiği
1897 yılı, Kraliçe Viktorya’nın Elmas Jübilesi ile Britanya İmparatorluğu’nun yenilmezliğini kutladığı görkemli bir vitrin sunarken dönemin edebi bilinçaltı, telafi edilemez bir çöküşün dehşetini yansıtmaktaydı. 19. yüzyıl İngiliz romanı alanında hazırlanan bu kitap, fin de siècle döneminin en sarsıcı üç başyapıtını, Bram Stoker’ın Drakula, Richard Marsh’ın Böcek ve H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanlarını, yenilikçi bir kuramsal çerçeve olan İstila Gotiği merceğinden tahlil ediyor. Doğu’nun karanlık şatolarından, mistik dehlizlerinden ve uzayın derinliklerinden gelerek imparatorluğun merkezine sızan ve hatta onu yok etmeye çalışan bu Ötekiler, aslında Britanya’nın kendi sömürgeci günahlarının, bastırılmış cinsel anarşisinin ve ters sömürgeleştirme korkularının bedenlenmiş halleridir. Viktorya döneminin son zamanlarını konu alan bu kitap, imparatorluğun kendi yarattığı canavarlarla yüzleşmesini İstila Gotiğinin dünü, bugünü ve yarını şeklinde ele alarak okurun dikkatine sunuyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Fortran 90
Fortran programlama dili oldukça eski programlama dillerinden biri olmasına rağmen, günümüzde Matematikçiler, Fizikçiler ve Mühendisler tarafından yaygın olarak kullanılan bir programlama dilli olma özelliğini sürdürmektedir. Fortran programı diğer proramlama dillerine göre sayısal hesaplamalarda oldukça iyi sonuçlar verdiğinden halen daha bilimsel çalışma yapan birçok kişi tarafından kullanılan ve tercih edilen bir programlama dilidir. Bunun yanı sıra Fortran programlama dili diğer programlama dillerine göre oldukça basit bir yapıya sahiptir. Bu yönü programlamayla yeni tanışanlar için bir avantajdır. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Mikro Direnişler
Üniversitelerde öğrenciler ve akademik otoriteler arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır? Neden genellikle öğrenciler akademik otoritelere rıza gösterirler? Yoksa bu razı olma değil de bir tür gösteri midir? Kopya çekme davranışının yanlış olduğu bilindiği halde neden öğrenciler kopya çeker? Öğrenciler öğretim ortamlarında genellikle neden sinmiş bir görüntü verirler veya olduklarından farklı görünürler? Dedikodu veya söylentiler öğrenciler arasında neden çok yaygındır? Bu davranışların hissedilen otorite ile nasıl bir ilişki vardır? Bu çalışma üniversite öğrencilerinin birçok davranış biçimini, gündelik hayatın sıradanlığı içinde ve akademisyen öğrenci arasındaki iktidar ilişkileri bağlamında ele almaktadır. Vakıf üniversitesine göre iktidar baskısının daha yoğun yaşandığı devlet üniversitesinde öğrenci mikro direnişleri de değişmektedir. Yükseköğretimde öğrenci davranışlarını biraz daha isabetli anlamak ve anlamlandırmak istiyorsak onların gündelik hayatın sıradanlığı içine gizledikleri bazı davranış biçimlerine odaklanmamız gerekir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
BİZANS SANATI’NDA BÜYÜK BAYRAMLAR
Bizanslılar bin yıldan uzun bir süre boyunca İstanbul merkez olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda varlık göstermiş, yaşadıkları dönemde Akdeniz ve periferinde etkili olmuş bir toplumdur. Büyük oranda dine özgülenmiş bir kültürel dokudan beslenen bu toplumun günlük yaşamında bayramlar ve kutlamalar önemli yer tutardı. Kilise Takvimi’nde yılın her bir günü için kayıtlı olan anma ve yortular toplumun belleğinde inanç ekseninde bir aidiyet duygusu inşa edecek biçimde kutlanırdı. Aralarında seküler kutlamalar da bulunmakla birlikte büyük oranda dini içerikli olan bu bayramlar görsel ifadesini ikonalarda, kiliselerin duvar resimlerinde ve mozaiklerinde bulmuştur. Bu bayramlar arasında öne çıkan bir grup bayram Büyük Bayramlar olarak anılmış, Bizans Sanatı’nda kendilerine özgü bir alan yaratmıştır. İnancın renkli dünyasını yansıtan özgün bir üsluba sahip bayram sahneleri Bizanslılar için sanattan ziyade ibadetin parçasıydı. Ruhsal alanı görsel olanla besleyen bir anlayışın ürünü olan bu tasvirler Ortodoks gelenekte bugün de varlıklarını sürdürürken insanlığın ortak kültürel mirasına kattıkları değerle sanatın tarihindeki özgün yerlerini korumaya devam etmektedirler.
KİTAP TANITIMI
The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
Designed for scholars, students, and readers of literature, this book examines the philosophical underpinnings of Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days. Discover how the characters choices shape their existence in accord with Sartres existentialism.
In Waiting for Godot, Vladimir and Estragons search for purpose takes center stage, reflecting Sartres notion that existence precedes essence. Endgame represents Sartrean existential pain, anxiety, and uncertainty. Happy Days presents characters interdependent on one another for meaning, poignantly illustrating the existential dilemma of needing companionship to navigate life without a predetermined essence.
This academic examination invites scholars, students, and literature enthusiasts to study the philosophical concerns of these plays, shedding new light on their timeless relevance and depth.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
Son dönem Osmanlı tarihi çalışmalarında demografi biliminin önem kazandığı görülmektedir. Çoğunlukla nüfus defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yerel ölçekli dahi olsa imparatorluğun nüfus yapısını, bileşenlerini, doğum, ölüm, göç vs. olgularıyla ekonomik yapısının ortaya çıkartılmasına dair önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda daha çok Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu’na gereksinim duyulan erkek nüfusun nitelik ve niceliklerinin ortaya konulması ve halktan toplanacak vergilerin hesaplanması amacıyla 1831 tarihinde II. Mahmut döneminde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra belirli periyotlarla imparatorluğun sonuna kadar nüfus sayımlarının devam ettiği görülmektedir.
Bu çalışmada sahip olduğu Afrodisias antik kenti ile dünya miras listesine giren Aydın’a bağlı Karacasu Kazasının mahalle, köy ve çiftliklerinde yaşayan erkek Müslim ve gayrimüslim nüfusun yer aldığı 1841 ve 1845 yılına ilişkin NFS.d. 3072 ve 3073 numaralı defterler incelenmiştir. Süleyman Rüşdi ve Küpelioğlu aileleri gibi Karacasu’nun yetiştirdiği önemli ailelerinin de soy kütüklerine dair kayıtlarının bulunduğu bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ilk yarısında önemli bir konuma sahip olan Karacasu Kazası’nın demografik özellikleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Birleşme ve Satın Almalar
Günümüzde gittikçe artan ticaret ve yatırım hacmi, teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici eğilimleri, rekabetçi şirketleri gerek kendi ulusal pazarlarında gerekse uluslararası pazarlarda başarılı olmak için farklılaşan stratejiler izlemek zorunda bırakmıştır. İşletmelerin küresel pazarda daha iyi rekabet edebilmeleri ve etkinliklerini artırabilmeleri için, tüm dünyanın pazar olarak düşünülmesi, bunun gereği olarak da şirketlerin büyüme hedefli olmaları ve bu amaçla çeşitli büyüme stratejileri izlemeleri gündeme gelmiştir. Şirket birleşme ve satın almaları, bir dışsal büyüme stratejisidir.
Bu yoğun rekabet ortamında şirketler tarafından gerçekleştirilen birleşme ve satın almalar, sadece bu şirketleri değil, aynı zamanda diğer bir çok kesimi de etkilemektedir. Birleşme ve satın almanın niteliği ve sürecin nasıl yürütüleceği ile ilgili alınacak kararların büyük riskleri de bulunmaktadır. Alınan kararlar sadece birleşme ve satın alma işlemine konu olan şirketlerle ilgisi olan yatırımcılar, hissedarlar, çalışanlar ve yöneticiler dışında, borçlulardan devlete kadar uzanan geniş bir gurubu etkilemekte, doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek sonuçlar yaratmaktadır. Bu nedenle, birleşme ve satın almaların her yönüyle detaylı şekilde ele alındığı bu çalışmanın, öncelikle bu gruplara, daha sonra konuya ilgi duyan kişilere, akademisyenlere, lisansüstü eğitim alan kişilere yol gösterici ve aydınlatıcı olacağını düşünmekteyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN OPERATIONS MANAGEMENT
This book, which aims to show how machine learning shapes and develops businesses in the digital age, focuses on real-world examples and tries to reveal the transformative effect of machine learning in various areas of operations management. Each chapter carefully delves into the intricacies of machine learning applications, highlighting the challenges and opportunities that arise. While unleashing the potential of machine learning in operations management, it is an indispensable resource for operations managers, business leaders, and decision-makers in a new era where intelligent algorithms seamlessly collaborate with human expertise.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar
İktisadi ve idari bilimlerin tarihi süreç içinde meydana gelen olayları ele alış biçimi, medeniyetin gelişimini farklı perspektiflerden görebilme imkanı sunmaktadır. Geçmiş, günümüz ve bunun da ötesinde geleceğe ilişkin tutarlı değerlendirmeler yapmak için iktisat, maliye ve işletme gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar multidisipliner bir kapsamda ele alınmalıdır. Yeni çağda bireyler, hane halkları ve topluluklar çok çeşitli bilgilerin seçim yapmayı zorlaştırdığı mübadele koşullarıyla yüzleşmektedir. Ürünlerin maliyetleriyle birlikte tüketicilere sağladıkları faydanın yanında onların potansiyel müşterilere tanıtılma biçimleri alışveriş davranışlarını etkilemektedir. Dolayısıyla yeni üretim ve tüketim kalıpları, bu alanlarda yapılan çalışmaların önemini daha da artırmaktadır. Klasik tanımıyla rasyonel ve etkin kararlar aldığı varsayılan homo economicus modeli yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu anlayış, sadece meta üretimi kalıbını yansıtan kümülatif bilginin meydana getirdiği bazı iktisadi analiz yöntemlerinin dışına çıkılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda “İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı kitapta işletme, iktisat ve maliye gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar araştırmacıların faydasına sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
Post-truth çağında hakikat yeniden nasıl anlam kazanır?
Bu kitap, Ralph Waldo Emerson’ın sezgi, ahlaki cesaret ve benlik kavramlarını merkeze alarak, dijital çağın etik ve epistemik krizlerine felsefi bir yanıt arıyor. Emerson’ın düşüncesi, yalnızca bir entelektüel miras değil; aynı zamanda günümüz insanının içsel pusulasını yeniden kurması için bir rehberdir. Kitaptaki her bölüm, çağdaş sorunlarla örülmüş bir felsefi yolculuk sunarken, okuru kendi benliğiyle yüzleşmeye, hakikatin izini sürmeye ve ahlaki cesareti yeniden düşünmeye davet eder. Eğer bir kişi inanacaksa, Emerson’ın dile getirdiği gibi, bırakın “Tanrı’ya inansın insan; isimlere, mekânlara ve kişilere değil.” Çünkü gerçek anlam ve ahlaki otorite, dışarıdaki kurumlarda değil, bireyin kendi içindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
Mustafa Kemal Atatürk:
-Bugün günün nasıl ağardığını görüyorsam, uzaktan, bütün şark milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm, yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen, yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacaktır. Şevket Süreyya Aydemir; Tek Adam Mustafa Kemal 1922-1938, C.3, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1995, s. 418.
Adnan Menderes:
Cezayir’de devam eden hadiseler yüreklerimizi sızlatmaktadır. Araplara bağlılığımız ve istiklal mücadelesine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye’ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya hazırız. Başvekilimizin Basın Toplantısı, Zafer, 08.02.1957
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
“Dil, toplumların üretmiş oldukları kültürün bir meyvesi ve aynı zamanda bir aynasıdır. İnsanoğlunun en güçlü silahlarından biri olan dil, yüzyıllardan beri toplulukları bir arada tutan, ürettiği maddi ve manevi değerlerin nesiller boyu aktarımını sağlayan ve böylece bireyleri ve toplumları bir araya getiren bir iletişim ve bir sosyalleşme aracı olmuştur…
Dil ve kültür, birbirinden ayrı düşünülemeyen bir kağıdın iki yüzü gibidir. Kültür olmadan dilin, dil olmadan da kültürün gelişim göstermesi mümkün değildir.”
Bu çalışmada Kırgızların dili ve kültürü toplumdilbilimsel açıdan ele alınmış ve ayrıca Kırgızların tarihi, etnik ve millî kimlikleri, devlet yapıları ve sosyo-kültürel hayatları da incelenmiştir. Eserde Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliğinin yürüttüğü milliyet ve dil politikaları, Kırgızistan doğumlu olan ve çocukluğu Sovyetlerin dağılma dönemine denk gelen yazarın, kendi toplumsal deneyimleri açısından da değerlendirilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
20. yüzyılın en önemli olaylarından sayılan İkinci Dünya Savaşı’nda; milyonlarca insan ölmüş, savaşa katılan ve katılmayan pek çok ülkede siyasi ve ekonomik yaşam etkilenmiş, bu etkilenme toplumsal yaşama da yansımıştır. Savaş, Eylül 1939’da başlamış, savaşa katılmamış olsa da etkileri Türkiye’de de görülmüş, toplumun tüm kesimleri yaşananlardan olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Türkiye savaş başladığında her anlamda savaşa hazırlıksız durumda idi. Savaş süresince Türk dış politikasının hedefi ülkenin savaştan uzak kalmasını sağlamak olmuş, bunun için savaşın askeri gelişimine göre değişik taktikler uygulanmıştır. Türkiye savaşın son günlerine kadar taraf olmamış ve sıcak savaşın tahribatından korunmuş olsa da savaşın getirdiği sorunlarla birlikte köylüsü kentlisi sosyal ve ekonomik yaşam içinde ciddi bedeller ödemek durumunda kalmıştır. Araştırmamız Türkiye’de mevcut II. Dünya Savaşı çalışmalarının makro ölçekli değerlendirmelerinden farklı olarak Batı Anadolu kent ve taşrasında zorlu ekonomik koşullar içinde geniş halk kitlelerinin gündelik yaşamlarını, birbirinden farklı hikâyelerini, gelişen olayları, mikro ölçekte savaş deneyimini, tepkileri ve sıradan hayatların mücadelelerini ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ATATÜRK DÖNEMİ SOSYAL POLİTİKA 1923-1938
1923-1938 Yılları arası iktisadi yapıya yön verenlerin sosyal politikaların gelişmesine yönelik çalışmaları, Türk çalışma hayatında önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çalışma hayatına yönelik kanunlar, çağdaş bir görünüm kazanmış ve işçiyi işverenin inisiyatifine bırakma anlayışı son bulmuştur. Bu dönemde çalışma hayatına yönelik yasalaşan kanunların birçok eksiklikleri olmasına rağmen iş koşullarından kaynaklanan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Ülkeyi yönetenlerin işçinin refah ve mutluluğu için çalışması, Türkiye’nin çağdaş bir görünüm kazanmasına katkı sağlamıştır. Üretimin ana unsurunu oluşturan işçinin, toplumun saygın bir üyesi olduğu ve korunması gerektiği düşüncesi oluşmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.
Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
Masallar kaygıları, masallar yazgıları, masallar hayatı anlatırlar. Binlerce yıldır farklı coğrafyalarda, farklı kişiler tarafından, farklı biçimlerde söylenseler de ilmek ilmek işlenseler de insan algısından harmanlanırlar ve sürekli karşımıza çıkarlar. Masallar sözlü kültürde ekilmiş, yazılı kültürde olgunlaşmış ve artık dijital çağda taçlanmış üretimlerdir. Edebiyatta anlatı, sinemada film, iletişimde reklam, psikoloji de ise terapidir. Kısacası masal, binlerce yıldır değişik formlarda karşımızdadır.
Münferit bir dünya, yekpare bir ürün gibi düşünülen masal; insanı insan yapan bütün alanlarla, sosyal bilimlerle organik ve köklü bir bağa sahip olan bir yaratımdır. Masala yönelik çalışmalara bakıldığında çoğunlukla masalın diğer halk edebiyatı ürünleriyle karşılaştırıldığı, türler arası benzerliklerin ve farklılıkların üzerinde durulduğu görülmektedir. Masal türünü sadece edebiyat nevinden yaratımlarla karşılaştırmak masalı bir alana hapsetmekten başka bir şey değildir. Disiplinler arası çalışmaların arttığı günümüz dünyasında, bu çalışmayla masalın farklı disiplinlerde nasıl yorumlandığı ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
21. yüzyıldaki gelişmeler, işletmeleri bir taraftan maliyet azaltmaya diğer taraftan da pazar içerisinde rekabet mücadelesine doğru itmektedir. İşletmelerin böyle zorlu bir ortamda hedeflerine ulaşabilmeleri için odaklanacakları anahtar araç Kalitedir. Kalite kavramının işletmelerde iyi bir şekilde anlaşılıp uygulanması önemli bir husustur. Bu noktada yöneticilerin kalite yaklaşımlarını ve araçlarını benimsetip işletme çapında yaygınlaşmasını sağlamaları gerekmektedir. Aynı zamanda kalite konusundaki yeni yaklaşımlar ve yeni teknolojilerin de takip edilmesi kurumun pazardaki var olma mücadelesine katkıda bulunacaktır.
Bu kitapta, kalite felsefesi, kalite kontrol, kalite güvence, standartlar ve standardizasyon ile ilgili temel kavramlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu kalite yönetim sistemleri ve bu konudaki güncel sürümün getirdiği risk temelli yaklaşımdır. Bu konunun odağı olan ISO 9001:2015 standardının, Yüksek Seviyeli Yapısı ve sistemin entegrasyonu için ihtiyaç duyulan faaliyetler üzerinde durulmuştur. Son olarak günümüze kadar olan süreçte, üretim dönüşümleri ve dördüncü sanayi devrimi ile kalitede meydana gelen değişimlere değinilmiştir.
Bu kitap, kalite konusundaki güncel gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen öğrencilere, çalışanlara ve akademisyenlere yönelik olarak hazırlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00