KİTAPLAR
EN YENİLER
-

XIX. YY. NAKŞİBENDÎ ŞEYHLERİNDEN HOCAZÂDE AHMED KÂMİL DİVANI
₺315,00 -

XVI. Yüzyılda Kepsud Nahiyesi
₺315,00 -

XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
₺610,00 -

XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
₺340,00 -

YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BAŞLANGIÇ DÜZEYİ ALIŞTIRMALAR
₺210,00 -

Yabancıların Yabancısı: Türkler
₺325,00 -

Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
₺455,00 -

YARINA KALAN
₺405,00 -

Yassıada’da Yargılanan Artvin Milletvekilleri
₺495,00 -

YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
-

YAZMA EĞİTİMİ
₺325,00 -

Yazma Eğitimi
-

Yeni Başlayanlar İçin BANKACILIK
-

Yeni Başlayanlar İçin EKONOMİ
-

YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
₺405,00 -

Yeni Ekonomi ve Toplum
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Şiddet Sarmalındaki Kadınlar ve Yaşam Algıları
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğan kadına yönelik şiddetin, ataerkil baskıyla birlikte kadının kaderi haline getirilmesi, toplumsal yapıdaki anomik bir kriz olan intihar düşüncesini/eylemini tetiklemektedir. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel anlamda ortaya çıkan şiddet ve kadın intiharlarının bütünleşik bir problem olarak ele alındığı bu çalışmada, intihar davranışı, kadınların maruz kaldığı şiddetle ilişkilendirilirken; şiddet mağduru her kadının intihar düşüncesinde olmadığı da yadsınmamıştır. Bu bağlamda şiddet gören fakat intiharı bir çözüm olarak görmeyen kadınların düşünce ve tutumları araştırmaya karşılaştırmalı bir bakış açısı getirmiştir. Şiddet gören kadınların intihar düşünce ve eylemlerini ya da yaşam mücadelelerini öncüleyen neden ve değişkenler bağlamında ilgili problem açıklanmaya çalışılırken, ekolojik sistem yaklaşımı (ekolojik kuram) esas alınmıştır.
Bu çalışmada şiddet sarmalındaki kadınları intihar düşüncesinden uzaklaştırıp onların mücadelelerine toplumsal nitelikli bir ışık tutabilmek amaçlanmıştır. Kadının maruz kaldığı şiddet karşısındaki yaşam algılarını anlamak amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve şiddet gören-görmekte olan kadınlarla yapılan görüşmeler sonucu ulaşılan veriler, sosyolojik bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki ilk soru “neyin” ölçülüp değerlendirileceğidir. Çeviri eğitimindeki değerlendirmelerin türü ve araçları ne olursa olsun amacı öğrencinin çeviri edincini geliştirmektir. Çeviri sektöründeyse metinde kalite değerlendirmesi ön plandadır. Uluslararası sınavlarda sınavın türüne göre çevirmenin edinci değerlendirilebileceği gibi çeviri metin üzerinden hata analizi de yapılabilir. Bu çalışmada alanyazındaki birçok çeviri edinci modeli kapsadıkları yeterlilikler tabanında incelenmiş ve ortaya çıkan model farklı değerlendirme alanlarına uygulanarak çeviri eğitimi bağlamında çeviri ürün değerlendirilmesinde kullanılabilecek yeterlilikler elde edilmiştir. Bu kitap eğitmenlere dersin amacı, niteliği ve düzeyine göre üzerinde durmak istedikleri alt-edinç ve yeterlilikleri seçmek ve farklı kombinasyonlar yaratarak kendi ölçme araçlarını geliştirmek; Çeviribilim öğrencilerine bir öz değerlendirme ölçeği yaratmak, akademik çeviri eğitimi boyunca geliştirecekleri becerilerin neler olduğunu belirlemek, hata kavramına ve uluslararası sınavların başarım ölçütlerine ilişkin farkındalık geliştirmek açısından bir çerçeve çizmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kazan – Ankara Hattı
Kazan–Ankara Hattı: Çok Kutuplu Dünyada Rusya–Türkiye İlişkileri ve Paradiplomasi, değişen uluslararası sistemde Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri paradiplomasi perspektifinden ele almaktadır. Çalışma, Kazan ve Ankara arasındaki etkileşimi yalnızca devletlerarası diplomasi çerçevesinde değil, aynı zamanda bölgesel yönetimler, yerel aktörler ve kültürel bağlar üzerinden de incelemektedir. Çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği günümüzde, alt-ulusal işbirliği mekanizmalarının dış politika ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Kitap, Rusya–Türkiye ilişkilerine yeni bir bakış açısı sunarken, paradiplomasinin bölgesel istikrar ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesindeki rolünü ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE İKLİMİ
Bu kitabın ana konularını; Türkiye iklimini denetleyen etmenler, iklim ve hava değişkenleri ve Türkiye’nin iklim bölgeleri oluşturmaktadır. Türkiye’nin iklim koşullarını belirleyen genel atmosfer dolaşımı ve Türkiye’nin yerel iklim etmenlerinin yanında ‘uzakbağlantı’ (teleconnection) sistemlerinin etkisine -en önemli olanlarının- yer verildi. İklim elemanlarının geleneksel olarak bilinen konularına ek olarak yıllar arası değişkenlik, trendler, sıcak/soğuk hava dalgaları, diğer şiddetli hava olayları, kuraklık ve iklim değişikliğiyle ilgili boyutları ele alındı. Türkiye’nin iklim bölgeleri Köppen-Geiger sınıflandırma sistemine göre ele alındı.
Kitabın amacı Türkiye’nin iklim özelliklerinin güncel Klimatoloji perspektifinden sunulmasıdır. Kitap aynı zamanda Türkiye’de iklim değişikliği bağlamında gözlenen bazı değişimlerin vurgulanmasına katkı sağlama amacı taşımaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kulp/Pasur
Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten yazarlar tarafından hazırlanan bu kitapta coğrafya-mekân ve insan ilişkileri derinlemesine incelenmeye çalışılmaktadır. Özellikle Tarih-Eğitim, Coğrafya-Botanik-Ziraat, Folklor-Dil-Edebiyat ve Din-İnanç ana başlıkları altında toplanan makalelerden oluşan bu kitap Kulp ve çevresinin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli bilgi ve belgeler sunmaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
Tarihî romanla ilgili yapılan çalışmaların bir kısmı tarihî roman yazarlarının eserleri, bir kısmı da belirli dönem aralıklarında yazılan tarihî romanlar üzerinedir. Tarihî romanların çeşitli cephelerden incelendiği bu çalışmaların bazılarında İstanbul’a değinildiği, bahsedildiği görülmekle birlikte, İstanbul’u merkeze alan bir çalışma bulunmamaktadır. Başlangıçtan itibaren bütünleyici bir bakış açısıyla, kuşatıcı bir biçimde İstanbul’u ele alan bir çalışma bulunmamasından dolayı, bu eksikliği doldurmak adına biz de çalışmamızda 1871-1986 yıllarında yayımlanan popüler tarihî romanlarda İstanbul konusunu inceledik.
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986) adlı bu çalışmada; ilk tarihî roman olarak değerlendirilen Ahmet Mithat’ın Yeniçeriler eserinin yayımlandığı 1871 yılından çalışmanın sonlandırıldığı 1986 yılına kadar geçen yüz on beş yıllık sürede kaleme alınan popüler tarihî romanlarda İstanbul’un nasıl işlendiği, nelere tasarruf edildiği ayrıntılı bir şekilde incelenerek İstanbul’un bir fotoğrafı ortaya konulmaya çalışıldı.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
Tasavvuf kültüründe Allahın dostluğunu kazanmış, halk tarafından velî olarak kabul edilen manevi büyüklerin gösterdikleri olağanüstülükleri/kerametleri ve irfânî tecrübeyi arttıran olayları konu edinen hikâyelere menkıbe, bunların yer aldığı eserlere menâkıb-nâme denir. Menâkıb-nâme, Tasavvufî Türk edebiyatında önemli bir türdür.
Nakşî-Halidî tarikatının Gümüşhanevî (Ziyâiyye) kolunun ikinci pîri olan Kastamonulu Hasan Hilmî Efendi (ö.1329/1911) hakkında temel kaynak, Erzincanlı Kâtip Mustafa Fevzi Efendinin (ö.1343/1924) kaleme aldığı Menâkıb-ı Haseniyye fî Ahvâlis-Seniyye adlı manzum-mensur menâkıb-nâmedir. Bu menâkıb-nâmede, Hasan Hilmî Efendinin hayatı, halleri, kerametleri ve yolculukları anlatılır. Eserde manzum – mensur menkıbeler ile halifelerinin isimleri ve zikir âdâbı bulunmaktadır.
Bu menâkıb-nâmeyi diğerlerinden farklı kılan husus, müellifin bizzat yaşadıklarından ve ilk ağızdan dinlediklerinden oluşmasıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Beyaz Perdede Mor Direniş
Sinema, toplumsal değişimlerin ve kültürel mücadelelerin aynasıdır; toplumsal cinsiyet rollerini, iktidar yapılarını ve kültürel normları sorgular ve yansıtır. “Beyaz Perdede Mor Direniş: Avrupa Sinemasında Kadın Mücadelesinin Temsili” başlığı altında, Avrupa sinemasının farklı dönemlerinden seçilmiş filmler aracılığıyla kadınların mücadelelerini, başarılarını ve direnişlerini ele alıyoruz. Bu kitap, Avrupa filmlerinde kadın karakterlerin nasıl temsil edildiğini, bu temsillerin toplumsal cinsiyet rolleri ve iktidar dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini ve sinemanın bu rolleri nasıl sorguladığını ve dönüştürdüğünü inceliyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
İŞ VE YAŞAM DENGESİ
İş dünyasının dinamik koşullarına ayak uyduran işletmeler, rekabet avantajı elde etmek için, çalışma koşullarını ağırlaştırmakta ve bu durum çalışanlar açısından iş yaşam dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Günümüzde, bu çalışma koşulları altında dengenin sağlanması oldukça zordur. Diğer yandan, iş yaşam dengesinin sağlanmasının bireyler ve örgütler açısından olduğu kadar toplum açısından da önemi büyüktür. Mutsuz kişilerden oluşan toplumlarda, verimlilik gibi kavramlardan söz etmek mümkün değildir. Kişilerin yaşamındaki çatışma arttıkça hem işlerinde verimsizlik hem de iş dışındaki hayatlarında mutsuzluk ve doyumsuzluk gibi olumsuz durumlar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle, işletmelerin çalışanlarının iş ve yaşam faaliyetlerini daha etkin yöneterek, iş ile ilgili tutum ve davranışlarında olumlu sonuçlar almayı hedeflemesi, çalışan performansına, verimliliğine, iş tatmin düzeyine ve bağlılığına pozitif yönde katkı sağlaması gerekmektedir. Bu kitapta, iş yaşam dengesi konusu detaylı biçimde ele alınarak, sağlık sektörü çalışanlarına yönelik, iş-aile ve aile-iş çatışmasını etkileyen faktörlerin belirlenmesi hedeflenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Hastanelerde Mali Hizmetler
Hastanelerdeki sağlık hizmetlerinin başarılı bir şekilde ve kesintisiz olarak yürütülebilmesi için destek hizmetlerin ve özellikle mali hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Mali hizmetler yürütülürken klasik yönetsel ilkelerin yanında hastane yöneticileri için bağlayıcı olan kanun, yönetmelik, talimatname, iş akışları gibi çeşitli yasal ve idari düzenlemelere de dikkat edilmesi gerekmektedir.
“Hastanelerdeki Mali Hizmetler” kitabı ile mali hizmetlerin yürütülmesinde, hastane yöneticilerine ve ilgili çalışanlara çeşitli kurallar koyarak bu hizmetlerin çerçevesini oluşturan ve bağlayıcı olan yasal ve idari düzenlemelerin açıklanması, başta sağlık kurumları yöneticileri olmak üzere sağlık kurumları yönetimi ile ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve bu alanla ilgilenen okuyuculara yol gösterici bir rehber oluşturulması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
PISA Matematik Okuryazarlığı Testlerinde Madde Yanlılığı Araştırması
Bireyden bireye değişkenlik gösterebilen bir nitelik veya özelliğin ne kadar var olduğunun belirlenmesi amacı ile ölçme işlemi yapılmaktadır. Uluslararası Öğrenci Başarısını Belirleme Programı olan PISA’da öğrencilerin sahip oldukları bilgi ve becerileri gerçek hayatta kullanabilme yetenekleri, düşünceleri analiz etme, akıl yürütme ve okulda öğrenilen fen ve matematik kavramlarının kullanılarak etkin bir iletişim kurma becerileri ölçülmeye çalışılmaktadır. Bu kitapta Türk ve Koreli öğrencilerin PISA 2003 ve 2012 uygulamalarında matematik okuryazarlığı maddelerine vermiş oldukları yanıtlar, Madde Tepki Kuramı (MTK) bağlamında Madde İşlev Farklılığı (MİF) bakımından incelenmiştir. MİF belirleme yöntemleri olarak Mantel-Haenszel (MH), SIBTEST, b parametre farkı ve MTK – Olabilirlik Oran Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Ülkeler arası karşılaştırmalar yapılarak Türk Eğitim Sisteminin iyileştirilmesi, eğitimin niteliğinin artırılması ve her bireyin eşit eğitim alabilmesine katkı sağlaması bakımından öneriler sunan bir kitap niteliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Cinsiyet
Sinema ve Cinsiyet: Afişten Jeneriğe James Bond Filmlerinde Kadın” adlı bu kitap, sinema sanatının toplumsal cinsiyet algıları üzerindeki derin etkisini James Bond serisi üzerinden inceliyor. Yıllar boyunca sinemada yaşanan evrimin bir aynası olarak James Bond filmlerindeki kadın karakterlerin dönüşümüne odaklanan eser, sinema ile kültürel normlar ve cinsiyet rolleri arasındaki etkileşimi ele alıyor. Erken dönem filmlerde cinsel obje olarak gösterilen kadınlar, zamanla bağımsız ve güçlü karakterlere dönüşürken, bu değişim sinemanın toplumsal cinsiyet rollerine etkisini gözler önüne seriyor. Akademik derinlikle ve eleştirel bir bakış açısıyla kaleme alınan bu çalışma, sinema tutkunları ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
Çalışma hayatının giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde örgütler için etik iklim kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Etik iklim; örgüt içerisindeki mevcut etik durumun çalışanlar tarafından nasıl algılandığıdır. Etik iklimin olumsuz olduğu örgütlerde, çalışanların karşılaşmış oldukları adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında öç alma duygusuyla gösterdikleri davranışlar ise örgütsel intikam olarak tanımlanmaktadır. Adaletsiz ve haksız davranışlar karşısında çaresiz kalan çalışanların örgütsel intikam davranışları nedeniyle örgüt ve örgüt çalışanları zarar görmekte, örgüt amaçları dışına çıkmakta, verimlilik ve etkililik azalmaktadır. Konuya dikkat çekmek amacıyla etik iklim ve örgütsel intikam ilişkisi üzerine yapılmış bu araştırmanın alanyazına ve uygulayıcılara fayda sağlaması beklenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
Bu kitapta Türkçe bildirme kipi ulamı, Prof. Dr. V. G. Guzev’in geliştirdiği “üç kerterizli zaman kavrayışı” temelinde ele alınmıştır. Buna göre Türkiye Türkçesi şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman kesiti olmak üzere üç kerterizli bir zaman sistemine sahiptir. Elinizdeki çalışmada, söz konusu kerterizlere ait tüm ulam şekilleri kiplik, dil bilgisel zaman ve görünüşlük özellikleri temelinde ele alınmış, geçici olarak farklı işlevde kullanımları tespit edilmiş, sözlü (konuşma) ve yazılı sözdeki (yazı) kullanım özelliklerine göre verimlilikleri ortaya konmuş ve söz konusu ulamların anlamı, anlam birimcik çözümlemesi metoduyla yapılandırılmıştır.
Kiplik ve kip, dil bilgisel zaman, görünüş ve kılınış gibi konular; lisansüstü tez, bilimsel makale ve monografik çalışma düzleminde sıklıkla ele alınmakta ve bu çalışmalar ilgiyle takip edilmektedir. Elinizdeki bu çalışma da kiplik ve kip ayrımını ortaya koyması; Türkçenin zaman sistemini bütüncül bir biçimde sunması ve Türkçe bildirme kipini meydana getiren ulam şekillerinin kiplik, zaman, görünüş ve kılınış özelliklerini tespit etmesi bakımından önem arz etmektedir.
Çalışmanın, genel olarak ele alınan ulamların anlamını anlam birimcik çözümlemesinden hareketle yapılandırması bakımından anlam bilimi; yargının morfolojik yolla dile getirildiği araçlardan olan bitimli şekilleri ele alması bakımından biçim bilimi; ulam şekillerinin pragmatik kullanımlarını ve söz diziminde üstlendikleri farklı işlevleri vermesi bakımından edim bilimi ve söz dizimi gibi alanlara, özel olarak ise Türkiye Türkçesi çekim biçim bilimi ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanlarına katkı sunacağı düşünülmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİCİ VE YÖNETİCİ ASİSTANI
Bu kitap; yönetici asistanının yönetimsel rolünü arttırmaya odaklanarak, pratik becerilerinin yanı sıra iş, organizasyonlar ve üst düzey yöneticiler hakkında da temel bir anlayış sunarak, yönetici asistanının yönetsel rollerine, bilişsel ve davranışsal perspektifler ile yaklaşarak, mesleğin önemine dikkat çekmek için yazılmıştır. Yönetici asistanının çalışması, giderek daha fazla gelişme süreci ve prosedürü içerecektir. Bu durum; yönetici asistanlığı ve üst düzey yönetici asistanlığı rolünün, gelecekteki şirketler ve çalışma toplulukları için tamamen yeniden tasarlanması veya oluşturulması anlamına gelmektedir. Bu paralelde bu kitap;
Örgütlere, yönetici asistanları için güçlendirme formülü,
Yöneticilere; yönetici asistanından en iyiyi verimi almaları için kaynak,
Yeni yöneticilere; yönetici asistanlığı mesleğine ve yönetici asistanı masasından nasıl destek alınacağı hususlarına dair bilgi,
Yönetici asistanlarına; mesleki rollerinin değerine dair katkılar sunması beklenmektedir.
Yönetici asistanının işi; yöneticisinin işini daha iyi yapmasına yardımcı olmaktır. Ancak nasıl?
Yönetici asistanı, yöneticisinin zamanını ve hayatını yönetirken nasıl bir fark yaratabilir?
Yönetici asistanı, yönetici ile nasıl benzer ortaklıklar kurabilir?
Etkin bir yönetici asistanı, profesyonel ve kişisel yaşamının ayrılmaz bir unsuru olan sezgilerini, işletme bilgilerini, motivasyon tekniklerini, liderlik yetenek ve becerilerini nasıl kullanır?
Zaman kazandıran çözümler yaratmak ve yönetmek için teknolojik beceriler uyarlayan yönetici asistanları, sürekli gelişim ve sürekli öğrenme için neler yapabilir?
Üst düzey yönetici asistanlarının proje yönettiğini, stratejik araştırmalar ve sunumlar yapabildiğini, raporlar hazırladığını ve finansal tahminlerde bulunduğunu biliyor muydunuz?
…Daha pek çok sorunun yanıtı bu kitapta.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.