KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Japonca Ad Durum Ekleri
₺260,00 -

Japonca Yazı Sistemi Kanji Cilt 1
-

Japonca Yazı Sistemi Kanji Cilt 2
-

JET-LAG
₺210,00 -

Josiah Royce’un Metafiziği
₺340,00 -

Joyce’un Çeviri Portresi
₺260,00 -

KAʻBE-NÂME
₺495,00 -

Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
₺260,00 -

Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
₺390,00 -

Kadınların Kimlik Arayışı
₺250,00 -

Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
₺340,00 -

Kalite 4.0
₺260,00 -

Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
₺380,00 -

Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
₺195,00 -

Kamu İhale Mevzuatına Ait Emsal Kararlar
₺1.600,00 -

Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Personality-Based Route Recommendation In Yachting
Personality-Based Route Recommendation in Yachting explores how individual personality traits shape route and destination preferences in yachting. Combining the Big Five personality model with machine learning techniques, the book offers an innovative perspective at the intersection of tourism, psychology, and artificial intelligence. It examines the foundations of yachting and marina systems, explains key personality theories, and presents a data-driven framework for predicting route choices. By linking human behavior with intelligent recommendation systems, this book contributes both to academic research and to practical applications for personalized maritime tourism services. It is a valuable resource for researchers, practitioners, and readers interested in digital transformation in tourism and decision support systems.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar II (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 12 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
“Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular “ kitabı yönetim ve medya alanında karşılaşılan bazı güncel kavramların tanımlarını ve özelliklerini sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitap 6 bölümden oluşmuştur. Bu kitabın birinci bölümünde; Abdulselami SARIGÜL’ün “Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Bağlamında Çocuk İstismarı: Sosyal Medya Anneleri Üzerine Değerlendirme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde; Akın AY, Serhat BEKAR ve Emin AKIN’ın “Post-Truth Çağında Değişen ve Dönüşen Gazetecilik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde; Emre SEYREK’in “Liderliğin Diğer Yüzü: Karanlık Liderlik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde; Harun SELÇUK’un “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Yönetim ve Halkla İlişkiler” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın beşinci bölümünde; İkram ALPSOY’un “Geleneksel Medya’dan Yeni Medya’ya Geçiş: Kavramsal Bir İnceleme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın altıncı ve son bölümünde; Vural AKAR’ın “Çalışan İşe Tutulması” başlıklı araştırması yer almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
Doğa ve kültür, arkaik zamanlardan beri edebiyata konu olmuş kavramlardır. Aralarındaki dikotomik ilişki, felsefenin de ilgisini çekmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Kültürel Ekoloji Olarak Edebiyat, sistemin hegemonik güçleri ile toplumun marjinalize edilmiş konuları arasında dengeyi sağlayan bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Hayatın ikilemlerden ibaret olduğunu söylemek ya da bu durumu kabullenmek yeterli değildir. Önemli olan dikotomik ilişkiler içerisindeki sistematik olgular ile bastırılanlar arasında bir ilişki oluşturmak, homojen bir birliktelikten ziyade bir arada olmalarını sağlamaktır. Bu kuram, içinde barındırdığı alt metinlerle felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir edebiyat sentezi ortaya çıkarmaktadır.
Kültürel-ekolojik bir yaklaşımla ele alınan Venedik, birincil kaynakça olarak incelenen eserlerde ortak uzam olarak yer almakta ve Kurmaca Karşıt Söylem olarak ortaya çıkmaktadır. Venedikin katastrofik ve liminal gücü sayesinde aydınlanmacı toplumlarda bireylerin ve olayların Diyonizyaklaştırıldığı ve resmi söylemlerin çözüldüğü görülmüştür. Eserlerin sonunda görülen sembolik ölümler, doğa ile kültürün karşı karşıya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Benim Gördüğüm Tanpınar
Ahmet Hamdi’nin talihinin yol çizgisini babası, Siirt’te iken, onu Fransız okuluna vererek çizmiştir. Doğuştan öğrenme ve anlamaya aç Ahmet Hamdi, okuduklarında Fransızcayı, Fransız kültürünü arar durur. Bundan dolayı da daha çocukluğunda Ahmet Haşim’i bulur. İstanbul’a geldiğinde Yahya Kemal’in Paris’ten döndüğünü duyunca, girdiği fakülteyi bırakıp Yahya Kemal’e koşar. Acaba, yeryüzünden Baudelaire adında bir şairin gelip geçtiğini hangisinden duymuştu? Hangi talih onu Mallarmé ve Valéry ile tanıştırmıştı? Ahmet Haşim’in Baudelaire’inden, Mallarmé, Victor Hugo ve Valéry’nin şiirlerine nasıl atlamıştı?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Modernizm ve İslamcı Politik Felsefenin Eleştirisine Giriş
Kitap, İslamcı politik düşüncenin evrimi ve modernleşme ile ilgilidir. Birinci bölümde, İslam politik metafiziğinin kurulması ve gelişmesi ele alınır. Bu politik metafizik, Osmanlıda kısmen yenilenerek devam eder. Modernleşme ile birlikte bu metafizik, Namık Kemal, Tunuslu Hayrettin Paşa ve Suavi gibi aydınlar tarafından yeni bir dil içinde yeniden yorumlanır. Bu tarihte, adalet, terakki, meşveret ve meşrutiyet kavramları, Osmanlı siyasal kültürünü yeniden biçimlendirir. Sonraki yüzyıl, İslamcı siyasal düşünce açısından kopmanın, süreksizliğin etkili olduğu bir dönemdir. Osmanlı Devletinin yıkılması, II. Dünya Savaşının oluşturduğu yeni koşullar içinde, İslamcı siyasal söylem, ana kaynaklara yönelerek güya yeni bir siyasal dil oluşturmaya çalışır. Bu yeni düşüncenin temel özelliği, tarihi, mekânı ve zamanı platonik bir evren içinde kurmasıdır. Böylece, ideal olan bir İslami yönetimin zihinsel olarak yeniden inşa edilebileceğine inanılır. Bu yeni düşünce, geleneksel politik metafiziğin yerini alır.
İkinci bölümünde, modern dünyanın kuruluşu ve felsefesi hakkında, eleştirel bir tutum alan Abdurrahman Arslanın düşüncelerini tartışır. Arslanın modernizm eleştirisi, İslamcı gelenek içinde en tutarlı, kapsamlı eleştirilerden biridir. Çağımızın Said Halim Paşasıdır. Arslanın bundan çeyrek asır önce ifade ettiği kaygıların bugün tezahür etmesi, Arslanın görüşlerinin niteliğini göstermektedir. Bu nitelik, modernizm eleştirisinin spekülatif bir üslup yerine yaşamda vücut bulan bir dile dayanmasına bağlıdır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
KİTAP TANITIMI
BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
Beynimizde çeviriye özgü bir bölge var mı? Varsa nerede, yoksa çeviri sırasında hangi bölgeler etkinleşmekte? Bu bölgeler aynı zamanda başka görevlerde de rol alıyor mu? Sağ ve sol elini kullananlarda etkinleşen bölgeler farklı mı? Yeni mezun çevirmenle uzman çevirmenin beyni karşılaştırılsa ikisi arasında bir fark görülür mü? Çeviri eğitimi beyinde bir değişikliğe neden olur mu? Çeviride bilişsel süreçler yalnızca çevirmenin zihnine mi odaklanır? 4EA biliş çeviriye dair ne değiştirdi?
Bu kitap yukarıdaki sorulara temel düzeyde yanıt arayarak çeviriye (üst)bilişsel, ruh(dil)bilimsel ve sinirbilimsel açılardan bakmayı amaçlamaktadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Yazma Eğitimi
Yazma dil öğretimin dört temel becerisinden biridir. Alanla ilgili kaynaklarda belirtildiği gibi öğrencilerin en çok çekindiği ve zorlandığı temel dil becerisi yazmadır. Elbette bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bu konuda değişik çalışmalar yapılmış, değişik tespitler ortaya konmuştur. Çalışmamızda yeri geldikçe bunlardan bahsedilmiş, ortaya konulan tespitler ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Bu konu aynı zamanda bu çalışmanın da temel amacını oluşturmaktadır. Yazma becerisindeki zorluk, yazma becerisindeki başarısızlık ve yazma kaygısı vb. adlarla ifade edilen problemin ortadan kaldırılması için bu konunun ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
21. yüzyıldaki gelişmeler, işletmeleri bir taraftan maliyet azaltmaya diğer taraftan da pazar içerisinde rekabet mücadelesine doğru itmektedir. İşletmelerin böyle zorlu bir ortamda hedeflerine ulaşabilmeleri için odaklanacakları anahtar araç Kalitedir. Kalite kavramının işletmelerde iyi bir şekilde anlaşılıp uygulanması önemli bir husustur. Bu noktada yöneticilerin kalite yaklaşımlarını ve araçlarını benimsetip işletme çapında yaygınlaşmasını sağlamaları gerekmektedir. Aynı zamanda kalite konusundaki yeni yaklaşımlar ve yeni teknolojilerin de takip edilmesi kurumun pazardaki var olma mücadelesine katkıda bulunacaktır.
Bu kitapta, kalite felsefesi, kalite kontrol, kalite güvence, standartlar ve standardizasyon ile ilgili temel kavramlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu kalite yönetim sistemleri ve bu konudaki güncel sürümün getirdiği risk temelli yaklaşımdır. Bu konunun odağı olan ISO 9001:2015 standardının, Yüksek Seviyeli Yapısı ve sistemin entegrasyonu için ihtiyaç duyulan faaliyetler üzerinde durulmuştur. Son olarak günümüze kadar olan süreçte, üretim dönüşümleri ve dördüncü sanayi devrimi ile kalitede meydana gelen değişimlere değinilmiştir.
Bu kitap, kalite konusundaki güncel gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen öğrencilere, çalışanlara ve akademisyenlere yönelik olarak hazırlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Jacques Ellul Düşüncesinde Teknik Sorunu
Bu çalışmanın amacı, Jacques Ellul!un tekniğe ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve yazarın determinist bakış açısı hakkında bilgi sahibi olmaktır. Çalışma boyunca teknik, bir “sorun” olarak ele alınırken geçirdiği evreler üzerinde durularak, tekniğin bilim ve makine ile olan ve devamlı karıştırılan ilişkisi sorgulanmaktadır. Jacques Ellul’un determinist bakış açısının açımlanarak üzerinde durulduğu bu çalışma boyunca ayrıca tekniğin yapısı ve geleceği hakkında fikir sahibi olunması amaçlanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SÜLEYMAN HÜSNÜ PAŞA MEBÂNİ’L-İNŞÂ (CİLD-İ SÂNİ)
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin için pek çok açıdan zorluklarla karşılaştığı, özellikle de askerî alanlarda yaşanan olumsuzlukların dikkat çektiği bir dönemdir. Süleyman Hüsnü Paşa bu zorlu dönemin hem tanığı hem de müdahil olması ile birlikte tarih, anı ve gramer gibi çeşitli konularda eser vermiştir. Kendisi çok çeşitli yönleri olan bir siyasetçi, asker hem de yazardır.
Bu kitaba konu olan eseri ise gramer alanında ilk sayılabilecek bir eser olan Mebâni’l İnşâ adlı eseridir. Eser 1871-1872 yılları arasında kaleme alınmıştır. Eserde Arap ve Fars edebiyatlarındaki belagat teorileri ile bilgilerin yanı sıra Fransız retorik kitaplarından da bilgiler alınması bu çalışmayı farklı bir boyuta taşımaktadır. Süleyman Hüsnü Paşa’nın kitabını yazarken Emile Lefranc’ın Literatür’ünden istifade etmesiyle, edebiyatımızın yönünü Batıya çevrilmesinde bir mihenk taşı olduğunu söylemek mümkündür.
Paşa’nın iki cilt halinde hazırladığı eserinin, ikinci cildinin ilk elli sayfasının Latin harflerine aktarımı yapılmış ve bu elli sayfanın matbu basımının örneği kitabın sonuna eklenerek araştırmacı ve okuyucuların beğenisine sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
Tarih boyunca jeopolitik konumu sebebiyle önemli şehirlerin başında gelen Bitlis, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bitlis’in merkezinde tepelik bir alan üzerinde bulunan Bitlis Kalesi ise bölgedeki kültürel birikimin en önemli temsilcilerindendir. Şehre hakim bir konumda bulunan içkalede 2004 yılında başlayan kazı çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Yapılan çalışmalar neticesinde Bitlis tarihine ve kültürüne dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bitlis’teki en eski yerleşimlerden birinin de olabileceği düşünülen kale hakkında Evliya Çelebi seyahatnamesinde oldukça kapsamlı bilgiler bulunmaktadır. Çalışmamızda 2023 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmaları ile bu çalışmalar neticesinde ele geçirilen çini, seramik, metal, cam ve kemik objelerin tanıtılması amaçlanmıştır. Daha önceki kazı çalışmalarının mevcut verilerle harmanlanarak ele alındığı bu yayında Bitlis Kalesi yerleşimi somut olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Eski Türk Devlet Anlayışında İktidar ve Hâkimiyet
Eski Türk devlet anlayışında var olan sınırlı iktidar düşüncesinin ve hâkimiyetin hangi temeller üzerine inşa edildiğine dair tespitleri okuyucuyla paylaşmayı amaçlayan eser, siyasal iktidarın meşruluğunu; adalet ilkelerine uyma, sosyal hizmet anlayışı ve kuvvetler dengesi çerçevesinde ele almaktadır. Eserde Türk devlet felsefesinde “kut” anlayışının gereği olarak “erdem” öne çıkarılırken, Tanrıya dayandırılan iktidarın, iktidar olmanın gereğini yapmaması durumu, “kut’un sönmesi” biçiminde değerlendirilmektedir. Türk siyasal kültürünün öncelediği nesnellikler dünyası, hâkimiyet alametleri (egemenlik sembolleri) başlığıyla eserde yer edinmekte, siyasal iktidarın güç ve meşruluk sahasına vurgu yapan sembolizm bu bağlamda incelenmektedir.
Eseri oluşturan konular, “Siyaset Bilimi” ve “Kamu Yönetimi” disiplinleri çerçevesinde ele alınırken, Eski Türk devlet anlayışına hâkim olan ilkeler üzerinden yapılan değerlendirmeler okuyucuyla paylaşılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Spatial Clustering of Notifiable Communicable Diseases in Turkey
When looking at the distribution of infectious diseases in the world in general, it is seen that there is a distinct difference between developed and developing countries. Morbidity and mortality rates of infectious diseases decrease as the level of development increases. In other words, infectious diseases are mostly diseases of developing countries. Therefore, it is necessary to create an effective fighting program against infectious diseases. One of the most important components of effective fighting is the establishment of an effective surveillance system. Monitoring infectious diseases is essential for detecting outbreaks that demand public health response and control measures.
Many methods are used for this purpose such as spatial clustering. This is defined as aggregation of disease cases anywhere. Clustering of the disease shows its relation with space. For this reason, cluster analysis is frequently used in epidemiology. It has been the main driving force to carry out the study on this relatively new issue for our country. The book is the product of this work.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki ilk soru “neyin” ölçülüp değerlendirileceğidir. Çeviri eğitimindeki değerlendirmelerin türü ve araçları ne olursa olsun amacı öğrencinin çeviri edincini geliştirmektir. Çeviri sektöründeyse metinde kalite değerlendirmesi ön plandadır. Uluslararası sınavlarda sınavın türüne göre çevirmenin edinci değerlendirilebileceği gibi çeviri metin üzerinden hata analizi de yapılabilir. Bu çalışmada alanyazındaki birçok çeviri edinci modeli kapsadıkları yeterlilikler tabanında incelenmiş ve ortaya çıkan model farklı değerlendirme alanlarına uygulanarak çeviri eğitimi bağlamında çeviri ürün değerlendirilmesinde kullanılabilecek yeterlilikler elde edilmiştir. Bu kitap eğitmenlere dersin amacı, niteliği ve düzeyine göre üzerinde durmak istedikleri alt-edinç ve yeterlilikleri seçmek ve farklı kombinasyonlar yaratarak kendi ölçme araçlarını geliştirmek; Çeviribilim öğrencilerine bir öz değerlendirme ölçeği yaratmak, akademik çeviri eğitimi boyunca geliştirecekleri becerilerin neler olduğunu belirlemek, hata kavramına ve uluslararası sınavların başarım ölçütlerine ilişkin farkındalık geliştirmek açısından bir çerçeve çizmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İktisat Tarihi
Bu kitap için yazacağım son cümleyi en baştan yazayım: Son yıllarda okuduğum en etkileyici ekonomi kitabı. Ekonomi ve kamu maliyesi tarihiyle ilgili birçok kitap okudum, aralarında çok etkileyici olanlar vardı ama bu kitap kadar önemine karşın az bilinen konuları birbirine bağlayan, derli toplu anlatanına çok az rastladım. Yazar, yanlış ya da eksik bilinen birçok konuyu ele alıp doğrusunu örnekleriyle anlatmış. Olayların tarihçelerini de kutular içinde sunarak metnin akımını bozmadan ayrıntılı bilgi vermeyi başarmış. Mesela Adam Smith’in iktisat biliminin kurucusu olmadığını, homo economicus kavramının ilk kim tarafından ve ne zaman kullanıldığını, Nobel ekonomi ödülünün gerçekte ne olduğunu, yasalarından bildiğimiz ünlü Babil Kralı Hammurabi’nin tarihin ilk refah programı uygulayıcısı olduğunu, Çitleme Hareketi’ni ve daha birçok konuyu ele alarak yerli yerine oturtmuş.
Kitabı okuyanların çoğu, samiriyeli ikilemi, paternalizm gibi ilk kez duydukları bazı konularla karşılaşacaklar. Aslında bu konular yeni değil hatta bazıları çok eski ama yeterince ele alınıp işlenmiş konular olmadığı için bilinmiyor. Oysa bugünü anlamak için bunları bilmek gerekiyor. Mesela dünya tarihinde ilk vergi tarifesi uygulamasının günümüzden 4000 yıl kadar önce Asur kolonileri döneminde Kültepe’de (Kayseri / Türkiye) olduğunu bilenlerin sayısının fazla olmadığına eminim. Benzer şekilde, günümüzde giderek öne çıkan ve herkese eşit bir geçinme geliri sağlanmasını esas alan “evrensel temel gelir” yaklaşımının ilk uygulamasının yaklaşık 200 yıl önce Speemhamland adlı bir İngiliz kasabasında yapıldığını da çoğumuz bilmiyoruz.
Özetle söylemem gerekirse Dülger’in bu kitabı, ekonomiye ve kamu maliyesine ilgi duyan herkesin ama en çok da öğrencilerin, pek çok kavramı yerli yerine oturtmasını sağlayacak eşsiz bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Dr. Mahfi Eğilmez
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes; 17. yüzyılda Hıfzî’nin Kudüs ve çevresini gezip görerek ve birçok Arapça eserden faydalanarak kaleme aldığı önemli bir eserdir. Eserde genel olarak Kudüs’ün yaratılışı, Kudüs’ün faziletleri, Kudüs’ün daha önce nasıl bir yapıda olduğu, Kudüs’te meydana gelen depremler ve tarihleri, Kudüs’te bulunan dağın fazileti, Sahretullah taşı ve önemi, Kudüs’ün sınırları, Şam ve bölgeleri, Hz. Hızır aleyhisselam, Kudüs’ün kıble olması, Miraç hadisesi, peygamberler ve geliş zamanları, Hz. Nuh’un oğlu Sam ve Sam’ın Sahre taşının üzerine mescit yaptırması, Hz. İbrahim kıssası, Kumame Kilisesi, Hz. Musa ve kavmi, Hz. Davut ve Uriya kıssası, Hz. Süleyman’ın doğaüstü güçlere hükmetmesi, Sahretullah’ı ve Mescid-i Aksa’yı Hz. Süleyman’ın yaptırdığının bildirilmesi, Kudüs’e yapılan saldırılar, Üzeyir peygamber ve kıssası, Ahit sandığı, Buhtu’n-Nasr ve Kudüs, Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethetmesi, Mescid-i Aksa’nın önemi, Kudüs’teki ziyaret yerlerinde okunacak dualar, Hz. Musa ve Hz. İbrahim’in kabirleri ve ziyaret adabı, Kırklar makamı, bazı peygamber ve kıssaları, kökenleri, onlara indirilen kitaplar, kaç yaşına kadar yaşadıkları, defnedildikleri yerler, Kudüs’te defnolunmanın faziletleri, bazı sahabeler ve defnedildikleri yerler, Kudüs’teki gerek Müslüman gerek Hristiyan gerekse de Yahudiler için önemli mekânlar ve bulundukları yerler anlatılmaktadır. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile tarihi, coğrafi, toplum bilimi ve halk bilimi alanlarında önemli veriler barındırdığı gibi sözlük bilimi açısından da önemli dilsel veriler sunmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
FİLİBE’DE OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
Atalarımız Filibe’yi yaklaşık beş yüz sene camiler, tekkeler, türbeler, hanlar, hamamlarla adeta bir oya gibi işlemiş ve şehre Türk kimliğini kazandırmıştır. Zaman içinde savaşlar, düşmanlıklar gibi çeşitli sebeplerle yıkılan bu yüzlerce eserden maalesef sadece dokuz tanesi günümüze kalmıştır.
2012 senesinde “Bulgaristan’da Osmanlı Eserleri” projesi kapsamında Filibe’ye tarafımızdan bir inceleme-araştırma gezisi düzenlenmiştir. Bu gezi vesilesiyle şehirde kalan yapılar detaylı bir şekilde incelenmiş, binaların eski resimleri ve planları verilmiş, günümüzdeki durumları fotoğraflanarak şimdiki fonksiyonları belirtilmiştir.
Kitabımız Filibe’deki son Osmanlı eserlerini tarihe not düşmek amacıyla hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
Yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışıyla beraber bireyler, toplumsal yaşamın her alanında seslerini daha gür ve özgürce duyurabilme olanağına sahip olmuşlardır. Bu yeni model ve özgürlük ortamı, bireylere-organizasyonlara sosyal medya aracılığı ile kamuoyu algısını yönlendirebilme fırsatını da vermiştir. Sosyal medya platformları, gerek bilgi akışının tazeliği ve hızı, gerekse karşılıklı etkileşim temelinde bir yapıya sahip oluşları açısından çok avantajlı platformlardır. Bu yapıya bir de az maliyetli olma durumları eklenince, sosyal, kültürel yaşamdan, siyaset ve iş yaşamına kadar geniş bir yelpazede, kullanım oranlarının arttığı görülmektedir.
Sosyal medya platformlarının en önemli özelliklerinden biri de kamuoyu oluşturma ve kamuoyu algısını değiştirme gücüdür. Sosyal medyanın kamuoyu üzerinde bıraktığı etki ve kitleleri harekete geçirme gücü, kitabımızda örneklerini verdiğimiz birçok örnek olayda tecrübe edilmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Labirent: Yapay Zekâ Bir Deva Mı Yoksa Çıkmaz Mı?
“Günümüz geleceğe dair hangi izleri taşıyor?”
Teknolojinin geldiği son noktalar ve ileride olacaklara dair spekülasyonlar ışığında belki de sormamız gereken en önemli sorulardan birisi bu. Yerli ve yabancı akademisyenlerin bir araya gelerek ortaya çıkardığı bu çalışmada esaslı odak noktası yapay zekâ olarak belirlenmiştir. Yapay zekânın tasarım etiğinden, teknik yönlerine, insanlarla olan ilişkilerinden, duygusal donanımına varan eleştirel bakışları bulabileceğiniz bu eseri alandaki diğer çalışmalardan ayıran en önemli unsur interdisipliner bir tavırla çok farklı gözlem ve yorumu bir araya getirmesidir. Yapay zekâ üzerine halihazırda çalışmalar yürüten akademisyenlerin genellikle felsefi olmak üzere, pek çok arka planı işleyerek kendi yorumlarını ortaya koyduğu yazıları hem fikir zenginliği yaratacak hem de bugüne kadar pek çok karmaşaya neden olan yapay zeka konusunda ileri adımlar atmayı sağlayacaktır. Posthuman, transhuman ve yapay zekâ türlerine dair yeni izlenimler kazanmak isteyen bütün okurların izleyecekleri patikada bir ışık olması ve kendi fikirlerini kurgularken küçük parıltılar yakalamaları umuduyla…
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim Sosyolojisi
Eğitimin ve Sosyolojinin öznesi insandır. Eğitim, çocuğa kendiliğinden erişemeyeceği bakış, duyuş ve davranış tarzını kazandırır. Objesini toplumsal varlıktan alır. Toplum olmadan eğitim olmaz. Toplumsal varlığın tarih içindeki gelişimi Eğitim Sosyolojisi disiplinini ortaya çıkarmıştır. Eğitim sosyolojisi, eğitimin toplumsal yönünü inceleyen disiplin veya sosyoloji ilminin eğitime uygulanması olarak tanımlanır. Kitapta, felsefi düşünceden itibaren Sosyoloji, çeşitli düşünürlerin görüşleriyle ele alınıp bağımsız disiplin haline gelinceye kadar sürdürülmüş, özelde Eğitim Sosyolojisinin konuları ele alınınmış, Eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik boyutları açıklanmış, aile ile ilişkisi incelenmiş, öğrenci toplulukları ile toplumun ilişkisi tartışılmıştır. Türkiye’de ve dünyanın gelişmiş bazı ülkelerinde öğretmen eğitimini dikkate alarak okuyucuya kıyaslama imkânı tanınmış; öğretmen yetiştirmede Türkiye’nin geçirdiği tarihi seyir de özetlenmiştir. Eğitimde fırsat eşitliğinin önemi belirtilmiş ve fırsat eşitliğini etkileyen sosyal faktörler üzerinde durulmuştur. Ayrıca eğitim ve ekolojik oluşum, sosyal sorumluluk ve eğitim ilişkisi gibi konulara da yer verilmiştir. Kitap, eğitim ve Eğitim Sosyolojisi konularında okuyucuya zengin bir malzeme sunmaktadır.
₺390,00