KİTAPLAR
EN YENİLER
-

UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
₺520,00 -

UYGARLIK TARİHİ
-

UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
-

Uygulamalı Dilbilim – I
₺275,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
₺315,00 -

UZUN SÜRELİ GENÇ İŞSİZLİĞİ
₺210,00 -

ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
-

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
₺195,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
₺210,00 -

ÜRETİM YÖNETİMİ
-

Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
₺440,00 -

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

Üsküpün Âkifi
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
ÖNSÖZ’den
Okan Ormanlı titiz ve dürüst kişiliğiyle, objektif yaklaşım ölçütüne tam anlamıyla uyarak ele alıyor Feyzi Tuna filmlerini. Hemen hemen tümüne ulaşarak izlediği filmleri her yönüyle değerlendirip, ulaştığı her bilgiyi, okuruyla paylaşıyor. Başkalarınca Feyzi Tuna üzerine yazılmış her yazıyı, anlatım içine yerleştirerek, okuru o konuda da bilgilendiriyor. Yönetmenin kendisiyle yaptığı görüşmelerle, kendi filmleri üzerine düşüncelerini ve çalışma koşullarını da açıklığa kavuşturmuş oluyor. Tunanın yalnızca sinemada değil, televizyon dizi kültüründe de olumlu ve önemli bir örnek olduğunu, tarihe not düşüyor.
Elinizdeki bu kitap, Türk sinemasının ve Türk televizyonunun anlatı geleneğine ve de tarihine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir çalışma. Çünkü bu anlatı geleneği içinde önemli bir iz bıraktığı halde, çok göz önünde olmayan özgün bir yönetmeni ele alıyor.
Şükran Kuyucak Esen
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Her Yönüyle Akademik Başarı
Bu kitap eğitim kurumlarının başlıca hedeflerinden biri olan akademik başarıyla ilişkili olan beslenme, çevre, motivasyon, sosyoekonomik durum, tutum ve uyum gibi 15 değişkenin tanıtılması ve aralarındaki ilişkilerin uygulamalı bilimsel çalışmalardan yararlanarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Değişkenlerin her biri ilgili alan yazın dikkate alınarak farklı boyutlarıyla tanıtılmış ve devamında yurt içi ve yurt dışında yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan uygulamalı çalışmaların bulguları esas alınarak akademik başarı ile ilişkilerinin ayrıntıları ortaya konulmuştur. Bu kitabı okuyanların akademik başarının doğası ve kapsamı ile birlikte ilişkili olduğu değişkenler hakkında da bilgi edinmek suretiyle kendilerini, öğrencilerini ve çocuklarını akademik başarıya götürecek olan bir yol çizmeleri beklenmektedir. Okuyucuyu sıkmamak ve detaylarda boğmamak amacıyla her bir faktör birkaç sayfada tanıtılmış ve devamında bu faktörün akademik başarıyla ilişkisi yapılan bilimsel çalışmaların bulguları verilerek sistematik bir şekilde irdelenmiştir. Kitabın başta öğretmen, akademisyen, eğitim yöneticisi, öğrenciler ve veliler olmak üzere akademik başarıya ilgi duyan bütün okuyuculara katkı sunması ve vizyon kazandırması umulmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Yönetim ve Firma Yönetim Kurulu
Tüm Dünya’da Corporate Governance olarak ifade edilen Kurumsal Yönetim; firmalara ilişkin taraflar arasındaki çıkar çatışmalarını ortadan kaldırmayı hedefleyen, firmaların daha iyi yönetilmesi konusunda çeşitli standartların belirlenmesine yönelik modern bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitapta, firmaların nasıl etkin ve verimli bir biçimde yönetilebileceği konusunda özellikle son dönemde gündeme gelen kurumsal yönetim uygulamaları firma yönetim kurulları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Kitabın hazırlanmasındaki amaç, firmaların pay sahipleri ve diğer paydaşları ile üst yönetimi arasında ortaya çıkan çıkar çatışmalarını en aza indirme konusunda önemli bir kontrol mekanizması olan yönetim kurullarının yapısı ve işleyişi hakkında okuyuculara detaylı bir şekilde bilgi sunmaktır. Bu bağlamda kurumsal yönetim uygulamaları ve firma performansı arasındaki ilişkiler ekonometrik olarak analiz edilerek kurumsal yönetim uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde hızla meydana gelen gelişmeler, bireylerin gündelik yaşamında önemli bir yer edinmiş, bu durum vatandaşlık biçimlerine yeni bir soluk kazandırmıştır. Yaygınlaşan dijital teknolojilerin artan kullanımı ile birlikte her birey adeta dijital dünyanın vatandaşı konumuna gelmiştir. Bu durum yeni etkileşim biçimleri ve sorumlulukları da beraberinde getirmiştir. Dijital vatandaşlık eğitimi bu bakımdan her geçen gün önemi daha fazla artan bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte bu kitap, iyi bir dijital vatandaş yetiştirmede kullanılacak bir başvuru eseri olması amacıyla hazırlanmıştır. İçerisinde bölümler olarak sunulan oturumlar her bir dijital vatandaşlık boyutunu okuyucuya kazandırarak, neticesinde de iyi dijital vatandaşlar olmanın anahtarını sunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İRAN- TÜRK MİNYATÜRÜNDE SAVAŞ VE MÜCADELE SAHNELERİ
Önsözden
İran-Türk minyatür sanatı konu çeşitliliğine sahiptir ve bu çeşitlilik savaş ve mücadele sahnelerinde bile uygulanmaktadır. Dolayısıyla savaş sahnelerinde çeşitli kompozisyon ve savaş mevkilerine; orduların kapışma savaşı, iki grup savaşı, iki pehlivanın mücadelesi, kale kuşatması, kamp baskınına vb. çoğunlukla rastlanılmaktadır. Üstelik insanın sadece insan ile savaşı değil, dev, ejder, şeytan, simurg vb. gibi hayali ve efsanevi yaratıklar ile yaptığı savaş da İran- Türk minyatüründe büyük yer kaplamaktadır. Aslında İran sahasında ister Türk sanatçıları ister İranlı sanatçılar tarafından yapılan minyatürler efsanevi ve hayali konulara her zaman çok önem vermiş, mitolojik ve efsanevi yönü ile tanınmaktadır. Bu özellik onu Osmanlı minyatürü gibi gerçekçi bir minyatür okulu ile karşılaştırıldığında daha da açık görülmektedir.
Dolayısıyla, İran- Türk minyatürü savaş açısından, bütün detayları ile açıklandıktan sonra Osmanlı minyatürü ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
Covid-19 salgını ile birlikte ülkeler için sağlık sektörünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Gelecek dönemlerde ülkelerin sağlık sektörüne yönelik radikal değişimleri sağlayacak büyük yatırımlar yapmalarının kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir. Sağlık sektörünün artan önemi ile birlikte sektöre ait muhasebe ve finans konularının da günümüz koşullarında tekrar değerlendirilmesinin faydalı olacağı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda günümüzde hasta ve sağlık verilerinin tüm kesimler için artan önemi dolayısıyla muhasebe bilgi güvenliği meselesi kitapta bir bölüm olarak ele alınmıştır. Sağlık sektörünün geleceğe yönelik büyüme potansiyeli düşünüldüğünde sağlık sektörüne dönük finansal yönetim konularının önemli olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada, yatırım değerleme yöntemleri ve sağlık sektöründe finansal kiralama olmak üzere iki ayrı bölüm yer almaktadır. Güçlü sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan güvenli finansal bilginin sağlanmasını sağlayan iç kontrol ve iç denetim olgusu çalışmanın diğer bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu çalışmanın bir bölümü ise sağlık sektöründeki muhasebe işlemlerinin Uluslararası Muhasebe Standartları açısından nasıl ele alınması gerektiğine ayrılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Muş Yerel Basını ve Yayın Kültürü
Bu çalışma, Muş’taki basın-yayın kültürünü anlama ve açıklamaya dönük bir gayretin ürünüdür. Yaşadığımız ve kimliğimizin bir parçasını oluşturan yerelin basın-yayın pratikleri her zaman aklımızın bir kenarında durmaktaydı. Bu düşüncenin nedenini sadece akademik merak ve ilgiyle açıklamak pekâlâ eksik kalmaktaydı. Bu merak ve ilgi, aynı zamanda yaşadığımız yerele karşı hissettiğimiz sorumluluklar ile de çok yakından ilgilidir. Yaşadığımız yerel çevrenin basın-yayın kültürüne dair yapılmış bazı değerli çalışmalar olsa da Muş’un basın-yayın kültür tarihini çok yönlü ele alan bir eserin eksikliği belirgindi. Bu hissiyat, böylesi bir çalışmanın doğmasını şekillendirdi. Dolayısıyla elinizdeki bu eser, Muş merkez ve ilçelerinde basın-yayının ortaya çıkışını, yayın hayatını sürdürme koşullarını, içerik üretme çabalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik dinamiklerin basın-yayın faaliyetlerine etkisini, halkın medyayı deneyimlemesini ve medya çalışanlarının tecrübelerini merkeze alarak, Muş yerel basın ve yayın kültürüne ayna tutma amacı gütmüştür.28
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Algoritmik Aklın Yükselişi
Algoritmik Akıl, çağımızın en tartışmalı kavramlarından biri: hesaplama gücüyle düşünme, üretme ve karar verme süreçlerini dönüştüren yeni bir zekâ biçimi. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, yapay zekâyı etik, medya, sanat, sağlık ve eğitim alanları üzerinden çok boyutlu biçimde tartışıyor. Eleştirel bir perspektifle kaleme alınan bölümler, teknolojinin vaat ettiği ilerlemeyle yarattığı eşitsizlikler arasındaki gerilimi sorguluyor. Algoritmik gözetimden yaratıcı üretime, dijital bürokrasiden yapay estetiğe uzanan bu metinler, insanın makineyle kurduğu yeni ilişkiyi anlamaya davet ediyor. “Akıl” ile “ahlak” arasındaki sınırın giderek inceldiği bir çağda, bu kitap hem bir uyarı hem de bir düşünme çağrısı niteliğinde.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
Bu çalışma, birçok toplumda tarihsel olarak ‘öteki’ olan Korunma Muhtaç Çocukların ‘biz’le ilişkisi çerçevesinde anlaşılması çabasıdır. Aslında öteki ve biz ilişkisi bir bütündür; ötekilere yönelik yaklaşım ya da politika bizi anlatır, ‘biz’i yansıtır. Toplum da hemen her zaman farklı güçlere sahip ‘biz’ ve ‘onlar’dan oluşmuş eşitsiz bir yapıdır. Bu eşitsizliklerin bir kısmı çocukluk gibi doğal güç farklılıklarından, diğer önemli bir kısmı ise politikalarımızla yarattığımız yoksulluk gibi toplumsal yapılardan kaynaklanmaktadır. Biz burada ‘doğal’ eşitsizliklerden kaynaklanan çocukların korunmasına dair politikanın izlerini sürmeye çalışıyoruz. ‘Yetim’, ‘kimsesizlerden’ ‘korunmaya muhtaç çocuklar’ statüsüne evrilmenin toplumsal dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Kısaca bu çalışmada Osmanlı köklerinden başlayarak erken Cumhuriyet dönemi Korunmaya Muhtaç Çocukların politikasının oluşumu, bir rejim olarak Cumhuriyetin oluşumu ile paralel olarak izlenmeye ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. Günümüz çocuk politikasının anlaşılabilmesi açısından da bu kurucu döneme bakılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Evolution of Economics
Adam Smith, with “An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations” published in 1776 is unanimously hailed as the founder of economics as a social science and also of “economic liberalism” or “capitalism” as it is called to contrast it with “socialism”, the latter propagated by K. Marx at a later date.
The group of economists that followed A.Smith, including such notable names as D.Ricardo, N.W.Senior, John Stuart Mill, culminating in Alfred Marshall (1890: Principles of Economics) is called the “Classical School” or alternately the “Manchester School” to refer to their place of origin. Their macroeconomic system is called the “Classical System”. Having accepted the Malthusian law of population (T.Robert Malthus: 1798 Essays on the Principle of Population) D. Ricardo had come up with a model in which growth eventually comes to a halt, moving to that point, however, all along at full employment equilibrium.This was also in line with the views of Adam Smith. Marshall had introduced the concept of elasticities and used the partial method of analysis. In contrast, Leon Walras, in his “Eléments d’Economie Pure ou Theorie de La Richesse Sociale” used the general equilibrium approach to prove that the economy arrives automatically to full employment equilibrium, following Adam Smith and the Classical School.
This book offers a summary of the basic views and conclusions of Adam Smith concerning economic regime, as is also followed by the rest of the members of the Classical School: In a milieu of perfect competition prevailing in all the markets or sectors of the economy, including the labor market, full employment equilibrium will be achieved automatically. This equilibrium will, therefore, also maximize the welfare of the workers because the market wage rate, with no intrusions from the government or the unions, will have ensured full employment. Hence, there is no need for interventionism, that is, for the state to intervene prices, wages, channeling of investments and economic decisions in general.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu
Sona yönelik merak, evrenseldir. Krallardan sıradan insanlara kadar herkes bazen kendi sonunu, bazense dünyanın sonunu öğrenme isteği içindedir. Hayatın bir yansıması olan kurmacalarda da sonlar vazgeçilmezdir. Kurmacanın okunmasını sağlayan okurun sona yönelik merakıdır. Sonun yarattığı memnuniyet ise tatmin duygusu sağlayarak sanatsal hazzın bir tamamlayıcısı olmuştur.
Tanzimat’la beraber edebiyatımıza giren roman türü ile yazarlar yarattıkları mutlu veya mutsuz sonlar ile okurlarını etkilemek, bazen okuruna dersler vermek, bazen umut aşılamak, bazen de toplumu dönüştürmek istemişlerdir.
“Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu” başlıklı bu çalışma Türk romanının başlangıcından II. Meşrutiyet dönemine kadar olan süreçte yazılan romanlar üzerinden roman sonlarının gelişimini ve ele alınış biçimini irdelemektedir. Çalışmada Şemseddin Sami, Namık Kemal, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Ahmet Midhat, Halit Ziya, Fatma Aliye’nin seçilen dönemdeki romanları incelenerek tematik bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
Genelde Müslüman sanatçılar, resim çalışmalarında mimesisten kaçıp, derinlik ve üç boyutluluk tekniğinden uzak durmuşlardır. Özellikle de resimdeki figürlere karşın muhafazakar bir tutum sergilemişlerdir. Bu muhafazakar yaklaşım, kadın figürüne gelince, daha da artmıştır. Ancak Osmanlı resim tarihine baktığımızda, bu kısıtlayıcı görüşlere rağmen, minyatür çalışmalarında, kadınların varlığının önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz.
Bu çalışma, kadının Osmanlı minyatüründeki varlığını, konuya göre sınıflandırarak, kadının aşk, sanat, toplumsal, dini vs. alanlardaki varlığını incelemektedir.
KİTAP TANITIMI
Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
Somut bir nesne olmanın ötesinde farklı anlamları bünyesinde barındıran sanatın çözümlenmesi güç yönlerinden biri de sembolik dilidir. Roma İmparatorluğunun 350de yıkılışından, İstanbulun 1453te fethine kadar geçen Ortaçağda çoğu zaman iç içe geçen sanat ve sembolizm kavramları arasındaki ilişki bu bakımdan örtük ve irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir alan oluşturmaktadır. Girift, çok katmanlı ve dinamik yapısıyla Ortaçağ Anadolusu bu açıdan oldukça zengin bir veri potansiyeline sahiptir. Bu tarihi süreçte fiziksel ve kültürel manada pek çok toplulukla temas içerisindeki Anadoluda, siyasal ve toplumsal devinimi sürekli olan ve sahip olduklarını dışarıdan taşınan unsurlarla besleyerek çeşitlendiren etkileyici bir kültürel ortam söz konusudur. Farklı etnik ve dini yapılara sahip toplulukların üreticisi, taşıyıcısı veya alıcısı olduğu bu dinamik ortamın sanat ve sembolizm kavramları üzerinden irdelenmesi bu çalışmanın öncül amacıdır. Bu kitapta Anadolunun Ortaçağ evreninde üretilen sanatlar ve bu sanatların sembolizmle ilişkisi ele alınmıştır. Sanat ve sembolizmin etki alanları, ortak ayrışan imge ve simgeler, inançlar, kültürler arası etkileşim unsurları, değişen ve dönüşen semboller gibi konular kitapta yer alan araştırmalara konu olmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyat Bağlamında Alman Dilinin Gelişim Tarihi
Im vorliegende Buch sind unter dem Titel Entwicklungsgeshichte der deutschen Sparche im Rahmen der literatur neben den Sprachbetrachtungen auch folgende Inhalte behandelt worden:
- Alle literarischen Epochen und Strömungen von der Antike bis zur Gegenwart mit deren exemplarischen Werken (1), Dichtern (2) und Philosophen (3) in Bezug auf ihre literarsprachlichen und thematischen Stiltendenzen in fortschreitenden interpretativen Entwicklungs-und Gegensatzbergriffen und
- Zugleich iin deren Verbindung auch die Grundfragen der Sprache und Literatur in einer vergleichenden Frage-und-Antwork-Technik
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SOCIETY 5.0 FOR GIFTED EDUCATION
A workshop was held between 27 November and 4 December 2022 with 100 Science and Art Centre teachers in the project named Society 5.0 for Gifted Education, which is carried out to improve the quality of special education services for gifted students. The project, which is financially supported by the European Union, Instrument for Pre-accession Assistance (IPA), is carried out by Bornova Şehit Fatih Satır Science and Art Center, while Turgutlu Science and Art Center Dokuz Eylül University and Celal Bayar University are project partners.
We hope that the design thinking system will be internalized and learned by our children and young people and used in their studies, thus opening new horizons for us. It is hoped that this book will contribute to the new ideas, designs, projects or works of art that will be formed by using this new method in the future.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
Avrupa Birliği Aile İşletmeleri Raporuna göre, dünyadaki tüm işletmelerin %75’i, Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile işletmeleridir. Ayrıca Fortune 500’deki dünyanın en büyük ve başarılı işletmelerinin %40’ı aile işletmelerinden oluşmaktadır. Buna karşılık aile işletmelerinin genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu da söylemek gerekir. Küçük ve orta ölçekteki aile işletmeleri toplam istihdamın yaklaşık %80’ini sağlamakta ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmektedir (EY, Aile işletmelerinde yeni normal raporu, 2020). Ülke ekonomilerine katkıları dolayısıyla desteklenmesi gereken aile işletmeleri doğaları gereği çeşitli zorluklarla baş etmektedir. Bu durum, bulunacak çözümlerin de aile işletmelerine özgü olmasını gerektirmektedir.
Pazarlama ve marka yerel, ulusal ve uluslararası pazarda rakiplerden farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeyi mümkün hale getirir. Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinde girişimcilik, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi, marka değeri, marka kimliği, marka kişiliği, marka yönetimi, sosyal medya yönetimi, pazarlama iletişimi, uluslararası ticaret ve lojistik konuları ele alınmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.