KİTAPLAR
EN YENİLER
-

EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
-

Ekodrama
₺495,00 -

EKOELEŞTİREL BAKIŞLAROBINSON CRUSOE, ZOR ZAMANLAR VE SU DİYARI ESERLERİNİN İNCELENMESİ
₺275,00 -

Ekolojik Koşullara Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması
₺1.150,00 -

EKOLOJİK KRİZ
₺340,00 -

EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
₺620,00 -

Ekonomi-Politik Araştırmalar
₺315,00 -

el-Edebu’ş-Şefehî’l-Arabî fî Mârdîn
₺495,00 -

ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
-

Eleştirel Düşünme
-

Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
₺405,00 -

Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
₺455,00 -

Endüstri 4.0, Lojistik 4.0, Yapay Zekâ ve Kullanıcı Analitiği Perspektifinde Dijitalleşme
₺250,00 -

Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
₺390,00 -

Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu
₺235,00 -

ENGELLİ ÇOCUK SAHİBİ KADINLAR VE SOSYAL POLİTİKA
₺250,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İran’da Nüfuz Mücadelesi
İran’da Nüfuz Mücadelesi adlı bu çalışma Rıza Şah’ın iktidarının başlaması ile İran ülkesinde meydana gelen siyasi değişimin giderek kudretli bir yapıya dönüşmesi sonrasında İngiltere ve Sovyetler Birliğine Karşı geliştirilen politikalar ile başlar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde geleneksel İran düşmanları olarak görülen İngiltere ve Sovyetler Birliğinin, İran’ı sömürü alanı olarak paylaşmalarına karşılık Rıza Şah’ın, yükselen Alman siyasetine yaklaşması anlatılır. İkinci Dünya Savaşının başlangıcında Almanların Avrupa’da üstün duruma gelmeleri İran Şahı’nın politikalarını da Almanya’dan yana geliştirecektir. Yapılan anlaşmalar ve açıklamalar ile İran, Almanya’yı geleneksel düşmanlarına karşı dengeleyici güç olarak görmektedir/göstermektedir.
İkinci Dünya Savaşının seyri içinde İran, İngiltere ve Sovyet Rusya tarafından işgal edilir ve Alman etkisinden temizlenir. Artık yeni bir işgal sürecine giren İran’da Şah ve iktidar değişimleri yaşanır. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa dâhil olması Müttefiklerin, İran’ı Sovyetler Birliğine yardım gönderilen güvenli bir liman ve koridor olarak kullanmalarını sağlayacaktır. İran, İkinci Dünya savaşı boyunca ve savaş sonrası dönemde işgalin etkisiyle iç karışıklık, ekonomik sıkıntı ve siyasi çekişmelerin gölgesinde, nüfuz ve petrol ayrıcalıkları mücadelesine sahne olacaktır. Milli hareket adı verilen bu mücadelenin sonunda İran tek parça olarak kalsa da kendini istikrarsızlık içinde ve dış destekli bir darbe sürecinde bulacaktır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
Bu çalışma, Bolu’nun İlkçağlardan Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel gelişimini ele alırken, farklı medeniyetlerin izlerini ortaya koymaktadır. Stratejik konumu, doğal zenginlikleri ve kültürel mirasıyla Bolu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda birçok uygarlığın kesişme alanı olmuştur. Şehir tarihi çalışmalarında belgeler kadar seyahatnamelerin de önemi büyüktür. Seyyahların kaleme aldığı gözlemler, resmî kayıtların çoğu zaman ihmal ettiği gündelik yaşam, kültürel ilişkiler ve toplumsal dinamikler hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Müslüman ve Avrupalı seyyahların farklı bakış açıları, Bolu’nun tarihî kimliğini hem içeriden hem de dışarıdan gözler önüne sermektedir. Böylece Bolu’nun tarihî hafızası yeniden canlandırılmaya çalışılarak seyahatnamelerin sunduğu tanıklıklar okuyucuya sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MAKİNELER VE ÇEVİRİ: ALPAC RAPORUNA RETROSPEKTİF BİR BAKIŞ
Bu kitap okuyucuya makine çevirisi ve genel olarak çeviri alanında önemli yeri bulunan ALPAC raporunun bir özet-analizini sunmayı amaçlamaktadır. Günümüzde hemen herkesin aşina olduğu ve bilerek veya bilmeyerek kullanımında olan makine çevirisinin gelişimine sekte vurmuş bu raporun yazıldığı zaman ele aldığı ve bugün hala geçerliliğini koruyan kimi unsurların güncel örnek ve raporlarla paralellikler kurularak verilmesi ana çerçeveyi oluşturmaktadır. Çeviri tarihi içerisindeki yeri kimi zaman unutulan, kimi zaman kısaca anımsanıp bir not halinde verilen bu dönem ve etkilerinin daha kapsamlıca kavranması, günümüz çeviri gelişimlerinin daha derinlikli olarak anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Raporda bahsedilen kalite, maliyet, çevirmenlerin istihdam durumu ve çeviri teknoloji ilişkisine göz atmak konunun meraklılarına olduğu kadar genel anlamda çeviri tarihine ilgi duyanlar için de keyifli olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Öğrenen Destek Hizmetlerinde Kalitenin Ölçümlenmesi
Disiplinler arası bir alan olan uzaktan eğitim, gelişen enformasyon ve iletişim teknolojileri ve ağ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sıklıkla çevrimiçi ortamlarda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Çevrimiçi eğitimdeki hızlı büyüme ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin verdiği zorunlulukla kurumlar nitelikli çevrimiçi eğitim sağlamak durumunda kalmaktadır. Ayrıca Covid-19 pandemisinin etkisinin sonucunda; çevrimiçi eğitim veren kurumların ve öğrenenlerin sayısının hızla artması çevrimiçi eğitimde kalite konusu sıklıkla gündeme getirmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir. Çevrimiçi eğitimde öğrenen destek hizmetlerine ait önemli öğeleri, kavramları, terimleri, sınıflamaları tanımlamanın ve ölçümlemenin; kalitenin ve standartların yükseltilmesi açısından önemli olduğu söylenebilir. Bu kitapta; çevrimiçi eğitimde nitelikli destek hizmeti sunmak adına öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik çizilen çerçeve ve bu bağlamda geliştirilen bir ölçme aracı detaylandırılmaktadır. Ayrıca bu kitapta; çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği, kalite gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler gibi birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
Derlenen memoratlardan da görülmüştür ki insanımız ister İstanbul’da yaşasın ister Mardin isterse de Kars’ta ülkenin neresinde olursa olsun hepsinin dertleri de devaları da rüyaları da birbirine benzemektedir. Hadiseler karşısında insanımızın vermiş olduğu tepkilerde, etmiş olduğu dualarda bir ortaklık bulunmaktadır. Muhtaç insanlara karşı olan şefkatli yaklaşıma ülkenin her yerinden derlenen benzer memorat örneklerinde rastlanabilmektedir. Muhtaç olduğu halde sabretme erdemine, derdinin devasını bulamayınca Allah’a karşı tam bir yönelişe, muhtaç olduğu halde cebindeki son parasını daha fazla muhtaç olduğunu düşündüğü ve hiç tanımadığı bir başkasına verip Allah büyüktür demeye, evladının istediği bir şeyi başkasının evladı ağlamasın diye ona vermeye, kul olarak yanlış yolda gittiği zamanki pişmanlığına, anne ve babaya karşı olan saygı ve hürmete, büyük duasının kadrini kıymetini bilmeye, aza kanaat etmeye, kapısına geleni ne olursa olsun boş çevirmemeye ve daha nice mükemmel insan davranışlarına derlemiş olduğumuz memoratlarımızda rastlanabilmektedir. Görülmektedir ki milletçe ortak bir vicdana sahibiz ve merhameti yüksek bir milletiz. Çalışmamızın belki de en önemli amaçlarından biri aslında insanımızın bu eşsiz güzelliklerini tespit ederek yine insanımızın faydasına sunmak şeklinde özetlenebilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
8K1K 8 KALEM 1 KİTAP
Nereye gitse bir ses duyuyordu. Hiç susmayan sürekli tekrar eden cümleler. Bu gizemi çözmek istedi önce. Ne yapsa olmadı. Belki de bir yolculuğa çıkmalıydı. Kelimelerle yapılacak bir gezinti götürecekti onu istediği yere. Nasıl gideceğini bilmiyordu. Kalemleri dost edindi sonra. Yazdı hiç durmadan yazdı. Sonra yazanları dost edindi. Hayatı, sevgiyi, özlemi, aşkı yazanları gördü. Hepsi anlattı birer birer hikayelerini. Kağıtlara yazdılar zihinlerindekileri. Birleştirdiler sonra. Yolculuğa bir durak eklendi. Ortaya Sekiz Kalem Bir Kitap çıktı. Her birinin varoluş hikayesine bir yenisi eklendi.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kavâid-i Türkiyye
lâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî adlı dil bilgisi kitabı, 20. yüzyılın başında Kastamonu Darülmuallimini’nde ve Mekteb-i İdâdîsinde öğretmenlik yapmış olan Osman Fevzi Efendi’ye aittir. Elinizdeki çalışmada son dönem Osmanlı gramerciliğinin yerel bir örneği olan “İlâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî”nin Latin harflerine aktarılmış ve Arap harfli metnini yan yana okuma ve inceleme imkanı bulacaksınız
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Enneagram ve Örgütlerde Demokrasi, Muhalefet, Sessizlik
Emek ve bilgi dolu bu kitap uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış ve yazarın doktora tezinden kitap haline getirilmiştir. Enneagram kişilik modeli özellikle son dönemlerde çok ilgi gören ve pek çok alanda kullanılan bir model olarak ortaya çıkmıştır. Kişilerin doğuştan gelen mizaçlarının değişmediğini savunan Enneagram, gerek çevremizi gerek kendimizi anlamamızda önemli faydalar sağlamaktadır. Örgütler bağlamında ise örgütsel demokrasi, örgütsel muhalefet ve örgütsel sessizlik alan yazın dahilinde önde gelen konular olarak kabul edilmektedir. Örgütsel demokrasi ve örgütsel muhalefetin örgütlerde yer alması her anlamda pozitif etki ederken, örgütsel sessizliğin ise bu anlamda ters yönlü ilişkisi genel performansa olumlu etki etmektedir. Bu dört kavramın bir arada araştırıldığı başka bir çalışma bulunmaması, eserin özgünlüğünü ortaya koymaktadır. Çıkan sonuçlar itibariyle de İstanbul’da çalışmakta olan beyaz yakalı çalışanlarla ilgili ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca yöneticilere ve alanda çalışacak bilim insanlarına çeşitli öneriler sunularak hem akademik hem pratik anlamda katkı hedeflenmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
OKUL GELİŞTİRME DANIŞMANLIĞI
Örgüt yapıları yeniden düzenlenmekte ve yaşayabilmek için yeni dengelerin kurulması kaçınılmaz hale gelmektedir. Örgütsel gelişme çabaları sonunda meydana gelen değişiklikler de, kendiliğinden meydana gelen değişiklikler olmayıp, aksine amaçlanan ve bu amaçlar doğrultusunda yönetilen değişikliklerdir. Okullarda değişikliğin gerçekleştirilmesi için onu yönlendirecek bir değişme uzmanına; bir okul geliştirme danışmanına gereksinim vardır. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin yanı sıra okul yönetimi için bir nevi iş başında yetiştirme niteliği taşıyan yönetim danışmanlık hizmetinin Türkiye Eğitim Sisteminde uygulanması ile katkı getirilebileceği düşünülmektedir. İstanbul Defterdarı Sarı Mehmet Paşa 1715 yılında yazdığı Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâda günümüz yönetiminde bile önemini koruyan danışmanın önemini vurguladığı görülmektedir. Örgütlerde danışmandan yararlanma konusu batı ülkelerinde eğitim örgütleri dâhil birçok örgütte görülmektedir. Türkiyede ise danışmanlık hizmetinden yararlanma konusu daha çok büyük işletmelerde görülmektedir.
Okul geliştirme, öğrenen okullar, etkili okul, stratejik yönetim ve planlama gibi kavramlar günümüz eğitim örgütleri için sıkça dile getirilen kavramlardır. Ancak söz konusu okulların bu kapsamda nasıl geliştirileceği, nasıl öğreneceği veya nasıl etkili olacağı üzerine uygulamaya dönük yapılan girişimler yetersiz kalmaktadır. Okul yönetimi karşılaştığı sorunlar ile baş etmede çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Eğitim Sisteminde okul yönetiminin okul geliştirme etkinliklerini başlatmak için başvurabileceği ister örgüt içinden ister örgüt dışından sorunların çözümlenmesinde meta-araç olarak değerlendirilen danışmanlık hizmetine gereksiniminin olduğu düşünülmektedir. Sürekli gelişim ve iyileştirme çabalarında okul yönetim danışmanlığının önemini vurgulayan bu çalışmanın eğitim sistemine emek veren kuram ve uygulayıcılara katkı sağlaması dileklerimle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
İşletmelerin yönetimsel başarısı, dijital veri çözümlerinin maksimum düzeyde yararlanması ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda dijital veri çözümlerinin, veri koruma ve yönetilebilir veri koşulların sürekli değişmesi ile güncellenmektedir. Sürekli olarak gelişen dijital teknolojiler, piyasaların ve toplumların küreselleşmesine neden olmaktadır. Ayrıca bu dijital teknolojiler, ekonomi alanında da değişimlerin yaşanmasına yol açmaktadır.
İşletmelerin dijital dönüşümleri verimli gerçekleştirmeleri için üretim sürecinde kullanmış oldukları teknolojilerle birlikte organizasyon yapılarını, iş yapma kültürlerini ve yönetim anlayışlarını değiştirmeleri ve bu dönüşüm süreçlerinin işletmelerde öncelikle üst yönetimler tarafından sahiplenilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca değişimlere karşı oluşabilecek olası direnç ile ilgili işletmelerin yenilikçilik kültürlerini geliştirmeleri de gerekmektedir.
Değişen bilgi teknolojileri, yöneticilere; planlama, hizmet/ürün çeşitleri ve üretim biçimi konularındaki kararlarda çeşitli fırsatlar tanımaktadır. Ayrıca, bilgi teknolojileri; kimin, ne sıklıkla, ne zaman, ne amaçla, hangi bilgilere sahip olabileceği konusunda yöneticilere bilgi sağlayarak da doğru kararların alınmasını sağlamaktadır. Bu durum da işletmelerin rekabet üstünlüğü kurmalarına olumlu yönde etki etmekte, onlara “değişimin yönetimi” konusunda pratik çözümler sunmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gazete Yayıncılığında Editoryal Bağımsızlık Problemi
Editoryal bağımsızlık problemi medya alanında editoryal yapıların karşılaştığı önemli bir problem olarak kabul görmektedir. Gazetecilik alanında mesleki ilkelerin tam anlamıyla uygulanmasında temel dayanak oluşturan editoryal bağımsızlık olgusunun saf dışı bırakılması; medya alanlarının özünden uzaklaşmasına ve ticari sektörün bir parçasına dönüşmesine ayrıca yol açmaktadır. Aynı zamanda patron baskısından ideolojik faktörlere, siyasi ilişkilerden ekonomik işbirliklerine kadar çeşitli etmenlerin haber yapım süreçlerinde baskın konumda olmasına imkân tanıyan ticarileşen medyalar, haber merkezlerinin bağımsızlığını tartışılır duruma getirmektedir. Söz konusu problemin gazete yayıncılığında yaşanması ise, hem kurumsal anlamda hem de okuyucular özelinde sorunlu bir yapı inşa etmektedir. Dolayısıyla bu kitap çalışmasında editoryal bağımsızlık problemin alt gerekçelerine ve ortaya çıkardığı sorunlu gazetecilik alanına vurgu yapılmaya çalışılmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
Bu kitapta 2018-2022 yılları arasında İzmir Bilirkişi Bölge Kuruluna bağlı olarak sürdürülen bilirkişilik faaliyetleri kapsamında haksız rekabete ilişkin hazırlanmış sekiz bilirkişi raporu ve bir uzman görüşüne yer verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile son haline kavuşan haksız rekabet düzenlemeleri gerek cezai ve gerekse de hukuki sorumluluğa ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle iş şartlarına uymama ” kötüleme” iltibas çalışanın haksız rekabetine ilişkin haksız fiillere kitapta yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00