KİTAPLAR
EN YENİLER
-

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
₺650,00 -

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
₺560,00 -

Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
₺455,00 -

Coğrafya ve İnsan
₺975,00 -

Coğrafyada Uzaktan Algılama
₺440,00 -

Coğrafyanın Kısa Tarihi
₺235,00 -

Complete Semigroups Of Binary Relations
-

CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
₺195,00 -

Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
₺275,00 -

CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
₺325,00 -

Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
₺275,00 -

Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
₺315,00 -

Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
₺275,00 -

Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
₺780,00 -

Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
₺575,00 -

Çağdaş Çocuk Şiirinde Değerler
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Örgüt Yönetiminde Duygular
Örgütlerin sosyal yönünü oluşturan insan, bir taraftan olumlu duygu durumlarıyla örgüte katkı sağlayabilirken diğer taraftan olumsuz duyguları nedeniyle örgütsel verimliliğin azalmasına sebep olabilmektedir. Bu durum, duyguların da yönetilmesi gereken önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Yedi bölümden oluşan bu kitapta olumlu ve olumsuz duygu durumlarına yer verildikten sonra, tüm duyguların dengede tutulması gerektiğine vurgu yapılmak üzere, son bölümde bir yönetim uygulamasına yer verilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Hedef Maliyetleme: Türk İnşaat İşletmelerinde Uygulanabilirliği
İşletmeler arası rekabetin oldukça şiddetli olduğu günümüzde işletmelerin hedeflenen kâr rakamlarına ulaşılabilmeleri noktasında ürün ve hizmetlerinin maliyetlerini doğru bir şekilde belirleyebilmeleri ve yönetebilmeleri stratejik öneme sahiptir. Maliyetlerin katlanılması gereken unsurlar değil yönetilmesi gereken unsurlar olarak algılanması gerektiğini savunan maliyet yönetimi zaman içerisinde bu maliyet verilerinin işletme stratejilerini yaratmak için de kullanılmasını savunan stratejik maliyet yönetimine dönüşmüştür. İşletmelerin rekabet avantajı sağlayacak stratejilerini belirleme ve geliştirmede kullanabilecekleri çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Geliştirilmiş maliyet takibi, değer katmayan maliyetlerin ortadan kaldırılması, mamul yaşam dönemince maliyetleme, öğrenme eğrisi maliyetleme, toplam kalite yönetimi ve kalite maliyetleri, tam zamanında üretim ortamında maliyetleme, faaliyet tabanlı maliyetleme, hedef ve kaizen maliyetleme bu yaklaşımların başında gelmektedir.
Bu kitapta stratejik maliyet yönetimi yaklaşımlarından hedef maliyetleme yaklaşımı detaylı bir şekilde incelenmiş ekonomik hayatta önemli yere sahip İnşaat işletmelerinde uygulanabilirliği ele alınarak ve yorumlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal İnovasyon
Sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, kurumların hayata ve aktif topluma dair ilgi ve bilgi seviyelerini daha da yükseltmeleri gerekmektedir. Dünya genelinde her geçen gün kurumsal sosyal sorumluluk kavramı daha yaygın bir hale gelmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk bir işletmenin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevreye gönüllü olarak katkıda bulunması anlamına gelmektedir. Sosyal sorumluluk faaliyetleri kurumların, işletmelerin ve yerel yönetimlerin sosyal sistem içerisindeki sosyal imajı üzerinde etkili olmaktadır. Toplumda, daha fazla maddi kazanç sağlayan değil daha çok sosyal faaliyetlerde bulunan bir işletmenin itibar kazanacağı ve rekabet üstünlüğü sağlayacağı düşüncesi yaygın hale gelmiştir. Günümüzde, sosyal sorumluluk kurum felsefesinin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Üniversitelerin eğitim-öğretim ve araştırma işlevlerinin ötesinde görevler üstlenmesi, yerel, bölgesel ve küresel sorunlar karşısında aktif rol alması beklenmektedir. Ülkemizde bir çok üniversite sosyal sorumluluk derslerini müfredata eklemiş, bu alanda projeler üretmeye hız vermiştir. Bu kitap, kurumsal sosyal sorumluluk kavramını detaylı biçimde sunarak, üniversitelerde üretilen sosyal sorumluluk proje örneklerini tanıtmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Kudüs, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, özellikle de semavi dinler açısından her zaman önemli olmuştur. İslam medeniyetinde de çok müstesna bir yeri olan bu kutsal şehir, vakur duruşlu bir belde olarak her zaman hafızlarda tutulup korunmaya çalışılmıştır. Pek tabii olarak metinlerde de kendisine yer bulan Kudüs hakkında çeşitli türde eserler kaleme alınmıştır. Bunlardan biri de fezailname olarak da anılan faziletnamelerdir. Elimizdeki bu kitap da Kudüs’ün faziletlerinin, tarihinin, kültürel dokusunun, çevresinde yer alan diğer şehirlerle birlikte ele alındığı bir metindir. 18. yüzyıl Osmanlı münevverlerinden Giritli Ahmed Efendi tarafından çeşitli kaynaklar kullanılarak hazırlanan bu çalışmada müellif, bu kutsal beldeye dair hususları 18. yüzyılın dili ve bakış açısıyla aktarmaktadır. Metin; edebiyat, dil ve tarih başta olmak üzere çeşitli araştırma alanlarıyla ilgili bilgiler ihtiva etmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
1953 yılında Özbekistan’ın Namangan vilayetine bağlı Törekorgan ilçesinde doğan Tahir Kahhar, çağdaş Özbek edebiyatının çok yönlü ve üretken isimlerinden biridir. Taşkent Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olan Kahhar, akademik çalışmalarını klasik dünya edebiyatı ve Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştırmış; Dante’nin İlahi Komedya’sının Özbekçeye çevirisi üzerine yaptığı çalışmayla yüksek lisansını, Özbek edebiyatının Türkiye’deki algılanışı üzerine hazırladığı teziyle filoloji alanında doktor unvanını almıştır.
Gazetecilik, editörlük, yayıncılık ve edebiyat tarihçiliği alanlarında uzun yıllar görev yapan Kahhar; Özbekistan Devlet Radyosu, Şark Yıldızı dergisi ve Gafur Gulam Devlet Yayınevi gibi önemli kurumlarda sorumluluk üstlenmiştir. 2004 yılından itibaren üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2013 yılında doçent unvanıyla emekli olmuştur.
Türk lehçeleri, Osmanlıca, Farsça ve Rusçaya hâkim olan Tahir Kahhar, Türk dünyası edebiyatları arasında kültürel ve edebî köprüler kuran çeviri faaliyetleriyle de tanınmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görülen Kahhar, şiir, çeviri ve akademik çalışmalarıyla çağdaş Özbek edebiyatında seçkin bir yer edinmiştir.
₺720,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Geç Antik Çağ Ön Asya Kaynaklarında Türkler
Türklerle alakalı ilk elden bilgiler veren en eski kaynaklar Geç Antik Çağ Ön Asya kaynaklarıdır. Bu kaynaklar içerisinde İran sahasına ait olanlar önemli bir yere sahiptir. İran hem uygarlık olarak ve hem de coğrafî olarak Türklerin en kadim komşusudur. Bundan dolayı İran, Türklerin en çok irtibat halinde olduğu üç medeniyetten birisidir. Bu çalışma için Geç Antik Çağ İran tarihinin en önemli kaynakları olan kitâbeler, sikkeler, edebî ve dinî metinler taranarak Türklerle alakalı bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmayla beraber Türk, Türkistan, Tûrân, Tûristân, Şaman sözcüklerinin geçtiği en eski yazıtların Geç Antik Çağ İran kitâbeleri olduğu görülmüştür. Bununla beraber bu dönemin edebî ve dinî metinlerinde de mitolojik bilgilerle karışık olarak Türklerle alakalı önemli bilgiler verilmektedir. Bu döneme ait olan İran sikkelerinde de Türk kelimesiyle beraber kadim Türk tarihine ait çok sayıda ifadenin yer aldığı görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
Bu çalışmada, Amasyanın Gümüşhacıköy İlçe merkezinde yer alan ve Özdarendeliler adıyla bilinen tarihi bir konak tanıtılıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kısmen tahrip olmakla birlikte konak, orijinal görünümünü genel itibarla korumaktadır. 1790-91 tarihli bir inşa kitabesi bulunan konak klasik Osmanlı konut geleneğinin gelişkin bir örneği olarak kabul edilebilir. Yapının inşa malzemesi ve tekniği, plan, cephe düzeni, mimari elemanların biçimi ve süsleme özellikleri inşa edildiği dönemin özelliklerini yansıtır. Belirtilen özellikleriyle yapı, geleneksel konut mimarimizin klasiği olarak kabul edilen hayatlı evinin (dış sofalı) iyi bir temsilcisidir. Ülkemizde inşa kitabeleriyle belgeli halde tarihi bilinen konutların sayıca az olduğu, 19. yüzyıldan önceye giden ayakta kalan pek fazla sayıda konut yapısı bulunmadığı hatırlanırsa yapının günümüze ulaşması sevindiricidir. Konak ahşap karkas (ahşap çatkı) tekniğiyle yapılmış, kırma çatıyla örtülü iki katlı bir yapıdır. Bir ara han (otel) ve atölye olarak kullanılan yapı, çeşitli tamir ve tadilatlarla asli görüntüsünü kısmen kaybetmiştir. 1970li yıllarda beri kullanılmayarak kendi haline terk edilen yapı kısmen yıkılmış halde ve ciddi bir yok olma tehdidi altındadır. Konak ahşap, kalemişi, alçı bezemeler, ocak, tavan, direklik gibi gösterişli mimari ayrıntılara sahiptir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
Twenty Century Fox’un Başkanı Daryik F. Zanuck’un, 1944 yılında, “televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir; insanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez”; görüşünü belirtmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, pazarlama iletişimi de değişim göstermiştir. Değişimin etkilerinin hızla görüldüğü bu yeni dönemde işletmeler için hedef kitleyle iletişimde geleneksel pazarlama iletişim yaklaşımlarıyla birlikte alternatif yaklaşımları ele almak ve yeni yaklaşımlardan yararlanmak önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan bu eser, İstanbul Ticaret Üniversitesi farklı bölümlerindeki lisansüstü düzeyi öğrencilerinin kendilerine verilen konular ışığında editörlüğümde hazırlamış oldukları çalışmanın bir ürünüdür. Çalışma içeriğinde, mobil pazarlama, reklamoyun (advergame), gerilla ve viral pazarlama, showrooming ve webrooming, içsel markalaşma ve iletişim, reklam çekicilikleri, fenomen pazarlama iletişimi, ürün yerleştirme, yeni medya araçlarında içerik pazarlama, kurumsal imaj ve itibar yönetimi ve siyasal pazarlama iletişimi gibi yeni dönem alternatif pazarlama iletişim yaklaşımları bölüm başlıkları yer almaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
MUHBİR
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Tarihi araştırmalarında gazeteler tartışılmaz bir öneme sahiptir. Zira olayların Osmanlı toplumunda meydana getirdiği tesiri ve kamuoyunu en net yansıtan bilgi ortamının gazeteler olduğu malumdur. Elinizdeki eser de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Hem Sultan Abdülaziz dönemi hem de Jön Türk basınının en önemli gazetelerinin başında gelen Muhbir, birçok yönüyle Türk gazeteleri arasında öne çıkmıştır. Muhbir gazetesi Osmanlı basın tarihinin ilk özel gazetelerinden birisi olarak 1 Ocak 1867-27 Mayıs 1867 tarihleri arasında çıkarılmış olup Ali Suavinin muhalif ve sert kalemiyle ün kazanmıştır. Gazetenin en önemli özelliği, bazı çevreler tarafından Jön Türk gazetelerinin en eskisi olarak kabul edilmesinin yanında gerçek muhalif ilk Türk gazetesi niteliğini haiz olduğu iddiasıdır. Muhbirin en dikkat çeken yönü ise kullanmış olduğu yazı dilinin o zamana kadar çıkan Osmanlı gazetelerinin hiçbirinde görülmemiş olan sadeliğidir. Elinizdeki eser, Muhbir gazetesinin Osmanlı basın tarihindeki önemini vurgulamanın yanında gazetenin tam koleksiyon çevirisini de sunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesinin tarih? dönemlerinden biri olması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle döneme ait eserler üzerinde çeşitli tez çalışmaları, bildiri sunumları, makale ve kitap yayınları yapılmıştır. Söz konusu çalışmalar, Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış pek çok yazma eserin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Bu yazma eserlerden biri Yusuf Sünbül Sinan’ın dini-tasavvufi eseridir. 19 fasıldan oluşan bu eser, çoğunlukla mensur olmak üzere manzum-mensur karışıktır.
Bu çalışma giriş, dil incelemesi (yazılış özelikleri, ses bilgisi, şekil bilgisi, yabancı unsurlar), metin ve dizin bölümlerinden oluşmaktadır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
Osmanlı Devletinde yetimlerin korunması ve eğitilmesi görevi öncelikle yakın akrabalarda olmakla birlikte erken zamanda vakıfların bu vazifeyi üstlendiği görülmektedir. 19. yüzyıldan itibaren ise Eytam Sandıkları ve Eytam Müdürlükleri kurulmuş, Darülaceze, Darüşşafaka, Islahhane, Sanayi Mektepleri, Darülhayr-ı Âli, Daüleytam ve Himaye-i Etfal Cemiyeti bu alanda hizmet vermiştir. Bu kurumlardan Darülaceze ve Darüşşafaka aynı adla Cumhuriyet devrinde hizmetlerine devam ederken Himaye-i Etfal Cemiyeti Çocuk Esirgeme Kurumu olarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca, mütareke dönemi ve sonrasında Kazım Karabekir yetimlerin muhafazası ve eğitimi için gayret göstermiş, kurduğu Çocuklar Ordusu ile önemli bir hizmeti ifa etmiştir.
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
Osmanlı Devleti idaresinde İşkodra vilayeti konumu itibariyle idarî açıdan farklı uygulamaların tespit edildiği bir yerdir. Burada özellikle İşkodra sancağında tatbik edilen ve Dağlı İdaresi olarak isimlendirilen idarî teşkilata ilişkin uygulamalar dikkat çekmektedir. Zira bu uygulama idarî özellikleriyle genel anlamda Osmanlı taşra idaresi dışındadır. Bunun nedeni İşkodra sancağında içtimaî yapıda görülen ve bahsedilen farklılıkları ortaya çıkaran ilişkilerdir. Müslüman Arnavutların Katolik Arnavutlar ile olan münasebeti mülkî yapıda farklı uygulamaları ortaya çıkardığı gibi benzer durumu malî, askerî, hukukî ve içtimai yapıda da görmek mümkündür. Nitekim Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetiyle ilgili çalışmalarda genel değerlendirmelerin dışında hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada İşkodra’da Dağlı İdaresi şeklinde tanımlanan idarî, malî, askerî ve hukukî özellikleriyle öne çıkan yapıya dair tespitler yapılmıştır. Böylece Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetinin sahip olduğu konumu demografik ve idarî yönleriyle ortaya koymak mümkün olmuştur.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir filmin seyirci nezdinde kabul görmesinde en önemli etken yönetmenin yaratmış olduğu ambiyanstır. Filmin seyirci karşısına çıkan ilk karesinden itibaren yönetmenin bu ambiyansı yaratmaktaki inceliği fark edilmeli ve seyirci, film evreninde kendini konumlandırarak filmin bir parçası haline gelmelidir. İnandırıcı zaman ve mekân duygusu, yaratılan film evreniyle ancak sağlanabilir. Seyirci bunu hissettiği andan itibaren filmin bir parçası haline gelecektir. Bu bir katharsis değildir. Bilinçli seyircinin auteur yönetmen tarafından oluşturulan filmsel zaman ve mekânı salt duygusal olarak değil, bilişsel olarak da tüm benliği ve entelektüel zekâsıyla kavramasıyla sonuçlanan zorlu bir süreçtir. Dolayısıyla auteur yönetmenin seyircisi de filme bilişsel sorgulama yapmak, entelektüel düzeyde yönetmenin sunduğu evreni, varsayımlarını ve önermesini algılamak üzere dâhil olabilmelidir. Türk Sinemasının çağdaş dönemini irdeleyen kitapta Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Tayfun Pirselimoğlu, Özcan Alper, Emin Alper gibi yönetmenler bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00