KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Medya ve Çocuk
₺325,00 -

Medya ve İletişim Çalışmaları
₺380,00 -

Medya ve İnsan Hakları
₺420,00 -

MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
₺260,00 -

Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
₺300,00 -

Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
₺780,00 -

Mekâna Bağlanma ve Mekân Kimliği
₺235,00 -

Mekânın Sosyal Boyutu
₺250,00 -

Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
₺495,00 -

Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
₺315,00 -

Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
₺325,00 -

Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
₺495,00 -

Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
₺300,00 -

Mentoring Program for Professionals to Support Integration of Immigrant Women in the form of Blended-Learning
₺325,00 -

Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
₺740,00 -

Metinlerarasılık, Uyarlama Ve Türk Sineması: Necati Cumalı Uyarlamalarında Anlamın Diyalojik Yönelimi
KİTAP TANITIMI
100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
Önsözden
Bu milletin kaderinde böylesine tarihi öneme sahip olarak sosyo-politik sonuçlar da doğurmuş olan Çanakkale Savaşının ve Şehitliğinin savaşın 100. yılında Türk toplumu tarafından nasıl algılandığı önemli görülerek bu araştırma tasarlanmıştır. Bize karşı Çanakkalede savaşan düşman bloğun ana lokomotifi İngiltere ve biraz da Fransa olmasına rağmen, savaşla ilgili bir algı karşılaştırması yapmak için Anzaklar uygun görülmüştür. Çünkü İngilizler ve Fransızlar burada pek çok insanını bırakmış olmalarına rağmen, belki de kaybedenler olduğundan, yarımadada kalanlarına Anzaklar kadar önem göstermemektedirler. Oysa Avustralya ve Yeni Zelandalılar, Çanakkale Savaşını millet olma yolunda bir kader savaşı olarak görmektedirler. Bu yüzden yenildikleri bu savaşı özgüven elde ettikleri tarihlerinin bir dönüm noktası olarak kabul etmektedirler. Tıpkı onlar da Türk milleti gibi, Çanakkale Savaşını bir savaştan daha fazlası olarak görmektedirler. Bu durum münasebetiyle, Çanakkale Savaşının 100. yılında Türk vi milletinin savaş ve şehitlik ile ilgili algısını karşı saftan (cepheden) karşılaştırılacak en uygun toplum olarak Anzaklar düşünülmüştür.
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
OKUL GELİŞTİRME DANIŞMANLIĞI
Örgüt yapıları yeniden düzenlenmekte ve yaşayabilmek için yeni dengelerin kurulması kaçınılmaz hale gelmektedir. Örgütsel gelişme çabaları sonunda meydana gelen değişiklikler de, kendiliğinden meydana gelen değişiklikler olmayıp, aksine amaçlanan ve bu amaçlar doğrultusunda yönetilen değişikliklerdir. Okullarda değişikliğin gerçekleştirilmesi için onu yönlendirecek bir değişme uzmanına; bir okul geliştirme danışmanına gereksinim vardır. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin yanı sıra okul yönetimi için bir nevi iş başında yetiştirme niteliği taşıyan yönetim danışmanlık hizmetinin Türkiye Eğitim Sisteminde uygulanması ile katkı getirilebileceği düşünülmektedir. İstanbul Defterdarı Sarı Mehmet Paşa 1715 yılında yazdığı Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâda günümüz yönetiminde bile önemini koruyan danışmanın önemini vurguladığı görülmektedir. Örgütlerde danışmandan yararlanma konusu batı ülkelerinde eğitim örgütleri dâhil birçok örgütte görülmektedir. Türkiyede ise danışmanlık hizmetinden yararlanma konusu daha çok büyük işletmelerde görülmektedir.
Okul geliştirme, öğrenen okullar, etkili okul, stratejik yönetim ve planlama gibi kavramlar günümüz eğitim örgütleri için sıkça dile getirilen kavramlardır. Ancak söz konusu okulların bu kapsamda nasıl geliştirileceği, nasıl öğreneceği veya nasıl etkili olacağı üzerine uygulamaya dönük yapılan girişimler yetersiz kalmaktadır. Okul yönetimi karşılaştığı sorunlar ile baş etmede çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Eğitim Sisteminde okul yönetiminin okul geliştirme etkinliklerini başlatmak için başvurabileceği ister örgüt içinden ister örgüt dışından sorunların çözümlenmesinde meta-araç olarak değerlendirilen danışmanlık hizmetine gereksiniminin olduğu düşünülmektedir. Sürekli gelişim ve iyileştirme çabalarında okul yönetim danışmanlığının önemini vurgulayan bu çalışmanın eğitim sistemine emek veren kuram ve uygulayıcılara katkı sağlaması dileklerimle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KURAM VE YAKLAŞIMLAR ÖZELİNDE BENLİK
Mevlana’ya sorarlar: “O kadar okur, o kadar yazarsın, peki ne bilirsin?” Mevlana bu soruya asırlık bir yanıt verir: “Haddimi bilirim!” Haddini bilmek, özellikle içinde bulunduğumuz kültürün bakış açısıyla yaklaştığımızda kulağa ne kadar da korkutucu geliyor değil mi? Oysa biraz kritik edildiğinde ardındaki mana daha net ortaya çıkmakta. Haddini bilmek… Güçlü ve zayıf yönlerimizi bilerek ve kendimizi sevgiyle kabul ederek… Sınırlarımızı zorlayıp potansiyelimize ulaşarak, neyi başarıp neyi başaramayacağımızın farkına vararak.
İnsan, varoluşundan itibaren öncelikle kendisini sonra da başkalarını tanımaya ve anlamaya çalışır. Hayatın en heyecan verici, belki de en zorlu macerası olan “kendini bilmek” bizi psikolojideki en eski ama bir o kadar da güncel olan “Benlik” kavramına götürür.
Psikolojideki farklı kuram ve yaklaşımlara göre benlik kavramının detaylı olarak ele alındığı bu kitapta, alan yazında çalışılan bazı benlik kavramlarına yer verilerek, bu kavramların iş hayatı ve öznel mutluluk üzerine etkileri tartışılmıştır. Her bir kuramın ve yaklaşımın insan doğasına olan farklı bakış açıları, benlik algıları özelinde karşılaştırılıp kritik edilerek nihayetinde bir senteze ulaşılmaya çalışılmıştır. Kitabın sonunda bireyin mutluluğu üzerinde çok büyük etkisi olan pozitif benlik kavramına da değinilmiş ve pozitif bir benlik algısına sahip olabilmek adına alan yazın çerçevesinde birtakım önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
Bu kitap, Avrupa ve Asya ülkesi olması bakımından özgün bir öneme sahip olan Türkiyenin, hem Avrasya hem de Avrupa alanlarında oluşan ekonomik entegrasyonlara dahil olmasının AB üyelik süreçlerine bir engel ya da tehdit oluşturmadığını, bunun eksen kayması değil aksine bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayacağını savunuyor. Türkiye Avrupa ve Avrasyayı ayıran bir köprü olmaktan daha fazlasıdır. Bu yüzden, Türkiyenin Avrasya ülkesi olma özgünlüğünü kullanarak, bölgesel ekonomik entegrasyonlara katılımının mümkün hatta zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu savını; Uluslararası Sistemin Tarafları, Batıdan Doğuya Küresel Güç Kayması, Ekonomik Büyümenin Tarihi, Küresel Güç Kayması ve Türkiye, Avrasyada Yeni Ekonomik Entegrasyonlar, Avrasya ve Türkiyenin Politik Ekonomileri vb. ana başlıkları altında açıklamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu
Sona yönelik merak, evrenseldir. Krallardan sıradan insanlara kadar herkes bazen kendi sonunu, bazense dünyanın sonunu öğrenme isteği içindedir. Hayatın bir yansıması olan kurmacalarda da sonlar vazgeçilmezdir. Kurmacanın okunmasını sağlayan okurun sona yönelik merakıdır. Sonun yarattığı memnuniyet ise tatmin duygusu sağlayarak sanatsal hazzın bir tamamlayıcısı olmuştur.
Tanzimat’la beraber edebiyatımıza giren roman türü ile yazarlar yarattıkları mutlu veya mutsuz sonlar ile okurlarını etkilemek, bazen okuruna dersler vermek, bazen umut aşılamak, bazen de toplumu dönüştürmek istemişlerdir.
“Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu” başlıklı bu çalışma Türk romanının başlangıcından II. Meşrutiyet dönemine kadar olan süreçte yazılan romanlar üzerinden roman sonlarının gelişimini ve ele alınış biçimini irdelemektedir. Çalışmada Şemseddin Sami, Namık Kemal, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Ahmet Midhat, Halit Ziya, Fatma Aliye’nin seçilen dönemdeki romanları incelenerek tematik bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
Dijital Pazarlama İletişimi
Teknolojik gelişmeler sosyo-kültürel ve ekonomik koşullardaki değişimler, iletişim paradigmalarını, markaların iş yapış biçimlerini ve hedef kitleleriyle ilişkilerini değiştirmiştir. İnternetle doğup büyüyen yeni nesil tüketiciler, gelişen dijital teknolojiler ile hem iş hem de özel hayatlarını şekillendirmeye başlamışlardır. Bu değişimin doğal bir sonucu olarak reklam, halkla ilişkiler ve pazarlama alanında büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Dijital ortamlarda fikir, ürün veya hizmetlerin yeni platformlar üzerinden ilgili hedef kitleye iletilmesi olarak tanımlanan dijital pazarlama iletişimi ise yeni ve birleştirici bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu noktada, tüketicilerle çift yönlü iletişim akışı kurulmasını; markaların tanıtılmasını ve satışın artırılmasını destekleyen dijital pazarlama iletişiminin doğru yönetilmesi kurumlar açısından oldukça önemlidir.
Bu kitabın amacı, dijital çağda yeni nesil tüketicilere ulaşmanın anahtarlarından biri olan dijital pazarlama iletişimi alanına katkı sağlamaktır. Bu bağlamda kitapta; dijital marka yönetimi, dijital pazarlama iletişimi, dijital siyasal kampanya yönetimi, nöro pazarlama, viral pazarlama, dijital iletişimde yer markalama, sosyal medya ve dijital halkla ilişkiler gibi konulara açıklık getirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Diyalojik Halkla İlişkiler Bağlamında Dijital Medyanın Kullanımı
İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması halkla ilişkilere yeni uygulama alanları ve pratikleri kazandırmaktadır. Geleneksel yöntemlere oranla daha az maliyetli/maliyetsiz, anlık, kolay ve doğrudan iletişim sağlayan sosyal medyanın etkileşimli iletişime uygun potansiyeli kamuoyuyla diyalojik iletişim sürdürülmesine imkân tanıyan bir yapı sunmaktadır. Sosyal medya üzerinden halkla ilişkiler faaliyetlerini planlamak ve yürütmek, STK’lar için sayısız olanaklar sunan bir potansiyeli barındırmaktadır. Bu mecraların stratejik ve diyalog esaslı kullanılması, sınırlı iş gücü, bütçe ve desteklerle hizmet üreten STK’ların varlıklarını sürdürmeleri, hizmetlerini geliştirmeleri, toplumsal katkılarını artırmaları için büyük önem taşımakta ve fırsatlar sunmaktadır. Bu kitap, diyalojik halkla ilişkiler bağlamında dijital medya kullanımının STK’lar özelinde önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TIP EĞİTİMİNDE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Zaman geçtikçe yaşamın her alanı değişime uğruyor. Bu değişimi hızlandıran başlıca katalizörlerden biri de bilişim teknolojileri. Özellikle COVID-19 salgını etkisiyle birlikte sürdürülebilir bilişim teknolojilerinin ön planda olduğu yeni bir dünya düzeni bizleri bekliyor. Eğitim kurumları geleceğe yönelik eğitim öğretim planlarını oluştururken bilişim teknolojileri her zaman daha da ön planda olacak. Bu durumda dört duvar arasına sıkışmış geleneksel eğitim süreçleri tamamen dijital temasız sanal eğitim ortamlarına evirilecek. İşte tam burada bu kitap eğitimcileri, dijital dönüşümün getirdiği koşullara hazırlamak için çıkılan yolda hayat buldu.
“Tıp Eğitiminde Bilişim Teknolojileri” kitabı tıp eğitiminde dijital dönüşüme kendini hazırlamak isteyen eğitimcilere destek vermek için hazırlandı.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
Ortadoğu, birçok bakımdan dünyadaki en önemli, önemli olduğu kadarda en sorunlu bölgelerinin başında gelmektedir. Orta Doğu bölgesinin en önemli ve en sorunlu bölge olması yanında, sahip olduğu doğal kaynaklar ve etnik-dini çatışmaların merkezi olması onu bir çekim merkezi yapmış ve sürekli göz önünde olmasını sağlayarak büyük güçlerin dikkatini üzerine çekmiştir. Özellikle, Soğuk Savaşın bitmesinden hemen sonra ABD’in türlü bahanelerle en önemli müdahale alanlarından birisi hiç kuşkusuz ki Orta Doğu olmuştur.
Bölgede Arap baharı ile başlayan ve bu olayların İslam dünyasında yol açtığı kritik değişimi hassasiyetle mercek altına alan ABD, İsrail-Arap uyuşmazlığındaki yeni çözüm yollarında diplomasiyi ön planda tutan bir duruş sergilemeye devam etmektedir. ABD, Orta Doğu politikasını İsrail’in ve bölgeye yerleştirdiği askeri varlığının güvenliği üzerine kurgulamaktadır. Ayrıca en önemli başarı kriterleri olarak ta Irak’ın istikrarı ve İran’ın nükleer silahlara sahip olmasının engellenmesini görmektedir.
ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki dış politikalarının Güçler Dengesindeki değişime bağlı olarak sürekliliğini muhafaza ettiği, bununla birlikte Rusya ve Çin ile rekabet hâlinde zaman zaman şiddetlendiğini ve gereğinde askerî kuvvet kullanıldığını belirtmek gereklidir.
Bu kitap, geçmişten günümüze ABD’nın Orta Doğu politikaları değerlendirilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve YAPI
Toplum kuramlarının yaklaşımları açısından, yapı ve değişim sürekli ve etkin bir etkileşim içinde olduğu söylenebilir. Her yapısal etki -devrimler ya da icatlara dayanan kırılmalar gibi- toplumsal bir yeniden üretim sağlar ya da yeniden üretimler; doğrudan yapısal değişimler anlamına da gelebilir. Buradan hareketle Toplum ve Yapı adlı bu çalışma: psikolojiden yönetime, istisnadan insana, süreksizlikten topluma, göçten kente, bireyden eğitime ve tarihsellikten dil ve zaman felsefesine kadar geniş başlıklara uzanmaktadır.
Toplum ve yapı bir teori olarak kültürel farkındalıkların rasyonel kurgusudur. Toplum ve yapı bütünlüğü temsil etmez; ancak bütüne giden tekillerin genel bağlam eşiklerini karşılayabilir. Bu da her bir tekilin eleştiri gerekirliliğinin altını çizer. Başlatılma vaadi hiç bitmeyen o büyük Tarih yerine, kurgunun yapısallığını olumlamamak elimizdedir. Toplum ve yapı karşılıklılık içeren ender kavramlar olarak karşımızdadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
Çalışma, öncelikle Bağımsız Düzenleyici Kurumların (BDKlar) yayılmaları üzerinde etkili olduğu öne sürülen küreselleşme olgusu, yönetişim mekanizması ve yeni kamu işletmeciliğinin (YKİ), bu kurumların yayılması üzerinde ne kadar etkisi olduğunu, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatına yansıyan göstergeler üzerinden bir içerik analizi vasıtasıyla test etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle BDKların AB üyesi ve aday ülkelerde yayılması incelendikten sonra, Türkiyedeki bağımsız düzenleyici kurumlara odaklanılmakta; Türk yasal mevzuatı üzerinden yapılan içerik analizine dayalı olarak Türkiyede bu kurumların yayılmasının arkasında yatan nedenlerin izi de aynı esaslarla sürülmektedir.
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
FOREIGN POLICY DECISION MAKING IN MICROSTATES
This book aims to explore and determine which domestic factor(s) are more decisive in The Gambia’s foreign policy decision-making. The book further investigates whether The Gambias traditional liberal foreign policy of the First Republic has change direction under the Second Republic and if it does, what are the factors responsible for such foreign policy reorientation under Jammeh. Employing the neo-classical realism theory, data has been collected for this book from both primary and secondary sources. The findings of this book have shown that domestic factors are more compelling in Gambia’s foreign policy decision-making. We observed that personality and character of the leader, economic development and natural resources, and diplomacy are too strong and decisive in foreign policy formulation in The Gambia. Equally, our book also shows that external factors such as international organization and alliance formation are significant in foreign policy making in The Gambia. Foreign policy formulation in The Gambia is highly personalized, centralized and bureaucratic in nature. Since previous research to some extent, failed to show the nexus between domestic politics and small states foreign policy making, this book could be a valuable reference material for both scholars and policy makers.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kullanım Kılavuzu-II: İlk Çocukluk (3-6 yaş)
Kitabımı, esas olarak, anne babalara ve diğer ebeveynlere, çocuklarını psikolojik sağlıklılık ve mutlulukla yetiştirmelerine kılavuz olması için yazdım.
Aynı zamanda okul öncesi eğitim kurumlarında büyük özveri ve sorumluluk gerektiren öğretmenlik mesleğini yürüten eğitimcilere, Çocuk Gelişimi, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet ve psikiyatri alanında hizmet veren alan profesyonellere ve bu alanlarda öğrenim gören lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencilerine; bilimsel temelleri olmayan “magazinsel” ya da “geleneksel” bilgilerin ayırdına varmalarına katkıda bulunabilmek arzusuyla kaleme aldım.
Bu çabam; mesleğimin ve işimin bir sorumluluğu…
Dr. Psk. Halis ÖZERK
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Düzceli Âlimler
Düzce denildiğinde yemyeşil ormanları, bereketli toprakları, serin yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle adeta bir tabiat cenneti uyanır zihnimizde. Ancak Düzce, bu doğal güzelliklerinin yanında yetiştirdiği insanları ve ilmî birikimiyle de dikkat çekmektedir.
Şehrin tarihsel mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak vazifesi güden bu kitap, aynı zamanda âlim, mütefekkir, müftü, müderris, muallim, mutasavvıf, hatib, vâiz, imam ve hoca sıfatlarını taşıyan kimselerin şehrin ilmî birikimine, kültürel hafızasına ve manevî mirasına yaptıkları katkıyı ortaya koymak iddiasındadır.
Muhammed Zâhid el-Kevserî’den Yusuf Suad’a, Şeyh Muslihuddin Efendi’den Kürtzâde Mehmed Sıdkı Efendi’ye, Yusuf Ziyaeddin Ersal’dan Hâfız Hasan Şen’e kadar Düzce’de doğmuş ve Düzceli unvanıyla tanınmış âlimler, Düzce’de yaşanan gündelik hayata, ülkemizin ilmî birikimine ve de İslam dünyasının zengin ilmî mirasına katkılar sunmuşlardır. Dolayısıyla kitap, taşranın sesine kulak vermek ve taşra-merkez arasındaki ilmî etkileşimin izlerini keşfetmek isteyenlerin ilgisini çekmeye adaydır.
₺1.500,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
A TURKISH-ENGLISH DICTIONARY FOR TURKISH AND FOREIGN LEARNERS
Turkish is one of the major languages in the world spoken by hundreds of millions of people in Europe and Asia. It is the official language of Turkey. Although many people study Turkish either in Turkey or abroad today, there is not a dictionary especially compiled for learners of Turkish as a foreign language. This dictionary has been produced to meet such a need. Therefore, it is more of a learners dictionary whose primary aim is to help students of Turkish who not only try to understand but also produce the language.
Turkish is a rich language with more than a hundred thousand words. Learners dictionaries are not expected to cover all the words for practical reasons because ordinary people or the educated for that matter normally use no more than a few thousand words. This dictionary covers most frequently used 4456 words. A clarifying sample Turkish sentence is provided together with its English translation for each meaning. These sample sentences are invaluable in that they help the learner to see the syntactic properties of words in addition to their denotations.
₺405,00