KİTAPLAR
EN YENİLER
-

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ YETKİNLİKLER: YENİ SEÇİM YÖNTEMLERİ VE OYUNLAŞTIRMA
-

Dijital Düzen
₺315,00 -

Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
₺235,00 -

Dijital Pazarlama İletişimi
₺495,00 -

Dijital Tiyatro
₺495,00 -

Dijitalleşme ve Din
₺1.150,00 -

Dijitalleşmeye Sosyal Bakış
₺390,00 -

DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
₺510,00 -

DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
₺620,00 -

Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
₺235,00 -

Din Öğretiminde 21. Yüzyıl Becerileri
₺405,00 -

Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
₺750,00 -

DİNAMİK ARAÇ ROTALAMA PROBLEMLERİ
₺235,00 -

Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
₺420,00 -

Dini İnanç ibadet ve duanın Umutsuzlukla İlişkisi
-

Disiplinlerarası Bir Bakış Açısı İle 1940lardan Günümüze Barış Çalışmaları
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı bünyesindeki farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek araçları ile açık ve uzaktan öğrenme deneyimlerine imkan sunan açık kaynak kodlu bir öğrenme yönetim sistemi çözümüdür.
Eğitimde dijital dönüşümün ilk hedefi öğrenen ile öğretici ya da öğrenme kaynakları arasında yeni ve deneyimsel bir köprünün oluşturulması, zaman ve mekândan bağımsız öğrenmenin yolunun sağlanmasıdır.
Bu çalışmada, eğitim hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunumu için dijital öğrenme ortamları ve modellerinin hayata geçirilmesi, kullanımı ve bu ortamlara yönelik içerik geliştirilmesi ve sunumu için Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
Veri madenciliği, günümüzün en güçlü analiz ve tahmin araçlarından biri olup finans, pazarlama, sağlık gibi birçok sektörde, müşteri davranışlarını analiz etmek, dolandırıcılığı tespit etmek, satış tahminleri yapmak gibi farklı alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu süreç, verilerden anlamlı bilgiler çıkararak daha doğru kararlar alınmasını sağlar ve işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olur. Veri madenciliği, büyük veri yığınları içinde gizli desenleri, ilişkileri ve eğilimleri keşfetmeyi amaçlar.
Bu kitapta, siz değerli okuyucuların veri madenciliğinin temel ilkelerinden, en ileri tekniklerine kadar geniş bir yelpazede bilgi edinmesini amaçladık. Her seviyeden okuyucuya hitap eden bu eser, teorik bilgilerin yanı sıra, pratik örneklerle de desteklenerek, veri madenciliği süreçlerini daha anlaşılır hale getirmektedir. Bu kitap, veri dünyasına adım atmak isteyenler için temel bir kaynak olma özelliğine sahiptir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
Küresel mal ve hizmet ticareti ve doğrudan yabancı yatırımlar 1990’lardan itibaren artmış, 2000’lerde Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) katılmasıyla daha da ivmelenmiştir. Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünya mal ve hizmet ticaretinin büyüme oranı dünya toplam hasılasındaki (GSYİH) büyüme oranını aşmıştır.
Ancak Covid-19 salgını, Rusya Federasyonu-Ukrayna Savaşı ve ABD ile Çin arasındaki artan gerilim küreselleşme olgusunun doğal afetlere ve jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu ve bu riskler geçekleştiğinde ne tür olumsuzluklar yaşanacağını gözler önüne sermiştir.
Algılanan riskler arttıkça küresel değer zincirinin mesafe uzunluğu ve genişliği (tedarikçi sayısı/tabanı) değişebilir ve değer zincirleri bölge içi ve bölgeler arası yeniden yapılanarak yeni bir denge kurma eğilimine girebilir. Değer zincirlerinin gelecekte nasıl yapılanacağı hem hükümetlerin vergi politikaları, tarife ve teşviklerle ticaret ve sermaye akışını şekillendirme çabalarına hem de tüketici talebindeki büyüme, pazara yakınlık, girdi ve işgücü maliyetleri, teknolojik yenilikler, uzman işgücüne erişim vb. birçok pazar dinamiğine bağlı olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
Çokuluslu şirketlerin sahneye çıkışı dünya ekonomik tarihini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. 18. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan bu şirketlerin dünya ekonomisinin itici gücü haline gelmeleri 21. yüzyılın başlangıcında küreselleşme olgusunun benzeri görülmemiş bir ivme kazanmasına yol açmıştır. Teknolojik ilerleme ve çokuluslu şirketlerin yayılmacı eğilimleri göz önüne alındığında küreselleşmenin -yakın- gelecekte de dünya gündeminde olmayı sürdüreceği görülmektedir.
Bilginin kıt bir kaynak olmadığı günümüzde kapsamlı ve birleştirici bir çalışma yapmanın gereği ve önemi akademik etkinliğin doğası düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır. Akademik çalışmanın ve akademik araştırmacı kavramının giderek belli bir alanda derinlemesine bilgi ve uzmanlaşmaya doğru evrilmesi hem yapıtaşı niteliğinde çalışmalarla bilginin ilerlemesini hem de tüm bilginin analitik bir yaklaşımla irdelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Küreselleşme olgusunu çokuluslu şirketler üzerinde inceleyen bu eser söz konusu gereklerden yola çıkmakta ve yazına özgün bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Barok’ta Dans Müziği II
Barok’ta Dans Müziği kitaplarında Barok dans müzikleri teorik, biçimsel, tarihsel özellikleri ve karakterleri yönünden incelenmiş, 20’den fazla dans, Erken, Orta ve Geç Barok dönemden 25 bestecinin 37 yapıtı üzerinden değerlendirmiştir. İncelenen yapıtların müziklerine ve dansların görsel materyaline internet üzerinden kolay erişim için kitap içerisine QR kodlar konulmuştur. Okuyucunun kapsamlı bir anlayışa ulaşabilmesi için sadece Barok dönem ile sınırlı kalınmamış, Barok dansların öncüllerine ve sonraki dönemlerdeki tezahürlerine de yer verilmiştir. Barok dönemde olgunlaşmaya başlayan dans notasyonunun gelişimi ve 20.yy.daki yeniden keşif süreci de bahsi geçen kapsamlı anlayışın oluşması açısından önem arz etmesi sebebiyle kitaba dâhil edilmiştir. Yapılan incelemelerle; söz konusu dans müziklerinin geçirdiği evrimsel süreç, bestecilerin dansları yapıtlarında kullanma şekilleri ve bestelerin oluşum süreçlerindeki önemli noktalar ile ilgili içgörü kazanılması amaçlanmıştır. Kitaplar, Barok dans müziklerini icra eden yorumcular, bu konuyu araştıran teorisyenler ve müzikologlar için yol gösterici birer kaynak olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İzmir Belediye Reisi Rauf Onursal
Cumhuriyet tarihimizin en önemli olayları arasında yer alan 14 Mayıs 1950 genel seçimleri, Türk Siyasi Tarihi açısından kilit bir noktada yer almaktadır. 27 yıllık CHP iktidarını sona erdiren bu seçimler ile birlikte Demokrat Parti, ülke genelinde ciddi bir başarı elde ederek tek başına iktidara gelmiştir. Genel seçimler sonunda başarı rüzgarını arkasına alan Demokrat Parti, yaklaşık dört ay sonra yapılan yerel seçimlerde de aynı zaferi elde etmiştir. 3 Eylül 1950 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Türkiye’de birçok kentin belediyesini kazanan Demokrat Parti, İzmir Belediye seçimlerini de kazanmıştır. Bu eserde, modern belediyecilik anlayışını benimseyen Demokrat Parti’nin İzmir’deki ilk Belediye Başkanı olan Rauf Onursal’ın bu anlayış doğrultusunda İzmir kentini batılı bir görünüme kavuşturma çabalarına yer verilmiştir. İzmir’in sadece görünen kısımlarını değil görünmeyen arka kısımlarını da imar etme çabasında olan Rauf Onursal, 3,5 yıl İzmir Belediye Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar İzmir Milletvekili olarak TBMM çatısı altında hizmetlerine devam etmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
Halkla ilişkiler, kurumsal kimlik, itibar yönetimi, kurumların kendini toplumsal alanda ifade etmesi ve varlığını etkin bir biçimde sürdürmesi açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Kurumların hedef kitleleriyle ve özellikle medyayla kuracakları iletişimde önemli bir işleve sahip olan halkla ilişkiler çalışmaları kurum ve medya arasında kurulan iletişim sürecinde de belirleyici olmaktadır. Medyanın toplumun biçimlendirilmesi ve toplumsal bakışın oluşturulması konusunda çok güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu güçlü etki medyanın gündem belirleme potansiyelinden ileri gelmektedir.
Halkla ilişkiler perspektifinden medya ve yerel yönetim ilişkisini odağına alan bu eser, yerel yönetimlerin yerel medyada gündem oluşturabilmeleri ve yerel medyanın da yerel yönetimler aracılığıyla gündemi belirlemeye yönelik çabalarını iletişim bilimleri açısından değerlendirmektedir.
Eser, halkla ilişkiler çalışmalarının medya ile ilişkisini gündem belirleme teorisi bağlamında ele alarak, yerel yönetimlerin medya ile ilişkisini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve kayyum tarafından yönetilen belediyelere ait haberler üzerinden değerlendirmeye tabi tutmakta, medya ve yerel yönetim ilişkisini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Halkla ilişkilerin önemine, medya ve yerel yönetim ilişkisine ve bu ilişkinin yansımalarına odaklanan çalışma, bu alanda uzmanlaşmak isteyen ve alana ilgi duyan herkes için yol gösterici olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Belediyelerde İnovasyon: Living Lab Örneği
Bu kitap dünyada son yıllarda yaygınlaşan belediyelerde inovasyon ve living labler üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmanın ürünüdür. Belediyelerde inovasyonun anlaşılması, yaygın hale getirilmesi sürecine katkı sağlamak ve living lab oluşumunun inovasyon aracı olarak kullanılabilirliğinin incelenmesini amaçlamaktadır.
Belediyelerde inovasyon, yerel hizmetlerin niteliğinin artırılması için ürün veya hizmetlerde, operasyonel veya organizasyonel süreçlerde veya iletişim yöntemlerinde etkililiği ve verimliliği artıracak değişiklikleri ifade etmektedir. Belediyelerde inovasyon aynı zamanda; hızla gelişen teknoloji karşısında yerel halkın değişen ve gelişen taleplerine ve beklentilerine çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak olarak da görülebilir.
Vatandaşların artan talep ve beklentilerine cevap verebilmek, bütçe kısıtı, standart çözümlerin yetersiz kalması nedeniyle belediyelerde inovasyon yapma ihtiyacını gün geçtikçe artırmaktadır.
Yaşamın akışı içinde vatandaşın talep, sorun ve ihtiyaçlarını en iyi ve en doğru şekilde tespit edecek, değişimi yakalayarak uygulayacağı politikalar ve sunacağı hizmetlerle çözüm yaratacak olan kurumlar olan belediyelerde inovasyonun gerekliliği hızlandırıcı etki yapan living labi gündeme getirmiştir. Living lab belediyelerde inovasyonu hızlandırıcı etkisi ile kurulması tavsiye edilen araç konumundadır. Vatandaşların belediye ile birlikte ortak ihtiyaçlarına inovasyonla çözüm bulması, teknolojik gelişmelerden haberdar olması ve hizmet, süreç, ürün inovasyonu gibi inovasyonları yapması living lab ortamı ile mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda living labin varlığı belediye inovasyonunu hızlandırıcı etkisi yönüyle gereklilik arz etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
Türk-İslam toplumunda kadın, her daim sanatın ilhamı olmanın yanında hamiliğini de üstlenmiştir. Türk-İslam sanatının yayıldığı hemen her coğrafyada kadınlar sanat meclisleri kurmuş ve sanatçıları desteklemişlerdir. Bu destek alanlarının en önemlisi kadınlarının hayır işlerinin de başında gelen mimari eserlerdir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kalıcı hale gelen Türkler mimari faaliyetlere de hız vermişlerdir. Fethedilen her şehirde Türk-İslam yapıları yükselmiştir. Bu imar faaliyetlerine sultanlar, devlet adamları, ordu komutanları gibi yüksek mevkiden kişiler katılmıştır. Bu kişilerin önemli bir çoğunluğunu ise kadınlar oluşturmaktadır. “Selçuklu Çağı Anadolu Türk Mimarisinde Kadının Rolü” isimli bu çalışma bu kadınların konum ve statüsü, yaşamları, etnik ve dini kökenlerinin sanata ne kadar ve nasıl yansıdığı üzerinde durmaktadır. Kadınlarla ilişkilendirilen yapılar ait oldukları dönemlerin kadına bakışı, kadınların sanat anlayışı başta olmak üzere, dönem mimari faaliyetlerinin nasıl yapıldığı, bânî sanatçı arasındaki ilişki, bânînin sanat eseri üzerinde ne kadar etki ettiği gibi konular içeren bu çalışmanın farklı bir perspektifle Anadolu Türk İslam mimarisi literatürüne katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
“Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar” adlı bu kitap, üç ana bölümden oluşmakta ve Kur’an’da adı geçen peygamberlerin eğitsel mesajlarını içermektedir. I. Bölümde, peygamberlerin ortak vasıfları rol model olma ve pedagojik yöntemler bağlamında incelenmektedir. II. Bölümde, yaratılış ve kişilik inşası; ilim-akıl-iman dengesi; bilgi kavramı, ibadetin kişilik eğitimi boyutu ve temel ahlâkî ilkeler tartışılmaktadır. III. Bölümde ise hak, sorumluluk, ceza ve mükâfat; bireyin temel hakları ile Allah’a, kendine, aileye, topluma ve çevreye karşı görevleri; ayrıca cennet-cehennem tasavvurunun eğitici boyutu değerlendirilmektedir.
Kitap; öğretmenler, din görevlileri, değerler eğitimi uygulayıcıları, ilahiyat ve sosyal bilimler öğrencileri ile ebeveynler için müfredatı destekleyen bir başvuru kaynağıdır. Sade fakat akademik üslubuyla ders planlarını zenginleştirmektedir. Sohbet ve atölyeler için hazır içerik sunmakta; Kur’an ve Sünnet ekseninde bilgiyi hikmete, sorumluluğu olgunluğa dönüştürmek isteyenler açısından özlü ve uygulanabilir bir rehber işlevi görmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
Covid-19 salgını ile birlikte ülkeler için sağlık sektörünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Gelecek dönemlerde ülkelerin sağlık sektörüne yönelik radikal değişimleri sağlayacak büyük yatırımlar yapmalarının kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir. Sağlık sektörünün artan önemi ile birlikte sektöre ait muhasebe ve finans konularının da günümüz koşullarında tekrar değerlendirilmesinin faydalı olacağı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda günümüzde hasta ve sağlık verilerinin tüm kesimler için artan önemi dolayısıyla muhasebe bilgi güvenliği meselesi kitapta bir bölüm olarak ele alınmıştır. Sağlık sektörünün geleceğe yönelik büyüme potansiyeli düşünüldüğünde sağlık sektörüne dönük finansal yönetim konularının önemli olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada, yatırım değerleme yöntemleri ve sağlık sektöründe finansal kiralama olmak üzere iki ayrı bölüm yer almaktadır. Güçlü sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan güvenli finansal bilginin sağlanmasını sağlayan iç kontrol ve iç denetim olgusu çalışmanın diğer bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu çalışmanın bir bölümü ise sağlık sektöründeki muhasebe işlemlerinin Uluslararası Muhasebe Standartları açısından nasıl ele alınması gerektiğine ayrılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MODERN BİR ANLATI SANATI OLARAK ÇİZGİ ROMAN
Çizgi roman hakkında yapılan birçok çalışmada bu edebi türün modern bir hik?ye anlatıcısı olduğu ifade edilmektedir. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmada tüm dünyada yaygın olarak kullanılan kitaplar arasındadır. Resim le metnin birlikteliğinden doğan ve çizgi bantlarda hayat bulan çizgi roman, tarihi gelişimi süresince hem sinemanın, hem de çizgi film yapımcılarının vazgeçemedikleri önemli bir kaynak olmuştur.
Bu çalışmada çizgi romanın tarihi serüveninden başlanarak okuyucuya, dünyada ve ülkemizde çizgi romanın geçmişi, bugünü ve geleceğine doğru bir yolculuk yaptırmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte Tarih Öğretiminde, Sosyal Bilgiler Öğretiminde, Fizik Öğretiminde, Türkçe Öğretiminde, Yabancı Dil Öğretiminde, Matematik Öğretiminde çizgi romanlardan nasıl faydalanıldığı gösterilmeye çalışılmıştır.
Çağdaş eğitim sistemi, öğretmenleri derslerde çeşitli materyalleri kullanmaya zorlarken öğrencileri de araştırmaya incelemeye ve bu materyallerden sıkılmadan faydalanmaya sevk etmektedir. Tam bu aşamada çizgi roman ulaşılabilecek ucuz ve zengin bir materyal olarak öğretmenlerin imdadına yetişmektedir; öğrenciler de aynı şekilde derslerde bu materyalden sıkılmadan faydalanarak öğrenme süreçlerini hızlandırabileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sevgilinin Hayaliyle Mest Olduk
Şiirlerinde vahdet-i vücûd (varlıkta birlik) düşüncesini işleyen tasavvuf edebiyatının ünlü şairi İbnül-Fâriz, meşhur Hamriyye kasidesinde, maddi şarabın sıfat ve özellikleriyle ilahi aşk ve muhabbeti sembolize etmiştir. Kasidenin ilk beytinde, evren yaratılmadan önce sevgilinin anısına içtiği şarapla mest olduğunu söyleyen İbnül-Fâriz, şiir boyunca muhabbet şarabını farklı özellikleriyle açıklamıştır. Kasidenin bugüne kadar tespit edilmiş yirmi beş kadar tercüme ve şerhi vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle yapılan bu tercüme ve şerhlerin yaklaşık on beşi Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.
Elinizdeki kitap, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı Türkçesiyle yazılmış yeni bir tercümesini daha gün yüzüne çıkarmaktadır. 1937 yılında Tercümetü Kasideti İbnil-Fâriz (İbnül-Fârizin Hamriyye Tercümesi) adıyla kaleme alınan eserin içinde Mollâ Câmînin Hamriyye kasidesi üzerine yazdığı Farsça rubailer (dörtlük) ile İbnün-Nahvînin Hamriyye kasidesine yazdığı tahmislerin (beşleme) tercümesi de yer almaktadır. Üç tercümeyi bir arada sunan bu eser, Muhammet İnce tarafından bir incelemeyle birlikte Latin alfabesine aktarılarak okuyucusunun hizmetine sunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Dönüşümün Yüzleri
Dünya genelinde hem ülkeler arası hem de her ülkede bireyler arası eşitsizliklerin her geçen gün daha da arttığı inkâr edilemez bir gerçektir. Tarih boyunca insanlar genellikle dini ve ahlaki nedenlerden dolayı güçsüz olanlara yardım etmişlerdir. Ancak çoğu zaman dini kurumlar ya da yardım dernekleri gibi geleneksel dayanışma ağları tarafından yürütülen yardım faaliyetleri, sanayi devrimi sonrasında devlet tarafından yürütülen örgütlü, sürekli ve düzenli faaliyetlere dönüşmüş ve sosyal hizmetler adını almıştır. 20. yy.da modernleşmenin getirdiği sosyal sorunlar, ülkemizde derinden yaşanmıştır. Oluşan yeni toplumsal yapıdaki gelişmeler için farklı dönemlerde yeni sosyal politikalar geliştirilmiştir. Çalışmamızda güncel sosyal politikanın mekânsal iki farklı uygulaması ele alınmaktadır. İlk bölümde Tazelenme Üniversitesi ve yaşlılık için katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde giderek yaygınlaşan güvenlikli özel sitelerin sosyal yaşama etkileri ve yarattıkları yeni sosyallikler incelenmiştir. Son olarak, toplumun giderek belirginleşen bir kesimi olan çocukların, oyun alanları ve teknolojinin yeni yüzü olan karanlık fabrikalar tartışılmıştır.
₺275,00