KİTAPLAR
EN YENİLER
-

YÖNETİCİ VE YÖNETİCİ ASİSTANI
₺275,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
₺325,00 -

YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
₺275,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
₺235,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
₺300,00 -

Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
₺275,00 -

YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
₺960,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
₺390,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
Çevrenin keşfi ve çevreyle etkileşim, insanlık tarihiyle yaşıttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar, günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu büyük zorluklardır. Çevre konusu her şeyden önce zihniyet, düşünce, eğitim, kültür ve ahlâk meselesidir; çevreyle ilgili bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar buna bağlı olarak artmakta ve çeşitlenmektedir.
Bu çalışmada aşağıdaki sorulara cevaplar aranmıştır. Çevre sorunlarının derinleşmesine etki eden tarihi bir arka plan var mıdır? Dinlerin evrenle ilgili tasavvurları nelerdir? İslam dininin çevre-insan-yaratıcı bağlamında çevreye bakışı nasıldır? Çevrenin korunması, kaynakların sürdürülebilir olmasıyla ilgili İslamın öğretileri nelerdir? Din ve eğitimi, çevre sorunlarının önlenmesinde kaynak ve rehber olabilir mi?
Bu çalışmada, çevre duyarlılığında İslam dininin ve eğitiminin rolü incelenmiş, İslam dini ve eğitimi referans alınarak toplumda çevre bilinci ve ahlâkının oluşumuna destek olunması amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Editörler: Prof. Dr. Ayla OKTAY
Yazarlar: Prof. Dr. Ayla OKTAY, Prof. Dr. Hoşcan ENSARİ, Prof. Dr. Muhsin HESAPÇIOĞLU, Prof. Dr. Ozana URAL, Doç. Dr. Rengin ZEMBAT, Yrd. Doç. Dr. Münevver MERTOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Necla TUZCUOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Oya RAMAZAN, Yrd. Doç. Dr. Semai TUZCUOĞLU, Dr. Aydın BALYER, Uzm Derya SARI, Araş. Gör. Elif SARICAN ESMER, Araş. Gör. Selma DÜNDAR
Bir öğretmen için eğitim sisteminin yapısını bilmek, meslekî çalışmalarını gerçekleştirirken son derece önemlidir. Öğretmenin başarısı, alan ve meslek bilgisinin yanında sistem içindeki çeşitli görev ve sorumluluklar ve öğretmen olarak alacağı rollerle çok yakından ilgilidir. Sistemin nasıl işlediğinin bilinmesi, öğretmenlerin özlük hakları açısından da önemlidir. Çağdaş insanın tanımında yer alan, hak ve sorumluluklarını bilen insan tanımı, öğretmenlik mesleği için özellikle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi dersi öğretmenlik programlarına bu amaçlarla konmuştur.
Burada istenen, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere eğitim sisteminin yapısı ve okuldaki işleyişle ilgili temel bilgi ve beceriyi meslek öncesi hazırlık aşamasında vermektir. Böylece mesleğe yeni başlayan genç öğretmenler sistemin kendilerinden beklentilerini başarı ile yerine getirebileceklerdir. Alanın uzmanları ve özellikle okul sistemi içinde görev yapan öğretmen/yöneticilerden de yararlanılarak hazırlanan bu kitap, eğitimin tarihsel ve düşünsel temellerinin yanında, eğitim sistemi ve okul yönetimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz yöneticilerin psikolojik özellikleri, eğitimde aktüel konular gibi pek çok konuyu içermektedir. Böylece öğretmen adaylarının kafasında oluşabilecek pek çok sorunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
EKOELEŞTİREL BAKIŞLAROBINSON CRUSOE, ZOR ZAMANLAR VE SU DİYARI ESERLERİNİN İNCELENMESİ
Bu kitapta, insanın neden olduğu ekolojik sorunlara, bu sorunların ortaya çıkış ve gelişimine neden olan faktörlere, bu sorunların çözümü için geliştirilen ekomerkezci yaklaşımlara değinilmiş, ekolojik sorunların çözümünde ve ekolojik duyarlılığın kazanılmasında edebiyatın rolü üzerinde durulmuştur. 1990’lı yıllarda yeni bir edebi eleştirel alan olarak ortaya çıkan ve ekolojik bilincin oluşmasında önemli rol oynayan ekoeleştiri ve ekoeleştirinin gelişimine katkı sağlayan yazarlar, teorisyenler ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Ekolojik sorunların ortaya çıkışında sömürgecilik ve kapitalizmin rolü ve benmerkezci, insanmerkezci tutumlar ve ataerkil toplum yapısının etkileri üzerinde durulmuştur. Ekososyalizm ve ekofeminizm gibi edebiyata ekoeleştirel yaklaşım sağlayan bakış açıları hakkında bilgi verildikten sonra Daniel Defoe’nun Robinson Crusoe (1719), Charles Dickens’ın Zor Zamanlar (1854) ve Graham Swift’in Su Diyarı (1983) adlı eserleri bu bakış açılarından yararlanılarak incelenmiş, bu eserler üzerinden üç farklı yüzyılda insan-doğa ilişkilerindeki değişiklikler ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
1953 yılında Özbekistan’ın Namangan vilayetine bağlı Törekorgan ilçesinde doğan Tahir Kahhar, çağdaş Özbek edebiyatının çok yönlü ve üretken isimlerinden biridir. Taşkent Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olan Kahhar, akademik çalışmalarını klasik dünya edebiyatı ve Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştırmış; Dante’nin İlahi Komedya’sının Özbekçeye çevirisi üzerine yaptığı çalışmayla yüksek lisansını, Özbek edebiyatının Türkiye’deki algılanışı üzerine hazırladığı teziyle filoloji alanında doktor unvanını almıştır.
Gazetecilik, editörlük, yayıncılık ve edebiyat tarihçiliği alanlarında uzun yıllar görev yapan Kahhar; Özbekistan Devlet Radyosu, Şark Yıldızı dergisi ve Gafur Gulam Devlet Yayınevi gibi önemli kurumlarda sorumluluk üstlenmiştir. 2004 yılından itibaren üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2013 yılında doçent unvanıyla emekli olmuştur.
Türk lehçeleri, Osmanlıca, Farsça ve Rusçaya hâkim olan Tahir Kahhar, Türk dünyası edebiyatları arasında kültürel ve edebî köprüler kuran çeviri faaliyetleriyle de tanınmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görülen Kahhar, şiir, çeviri ve akademik çalışmalarıyla çağdaş Özbek edebiyatında seçkin bir yer edinmiştir.
₺720,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
Farklı anneler ve farklı çocuklar alışılmışın dışında örneklerdir. Adölesan dönemde henüz bir ergenken anne olmanın hissizliği, bir Instagram annesi olmanın verdiği göz önünde olma hevesi ve madde batağına düşmüş çocukların kurtarılması gibi konular sosyal hizmet alanındaki büyük sorunlardandır.
Ergen bir anneden doğmuş olmak yaşam için baştan bir sürü şeyi kaybetmiş olmak anlamına gelebilir. Instagramda her anı fotoğraflanmış şekilde büyümek büyük bir ihmal olabilir. Bağımlı gençlerin rehabilitasyon için bir araya getirilmeleri daha büyük suç örgütlenmelerine neden olabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Reklam Göstergebilimi
Tüketim toplumu olarak nitelendirilen günümüz toplumu reklamlar aracılığıyla daha da fazla tüketmeye yönlendirilmektedir. Medya ve reklam artık iyice iç içe girmiş durumdadır. Birbirinden ayırt etmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Reklamcılık, genel çerçevede insanbilimlerinin özelde ise iletişim biliminin ve aynı zamanda kendisi de bir iletişim bilimi olan göstergebilimin önemli çalışma sahalarından birini teşkil etmektedir. İnsana ve evrene ilişkin her şeyi inceleme konusu olarak ele alabilen göstergebilim alanında reklamcılık konusunda da birbirinden farklı inceleme yöntemleri geliştirilmiş, “reklam göstergebilimi” sayesinde reklam iletişimi / bildirişimi iletişim bilimleri literatürüne kazandırılan konulardan biri olmuştur.
Göstergebilim, reklam incelemelerinde sıklıkla kullanılan betimsel, yöntembilimsel ve bilimkuramsal bir bilimsel yaklaşım, bir üstdildir. Dünya üzerindeki farklı ortamlara erişebilmeyi ve farklı kültürel biçimlere sahip insanlarla iletişebilmeyi olanaklı kılan (yazılı / görsel / işitsel / dijital) iletişim teknolojilerinin yaydığı reklamlar günümüzde farklı bir boyut kazanmış durumdadır. Temel amacı satışın artmasına katkıda bulunmak olsa da reklam, aynı zamanda (kendine has dili – söylemi ve ideolojisi ile) bir popüler kültür üreticisi ve ürünüdür. Reklam metinleri, içinde iletilerin düzenlendiği – kodlarla örüldüğü – iletişim birimleri, gösterge dizgeleridir. Reklam metinlerinin anlamlama dizgeleri niteliğinde oluşu, dolayısıyla reklam söyleminin de göstergebilimsel incelemeye uygunluğunu öngörmektedir.
Bu kitapta, dili ve söylemiyle iletişim olgusu ve sürecine dahil olan ve metinlerarası metin özelliğindeki reklamların göstergebilimsel ilişkiler bağlamında kuramsal ve görgül bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Çalışma aynı zamanda göstergebilim, iletişim, sosyoloji, feminizm ve felsefe kuramlarının düşüngü ekseninde reklam ideolojisi üzerine kavramsal ve kuramsal bir eleştiriyi içermektedir. “Reklam göstergebilimi” üzerine bir genel kavramsal örnekçe içermekte olan çalışma, reklam söyleminin göstergebilim kuram(cı)ları ışığında özgün bir çerçevesini ortaya koymayı denemektedir. Reklam Göstergebilimi, toplumsal cinsiyet politikalarının / pratiklerinin reklam metinlerindeki görünümlerine ve toplumsal yapıdaki muhafazakâr dönüşümlerine ilişkin bir çalışma sunmakta olup göstergebilim ve reklam alanının yanı sıra toplumsal cinsiyet çalışmaları ile ilgilenen okurlara yol göstereceği umulan semiyotik çözümleme örnekçeleri önermektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
Bu kitap Türkiye sağlık sisteminin yeni modelini detaylı olarak incelerken hayata geçirilen politika transferinin nedenlerini araştırmaktadır. Politika transferi literatüründeki farklı modelleri inceleyen ve Türkiye’nin sağlık politikasının transferinin hibrit ve gönüllü bir transfer olduğunu ortaya koyan çalışma, ders çıkarma modeli ile köklü reformların sebebini açıklamaktadır. Çalışma teorik olarak bir gönüllü transfer mekanizması olan ders çıkarma modelinin öngörmediği iki etkenin – siyasi mutabakat ve kararlılık – transferdeki önemli rolünü ve ampirik olarak Türkiye sağlık reformlarının bir politika transferi olduğunu detaylı bir analizle ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen reformları incelerken literatüre hakim olan Avrupalılaşma çalışmalarına eleştirel bir bakışla yaklaşan proje AB’nin dönüştürücü etkisine tabii olan aday ülkelerde Avrupalılaşmanın dışında farklı süreçlerin paralel olarak yürüyebileceğine örnek bir çalışma ortaya koyan proje bu kadar kapsamlı ve köklü reformların gönüllü olarak yapılabileceğine de bir örnek olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
“Uzak çağların yakın şehri” olarak nitelendirilen Çankırı, tarih boyunca birçok medeniyet ve kültürü barındırmıştır. Paflagonya’nın en eski şehirlerinden kabul edilen Çankırı; Hitit, Roma, Bizans imparatorluklarından sonra Danişmendliler döneminde Emir Karatekin tarafından 1074-1082 yılları arasında fethedilmiş, sonra da Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyete de ev sahipliği yapmıştır. Adı, tiftik keçisi bol anlamında Gangra diye geçerken tarihi süreç de Danişmend-nâme’de Mankuriyye, eski Arap-İslam kaynaklarında Hısnu’l-hadîd (Demir kale) Selçuklu ve Osmanlı kaynaklarında Kangırı, Kangarı, Kengırı olarak geçmiş ve Cumhuriyet döneminde Çankırı’ya dönüşmüştür. Bu süreçte birçok kültürü ve medeniyeti de üzerinde barındıran Çankırı’da özellikle edebiyat ayrı bir yere sahip olmuştur.
Ahmet Talât Onay’ın, şair, yazar, edebiyat araştırmacısı, eğitimci, gazeteci, milletvekili gibi birçok özellikleri olup Klasik Türk edebiyatı ve Halk edebiyatı sahasında yapmış olduğu çalışmalarla tanınmıştır. Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı, Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev’i, Türk Şiirlerinin Vezni, Dâstân-ı Ahmet Harâmî, Sarı Çiğdemler, Kızılbaş Şiirinde Sual-Cevap, Millî Mücadele Yazıları gibi basılı eserlerinin yanında yayımlanmamış eserleri ve makaleleri de bulunmaktadır.
Çankırı Şairleri, Çankırı’da yaşamış şairlerin hayatı, eserleri, edebî anlayışları hakkında bilgi vermenin yanında Çankırı tarihi, kültürü, halkiyatı, folkloru, dinî-tasavvufî gibi alanlarda zengin bir kaynak durumundadır. Eserde, toplam 50 şair yer almaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLILAR – I
Osmanlı Diplomatikasını şekillendiren, bürokrasi, devlet ve teşkilatın temel unsurları; Türk-İslam Devletleri ve adalet kavramı; Selçuklu’dan Osmanlı’ya intikal eden diplomatika unsurları ve bürokratik kültürü; Osmanlı Diplomatikası alanında Balkanlar ve Doğu Avrupa’da yapılan çalışmaları; Anadolu Beylikleri Kurumları ve Osmanlı Devletinin Kuruluş aşamasındaki ilişkileri; Osmanlı Arşivleri ve belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışını; Osmanlı ruhunun oluşumunda Ahilik kurumu, özellikleri ve fetih stratejisini; II. Abdülhamid’in Berat ve Nişanları ve Osmanlı Diplomatikasında Değişim deyince neler anlaşıldığını ve Bağımsızlık alametleri bağlamında; Eşrefoğulları bir beylik kurabildiler mi? gibi konuları kapsayan bu kitap, uzun yıllar Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivlerinde ve Bilkent Üniversitesi’nde Halil İNALCIK’la birlikte görev yapan eski bir arşiv uzmanı, diplomatist ve paleograf olan Doç. Dr. Nejdet GÖKün uzun yıllar süren titiz araştırmalarının ilk cildidir.
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on children’s social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises children’s sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting children’s ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networks—particularly relatives, teachers, and peers—in facilitating children’s adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
Hızla değişen teknoloji, pazardaki belirsizlikler, çalışanların iş ve özel hayat dengesinde yaşadığı zorluklar çalışanlarda yorgunluk, stres ve endişe yaratmaktadır. Çalışanların karmaşıklığın olduğu güncel iş ortamında stresle mücadelesi uzun süredir devam etmektedir. Yöneticiler uzun süredir bu ortam içerisinde çalışanların performansını ve işe bağlılığını arttırmak için çeşitli araçlar kullanmaktadır. Yöneticilerin çalışanları için daha sağlıklı ve güvenli iş ortamı yaratmak için yapmaları gerekenlerden biri de eğlenceli ve neşeli bir iş ortamı yaratmaktır.
Bu kitap, yöneticilere çalışanlarını kendilerini güvende hissedebilecekleri ve yaratıcı faaliyetlerde bulunabilecekleri eğlenceli iş ortamını mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı ile inşa edebilme yolları hakkında fikir vermektedir. Ek olarak, kitapta farklı sektörlerde çalışanlar ile mülakat yapılmış ve eğlence kavramını kendi deneyimlerini ile paylaşarak firma için çıktılarını ortaya koymaktadır. Kitap, örgütsel davranış literatüründe yer alan güncel çalışmalara yer vererek eğlenceli iş ortamı, işyerinde mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı hakkındaki teorik bakış açılarını da okuyucu ile paylaşmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın ortaya çıkardığı teknoloji, üretim süreçlerini kökten değiştirmiş ve insanları büyük veri yığınları ile baş başa bırakmıştır. İnsanlara her yönden gelen verinin, enformasyonun ve bilginin insan tarafından algılanması ve buna göre bir davranış ortaya koyması kültürün şekillenmesinde önemli bir boyut haline gelmiştir. Ortaya çıkan hızın getirisi, görsel kavramını hayatımızın her alanına sirayet ettirmiş ve iletişimin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelmesine yol açmıştır. Tarih, turizm, sanat tarihi, grafik tasarım, sinema, radyo ve televizyon, halkla ilişkiler ve diğer sosyal bilimlerin alanları ile sanat disiplini içinde bulunan diğer tüm alanların bir arada ve ilişkili düşünülmesi ve yapılan çalışmalarda birbirlerine kesişim noktaları üzerinden disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmaların yapılması, bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
İstanbul, geçmişten günümüze pek çok etnik topluluğa ev sahipliği yapmış kozmopolit bir şehirdir. Geçmişten gelen Doğu Roma ve Selçuklu İmparatorluğu mirasları, Fransız İmparatorluğu etkisi, Arap medeniyetleri ve İslami yeme-içme alışkanlıkları ile Rum, Ermeni, Yahudi topluluklarının katkısı ve Balkan, Arap mutfaklarının sentezlenmesi ile yıllar içerisinde dünyanın sayılı mutfakları arasında yerini almıştır. Bu zenginlik çok uluslu yapının yanında, siyasi, ekonomik, coğrafi, göç, fetih, devrim vb. iç ve dış faktörlere de bağlı olarak oluşmuş ve yıllar içerisinde zenginleşerek bugünkü halini almıştır. Bu çalışmada 1453’te İstanbul’un fethinden bugüne İstanbul’un yerel sakinleri olan Rum ve Ermenilerin yeme içme alışkanlıkları incelenerek İstanbul mutfağına sağladıkları katkılar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde planlanmış ve yapılandırılmış mülakat tekniği ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini görüşmeyi kabul eden altısı Rum, ikisi Ermeni ve biri Türk olan toplam dokuz aşçı oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, İstanbul’da yaşayan Rum ve Ermeni azınlık mutfağının Türk mutfağının yemek çeşitliliğine katkılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanında İstila Gotiği
1897 yılı, Kraliçe Viktorya’nın Elmas Jübilesi ile Britanya İmparatorluğu’nun yenilmezliğini kutladığı görkemli bir vitrin sunarken dönemin edebi bilinçaltı, telafi edilemez bir çöküşün dehşetini yansıtmaktaydı. 19. yüzyıl İngiliz romanı alanında hazırlanan bu kitap, fin de siècle döneminin en sarsıcı üç başyapıtını, Bram Stoker’ın Drakula, Richard Marsh’ın Böcek ve H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanlarını, yenilikçi bir kuramsal çerçeve olan İstila Gotiği merceğinden tahlil ediyor. Doğu’nun karanlık şatolarından, mistik dehlizlerinden ve uzayın derinliklerinden gelerek imparatorluğun merkezine sızan ve hatta onu yok etmeye çalışan bu Ötekiler, aslında Britanya’nın kendi sömürgeci günahlarının, bastırılmış cinsel anarşisinin ve ters sömürgeleştirme korkularının bedenlenmiş halleridir. Viktorya döneminin son zamanlarını konu alan bu kitap, imparatorluğun kendi yarattığı canavarlarla yüzleşmesini İstila Gotiğinin dünü, bugünü ve yarını şeklinde ele alarak okurun dikkatine sunuyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Ritüelden Dramatiğe Antik Yunanda Oyuncu Bedeni
Antik Yunan tiyatrosu ve oyunculuk yöntemine dair bildiklerimizin doğruluğundan ne kadar emin olabiliriz? Ritüelden dramatiğe evrilen süreçte oyunculuk nasıl bir dönüşüm geçirir? Günümüze kalan Antik Yunan tiyatro metinlerinin yazıldığı dönemde, seyirci nasıl bir performans izler? Bu performanslarda hangisi daha önemlidir: Yazar mı, hikâyeyi anlatan mı? Koro mu, oyuncu mu? Dil mi, beden mi?
Antik Yunan tiyatrosunda oyuncu ve bedeni üzerine konuşulabilecekler son yıllara kadar oldukça azken, yeni araştırmalar ışığında bir adım daha ilerlemek mümkündür. Bu çalışmanın amacı ise, sınırlı yazılı kaynaklardan, dönemin bilinen dans ve ritüel figürlerinden, vazo ve çömlek eserlerinden, mimari yapılarından ve detaylı metin okumalarından yola çıkarak, Antik Yunan oyunculuk yöntemi ve performansına dair edinilen fikirleri paylaşmaktır.
₺520,00