KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Türk Ekranından Yansımalar
₺325,00 -

Türk Folklor Tarihine Giriş
₺210,00 -

TÜRK HALK EDEBİYATI
₺975,00 -

TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
₺325,00 -

Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
₺235,00 -

TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
₺455,00 -

Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
₺715,00 -

Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
₺610,00 -

TÜRK ROMANINDA POSTMODERNİZM
₺560,00 -

TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
₺550,00 -

TÜRK SİNEMASINDA AUTEURLER
₺495,00 -

Türk Sinemasında Büyü
₺260,00 -

Türk Sinemasında Öncüler
-

Türkçe – Arapça Konuşma Kılavuzu
₺210,00 -

Türkçe Öğretimi
-

Türkçe Öğretimi -1
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Çeviri Proje Yönetimi
Çeviri doğası gereği bir süreçtir. Farklı aktörlerin, iş dizilerinin ve sorumluluklarının yer aldığı bu süreç, çeviri eğitiminin, özellikle uzmanlık alan çevirisi derslerinin temelini oluşturmaktadır. Bu kitabın amacı çeviri projesinin temel aşamalarını genel hatlarıyla özetleyerek planlama, organizasyon, iş bölümü, kontrol ve kalite süreçleri ile aktörlerin temel işlevleri hakkında giriş seviyesinde bilgi vermektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
Bir muhasebe bilgi sistemi (Accounting Information System-AIS), finansal ve diğer verileri bilgiye dönüştürmek için tasarlanan kaynak koleksiyonudur. Bu bilgi çok çeşitli karar vericilere iletilmektedir. Muhasebe bilgi sistemleri, ister esasen manuel sistemler, ister tamamen bilgisayarlı sistemler olsun, bu dönüşümü gerçekleştirmektedir. Paket programlarla başlayan bu trend daha sonrasında bulut bilişim, blok zincir teknolojisi ve e-defter süreçleri ile birlikte sürekli yenilikçi atılımlarla kendisini göstermiştir. Günümüz muhasebe dünyasında artık bilgi ve teknolojinin yeri vazgeçilmez seviyelere ulaşmıştır.
Bu kitabımızda, öncelikle bilgi kavramı ve bilgi sistemleri kavramları açıklanmış ve bilgi sistemi türleri ele alınmıştır. Daha sonra, muhasebe bilgi sistemlerinin pratik bir konu olmasına rağmen, araştırmalarla desteklenen temel kavramlara sahip olduğunu göstermek için teorik bir çerçeve sunmaya çalıştık. Konunun evrensel öneminden ötürü literatür kısmını yabancı kaynaklardan derleyip bu eseri oluşturmaya gayret gösterdik. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
İnternet ve mobil iletişim devriminin ardından gelmekte olan bilişimin fiziksel dünyaya fark edilemeyecek ölçüde nüfus ettiği bir yaygın bilişim evresi pazarlama disiplininde iş yapma şekillerini köklü olarak değiştirmeye adaydır. Yaygın bilişim kapsamında geliştirilen ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamaları, müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerinin, müşteri hakkındaki yer değiştirme karakteristiği dâhil birçok farklı değişkeni gerçek zamanlı olarak takip edip tüketici davranışının neden sorusuna yanıt bulmayı ve müşteriyle hareket halindeyken dinamik olarak pazarlama iletişimi kurmayı mümkün kılmaktadır. Tam ihtiyaç anında ve noktasında gerçek zamanlı teklif sunumu özelliğiyle ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamalarının müşteri ilişkileri yönetimi kavramının yeni baştan ele alınmasına yol açması beklenmektedir. Bu kitapta müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri yaygın bilişim vizyonu çerçevesinde ele alınmış, söz konusu uygulamalara dönük tüketici tutumu incelenmiştir. Çalışma, ortam duyarlılık boyutlarının tümünü birden ele alan almasıyla özgün değer taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
Türkiye’de eğitim sisteminin sürekli değişmesi ve farklı ekonomik ya da siyasi gündemlerle birleşmesi, bu alanı araştırmacılar için verimli hale getirmektedir. Yeni nesillerin yüksek harcamalar gerektiren eğitim masrafları, dikkatli bütçeleme ve verimli programlar geliştirme gibi arayışları tetiklemiştir. Okullar için sağlık, güvenlik ve ek faaliyetler ayrı bir odak noktasıdır ve rehberlik ya da sosyal hizmet gibi servislerle desteklenmelidir.
Bu çalışmada eğitime geniş bir çerçevede yaklaşılmış, öğretmenlik ve tükenmişlik, eleştirel eğitim, yetişkin eğitimi, suçla mücadele, suç ve okul, çocuk ve oyun ve azınlık okulları gibi konulara yer verilmiştir. Sistem içindeki sorunlar eğitimciler, resmi yetkililer, öğrenciler, veliler ve tüm diğer sorumluların hesaba katılmasıyla aşılabilir. Eğitim, herhangi bir sorunun atlanması halinde başarı yakalanacak bir alan değildir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
FANTASTİK EDEBİYAT ve MASAL
Fantastik ya da farklı isimlendirmelerle fantezi, fantazya muazzam derecede baştan çıkarıcı bir konudur. Hayal gücü ve heves ile ilişkisi onun tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Asıl değeri de açıkça tanımlanamamasında, hayalperest özellikleri ile boşlukta asılı kalmasında gizlidir. O, gördüğümüzle ve bildiğimizle değil öteki ile ilgilidir.
Bu kitapta, Carl Gustav Jung tarafından geliştirilen “Analitik Psikoloji Yaklaşımı” fantastik edebiyatın ilk basamağı diyebileceğimiz masallara uygulanmıştır.
Günümüzde hepimizin sığınağı haline gelen fantastik dünya, masal anlatıcılığı, masal terapisi ve masalların eğitimde kullanım durumu da incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
Nahiv, Arap coğrafyasında doğmuş ve gelişmiş içerik content ve içerim implication yönüyle bugünkü gramere karşılık gelen dil ile ilgili Ulûm-i Müntefa-Bihâbir ilimdir. İslamiyetin ilk dönemlerinde Arapların, Arap olmayan toplumlarla karışmaları sonucu selâseti bozulan dillerini düzeltme ve Kuran-ı Kerimin yanlış okunma ve anlamlandırılmasını önleme çalışmalarıyla başlamış; dillerin, coğrafyaların ve zamanın değişmelerine bağlı olarak kazandığı farklı anlamları ve içerikleri ile müstakil bir ilim halini almıştır. İslam medeniyeti çağlarında Kuran dilinin ve İslam kültürünün hâkim tesiri ve Kod Kopyalamanın etkisiyle İslam toplumlarına yayılmış ve müştemil bir ilim haline gelmiştir. Bu etkileşime bağlı olarak Osmanlıda nahiv, Türkçe açısından özgün bir disiplin olarak geliş(e)memiş ve Osmanlı nahvi varlığını Arap gramerinin etkisinde ve hâkimiyetinde kalarak sürdürmüştür. Tanzimatta ise Arap nahvi, giderek Fransız cümle anlayışına yaklaşan Türk nahvi (cümlesi ve söz dizimi) üzerindeki etkisini, Fransız grameri ile birlikte devam ettirmiştir. Kitap, Osmanlının yekpare Arapça ve Tanzimatın nispeten Türkçe olan nahiv anlayış ve yaklaşımına, nahvin ışığında perspektifi bakıyor ve etiyolojisi ile ilgili bazı enstantaneler sunuyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
Dünyada küreselleşme gibi birtakım değişimler yaşanırken bilgi teknolojisindeki ilerlemeler ticari yaşama da yansımıştır. Özellikle ulaşım ve iletişimin daha etkin hale gelmesi, hızdaki ilerleme dünyayı ticari bir pazar haline dönüştürmüştür. Bu pazarda ticari alışverişlerin gerçekleşmesinde e-ticaret yeni bir yöntem olarak doğmuştur.
Bu yüzden e-ticaret konulu bir kitap gerekli ve e-ticaretin tanımlanması ve uygulanması açısından önemlidir. Türkiye’de bu konuda yazılmış sınırlı sayıda kaynak bulunmakla birlikte çoğu, e-ticaretin başlangıç aşamasını ortaya koyan kitaplar, bazı uygulamaları ele alan kitaplar şeklinde ayrımlanmaktadır. Bu kitap geçmişteki bilgilerin bir araya getirilerek derlendiği ve güncel konuların da olabildiğince ele alındığı bir kitap olarak değerlendirilmelidir. Kişilerin kolayca e-ticaret konusunu anlamalarını sağlamak için elden geldiğince sade bir dille yazmaya çalışılmıştır. E-ticaret basit bir tanımla dijital ortamın aracı olduğu ve alışverişin dijital ortamdan gerçekleştirildiği bir ticari yöntemdir. Ancak insan yaşamında giderek daha fazla önem kazanmakta ve farklı boyutlarıyla ticari bir ortam olarak yeni dünya düzeyinde yerini almaktadır. Ayrıca bu kitap yapısı itibariyle e-ticaret konusunda hiçbir fikri olmayan bir kişiye dahi temel ve genel e-ticaret bilgisi vermeyi amaçlamakladır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Money laundering phenomenon
The book Money laundering phenomenon – foundations, trends, impact and governance in banking industry explores foundation, models (methods) to measure money laundering, trends, auditing Anti-Money Laundering structures in banking industry, AML risk assessment, impact/effects of money laundering, governance, and regulatory point of view.
The book includes some models that have been used to measure the amount of money laundering, respectively the effect of money laundering in various macroeconomic variables such as economic growth, consumption, investment, government expenditure, export and import. Moreover, there are presented some trends that may dominate in the AML field for coming years.
The strengthening of international cooperation in the field of anti-money laundering have given power to international organisations to recommend mitigating measures, standards and principles and applying them in practise, this is why in the book a special chapter is dedicated to international bodies and organisations to fight money laundering phenomenon.
Due to high importance of the AML risk assessment, as a risk management mechanism framework, a specific chapter is dedicated to it.
A special attention is dedicated to the auditing of AML structures in banking and the role of audit in general to AML field.
Last, but not least, in the book a chapter is dedicated to determinants of informal economy, since money laundering and informal economy are interconnected and needs to be studied as one of the challenges for countries.
We believe our book contributes to current literature on money laundering phenomena and that it is important for bankers, policy makers, strategists, academics, and students.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
Günümüzde insanlar iyi insan olmanın önemini yeterince kavramamış gözükmektedirler. Ve maalesef Allah’a iman eden Müslümanlarda da durum böyledir. Kimisi ibadetlerini tam yapsa da günahlardan uzak duramamaktadırlar. Nitekim eğer ibadetleri kabul olsa idi, onlar günahlardan uzak dururlardı. Bu günahlardan bazıları şunlardır: kul hakkı yemek, adaletsiz yöneticiler, ticarette hile, haksız kazanç, hırsızlık, yalan, zina, faiz, gibi.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, başta İslam üzere olanlar olmak üzere insanlara iyi insan olmanın Allah katında da nasıl makbul olduğunu göstermektir. Nitekim Allah Kur’an da elli küsur ayette namazdan ve tek ayette de (Nur Suresi 31) başörtüsünden bahsederken, iyi insan olmakla alakalı iki yüz küsur ayet vardır. Bu sayılardan da Allah’ın iyi insan olmaya verdiği ehemmiyet anlaşılabilir.
İyi insan; kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan ve kendisine yapılmasını istediğini başkalarına yapan ve de niyeti her daim halis olan insandır. Bu çerçevede yapılan işler ise iyi/hayırlı işlerdir.
Hülasa, umarım bu kitap sizin daha iyi bir insan olmanızda faydalı olur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
Tarih süreci boyunca her topluluk eğitim, çevre, sağlık, ekonomi vb. bazı yerel sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de bu sorunların çoğu hala devam etmektedir. Bu problemler sadece bu tür sorunları yaşayan insanları değil doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanları etkilemektedir. Bu sebepledir ki bu sorunların çözümü sadece sorunu yaşayanları değil, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları ilgilendirmektedir. Bu noktada, çevresindeki sorunlara duyarlı, değişim merkezli, kendini bilen, işbirliğine açık sosyal sorumluluk temelli liderlere çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, insanın içinde bulunduğu toplumla uyum içerisinde yaşayabilmesi için toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu sorunlara çözümler üreten sosyal sorumluluk temelli liderliği detaylı bir şekilde açıklayarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
Tedarik zinciri yönetimi sürecinde önemli bir yeri olan tedarikçi seçimi, işletmelerin aldığı stratejik ve çok kriterli kararlardan biridir. Tedarikçi seçimini doğru yapan işletmeler günümüz yoğun rekabet ortamında rakiplerinin bir adım önüne geçmektedir. Bu kitapta, tedarik zinciri yönetimi, tedarikçi seçimi, bulanık mantık ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan bulanık TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to an Ideal Solution) yöntemi hakkında teorik bilgiler verildikten sonra bulanık TOPSIS yöntemiyle tedarikçi seçimi uygulaması yapılmıştır. Uygulamada bir gıda imalathanesindeki karar vericilerle yapılan mülakatlar sonucunda elde edilen bilgilerden yararlanılarak bulanık TOPSIS yöntemi ile alternatif tedarikçiler değerlendirilmiş ve işletme için en uygun olan tedarikçi seçimi gerçekleştirilmiştir. Kitapta dilsel ifadelerin, sayısallaştırılma yoluyla karar verme noktasında değerlendirmeye katılabilmelerini sağlayarak işletmelere birçok açıdan avantaj sağlayan, bilimsel ve kolay uygulanabilir bir yöntem olan bulanık TOPSIS yöntemi ile tedarikçi seçimi için bulanık ortamlarda grup kararı alınabileceği gösterilmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Editörler: Prof. Dr. Ayla OKTAY
Yazarlar: Prof. Dr. Ayla OKTAY, Prof. Dr. Hoşcan ENSARİ, Prof. Dr. Muhsin HESAPÇIOĞLU, Prof. Dr. Ozana URAL, Doç. Dr. Rengin ZEMBAT, Yrd. Doç. Dr. Münevver MERTOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Necla TUZCUOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Oya RAMAZAN, Yrd. Doç. Dr. Semai TUZCUOĞLU, Dr. Aydın BALYER, Uzm Derya SARI, Araş. Gör. Elif SARICAN ESMER, Araş. Gör. Selma DÜNDAR
Bir öğretmen için eğitim sisteminin yapısını bilmek, meslekî çalışmalarını gerçekleştirirken son derece önemlidir. Öğretmenin başarısı, alan ve meslek bilgisinin yanında sistem içindeki çeşitli görev ve sorumluluklar ve öğretmen olarak alacağı rollerle çok yakından ilgilidir. Sistemin nasıl işlediğinin bilinmesi, öğretmenlerin özlük hakları açısından da önemlidir. Çağdaş insanın tanımında yer alan, hak ve sorumluluklarını bilen insan tanımı, öğretmenlik mesleği için özellikle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi dersi öğretmenlik programlarına bu amaçlarla konmuştur.
Burada istenen, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere eğitim sisteminin yapısı ve okuldaki işleyişle ilgili temel bilgi ve beceriyi meslek öncesi hazırlık aşamasında vermektir. Böylece mesleğe yeni başlayan genç öğretmenler sistemin kendilerinden beklentilerini başarı ile yerine getirebileceklerdir. Alanın uzmanları ve özellikle okul sistemi içinde görev yapan öğretmen/yöneticilerden de yararlanılarak hazırlanan bu kitap, eğitimin tarihsel ve düşünsel temellerinin yanında, eğitim sistemi ve okul yönetimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz yöneticilerin psikolojik özellikleri, eğitimde aktüel konular gibi pek çok konuyu içermektedir. Böylece öğretmen adaylarının kafasında oluşabilecek pek çok sorunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Yeniden Çeviribilim
Yeniden çeviri kavramı, günümüzde çeviri piyasası dinamiklerini hem şekillendiren hem de bu dinamiklerden etkilenen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Türk edebi dizgesinde özellikle 2010’lu yıllardan itibaren yeniden çevirilerin sayısında görülen artış, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturuyor.
Modernist edebiyatın yeniden çevirilerine odaklandığımız bu çalışma, yeniden çevirilerin ürün ve süreç olarak ayrı ayrı değerlendirmesini içeriyor. Bu değerlendirme sonucunda, yeniden çeviri araştırmalarının dayandırıldığı yeniden çeviri hipotezinin günümüz dinamiklerini açıklamadaki yetersizliğinden yola çıkarak, yeniden çevirilerin güncel durumunu açıklamak üzere alternatif bir yeniden çeviri hipotezi ileri sürüyoruz.
Yeniden çeviribilimi, bağımsız bir alan olarak düşünürken, Türkiye’nin bir “yeniden çeviri cennetine” dönüşümünü de mercek altına alan bu çalışma, yeniden çeviriye hem kuramsal hem de uygulamaya yönelik farklı kapılar aralıyor.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde hatırı sayılır miktarda ahşap malzemeyle mamul camiler inşa edilmiştir. Geleneksel yapım teknikleri kullanılarak inşa edilen camilerin bazılarının tarihleri Anadoludaki Türk tarihine kadar ulaşabilmektedir. Genellikle kırsalda yer alan bu camiler çantı tekniğinde ve çoğunlukla çivi kullanılmadan geçme metoduyla bina edilmiştir.
Elinizdeki eser, Sinop merkez ve ilçelerindeki çantı tekniğinde inşa edilmiş 27 köy camisini konu edinmiştir. Tespitlerimize göre bu camilerin dağılımları şu şekildedir: sayıca en çok caminin 8 cami ile Ayancık’ın köylerinde inşa edildiği tespit edilmiştir. Ayancık’ı 5 cami ile Boyabat, 4 cami ile Dikmen, 3’er cami ile Durağan ve Türkeli, birer cami ile Merkez, Erfelek, Gerze ve Saraydüzü ilçeleri izlemektedir. Dolayısıyla çalışmamıza göre Sinop ilinin merkez dâhil bütün ilçelerinde çantı tekniğinde inşa edilmiş köy camilerine halen rastlanılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sosyolojinin İmkânlarıyla Türk Sineması ve Türk Romanları Üzerine Değerlendirmeler
Sinema filmleri ve romanlar toplumun/toplumsal ilişkilerin/toplumsal olguların değişik boyutlarıyla ele alındığı sanatsal formlardır. Dolayısıyla sinema filmleri ve romanları estetik ve sanatsal özelliklerinin yanında toplumsal olanı da içinde taşır. Bu bağlamda Türkiye’nin iki yüz yılı geçkin yaşadığı Modernleşme/Batılılaşma sürecindeki toplumsal değişmenin ilişkilerde/yapılarda ortaya çıkardığı sosyolojinin Türk sinema filmlerine, Türk romanlarına yansıması da kaçınılmaz olacaktır. Bu yansımalardan iç ve dış göç olgusu, kent-kır karşılaşmasıyla ortaya çıkan kültürel yırtılmalar, bu durumların işaret ettiği sosyo-politik ve sosyo-ekonomik yapılanmalar öne çıkan özellikler olarak görülmektedir. Diğer yandan Türkiye’nin siyasal dönemlerine göre bu sanatsal formların aldığı biçimlenmeler, işlediği konular da bu formların kültür yansıtıcısı/yaratıcısı bir aktör olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durumda bir kültür ve sanatsal üretim olarak Türk sinema filmlerinin ve Türk romanlarının incelenmesinde hangi politik perspektife işaret ettiğine, hizmet ettiğine dair bir anlayışa sahip olmak da mümkün olacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İTALYANCA DEYİMLER: ÖĞRETİM VE ÇEVİRİ
Kullanıldıkları toplumun dilsel ve kültürel yapısını yansıtan deyimler yabancı dil öğrenenler açısından kritik bir öneme sahiptir. İmgesel olmaları, anlamlarının mecazi özellikler taşımaları nedeniyle deyimler yabancı dilde öğrenilmesi, çeviri sürecinde çevrilmesi en zor olan dil öğeleri olarak tanımlanır. Deyimlerin bilinmemesi, yabancı dilde okunulan metinleri anlamada ve sözlü iletişimde sorunlar yaratabilir. Bu sorunların çözümü yabancı dil öğretiminde ve çeviri eğitiminde deyim öğretiminin yapılmasına bağlıdır. Buradan hareketle, kitapta genel olarak yabancı dil öğretiminde ve çeviri eğitiminde deyimlerin önemi ve öğretimi, özel olarak da İtalyanca deyimlerin öğretimi ele alınmaya çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Divan Şiirinde Hamamdaki Sevgilinin Estetik ve Edebī Serüveni
“Vay babam sana (feda olsun) sarı (leğen) içindeki beyaz tıfıl. Sanki o, gümüşün üzerindeki altın tozudur.
(Huseyn b. ed-Dahhâk)
Hammamiyeler, Türk edebiyatında önemli bir edebi ve kültürel birikimi içeren hamam konulu şiirlerden oluşmaktadır. Hamamdaki sevgiliye yönelen tahayyül ve arzuları betimleyen hammamiyeler hemcins sevgiliyi konu edinir. Arap şiirinde doğan “el-gazel bi’l-müzekker” denilen HEMCİNS GAZEL tarzı yazılan şiirler, hamamdaki hemcins sevgiliye dair tasavvurları anlatmaktadır. Bu şiirler Klasik Türk şiirinde tür boyutuna ulaşabilmiştir. Bu kitap, konunun temel kaynaklarına inerek ve tabu olarak görülen “hemcins sevgili” olgusunu ilk kez detaylı betimlemektedir. Bu sevgiliyi şairler, vücudunun kusursuz mükemmelliğini resmederek görünür kılarken, bedensel üryanlığını da ön plana çıkarırlar. Böyle sevgili kusursuz endamıyla bir Eros olarak da belirir. Bu şiirler, Eros’un güzelliğine duyulan hayranlığın sevgilinin teninde buluşturulmasının estetik karşılığı olmaktadır. Bu kitapta şairin hamamdaki sevgiliden beklentileri, sevgilinin cinsiyeti dâhil sevgilinin betimine ait her şeyi farklı, orijinal ve sıra dışı betimlemeleriyle bulmak mümkün hâldedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00