KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
₺520,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

Aile İçi Etkileşimler
₺455,00 -

AİLE İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA AİLE İŞLETMELERİ
₺575,00 -

AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
₺390,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE MUHASEBE, FİNANS ve DENETİM
₺380,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
₺405,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
₺235,00 -

AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
₺210,00 -

ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
₺275,00 -

ALES 5 Deneme Sınavı
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
₺195,00 -

Algoritma Test Programları
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
Dağıtım ağları işletmelerin ürün ve hizmetlerini müşterilere başarılı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak içinde bulunduğu sektörde rekabet avantajı elde etmesini sağlayan yapılar olarak kabul edilmektedir. Günümüzde işletmelerin dağıtım ağlarına önem vermelerinin en önemli nedeni küreselleşme sonucu ülkeler arasındaki sınırların silikleşmesi ve işletmelerin dağıtım sürecini daha verimli bir şekilde yürütmek için dış kaynak kullanma yoluna gitmeyi tercih etmesidir. İşletmeler, dağıtım ağlarında kendilerini olumsuz etkileyebilecek risklerin meydana gelme olasılığını azaltmak veya meydana gelse dahi etkisini en alt düzeye indirmek için risk yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Bu kitabın temel amacı dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi kavramını ana hatlarıyla açıklamak ve örnek uygulamalar üzerinden işletmelerin risk yönetimi sürecini nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de dağıtım ağı operasyonel risk yönetimiyle ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kitap demir-çelik sektörü üzerinden dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi sürecinin nasıl uygulanması gerektiğini göstermektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
SULTÂNÜL-EVLİYÂ EBÛ SAÎD-İ EBÜL-HAYR
Kurân ve sünnet anlayışı istikâmetinde taviz vermeden bir hayat yaşayan Sultanül-Evliya Ebû Saîd-i Ebül-Hayr, X. yüzyılın son yarısıyla, XI. yüzyılın ilk yarısında Gazneliler ve Selçuklular döneminde, İranın Horasan bölgesinde yaşamıştır. Daha çocuk yaşlarda tasavvufî hâl ile yoğrulan bu ünlü sûfî, yaşadığı muhitte önemli bir makâm kazanıp zâhir ilimleri bırakarak tamamen tasavvufa yönelmiştir. İnsanları, yaşadığı tasavvufî hâl ve Allaha duyduğu muhabbetle ilâhî hakikatlere davet eden Ebû Saîd, Sultan Tuğrul ve Çağrı Beylerle görüşmüş, kendilerine nasihate bulunmuştur.
Ebû Saîdin en önemli özeliklerinden birincisi, Heme ost (Her şey Odur) sözünü tasavvuf tarihinde ilk kez kullanan zat olmasıdır. İkincisi, tekke âdâbının ilk defa kendisi tarafından tespit edilmesidir. Üçüncüsü ise, tasavvufî şiir söyleyen ilk mutasavvıflardan biri olarak kabul edilmesidir. Gerek yaşayışıyla, gerekse düşünce ve fikirleriyle Mevlânâya benzetilmiştir. Vaaz ve sohbetlerinde daima şiir ve rubâî okumuş, semâ meclisleri düzenlemiş, birçok muhalifinin yanı sıra çok sayıda insan kendisine intisap etmiştir. Ünü Horasan ve İranın her tarafına yayılan bu sûfînin türbesi halen de ziyaretçilerin akınına uğramaktadır.
Bu çalışmanın Ebû Saîd gibi mühim bir mutasavvıfın hayatını, menkıbelerini ve tasavvufî düşüncesini öğrenmek isteyenlere bir nebze katkıda bulunulacağını ümit ediyoruz.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerde Altıncı Büyük Tartışma
Uluslararası İlişkiler sadece ele aldığı konular ve konuları ele alış şekli ile değil, disiplinin nasıl ortaya çıktığı ve geliştiğine yönelik anlatı, neyin teori olup neyin olmadığına karar verilmesi, hangi kavramın uluslararası ilişkilere ait olduğuna hangisinin olmadığına yönelik tespit, araştırma konularının nasıl ve hangi yöntemle çalışılacağının belirlenmesi ile de Batı-merkezli bir disiplin olagelmiştir. Disiplinin hegemonik, dar görüşlü ve hiyerarşik bir yapı sergilenmesinde doğrudan rol oynayan bu somut durum, bu kitapta Uluslararası İlişkilerin altıncı büyük tartışması olarak adlandırılan Statükocular-Yenilikçiler tartışması bağlamında incelenmektedir. Uluslararası İlişkiler literatürünün son 40 yıllık birikimi içerisinde önemli bir yer kaplayan altıncı büyük tartışma, ana akım teorilerin evrensellik iddialarına yönelik eleştiriler ile başlamış, Batı-dışı teori ve kavram geliştirme çabası ile devam etmiş ve bugün gelinen gerçek manada merkezsiz, küresel ve kapsayıcı bir teorik yapının inşa edilmesinin gerekliliği üzerine yoğunlaşmıştır. Bu kitapta, altıncı tartışmanın taraflarının iddiaları ve disiplindeki mevcut durum bağlamında çoğulcu, küresel ve merkezsiz bir teorik yapının mümkün olup olmadığını sorgulanmaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
New Topics in Organizational Behavior
Globalization and related technological developments have increased competition and put organizations in a struggle to survive in an extremely difficult market condition. Organizations adopt their technologies and infrastructures to today’s conditions to gain a sustainable competitive advantage and maintain their existence. However, all these efforts of organizations are easily imitated by rival companies and may cause the loss of competitive advantage.
The resource-based view provides additional information that strategic human resource is the scarce, valuable, inimitable and non-substitutable resources of organizations, thus enabling them to gain a competitive advantage. According to this view, the competitive advantage of the organization is achieved by combining valuable internal resources. Nowadays, sustainable competitive advantage is provided not by environmental factors or physical capital but by human capital (employees) efficiency. In this context, the attitudes and behaviors of employees who make up human resources are important for their organizational success. Many studies emphasize that positive attitudes and behaviors (e.g. innovative work behavior, work engagement, job satisfaction) in employees have important contributions to the success of the organization, while similarly negative attitudes and behaviors (e.g. organizational silence, turnover intention) are one of the main reasons for the failure of the organization.
In our book, literature has been created on the definition, antecedents, and organizational results of new and current concepts that are newly conceptualized in the literature and are still in their infancy. It is considered that this cumulative literature within the book will be a source for future studies on these subjects and will provide important insights for practitioners.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
Göç, tarih boyunca toplumları etkileyen ve değiştiren önemli sosyolojik olgulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel sürece bakıldığında, birden fazla neden ve zaman diliminde, farklı göç olayları toplumları derinden etkilemiştir. Göç hareketleri içinde sosyolojik olarak en dikkat çeken unsur uluslararası emek göçüdür. Son dönemlerde, özellikle göç konusunun farklı alanlarla beraber, disiplinlerarası boyutta ele alındığı bilinmektedir. Bu alanlardan biri de, sinema olarak karşımıza çıkmaktadır. Göçün sosyolojik yapısallığı, toplumsal dinamiklerle ilgili olgular içermesi; sinemanın ise toplumsal realiteden yola çıkarak kendini betimlemesi, bu noktada sosyoloji (göç hareketleri, toplumsal yapı vb.) ve sinemasal anlatımın yollarının kesişmesine yol açmaktadır. Bu kitapta Türk işçi göçü, sosyolojik kavramlar ekseninde filmler yoluyla ele alınmıştır. 20 filme ait analizlerin yer aldığı çalışma, görsel sosyoloji kapsamında göç ve sinema arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
Bu kitabın amaçlarından birisi, elektroanalitik kimyanın temellerini ve modern tekniklerini (voltametri, potansyiometri, kulometri ve kondüktometri) öğretmek ve bu sayede, istenilen analizleri doğru, güvenilir hassas ve kolay bir şekilde gerçekleştirmektir. İyi analiz sonuçlarının alınabilmesi ve bunlarn doğru değerlendirilmesi ancak elektroanalitik kimyanın ve bunların temel eşitliklerinin iyi bilinmesi, anlaşılması ve uygulanmasıyla mümkündür. Elektroanalitik kimya enstrümental analiz, analitik kimya kitaplarında bir bölüm olarak yer almıştır. Oysaki, sadece elektroanalitik kimya ve uygulama örneklerinin kapsamlı olarak anlatıldığı Türkçe kitaplar az sayıdadır. Bu nedenle, çok sayıda Türkçe ve yabancı kaynaktan (kitap, literatür vb.) yararlanarak hazırlanan bu eserin diğer bir amacı ise, lisans öğrencilerine ve özellikle lisans üstü öğrenim gören öğrencilere faydalı olmaktır. Özellikle lisansüstü öğrenim gören öğrenciler, bu ve benzeri eserlerle anlatılan tekniklerin teorisini ve uyguluma örneklerini iyi öğrenerek, yapacağı araştırmalarında ve mesleklerindeki deneysel uygulamalarında (analizlerinde) faydalanacaktır.
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
Erken Cumhuriyet döneminde kadın haklarında kaydedilen gelişmelerle kadınların eğitim seviyeleri yükselmiş, toplumsal ve ekonomik alanlarda kadınların görünürlüğü artmıştır. Kadınların iş hayatında varlığını belirginleştiren öğretmenlik, hemşirelik gibi meslekler dışında, bu dönemden itibaren yeni bir meslek dalı olarak tercih edilmeye başlanan daktilograflık; basın hayatında ve edebiyat dünyasında “daktilo kız” adıyla derin izler bırakmıştır.
1920’lerden 1960’lara kadar daktilo kızlara odaklanan eserlerin çevrilerek gazete ve dergilerde yayımlanması, dönemin ünlü yazarlarının daktilograf olarak çalışan kadınlarla röportajlar yapması, daktilo kızların hayatını anlatan romanların ve hikâyelerin yazılması, daktilo kızları betimleyen şiirler kaleme alınması basında olduğu gibi edebiyatta da meslek sahibi kadın karakterlerin temsilinin çoğalmasına vesile olurken “daktilo kız” tipinin kültür hayatımızda önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Bu kitapta, birkaç çalışma dışında incelenmemiş bir konu olan “daktilo kız” tipi, hikâye türü özelinde ele alınmıştır. Çalışmanın ana çerçevesini yazarların kitaplaşmış hikâyeleri ile süreli yayınlarda kalan hikâyeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın teorik zemininde ise Foucault’nun iktidar üzerine ortaya attığı görüşler bulunmaktadır. Bu bağlamda daktilo kızların öne çıkan özellikleri ve iktidarla kurduğu ilişki biçimleri Foucault’nun teorileri çerçevesinde incelenmiştir.
Kitabın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında kadınlar üzerine yapılan çalışmalara katkı sağlaması ve emeğiyle iş hayatında ayakta durmaya çalışan kadınlara ilham olması temenni edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ombudsman Teorisi ve Karşılaştırmalı Ülke Uygulamaları
Bu kitap, karşılaştırmalı bir perspektifle dünyanın tüm kıtalarından belirli nitelik ve özelliklerine göre seçilmiş ülke ombudsmanlarını konu edinmektedir. Ülke ombudsmanları ele alınırken, ombudsmanlar yapısal-kurumsal ve işlevsel yönlerine bağlı olarak belirli kriterlere göre karşılaştırılmıştır. Kitapta, özgün bir şekilde ombudsman teorisinin analizine dair bölümlere de yer verilmiştir.
Kitap, editörlü bir eser olarak farklı üniversitelerden birçok akademisyenin bölüm katkıları ile hazırlanmıştır. Ayrıca kitapta dünyanın tüm kıtalarından 16 farklı ülkenin ombudsman örnekleri incelenmiştir. Bu durum çalışmaya özgün bir kimlik de kazandırmaktadır. Nitekim Türk kamu yönetimi literatüründe ilk defa bir kitap, bütüncül ve kapsamlı olarak dünyada farklı ombudsman incelemelerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
Kitapta, ülke ombudsman örnekleri ele alınırken, İngilizce ve Türkçe olarak bilimsel kitaplar ve makaleler, konferans bildirileri, bilimsel nitelikteki raporlar, ülke ombudsmanlarının resmi rapor, yayın ve bültenlerinden yararlanılmıştır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BELEDİYELERDE HİZMET KALİTESİ VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Günümüz dünyasında her alandaki koşulların değişim ve gelişimine paralel olarak bireylerin yaşam alanlarındaki ihtiyaçları ve çevrelerinden beklentileri de farklılaşmış ve değişmiştir. Bu noktadan hareketle, farklılaşan ve çeşitlenen insan ihtiyaçlarının karşılanmasında yerel yönetimlerin oynadığı rol ve önemi göz ardı edilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Harran Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü (HÜBAK) tarafından desteklenen “Şanlıurfa Belediyesinin Sunmuş Olduğu Hizmetlerin Kalitesinden Duyulan Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi” isimli projeden elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan bu çalışma ile belediye sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların belediye ile ilgili düşüncelerinin, yönetime yönelik algılarının ve sunulan hizmetlerden duyulan memnuniyet düzeyinin belirlenerek belediyelere hizmet kalitesinin arttırılması ve hizmet niteliklerinin değiştirilmesi gibi kararlarda karar vericilere rehberlik edeceği düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
“İyi bir yönetim nasıl olmalı?” sorusu, yeryüzünde belki de bütün zamanlarda ve toplumlarda insanların kafasını meşgul eden en önemli soru olmuştur. Yönetim, sadece matematiksel formüllerle ifade edilebilecek standart eylemler dizisi değildir. Merkezinde insan olmasından dolayı yönetimin kültürel ve ahlâkî bir zemini bulunur. Ancak günümüzde Machiavelli’e rahmet okutturan, değerlerin rantına meftun olan modern politikacılar, iktidarlarına meşruiyet kazandırmak için ahlâkı siyasete kurban ettiler. Ortaya çıkan siyasal ahlâksızlık, bir yandan sosyal sistemler üzerinde büyük yaralar açarken, diğer yandan siyasi sistemlerin bile taşıyamayacağı ağır bir yük haline geldi. Bütünüyle bir tehdit unsuruna dönüşen bu siyasal ahlâksızlığın doğurduğu nizamsızlık hali, aslında insan odaklı bir yönetim kültürünü ve devlet ahlâkını gerekli kılmaktadır. Burada en büyük sorumluluk devlete aittir. Devlet, ahlâklı bir yönetim sergileyen, hakkı tesis ederek vicdanları huzura kavuşturan, aynı zamanda sahip olduğu güç ile ahlâkı koruyan bir kurumdur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Social Media Its Impact and Its Use
The rise of the Internet has brought social media into our lives. In one way or another, a huge portion of the population utilizes social media daily. Yet many fail to consider the impact of social media in their lives. To what extent has social media changed your life? Are there sides to it that we are unaware of? The analysis of social media may seem straightforward on the outside, however, research has revealed its multifaceted impact. What is the difference between active and passive users? Has social media increased our tolerance? How has social media changed the landscape for businesses? What type of algorithms are used to decide what appears on a users newsfeed? These questions as well as many others are addressed in this book. The book also provides different worksheets that help the reader implement what is discussed and to become aware of how they utilize social media in their lives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
Günümüzde insanlar iyi insan olmanın önemini yeterince kavramamış gözükmektedirler. Ve maalesef Allah’a iman eden Müslümanlarda da durum böyledir. Kimisi ibadetlerini tam yapsa da günahlardan uzak duramamaktadırlar. Nitekim eğer ibadetleri kabul olsa idi, onlar günahlardan uzak dururlardı. Bu günahlardan bazıları şunlardır: kul hakkı yemek, adaletsiz yöneticiler, ticarette hile, haksız kazanç, hırsızlık, yalan, zina, faiz, gibi.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, başta İslam üzere olanlar olmak üzere insanlara iyi insan olmanın Allah katında da nasıl makbul olduğunu göstermektir. Nitekim Allah Kur’an da elli küsur ayette namazdan ve tek ayette de (Nur Suresi 31) başörtüsünden bahsederken, iyi insan olmakla alakalı iki yüz küsur ayet vardır. Bu sayılardan da Allah’ın iyi insan olmaya verdiği ehemmiyet anlaşılabilir.
İyi insan; kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan ve kendisine yapılmasını istediğini başkalarına yapan ve de niyeti her daim halis olan insandır. Bu çerçevede yapılan işler ise iyi/hayırlı işlerdir.
Hülasa, umarım bu kitap sizin daha iyi bir insan olmanızda faydalı olur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
İktisadi entegrasyonun en önemli unsurlarından olan “finansal entegrasyon” küreselleşmenin ve teknolojinin 1970 sonrasında hızlanmasıyla daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin ihtiyacı olan sermayeye ulaşabildikleri ya da fazla olan sermayelerini değerlendirebildikleri sermaye piyasalarının entegre olmasıyla ciddi bir arz-talep dengesizliğinin de önüne geçilebilmektedir.
Bu yüzden bu kitapta Türkiye’nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir üyelik için sürdürdüğü uzatmalı ilişkisi Avrupa Birliği ile olan finansal entegrasyon süreci incelenmiştir. Küreselleşmenin ve “aday ülke” statüsünün meydana getirdiği koşullardan sağladığı avantaj ve uğradığı dezavantajlardan bahsedilmiştir.
Finansal entegrasyonu açıklamaya çalışan iktisadi teorilerden başlayarak Avrupa Birliği finans piyasaları ile Türk finans piyasalarının uyum süreci, farklılıkları ve gelecekteki potansiyel kazanımları incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
Teknolojinin büyük bir hızla gelişmeye devam ettiği günümüzde üzerinde yaşadığımız dünyayı değiştirebilecek bir endüstriyel devrimin şafağında bulunmaktayız. Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi, adı verilen bu dönüşüm birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terimdir. Bu dönüşüme dair tartışılan ilk ve en önemli konu şüphesiz insan-teknoloji ilişkisidir. Bunun yanında, dönüşümün beraberinde getireceği fırsat ve tehditleri doğru bir şekilde analiz edebilmek, risk veya tehditlere karşı önlemler almak, fırsatları ise değerlendirilebilmek büyük bir önem arz etmektedir. Zira önceki devrimlerde olduğu gibi günümüzde de her bir yenilik ve dönüşüm, piyasada emeğin payını azaltabilmektedir. Bu dönüşümle birlikte bazı iş kolları faaliyet alanını genişletirken, bazı iş kolları ortadan kalkacaktır. Sanayi Devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 dönüşümü bu kitapta sektör çalışanlarının iş ve kariyerleri bağlamında irdelenerek farklı bakış açılarının zenginliği ile okuyucularına sunulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Gotik Okumalar
Siyah, ölüm, kasvetli mekânlar
Gotik nedir? Neyi ve neden gotik tanımlarız? Edebiyatta, sinemada ve sanatta yer alan Gotik kendini nasıl gösterir?
Peki ya çağdaş eserlerde Gotik nasıl işlenir?
Bütün bu sorulara türlü okumalarla cevap vermeye çalışmış kolektif bir eser Türkçe olarak derlendi ve sizlerin beğenisine sunuldu. Türk okuruna uzak olduğu söylenen, Gotik denen bu tekinsiz türün ilk örneklerinden çağdaşlarına göz atmaya ve uzun bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?
₺275,00
KİTAP TANITIMI
EKOLOJİK KRİZ
Bugün tüm canlı ortamları ontolojik olarak bir yok oluş riski ile karşı karşıyadır. Ekoloji üzerinde oluşan baskı artık doğanın daha fazla kaldıramayacağı bir noktaya ulaşmıştır. Artık doğanın metabolik dengesi aşılmıştır ve ekolojik kriz denilen fenomen ortaya çıkmıştır. Ekolojik kriz binlerce yıldır süregelen, insan-doğa ilişkilerinin bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmıştır. Dolayısıyla ekolojik kriz ekolojiyi sadece biyolojinin bir konusu olmaktan çıkarmış, birçok bilimsel disiplinin araştırma alanı haline getirmiştir.
Bu kitap, ekolojik krizin nedenlerini insanın doğayla kurduğu ilişkide, insanın doğayı algılama biçiminde, inşa ettiği toplumsal yapıda, bu toplumsal yapılardaki kültürel ve etik değerlerde, psikolojik ve bilişsel sistemlerde, ekonomik üretim ilişkilerinde ve siyasal örgütlenme biçimlerinde aramaktadır. Bu eser, ekolojik krize insan-merkezli yaklaşımlar sunan, sadece insanların refahını arttırmaya veya sadece “doğanın güzelliklerini” korumaya çalışan sığ yaklaşımlardan farklı olarak ekoloji-merkezli bir bakışa sahiptir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00