KİTAPLAR
EN YENİLER
-

MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
-

MARDİN ABBARALARI
₺300,00 -

Marginal Women in Theatre
₺300,00 -

Marka Konumlandırma ve Algılama
-

Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
₺405,00 -

Markaların Sosyal Medya Yönetimi
-

Markalaşalım
₺440,00 -

MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
₺325,00 -

MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
₺260,00 -

MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
₺340,00 -

Maskeli Medya
₺275,00 -

Mecdi Sadreddin Sayman’ın Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺300,00 -

MECMUA-İ NEZÂİR
₺550,00 -

Mecmûatüs-Sanâyi
₺820,00 -

Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
₺235,00 -

Medikal Turizm ve Ekonomik Yönü
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kentbilim Öğretileri
Şehri anla(t)maya çalışmak!… Dünyanın en karmaşık yap-bozunu tamamlamaktan daha zor bir mesele gibi. Günümüze kadar şehirler için yazılmış eserler kütüphanelere sığmaz. Bununla birlikte “Şehir neresidir?” Sorusuna verilmiş ortak bir yanıt bulunamamıştır. “Şehirlerin silüeti, içinde yaşayan insanların suretine bürünür.” İnsanlar nasıl ki aynı değilse, insanların şehirleri de aynı değildir. Her şehrin; kendisini farklı kılan bir ruhu ve özgün yaşamı vardır. Şehirler nev-i şahsına münhasırdır. Kır-kent sınırlarının muğlaklaştığı, kentin yakın uzak çevresini dönüştürdüğü, kırsal yaşayışın yitirildiği ve kentle aynılaştığı, kentli yaşamın dahi farklı dönemlerin birikimleri ile dönüştüğü süreçte, kentin coğrafi karakterlerini ve sınırlarını tayin bir kat daha güçleşmiştir.
Bireyci, otorite yoksunu, olumsuz, yıkıcı, bağlamda entropik bir aygıt olan şehri; ampirik ve analiz düzeyinde, değerlendirmek için şehre bağımlı, Coğrafya ve diğer tüm disiplinlerin kentsel ağı okumak için bir kentbilim ağ mimarisi inşa etmesi doğaldır. Kentle ilgili bilimler ağının kümelenmesi sonucunda kent; belki anlaşılabilir(!) Kentbilim; kentsel tasarımı çözümlemek için bilimsel tasarımın ortak aklına olan ihtiyaçtan ortaya çıkmış bir yaklaşımdır. Sadece temel başlıklar bile birkaç cilt kitaba konu olabilir. Kitap bu başlıklardan bir kaçına değinme cesaretinin ürünüdür.
Kent; bir yaşam ekosistemidir ve “ancak, hayatın evrimi, mekânı dönüştürür.”
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
This book presents a vivid portrayal of an apocalyptic and catastrophic future, focussing on the consequences of humanity’s misuse of natural resources through the lens of ecocriticism. Compromising ten chapters, the book explores the concept of the ecological crisis as depicted in contemporary literature, particularly in novels and theatrical plays. The chapters feature works from British, American, and Canadian literature by scholars offering fresh perspectives on ecocriticism. Each part examines humanity’s survival stories set in contemporary contexts, often within the genres of science fiction and apocalyptic fiction, serving as warnings about a potentially devastating future. The book underscores the catastrophic outcomes and potential of chaos that could arise from humanity’s exploitation of natural resources. As the chapters unfold, these diverse scholarly contributions raise awareness of a global issue while illuminating the interconnected fates of nature, society, and humanity underscoring the urgent need for change before this impending crisis becomes a harsh reality.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
40 Soruda Lübnan
Tarihten günümüze kadar Lübnan; kültürel çeşitliliği, karmaşık toplumsal yapısı ve yaşadığı iç savaşla dikkat çeken ülkelerden biridir. Küçük bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen dinî, kültürel, etnik ve siyasi açıdan zengin bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, çok mezhepli siyasi sistemi nedeniyle kırılgan bir yapı sergilemektedir. Lübnan’ı anlamak, yalnızca bugünkü siyasi yapısını incelemekle değil; tarihsel arka planını, sosyolojik dinamiklerini ve bölgede yaşanan gelişmelerle şekillenen kimliğini bütüncül bir şekilde ele almakla mümkündür.
“40 Soruda Lübnan” başlıklı bu kitap, iç savaştan bu yana yaralarını saramayan Lübnan’ın karmaşık yapısını okurlara daha sade bir biçimde sunmayı ve ülkeye dair önemli temel bilgileri, her bir soru eşliğinde açık bir dille aktarmayı amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kimlik Politikası
Türklük ve Türk kimliği merkezli yayınların her geçen gün sayısı ve niteliği artmasına karşın Türkiye merkezli Türk kimlik politikasına yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Kültür Politikası çalışan akademisyenlerin sayısındaki sınırlılık ve alanın güncel politikadaki etkisi gibi çeşitli faktörler konuya ilişkin yayınların sayısını azaltmaktadır. Türk folkloruna yönelik çalışma yapanların ise anı yakalamaktan ziyade ölü metinler üzerinden kronikleşen sancılı yayın anlayışı onları bu alandan uzak tutmaktadır. Konuya ilişkin belirtilen problemlere karşın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının an itibarıyla kendilerini nasıl tanımladıklarını anlamanın en sağlıklı yolu yüz yıllık süreçte izlenen politik kabul ve retlerdir. Çalışma bu kapsamda dünden bugüne gelinceye kadar izlenen kimlik politikasını bir anlamda özetlemeyi ve ilerleyen yıllarda konuya ilgi duyacaklara ipuçları vermeyi hedeflemektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Çalışmanın içeriği Amerika Birleşik Devletleri’nde ifade ve düşünce özgürlüğünün kapsamı ile bu hakkın kullanımına ilişkin ülkede uygulanan standartlardır. Bu kapsamda ABD’de ifade ve düşünce özgürlüğünün temelini oluşturan Ek Madde-1 (First Amendment) ile Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin hakkın kullanımına ilişkin içtihatları ve geliştirdiği testler ele alınmıştır.
İfade ve düşünce özgürlüğünün kullanımı ülkelerin mevcut rejimleriyle yakından ilgilidir. Demokratik sistemlerde bu hakkın sınırlandırılması ancak anayasada belirtilen durumlarda geçerli iken, otoriter düzenlerde ise hakkın sınırlandırılması çoğu zaman keyfi ve anayasal temelden yoksundur. İfade ve düşünce özgürlüğü için her durumda geçerli olan “mutlak ve kesin” ilkeler olmasa da bu hakkın kullanımı rejimin özgürlükler karşısında aldığı tutum ve dönemsel olaylarla (savaş, terör olayları, doğal felaketler… vb.) da yakından ilgilidir. Bu nedenle, çalışma da ABD’nin dönemsel olarak yaşadığı buhranlar da ele alınmış ve bu kriz dönemlerinde ifade ve düşünce özgürlüğünün kısıtlamasına temel teşkil eden “objektif sınırlandırmalar” ve kanunlar örnek vakalarla birlikte incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
Bu kitap, parlamentolarda diasporaların temsilinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı önemli bir çalışma olarak ciddi bir boşluk dolduracaktır. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan seçmenlere oy kullanma hakkını yaygın olarak kullandırmaya başladığı 2014 yılından beri giderek artan katılımla beraber parlamento temsil hakkının da tartışılmaya açıldığı dönemde gelecek için ışık tutacak bir çalışma olacaktır.
Mehmet KÖSE
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) eski Başkanı
Sağlıklı bir diaspora politikası olmayan devletler genelde sağlıklı bir göçmen politikası da üretemezler. Göç olgusunun her geçen gün arttığı bir dönemde diasporanın temsili meselesi Türkiye için kilit konulardan birisidir. Bu kitap karşılaştırmalı bir açıdan Türkiye için örnekler sunmakta ve diasporanın mecliste temsilinin sistemsel, hukuksal ve siyasi olarak nasıl mümkün olabileceğine dair kapsamlı bir yaklaşım geliştirmektedir. Türkiye’de alanında ilklerden olan bu kitabı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerle hem teorik hem de pratik olarak ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN
Center for Global Policy, Washington DC, ABD
₺315,00
KİTAP TANITIMI
BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
Önsözden
Tüm bu çalışmalarımda gözlemlediğim ilk konu, teknolojik gelişmeler ve müşteri ihtiyaçları nedeni ile nakit yönetimi dünyasının hep dinamik olduğudur. İkinci konu ise, finansal okuryazarlık konusunda özellikle küçük işletmelere ve hane halkına yönelik çok fazla çalışma yapılması gerekliliğidir. Türkiye özelinde sermaye piyasalarının gelişimi adına, işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği adına nakit yönetiminin finansal yönetimin altındaki en önemli başlık olduğu kanaatindeyim. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin Facebook’un piyasa değerinden düşük olmasının nedeni Türkiye’deki işletmelerin, bankacılık sistemi dâhil, ölçeğinin küçük kalmasıdır. Bunun nedeni ise, başta KOBİ’lerde finansal yönetim ve nakit yönetimi esaslarına olan hâkimiyetin düşüklüğüdür. Uluslarararası bir finans merkezi olmak isteyen İstanbul’un Avusturya İktisat Okulu, Wharton, Harvard Business School, London School of Economics gibi bir iktisadi yönetim ekolü (doktrini, okulu) olması gerekliliğine inancım doğrultusunda, bu ilk kitabımda deneyimlerimden hareketle nakit yönetiminin önemini aktarmaya çalıştım
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
Sosyal hizmet, insanların sağlık ve iyilik halinin geliştirilmesinde, kendilerine daha yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin önlenmesinde, aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin, ailelerin, grupların veya toplulukların sosyal görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olan; uygulamalı bilim ve yüzyılımızın önemli mesleğidir. Dünyada olduğu gibi Türkiyede de mesleğin belirli alanlarda uzmanlaşması (mesela aile, engelli, yaşlı, grup terapisi, okul sosyal hizmeti gibi) olacaktır.
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar kitabı, giriş niteliğindedir ve tanımda yer alan bilgileri içermektedir. Disiplin, insan problemlerine yönelik çözümler önerirken, meslek ise çözüm önerilerini birey, aile ve grup üzerinde uygulama imkânı bulur. Amaç, mikro, mezzo ve makro düzeyde insanların psikososyal işlevlerini yerine getirmelerine ve refahlarının arttırılmasına yardımcı olmaktır. Hedefi güçlü, bağımsız, mutlu, huzurlu bireyler ve aileler; refahlı, her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları karşılanmış toplum meydana getirmektir. Koruyucu-önleyici, geliştirici ve rehabilite edici işlevleri yürütür.
Kitapta sosyal hizmetin hangi felsefeden yola çıktığı, ne zaman ve niçin disiplin haline geldiği, nasıl bir meslek olduğu, eğitimi, meslek elemanlarının çalıştıkları kurumlar ve yaptıkları işler hakkında bilgiler sunulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
Covid-19 salgını ile birlikte ülkeler için sağlık sektörünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Gelecek dönemlerde ülkelerin sağlık sektörüne yönelik radikal değişimleri sağlayacak büyük yatırımlar yapmalarının kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir. Sağlık sektörünün artan önemi ile birlikte sektöre ait muhasebe ve finans konularının da günümüz koşullarında tekrar değerlendirilmesinin faydalı olacağı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda günümüzde hasta ve sağlık verilerinin tüm kesimler için artan önemi dolayısıyla muhasebe bilgi güvenliği meselesi kitapta bir bölüm olarak ele alınmıştır. Sağlık sektörünün geleceğe yönelik büyüme potansiyeli düşünüldüğünde sağlık sektörüne dönük finansal yönetim konularının önemli olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada, yatırım değerleme yöntemleri ve sağlık sektöründe finansal kiralama olmak üzere iki ayrı bölüm yer almaktadır. Güçlü sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan güvenli finansal bilginin sağlanmasını sağlayan iç kontrol ve iç denetim olgusu çalışmanın diğer bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu çalışmanın bir bölümü ise sağlık sektöründeki muhasebe işlemlerinin Uluslararası Muhasebe Standartları açısından nasıl ele alınması gerektiğine ayrılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASILAŞMA VE BÜYÜME
Küreselleşme eski mi? yeni mi? tartışmaları sürerken, piyasalarda uluslararası hareketliliğin arttığı izlenen bir gerçektir. Bu uluslararasılaşma süreci ise ülke ekonomilerinde birçok yapısal değişimlere sebep olmaktadır. Nihai gayesi ekonomik büyümenin sağlanması olan ülkeler, uluslararası hareketlilikten kazançlı çıkmanın yollarını aramaktadırlar. Bu amaçla özellikle 1980li yıllardan sonra içlerinde Türkiyenin de olduğu serbest piyasa düzenini tercih eden ülkelerin artması, dışa açık büyüme politikalarının da artmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak uluslararası hareketlilik artmış, bazı ülkelerin diğer ülkelere göre neden daha hızlı büyüdüğü ve benzer kaynak yapısına sahip ülkeler arasında neden büyüme hızlarının farklılık gösterdiği gibi sorular ortaya çıkmıştır. Bu soruların cevapları ülkelerinliberalleşme ve gelişmişlik düzeyi çerçevesinde aranmaya başlanmıştır. Bu çalışmada uluslararasılaşma sürecinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelenerek, bazı ülke ve ülke gruplarının uluslararasılaşma düzeyleri ile ekonomik büyüme seyirlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kissa-i Musa
Kıssa-i Mûsâ ʿaleyhi’s-salâtü ve’s-selâm, kısaca Kıssa-i Mûsâ, Süleymaniye Kütüphanesi, Giresun Yazmalar Bölümü’nde (nr. 203) kayıtlı 54 varaktan meydana gelen bir yazma içerisinde bulunmaktadır. Bu yazmanın 13 satırlık ilk 45 varağında nesih yazı tipi ile yazılmış bu eser, Musa Peygamber’i konu edinen bildiğimiz diğer kıssalardan farklı olarak düzyazı türünde yazılmıştır. Metnin sonuna düşülen H 982 (MS 1573) tarih kaydı ise eserin 16. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Yazmanın diğer sayfalarında, muhtelif konularda yazılmış bazı notlar bulunmaktadır. Burada cülus törenlerinde adı geçen padişahlar ve bazı özel adlar olmakla birlikte müstensihin adı tespit edilememiştir. 16. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi özellikleri gösteren metinde, sade ve anlaşılır bir üslûp kullanılmış; sıklıkla konuşma cümlelerine yer verilmiştir. 16. yüzyıla ait Kıssa-i Musa’da, Rabguzî’nin Kısasü’l-Enbiya adlı eserinden bu yana karşılaşılan bir anlatım tarzı uygulanmış; eser, müellifi tarafından Kur’an ayetleriyle desteklenerek kaleme alınmıştır. Günümüz Türkçesine aktararak okuyucuların dikkatine sunduğumuz bu eserin hazırlanmasındaki öncelikli amacımız Türk Dili alanında yapılan çalışmalara katkı sunabilmektir. Bunun yanında, çalışmamızın Anadolu sahasında yazılmış dinî metinleri içerik bakımından ele alan incelemelere de katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
II. Abdülhamid Han Devri Önemli Restorasyonları: Şam Emevi Câmii ve Selanik Ayasofya Câmii
XIX. yüzyıl “Osmanlı Devleti”nin en uzun yüzyılı olarak tanımlanır. Osmanlı için en hareketli, en yorucu ve en sancılı uzun bir asırdır XIX. yüzyıl. Bu asrın son çeyreğinde tahta oturan Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca yürüttüğü iç ve dış politika ile devleti en zorlu dönemlerinde ayakta tutmayı başarmıştır. Siyasi olaylara paralel 1894 İstanbul Depremi, merkezden uzak şehirlerde meydana gelen büyük yangınlar gibi doğal afet ve felaketler de onun döneminde meydana gelmiştir. Bu eser onun devr-i saltanatında meydana gelen iki büyük yangın ve onlardan etkilenen iki tarihi önemi haiz cami olan Şam Emevî Câmii ve Selanik Ayasofya Câmiinin hasarlarını ve yangınlardan sonra restorasyon süreçlerini birinci el kaynak olan arşiv belgeleriyle ele almaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
Tarih boyunca jeopolitik konumu sebebiyle önemli şehirlerin başında gelen Bitlis, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bitlis’in merkezinde tepelik bir alan üzerinde bulunan Bitlis Kalesi ise bölgedeki kültürel birikimin en önemli temsilcilerindendir. Şehre hakim bir konumda bulunan içkalede 2004 yılında başlayan kazı çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Yapılan çalışmalar neticesinde Bitlis tarihine ve kültürüne dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bitlis’teki en eski yerleşimlerden birinin de olabileceği düşünülen kale hakkında Evliya Çelebi seyahatnamesinde oldukça kapsamlı bilgiler bulunmaktadır. Çalışmamızda 2023 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmaları ile bu çalışmalar neticesinde ele geçirilen çini, seramik, metal, cam ve kemik objelerin tanıtılması amaçlanmıştır. Daha önceki kazı çalışmalarının mevcut verilerle harmanlanarak ele alındığı bu yayında Bitlis Kalesi yerleşimi somut olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
Akademik çevrelerin hep sıradan insanların sorunlarına uzak olmasından yakınılır. Haklı olunan taraflar olsa da, bu iddiaya tamamen katılmak mümkün değildir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenler, hem sahada hem de teoride halkın içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Sosyal Antropoloji, sosyal bilimler arasında en ön sıradadır. Ben de bir sosyal antropolog olarak, gündem olup çeken ve hakkında değer bulduğum konularda târihe notlar düşüyorum.
Siyasetten dine, eğitimden iletişime kadar her konuyu kapsayan Sosyal Antropolojinin bana imkân tanıdığı bakış açısıyla kişisel kanaatlerimi zaman içinde biriken bu yazılarda ortaya koymaya çalıştım.
Bu yazılarda ortaya koyduğum kanaatlerim, bir savunma veya yargı değildir. Doğru olup olmadığını da en büyük ve âdil sınav olan zaman gösterecektir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri
Lozan Barış Antlaşması’nın ardından Yunanistan’a resmi azınlık statüsüyle bırakılan Batı Trakya Türkleri, kimliklerini, kültürel miraslarını ve toplumsal varlıklarını koruma mücadelesini sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürmüştür. Bu mücadele, İskeçe Türk Birliği’nin kuruluşuyla başlamış ve zaman içinde kurulan diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla günümüze kadar kararlılıkla devam etmiştir.
Dr. Murat Derin’in titiz saha araştırmalarıyla hazırladığı bu eser, Batı Trakya Türklerinin tarihsel mücadelesine ışık tutarken, Türk-Yunan ilişkilerinin bu süreç üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Hukuki girişimlerden uluslararası mahkeme kararlarına, toplumsal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar uzanan bu öykü, bir azınlığın var olma mücadelesi kadar insan hakları ve evrensel direnişin de çarpıcı bir örneğini sunmaktadır.
“Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri,” yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda bir toplumun kolektif hafızasını, direnişini ve umudunu gelecek nesillere taşıyan bir belge niteliğindedir. Akademik derinliği ve zengin içeriğiyle, okuyucusunu geçmişin izlerinden günümüzün sorunlarına uzanan bir düşünsel yolculuğa davet etmektedir.
Batı Trakya’nın derin tarihine tanıklık etmek ve bu azınlığın kimlik mücadelesine dair kapsamlı bir perspektif kazanmak isteyenler için bu eser, vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -2
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
1960 ve 1970’lerde ağ analizi matematiğine olan ilginin artışı, ağ analizinin büyük bir ilerleme kat etmesine neden olmuştur. Gittikçe daha fazla sosyal bilimci coğrafya, ekonomi, dil bilimi, sosyoloji ve sosyal antropolojide sosyal ağ analizinin doğasında var olan güce ikna olup, uygulama kapsamını genişletmeye çalışmıştır. Bu kapsamda kitap, önsözün ardından giriş, üç ana bölüm ve kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümde; temel olarak kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmakta ve ağ teorisi kavramı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İkinci bölümde; ağın ekonomiye nereden ve nasıl girdiği, nerelerde var olduğu ve yakınlıkla olan ilişkisi incelenmektedir. Daha sonrasında ise ağ ekonomisinde ilişkileri tespit ve analiz etmek açısından işbirliğinin ölçümünde sosyal ağ analizinin nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ise tarihsel olarak üniversitelerin kurulum ve gelişim süreci sonrasında bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiği incelenmektedir. Bu kapsamda bilim insanlarının yürüttüğü projelerin, yurt içi ve yurt dışı akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan TÜBİTAK araştırma projeleri açıklanmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Modernizm ve İslamcı Politik Felsefenin Eleştirisine Giriş
Kitap, İslamcı politik düşüncenin evrimi ve modernleşme ile ilgilidir. Birinci bölümde, İslam politik metafiziğinin kurulması ve gelişmesi ele alınır. Bu politik metafizik, Osmanlıda kısmen yenilenerek devam eder. Modernleşme ile birlikte bu metafizik, Namık Kemal, Tunuslu Hayrettin Paşa ve Suavi gibi aydınlar tarafından yeni bir dil içinde yeniden yorumlanır. Bu tarihte, adalet, terakki, meşveret ve meşrutiyet kavramları, Osmanlı siyasal kültürünü yeniden biçimlendirir. Sonraki yüzyıl, İslamcı siyasal düşünce açısından kopmanın, süreksizliğin etkili olduğu bir dönemdir. Osmanlı Devletinin yıkılması, II. Dünya Savaşının oluşturduğu yeni koşullar içinde, İslamcı siyasal söylem, ana kaynaklara yönelerek güya yeni bir siyasal dil oluşturmaya çalışır. Bu yeni düşüncenin temel özelliği, tarihi, mekânı ve zamanı platonik bir evren içinde kurmasıdır. Böylece, ideal olan bir İslami yönetimin zihinsel olarak yeniden inşa edilebileceğine inanılır. Bu yeni düşünce, geleneksel politik metafiziğin yerini alır.
İkinci bölümünde, modern dünyanın kuruluşu ve felsefesi hakkında, eleştirel bir tutum alan Abdurrahman Arslanın düşüncelerini tartışır. Arslanın modernizm eleştirisi, İslamcı gelenek içinde en tutarlı, kapsamlı eleştirilerden biridir. Çağımızın Said Halim Paşasıdır. Arslanın bundan çeyrek asır önce ifade ettiği kaygıların bugün tezahür etmesi, Arslanın görüşlerinin niteliğini göstermektedir. Bu nitelik, modernizm eleştirisinin spekülatif bir üslup yerine yaşamda vücut bulan bir dile dayanmasına bağlıdır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
Finans dünyası çok hızlı bir şekilde değişmektedir. Değişimi güdüleyen başlıca güçler ise yeni teknolojilerin gelişimi ve dünya çapında finansal bağlantıların artmasıdır. İletişim maliyetlerindeki azalma, bu değişimlerin birçoğunu motive etmiştir.
Yıllardır nakit para yerine başka ödeme yöntemleri (çek, kredi kartı gibi) kullanılmaktadır. Fakat şimdi İnternet üzerinde yapılan elektronik ticaretin ortaya çıkması ile bu yöntemlerin yeterince etkin olmadıkları görünmektedir. Bu nedenle yeni elektronik ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Tüketicilere, İnternet üzerinden güvenli alışveriş yapmaları için çeşitli elektronik ödeme sistemleri sunulmaktadır. Ayrıca bazı modeller, banknot ve bozukluk para için direkt bir ikame olan ve akıllı kartlar üzerinde saklanan sanal para sağlamaktadırlar.
Sanal para ile gerçekleştirilen ödeme sistemlerinin gelişiminin sunduğu müthiş fırsatların yanında, kara para aklama, vergiden kaçınma ve senyoraj kayıpları gibi birçok yasal sorunları da beraberinde getirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zincirinde İş Birlikçi Tahminleme
Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu kitapta Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Kitapta, elektronik sektöründe yer alan, stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan bir firma incelenmiştir. Geleneksek yöntemlerden İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal stratejisine geçiş süreci ele alınmış ve hayata geçirilen modeldeki performans kriterleri incelenmiştir.
₺210,00