KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
-

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00 -

Yeni Ekonomi ve Toplum
₺405,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00 -

Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
₺715,00 -

TÜRKİYE SELÇUKLULARI
₺430,00 -

TÜRK HALK EDEBİYATI
₺975,00 -

Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
₺300,00 -

The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
₺250,00 -

TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
₺325,00 -

SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
₺260,00 -

Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
₺650,00 -

SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
₺405,00 -

Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
₺275,00 -

Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
Kolay Kolaj
Kolaj sanatı, farklı görsellerin kesilip bir araya getirilerek yapıldığı bir sanat formudur. Çeşitli figürler, gazete kesimleri, renkli kağıtlar, dergi fotoğrafları veya kişisel notlar gibi farklı parçalar bir araya getirilerek benzersiz bir kompozisyon oluşturulabilir. Kolaj yaparken sadece malzemeleri bir araya getirmekle kalmaz, aynı zamanda kendi benzersiz bakış açınızı ve duygularınızı da eklersiniz. Bu sanat formu, görsel bir hikaye anlatma şansı sunarak hayal gücünüzü harekete geçirebilir.
Telefonlar, günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği için, zaman zaman bu teknolojik bağlamdan sıyrılmak, kendimize zaman ayırmak ve zihinsel bir mola vermek gerekmektedir. Bu bağlamda, telefondan uzaklaşıp kolaj yapmak, yaratıcılığınızı serbest bırakmak ve zihinsel dinginlik için harika bir seçenektir.
900 farklı görsel içeren bu kitapla farklı temalara sahip resimleri, fotoğrafları ve diğer görsel öğeleri bir araya getirerek benzersiz ve kişisel eserler ortaya çıkarabilirsiniz. Siz de sanatçı yönünüzü keşfedebilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Hezret ve Nicadinin Şiirlerinden Seçmeler
Uygur edebiyatı, eser, sanatçı ve muhteva bakımlarından Türk edebiyat(lar)ı içerisinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bu sahanın en öne çıkan edebi türü şiirdir. Elinizdeki eser, Günümüz Uygur Şairlerinden Muhemmed İmin Hezret ve Ehmet İgemberdi Nicadinin şiirlerini Türk(iye) okurlarına tanıtmanın yanında içerdiği kısa gramer ve sözlüğü ile üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde okutulmakta olan Çağdaş Türk Lehçeleri ile Edebiyatları dersleri için kaynak özelliği de taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Yeni teknolojiler ve değişen piyasa koşullarıyla sürekli gelişen pazarlama iletişimi dünyasının hızına erişmek, gerek profesyoneller gerekse akademisyenler için oldukça güçtür. Her gün yeni bir jargonla karşı karşıya kaldığımız bu dünyada, yenilikleri takip etmek elbette önemlidir: ancak bu alanın temellerini anlamadan yeniliklere adapte olmak da mümkün değildir.
Bu kitap, bütünleşik pazarlama iletişimini çeşitli boyutlarıyla ele alarak işletmelerin tüketicilere yönelik etkili iletişim kurma çabalarına ve bütünleşik pazarlama iletişimi araçlarıyla ilgili yeni gelişmelere ilişkin literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
21. Yüzyılda Bütünleşik Pazarlama İletişimi kitabında geçmişten günümüze pazarlama iletişimini şekillendiren kavram ve süreçler irdelenmektedir. Bu çerçevede, bütünleşik pazarlama iletişimi, doğrudan pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, deneyimsel pazarlama, nöro pazarlama, nüfuz pazarlaması ve kurumsal iletişim gibi konular 14 başlıkta 18 yazar tarafından incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Hominidlere Genel Bir Bakış
Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sürmekte olan paleontolojik kazılarda çeşitli canlılara ait fosil materyaller bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Bu sayede birçok bilimsel soru cevap bulmakta ve birçok yeni soru da akıllara gelmektedir. Bu fosiller içerisinde önemli guruplardan bir tanesi geleneksel isimleriyle “hominidler”, günümüzdeki isimleriyle de “hominin”lerdir. Bu kitapta, 7 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan hominid ailesi ele alınmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Social Media Its Impact and Its Use
The rise of the Internet has brought social media into our lives. In one way or another, a huge portion of the population utilizes social media daily. Yet many fail to consider the impact of social media in their lives. To what extent has social media changed your life? Are there sides to it that we are unaware of? The analysis of social media may seem straightforward on the outside, however, research has revealed its multifaceted impact. What is the difference between active and passive users? Has social media increased our tolerance? How has social media changed the landscape for businesses? What type of algorithms are used to decide what appears on a users newsfeed? These questions as well as many others are addressed in this book. The book also provides different worksheets that help the reader implement what is discussed and to become aware of how they utilize social media in their lives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
International Communication Studies
The world has established a new “visible” world under the domination of “0” and “1” wireless, Wi-Fi, fiberobtics which are “invisible”. While media tools have been transformed into digital data accessible by computers, both the media and the identity of the computers have changed.
In a world redefined by technology, the media is no longer a part of our lives, but now it is itself. People has turned into prosumers being both active and passive. In this process, communication takes the center stage for the first time. Therefore, it has become very important to redefine many points in the field of communication and to work on these areas. With the developing technology, it has become strategic to be able to read the growing and diversifying communication fields correctly for the positive development of humanity.
The book on International Communication Studies has also brought together studies in many areas of communication. In our book, there are scientific articles about mass media which are important in today’s society such as cinema, television, digital games and new media. Within the framework of these articles, various media products, series, television programs, documentaries, web sites were discussed and their relations with globalization and reality perception were evaluated.
The International Communication Studies book, in which scientists from different countries joined, aims to contribute to the literature by focusing on new developments in the field of communication.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklorunun Akademik Seyri
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
Bir mekân bilimi olan coğrafyanın temel konusu harekettir. Hareket olayını sağlayan sistem ise ulaşımdır. Ulaşım, doğal ortama işlevsellik kazandırarak coğrafi görünümü değiştirir ve dönüştürür. Ulaşım ağlarının meydana getirilmesi ciddi ekonomik yatırımları gerektirir. Türkiye gibi yüksek ve engebeli ülkelerde ise ulaşım ağlarının birim maliyeti yüksektir. Bu nedenle coğrafyanın geçit verdiği doğal yollar ulaşım ağlarına yön verir. Fiziki şartların yanı sıra ülkelerin politik tercihleri de ulaşım ağları üzerinde etkilidir. Türkiye’de “demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan”, “bir karış fazla şimendifer”, “teker dönsün”, “otoyol devrimi”, “her ile bir havaalanı”, “tek şerit yoldan bölünmüş yollara” gibi söylemler ulaşım ağları tercihinde ve gelişiminde belirleyici olmuştur.
Bu kitapta Türkiye ulaşım ağlarının topografya ile ilişkileri, ulaşım ağlarında klimatik ve klimajeomorfolojik etkiler, beşeri ortamın ulaşımı dönüştürücü etkileri ve Türkiye ulaşımında sektörler bazında politik değişimler coğrafi bakış açısıyla ele alınmıştır. Ulaşım ağlarındaki antropojen süreçler ise “adaptasyon”, “modifikasyon” ve “rekonstrüksiyon” süreçleri çeşitli örneklerle ele alınarak değerlendirilmiştir.
Türkiye petrol zengini olmamasına rağmen ulaşım sistemlerinde ezici üstünlük petrole bağımlı karayolu üzerindedir. Daha ekonomik olan demiryolu ise dış politik baskıların da etkisiyle uzun yıllar atıl bırakılmıştır. Sonuç olarak doğu-batı ve kuzey-güney yönlü rotaların merkezinde bulunan Türkiye için ulaşım sistemleri jeopolitik açıdan önem arz eder. Transit bir ülke olan Türkiye dünya coğrafyasında ulaşım kavşağı pozisyonundadır. Bu nedenle hinterlandıyla bağlantısının güçlü olması gerekmektedir. Önerilen hızlı demiryolu sistemleriyle Türkiye, Avrasya ve Afro-Avrasya’da daha etkili bir aktör olabilecektir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Risâletü’l-İslâm
13-15. yüzyıllarda Anadolu’da Oğuz ağzına dayalı olarak gelişme gösteren yazı dili Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılır. Batı Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi, Türk dili tarihinde adeta bir dönüm noktasını oluşturur. Bu dönemde mensur ve manzum olmak üzere pek çok türde çeşitli eser verilmiştir. Bu türlerden biri de ilmihâl metinleridir.
Elinizdeki Risâletül-İslâm adlı eser de ilmihâl konusunda yazılmış mensur bir metindir. Eski Anadolu Türkçesi mahsullerinden olan eser, çeşitli hikâyelerin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Eserde genel olarak namaz, oruç, zekât, hac, kölelik, abdest, miras, gusül, nikah, boşanma gibi pek çok konu detaylı olarak incelenmiştir. Yine bu konuların içerisinde çeşitli kıssalara da yer verilmiştir. Sade bir dille yazılmış olan eserin söz varlığı da oldukça zengindir.
Çalışmada eserin Koç Üniversitesi nüshasına dayalı olarak hazırlanmış dil özellikleri, metni ve dizini sunulmuştur.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Econometrics in Practice: Applications & Interpretations
This book is written for the students of undergraduate and graduate programs of Business and Economics departments as well as for the academic researchers. It is designed especially for the students and researchers who do not have strong mathematics or statistics background. It encompasses basic to advance time series data analysis tools. Special focus is given to applications and interpretations of the results.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİNİN OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILMASI
Örgütlerde planlı değişim gerçekleştirilmesi, örgüt geliştirme çabalarının yenilikçi yüzünü temsil eder. Amaç hem örgütün verimliliğine hem de çalışanların örgütteki mutluluğuna katkıda bulunmaktır. Bu çalışma ile planlı değişimin okullarda nasıl uygulanabileceğine yönelik bir çerçeve sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada planlı değişimin genel bir modeli kullanılarak, bir özel okulun performans değerlendirme sisteminin değiştirilişi; bu değişime karar verilmesinden, sonuçlarının değerlendirilmesine kadar tüm süreci içerecek şekilde ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Çalışmanın eylem araştırması kullanılarak desenlenmiş oluşu, okulda gerçekleştirilen değişimin hikayesini somutlaştırmaya olanak tanımış ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek isteyenler için gerçekçi bir tablo oluşturmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Şair Taşrada
Servet-i Fünûn hareketinin dikkat çekici şairlerinden biri olan Hüseyin Sîret, dönemin Tevfik Fikret, Mehmed Rauf, Samipaşazade Sezai, İsmail Safa ve Ubeydullah Efendi gibi önde gelen aydınlarıyla birlikte 20 Kasım 1899 tarihinde İstanbuldaki İngiliz Elçiliğine bir mektup takdim etmiştir. Bu mektupta genç Osmanlı aydınları, o sırada Afrikada Boerlerle savaşta olan İngiltereye desteklerini ve zafer temennilerini bildirmektedirler. Söz konusu mektup, saray tarafından haber alınınca küçük bir krize sebep olmuş ve bu aydınların bazısı sürgüne gönderilmiştir. İsmail Safa Sivasa, Ubeydullah Efendi Taife ve Hüseyin Sîret de Adıyamana sürgün edilmiştir.
Bu kitapta, Hüseyin Sîretin sürgününe sebep olan bu hadisenin iç yüzü, sebepleri ve cereyan şekli arşiv belgeleriyle ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi Sîretin sürgün süreci de bütün detaylarıyla araştırılmıştır. 1900 başlarından 1901in sonlarına kadar yaklaşık bir buçuk yıl süren bu sürgün, Servet-i Fünûn şairi Sîretin gözünden dönemin Adıyamanı hakkında da önemli bilgi ve gözlemler içermektedir. Ayrıca şairin sanatına da etki eden bu sürgünün Sîretin şiirlerindeki izleri incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
Halkla ilişkiler, kurumsal kimlik, itibar yönetimi, kurumların kendini toplumsal alanda ifade etmesi ve varlığını etkin bir biçimde sürdürmesi açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Kurumların hedef kitleleriyle ve özellikle medyayla kuracakları iletişimde önemli bir işleve sahip olan halkla ilişkiler çalışmaları kurum ve medya arasında kurulan iletişim sürecinde de belirleyici olmaktadır. Medyanın toplumun biçimlendirilmesi ve toplumsal bakışın oluşturulması konusunda çok güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu güçlü etki medyanın gündem belirleme potansiyelinden ileri gelmektedir.
Halkla ilişkiler perspektifinden medya ve yerel yönetim ilişkisini odağına alan bu eser, yerel yönetimlerin yerel medyada gündem oluşturabilmeleri ve yerel medyanın da yerel yönetimler aracılığıyla gündemi belirlemeye yönelik çabalarını iletişim bilimleri açısından değerlendirmektedir.
Eser, halkla ilişkiler çalışmalarının medya ile ilişkisini gündem belirleme teorisi bağlamında ele alarak, yerel yönetimlerin medya ile ilişkisini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve kayyum tarafından yönetilen belediyelere ait haberler üzerinden değerlendirmeye tabi tutmakta, medya ve yerel yönetim ilişkisini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Halkla ilişkilerin önemine, medya ve yerel yönetim ilişkisine ve bu ilişkinin yansımalarına odaklanan çalışma, bu alanda uzmanlaşmak isteyen ve alana ilgi duyan herkes için yol gösterici olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
Günümüzde tedarik zinciri yönetimi işletmelerin rekabet başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Tedarik zincirleri çok sayıda bağımsız firma ve süreçten oluşan karmaşık yapılı sistemlerdir. Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle gün geçtikçe karmaşıklığı artan tedarik zincirlerini başarıyla yönetmek zorlaşmaktadır. 21.yüzyılda çevresel ve sosyal problemler ile artan riskler, Endüstri 4.0 ile gelen değişimler ve Covid-19 pandemisinin tedarik zincirleri üzerinde yaratmış olduğu ani şok ve belirsizlikler, tedarik zinciri yönetiminde kuralların yeniden yazılacağı bir döneme girilmesine neden olmuştur. Bu kitap ile tedarik zinciri yöneticilerine yeni dönemde kılavuz olabilecek bilgiler sunmak amaçlanmıştır. Kitabın içeriğinde tedarik zinciri kavramı ve temel karar süreçleri kısaca açıklandıktan sonra tedarik zincirindeki güncel rekabet stratejilerine ve yaklaşımlara yer verilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Ekolojik Koşullara Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması
Doç. Dr. Emre Özşahin ve Dr. İlker Eroğlu tarafından kaleme alınan “Ekolojik Koşullarına Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması” adlı araştırma, yöresel ölçüde bilimsel esaslara göre Türkiye’de yapılmış örnek ve ilk arazi sınıflandırması çalışmaları arasındadır. Bu araştırmanın diğerlerine olan önemli farkı, Atalay’ın ülkemizde 50 yıla yakın tespit, deneyim ve araştırmaları sonucu yaptığı arazi kabiliyet sınıflarındaki ölçütlerin kullanılmasıdır.
Özşahin ve Eroğlu’nun bu araştırması, sadece Tekirdağ ilinin arazi kabiliyet sınıflarına göre kullanılmasını sağlamakla kalmayacak aynı zamanda örnek bir arazi kabiliyet sınıflandırmasına da emsal oluşturacaktır. Şöyle ki, araştırmada Tekirdağ ilinin tüm doğal ortam özellikleri, özgün harita, grafik, tablo ve fotoğraflarla aydınlatılmış ve bu ortam özelliklerinin arazi kabiliyet sınıflandırmasındaki etkileri ve önemi ele alınmıştır.
Araştırmanın diğer özgün yanı; tarım ve ormancıların yanında coğrafyacıların da arazi sınıflandırmasında yetkin, hatta bilimsel açıdan arazi değerlendirilmesinde diğer meslek gruplarındaki araştırmacılara göre daha ileri düzeyde olduğunun ortaya konulmasıdır. Bu durumu, araştırmada kullanılan 76 tablo, 75 şekil ve 45 fotoğraf açıkça göstermektedir.
Prof. Dr. İbrahim ATALAY
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
İkna Temelli Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler, özünde bir değişim, dönüşüm ve etkileşim süreci Halkla ilişkiler, aynı zamanda hedef kitleler üzerinde etkili olmayı, kalıcı izler bırakmayı ve olumlu bir izlenim oluşturarak/imaj yaratarak onları istendik davranışlara yönlendirmeyi amaçlayan ikna temelli bir disiplin. İkna temeli itibariyle halkla ilişkilerin; bireylerden oluşan hedef kitleleri duygularıyla, düşünceleriyle, amaçlarıyla ve tüm var oluşlarıyla tanımaktan, arzu edilen zihinsel tutumlara/davranışsal eylemlere yönlendirmekten ve gönüllü bir kabullenişe/boyun eğişe teşvik etmekten geçtiği ise bir gerçek. Söz konusu gerçekten hareketle bu kitapta; dijital pazarlamadan müşteri ilişkilerine ve satışa, kurumsal iletişimden etkili iletişim tekniklerine, diplomatik iletişimden siyasal ikna mekanizmalarına, sosyal medya paylaşımlarından tanıtım filmlerine kadar pek çok halkla ilişkiler konusu ikna kavramları, yasaları ve ikna teknikleri temelinde ele alınmış ve tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
HABER ARACI OLARAK FOTOĞRAF
Bu çalışma haber fotoğrafçılığı, fotoğrafçısı ve fotoğrafı üzerinedir. 1855 Kırım Savaşı ile haber fotoğrafçılığı başlamış ve bu savaşı fotoğraflayan Roger Fenton da ilk haber fotoğrafçısı kabul edilmiştir. O tarihten bugüne dünyada ve Türkiye’de her alanda olduğu gibi haber fotoğrafçılığı alanında da gün be gün çok şey değişmiş ve değişmektedir. Habere bakış açımız, haberin dili, haberde kullanılan fotoğraf tekniği ve teknolojisi, haberin yayınlandığı mecralar, haber fotoğrafçıları, fotoğraf ajansları ve sözgelimi savaşın, şiddetin, ölümün ve çekilen acıların görünürlüğü veya ciddi siyasi bir haberin magazinelleşmeye doğru evrilmesi gibi pek çok değişime rastlanmaktadır. Kitapta dönüşen yeni medya toplumunu, buna bağlı olarak değişen ve gelişen yeni habercilik anlayışı ve teknolojisini ve haber fotoğrafçılığı ve fotoğrafçılarının değişen yeni durum ve konumlarını konu edinen çalışmalar yer almaktadır.