KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
-

İngiliz Romanında İstila Gotiği
₺250,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
₺950,00 -

Yeni Medya ve İletişim
₺275,00 -

Varto Alevileri
₺520,00 -

Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
₺210,00 -

TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
₺340,00 -

Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
₺235,00 -

Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
₺380,00 -

THE ART OF LITERATURE
₺495,00 -

Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
₺650,00 -

Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
₺260,00 -

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
-

SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
KARAYOLU YÜK TAŞIMACILIK SİGORTALARI VE KULLANIMI
Karayolu taşımacılık sektöründe kazalar ve diğer riskler sebebi ile sigortanın büyük bir önemi vardır. Karayolu taşımacılığı, eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına karayolu alt yapısı kullanılarak yapılan taşıma şeklidir. Bu kitap Türkiyede karayolu lojistik ve sigorta sektörlerini sentezleyerek; bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik araştırmadır. Yazarın sigorta sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübelerini aktararak hazırladığı Karayolu Yük Taşımacılık Sigortaları ve Kullanımı Üzerine Bir Araştırma kitabı konuyla ilgilenen her kesimin dikkatle okuması gereken bir çalışmadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
Bu kitap Fransız düşünür Louis Althusser’in devlet aygıtlarına yönelik ortaya koymuş olduğu sınıflandırmayı ordu-siyaset ilişkisi perspektifinden ele alarak Türkiye örneğine uyarlandığında ortaya çıkan sonuçları tartışmayı hedeflemiştir. Modernleşme projesinin ağırlıklı olarak askeri elitler aracılığıyla gerçekleştirildiği söylenebilecek olan Türkiye’nin siyasal yaşamında ordunun yalnızca bir baskı aygıtı değil ondan daha da ön planda dönemsel olarak ideolojik bir aygıt işlevi gördüğü iddiasından yola çıkılmıştır. Bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesinin fikri bir karşılığı olarak kabul edilebilecek Kemalizm ideolojisinin sahip olduğu temel prensip ve yaklaşımların topluma yayılmasında ordunun üstlendiği fonksiyonlar ortaya konulmak istenmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin politik yapısında silahlı kuvvetlerin niçin salt bir baskı aygıtı olarak değerlendirilemeyeceği sorusuna da yanıt aranmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
İmge ve Tekrar
Sezai Karakoç’un şiirlerinde sıkça kullanılan bir ahenk unsuru olan tekrar, sesi çoğaltan, anlamı derinleştiren ve şiirin bütünlüğünü kuran önemli bir tekniktir.
Bu kitapta, Sezai Karakoç’un şiirleri tekrar sanatı açısından ele alınmakta, şairin şiirlerinde ses, sözcük, dize ve bent düzeyindeki tekrarların yapısı ve üstlendiği işlevler incelenmektedir. Ayrıca diriliş düşüncesinin şiirsel sürekliliğini kuran bir yapı unsuru olarak tekrarın önemi üzerine durulmakta, şiirin ritmini, anlamını ve yapısını nasıl şekillendirdiği örneklerle açıklanmaktadır.
Kitapta tekrar sanatı, klasik belâgat anlayışından modern dilbilime uzanan kuramsal bir çerçevede değerlendirilmektedir. Dinî metinlerden sözlü kültüre, halk şiirinden klasik ve modern Türk şiirine uzanan bir çizgide tekrarın farklı biçimleri, işlevleri ve görünümleri ele alınmaktadır.
Sezai Karakoç’un şiir dünyasına tekrar sanatı üzerinden yeni bir bakış sunulmakta ve Türk şiirinde tekrarın yapısal imkânları ortaya konulmaya çalışılmaktadır.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki ilk soru “neyin” ölçülüp değerlendirileceğidir. Çeviri eğitimindeki değerlendirmelerin türü ve araçları ne olursa olsun amacı öğrencinin çeviri edincini geliştirmektir. Çeviri sektöründeyse metinde kalite değerlendirmesi ön plandadır. Uluslararası sınavlarda sınavın türüne göre çevirmenin edinci değerlendirilebileceği gibi çeviri metin üzerinden hata analizi de yapılabilir. Bu çalışmada alanyazındaki birçok çeviri edinci modeli kapsadıkları yeterlilikler tabanında incelenmiş ve ortaya çıkan model farklı değerlendirme alanlarına uygulanarak çeviri eğitimi bağlamında çeviri ürün değerlendirilmesinde kullanılabilecek yeterlilikler elde edilmiştir. Bu kitap eğitmenlere dersin amacı, niteliği ve düzeyine göre üzerinde durmak istedikleri alt-edinç ve yeterlilikleri seçmek ve farklı kombinasyonlar yaratarak kendi ölçme araçlarını geliştirmek; Çeviribilim öğrencilerine bir öz değerlendirme ölçeği yaratmak, akademik çeviri eğitimi boyunca geliştirecekleri becerilerin neler olduğunu belirlemek, hata kavramına ve uluslararası sınavların başarım ölçütlerine ilişkin farkındalık geliştirmek açısından bir çerçeve çizmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
POLİTİKA TRANSFERİ ve DÜZENLEYİCİ KURUMLAR
Dünya üzerindeki ülkeler ve politika yapıcılar bazı dönemlerde çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu krizler bazen yerel veya bölgesel çapta etkili olurken bazen de küresel boyutta bir yayılmayla birlikte; gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkeleri etkisi altına alabilmektedirler. Bazen bu krizler, alınan birtakım tedbirlerle birlikte kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilirken, bazen de uygulanmaya çalışılan tüm seçeneklere rağmen kısa süre de çözüme kavuşturulamamakta ve buna bağlı olarak da müzmin bir hal almaktadırlar. Karşılaşılan sorunların benzer ve ortak nitelikler taşıması, bazı ülkelerin sorunların çözümüne yönelik en iyi örnek uygulamaları sunması da, diğer ülkelerin bu uygulamaları incelemesi ve “taklit” veya “öykünmeden”, “ders çıkarmaya” kadar uzanan bir yelpazede faydalanmalarına olanak sağlamıştır. Politika transferi ve ilişkili olan diğer kavramlar işte tam da bu noktada ortaya çıkmaktadırlar
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Deconstructing Anthropocentrism: The Poetry of Gary Snyder and W. S. Merwin
Meditating on the works of contemporary American poets and environmental activists Gary Snyder and W. S. Merwin, Barış Ağır explores the traces of two central cultures, the American Indian and Buddhism, in Snyder’s and Merwin’s poetics. The book culminates in a discussion of these poets new mythic sense derived from non-Western origin which ultimately deconstructs the anthropocentric ethics and values of Western culture.
Barış Ağır is an Assistant Professor of English Literature at Osmaniye Korkut Ata University, Turkey.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Future(s) of Communication: Promises and Predicaments
This book is proceedings of the 16th Annual Conference of the Global Communication Association titled ‘The Future(s) of Communication: Promises and Predicaments,’ that was hosted by Marmara University Faculty of Communication in May 15-17, 2024. GCA, established in 2007, serves as a non-profit organization facilitating interaction among esteemed academics, corporate executives, communication experts and policymakers worldwide through conferences and academic journals, fostering the generation of new ideas and enabling free debate. The conference has seen participation from fifteen countries including the United States, Canada, Germany, the United Kingdom, Kenya, Iran, the Turkish Republic of Northern Cyprus, India, Morocco, Qatar, the Philippines, Finland, Saudi Arabia, Norway, and our country. Additionally, academics and communication experts from a total of 30 universities, including twenty-three from abroad and seven from Türkiye, contributed to the event.
The conference featured eight panels on various topics: the Democracy Crisis and Media; Journalism in the Digital Age; Media Psychology and Representation; Communication and Sustainability; Public Relations and Crisis Communication; Politics, Communication, and Media Literacy; Social Media, Gender, and Society; and Artificial Intelligence and Communication. The evolution of the Association’s publication, Global Media Journal, which operates in 16 countries, was discussed in a separate panel.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Çalışmalar Perspektifinden Toplumsal Cinsiyetin Alımlanması
Toplum içinde bireylerarası eşitliğin sağlanmasında önemli bir kırılım, toplumsal cinsiyet algısında eşitliğin sağlanabilmesi; toplumların demokratik bir yapı oluşturabilmesinin basamaklarından biri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılmasıdır. Toplumsal cinsiyetin yüzyıllardan beri devam eden kadın-erkek eşitsizliğini odak alan çalışma alanına uzunca bir süredir LGBTİ bireyler de dahil olmuştur.
Medya temsillerinin toplumun baskın ideolojilere göre eşitsizlik aralığını açan yönlendirmesi, izleyicinin zihninde eşitsizliği pekiştirmektedir. Toplumsal cinsiyetin nasıl alımlandığını anlamak için gerçekleştirilen izleyici araştırmalarını içeren bölümlerden oluşan bu kitap, medyanın eşitsizliği alevlendiren manipülasyonlarını görünür kılmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK SEKTÖRÜNDE ENTELEKTÜEL SERMAYE, İNOVASYON VE PERFORMANS
Teknolojik alanda sürekli yeni gelişmelerin meydana geldiği günümüzde ve yoğun rekabet ortamında işletmelerin fiziksel varlıkları önemlerini yitirmektedir. Entelektüel sermaye ile inovasyon yetkinlik seviyesi gün geçtikçe işletmelerin en önemli güçlerinden biri haline gelmiştir. İnovasyonun en önemli kaynaklarından biri olan entelektüel sermaye faktörleri, işletmeler açısından belirleyici bir rol oynamakta ve çalışan performansı ile işletme performansını ciddi bir şekilde etkilemektedir.
Dr. Nil Konyalılar bu çalışmasında; havayolu işletmelerinde entelektüel sermaye ve inovasyonun çalışan performansına etkilerini ortaya koymayı, İşletme yöneticilerinin, çalışanlarının ve ilgili diğer paydaşların yararlanabilecekleri bir kaynak oluşturmayı amaçlamıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
Osmanlı’dan Türkiye’ye basın özgürlüğü, iktidarı elinde tutanlar için çoğunlukla muhalefetin bir silahı olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ile basın özgürlüğünün, demokrasinin ve toplumsal barışın sağlanmasında ne kadar etkili olduğu gerçeği göz ardı edilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde iktidarda kalabilmek için hukuk yazımları, basını sınırlandırılmaya yönelik hazırlanması, demokrasiye büyük zarar vermiştir. İktidar sahipleri, siyasi sorunların nedeni olarak gazeteleri hedef göstermesi, düşünce özgürlüğünün toplumsal yapıda gelişmesini engellemiştir. Böylece iktidarı eleştiren bir haber, farklı uygulamalarla suç unsuru sayılmıştır. Bu politika, gazetecilerin çalışma hayatında, tehdit, dayak, hapis cezası veya öldürülme olgusunun olağan hale gelmesine neden olmuştur. Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğü, toplumun bütün kesimlerinde oluşması, bu sebeplerden dolayı demokrasisi gelişmiş toplumlar kadar oluşamamıştır. Buna rağmen 1864-1964 yılları arasında basın özgürlüğü, iktidar sahiplerinin düşünce yapısına göre en alt düzeyden en üst düzeye gelmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler; 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde derinleşen kırılmaların Türkiye’nin ekonomik yapısı, siyasal meşruiyet zemini ve kamu yönetimi kapasitesi üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir çerçevede ele alan bütüncül bir çalışmadır. Eserde, Soğuk Savaş sonrasında şekillenen liberal uluslararası düzenin çözülmesiyle belirginleşen belirsizlik iklimi; teknoloji, enerji, norm üretimi ve dijitalleşme ekseninde yeniden biçimlenen güç ilişkileriyle birlikte tartışılmaktadır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin konumunu yalnızca dışsal jeopolitik dalgalanmaların yansıması olarak değil, aynı zamanda kurumsal kapasite, toplumsal uyum ve yönetişim tasarımı üzerinden şekillenen yapısal bir dönüşüm alanı olarak kavramsallaştırmaktadır.
Güç–güvenlik–belirsizlik üçgeninden ticaret ve teknoloji savaşlarına, Türkiye’nin büyüme ve yapısal/kronik kırılganlıklarından kamu politikaları ile toplumsal kutuplaşmaya, yeşil dönüşümden kamu–özel sektör dengesi tartışmalarına uzanan bölüm mimarisi, Türkiye için kutuplaşmadan dayanışmaya doğru bir stratejik düşünme hattı önererek geleceğe dönük bir yol haritası arayışını da görünür kılmaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00