KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ENGLISH LITERARY CRITICISM
₺495,00 -

Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
₺550,00 -

DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
₺510,00 -

Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
₺250,00 -

Çanakkale Halk Bilimi
₺210,00 -

Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
₺235,00 -

Bir Başka Açıdan Strateji
₺455,00 -

ASTRONOMİ ve UZAY BİLİMLERİ
-

Araf’taki Edebiyat
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
₺495,00 -

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi ve Bankacılığının Tozlu ve Dumanlı Yılları 1980-2001
Bu kitap, Türkiye Ekonomisi ve finans sektöründe, özellikle bankacılık sektöründe 1980-2000 yılları arasında yaşanan gelişmeleri medya gözü ile ele almaktadır.
Bu yirmi yıllık dönem gerçekten hem dünya hem de ülkemiz tarihi bakımından çok önemli siyasal, sosyal ve ekonomik değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir.
Kitapta önce o dönem dünya ve Türkiye siyasetindeki önemli gelişmeler, daha sonra dünya ve Türkiye ekonomisi ve finans sektöründe yaşanan gelişmeler ile bankacılığımızın kısa tarihi yer almaktadır.
Daha sonra o dönemde cereyan eden bazı ilginç ve bir kısmı günümüzde de devam eden tartışmalarla ilgili haberlere yer verilmiştir. Son bölümde ise yazarın 1985-1997 yılları arasında Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada yaşadığı bazı anılarına yer verilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Osmanlı Ailesi Ve Değişim (1839-1923)
Tanzimat’la kendine sızacak bir aralık bulan Avrupa kültürel hayatı Osmanlı toplumunda önemli değişikliklere sebep olmuştur. Yeni kültürel etki aile başta olmak üzere davranış kalıpları, yaşam tarzları ve ilişkilerini büyük oranda değişikliğe uğratmıştır. Batılılaşmanın etkisiyle yaşam biçimleri geleneksel aileyi temsil eden “alaturka” ve batılı değerleri temsil eden “alafranga” olmak üzere ikiye bölünmüş, değişim daha da hızlanarak etkisini sürdürmüştür. Bu etkiler gerçekleşirken aydınların bu değişim üzerine lehte veya aleyhte tepkileri kamuoyunda şiddetli tartışmalara sebep olmuştur. Batıcı, Türkçü ve İslamcı aydınlar kendi algıladıkları yaşam dünyalarına uygun birer model sunmuşlar, bu doğrultuda da bir gelecek nesil hayali kurmuşlardır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
Sanat tarihi, yalnızca geçmişin sanat eserlerini inceleme ile sınırlı kalmayan; aynı zamanda kültürel mirası anlamlandırarak bugünü kavramamıza yardımcı olan temel bilim dallarından biridir. 2019 yılında düzenlenen “Sanat Tarihçi Ne İş Yapar?” paneli sonrasında aynı isimli Erasmus + KA154 projesi yürütülmüştür. Bu proje sanat tarihi öğrencilerinin mesleki geleceğine dair sorulara yanıt aramak ve onları iş yaşamına hazırlamak amacıyla hayata geçirilmiştir.
Bu kitap, Türkiye’de sanat tarihi eğitiminin mevcut durumuna ışık tutarak, alanın karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, mezunların istihdam olanaklarını ve mesleki gelişim süreçlerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Eğitim sürecindeki temel sıkıntılardan sanat tarihçiliğin dijital dönüşümüne, kültürel diplomasi ve uluslararası işbirliği olanaklarından yeni kariyer fırsatlarına kadar pek çok güncel konu detaylı biçimde incelenmektedir.
Genç sanat tarihçilerinin değişen dünya koşullarına uyum sağlayabilmeleri, mesleki rekabet güçlerini artırmaları ve disiplinlerarası bir donanımla iş yaşamına katılabilmeleri için gerekli bilgi ve becerileri ortaya koymayı amaçlayan bu eser; öğrenciler, akademisyenler ve kültür-sanat alanına ilgi duyan tüm okurlar için yol gösterici bir kaynak niteliğindedir. Sanat tarihinin zengin dünyasına dair derinlikli bir bakış sunan bu kitap, okurunu geçmişin izleriyle buluştururken geleceğe dair umut veren bir perspektif de kazandırmaktadır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
Ekonomik sistemin işleyişinde geleneksel finans sisteminin araçlarını ilk keşfeden ve kullanan ekonomiler, ülkelerine önemli katkılar sağlamışlardır. Finansal sistemden ilk yararlanabilen bu ekonomilerde oluşturulan kaydi para yaratma mekanizması veya yürütülen aşırı liberalizasyon uygulamalarıyla kullanılan genişletici para ve maliye politikaları, o ülkelerin kalkınmalarında ve büyümelerinde başarılı olmuştur. Bu başarının nedenlerini anlamak için öncelikle şu soruların cevaplarının verilmesi gerekir:
· Bu ekonomilerin muvaffakiyetindeki asıl güç, reel sektör veya aracılık fonksiyonunu yerine getiren finansal sistem midir?
· Bugünün finans merkezi durumundaki ülkelerin başarılarının temel kaynağı nedir?
· Orada başarılı olan ekonomik faaliyetler mi yoksa finansal sektör müdür?
· Finansal sektöre ne zaman ve niçin ihtiyaç duyulmuştur?
· Bir ülkenin parasının değerini ne belirler?
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
Kitapta Anadolu’da yaşamış olan Hititlerden günümüze ulaşan çivi yazılı tabletlerde yer alan Alaşiya yani günümüzdeki ismi ile Kıbrıs’ın önemi üzerinde durulmaktadır. Eskiçağ metinlerinde geçen Alaşiya ülkesinin yeri ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar ve lokalizasyon önerileri yapılmıştır. Alaşiya ülkesinin lokalizasyon çalışması hususunda, yapılan öneriler içerisinde yapılan değerlendirmelere göre en kabul görenin Kıbrıs adası olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmada bu ülke ile ilgili olarak konumu dolayısıyla Hitit kaynaklarının yanı sıra Alaşiya ile ilgili olarak Mısır, Ugarit, Mari ve Alalah kaynaklarına da yer verilmiştir. Kıbrıs adasının coğrafyası hakkında bilgiler verilerek, tarihi önemi üzerinde durulmuş, tarihi evreleri kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. Metinlerde Alaşiya’nın çoğunlukla mevcut otoriteye başkaldıran soylu sınıfa mensup kişilerin sürgün edildiği bir yer olarak geçmesinden dolayı ada olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri üzerinde durulmuştur. Kitapta, Alaşiya ile ilgili metinler bir araya getirilirken jeopolitik konumu dolayısıyla önemini her zaman korumuş olan Alaşiya’nın Hitit, Ugarit ve Mısır’la olan ilişkileri de ele alınırken belgeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve Alaşiya’nın geçtiği metin yerlerinin transkripsiyon ve tercümelerine yer verilmiştir. Alaşiya’nın bakır ile ilgili olarak özel bir yere sahip olduğu belgelerde sıkça geçmesinden anlaşılmakta ve Alaşiya’nın bakır getirilen bir dağından, Taggata dağından, bahsedilmiştir.
Kısaca çalışmada Hitit metinlerinde sözü edilen Alaşiya Ülkesi’nin jeopolitik konumu, lokalizasyon önerileri, bakırı, diğer devletlerle olan ilişkileri hususunda kaynaklar incelenerek bir bütün halinde sunulmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
2024 Yılı Bitlis Kalesi Kazısı ve Buluntuları: Han Sarayı
Şehir merkezinde hâkim bir konumda bulunan Bitlis Kalesi, kentin tarihi ve kültürel belleğine dair önemli verilere sahiptir. Günümüzde de kazı çalışmalarının devam ettiği kalede tarihi, sosyo-kültürel, ekonomik açıdan şehrin geçmişine ışık tutacak bilgilere ulaşılmıştır. Tarihi kaynaklardan özellikle 17.yüzyılda kalede “Han Sarayı” olarak adlandırılan büyük bir sarayın varlığı bilinmektedir. Nitekim 2024 yılı kazı çalışmalarında bu sarayın tamamen gün yüzüne çıkartılması ve mevcut verilerle değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 2024 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmalarında “Han Sarayı”nın tamamı gün yüzüne çıkartılmıştır. Günümüze kadar yapılan kazı çalışmalarında sınırlı verilerle çıkarım yapılabilen Han Sarayı’nın 2024 yılı kazı çalışmalarıyla birlikte inşasından sonraki dönemlerdeki yerleşim hareketliliklerine kadar olan süredeki evrelerine dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bu verilerin Bitlis Kalesi yerleşimi yanı sıra tarihi öneminin anlaşılmasında büyük bir yere sahip olduğu aşikardır.
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
Soykırım, savaş suçları, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar karşısında uluslararası toplum neden bazı durumlarda harekete geçerken bazı krizlerde gecikmekte ya da etkisiz kalmaktadır? Bu kitap, Koruma Sorumluluğunu yalnızca askerî müdahale tartışması olarak değil; egemenlik, önleme, yetkilendirme, kapasite, hesap verebilirlik ve müdahale sonrası korumayı birbirine bağlayan bir koruma rejimi olarak ele almaktadır. Libya, Suriye ve Myanmar/Rohingya örnekleri üzerinden normatif taahhüt ile fiilî koruma arasındaki mesafeyi inceleyen çalışma, bu sorunu “Üçlü Koruma Açığı” ve “seçici kurumsallaşma” kavramsallaştırmalarıyla açıklamaktadır. Koruma, Yetki ve Eylemsizlik, uluslararası toplumun koruma sözünün neden her zaman zamanında, tutarlı ve sürdürülebilir sonuçlara dönüşmediğini sorgularken, Koruma Sorumluluğunun imkânlarını ve kurumsal sınırlarını bütüncül bir çerçevede tartışmaktadır.
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
For centuries, women have been written about. This book was born to write with them. Moving far beyond the traditional imagery of the gentle and delicate “Muse,” [The Struggle to Say “I”: A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry] captures the modern struggle of women reclaiming their agency and claiming the right to say “I”. Spanning the entire continuum of human life—from love and passion to grief and mortality—this unique, bilingual collection speaks fluently in both English and Turkish. It carries the collective cry of women who have been silenced, hidden, or ignored, offering instead a testament to independence and unyielding resilience. Step into a world where every word carries the hope of healing, and discover what happens when the silent finally speak.
Assist. Prof. Dr. Raşit ÇOLAK
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK YETKİNLİKLERİ: 4 TEMEL GÜÇ
Lider diğer insanları belli bir amaca ulaşmak için yönlendiren, çoğu kez de peşinden sürükleyen kişidir. Tanım böyle olunca, liderlik ancak olduktan sonra gözlemlenen bir oluşum haline gelmekte. Oysa ki, iş dünyasının ihtiyacı olan liderlik potansiyelini erken görebilmek ve geliştirebilmek. Bu kitap önde gelen iki liderlik teorisini baz alarak liderliği keşfetmenin ve geliştirmenin adımlarını sıralamakta, liderliğe alternatif bakış açıları sunmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmada; toplumun sigorta sahtecilik ve suistimallerine bakışı, suç çeşitleri ve hukuki durumu, Avrupa ülkelerindeki mücadele yöntemleri, sektörde ve toplumda yaşanmış örnekler yeralmıştır. Mücadele ile ilgili Sigorta Bilgi Merkezi ve Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu uygulamaları da incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda; sigorta sahtecilik ve suistimallerine karşı öneri ve değerlendirmeler bulunmaktadır. Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma kitabı, Türkiyede sigorta sektörünün karlılığını negatif yönlü etkileyen ve ahlaki çöküntüye neden olan sahtecilik ve suiistimal konusunu sigorta sektöründe detaylı bir şekilde ele alan, bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik çalışmadır.
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00