KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
-

SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
₺260,00 -

Retro Pazarlama ve Spor
₺275,00 -

Post Truth Çağda Siyaset
₺340,00 -

Önceki Öğrenmenin Tanınması
₺260,00 -

Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
₺300,00 -

NAKİT YÖNETİMİ VE FİRMALARIN NAKİT BULUNDURMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
₺260,00 -

MİLLİ MÜCADELE VE ERKEN DÖNEM CUMHURİYET ROMANI
₺820,00 -

Markaların Sosyal Medya Yönetimi
-

KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
₺275,00 -

Kriter KPSS Eğitim Bilimleri Modüler Set 2009
-

Kent ve Sosyal Sermaye
₺315,00 -

Joyce’un Çeviri Portresi
₺260,00 -

İSTATİSTİK II
-

İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
-

Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
Başlangıçtan Günümüze türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi, yüzyıllar boyunca gelişen ve süren zengin edebiyat birikimimize bütüncül bir bakışın ışığında şekillenmiştir.
Klasik Türk Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Tekke- Tasavvuf Edebiyatı ve Yeni Tük Edebiyatı gibi bölümlemeler altında, edeb,yatımızda kullanılan nazım şekilleri ve türleri örnekler ve açıklamalarla ele almıştır. Kitapta nesir türleri de geniş bir şekilde açıklanmış ve örneklenmiştir.
Bu kitap Türk edebiyatının nazım ve nesir olarak tümüyle ele alan kapsamlı bir çalışma olarak benzerlerinden ayrılmaktadır.
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi aktif eğitim anlayışına göre hazırlandığı için, öğrencilerin kendilerini ölçme değerlendirme yönü de unutulmamıştır. Eserde ölçme ve değerlendirme amacıyla hazırlanmış 9 adet test sınavı bulunmakta ve bu testlerin soru sayısı üç yüze ulaşmaktadır
KİTAP TANITIMI
Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
Viktorya dönemi İngiliz yazarı Richard Jefferies’in After London, or Wild England (1885) romanı, Londra’dan Sonra Ya Da Vahşi İngiltere başlığıyla ilk kez Türkçe’ye bu kitapla kazandırılıyor. Roman, artık Londra’nın olmadığı felaket sonrası İngiltere’sini anlatırken okuru yalnızca yıkılmış bir dünyanın değil, yeniden kurulan bir hayatın da içine çeker. Yolların, şehirlerin ve düzenin ortadan kalktığı vahşi coğrafyada hayatta kalmak kadar insan kalabilmek de zordur. Doğanın geri dönüşü ve insanın uygarlıkla kurduğu ilişkiyi sorgulatırken roman, distopya edebiyatının öncü metinlerinden biri olarak dikkat çeker. Karanlık atmosferi, güçlü doğa tasvirleri ve şaşırtıcı öngörüleriyle After London, or Wild England, bugünün okuruna düşündürücü ve çarpıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
İkna Temelli Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler, özünde bir değişim, dönüşüm ve etkileşim süreci Halkla ilişkiler, aynı zamanda hedef kitleler üzerinde etkili olmayı, kalıcı izler bırakmayı ve olumlu bir izlenim oluşturarak/imaj yaratarak onları istendik davranışlara yönlendirmeyi amaçlayan ikna temelli bir disiplin. İkna temeli itibariyle halkla ilişkilerin; bireylerden oluşan hedef kitleleri duygularıyla, düşünceleriyle, amaçlarıyla ve tüm var oluşlarıyla tanımaktan, arzu edilen zihinsel tutumlara/davranışsal eylemlere yönlendirmekten ve gönüllü bir kabullenişe/boyun eğişe teşvik etmekten geçtiği ise bir gerçek. Söz konusu gerçekten hareketle bu kitapta; dijital pazarlamadan müşteri ilişkilerine ve satışa, kurumsal iletişimden etkili iletişim tekniklerine, diplomatik iletişimden siyasal ikna mekanizmalarına, sosyal medya paylaşımlarından tanıtım filmlerine kadar pek çok halkla ilişkiler konusu ikna kavramları, yasaları ve ikna teknikleri temelinde ele alınmış ve tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
1960 ve 1970’lerde ağ analizi matematiğine olan ilginin artışı, ağ analizinin büyük bir ilerleme kat etmesine neden olmuştur. Gittikçe daha fazla sosyal bilimci coğrafya, ekonomi, dil bilimi, sosyoloji ve sosyal antropolojide sosyal ağ analizinin doğasında var olan güce ikna olup, uygulama kapsamını genişletmeye çalışmıştır. Bu kapsamda kitap, önsözün ardından giriş, üç ana bölüm ve kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümde; temel olarak kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmakta ve ağ teorisi kavramı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İkinci bölümde; ağın ekonomiye nereden ve nasıl girdiği, nerelerde var olduğu ve yakınlıkla olan ilişkisi incelenmektedir. Daha sonrasında ise ağ ekonomisinde ilişkileri tespit ve analiz etmek açısından işbirliğinin ölçümünde sosyal ağ analizinin nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ise tarihsel olarak üniversitelerin kurulum ve gelişim süreci sonrasında bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiği incelenmektedir. Bu kapsamda bilim insanlarının yürüttüğü projelerin, yurt içi ve yurt dışı akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan TÜBİTAK araştırma projeleri açıklanmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ VÂRİDÂT
Dünyanın en önemli coğrafyalarında yüzyıllardır varlığını sürdüren Türk dilinin Balkan coğrafyasındaki temsilcilerinden biri de Sofyalı Bâlî’dir. Bugünkü Makedonya dolaylarında doğup Sofya ve İstanbul’da eğitim aldığını bildiğimiz Sofyalı Bâlî Efendi, altı farklı Türkçe eser kaleme almış bir isimdir. Mektupları, risaleleri, şerhleri, reddiyeleri, nasihatleri ile önemli bir külliyat oluşturmuş olan müellifin eserleri arasında Vâridât özel bir yer tutmaktadır. İlk yazılı Türkçe metinden bugüne, tarihe not düşülmüş eserleri ile Türk dili; çok farklı coğrafyalarda, zorlu siyasal, ekonomik, sosyal şartlarda ve çok geniş bir tarihsel süreçte varlığını gelişerek sürdürmeyi başarmıştır. Yaşadıkları dönemin yazı dilini eserleri ile somutlaştıran müelliflerin tanınması ve mümkünse tüm eserlerinin yapılacak çalışmalarla incelenmesi son derece mühimdir. Bilimsel çalışmalarla tanıtılan her Türkçe tarihî metin, Türk dilinin zenginliğine dair gösterilmiş bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Bu bakış açısıyla Sofyalı Bâlî Efendi’nin Vâridât isimli eseri üzerinde yapılan bu yayının Türk diline ve Türklük bilimine küçük de olsa bir katkı sunmasını bekliyoruz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmada; toplumun sigorta sahtecilik ve suistimallerine bakışı, suç çeşitleri ve hukuki durumu, Avrupa ülkelerindeki mücadele yöntemleri, sektörde ve toplumda yaşanmış örnekler yeralmıştır. Mücadele ile ilgili Sigorta Bilgi Merkezi ve Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu uygulamaları da incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda; sigorta sahtecilik ve suistimallerine karşı öneri ve değerlendirmeler bulunmaktadır. Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma kitabı, Türkiyede sigorta sektörünün karlılığını negatif yönlü etkileyen ve ahlaki çöküntüye neden olan sahtecilik ve suiistimal konusunu sigorta sektöründe detaylı bir şekilde ele alan, bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik çalışmadır.
KİTAP TANITIMI
Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
Din, doğumundan ölümüne kadar insanı ve insan hayatını hemen hemen her alanda derinden etkileyen en temel olgudur. Bireylerin herhangi bir olay, durum, kişi, nesne ya da gerçeklik karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarını organize eden zihinsel altyapıları oluşturan tutumların da dinden ve dinin bireysel yaşantı boyutunu ifade eden dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu etkinin düzeyi, bireylerin dindarlık düzeyleriyle orantılı olarak olumlu ya da olumsuz yönde bir seyir izler.
Günümüzde demokratik, bilimsel ve sanatsal değerler de bireysel ve toplumsal yaşamda önemli yer tutan günlük yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiş olan unsurlardır. Dolayısıyla bu değerlere yönelik tutumların da din ve dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır.
Yükseköğrenim mezunu bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada, katılımcılara ait demografik değişkenler yanında, dindarlık düzeylerinin demokratik, bilimsel ve sanatsal tutumlarına etki düzeyi ve yönü incelenmiş, elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
Küresel mal ve hizmet ticareti ve doğrudan yabancı yatırımlar 1990’lardan itibaren artmış, 2000’lerde Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) katılmasıyla daha da ivmelenmiştir. Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünya mal ve hizmet ticaretinin büyüme oranı dünya toplam hasılasındaki (GSYİH) büyüme oranını aşmıştır.
Ancak Covid-19 salgını, Rusya Federasyonu-Ukrayna Savaşı ve ABD ile Çin arasındaki artan gerilim küreselleşme olgusunun doğal afetlere ve jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu ve bu riskler geçekleştiğinde ne tür olumsuzluklar yaşanacağını gözler önüne sermiştir.
Algılanan riskler arttıkça küresel değer zincirinin mesafe uzunluğu ve genişliği (tedarikçi sayısı/tabanı) değişebilir ve değer zincirleri bölge içi ve bölgeler arası yeniden yapılanarak yeni bir denge kurma eğilimine girebilir. Değer zincirlerinin gelecekte nasıl yapılanacağı hem hükümetlerin vergi politikaları, tarife ve teşviklerle ticaret ve sermaye akışını şekillendirme çabalarına hem de tüketici talebindeki büyüme, pazara yakınlık, girdi ve işgücü maliyetleri, teknolojik yenilikler, uzman işgücüne erişim vb. birçok pazar dinamiğine bağlı olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
Şirket bilançosunda gözükmeyen ancak kimi şirketlerde tüm maddi varlıkların değerini aşabilen ve resmi defterlerde kayıtlı olmayan bu değerin bilinmesi önemli bir konudur.
Markanın finansal değeri, marka ve şirket yöneticilerinin kararlarında, finansal kaynak sağlayıcılarının analizlerinde, yargıç ve arabulucuların anlaşmazlık çözümlerinde, vergi otoritelerinin denetim ve incelemelerinde, vergi danışmanlarının vergi planlaması ve transfer fiyatlandırması çalışmalarında, kamulaştırma ve satın almalarda ve her türlü varlık değerlemesi işlemlerinde dikkate alınması gerekli bir bilgi kaynağıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bir Hanımın Defteri
Peyam-ı Edebî’de tefrika edildikten sonra üç defa basılan Bir Hanımın Defteri, Ali Ulvi imzası taşısa da bu isim tartışmaya açıktır. Birden fazla baskısının olması eserin ilgi gördüğü şeklinde yorumlanabilir fakat Bir Hanımın Defteri, şöhretli bir yazarın gizli kalmış yapıtı olmadığı gibi devri için orijinal sayılabilecek özellikler barındıran, unutulmuş bir şaheser de değildir. Kadın okuyuculara yönelik doğrudan bir nasihat ve ibret yaratmak amacıyla devrinin değişen sosyal yaşantısını eleştirmek için yazıldığı açıktır.
Buna rağmen Bir Hanımın Defteri, yazarının kimliğini tartışmaya açmak ve bazı yanlışları düzeltmek açısından önemli bir metin olduğu gibi hikâyenin geçtiği yılların gündelik hayatı ve kadın yaşantısı hakkında detayları içinde saklar.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
In undertaking to treat of Aristotle as the expounder of ancient educational ideas, I might, with Kapp’s Aristoteles’ Staatspaedagogik before me, have made my task an easy one. I might simply have presented in an orderly way and with a little commentary, what is to be found on the subject of education in his various works—Politics, Ethics, Rhetoric, Poetics, etc. I had two reasons, however, for not adopting this course: (1) that this work had been done, better than I could do it, in the treatise referred to, and (2) that a mere restatement of what Aristotle says on education would hardly have shown his relation to ancient pedagogy as a whole. I therefore judged it better, by tracing briefly the whole history of Greek education up to Aristotle and down from Aristotle, to show the past which conditioned his theories and the future which was conditioned by them. Only thus, it seemed to me, could his teachings be seen in their proper light. And I have found that this method has many advantages, of which I may mention one. It has enabled me to show the close connection that existed at all times between Greek education and Greek social and political life, and to present the one as the reflection of the other. And this is no small advantage, since it is just from its relation to the whole of life that Greek education derives its chief interest for us. We can never, indeed, return to the purely political education of the Greeks; they themselves had to abandon that, and, since then,
A boundless hope has passed across the earth—
a hope which gives our education a meaning and a scope far wider than any that the State aims at; but in these days, when the State and the institution which embodies that hope are contending for the right to educate, it cannot but aid us in settling their respective claims, to follow the process by which they came to have distinct claims at all, and to see just what these mean. This process, the method which I have followed has, I hope, enabled me, in some degree, to bring into clearness. This, at all events, has been one of my chief aims.
…
THOMAS DAVIDSON
“Glenmore,”
Keene, Essex Co., N.Y.
October, 1891.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
Son dönemde dünyanın her alanında yaşanan dijitalleşme süreci sinema alanına da etkide bulunarak filmlerin biçim ve içerik olarak farklı değerler kazanması ile üretim, dağıtım ve gösterim koşullarının baştan aşağı değişmesini zorunlu kılmıştır. Sinemada yaşanan bu dijitalleşmede özellikle dijital animasyon ve görsel efekt teknolojileri ürettiği estetik ve teknik çözümlerle yeni sinema dili ve anlatımının önemli bir aktörü haline gelmiştir. Dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin başta Hollywood sineması olmak üzere tüm dünya sinemalarında artan kullanımı, Türk sinemasını da etkileyerek sektörün yapısal değişimini ve seyircinin film izleme pratiklerini değiştirmiştir.
Bu kitabımızda sinemada yaşanan dijitalleşmenin tarihsel arka planında yaşanan önemli teknolojik gelişmelerin izleri sürülerek sinema sanatına biçim ve içerik olarak kazandırdığı değerler, bilim insanların kuramsal bakış açısıyla değerlendirmeleri yer almaktadır. Ayrıca, sinemada yaşanan dijitalleşme sürecinin en önemli aktörü olan dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin tarihsel süreçteki gelişimi, tekniklerinin özellikleri, sektörel uygulama alanları ve film sektörünün yapısal dönüşümünde rolü ve katkısına odaklanılmaktadır. Türk sinemasında bu teknolojilerin kullanımı ile ilgili yaşanan değişimde sektörün kazanmış olduğu yapısal özellikler ve seyirci davranışlarında oluşan farklılıklar nitel ve nicel türde bilimsel araştırmalarla açıklanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Umut ve Psikolojik Danışma
Pozitif psikoloji, bireylerin güçlü yanlarını ön planda tutarak sorunları çözmeye çalışır. Pozitif psikolojinin temel kavramlarından biri umuttur. C.R. Snyder’ın duygusal ve bilişsel ögeleri içeren umut modeli son yıllarda en çok kabul gören modeldir. Synder’a göre umut; bir amaç belirlemek, bu amaca giden alternatif yolları bulmak ve amaca ulaşana kadar eyleyici bir şekilde çalışmaktır. Umut bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve yaşamın sonuna kadar devam eder. Umutlu düşünme öğretilebilir ve geliştirilebilir. Umut düzeyi yüksek bireyler akademik olarak başarılı, özgüvenli, iyilik hali güçlü, problemleri sağlıklı bir şekilde çözebilen iletişimi güçlü kişilerdir. Umut psikolojik danışma sürecinde iyileşme için en önemli ögelerden biridir. Danışanın psikolojik danışmaya gelmesi bir umut arayışıdır. Umut düzeyi yüksek ruh sağlığı uzmanları danışanlarında umudu daha kolay güçlendirebilir. Bu kitap başta ruh sağlığı uzmanları olmak üzere umut konusunu anlamak isteyen herkese yöneliktir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
Göç, modern dünyanın toplumsal, kültürel ve estetik dinamiklerini dönüştürmekte olan çok katmanlı bir olgudur. Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri, sinemanın göçü nasıl temsil etmekte olduğunu; kimlik, aidiyet, mekân, bellek ve beden eksenlerinde nasıl yeniden inşa edilmekte olduğunu incelemektedir. Prof. Dr. Hakan Alp ve Doç. Dr. Meltem Güzel, göç sinemasını yalnızca tematik bir alan değil, aynı zamanda estetik, etik ve politik bir temsil mekânı olarak ele almaktadır. Eleştirel kuramın kavramsal araçlarıyla yavaşlık, sessizlik, sınır, kamp ve transit alan gibi estetik kodlar çözümlenmektedir. Türkiye ve Avrupa sinemasından örneklerle göçmen öznelerin görünürlük, tanınma ve yurtsuzluk deneyimleri tartışılmaktadır. Böylece göç sineması, çağdaş dünyada kimlik ve hafıza üzerine yeniden düşünmenin verimli bir zemini olarak değerlendirilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Din Öğretiminde 21. Yüzyıl Becerileri
21 yüzyılda, çağın gereklilikleri doğrultusunda çeşitli becerilere sahip olmak herkes için ihtiyaç hâlini almıştır. Beceri kazanımı ve gelişimi her alanda olduğu gibi eğitimde de öncelikli konumdadır. Günümüzde beceriler ekseninde eğitimde ortaya konulan çağdaş yaklaşımlar ve yeni eğitim anlayışları din eğitimine de yansımakta ve bu becerilerin kazanılmasının din eğitimi sürecini daha nitelikli kılabileceği düşünülmektedir. Bireylerin çeşitli becerilerle donatılmasını hedefleyen örgün din eğitiminde ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programları birincil sorumluluk ve önem taşımaktadır. Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarında 21. yüzyıl becerilerini ele alan bu kitap; dünyada ve Türkiye’de uygulanan beceri çerçevelerine ilişkin detaylı bilgileri, din eğitiminde 21. yüzyıl becerilerini ve ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarının 21. yüzyıl becerileri çerçevesinde karşılaştırılmasını içermektedir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi ve Bankacılığının Tozlu ve Dumanlı Yılları 1980-2001
Bu kitap, Türkiye Ekonomisi ve finans sektöründe, özellikle bankacılık sektöründe 1980-2000 yılları arasında yaşanan gelişmeleri medya gözü ile ele almaktadır.
Bu yirmi yıllık dönem gerçekten hem dünya hem de ülkemiz tarihi bakımından çok önemli siyasal, sosyal ve ekonomik değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir.
Kitapta önce o dönem dünya ve Türkiye siyasetindeki önemli gelişmeler, daha sonra dünya ve Türkiye ekonomisi ve finans sektöründe yaşanan gelişmeler ile bankacılığımızın kısa tarihi yer almaktadır.
Daha sonra o dönemde cereyan eden bazı ilginç ve bir kısmı günümüzde de devam eden tartışmalarla ilgili haberlere yer verilmiştir. Son bölümde ise yazarın 1985-1997 yılları arasında Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada yaşadığı bazı anılarına yer verilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
GÖÇ, KÜLTÜRLEŞME VE ENTEGRASYON SURİYELİLER NE KADAR UYUM SAĞLADI?
Tüm insanlığı ilgilendiren göç, günümüzün en büyük sorunları arasında olmaya devam ediyor. Son yıllarda meydana gelen göçleri dikkate aldığımızda bugünün sorunlarını geçmiş göç yasaları ile açıklamak ve çözebilmek neredeyse imkânsız.
Kaotik bir zamandayız. Göç hareketleri herkesi derinden etkiliyor. Bir gün bir şekilde göç gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacağımızın garantisini kim verebilir?
Göç sorunlarına çözüm üretmek, insana yaraşır bir göç politikası geliştirmek için “Göçmen” kimdir, doğru anlamak gerekiyor.
Bu anlamda insanı temel alan bu çalışma, göçmenlere yönelik nefret söylemlerinin göçmenlerin kültürleşme sürecini nasıl etkilediğini ortaya koymaya çalışmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
ÖNSÖZ’den
Okan Ormanlı titiz ve dürüst kişiliğiyle, objektif yaklaşım ölçütüne tam anlamıyla uyarak ele alıyor Feyzi Tuna filmlerini. Hemen hemen tümüne ulaşarak izlediği filmleri her yönüyle değerlendirip, ulaştığı her bilgiyi, okuruyla paylaşıyor. Başkalarınca Feyzi Tuna üzerine yazılmış her yazıyı, anlatım içine yerleştirerek, okuru o konuda da bilgilendiriyor. Yönetmenin kendisiyle yaptığı görüşmelerle, kendi filmleri üzerine düşüncelerini ve çalışma koşullarını da açıklığa kavuşturmuş oluyor. Tunanın yalnızca sinemada değil, televizyon dizi kültüründe de olumlu ve önemli bir örnek olduğunu, tarihe not düşüyor.
Elinizdeki bu kitap, Türk sinemasının ve Türk televizyonunun anlatı geleneğine ve de tarihine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir çalışma. Çünkü bu anlatı geleneği içinde önemli bir iz bıraktığı halde, çok göz önünde olmayan özgün bir yönetmeni ele alıyor.
Şükran Kuyucak Esen
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yitik Bir Devrime Ağıt
Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısal ve ideolojik inşa döneminin şahit ve aktörlerinden olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun söz konusu tarihsel sürece bakışını sergilediği Panorama romanı üzerine bir eleştirel söylem analizi gerçekleştirmeye odaklanıyor. Uygulanan yaklaşım eleştirel teori perspektifiyle şekilleniyor ve romanın programatik anlamda ideoloji metni olarak okunması çalışmanın ana eksenini belirliyor. Önce teorik düzlemde ideoloji kavramına yoğunlaşılırken, daha sonra romanın söylemi ideolojisinin plan, uygulanış ve algılanış boyutlarıyla çözümleniyor. Bu doğrultuda, karakteri itibariyle bir ‘ağıt’ olarak tanımlanan söylem üzerinden romana ve kapsadığı dönemi görüş-sunuş biçimine dair yeni bir okumaya ulaşmak hedefleniyor ki bu da elinizdeki kitabın, aslında kendi çözümlemesini de tartışmaya açan bir söylem halinde inşa edildiği anlamına geliyor.
Yakup Kadri’nin Panorama‘sını Cumhuriyet’in kuruluş ideolojisinin umutları, hayal kırıklıkları ve kırılmalarının izini sürerek okuyan bu çalışma, yalnızca romanı değil, onu nasıl okuduğumuzu da sorgulamaya çağırıyor.
₺320,00