KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ÇÖZÜMLÜ SOYUT CEBİR PROBLEMLERİ
-

Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
₺275,00 -

Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
₺495,00 -

BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺440,00 -

BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
₺210,00 -

Araf’taki Edebiyat
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
₺495,00 -

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
₺480,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
₺455,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TekâfüL Sigortacılığı: Literatür Araştırması
Tekâfül, temeli dayanışmaya dayanan İslami Sigorta faaliyetlerine tamamına verilen isimdir. Tekâfül (Katılım) Sigortacılığı Şeriat kurallarına göre şekillendirilen ve faaliyetlerine devam eden sigortacılık hizmetleridir. Tekâfül sigortacılığı çoğunlukla Müslüman ülkelerde uygulanan bir sistemdir.
Bu kitabın yazılmasındaki amaç, Literatürde Tekâfül sigorta sektöründe hangi konuların ağırlıklı olarak çalışıldığı, Tekâfül sigorta şirketlerinin performansını hangi parametrelerin etkilediği, elde edilen sonuçların neler olduğu ve çözüm önerileri ele alınmıştır. Bu sayede ileride yapılacak çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
Eğitim, toplumların kültürel kimliğini ve geleceğini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi adlı bu eser, Ortaçağ’ın skolastik eğitim anlayışından Avrupa’daki reform hareketlerine, Osmanlı’daki medrese geleneğinden Tanzimat ve Meşrutiyet ıslahatlarına, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan politikalarından günümüze kadar uzanan köklü bir süreci ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kitap, yalnızca kronolojik bir çerçeve sunmakla kalmayıp, her dönemin eğitim anlayışını, toplumsal yansımalarını ve kurumlarını da eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Avrupa’daki modernleşme hareketlerinin Osmanlı eğitim sistemine yansımaları, modernleşme sürecinde gerçekleştirilen reformlar, yabancı uzmanların etkisi ve Cumhuriyet’in eğitim vizyonu bütüncül bir yaklaşımla incelenmektedir.
Alanlarında deneyimli 45 öğretmenin katkıları ve Prof. Dr. Haydar Çoruh’un editörlüğünde hazırlanan bu değerli çalışma, farklı bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir içerik sunmaktadır. Eğitim tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, Türk eğitim sisteminin tarihsel köklerini anlamak isteyen herkese yol gösterici bir rehberdir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
Ülkemizde ücret gelirinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlu alanlardan birisi de ücretlilerin hangi kanuna bağlı olarak istihdam edildiğine göre farklı vergi yüklerine tabi olmalarıdır. Bu çalışmada, hem kamu sektöründe çalışanların kendi aralarındaki hem de kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasındaki vergi ve sosyal güvenlik primi yükleri karşılaştırılarak, yük farklılıklarının nedenleri ortaya konulmaktadır. Özellikle üst düzey memur ve kamu görevlilerinin maaş unsurları arasında tazminat, zam ve ödeneklerin sayıca fazla olduğu ve bu ödemelerin birçoğunun gelir vergisi ve sosyal güvenlik matrahlarına dâhil edilmediği görülmektedir. Dolayısıyla kamu personelinin kendi arasında üst düzey çalışanlar lehine bir vergi-prim yükü farklılığından söz edilebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan işçiler ve özel sektör çalışanları ile kıyaslandığında ise farkın daha belirgin olduğu ortaya çıkmaktadır. Eşitlik, vergi yükünün adil dağılımı ve ödeme gücü ölçütü ile bağdaşmayan bu haksız uygulama ücret dengesini olumsuz etkilediği gibi çalışma barışını da zedelemektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
“Film sanatının temeli kurgudur”
Vsevolod Illarionovich Pudovkin
Sinemada özgün bir yaklaşım geliştirebilmek için kurgu ve anlatı arasında güçlü bir ilişki yaratmak gerekir. Kurgu, teknik bir kavram olmaktan ziyade filmi oluşturan çekimlerden anlamlı bir bütün yaratılmasını içerir. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren etkisini gösteren kurgu ve anlatı kavramları, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan pek çok yönetmenin biçimsel tercihleri sonucunda çeşitli gelişmeler göstermiştir. Bu çalışmada, sinemanın ilk yıllarından yola çıkılarak kurgu ve anlatının gelişimi ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Kitabın son bölümünde, Türk sinemasında kurgu ve anlatıyı etkili bir şekilde kullanarak özgün bir dil yaratan Ümit Ünal’ın filmleri, analiz edilerek, yönetmenin sinemasal yaklaşımı incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SAKARYA NEHRİ – GÖYNÜK ÇAYI – ÇATAK ÇAYI ARASINDAKİ SAHANIN KARST JEOMORFOLOJİSİ
Oluşum ortamları ve yapısal özellikleri farklı Anatolidler ile Toridler’in yan yana geldiği karmaşık bir kuşakta bulunan Orta Sakarya Havzası; lito-stratigrafik yapıları birbirinden değişik karbonatlı kayalardan meydana gelmiştir. Bu iki tekto-jenetik birlik arasında yer alan Karakaya Zonu (İzmir-Ankara Zonu)’nu oluşturan kayalar, çarpışma sonucu kaybolmuş veya stratigrafik konumları büyük ölçüde değişikliğe uğramıştır. Ayrıca, Orta Miyosen sonrası neotektonik dönemde gelişen doğrultu ve düşey atımlı faylar ile epirojenik hareketler, yapı ve kireçtaşlarının konumlarının daha karmaşık bir durum almasına neden olmuşlardır. Bu karmaşık jeolojik yapı; bölgenin jeomorfolojik gelişimini önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle karstlaşma, kısa mesafeler dahilinde, gelişim ve şekil açısından farklılıklar göstermektedir. Karstlaşmada etkili olan birincil (kökensel) ve ikincil (şekillendirici) faktörleri inceleyerek, bölgenin karstik gelişimini ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturur. Belirlenen karmaşık alanda, günümüze kadar ayrıntılı olarak, gerek jeomorfolojik gerekse karstik bir çalışma yapılmadığından bu saha araştırma alanı olarak seçilmiştir. Böylece, inceleme sahasının morfolojik evrimi ve karstik şekilleri ortaya çıkarılarak jeomorfoloji, karst sınıflaması ve drenaj haritaları çizilmiştir. Ayrıca karstlaşma ve morfolojik özellikleri belirlemek için bazı karstik alanların 1/25.000 ölçekli ayrıntılı jeomorfoloji haritaları yapılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
Son dönem Osmanlı tarihi çalışmalarında demografi biliminin önem kazandığı görülmektedir. Çoğunlukla nüfus defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yerel ölçekli dahi olsa imparatorluğun nüfus yapısını, bileşenlerini, doğum, ölüm, göç vs. olgularıyla ekonomik yapısının ortaya çıkartılmasına dair önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda daha çok Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu’na gereksinim duyulan erkek nüfusun nitelik ve niceliklerinin ortaya konulması ve halktan toplanacak vergilerin hesaplanması amacıyla 1831 tarihinde II. Mahmut döneminde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra belirli periyotlarla imparatorluğun sonuna kadar nüfus sayımlarının devam ettiği görülmektedir.
Bu çalışmada sahip olduğu Afrodisias antik kenti ile dünya miras listesine giren Aydın’a bağlı Karacasu Kazasının mahalle, köy ve çiftliklerinde yaşayan erkek Müslim ve gayrimüslim nüfusun yer aldığı 1841 ve 1845 yılına ilişkin NFS.d. 3072 ve 3073 numaralı defterler incelenmiştir. Süleyman Rüşdi ve Küpelioğlu aileleri gibi Karacasu’nun yetiştirdiği önemli ailelerinin de soy kütüklerine dair kayıtlarının bulunduğu bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ilk yarısında önemli bir konuma sahip olan Karacasu Kazası’nın demografik özellikleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
Çocuk edebiyatında, gelenekten yararlanan ve kültürümüzün oluşumunda temel oluşturan yapıtların yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu alanda çocuk edebiyatı çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak, Mevlâna’nın 13. yüzyılda meydana getirdiği altı ciltlik eserin değişik basımları çocuklara sunulmaktadır. Ancak, bu eserlerin çocuk edebiyatı niteliklerine uygun olarak ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, Mevlâna’nın hangi hikâyeyi ne amaçla anlattığı, yetişkinlere hangi dersleri vermek istediği belirtilmiş, çocukların bu derslerden hangilerine ulaşabileceği ele alınmıştır. Hikâyelerde hem metin aralarında geçen yardımcı iletiler hem de ana fikir yapıları ortaya çıkarılmıştır. Yardımcı fikir ve ana fikir iletileri ahlâkî, ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve diğerleri olmak üzere sınıflandırılmıştır.
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
HATAY HALK KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hatay, uzun bir tarihsel süreçte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bundan dolayı kültürel anlamda oldukça zengin bir birikime sahiptir. Bu birikim sonucunda topluma ait gelenek, görenek ve toplumsal uygulamaların da oldukça çeşitli ve fazla sayıda olduğu görülmektedir.
Prof. Dr. Bülent ARI tarafından kaleme alınmış olan “Hatay Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitabı, Hatay halk kültürüne ait unsurları ve şehrin kültürel birikimini titizlikle ele almıştır. Hatay’da doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait uygulamalar, gündelik yaşamdan kesitler; Hatay halk edebiyatına ait örnekler, Hatay’da ön plana çıkan el sanatları, bölgesel halk oyunlarına ait unsurlar, Hatay’daki geleneksel çocuk oyunları, bölgeye ait halk hekimliği uygulamaları, Hatay mutfağına ait yemekler ve yemek kültürü ile bölgede kullanılan lakapların derlendiği bilgilerden oluşan kültürel özelliklere bu kitapta yer verilmiştir.
Hatay halk kültürüne ait unsurların tanıtılması ve bu unsurların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak nitelikteki bu kitap; Hatay halk kültürüne ait yapılacak olan sonraki çalışmalara da kaynaklık edici ve yol gösterici bir mahiyete sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Vecizeler (Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap)
Edebiyat tarihlerinde yer alan kimi isimler edebiyatın vitrininde kimi arka bahçesinde, bazıları piramidin zirvesinde bazılarıysa hâlâ toprak altında “nisyan” denilen toz zerrelerinin arasındadır. Bu isimlerden biri gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi’dir.
Mehmet Cemil’in vecizeleri 1918-1922 yılları arasında Vecizeler adıyla dört ayrı kitap halinde Arap harfleri ile yayımlanır. Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik Bölükbaşı, gibi pek çok ismin iltifatnameleri ile neşredilen bu kitaplar yüz yıl sonra gün yüzüne çıkarılmaktadır. Amacımız hem Türk edebiyatına, bir tür olarak vecize edebiyatına küçük bir katkı sağlamak hem de döneminde makaleleri ile Fransız basınında yer alan bir Türk yazarının ismini “zamanın amansız tırnakları” arasından kurtararak unutulmasına mâni olmaktır.
Elinizdeki kitap “sağır kubbe”de asılı kalan bir seda, edebiyatımızın unutulanlar mahzeninden bir isim ve dört eseridir.
Gün gelir ki en meyus olduğun günleri cennet eyyamı gibi hatırlarsın.
Az çok bir tatsızlık vukuunda ubudiyetini gevşetmemeli! Allah sonra da lazım.
Tacil istiklale müdahaledir.
Ayağına gelen günah ile zekâ sarf ederek îkâ ettiğin günah başkadır.
Hülya kurmak da nimet-i ilâhîdir: Ağrıdan kederden hiddetten âzâde bulunduğuna delildir.
Arkadan söylemek yüz tutmamaktan değil utanmamaktandır.
Münevverle cahil hiddet zamanında bir seviyeye gelirler.
Küçük günahlarda Allah’tan korkar, büyüklerinde affına güveniriz.
Anlayan ile anlamayan cevaplarından ziyade suallerinden bellidir.
Tevazu olduğumuzdan küçük görünmek değil, değerimizden fazla görünmemektir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
Yaşadığımız dönemde dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu ve pek çok şey gibi kültürü de dijital düşünmeye mecbur hale geldik. Artık kişiler gibi kurumlar da dijital dönüşümü yakından takip etmek, adapte olmak ve iletişim stratejilerinin merkezine koymak durumundalar. Kalkınma ve çevre dengesinin yeniden gözden geçirildiği çağımızda “kültür’ü göz ardı ederek ilerlemek mümkün görünmemektedir.
Kültürel mirasın korunması ve bu mirastan toplum yararına faydalanılması, özellikle 21. yüzyılda uluslararası toplumun ve devletlerin büyük önem atfettiği konulardan biridir. Kültürel mirası korumak, tanıtmak ve onunla ilgili farkındalığı artırmak çeşitli ortam ve araçlardan faydalanmayı gerektirir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel miras yönetimi ve kültürel miras hakkında bilginin aktarılmasına yönelik faaliyetler hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. Bu kitapta kültürel mirasın yönetimi ve tanıtımında başvurulabilecek dijital iletişim araçlarının neler olduğu ve bu araçlardan nasıl faydalanılabileceği incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
Carson McCullers’ın romanlarında kurguladığı hikâyeler bir bakıma bulanık bir göldür. Bu gölün ne derinliği ölçülebilir ne de içinde canlı olduğuna dair herhangi bir emare bulunabilir. McCullers’ın gözünden Amerika’nın güneyi de işte böyledir. Güney Gotiği’nin bu yalnız prensesi kendini tüm kusurları, yoksunlukları ve farklılıklarıyla okurunun önüne çıplak bir şekilde çıkarma cesaretini göstermiştir. McCullers’ın her romanında hayatının belli başlı dönemleri müthiş bir panoramik sergiyle okuyucularının gözleri önüne serilir. Bu kitapta ırksal, sosyal, fiziksel, cinsel ayrımcılık gibi belli başlı konulara incelikle değinen McCullers’ın eserleri daha derinlemesine anlaşılması, akademiye katkı sağlaması ve okura rehberlik etmesi için titizlikle analiz edilmiştir. Metinde yazarın incelemeye alınan romanları Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Altın Gözde Yansımalar, Düğünün Bir Üyesi, Küskün Kahvenin Türküsü ve Kadransız Saat’tir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
Turizmin temel unsurları veya arz kaynaklarından biri olan çekiciliklerin başında doğal ortam özellikleri gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir sahanın turizm potansiyelinin oluşumunda bu özellikler doğrudan veya dolaylı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırları içerisinde yer alan Cehennem Deresi Kanyonu’nun doğal ortam özelliklerinin ve turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece doğal ortam özellikleri nedeniyle 2002 yılında “I. derecede doğal sit alanı” olarak ilan edilmiş bu kanyonun, hem turistik potansiyeline değinilmiş hem de sürdürülebilir bir turizm etkinliği için nelerin yapılması gerektiği gündeme getirilmiştir. Ayrıca sahanın koruma ve kullanma dengesi içerisinde yönetilmesi için gerekli olan sürdürülebilir turizm planlaması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu sayede plansız işleyen etkinliklerinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilmiştir. Coğrafi araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, iki yılı aşkın sürede (2015’den beri) gerçekleştirilmiş saha çalışmalarıyla desteklenmiştir. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerinin bir araç olarak kullanıldığı çalışmada, görüntü analizleri ArcGIS10.5, istatistik analizler ise IBM SPSSStatistics 22 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, Cehennem Deresi Kanyonu’nun çok farklı doğal ortam özelliklerine sahip olduğu ve turizm bakımından önemli bir potansiyel barındırdığı anlaşılmıştır. Ancak bu potansiyelin antropojenik kökenli sorunlardan dolayı çok ciddi bir tehdit altında olduğu belirlenmiştir. Sahadaki problemlerin çözümü için acil olarak koruma ve kullanma dengesinin gözetildiği bir planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün bu eksiklikler giderilip, turizm planının oluşturulmasından sonra, Cehennem Deresi Kanyonu’nu ve yakın çevresi sürdürülebilir şekilde farklı turistik ve sportif aktivitelerle desteklenerek gerek iç gerekse dış turizm bakımından tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yetki Devri Politikası
Soğuk Savaş sonrası dönemde yükselen milliyetçilik akımlarının etkisiyle merkezi olmayan yönetim biçimlerinin çoğaldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Kimliklerin, aidiyetlerin ve bölgesel farklılıkların daha fazla görünür olduğu bu dönemde merkezi olmayan politikalar yaygın biçimde uygulanır hale gelmiştir. Ayrılıkçı hareketlerin ulusal bütünlüğün önünde önemli bir sorun teşkil ettiği düşünüldüğünde bu alandaki başarılı örneklerin uluslararası ilişkilerdeki önemi de ortaya çıkmaktadır. Birleşik Krallık ve İskoçya örneği yetki devrinin başarıyla uygulandığı örneklerden olması açısından etkileyicidir. İskoçya uzun süren bağımsızlık mücadelesi ve uyguladığı referandumlara rağmen Birleşik Krallık içinde kalmaya devam etmiştir. Bu açıdan önemli bir laboratuvar vazifesi de görmektedir. Bununla birlikte Birleşik Krallık örneği, Brexit öncesinde AB’nin bölgesel politikaları açısından da önemli olmuştur. Brexit sonrasında ise ülkenin bütünlüğünü tehdit edecek yeni bir süreçle karşı karşıya kalınmıştır. Bu kitapta yetki devri politikaları Birleşik Krallık- İskoçya tecrübesi üzerinden ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00