KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Retro Pazarlama ve Spor
₺275,00 -

Post Truth Çağda Siyaset
₺340,00 -

Önceki Öğrenmenin Tanınması
₺260,00 -

Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
₺300,00 -

Okuma ve Yazılı Anlatım
₺390,00 -

Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
₺220,00 -

Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
₺325,00 -

MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
₺440,00 -

Kübizm ve Sinema
₺250,00 -

KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
-

İzmir Belediye Reisi Rauf Onursal
₺300,00 -

İran, Suriye Savaşı ve Hizbullah
₺380,00 -

İkna Odaklı Reklam
₺440,00 -

HELLENISM IN ASIA MINOR
₺325,00 -

Güncel Akademik Araştırmalar
₺405,00 -

GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Yönetişim Başarısızlıkları ve Şirket İflasları
Dünya’da özellikle 2000’li yıllardan sonra gündeme gelen şirket iflasları, kurumsal yönetişim süreçlerine önem veren yönetim yaklaşımlarını beraberinde getirmiştir. Bu dönemlerle birlikte özellikle art niyetli olarak ve bilerek batırılmış şirketlerle karşılaşılması yönetimin karanlık yüzünün de olabileceğini göstermiştir. Özellikle halka açık statülü anonim şirketlerin iflası, ulusal ve uluslararası alanlarda şirket çalışanları dışında pek çok paydaşın olumsuz olarak etkilenmesini beraberinde getirmiştir.
Çalışmada kurumsal yönetişim uygulamalarının önem kazandığı 2000’li yıllardan sonra bünyesinde önemli skandallara maruz kalan ve buna ilaveten faaliyetlerini iflas ederek sonlandırmak durumunda kalan şirket iflaslarının nedenleri araştırılmıştır. Çalışmada şirketlere ilişkin kurumsal yönetişim başarısızlıklarının nedenleri örnek olay incelemeleriyle ele alınmış ve incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde kurumsal yönetişim kavramı ve söz konusu kavramın temellerini oluşturan unsurlar hakkında bilgiler verilmiştir. Buna ilaveten, dünyada ve Türkiye’de kurumsal yönetişim uygulamalarına ilişkin düzenlemelerden bahsedilmiş, aile şirketlerinin kurumsal yönetişim uygulamaları açıklamıştır. Çalışmada, şirketlerin yönetim süreçlerindeki başarılarını etkileyen, içsel çevre unsurları ve dışsal çevre unsurlarının yönetişim süreçlerine olan katkıları yazında yapılmış pek çok araştırmaya dayandırılarak açıklanmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Grubu Ağızlarının Ses ve Şekil Özellikleri
Temeli Oğuz Türkçesine dayanan Türkiye Türkçesi ağızları sadece Anadolu sahasında değil, Anadolu sınırlarını aşarak Azerbaycan, Kafkaslar, İran, Irak, Suriye, Kırım, Kıbrıs, Rumeli, Batı Trakya, Kosova, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde de varlığını sürdürmektedir. Oğuz Türkçesinin bu kadar geniş bir sahaya yayılmış olması, Anadolu’ya muhtelif tarihlerde doğudan ve kuzeyden gelen diğer Türk topluluklarının göçleri, Osmanlılar döneminde sıkça uygulanan iskân ve yer değiştirme politikaları bu sahada ağız çeşitlenmelerine neden olmuştur. Aynı durum Doğu grubu ağızlarının yayılım gösterdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan sahada da çeşitli ağız dallanmalarına zemin hazırlamıştır. Karahan’ın Türkiye Türkçesi ağızlarının sınıflandırılmasında Doğu grubu ağızları olarak adlandırdığı ve bu çalışmanın konusunu oluşturan ağızlar, ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından detaylı olarak incelenmiştir.
₺900,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Mâniler
Türk sözlü geleneğinin önemli türlerinden biri de manilerimizdir. Anonim Türk halk edebiyatı ürünü olan ve tek dörtlükten müteşekkil bulunan bu şiir türü, bugün dahi Türklerin yaşadıkları bütün coğrafyalara hâkim konumdadır. Manilerimiz Anadolu sahasında yapı ve muhteva bakımından oldukça zengin bir durumdadır. “Bolu Folklorunda Maniler” adlı kitap çalışmamız bir yerde bunun ispatıdır. 2016-17 yıllarında Bolu ili, ilçeleri ve köylerinden derlemeler yoluyla elde ettiğimiz manilerden 2100 kadarını kitabımızda değerlendirdik. Derlenen malzemenin bolluğu konularına göre manilerimizi sınıflandırırken de kendisini göstermiş ve manilerimizi konularına göre 34 farklı başlık altında değerlendirme imkânımız olmuştur. Bununla birlikte Bolu folklorunda mani söyleme geleneğine dair de önemli verileri kitabımıza almış bulunmaktayız. Bolu ilinde yaşamakta olan 214 kaynak kişinin aktardığı 2100 adet maninin bir araya getirilerek oluşturulmuş olan bu çalışmanın Türk folklor çalışmalarına ve halk kültürümüze faydalarının olması ümidiyle Türkoloji dünyasına arz olunur.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kimlik ve Mizah
Fıkraların sizi sadece güldürmediğini, birey ve toplum açısından barındırdığı uzlaşmacı ve çatışmacı yönlerle nasıl düşündürmesi gerektiğini göstermesi açısından bu kitap il bazlı bir örneklemdir. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir fıkra sizi sadece güldürmeyecek aynı zamanda fıkrayı anlatan kişiden fıkradaki tarih, yer, olay, kimlik uyum, uyumsuzluk gibi kavramların zihninizde çatışmasına imkân verecektir. Toplumsal dinamiklerin fıkralar özelinde hayatımızda ne şekilde yer ettiğini ve bir sözün fıkrada ne kadar derin bir anlam kazandırdığını görmek için bu kitap iyi örneklerden biridir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
Çanakkale, içinde bulunduğu coğrafi konumu ve boğazıyla Anadolu ve Avrupa’yı, Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan en önemli iki geçitten birini oluşturmaktadır. İşte bu nedenle eski çağlardan bu yana insanlık için değerli bir mekân olmuştur. Geçmişten günümüze burada yaşayan insan toplulukları, bu boğaz aracılığıyla ekonomik ve askeri üstünlük elde etmiş, bir yandan refah göçlerini tetiklerken diğer yandan işgallere uğramıştır. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu topraklardaki yerleşim, milattan önce 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Klasik ilkçağda henüz İstanbul önem kazanmadan Çanakkale Boğazı ve kıyıları birçok kente ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Çanakkale’nin insanlık tarihi ve Anadolu medeniyetleri bağlamındaki büyük önemi bir yana, Türk tarihinin en çetin muharebelerine mesken olması, milli kültür için bir bellek oluşturması ayrıca önemlidir. Çanakkale Deniz Zaferi (18 Mart), milli bilincin doğduğu yer olarak adeta Cumhuriyet’e uzanan yolun başlangıcını ve niteliklerini taşımaktadır. Çanakkale, hem deniz hem de kara muharebelerinde kazanılan zaferlerle, Türk Kurtuluş Savaşı’nda verilecek mücadelenin ve bağımsızlık ruhunun ilk ortaya çıktığı yerdir. Ege, Trakya ve Güney Marmara’nın kültürel niteliklerini taşıyan kent özellikli bir coğrafyada, tarihin derinlikte biriktirip bugüne taşıdığı çok özel bir hüviyete sahiptir.
Bu kitapta, toplumsal değişmeden kent kültürüne, sanattan medyaya, akademiden entelijansiyaya kadar birçok alanda iletişim perspektifinden Çanakkale’ye dair kapsamlı ve derinlemesine bir analiz ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Öğretim Elemanlarının Öğretimsel Gelişimi Üzerine Bir Araştırma
Her alanda olduğu gibi yükseköğretimde de mesleki gelişim, öğretim elemanlarının görevlerinin gerektirdiği yeterliklerinin geliştirilmesini, böylece kurumların etkililiğinin artırılmasını ve dolayısıyla toplumun gelişiminin hızlandırılmasını amaçlar. Mesleki gelişimin her alanı, bir çarkın dişlisi gibidir ve her bir dişli bu amacın gerçekleşmesinde etkili ve önemlidir. Ancak, yükseköğretim sistemi içinde öğretim elemanlarının araştırmacılık görevlerine ağırlık verilerek, özellikle akademik yükseltmelerde alansal gelişimin ön plana çıkması, öğretim elemanlarını öğretimsel gelişimden daha çok alansal gelişime yönelik etkinliklere yönlendirmektedir. Buna bağlı olarak, öğretimsel gelişim alanının arka planda kaldığı görülmektedir.
Yükseköğretimin kalitesinin önemli yüklenicisi olan öğretim elemanlarının görevlerinin gereği olarak çok yönlü yetiştirilmesi önemlidir. Nitelikli bir öğretim elemanı hem araştırmacı hem de öğretici yeterlikleriyle ön plana çıkar.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
Nahiv, Arap coğrafyasında doğmuş ve gelişmiş içerik content ve içerim implication yönüyle bugünkü gramere karşılık gelen dil ile ilgili Ulûm-i Müntefa-Bihâbir ilimdir. İslamiyetin ilk dönemlerinde Arapların, Arap olmayan toplumlarla karışmaları sonucu selâseti bozulan dillerini düzeltme ve Kuran-ı Kerimin yanlış okunma ve anlamlandırılmasını önleme çalışmalarıyla başlamış; dillerin, coğrafyaların ve zamanın değişmelerine bağlı olarak kazandığı farklı anlamları ve içerikleri ile müstakil bir ilim halini almıştır. İslam medeniyeti çağlarında Kuran dilinin ve İslam kültürünün hâkim tesiri ve Kod Kopyalamanın etkisiyle İslam toplumlarına yayılmış ve müştemil bir ilim haline gelmiştir. Bu etkileşime bağlı olarak Osmanlıda nahiv, Türkçe açısından özgün bir disiplin olarak geliş(e)memiş ve Osmanlı nahvi varlığını Arap gramerinin etkisinde ve hâkimiyetinde kalarak sürdürmüştür. Tanzimatta ise Arap nahvi, giderek Fransız cümle anlayışına yaklaşan Türk nahvi (cümlesi ve söz dizimi) üzerindeki etkisini, Fransız grameri ile birlikte devam ettirmiştir. Kitap, Osmanlının yekpare Arapça ve Tanzimatın nispeten Türkçe olan nahiv anlayış ve yaklaşımına, nahvin ışığında perspektifi bakıyor ve etiyolojisi ile ilgili bazı enstantaneler sunuyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesinin tarih? dönemlerinden biri olması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle döneme ait eserler üzerinde çeşitli tez çalışmaları, bildiri sunumları, makale ve kitap yayınları yapılmıştır. Söz konusu çalışmalar, Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış pek çok yazma eserin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Bu yazma eserlerden biri Yusuf Sünbül Sinan’ın dini-tasavvufi eseridir. 19 fasıldan oluşan bu eser, çoğunlukla mensur olmak üzere manzum-mensur karışıktır.
Bu çalışma giriş, dil incelemesi (yazılış özelikleri, ses bilgisi, şekil bilgisi, yabancı unsurlar), metin ve dizin bölümlerinden oluşmaktadır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
Günümüzde insanlar iyi insan olmanın önemini yeterince kavramamış gözükmektedirler. Ve maalesef Allah’a iman eden Müslümanlarda da durum böyledir. Kimisi ibadetlerini tam yapsa da günahlardan uzak duramamaktadırlar. Nitekim eğer ibadetleri kabul olsa idi, onlar günahlardan uzak dururlardı. Bu günahlardan bazıları şunlardır: kul hakkı yemek, adaletsiz yöneticiler, ticarette hile, haksız kazanç, hırsızlık, yalan, zina, faiz, gibi.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, başta İslam üzere olanlar olmak üzere insanlara iyi insan olmanın Allah katında da nasıl makbul olduğunu göstermektir. Nitekim Allah Kur’an da elli küsur ayette namazdan ve tek ayette de (Nur Suresi 31) başörtüsünden bahsederken, iyi insan olmakla alakalı iki yüz küsur ayet vardır. Bu sayılardan da Allah’ın iyi insan olmaya verdiği ehemmiyet anlaşılabilir.
İyi insan; kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan ve kendisine yapılmasını istediğini başkalarına yapan ve de niyeti her daim halis olan insandır. Bu çerçevede yapılan işler ise iyi/hayırlı işlerdir.
Hülasa, umarım bu kitap sizin daha iyi bir insan olmanızda faydalı olur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
Bu kitap, unutulmuşluğa terk edilmiş bir vatansever yazar ve romanını ortaya çıkarmak gayretinin bir ürünüdür. Bu tarihî roman ve yazarı Türkiye’nin en zor zamanlarında edebiyat dünyasında bir yıldız gibi bir görünür ve sonra çabucak kaybolur.
Önce II. Meşrutiyet Dönemi (1908 – 1920)’nin Türkçü dergilerinde adına rastladığımız Dündar Alp’in kimliği ve eserleri hakkında yayımladıımız bir makaleye ilavelerle inceleme kısmında yer verilmiştir. Ayrıca araştırmacıların istifadesi için Dündar Alp’ın şehit edilmesine dair gazetelerde çıkan iki makale de yeni harflere aktarılarak ilave edilmiştir.
Bu çalışmanın ikinci ana kısmını “Metin” kısmı oluşturmuştur. Burada yazarın Timurlenk – Şark’ın En büyük Hükümdarı – adlı romanı eski harflerden yeni harflere aktarılarak verilmiştir. Çalışma, şahsi kütüphanemizdeki orijinal nüsha üzende yapılmıştır. Bu kısımda okuyucunun anlamakta zorluk çekebileceğini tahmin ettiğimiz dil varlıkları günümüz Türkçesideki karşılıkları ile dipnotlarda açıklanmıştır. Yine bu dil unsurlarının bir sözlüğü çalışmanın sonuna ilave edilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
Çalışan Bağlılığı
İşletmelerin en değerli varlıklarından birisi olan nitelikli işgücü, günümüz rekabet koşullarında üzerine düşünülmesi gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü açısından da önemli katkılar sunan bu değerli varlığı işletme bünyesine kazandırmak kadar, işgücünün devamlılığını sağlamak da kritik öneme sahiptir. Bu nedenle devamlılığın temelinde yer alan çalışan bağlılığı ve bu bağlılığı sağlamaya yönelik örgütsel faktörler bu kitabın konusunu oluşturmaktadır. Çalışan bağlılığı, liderin yaklaşımı ve oluşturduğu kültürel ortam ile yakından ilişkilidir. Bu noktada çalışanların kendisini güçlendirilmiş hissetmesine yol açan ve dolayısıyla çalışan bağlılığını destekleyen bir liderlik türü olarak dönüşümcü liderlik dikkat çekmektedir. Bu kitapta liderlik, güçlendirilmiş iş gücü, çalışan bağlılığı konuları ve bu konuların birbirleriyle ilişkileri konu üzerine yapılmış geçmiş araştırmalar çerçevesinde ele alınmaktadır. Eser, çalışan bağlılığını önemseyen ve bu alanda çalışan herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Liderlik kavramı günümüzde en çok araştırılan konuların başında gelmektedir. Liderlik örgüt çalışanlarını bir hedefe yönlendirme süreci, lider ise bu süreçte izleyenlerini etkileme de öncü rolü yüklenen kişidir. Örgütler için artan rekabet, her alanı etkileyen teknolojik gelişmeler, bilgi kaynaklarına kolay erişim, iletişim hızı, iş koşulları ve örgüt yapılarındaki değişim, liderler üzerinde önemli baskılara neden olmaktadır. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de liderliğe olan ihtiyaç yukarıda belirtilen değişimler nedeniyle önemli hale gelmiştir.
Bu kitapta, liderliğin seçilmiş bazı önemli kavramlarla ilişkisi anlatılmaya ve ağırlıklı olarak örgütlerin başarısında önemli bir yeri olan, değişim yönetimi, kişilik, motivasyon, duygusal zeka, bilgi yönetimi, örgütsel öğrenme, performans ve örgüt kültürü kavramları ele alınmış ve liderlik ile ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
Günümüzde sosyal medya ve dijital iletişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılmasını da kolaylaştırıyor. Bu kitap, Türkiye’de “yüzyılın afeti” olarak tanımlanan 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında sosyal medyadaki komplo iklimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem günü 24 saat içerisinde HAARP komplo teorisi üzerine paylaşılan içeriklerin kapsamlı bir İçerik analizini sunarak, risk ve afet iletişimi bağlamında dezenformasyonun toplumsal etkilerini mercek altına alıyor.
Çalışma, hem bireysel hem de anonim hesaplar tarafından yapılan paylaşımların, komplo teorisinin yayılmasına ve mevcut komplo ortamının kötüleşmesine nasıl katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmada, toplumun bilgiye yönelik açık talebi ile bilim insanlarının sosyal medya üzerinden bu taleplere verdiği yanıtlar arasındaki fark dikkat çekiyor. Mizah ve alay yoluyla yapılan reddetmelerin, bilimsel güvene etkileri tartışmaya açılıyor ve bilim İletişiminin kamuoyuna ulaşmadaki eksiklikleri gözler önüne seriliyor.
Kitap ayrıca, komplo teorilerini destekleyen sahte bilimsel içeriklerin bireyler üzerinde yarattığı yanıltıcı etkileri ve medyanın pasif rolünü de ele alıyor. Sonuçlar, bilim insanlarının ve medya aktörlerinin, toplumun doğru bilgiye erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini vurguluyor.
HAARP komplo teorisi özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve etkili iletişim stratejileri geliştirmek isteyenler için rehber niteliğinde.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
GALATA’DA SARRAF İŞLETMELERİ (1691-1733)
18. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı finans sektörünün merkezinde yer almaya başlayan sarraflar, birer işletme sahibi olarak belirli bir yönetim anlayışı ve müessese tavrıyla hareket etmişlerdir. Bu işletmelerin bir yönetilme mantığı, organizasyon yapısı ve hiyerarşik düzeni bulunmaktaydı. Tarihsel kökenlere dayanan bu özelliklerin Osmanlı finans ve esnaf teşkilatlanması ile doğrudan alakası yanında Osmanlı para piyasaları için bir fırsat unsuru olma niteliği de mevcuttu.
Metin Ziya Köse, sarrafların işletme yönetim zihniyetinin menşeini ve gelişim evrelerini mahkeme kayıtları eşliğinde detaylı bir şekilde incelemektedir. Osmanlı işletme tarihi alanına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış bu kitap, sarraf işletmelerinin zuhuru, yönetim yaklaşımları, sermaye birikimi ve idaresi ile yatırım ve servet yönelimlerinin mahiyeti hususlarında adeta bir kurumsal portre çizmektedir. Sarraf işletmelerinin 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini şekillendiren gerek siyasi ve gerekse iktisadi iç ve dış gelişmelerde başlangıç noktası itibariyle nasıl önemli hale geldiklerinin izlerini sürmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
Dar mükellefiyet, Türk vergi sisteminde gelir üzerinden alınan vergilerde uygulanan iki mükellefiyet türünden biridir. Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan yabancı mukimi sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları Türkiye kaynaklı kazanç veya irat elde ettiklerinde dar mükellef olmaktadır.
Dar mükellefiyet müessesesi, devletin vergilendirme yetkisini tesis etmesi, çifte vergilendirmeyi önlemesi, ülkeye yabancı sermaye ve teknoloji girişini sağlaması gibi çeşitli temel faydalar sağlamaktadır.
Kitapta devletin vergilendirme yetkisinin sınırının ne olduğu, nerede başlayıp bittiği, dar mükellef kurumların nasıl vergilendirildiği, özellikle dijital dünyada faaliyet gösteren kurumların nasıl vergilendirildiği sorularına cevap verilmektedir. Bu kitap maliye, vergi hukuku, uluslararası vergi hukuku ve dijital ekonominin vergilendirilmesi konularına ilgi duyan okuyuculara hitap etmektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Maskeli Medya
Gelişen teknoloji ve internete erişim olanaklarının artmasının, insanların hayatını kolaylaştırma yönündeki etkilerinin yanında kimi kişi ya da grupların politik, ekonomik ve sosyal amaçlarla sahte haberler yaymasına da olanak sağlamaktadır. Twitter, Facebook, Instagram ve Youtube gibi popüler sosyal medya ortamlarında bulunan sahte hesaplar, insanları yönlendirebilmek amacıyla içerik üretimleri, görüntü ve ses manipülasyonları gibi dezenformasyona yönelik faaliyetler yürütebilmektedirler. Bu tarz olaylar özellikle kaynağı sosyal medya olan haberlere olan güvenin azalması, bireylerin manipüle edilmeleri ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesi gibi olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Bütün bunların getirisi olarak sosyal medya ortamları insanlar için güvenilir haber kaynağı olmaktan çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar son dönemde sosyal medyaya olan güvenin tüm dünyada azalmakta olduğunu göstermektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Okuma ve Yazılı Anlatım
Modern trajedi artık sahnede değil; bir evin içinde duyulmayan bir kokuda, unutulmuş bir bakışta, örtüsüz bırakılmış bir geçmişte yankılanıyor. Trajik Söylem: Sema Kaygusuz’un Öykülerinde Modern Trajedi, Raymond Williams’ın kuramsal izleğiyle, gündeliğin içinde saklı kalmış derin sarsıntılara odaklanıyor. Bu kitapta ne kahramanlar var ne de büyük felaketler; ama her öyküde derinleşen bir suskunluk, bastırılmış bir acı ve geri dönmeyi sürdüren bir kayıp. Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki sessizliklere kulak veren bu çalışma, çağdaş edebiyatın en kırılgan, en görünmez ama en sarsıcı yüzüne ışık tutuyor.
Trajik Söylem, modern trajediyi gündelik hayatın çatlaklarında, sıradan anların içindeki sarsıntılarda arayan bir okuma deneyimi sunuyor. Bireyin içsel çöküşünü toplumsal belleğin suskunluğu, doğanın geri çekilişi ve geçmişin geri dönüşüyle birlikte ele alan bu kitap, modern insanın kayıp sesini arayanlar için.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00