KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Çanakkale Halk Bilimi
₺210,00 -

Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
₺235,00 -

Bir Başka Açıdan Strateji
₺455,00 -

ASTRONOMİ ve UZAY BİLİMLERİ
-

AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
₺260,00 -

Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
-

Güzel Sanatlar Liselerinde Müzik Eğitimi Odaklı Araştırmalar
₺210,00 -

Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları
-

Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
-

İngiliz Romanında İstila Gotiği
₺250,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
₺950,00 -

Yeni Medya ve İletişim
₺275,00 -

Varto Alevileri
₺520,00 -

Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
₺210,00 -

TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
₺340,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
TBMM’DEKİ ÇANAKKALE (BİGA, GELİBOLU) MİLLETVEKİLLERİNİN SİYASİ FAALİYETLERİ (1920-1927 )
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BAŞLANGIÇ DÜZEYİ ALIŞTIRMALAR
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Başlangıç Düzeyi Alıştırmalar kitabı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin başlangıç düzeyi dilbilgisi konularını pekiştirmelerini sağlayacak şekilde belirli konu başlıklarında hazırlanan alıştırmaları içermektedir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğreticiler kitabı ek bir kaynak olarak kullanabilir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
Bu kitapta gelişim sürecinin temel alanlarından olan bilişsel ve üstbilişsel/duyuşsal alanlara uygun olarak eğitim-öğretim sürecinin nasıl tasarlanacağı üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda etkinlikler hazırlanırken öncelikle bilişsel ve üstbilişsel gelişim alanlarının özellikleri esas alınmıştır. Bu gelişim alanlarının özellikleri ve bunların etkinlikleri tasarlama sürecinde nasıl kullanıldığının bilgisi ilgili bölümde ayrıntısıyla ele alınmıştır. Araştırmada öğrencilerin bilişsel, üstbilişsel ve duyuşsal gelişim alanlarından hareketle yazma, okuma ve sözlü iletişim becerilerini destekleyecek öğretim sürecini hazırlama hedeflenmiştir. Dil bilgisinin bir beceri alanından ziyade yeterlilik olması nedeniyle dil bilgisi konuları, ilişkili olduğu beceri alanıyla beraber ele alınmıştır.
Çalışma, iki temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde etkinliklerin nasıl hazırlandığı üzerinde durulmuştur. Bunun için etkinliklerin hazırlanma aşamasında kullanılan (model olarak) Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT), duyuşsal ve üstbilişsel alanla ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Etkinliklerin bunlara uygun olarak nasıl hazırlandığı açıklanmıştır. Sonraki bölümde tasarlanan etkinliklerin YBT’nin bilgi türleri ve temel dil becerilerine göre oluşturulma yapısı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bölümde aynı zamanda etkinliklerin kullanımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Etkinliklerin uygulanışı, uygulayıcı, etkinliklerin gruplandırılması ve düzenlenmesi, etkinliklerin ölçme ve değerlendirme süreçleri üzerinde durularak bunlar hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde hazırlanan etkinlikler yer almaktadır. Bu bölümde ortaokul Türkçe dersinin 5, 6, 7 ve 8. sınıflarına uygun hazırlanan etkinlikler sırasıyla verilmiştir. Hazırlanan etkinlikler, YBT’nin bilgi türlerine göre sınıflandırılmıştır. Bunlar; üstbilişsel, olgusal, kavramsal ve işlemsel bilgi türüne göre yazma, okuma ve sözlü iletişim becerileri ve dil bilgisi ile ilgili etkinlikleri kapsamaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
Eğitimcilerin görevi gerçek yaşam ile okul yaşantısını bir bütün olarak düşünüp, sınıfın dışındaki dünya ile uyumlu hale getirmektir. Bunun için en etkili yol gerçekçi çevrede yer alan ve öğrenenlerin etkin olduğu “bağlam” içindeki öğrenmelerdir. Yapılandırmacı yaklaşımın uygulama yöntemlerinden biri olan “Bağlaşık Öğretim” mümkün olduğunca gerçekçi ve kavramsal açıdan zengin bağlamlar sunmayı öngörmektedir. Son dönemde uluslararası alan yazında çeşitli araştırmalarda ve uygulamalarda ele alınan bu yöntem, kuramsal yanı ağır basan yapılandırmacı yaklaşıma adım adım bir uygulama olanağı sunmaktadır. Ayrıca bu yöntem, bilişsel yapılandırmacıların vurguladığı bir problem üzerine öğrenenlerin düşünüp tartışabilecekleri fırsatları vermekte ve sosyal yapılandırmacıların vurguladığı grup ya da işbirlikçi problem çözme etkinliklerini sağlamaktadır. Bu kitapta, bağlaşık öğretim çeşitli yönleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. Kitabın konuyla ilgilenen kişilere, öğrencilere, öğretmen adaylarına, öğretmenlere, bilimsel çalışma yapanlara, yeni çalışmalara kaynak oluşturacağı ve yol göstereceği umulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İktisat Tarihi
Bu kitap için yazacağım son cümleyi en baştan yazayım: Son yıllarda okuduğum en etkileyici ekonomi kitabı. Ekonomi ve kamu maliyesi tarihiyle ilgili birçok kitap okudum, aralarında çok etkileyici olanlar vardı ama bu kitap kadar önemine karşın az bilinen konuları birbirine bağlayan, derli toplu anlatanına çok az rastladım. Yazar, yanlış ya da eksik bilinen birçok konuyu ele alıp doğrusunu örnekleriyle anlatmış. Olayların tarihçelerini de kutular içinde sunarak metnin akımını bozmadan ayrıntılı bilgi vermeyi başarmış. Mesela Adam Smith’in iktisat biliminin kurucusu olmadığını, homo economicus kavramının ilk kim tarafından ve ne zaman kullanıldığını, Nobel ekonomi ödülünün gerçekte ne olduğunu, yasalarından bildiğimiz ünlü Babil Kralı Hammurabi’nin tarihin ilk refah programı uygulayıcısı olduğunu, Çitleme Hareketi’ni ve daha birçok konuyu ele alarak yerli yerine oturtmuş.
Kitabı okuyanların çoğu, samiriyeli ikilemi, paternalizm gibi ilk kez duydukları bazı konularla karşılaşacaklar. Aslında bu konular yeni değil hatta bazıları çok eski ama yeterince ele alınıp işlenmiş konular olmadığı için bilinmiyor. Oysa bugünü anlamak için bunları bilmek gerekiyor. Mesela dünya tarihinde ilk vergi tarifesi uygulamasının günümüzden 4000 yıl kadar önce Asur kolonileri döneminde Kültepe’de (Kayseri / Türkiye) olduğunu bilenlerin sayısının fazla olmadığına eminim. Benzer şekilde, günümüzde giderek öne çıkan ve herkese eşit bir geçinme geliri sağlanmasını esas alan “evrensel temel gelir” yaklaşımının ilk uygulamasının yaklaşık 200 yıl önce Speemhamland adlı bir İngiliz kasabasında yapıldığını da çoğumuz bilmiyoruz.
Özetle söylemem gerekirse Dülger’in bu kitabı, ekonomiye ve kamu maliyesine ilgi duyan herkesin ama en çok da öğrencilerin, pek çok kavramı yerli yerine oturtmasını sağlayacak eşsiz bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Dr. Mahfi Eğilmez
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
Avrupa Birliği Aile İşletmeleri Raporuna göre, dünyadaki tüm işletmelerin %75’i, Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile işletmeleridir. Ayrıca Fortune 500’deki dünyanın en büyük ve başarılı işletmelerinin %40’ı aile işletmelerinden oluşmaktadır. Buna karşılık aile işletmelerinin genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu da söylemek gerekir. Küçük ve orta ölçekteki aile işletmeleri toplam istihdamın yaklaşık %80’ini sağlamakta ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmektedir (EY, Aile işletmelerinde yeni normal raporu, 2020). Ülke ekonomilerine katkıları dolayısıyla desteklenmesi gereken aile işletmeleri doğaları gereği çeşitli zorluklarla baş etmektedir. Bu durum, bulunacak çözümlerin de aile işletmelerine özgü olmasını gerektirmektedir.
Pazarlama ve marka yerel, ulusal ve uluslararası pazarda rakiplerden farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeyi mümkün hale getirir. Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinde girişimcilik, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi, marka değeri, marka kimliği, marka kişiliği, marka yönetimi, sosyal medya yönetimi, pazarlama iletişimi, uluslararası ticaret ve lojistik konuları ele alınmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Mekânın Sosyal Boyutu
Mekân, sadece fiziksel bir varoluş değil, aynı zamanda sosyal etkileşimlerin, kültürel değerlerin ve tarihsel süreçlerin şekillendirdiği dinamik bir yapıdır. Bu kitap, mekânı disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak, farklı alanlardaki uzmanların bakış açılarını bir araya getiriyor. Arkeoloji, tarih, edebiyat ve sosyoloji gibi alanlardan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan eser, mekânın fiziksel, toplumsal, kültürel ve sanatsal boyutlarını derinlemesine inceliyor.
Kitapta, Tanzimat öncesi Konyadan Harold Pinterın oyunlarındaki kent algısına, Uygur metinlerindeki Budist mekân tasavvurundan Gertrude Bellin arkeolojik gözlemlerine kadar geniş bir yelpazede mekânın dönüşümünü keşfedeceksiniz. Dijitalleşmenin toplumsal mekân anlayışı üzerindeki etkileri ve bağımlılık yapıcı maddelerin mekân temelli sosyolojik analizi gibi çağdaş konular da kitapta ele alınan başlıklar arasında.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Etik Liderlik
Örgütsel etkililik ve verimlilik açısından liderlik önemli bir bileşen konumundadır. Etik anlayış ise liderliği pekiştiren bir öğedir. Evrensel etik ilkelerin örgütlerde kurumsal bir yapıya kavuşmasında yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Bu noktada örgüt yöneticilerince sergilenecek etik liderlik davranışları etik ilkelerin kurum çalışanlarınca içselleştirilmesine aracılık edebilir. Eğitim kurumları da bu durumun bir istisnası değildir. Eğitim kurumları yöneticilerinin etik ilkelere bağlı kalmaları örgütsel performansa doğrudan katkı sağlayan birçok bileşen için itici güçtür. Bu yönüyle etik liderlik tüm kamu kurumları ile birlikte eğitim kurumlarında da örgütlerin stratejik amaçlarını gerçekleştirmelerine zemin hazırlayabilir. Etik liderliğin genelinde kamu, özelinde ise eğitim kurumlarında örgütsel performansa yapabileceği potansiyel katkılar temel alınarak hazırlanan bu çalışma yöneticilerin yönetsel eylemlerini ve uygulamalarını etik bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeler yapmalarına ve bu şekilde etik ilkeleri örgütsel kültürün bir parçasına dönüştürmelerine katkı sunabilir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
İbnü’l-Arabî metafiziğinin kalbi sayılan Fusûsu’l-Hikem, varoluşun ve insanın gizemini kader ekseninde çözen sarsıcı bir haritadır. Bu çalışma, Şeyh-i Ekber’in düşünce dünyasındaki, çoğu zaman pasif bir boyun eğme olarak yanlış yorumlanan yazgı kavramını, dinamik bir kader ontolojisi olarak yeniden keşfe çıkıyor.
Kitap; kaderin kör bir tesadüf ya da dayatılmış bir senaryo değil, varlığın kendi öz hakikatine (a’yân-ı sâbite) attığı bir imza olduğunu gözler önüne seriyor. İlâhî isimlerin tecellisi ile kulun iradesi arasındaki o muazzam dengeyi incelerken, insanın kendi kaderinin hem şahidi hem de aktif bir yürütücüsü olduğunu vurguluyor.
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi: Fusûsu’l-Hikem Örneğinde Varlık ve Yazgı, kaderin kozmik ritmini ve varoluşsal derinliğini anlamak isteyen araştırmacılar, akademisyenler ve irfan meraklıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Okuru, kaderi bir mahkûmiyet gibi yaşamaktan çıkarıp, onu ilâhî bir sır olarak idrak etmeye davet ediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağimsizlik ve Yeniden Kuruluş
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağımsızlık ve Yeniden Kuruluş başlıklı kitabımız sosyal bilimleri arkeoloji, felsefe, tarih, edebiyat, halk bilimi ve sosyoloji disiplinleri açısından ele almış, alanında uzman akademisyenlerin katkıları ile “Bağımsızlık ve Yeniden kuruluş” temaları disiplinlerarası bir yaklaşımla anlatılmıştır. Arkeoloji disiplini arkeolojik ve tarihsel kayıtlar aracılığıyla yeniden kuruluş ve bağımsızlık olgusunu incelerken, Felsefe alanında “yeniden kurma” ve “yeniden inşa etme” İsteği, özgürlük ve hür insan kavramları ele alınmıştır. Toplumsal tarih, uluslararası İlişkiler bağlamında Türkiye’de Roman çalışmaları, Bağımsız Azerbaycan’ın ekonomik kalkınmasında Türkiye’nin rolü, Çerkeslerin bağımsızlık mücadelesi konuları etraflı bir şekilde incelenmiştir. Dil ve Edebiyat alanında Nobel Edebiyat ödüllü İngiliz oyun yazarı Harold Pinter’ın bir yazar, aydın ve vatandaş olarak kendini ve yazarlık kariyerini yeniden inşa etmesi incelenmiştir. Eski Türkçe metinlerde bağımsızlık kavramı, İstiklal Marşı ve bağımsızlık göstergeleri ile dilbilimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. Halk bilimi alanında 15. yüzyıl sonrasında görülen âşıklık geleneği ve geleneğin temsilcisi olan kadın âşık kimliğinin inşa süreçleri ortaya konmuştur. Sosyolojik açıdan ise çağlar boyunca coğrafi, sosyal, ekonomik, politik ve kültürel faktörlerden etkilenen bir olgu olarak yemek kültürünün değişimi, yeniden yapılanması küreselleşme ve tüketim kültürü bağlamında tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kissa-i Musa
Kıssa-i Mûsâ ʿaleyhi’s-salâtü ve’s-selâm, kısaca Kıssa-i Mûsâ, Süleymaniye Kütüphanesi, Giresun Yazmalar Bölümü’nde (nr. 203) kayıtlı 54 varaktan meydana gelen bir yazma içerisinde bulunmaktadır. Bu yazmanın 13 satırlık ilk 45 varağında nesih yazı tipi ile yazılmış bu eser, Musa Peygamber’i konu edinen bildiğimiz diğer kıssalardan farklı olarak düzyazı türünde yazılmıştır. Metnin sonuna düşülen H 982 (MS 1573) tarih kaydı ise eserin 16. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Yazmanın diğer sayfalarında, muhtelif konularda yazılmış bazı notlar bulunmaktadır. Burada cülus törenlerinde adı geçen padişahlar ve bazı özel adlar olmakla birlikte müstensihin adı tespit edilememiştir. 16. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi özellikleri gösteren metinde, sade ve anlaşılır bir üslûp kullanılmış; sıklıkla konuşma cümlelerine yer verilmiştir. 16. yüzyıla ait Kıssa-i Musa’da, Rabguzî’nin Kısasü’l-Enbiya adlı eserinden bu yana karşılaşılan bir anlatım tarzı uygulanmış; eser, müellifi tarafından Kur’an ayetleriyle desteklenerek kaleme alınmıştır. Günümüz Türkçesine aktararak okuyucuların dikkatine sunduğumuz bu eserin hazırlanmasındaki öncelikli amacımız Türk Dili alanında yapılan çalışmalara katkı sunabilmektir. Bunun yanında, çalışmamızın Anadolu sahasında yazılmış dinî metinleri içerik bakımından ele alan incelemelere de katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
Anneliğin yansıdığı önemli alanlardan biri olarak edebiyat, hem içinde şekillendiği devrin makbul annelik tanımlarını ve anneliğe dair genel kabullerini yansıtır, hem de bunların yeniden üretilmesine ya da dönüştürülmesine etki eder. Annelik bir sorunsal olarak kabul edildiğinde, odaklanılan eserlerin mevcut annelik kavramını kabul edip yeniden üretenler değil bu kavramı farklı açılardan irdeleyenler olması gerekmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de annelik kavramının kültürel bağlamda tartışılması kadın hareketinin yükselmesi ve kadın edebiyatının zenginleşmesi ile mümkün olmuştur. Annelik kavramının idealleştirilen, kutsallaştırılan, tek tipleştirilen bir kimliği değil deneyimlenen, insanca/kusurlu, özgül bir kimlik olarak anlatısal yansımalarını kadın yazarların üretimlerinde bulmak mümkündür. Özellikle 1980’den sonra, siyasi ve toplumsal atmosferin de etkisiyle, bireysel olanın edebî metnin merkezine yerleşmesi ve kadınların edebiyat kamusunda seslerinin, görünürlüklerinin artması mümkün olmuştur. Bu çalışmada daha derinlikli bulgulara ulaşabilmek adına 1980 ve sonrasında yayımlanan romanlar incelenmiştir. Bu romanların yarattığı dönüşüm ve inşa ettikleri anlatı sayesinde Türk edebiyatında “anne”nin yaygınlıkla bir stereotip olarak, makbul annelik vasıflarını yansıtır biçimde çizilmesinden, bu makbul kalıplara uymuyorsa da ötekileştirilmesinden öte annelik, değişken, özgül, tartışılabilir, kutsal değil insani, ideallere değil deneyimlere yaslanan kadın merkezli bir bakış açısı ile biçimlendirilmiş bir kimlik olarak kurulmuştur. Bu yönüyle hem edebiyatın tematik olarak zenginleşmesine hem de anlatısal olarak yenilenmesine ve özgürleşmesine katkı sağlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
RIDING THE STORM
During the 19th century, British diplomacy towards the Ottoman Empire was based on rejuvenating and revitalising the administration system with a series of social and political reforms. Although British attitudes began to transform during the Near Eastern Crisis of 1876-8 and the Anglo-Ottoman alliance was interrupted, the policy changed dramatically on the eve of the First World War.Nonetheless, major events such as the Chanak Crisis in the British Cabinet, the occupation of Constantinople and Smyrna and finally the Turkish Nationalist Movementunder the leadership of Mustafa Kemal Ataturk effected the dynamics of Anglo-Ottoman relations. This book examines the ground of these policies and analyses how thisstorm was over in British foreign policies towards Turkey between 1918 and 1923.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
Nahiv, Arap coğrafyasında doğmuş ve gelişmiş içerik content ve içerim implication yönüyle bugünkü gramere karşılık gelen dil ile ilgili Ulûm-i Müntefa-Bihâbir ilimdir. İslamiyetin ilk dönemlerinde Arapların, Arap olmayan toplumlarla karışmaları sonucu selâseti bozulan dillerini düzeltme ve Kuran-ı Kerimin yanlış okunma ve anlamlandırılmasını önleme çalışmalarıyla başlamış; dillerin, coğrafyaların ve zamanın değişmelerine bağlı olarak kazandığı farklı anlamları ve içerikleri ile müstakil bir ilim halini almıştır. İslam medeniyeti çağlarında Kuran dilinin ve İslam kültürünün hâkim tesiri ve Kod Kopyalamanın etkisiyle İslam toplumlarına yayılmış ve müştemil bir ilim haline gelmiştir. Bu etkileşime bağlı olarak Osmanlıda nahiv, Türkçe açısından özgün bir disiplin olarak geliş(e)memiş ve Osmanlı nahvi varlığını Arap gramerinin etkisinde ve hâkimiyetinde kalarak sürdürmüştür. Tanzimatta ise Arap nahvi, giderek Fransız cümle anlayışına yaklaşan Türk nahvi (cümlesi ve söz dizimi) üzerindeki etkisini, Fransız grameri ile birlikte devam ettirmiştir. Kitap, Osmanlının yekpare Arapça ve Tanzimatın nispeten Türkçe olan nahiv anlayış ve yaklaşımına, nahvin ışığında perspektifi bakıyor ve etiyolojisi ile ilgili bazı enstantaneler sunuyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ŞİRKETLER VE FİNANSAL KURUMLAR ÜZERİNE ANALİZLER
Bu kitapta aşağıda kısaca yer alan yedi alt bölümde, şirketler ve finansal kurumların çeşitli açılardan değerlendirilmelerine yönelik istatistiki analizler yapılmış, bunların sonuçları detaylı olarak farklı açılardan değerlendirilmiş ve ilgili taraflara önerilerde bulunulmuştur.
Kitabın birinci bölümünde; Borsa İstanbul’daki imalat şirketlerinin kârlılığı üzerine etkili olan finansal oranlar analiz edilmiştir.
İkinci bölümde; Borsa İstanbul gözaltı pazarı işletmelerinin faaliyet durumunun ENTROPİ ve ARAS yöntemleriyle analizi yapılmıştır.
Üçüncü bölümde; işletmelerin aktif kârlılığı üzerinde etkili olan faaliyet oranları panel veri analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir
Dördüncü bölümde; katılım bankalarının kârlılıklarının VIKOR yöntemi ile değerlendirilmesi yapılmıştır.
Beşinci bölümde; katılım bankacılığının karlılığını etkileyen finansal oranların belirlenmesine yönelik Panel Regresyon yöntemi ile bir analiz yapılmıştır.
Altıncı bölümde; bir havayolu işletmesinin insan kaynakları temin süreci çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSİS yöntemi ile analiz edilmiştir.
Yedinci bölümde ise Türkiye’de faaliyet gösteren bazı havalimanlarının gelişmişliklerine göre sıralanması gri ilişkisel analiz yöntemi ile incelenmiştir.
Kitabın işletmeler başta olmak üzere, yatırımcılara, lisans ve lisansüstü öğrencilere ve akademik anlamda araştırmacılara yararlı olması temennisiyle…
Yazarlar:
Eda ÇINAROĞLU, Haşim BAĞCI, Metin AKTAŞ, Nihal DORUK,
Ömer Faruk RENÇBER, Ramazan AKBULUT, Tunahan AVCI
₺260,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00