KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
₺845,00 -

Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
₺210,00 -

Antik Yunan Eğitiminde Kadın
₺620,00 -

Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
₺235,00 -

2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
₺440,00 -

Yetki Devri Politikası
₺340,00 -

Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
₺235,00 -

Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
₺420,00 -

Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
₺280,00 -

Hafıza, Hatırlama ve Unutma
₺800,00 -

Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
₺340,00 -

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
₺325,00 -

XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
₺340,00 -

Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
₺315,00 -

Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
₺235,00 -

Türkçeden İngilizceye Çeviri Kitabı
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Hominidlere Genel Bir Bakış
Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sürmekte olan paleontolojik kazılarda çeşitli canlılara ait fosil materyaller bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Bu sayede birçok bilimsel soru cevap bulmakta ve birçok yeni soru da akıllara gelmektedir. Bu fosiller içerisinde önemli guruplardan bir tanesi geleneksel isimleriyle “hominidler”, günümüzdeki isimleriyle de “hominin”lerdir. Bu kitapta, 7 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan hominid ailesi ele alınmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ENDÜSTRİ 5.0
Sanayi, tarih boyunca teknolojik gelişmelerin yanı sıra ekonomik gereksinimler ve toplumsal beklentiler doğrultusunda sürekli değişmiştir. Günümüzde bu değişimin yeni aşaması, Endüstri 5.0 olarak anılmaktadır. Endüstri 5.0, üretim sistemlerini daha akıllı ve bağlantılı hale getirirken insanı, çevreyi ve dayanıklılığı merkeze alan anlayışıyla öne çıkmaktadır. Bu kitapta Endüstri 5.0’ın gelişim süreci, kavramsal temelleri, insan merkezlilik, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık değerleri, yapay zekâ, dijital ikiz, siber-fiziksel sistemler ve insan-makine iş birliği gibi teknolojik bileşenleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Ayrıca kitapta Endüstri 5.0’ın kavramsal ve teknolojik sınırlılıkları irdelenmekte, uygulamada karşılaşılan zorluklar tartışılmaktadır. Kitabın, Endüstri 5.0’ı farklı boyutlarıyla anlamak isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için kapsamlı bir başvuru kaynağı olması temenni edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Aragon Krallığı
Orta Çağ, krallıklar arasındaki mücadelelerin ve diplomatik stratejilerin yoğunlaştığı kritik bir dönem olarak kabul edilir. Bu önemli dönemde, İberya Yarımadası’nın ve Batı Akdeniz’in siyasi sahnesini şekillendirebilecek bir figür olarak I. Jaime, Aragon Krallığı tahtına çıktı. “Aragon Krallığı – I. Jaime Dönemi İberya ve Batı Akdeniz Politikası” isimli bu kitap, I. Jaime’nin krallığı döneminde gerçekleşen olayları ve onun politikalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Kitap, I. Jaime’nin tahta çıkmasının ardından Aragon Krallığı’nın sınırlarını genişletme çabalarını, çevresindeki krallıklarla olan ilişkilerini ve Batı Akdeniz’deki denizaşırı topraklarla olan bağlantılarını analiz etmektedir. Bu bağlamda, kitap Orta Çağ İspanya tarihine ilgi duyan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için önemli bir araştırma eseri olup, I. Jaime liderliğindeki Aragon Krallığı’nın bölgesel ve uluslararası siyasi etkilerini daha derinlemesine anlamak isteyenlere zengin bir bakış sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
Konvansiyonel medyanın içeriklerini zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın sunan Youtube, özellikle gençler arasında televizyonun tahtını çoktan ele geçirdi. Ebeveynler çocuklarını oyalamak için çizgi filmleri ve çocuklara yönelik çok çeşitli içerikleri bu mecradan takip ediyorlar. Farklı mutfakları deneyimlemek isteyenler veya “ne yemek yapsam?” sıkıntısına düşen ev hanımları her türlü yöresel veya küresel lezzetlerin tariflerine ulaşabilirlerken, araç satın almak isteyen veya sadece otomobil merakı olan insanlar sınırsız test sürüşü videolarını izleyebiliyorlar. Köy yaşamını özleyenler için taş ev veya köy fırını yapılışını anlatan Youtuberlarla yabancı bir ülkeye göç etmek isteyenlerin izlemeleri gereken yolları anlatan Youtuberlar aynı oynatma listesinde yan yana veya alt alta sıralanabiliyor. Satın aldığımız bir ürünün nasıl kurulacağını veya saksıdaki çiçeğimize bulaşan bir hastalıktan nasıl kurtulacağımızı anlatan birçok videonun Youtube’da bizi beklediğini, daha konuyla ilgili bir arama yapmadan biliyoruz. Gülmek için, ağlamak için, eğlenmek için, bilgilenmek için, sosyalleşmek için, nasıl yapıldığını görmek için bu mecrayı kullanıyoruz. Dolayısıyla Youtube artık hayatımızın bir parçası olmanın ötesine geçmiş ve kendi başına bir hayat akışına dönüşmüş durumda.
Bu kitap Youtube Türkiye’de üretilen içerikleri farklı bakış açıları ve farklı yöntemlerle analiz etmeye çalışmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, mizahla toplumsallaşma, Türk Youtuberler, göç ve Youtube, Youtube’da retorik, Youtube ve çalışma hayatı, deepfake ve video sahteciliği, Youtube ve akademi bağlamında Youtube Türkiye’ye dair bir imgelem oluşturma çabasındadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA VE BLOG
Bu kitap blog konusunda bilgi sahibi olmak isteyenlerle iyi bir blog oluşturmak ve blog yazarlığını sürdürmek isteyenler için yapılmış olan bir çalışmadır. Kitabımızın bu anlamda bireylere ilham verme ve teşvik etmek konusunda da yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Öte yandan kurumlar sosyal medya ve blog gibi konuları her geçen gün daha fazla dikkate alır hale gelmişlerdir. Sosyal medya ve bloglar birçok kurum için müşterilerle ilişki kurma aracı olmanın yanında ürün satmak, marka duyurmak ve geliştirmek, itibarını arttırmak ve müşteriler hakkında araştırma yapmak gibi fonksiyonları da üstlenmektedir. Hatta bir anlamda sosyal ağlarla birleştiğinde bloglar halkla ilişkiler fonksiyonuna da yeni bir boyut getirmektedir. Temel çıkış noktası anlamında herhangi bir internet sayfasından farklı olmayan bu araçlar kullanım kolaylığı bakımından statik internet sayfalarından ciddi farklılıklar göstermektedir.
9 Bölümden oluşan bu kitapta ilk olarak sosyal medya kavramları ele alınmakta blogların popüler hale gelmesine yol açan sürece değinilmektedir. Daha sonra blog kavramı, blog çeşitleri ele alınmaktadır. Etkili blog oluşturma kuralları, araçlar ve uygulama, hazırlanma ve yazımına ilişkin yaklaşımlar, ziyaretçi trafiğini arttırma, kazanç sağlama, ticari kullanım teknikleri, izleme ve yönetim, blogların geleceği konuları irdelenmekte ve bloglara ilişkin çeşitli örnekler verilmektedir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Women’s Worlds Via Women’s Words
The purpose of this book is to present women’s works from different female perspectives bringing new insights into women’s literary worlds. This book composes of several articles that present different analyses and discussions on literary works written by British and American women writers offering a great range of opportunities for conducting academic research by portraying female protagonists’ lives and experiences from a female and feminist lens. The chapters of this book focus on women’s issues regarding their suppression, gender roles, motherhood, sisterhood, feminine identities, re-writing myths, and alternative lifestyles in male-dominated worlds. The women scholars in each part are analyzing different literary texts written in different genres that are written on and about female characters, their worlds, and experiences from a scholarly female standpoint.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Faruk Nafiz’i besleyen farklı kaynaklar ve bu kaynakların etkilerini derinden hissediş Faruk Nafiz’in farklı şekillerde anılmasını beraberinde getirir. Faruk Nafiz birinci evrede Edebiyat-ı Cedîde ve takipçileri nazarında genç bir yetenek, gelecek vadeden bir “valör”, şiir meraklısı gençlerin gözdesi, santimantal duyuşun, hüzünlü aşkların şairidir. Bu evrede Faruk Nafiz’in şiirlerinde sıklıkla görülen; hüzünlü aşk, hayal kırıklıkları ve bu duygu durumlarına eşlik eden muhayyel mekânlar ile romantik tabiattır. Sonraki dönemde Anadolu’yu karış karış yaşatan dizeleriyle bir memleket şairidir. Yazdığı şiir ve oyunlarla inkılabın gözde bir edibi olur. İkinci evreyi müteakip yazdığı üçüncü evre şiirleriyle ise klasik kültürün yeni dönemdeki saygın bir mümessili, Yahya Kemal izinden giden bir neoklasik, İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin Yahya Kemal’den sonra önemli bir temsilcisi olarak görülür.
Elinizdeki kitap Faruk Nafiz Çamlıbel’in genel olarak hayatını ve eserlerini ele alan bir çalışma olarak ortaya çıktı. “Hayatı” başlığı altında soyu, ailesi, eğitim-öğretimi, gençlik yılları, edebiyat camiasıyla tanışması, ilk şiir denemeleri, ilk gençlik dönemi olan İstanbul yılları, Millî Mücadele döneminde Ankara’ya geçişi, Kayseri yılları, Ankara’daki öğretmenlik yılları ve tekrar İstanbul’a dönüşü çalışmamıza konu oldu. Bunun yanı sıra aşkları, dost çevresi, politika ile uğraşması ve şairin ölümü bu çerçevede ele aldığımız konu başlıklarını teşkil etmektedir. Eserleri kısmında ise Faruk Nafiz’in şiirleri, piyesleri ve romanları ele alınmıştır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Yönetiminde Güncel Perspektifler
Küresel dünyanın karşı karşıya kaldığı değişim süreci birçok disiplinde olduğu gibi kamu yönetimi alanında da önemli değişiklikler ve dönüşümleri beraberinde getirmektedir. Özellikle siyaset, ekonomi ve toplumsal alanda görülen gelişmeler dünyanın pek çok ülkesinde ve bu ülkelerde yaşayan insanları yakından ilgilendirmektedir. Kamu yönetimi özelinde ele alınan bu eser küresel ölçekte kamu yönetiminin son yıllarda dünyada görülen gelişmeler ışığında karşı karşıya kaldığı etkileşimi, günümüz gözüyle bu alana özgü çalışmalardan hareketle değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda dünyada yaşanan sosyo-ekonomik siyasal ve yönetsel olgular üzerinden akademik bir bakış açısıyla kamu yönetiminde yaşanan gelişmelere ışık tutulması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmanın yönetim, siyaset ve ekonomi bilimi alanına ilgi duyan başta akademisyenler ve öğrenciler olmak üzere bu alanı merak eden okuyuculara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
Ülkemizde mevcut şirketlerin 2020 senesi verileri ile %99,8 ine yakını KOBİ’lerden oluşmaktadır. KOBİ’leri burada MİKRO, Küçük ölçekli ve Orta Ölçekli diye ayırdığımızda, Mikro ölçekli KOBİ’lerimizin oranı %97’lere ulaşmaktadır. Buradan hareketle Mikro ölçekli işletme olarak addettiğimiz KOBİ’lerimizde 10 kişiden daha az kişinin çalışmakta olduğunu göz önüne aldığımızda, bu tip işletmelerde profesyonel Finans kökenli çalışanlara rastlamanın pek de mümkün olmadığını görürüz. Hatta şirket sahip ve yöneticilerinin de çoğu kez işletme muhasebelerini dışarda tutturmaları sebebiyle, Finans kökenli olmadıkları da ortadadır.
Buna karşın, işletmelerini yönetirken Finans kökenli olmamalarına karşın, kendilerine bu konuda yardımcı olabilmek üzere, bu kitap bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. İşletmelerinde nelere dikkat etmeleri ve gerektiğinde nasıl bir tedbir almaları konusunda bu kitap basit yönlendirmeler yapmakta ve işletme sahip ve yöneticilerine, şirketlerini finansal açıdan nasıl yönetebileceklerine dair bazı öneriler ve analiz metotları ile fikir sahibi olmalarını hedeflemiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
GELENEKTEN GELECEĞE Aile Şirketlerinde Kuşaklararası İletişimin Sosyolojik Dinamikleri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik
Aile şirketleri, Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik dokusunu şekillendiren en önemli aktörler arasında yer almaktadır. Bandırma gibi sanayi ve tarımın iç içe geçtiği kentlerde bu işletmeler, yalnızca ekonomik faaliyet yürüten yapılar değil; aynı zamanda yerel toplumsal hayatın merkezinde konumlanan sosyal kurumlardır. Sosyolojik bir perspektiften bakıldığında aile şirketleri, toplumsal değerlerin, normların ve kültürel kodların nesilden nesile aktarıldığı önemli mekanizmalar olarak işlev görmektedir. Yerel kimliğin inşa edildiği ve sürdürüldüğü bu alanlar, aynı zamanda güç, statü ve otorite ilişkilerinin somutlaştığı toplumsal yapılardır. Bu çalışma, Bandırma merkezli üç kuşak aile işletmelerinin kurumsallaşmadan dijitalleşmeye, kuşaklararası geçişten aile içi iletişim dinamiklerine kadar karşılaştıkları kritik sorunları analiz etmeyi hedeflemektedir. Çalışma kapsamında ayrıca ailevi değerlerin iş süreçlerine yansıması, ticaret dünyasında yaşanan dönüşümlerin sosyolojik etkileri, eğitim ile inovasyon arasındaki ilişki ve kadınların aile şirketlerindeki değişen konumu kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
Din eğitimi, toplumların kültürel, etik ve manevi temellerinin inşasında önemli bir role sahiptir. Günümüz dünyasında din eğitimi disiplini sürekli olarak gelişmekte ve değişmektedir. Bu değişim, bireylerin inanç, değer ve davranışlarını etkileyen dinamik bir alanda kendini göstermektedir.
Kitap, din eğitimi alanının çeşitli yönlerini teorik ve uygulama odaklı olarak ele almaktadır. Bu çok yönlü yaklaşım, din eğitimi ile ilgilenen araştırmacılara, eğitimcilere ve öğrencilere farklı perspektifler sunmaktadır.
Amacımız, kitabın okuyucularına din eğitiminin bireysel gelişim ve toplumsal değişim üzerindeki derin etkilerini daha geniş bir perspektiften anlama fırsatı sunmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
OĞUZ GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE CÜMLELERİN MANTIKSAL YAPISI
Zengin dil özellikleri, yazılı ve sözlü edebiyata sahip Oğuzlar, Orta Asya’dan Kafkaslara kadar geniş coğrafyaya yayılmış büyük Türk boyudur. Oğuz Grubunda yer alan Türk lehçeleri Çağdaş Türk yazı dillerinin önemli kolunu oluşturur. Bu çalışma Oğuz Grubu Türk lehçelerinin sözdizimsel bakımdan incelenmesini ele alır. Sözdiziminin önemli bir bölümünü cümle oluşturur. Cümle sözdiziminin öğrenilmesinde esas araçtır. Dilin, özellikle cümle gibi önemli unsurunu, onun mantıksal yönüne değinmeden ciddi şekilde araştırmak mümkün değildir. Dolayısıyla bu çalışmada Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesindeki cümlelerin mantıksal açıdan tahliline yer verilmiştir. Özellikle söz konusu lehçelere ait basit yapılı cümlelerin çeşitli mantıksal yöntemlerle karşılaştırmalı tahlili yapılmıştır. Türk mantığının ifade ettiği fikri anlamak için değişik yöntemlere başvurulmuştur.
Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Oğuz Türkleri ve lehçeleri ve bu lehçelerin cümle yapısı, basit cümlenin tarihi, basit cümlenin türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde mantığın amacı, mahiyeti, uygulama alanları, mantıkta kavramlar, önermelerle ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde cümlenin mantıksal yapısıyla ilgili bilgi, Oğuz Grubu Türk lehçelerinin cümlelerini anlam yönünden tahlili için yeni bir yönteme başvurarak Türkiye Türkçesi için Nutuktan, Azerbaycan Türkçesi için, M. E. Resulzade’nin Esrimizin Siyavuşu eserinden basit cümle örnekleri, Türkmen Türkçesi için Ruhname eserinden ve Gagavuz Türkçesi için çeşitli edebi eserlerden basit cümle örnekleri seçilerek bunların mantıksal tahlili yapılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
Antikçağlardan Ortaçağlara Turan-İran Coğrafyasında Şehir, Kültür ve Medeniyet
Ön Asya coğrafyası eski devirlerden günümüze kadar Türklerin milli tarihi ve medeniyeti açısından büyük önem arz etmektedir. Zira bu coğrafyada onlarca Türk ve Türklerle akraba olan kavimler tarafından çok sayıda devlet kurulmuştur. Bu devletlerin bünyesinde kuruluşundan düşüşüne kadar dünya tarihini derinden etkileyen çok çeşitli siyasî, ekonomik, sosyal, dinsel ve kültürel faaliyetler meydana gelmiştir. Bu faaliyetlerin büyük bir kısmı Geç Antikçağlardan Geç Ortaçağlara kadar devam eden zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiştir. Turan-İran coğrafyalarının en önemli uygarlık göstergesi ise tarihin eski devirlerinde çeşitli vesilelerle kurulan medeniyetin beşikleri olarak tanımladığımız önemli şehirlerdir. İşte bu eserde sunmaya çalıştığımız belli başlı şehirlerden Medâ’in, Tebriz, Semerkant, Buhara, Merv ve el-Hire bu özelliğe sahip şehirler olarak karşımızda durmaktadır.
₺585,00