KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
₺275,00 -

Kriter KPSS Eğitim Bilimleri Modüler Set 2009
-

Kent ve Sosyal Sermaye
₺315,00 -

Joyce’un Çeviri Portresi
₺260,00 -

İSTATİSTİK II
-

İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
-

Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
₺420,00 -

Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
₺275,00 -

Girişimcilik ve Kobi’ler
₺250,00 -

Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
₺210,00 -

FASİH AHMED DEDE HAYATI, ESERLERİ VE EDEBÎ ŞAHSİYETİ
₺195,00 -

ENGLISH LITERARY CRITICISM
₺495,00 -

Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
₺550,00 -

DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
₺510,00 -

Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
₺250,00 -

Çanakkale Halk Bilimi
₺210,00
KİTAP TANITIMI
DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
The question, ‘Who should teach courses in English for Specific Purposes (ESP)?’ has been a matter of controversy for decades in the field of English language teaching (ELT). However, in the course of time, there has appeared to be a consensus on allocating the responsibility of teaching ESP courses to English teachers due to their overwhelming success in teaching practice in comparison to content experts. In fact, the success of ESP teachers appears to rely on the five key roles identified by Dudley Evans and St. John (1998) who called them ‘ESP practitioners’, which are the roles of a teacher, a researcher, a course designer, a material provider, a collaborator and an evaluator. In this book, you will find a compact pack of how to become ‘an ESP practitioner’ by following the footsteps of the leading researchers in the ESP literature. Besides, it is the responsibility of ESP practitioners at tertiary level education to catch up with the needs and mindset of the generation Z individuals via technology-integrated pedagogical strategies as is the case with one of the recent blended learning approaches, the flipped learning approach. Thus, in this book you will also find the elements of creating a flipped learning environment, relying on the related literature on how to become a flipped learning practitioner. On this basis, driven by Dr İlter’s doctoral dissertation, ‘Developing ESP Courses in the Flipped Learning Environment’ is relied on an evidence-based literature review concerning the flipped learning perspective in ESP practices in EFL settings. It is hoped that this review will satisfy an existing need in the ESP field by suggesting the flipped learning strategy as an alternative to benefit from in the design and implementation processes of developing an ESP course at a tertiary level EFL setting.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yazma Eğitimi
Yazma dil öğretimin dört temel becerisinden biridir. Alanla ilgili kaynaklarda belirtildiği gibi öğrencilerin en çok çekindiği ve zorlandığı temel dil becerisi yazmadır. Elbette bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bu konuda değişik çalışmalar yapılmış, değişik tespitler ortaya konmuştur. Çalışmamızda yeri geldikçe bunlardan bahsedilmiş, ortaya konulan tespitler ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Bu konu aynı zamanda bu çalışmanın da temel amacını oluşturmaktadır. Yazma becerisindeki zorluk, yazma becerisindeki başarısızlık ve yazma kaygısı vb. adlarla ifade edilen problemin ortadan kaldırılması için bu konunun ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Mensur Mi’râc-Nâmeler ve Musa B. Ahmed Antakî’nin Mensur Mi’râc-Nâmesi
Mi’râc-nâmeler, Hz. Muhammed’in en büyük mucizelerinden biri olan Mi’râc hadisesini anlatan manzum ve mensur eserlere verilen genel addır. İlk olarak kendini Arap edebiyatında gösteren bu tür Araplar arasında mensur bir edebî tür hâlinde yayılmıştır. Daha sonra İran edebiyatında ve Türk edebiyatında manzum halleri görülmeye başlanmıştır. Türk edebiyatında birçok mensur mi’râc-nâme de yazılmış olmasına rağmen türler üzerinde yapılan incelemeler genellikle manzum metinler üzerinde yapılmış bu durumda mensur eserlerin ihmal edilmesine neden olmuştur.
Bu kitap, giriş ve iki bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Giriş bölümünde mi’râc ve mi’râc-nâme tanımları irdelenmiş ve Kur’an’da mi’râcın nasıl ele alındığı incelenmiştir. Birinci bölümde Arap, İran ve Türk edebiyatında mi’râc-nâmelerin tarihî seyri ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde yine Metin Akar tarafından incelenmiş olan manzum mi’râc-nâmeler ve diğer ele alınmış mi’râc-nâmeler ile bizim kütüphaneleri tarayarak ulaştığımız mensur mi’râc-nâmelerin tanıtımı yapılmıştır. İkinci bölümde Ankara Milli Kütüphane’de bulduğumuz Musa b. Ahmed el-Antakî’nin Mi’râc-nâme adlı eserinde bulunan motifleri manzum mi’râc-nâmeler ile karşılaştırılarak, şekil ve muhtevası ise klasik ve modern inceleme metotları ile incelenerek aktarılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Ötesinde
Bu kitap, metatiyatronun kuramsal boyutlarını ve işlevlerini derinlemesine inceleyerek, Afro-Amerikalı oyun yazarı Lydia R. Diamond’ın eserlerinde bu tekniklerin tarihsel anlatıların yeniden kurgulanmasındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Metatiyatro, bu bağlamda estetik bir tercih olmaktan çıkarak, tarihsel temsillerin sorgulandığı ve tarihsel gerçekliklerin kurgusal boyutta yeniden inşa edildiği bir araç haline gelmektedir.
Diamond’ın oyunlarında kullanılan metateatral stratejiler, tarihin sahne üzerinde farklı biçimlerde temsil edilmesine olanak tanırken, izleyiciyi bu temsil sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, aktif bir katılımcısı konumuna taşır. Böylece modernist tarih anlayışının tekil ve nesnel sınırları aşılır ve postmodern düşüncenin çoğulcu, çok katmanlı ve eleştirel tarih perspektifi benimsenir.
Disiplinler arası bir yaklaşımı temel alan bu eser, metatiyatroyu salt dramatik bir teknikten öte, tarihin yeniden yazımına yön veren eleştirel bir pratik olarak konumlandırmaktadır ve bu yönüyle tiyatro çalışmaları, kültürel bellek, tarih temsili ve tarih yazımı alanlarında yeni tartışmalara kapı aralamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
Çocuk edebiyatında, gelenekten yararlanan ve kültürümüzün oluşumunda temel oluşturan yapıtların yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu alanda çocuk edebiyatı çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak, Mevlâna’nın 13. yüzyılda meydana getirdiği altı ciltlik eserin değişik basımları çocuklara sunulmaktadır. Ancak, bu eserlerin çocuk edebiyatı niteliklerine uygun olarak ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, Mevlâna’nın hangi hikâyeyi ne amaçla anlattığı, yetişkinlere hangi dersleri vermek istediği belirtilmiş, çocukların bu derslerden hangilerine ulaşabileceği ele alınmıştır. Hikâyelerde hem metin aralarında geçen yardımcı iletiler hem de ana fikir yapıları ortaya çıkarılmıştır. Yardımcı fikir ve ana fikir iletileri ahlâkî, ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve diğerleri olmak üzere sınıflandırılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Yurt ve Dünya Dergisinde Çeviri ve İdeoloji
1940’ların başı ve 1970’lerin sonu olmak üzere iki kez yayın hayatına girmiş ve siyasi nedenlerle kapatılmış Yurt ve Dünya dergisini inceleyen bu çalışma, çeşitli disiplinlerden kuramsal çerçeveleri bir araya getirerek dergide yer alan çeviriler, çeviri eser tanıtım ve incelemeleri, çeviri ile çevirmenlere yönelik söylemler ve çevirmen görünürlüğüne odaklanmaktadır. Yalnızca bu çeviri faaliyetlerini incelemekle kalmayan kitap, derginin kurucu ismi Behice Boran’ın akademisyen ve siyasetçi kimliğinden yola çıkarak çeviride ideolojik kaygıların nasıl kısıtlayıcı ya da itici bir güce dönüşebileceğini göstermektedir. Böylelikle Cumhuriyet tarihimizin iki farklı döneminde çeviri, çevirmenler ve siyaset arasındaki bağlantıları ortaya koyarak çeviri eylemi ile siyasi ve toplumsal koşullar arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmekte ve bu süreçte çevirmenlerin oynadığı rolü gözler önüne sermektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Cinsiyet
Sinema ve Cinsiyet: Afişten Jeneriğe James Bond Filmlerinde Kadın” adlı bu kitap, sinema sanatının toplumsal cinsiyet algıları üzerindeki derin etkisini James Bond serisi üzerinden inceliyor. Yıllar boyunca sinemada yaşanan evrimin bir aynası olarak James Bond filmlerindeki kadın karakterlerin dönüşümüne odaklanan eser, sinema ile kültürel normlar ve cinsiyet rolleri arasındaki etkileşimi ele alıyor. Erken dönem filmlerde cinsel obje olarak gösterilen kadınlar, zamanla bağımsız ve güçlü karakterlere dönüşürken, bu değişim sinemanın toplumsal cinsiyet rollerine etkisini gözler önüne seriyor. Akademik derinlikle ve eleştirel bir bakış açısıyla kaleme alınan bu çalışma, sinema tutkunları ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation in Banking Industry Financial Security, Audit and Business Perspective
The book “Digital Transformation in Banking Industry – Financial Security, Audit and Business Perspective” explores the effect of digital transformation on Anti-Money Laundering (AML) regime by focusing on digital Know Your Client (eKYC), artificial intelligence in AML, crypto currency, and virtual assets by drawing attention on ongoing compliance challenges in “virtual assets era”. Furthermore, it explores Fintechs and future of conventional banking as well as remote auditing in banking industry.
This edition explores Fintechs and the future of conventional banking. This is to examine the Fintech structures that have recently gained great importance in the world and to evaluate the possible effects of the developments on traditional banking in the future. Considering the innovations that Fintech structures bring to payment systems, their impact on credit markets and the structure of blockchain-linked contracts, it is expected that they will have greater effects on the financial system in the future. In this context, the book analysis the effects of these structures on traditional banking by including the recent literature on the subject.
Remote auditing is one of the common methods that is suitable for today’s world with its flexible and technology-based structure. In our book we have dedicated a chapter which explores remote auditing (also known as virtual audit) and challenges as well as advantages of applying it.
A chapter is dedicated to AML Programs in Banking Industry in Covid-19 Era, which identifies challenges, good practices, and policy reactions to new ML/TF risks which can be also defined as financial security risks arising during the Covid-19 pandemic crisis and due to impact of digital transformation in banking industry.
A special attention is dedicated to the artificial intelligence in AML structures in banking and the role of artificial intelligence for detecting money laundering cases by decreasing the number of “false alerts” and increasing the quality of “real matches”. The book explores the role of artificial intelligence on increasing the efficiency and decreasing the manual work on daily basis for AML Compliance Officers.
The book explores virtual currency and blockchain by identifying ongoing compliance challenges from decentralized platforms, peer-to-peer cryptocurrency exchangers, anonymity-enhanced cryptocurrencies, and “jurisdictional arbitrage” (the ability of criminal actors to route their activity through countries with weak AML/CFT regimes). Blockchain/ Distributed Ledger Technology (DLT) applications aside, certain properties of Virtual Currencies (including VCs associated with Initial Coin Offering – ICOs) entail special Financial Crimes Compliance (FCC) risks, some of which are detailed in our book.
Nowadays the Digital Identity (DI) services help financial institutions, especially banking industry, to offer several services efficiently and properly to their clients. By keeping this in mind, the measures for Covid-19, offering services in distance remains the best solution in the market. The DI provides provable and sharable identity, which is particularly important when on-boarding clients but also has a key protection role to play when users are transacting. In our book we have dedicated a chapter related to digital ID system and eKYC.
We believe this edition contributes to current literature for the effect of digital transformation in banking industry from the financial security, audit and business perspective and it is important for compliance officers and bankers, policy makers, strategists, academics, students, and professionals in the field of compliance.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
Contemporary young adult dystopian narratives reveal how bioengineering is framed not as an abstract field of technological progress, but as a mechanism of discipline and control associated with the modification of the body, the erasure of variation, and the isolation from nature. This book highlights how the promise for surgical enhancement through technology transforms young people into regulated and disciplined bodies in Uglies series by Scott Westerfeld, focusing on Uglies, Pretties and Specials. It demonstrates that, in young adult dystopias, biotechnology functions not merely as a sign of scientific advancement, but also as a mechanism that enables bodily standardization, estrangement from nature, and biopolitical control. It examines how incorporating bioengineering into the beauty industry would contribute to the unnatural development of the human body, which can be easily controlled by the power of biotechnology.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
Çeviriye ekolojik yaklaşımları tarihsel, kuramsal ve uygulamalı boyutlarıyla ele alan bu kitap, çeviriyi insan ve insan olmayan varlıklar arasındaki etik karşılaşmaların, ekolojik farkındalığın ve toplumsal dönüşümün önemli bir alanı olarak yeniden konumlandırmaktadır. Bu bağlamda çalışma, iklim krizinin dil ve çeviri üzerindeki etkilerini dilbilimsel, kültürel, toplumsal, teknolojik ve ekolojik açılardan tartışmakta, dünyanın çeşitli bölgelerinde yürütülen akademik araştırmalara ve projelere yer vermektedir. Bu özelliğiyle kitabın Türkiye’de çeviribilim alanında çalışan araştırmacılara yenilikçi fikirler sunması, ekoçeviri alanını geliştirmesi, disiplinlerarası iş birliklerini teşvik etmesi ve özellikle ekolojik kriz çağında çeviri ile çevirmenin rolünü yeniden düşünmeye davet etmesi beklenmektedir. Kitapta ayrıca ekoçeviri yaklaşımlarının ve uygulamalarının çeviri eğitim programlarına dâhil edilmesi yönünde çağrıda bulunulmakta ve örnek ders planları sunulmaktadır.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
“Hayatın ve tabiatın aynası olan sanatın, toplumdaki ideoloji ve düşünce sistemlerini de -az veya çok- yansıtması kaçınılmazdır. Nitekim, diğer beşerî ve evrensel değerler gibi siyasi fikirler ve bunların eylem ve uygulama safhasını oluşturan iktidar mücadelesi de sanat eserlerine yansımıştır. Üstelik Edebiyat, hem olayları somut ve estetik hâle sokmakla Felsefe’nin kuruluğunu ve soyutluğunu giderdiği; hem de kötü de olsa ‘gerçek’i söylemek zorundaki Tarih’ten farklı olarak ‘ideal’i telkin edebildiği cihetle eğitimde büyüleyici bir etkiye sahiptir. Çünkü sanatçı, olayları çoğu kere kendisi kurguladığı için iyiyi daima ödüllendirip, kötüyü cezalandırabilir.
Kuvvetli bir sosyal şuura ve aydın sorumluluğuna sahip bulunan Tanzimat Nesli yazarları roman, piyes, hikâye gibi yeni edebî türlerin bütün imkânlarından faydalanarak vatan sevgisini, hak ve hürriyet aşkını, adaletin vazgeçilmezliğini, millet ve insaniyete hizmetin yüceliğini ve yücelticiliğini anlatmak için âdeta seferber olmuşlardır. Her nevi iktidar mücadelesinde kaosa ve isyana sebebiyet vermeden, mevcut düzeni kurallar içinde tanzim ve ıslah için çabalamışlardır. En ihtilalci eserlerde bile bu “tanzim ve ıslah” fikrinin temel oluşturduğunu görmek mümkündür.”
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
Elinizdeki çalışma, Üniversitelerimizin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde çeşitli adlar altında okutulmakta olan Çağdaş Türk lehçeleri derslerine yardımcı bir eser olarak ortaya çıktı. Bu derslerde öğrenciler farklı lehçelerle ilgili bilgilere maalesef kolay bir şekilde ulaşamamaktaydı. Ayrıca, çeşitli lehçelerin gramer özelliklerinin birbirleriyle karşılaştırılabilmesi için böyle çalışmalara ihtiyaç duyuluyordu.
Bu el kitabı, Çağdaş Türk lehçelerinden sekizinin (Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Tatar Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi) grameri ile orijinal metinlerinden örneklerini, bunların yazı çevirimini ve seçilmiş olanlarının Türkiye Türkçesi’ne aktarımını içermektedir.
Çalışma hazırlanırken her lehçe için aynı inceleme sistemi benimsendi. Alanla ilgili olan yayınların büyük çoğunluğundan istifade edildi. Zaman zaman görüşlerine başvurduğumuz çeşitli lehçelerin uzmanları hocalarımızın fikirleri çalışmanın hazırlanması sırasında son derece aydınlatıcı oldu.
Bu çalışmanın kimi eksikleri olabileceği gibi alanla ilgili çalışmalara yeni bir katkı yapacağı da muhakkaktır. Meslektaşlarımızın görüş ve önerileri çalışmamızı daha da olgunlaştıracaktır.
KİTAP TANITIMI
Postmodern Trends in Literature and Arts
Postmodern literature and arts are not novel and pure, rather they represent and present a great challenge. They create an active medium for their followers as Roland Barthes tags postmodernism writerly in that the reader frequently has to fill in gaps in the narrative, thus, in Barthes terms of reference, becoming part of the production of the textual meaning. Postmodern texts and arts enforce a sort of invention, imagination, and suspension for the reader. Postmodern literary fashion does not provide a fixed cultural status quo, yet it undermines the authority of an omniscient narrator and his dominance over the textual meaning. These features and many others that you will find throughout each chapter in this book make postmodern texts and art much more pleasurable and rewarding to study.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Kudüs, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, özellikle de semavi dinler açısından her zaman önemli olmuştur. İslam medeniyetinde de çok müstesna bir yeri olan bu kutsal şehir, vakur duruşlu bir belde olarak her zaman hafızlarda tutulup korunmaya çalışılmıştır. Pek tabii olarak metinlerde de kendisine yer bulan Kudüs hakkında çeşitli türde eserler kaleme alınmıştır. Bunlardan biri de fezailname olarak da anılan faziletnamelerdir. Elimizdeki bu kitap da Kudüs’ün faziletlerinin, tarihinin, kültürel dokusunun, çevresinde yer alan diğer şehirlerle birlikte ele alındığı bir metindir. 18. yüzyıl Osmanlı münevverlerinden Giritli Ahmed Efendi tarafından çeşitli kaynaklar kullanılarak hazırlanan bu çalışmada müellif, bu kutsal beldeye dair hususları 18. yüzyılın dili ve bakış açısıyla aktarmaktadır. Metin; edebiyat, dil ve tarih başta olmak üzere çeşitli araştırma alanlarıyla ilgili bilgiler ihtiva etmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
Dijital çağın kamu hizmeti sunumunu ve vatandaş katılımını yeniden tanımlamasıyla birlikte, belediyeler daha akıllı, kapsayıcı ve dirençli kurumlara dönüşme sürecine girmiştir. Bu kitap, yapay zekâ, blokzincir, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve metaverse gibi dijital teknolojilerin belediyeler ve kentsel yönetişim üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Çalışmada, dijitalleşmenin sağlık, eğitim, turizm, yönetişim, ekonomi, çevre ve ulaşım gibi belediye hizmet alanlarındaki etkileri incelenmektedir. Yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği fırsatlar kadar, siber güvenlik tehditleri, veri gizliliği sorunları ve dijital uçurum gibi risklere de dikkat çekilmektedir. Özellikle metaverse uygulamalarının sosyal katılımı artırma, sanal hizmet sunumu ve kent ekonomisinde yenilik yaratma gibi potansiyelleri ele alınmaktadır.
Bu kitap; politika yapıcılar, yerel yöneticiler, akademisyenler ve kentsel inovasyonla ilgilenenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Belediyelerin dijital dönüşüm süreçlerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyerek, sürdürülebilirlik, kentlerin geleceği ve teknoloji temelli yönetişim konularına katkı sunmayı hedeflemektedir.
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.