KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
₺235,00 -

Legends and Satires from Mediaeval Literature
₺455,00 -

Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları
₺845,00 -

Kissa-i Musa
₺390,00 -

Kamu İhale Mevzuatına Ait Emsal Kararlar
₺1.600,00 -

İşçi ve Sinema
₺585,00 -

İNGİLİZ ROMANINDA QUEER OKUMA
₺195,00 -

International Communication Studies
₺340,00 -

Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
₺315,00 -

Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
₺260,00 -

GENÇLİK EDEBİYATI ve İLKGENÇLİK ROMANI
-

Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
₺440,00 -

Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
₺380,00 -

Eğitimde Öz
₺380,00 -

Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
₺325,00 -

DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
₺315,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
“Osmanlı Son Dönemi”, modern zaman kurgusunun tarihi arka planını oluşturur. Aynı zamanda, “Büyük Güçler” olarak adlandırılan Avrupalı devletlerin kurmayı hayal ettikleri, yeni dünya düzeni için yürüttükleri politikaların sahnelendiği bir devirdir. Bu eserde ilk olarak, Osmanlı Devleti’nin son döneminin siyasi ve ekonomik gelişmeleri, Avrupalı devletlerin Osmanlı özelindeki planları doğrultusunda ele alınmıştır. Daha sonra yıkılış sürecinin dönemsel analizi ve Avrupa’da ortaya çıkan gelişmelerin yansımaları, karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan I. Dünya Savaşı’na kadar olan süreci, ayakta kalma mücadelesi ekseninde ve bu süreçte yaşanmış ana problemler temelinde yeniden canlandırma çabasıyla, “Osmanlı” ve “Büyük Güçler” ilişkisini sorgulama fırsatı sunan bu eser, Yakınçağın başlangıcından günümüze kadar uzanan sorunların kaynağına inmeyi hedefliyor. Bu anlamda eserde, Osmanlı’yla öteki dünya arasındaki rekabetin son halkasını, eleştirel yeni bir bakış açısıyla ve arşiv belgeleriyle desteklenmiş bir şekilde takip etme imkânı bulacaksınız
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Zübdetü’t-Tevârih’te Peygamberler Tarihi: Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Eseri ve Tahlili
XVI. yüzyıl Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Gelibolulu Mustafa Âlî tarafından kaleme alınan Zübdetü’t-Tevârih, peygamberler tarihine dair klasik bir Osmanlı yorumudur. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar Kur’an’da adı geçen peygamberlerin hayatları, kavimleriyle ilişkileri ve yaşadıkları olaylar, tarihsel anlatılarla iç içe, akıcı bir üslupla sunulur.
Bu çalışma, Reşid Efendi nüshasına dayanmakta olup eserin mukaddimesi ve birinci tabakasını içermektedir. Metin, özgün yapısı korunarak günümüz Türkçesine özenle aktarılmış hem akademik çevrelerin hem de meraklı okuyucuların istifadesine sunulmuştur.
Peygamberler tarihine Osmanlı perspektifinden bakmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
NAHİV BİLGİSİ IŞIĞINDA OSMANLI NAHVİNE BAKIŞ
Nahiv, Arap coğrafyasında doğmuş ve gelişmiş içerik content ve içerim implication yönüyle bugünkü gramere karşılık gelen dil ile ilgili Ulûm-i Müntefa-Bihâbir ilimdir. İslamiyetin ilk dönemlerinde Arapların, Arap olmayan toplumlarla karışmaları sonucu selâseti bozulan dillerini düzeltme ve Kuran-ı Kerimin yanlış okunma ve anlamlandırılmasını önleme çalışmalarıyla başlamış; dillerin, coğrafyaların ve zamanın değişmelerine bağlı olarak kazandığı farklı anlamları ve içerikleri ile müstakil bir ilim halini almıştır. İslam medeniyeti çağlarında Kuran dilinin ve İslam kültürünün hâkim tesiri ve Kod Kopyalamanın etkisiyle İslam toplumlarına yayılmış ve müştemil bir ilim haline gelmiştir. Bu etkileşime bağlı olarak Osmanlıda nahiv, Türkçe açısından özgün bir disiplin olarak geliş(e)memiş ve Osmanlı nahvi varlığını Arap gramerinin etkisinde ve hâkimiyetinde kalarak sürdürmüştür. Tanzimatta ise Arap nahvi, giderek Fransız cümle anlayışına yaklaşan Türk nahvi (cümlesi ve söz dizimi) üzerindeki etkisini, Fransız grameri ile birlikte devam ettirmiştir. Kitap, Osmanlının yekpare Arapça ve Tanzimatın nispeten Türkçe olan nahiv anlayış ve yaklaşımına, nahvin ışığında perspektifi bakıyor ve etiyolojisi ile ilgili bazı enstantaneler sunuyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Batı Türkçesinde Algı Fiilleri
İnsan gördüğünü, işittiğini, dokunduğunu, kokladığını ve tattığını dilsel verilere kodlar ve bu kodlarla en doğal ihtiyacı olan iletişimi gerçekleştirir. Bu nedenle insanın algısal içerik hakkında konuşma biçimleri dil ile ilgili çalışmalarda giderek artan bir ilgi görmektedir. Eldeki çalışma da söz konusu ilgiye istinaden ortaya çıkmış olup Batı Türkçesinde beş temel duyusal algının ifade biçimlerini ve bu biçimlerin anlamsal içeriğini ortaya koymak amacıyla ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda bilişsel anlambilim yaklaşımda kullanılan yöntemlerin uygulanmaya çalışıldığı inceleme, beş temel duyusal algıyı ifade eden eylemlerle sınırlandırılmıştır. Böylelikle sınırlı sayıda eylemin, Batı Türkçesi gibi kapsamlı bir dönemde yazılı veriler üzerinden takibi ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirilebilmiştir. Duyusal dil ile ilgili çalışmalara giriş mahiyetinde değerlendirilebilecek bu çalışmanın okuyanlara faydalı olması dileğimle.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
Sinemanın farklı türleri ve konuları arasından bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi isimli bu kitap; Türk sinemasından, animasyon sinemasına, sinemada aydınlatmadan farklı film örnekleri üzerinden çözümlemelere kadar çeşitli başlıklarda birbirinden değerli 8 bölümden oluşmaktadır. Sinema sanatına geniş bir perspektiften yaklaşan çalışmada, sinema filmlerindeki anlatıların toplumların kültürel yaşamlarıyla olan ilişkisi, bireylerin duyguları ve düşünceleri üzerindeki etkileri, çeşitli imgeler, hikayeler üzerinden farklı ve zengin bakış açılarıyla değerlendirilmektedir. Sinema filmlerinin insanlar üzerindeki sosyolojik, psikolojik ve kültürel kimi etkilerini ortaya koyan bu seçki içerdiği eleştirel bakışla alanda çalışan akademisyenler, öğrenciler ve sinema alanıyla ilgilenen tüm okuyucular için bir referans oluşturacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.
KİTAP TANITIMI
Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
Viktorya dönemi İngiliz yazarı Richard Jefferies’in After London, or Wild England (1885) romanı, Londra’dan Sonra Ya Da Vahşi İngiltere başlığıyla ilk kez Türkçe’ye bu kitapla kazandırılıyor. Roman, artık Londra’nın olmadığı felaket sonrası İngiltere’sini anlatırken okuru yalnızca yıkılmış bir dünyanın değil, yeniden kurulan bir hayatın da içine çeker. Yolların, şehirlerin ve düzenin ortadan kalktığı vahşi coğrafyada hayatta kalmak kadar insan kalabilmek de zordur. Doğanın geri dönüşü ve insanın uygarlıkla kurduğu ilişkiyi sorgulatırken roman, distopya edebiyatının öncü metinlerinden biri olarak dikkat çeker. Karanlık atmosferi, güçlü doğa tasvirleri ve şaşırtıcı öngörüleriyle After London, or Wild England, bugünün okuruna düşündürücü ve çarpıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
Demokrat Partinin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve Milletvekili göreviyle devlet adamları farklı zamanlarda Karadeniz Bölgesine bir dizi seyahatler yapmışlardır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, Çalışma Bakanı Hayrettin Erkmen, Dâhiliye Bakanı Dr. Nazım Gedik, Çalışma Bakanı Halûk Şaman, DP Rize Milletvekili İzzet Akçal ve CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek bölgeyi ziyaret eden devlet adamları içerisinde yer alan önemli isimler olmuşlardır. Araştırma ile Karadeniz Bölgesine yapılan ziyaretlerin bölgede yaşanan gelişmelere etkisinin incelenmesi ve bölgenin yakın tarihine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
Dağıtım ağları işletmelerin ürün ve hizmetlerini müşterilere başarılı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak içinde bulunduğu sektörde rekabet avantajı elde etmesini sağlayan yapılar olarak kabul edilmektedir. Günümüzde işletmelerin dağıtım ağlarına önem vermelerinin en önemli nedeni küreselleşme sonucu ülkeler arasındaki sınırların silikleşmesi ve işletmelerin dağıtım sürecini daha verimli bir şekilde yürütmek için dış kaynak kullanma yoluna gitmeyi tercih etmesidir. İşletmeler, dağıtım ağlarında kendilerini olumsuz etkileyebilecek risklerin meydana gelme olasılığını azaltmak veya meydana gelse dahi etkisini en alt düzeye indirmek için risk yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Bu kitabın temel amacı dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi kavramını ana hatlarıyla açıklamak ve örnek uygulamalar üzerinden işletmelerin risk yönetimi sürecini nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de dağıtım ağı operasyonel risk yönetimiyle ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kitap demir-çelik sektörü üzerinden dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi sürecinin nasıl uygulanması gerektiğini göstermektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
This book has been prepared within the framework of the European Union Erasmus+ Programme “Developing and Strengthening the Operational and Personal Capacities of Public and Non-Public Institutions in Providing Support Services for Refugees, Migrants and Migrants through Innovative Approaches” Project (2022-1-TR01-KA220-ADU-000086246) implemented by the Turkish National Agency. In addition, this book has been prepared with the contributions and approvals of all project partners. Project partners;
Turkey Partner Organisations:
– ADYU – Adiyaman University, TR
– BAIBU – Bolu Abant Izzet Baysal University, TR
– DEGDER – Association for Understanding and Social Support of Disadvantaged Groups, TR
– DU – Düzce University, TR
German Partner Organisation:
– ECF – Eurecons Förderagentur GmbH, GE
Hungarian Partner Organisation:
– HP – Human Profess Kozhasznu Nonprofit Korlatolt Felelossegu Tarsasag, HU
Slovakia Partner Organisation:
– SPLB – Spoluprácou Pre Lepiu Budúcnos?, SK
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Aragon Krallığı
Orta Çağ, krallıklar arasındaki mücadelelerin ve diplomatik stratejilerin yoğunlaştığı kritik bir dönem olarak kabul edilir. Bu önemli dönemde, İberya Yarımadası’nın ve Batı Akdeniz’in siyasi sahnesini şekillendirebilecek bir figür olarak I. Jaime, Aragon Krallığı tahtına çıktı. “Aragon Krallığı – I. Jaime Dönemi İberya ve Batı Akdeniz Politikası” isimli bu kitap, I. Jaime’nin krallığı döneminde gerçekleşen olayları ve onun politikalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Kitap, I. Jaime’nin tahta çıkmasının ardından Aragon Krallığı’nın sınırlarını genişletme çabalarını, çevresindeki krallıklarla olan ilişkilerini ve Batı Akdeniz’deki denizaşırı topraklarla olan bağlantılarını analiz etmektedir. Bu bağlamda, kitap Orta Çağ İspanya tarihine ilgi duyan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için önemli bir araştırma eseri olup, I. Jaime liderliğindeki Aragon Krallığı’nın bölgesel ve uluslararası siyasi etkilerini daha derinlemesine anlamak isteyenlere zengin bir bakış sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
In undertaking to treat of Aristotle as the expounder of ancient educational ideas, I might, with Kapp’s Aristoteles’ Staatspaedagogik before me, have made my task an easy one. I might simply have presented in an orderly way and with a little commentary, what is to be found on the subject of education in his various works—Politics, Ethics, Rhetoric, Poetics, etc. I had two reasons, however, for not adopting this course: (1) that this work had been done, better than I could do it, in the treatise referred to, and (2) that a mere restatement of what Aristotle says on education would hardly have shown his relation to ancient pedagogy as a whole. I therefore judged it better, by tracing briefly the whole history of Greek education up to Aristotle and down from Aristotle, to show the past which conditioned his theories and the future which was conditioned by them. Only thus, it seemed to me, could his teachings be seen in their proper light. And I have found that this method has many advantages, of which I may mention one. It has enabled me to show the close connection that existed at all times between Greek education and Greek social and political life, and to present the one as the reflection of the other. And this is no small advantage, since it is just from its relation to the whole of life that Greek education derives its chief interest for us. We can never, indeed, return to the purely political education of the Greeks; they themselves had to abandon that, and, since then,
A boundless hope has passed across the earth—
a hope which gives our education a meaning and a scope far wider than any that the State aims at; but in these days, when the State and the institution which embodies that hope are contending for the right to educate, it cannot but aid us in settling their respective claims, to follow the process by which they came to have distinct claims at all, and to see just what these mean. This process, the method which I have followed has, I hope, enabled me, in some degree, to bring into clearness. This, at all events, has been one of my chief aims.
…
THOMAS DAVIDSON
“Glenmore,”
Keene, Essex Co., N.Y.
October, 1891.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Modernizm ve İslamcı Politik Felsefenin Eleştirisine Giriş
Kitap, İslamcı politik düşüncenin evrimi ve modernleşme ile ilgilidir. Birinci bölümde, İslam politik metafiziğinin kurulması ve gelişmesi ele alınır. Bu politik metafizik, Osmanlıda kısmen yenilenerek devam eder. Modernleşme ile birlikte bu metafizik, Namık Kemal, Tunuslu Hayrettin Paşa ve Suavi gibi aydınlar tarafından yeni bir dil içinde yeniden yorumlanır. Bu tarihte, adalet, terakki, meşveret ve meşrutiyet kavramları, Osmanlı siyasal kültürünü yeniden biçimlendirir. Sonraki yüzyıl, İslamcı siyasal düşünce açısından kopmanın, süreksizliğin etkili olduğu bir dönemdir. Osmanlı Devletinin yıkılması, II. Dünya Savaşının oluşturduğu yeni koşullar içinde, İslamcı siyasal söylem, ana kaynaklara yönelerek güya yeni bir siyasal dil oluşturmaya çalışır. Bu yeni düşüncenin temel özelliği, tarihi, mekânı ve zamanı platonik bir evren içinde kurmasıdır. Böylece, ideal olan bir İslami yönetimin zihinsel olarak yeniden inşa edilebileceğine inanılır. Bu yeni düşünce, geleneksel politik metafiziğin yerini alır.
İkinci bölümünde, modern dünyanın kuruluşu ve felsefesi hakkında, eleştirel bir tutum alan Abdurrahman Arslanın düşüncelerini tartışır. Arslanın modernizm eleştirisi, İslamcı gelenek içinde en tutarlı, kapsamlı eleştirilerden biridir. Çağımızın Said Halim Paşasıdır. Arslanın bundan çeyrek asır önce ifade ettiği kaygıların bugün tezahür etmesi, Arslanın görüşlerinin niteliğini göstermektedir. Bu nitelik, modernizm eleştirisinin spekülatif bir üslup yerine yaşamda vücut bulan bir dile dayanmasına bağlıdır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Örgüt Yönetiminde Duygular
Örgütlerin sosyal yönünü oluşturan insan, bir taraftan olumlu duygu durumlarıyla örgüte katkı sağlayabilirken diğer taraftan olumsuz duyguları nedeniyle örgütsel verimliliğin azalmasına sebep olabilmektedir. Bu durum, duyguların da yönetilmesi gereken önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Yedi bölümden oluşan bu kitapta olumlu ve olumsuz duygu durumlarına yer verildikten sonra, tüm duyguların dengede tutulması gerektiğine vurgu yapılmak üzere, son bölümde bir yönetim uygulamasına yer verilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SAMSUN GÜMRÜĞÜ
Samsun limanında gerçekleşen ticarî faaliyetlerin ayrıntılı bir istatistiği olan eser, Samsun Ticaret Odası tarafından hazırlanıp bastırılmıştır. Eserin hazırlanmasına katkısı bulunan dönemin Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkâtibi Mehmet Şükrî “İstatistiklerin Lüzûm ve Fevâidi ve Samsun Ticâret Odası’nın Maksadı” başlığı altında önemli bir yazıya yer verilmiştir. Mehmet Şükrî, medeni milletlerin istatistiğe büyük önem verdiğinden, bu konuda teşkilatlar kurduklarından bahsederek, Osmanlı Devleti’nde bu tarz bir anlayışın ve teşkilatlanmanın ne derece cılız olduğunu üzülerek belirtmiştir. Yazısının devamında, bir memleketin iktisadî durumunu ölçmenin, yıllık ihracat ve ithalatı arasındaki farkı gerçek anlamda bilmekle mümkün olduğunu, bu maksatla hazırlanacak istatistiklerin ülke için çok yararlı olduğunu ifade etmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
THE PALEOGRAPHICAL ANALYSIS OF THE MANICHEAN SCRIPT FOR MIDDLE IRANIAN AND OLD UYGHUR TEXTS
At the beginning of the 20th century, a significant mystery for researchers in fields such as archaeology, history, linguistics, and theology began to unravel with the discovery of Manichean written records in Central Asia and Upper Egypt. While Manichean texts were composed in various languages, the largest body of religious writings was primarily in Middle Iranian languages. Following Bögü Kagan’s conversion, many of these texts in Central Asia were translated into Old Uyghur, predominantly from Middle Iranian sources. This study explores the origins of the Manichean script and provides a comparative analysis of its development and paleographic characteristics across Parthian, Middle Persian, Sogdian, and Old Uyghur. Additionally, evaluations of certain paleographic features in the Manichean script have been incorporated into the study.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
“Film sanatının temeli kurgudur”
Vsevolod Illarionovich Pudovkin
Sinemada özgün bir yaklaşım geliştirebilmek için kurgu ve anlatı arasında güçlü bir ilişki yaratmak gerekir. Kurgu, teknik bir kavram olmaktan ziyade filmi oluşturan çekimlerden anlamlı bir bütün yaratılmasını içerir. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren etkisini gösteren kurgu ve anlatı kavramları, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan pek çok yönetmenin biçimsel tercihleri sonucunda çeşitli gelişmeler göstermiştir. Bu çalışmada, sinemanın ilk yıllarından yola çıkılarak kurgu ve anlatının gelişimi ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Kitabın son bölümünde, Türk sinemasında kurgu ve anlatıyı etkili bir şekilde kullanarak özgün bir dil yaratan Ümit Ünal’ın filmleri, analiz edilerek, yönetmenin sinemasal yaklaşımı incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
43. ŞEHİR BİZİM KÜTAHYA
Edebin bilinmeyen anlamlarından biri de davettir. Edebiyat/edebiyâd, Edebi yâd etmek, daveti unutmamaktır. İlk davet Oku, ikinci davet Kalem yani yazmaktır. Farâbînin huzura, fazilete ve kemâle ulaşan şehirlerinden olan Kütahyayı okumak ve yazmak davetine uymam kırk yıl öncesine dayanır. Kırk yıl önce Hedef yazılarıyla başlayan söz ve kalem serüvenimiz seksenli yıllardan beri esrârlı şehirlerimizden biri olan Kütahyada sürmektedir.
Adını Kutlardan alan Kütahya, kendi evlâdı olan Evliyâ Çelebînin gezip hikâyesini anlattığı iki yüz elli yedi şehir içinde altıncı önemli kenttir.
Şehirler yalnız bırakılmamalı. Unutulmamalı. Şehir yazıları şehirlerin yaşadığını hatırlatır. Şehrin sanatını ve kültürünü göz önüne serer. Bu yazılar yazarların gözlemlerine ve tasvirlerine dayanır. Coğrafyamızda şehirleri farklı üsluplarla anlatan çeşitli eserler var. Bizim yazılarımızın kaynağı Kütahya araştırmalarıdır. Şehre, mekâna ve insana bakışımızın birikimidir 43. Şehir yazıları
KİTAP TANITIMI
Process Management and Digital Solutions for Enterprises
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Dogucs book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, Process Management and Digital Solutions for Enterprises explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00