KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I
₺235,00 -

Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
₺350,00 -

Kültürümüzde Manzum Yağmur Duaları
₺190,00 -

Sinema ve Erkeklik
₺260,00 -

Türkçede Kalıp Sözler
₺520,00 -

Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt II
₺1.100,00 -

Ritüelden Dramatiğe Antik Yunanda Oyuncu Bedeni
₺520,00 -

ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
₺275,00 -

Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
₺650,00 -

Readings on Füruzan
₺420,00 -

Ekodrama
₺495,00 -

Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
₺575,00 -

Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
₺1.800,00 -

SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
₺585,00 -

DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
₺315,00 -

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Öbekler
Bu kitapta Türkçede öbekler konusu incelenmiştir. Sözdiziminin bir konusu olan öbekler hakkında, alanyazında geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Çoğunlukla geleneksel dilbilgisi bakış açısıyla verilen bu bilgiler, kendi içinde bazı tutarsızlıklar gösterebilmektedir. Söz konusu bilgiler, kitapta derlenip irdelenmiş, dilbilimsel bir yaklaşımla gözden geçirilerek değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili açıklamalardaki tutarsızlıkların giderilebilmesi amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur. Öbekler konusunun basit ve anlaşılır bir biçimde betimlenebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
Türkiyede toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadın yoksulluğu meselesi üzerinden katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiyenin 7 coğrafi bölgesinde yürütülen saha çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışma, Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesini bizzat kadınların yaşadıkları üzerinden ve onların kendi ifadeleriyle anlamak ve anlatmak çabasına dayanmaktadır. Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesiyle ilgili sayısal göstergelerin söylediklerini daha fazla anlamlandırabilmek ve bu sınırlı sayısal göstergelerin daha da ötesine geçmek noktasında, hem bakış açısı hem de yöntem itibariyle farklı bir çalışma olma iddiasında olan bu kitap, aynı zamanda bu konuyla ilgili daha derinlikli bakış açılarının gelişmesine katkı sağlamak temennisini de içermektedir.
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur. Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
Tahsin Demirayın bütünleyici özelliğinin muhafazakârlık olduğunu söylemek hem abartılı hem de yetersiz olacaktır. Muhafazakâr düşünceyle özdeşleştirilen düşüncelere sahip olmakla birlikte ekonomik kalkınma ve milli iradeyi hâkim kılma misyonu çerçevesinde hem siyasi hem de toplumsal yapıda değişimi arzulayan ve bu hedef doğrultusunda faaliyet gösteren bir kişilik olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Demirayın düşüncelerini daha çok içinde kültürel temel tasavvurların, sosyal-felsefi insan imgelerinin, sosyal bilimsel teori metinlerinin ve ampiri tariflerin yoğunlaştırılarak siyasi savlar haline getirildiği liberal muhafazakâr düşünce ekseninde değerlendirmek mümkün olduğu gibi, millet tasavvuru yoluyla modern ve geleneksel unsurları kaynaştırma arzusu bağlamında milliyetçi muhafazakâr olarak tanımlamak da mümkündür.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
Ülkelerin dış ticarette rekabet gücünü etkileyen çeşitli unsurların yanı sıra iş yapma kolaylığını temsilen ekonomik özgürlükler de önemli bir değişken olarak görülmektedir. Teorik çalışmalar ışığında ekonomik özgürlüğün yüksek olduğu ülkelerin uluslararası ticarette daha rekabetçi olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik tartışmalar açıklanmış ve ampirik olarak geçerliliği test edilmiştir. Bu amaçla İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bünyesindeki ülkelerin 1995-2015 dönemine ait ekonomik verileri kullanılmıştır. OECD’yi oluşturan ülkelerin farklı ekonomik özgürlük ve gelişmişlik seviyesine sahip olmasından kaynaklı OECD ülkeleri yüksek ve düşük puanlı ülke grupları adı altında iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışmada Heritage Vakfının hazırladığı Ekonomik Özgürlükler Endeksi ile WDI, OECDSTAT ve UNCTAD’ın yayınladığı Cari Denge/GSYİH, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH ve ülkeye giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar/GSYİH verileri arasında ikinci kuşak panel birim kök ve eşbütünleşme testleri uygulanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Bilişim Sektörü Destekleri
Günümüzde teknoloji insanların ve işletmelerin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Üretimden, sanayiye, endüstriden, hizmet sektörüne kadar dijitalleşme olmazsa olmaz bir unsur olarak karşımıza çıkar. İşletmeler son zamanlarda kendi yazılım birilerini kurmakta ya da dışarıdan hizmet alım yoluna gitmektedir. Endüstri 5.0’lara varan gelişmeler ve bunları kendi işletmelerine adapte edebilen işletmeler pazarda rekabet edebilmede bir adım öne çıkmadırlar. Ülkemiz gibi ekonomisi ve sanayisi hızla gelişen ülkelerde dijitalleşme döngüsünü işletmelerin tamamlayabilmeleri devlet bir takım bilişim sektörleri desteği vermektedirler. Bu kitabın amacı, Türkiye’de firmaların bilişim sektörü desteklerinden nasıl faydalanacakları konusunda yol göstermektir.
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYET-İ SÎMURG
Kökeni Fars edebiyatına dayanan simurg efsanesi, edebiyatta ve tasavvufta insanın kendini keşfetme ve olgunlaşma yolculuğunu konu alan bir alegoridir. Bu doğrultuda Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr eserinde zirveye ulaşan bu sembolizm, bireyin nefis mertebelerini aşarak hakikate ulaşma çabasını simgeler. Kaynağını mitolojiden alan ve bilhassa İslam felsefecileri tarafından eserlerinde sıklıkla işlenen simurg, sahip olduğu varlıksal nitelikler itibariyle tarihsel süreç içerisinde el yazmalarına da konu olmuştur. Çalışmanın konusu olan Hikâyet-i Sîmurg, Avrupa’daki kitaplıklarda yer alan yazma bir eserdir. Hikâyet-i Sîmurg, Almanya’da Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde Ma.VII.11’de kayıtlı mecmua içindedir. Mecmuada, çeşitli konularda metin parçaları bulunmaktadır. Bu metin parçalarında Eski Oğuz Türkçesinin dil özellikleri görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Temel Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık
Finansal okuryazarlık düzeyinin yetersiz oluşu, finansal seçim ve kararların zayıf olmasına yol açarak, bireylerin refah seviyeleri, finansal sistem ve tüm ekonomi için istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Maalesef, yapılan araştırmalar göstermektedir ki Dünya’nın finansal okuryazarlık düzeyi ortalama %33 oranında, ülkemizdeki finansal okuryazarlık düzeyi ise ancak ortalama %23,6 oranındır. Bu nedenle, finansal okuryazarlık düzeylerini yükseltmek ve tasarruf bilincinin yayılmasını sağlamak, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal politikaların en üst sıralarında yer almıştır.
Bu genel değerlendirmenin yanı sıra, günümüze döndüğümüzde içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar, bireylerin günlük finansal yaşamda aktif olarak yer almasının gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Küresel salgın, modern dünyada daha önce eşi benzeri görülmemiş şiddette ve büyüklükte bir krize yol açmış, belirsizlik hem tüm ekonomik sistemi hem de hane halkını olumsuz yönde etkilemiştir. Beraberinde dijitalleşme, mobil bankacılık ve sigortacılık, e -alış veriş, evden çalışma, günlük yaşamın temel unsurları haline gelmiştir. Bu koşullarda, bireyler için tasarruf, kişisel finans, borçların ve paranın yönetimi gibi kavramlarının önemi daha da arttırmıştır.
Çalışmada, finansal okuryazar olmanın gerekliliğine ve önemine dikkat çekmek amacıyla, öncelikle finansal okuryazarlık kavramı, finansal okuryazarlığın önemi ve faydaları anlatılmış, daha sonra finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik Dünya’da ve ülkemizde yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Ayrıca, finansal okuryazarlığın unsurları olan, finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış kavramları açıklanmış, finansal okuryazarlık ile finansal eğitim, finansal karar ve para yönetimi ilişkisi anlatılmış ve finansal sistemin unsurları olan finansal piyasalar ve finansal araçlar ele alınmıştır. Çalışmada son olarak, ülkelerin gelişiminde önemli bir avantaj olarak görülen genç nüfusun yetişmesinde etkili ve yüksek eğitim seviyesine sahip olan akademisyenlerin, finansal davranış eğilimlerinin incelendiği bir araştırmaya yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sultan II. Murat Devri
Gazavâtnâmeler, tarih bilimi açısından son derece kıymetli eserlerdir. Bu tür eserler, dönemin olaylarını ve savaşlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve kroniklerin eksik kaldığı noktalarda onları tamamlayıcı bir rol üstlenmeleri nedeniyle önemli bir kaynak değerine sahiptir.
Milli Kütüphanede kayıtlı olan bu gazavâtnâme, içeriği itibariyle II. Murat dönemine ait bazı olayları ele almaktadır. Ayrıca, eser II. Murat dönemi dışında Ayasofya Kilisesinin inşa süreci, Hz. Muhammedin doğumu ve bu esnada meydana gelen olağanüstü olaylar, dört halife dönemi ve İstanbul kuşatmaları gibi önemli tarihi olayları da özet şeklinde içermektedir
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
Annelik ve çalışma hayatı, sanayileşme döneminden itibaren etkileşim içerisinde olmuş ve her iki kurum da birbirini dönüşüme uğratmıştır. Ücretli çalışma, tarihsel olarak anneliğe nazaran oldukça geç bir dönemde kadınların yaşamının bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Bununla birlikte annelik ve annelik faaliyetleri, kadınların toplumsal konumunun belirleyicisi olarak görülmeyi sürdürmüştür. Bu konum, tarihsel olarak ve toplumdan topluma değişikliğe uğrasa da anneliğe atfedilen değerin yüceltilmesi ya da anneliğin aşınması, ideolojik arka plana sahiptir. Geçmişte annelik nedeniyle çalışma hayatının dışına çıkılması ile tam zamanlı annelik bir norm olarak kabul edilirken günümüzde çalışma hayatını annelik ile birlikte sürdüren kadınların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Ancak annelik faaliyetleri, aile ve toplum içerisinde hâlâ önemli bir yere sahiptir. Annelik faaliyetleri, literatürde, çalışma hayatında kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlardan yalnızca biri olarak ele alınmıştır. Bu nedenle “Çalışma Hayatında Anneliğin Dönüşümü” adlı bu kitapta anneliğin bir kurum olarak inşa edilerek yüzyıllar boyunca uğradığı ideolojik, toplumsal, ekonomik, siyasi ve hukuki dönüşüm, çalışma hayatında anneliğin tarihsel arka planı ve özellikleri ve çalışan annelerin yaşadıkları sorunlar tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
Bu kitapta -sA biçim birimi tüm yönleri ile ele alınmıştır. Dil bilgisi çalışmalarında, -sA biçim biriminin yapı, anlam ve işlevleri hususunda bir tartışma söz konusudur. Bu nedenle Eski Türkçeden günümüze varlığını sürdüren –sA biçim biriminin bugünkü anlam ve işlevleri ile ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için daha eski kaynaklara yönelme ihtiyacı doğmuştur. Bu amaçla 15 ve 16. yüzyıllara ait Doğu ve Batı Türkçesine ait metinlerin –sA biçim biriminin kullanımları ve şart ifadesi bakımından incelenmesi ve karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Kitapta –sA biçim birimin Doğu ve Batı Türkçesindeki benzer ve farklı kullanımları belirlenmiş, tarihî gelişim süreci içinde farklılaşan kullanımları tespit edilmiş ve lehçeler arası farklılaşmanın tarihî süreci ve temelleri saptanmaya çalışılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimsel Büyük Veri ve İşlevleri
Bu çalışmanın temel amacı ticari örgütlerde ekonomik bir değer olarak önem atfedilen büyük verinin eğitim alanında yerine getirebileceği işlevlere dönük bir farkındalık ve anlayış geliştirmektir. Bu kapsamda çalışma büyük veri analizinde yararlanılabilecek araçlara ilişkin bilgiler de sunmakta ve bu yönüyle uygulamaya dönük bir yol haritası niteliği de taşımaktadır. Günümüzde eğitimsel büyük veriden öğrenci edinme, öğrenci davranışlarının yönetimi, öğretim kalitesinin arttırılması, ölçme ve değerlendirme, öz değerlendirme, performans tahminleri, kurumsal düzeyde öğrenci profili oluşturulması, kariyer planlarının hazırlanması ve bireysel eğitim programlarının geliştirilmesi gibi birçok alanda yararlanılabilmektedir. Öğrenme analitiği süreçlerinin önemli bir bileşeni olarak büyük veri kanıta dayalı öğrenme, etkili geri bildirim, süreç değerlendirme, veriye dayalı eğitim planlaması, eğitim sistemlerinin izlenmesi, eğitimde yenileşme, sanal öğrenme ekosistemlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda da işlevsel bir aracı rolündedir. Bu nitelikleriyle eğitimsel büyük veri eğitim sistemlerinin kemikleşmiş sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecek ve eğitim sistemlerinin etkin bir forma dönüşmesine zemin hazırlayabilecek bir değer olarak kabul edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
FAIRIES OR SCARIES
Fairy tales, on the surface, are delightful, fantastic stories for children about brave heroes, beautiful princesses and scary wolves and witches. Most readers have not considered or did not realize the morality-building function of these stories when they encountered them as children. As this book aims to demonstrate, these tales were intended, from the early days of wide-spread publishing in Europe, to teach children their roles in society, which were of course very dependent on gender ideas of the time. Good boys become gentlemen by being clever and brave, and good girls become fine women by being virtuous and obedient. Since those days, however, ideas have changed. Post-modern interpretations of these stories turn these ideas around. The works of Angela Carter are examined here to reveal how times have changed, and how the idealistic fairy tale worlds managed to not only engage children’s imaginations but also instruct them to follow very restrictive, gendered roles in life. Carter’s interpretations, as author Şeyda Sivrioğlu demonstrates, break the rules and offer a very different perspective, in her re-imagined fairy tales for adult readers.
Amy Woods
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA ADALET ARAYIŞI
İnternet tabanlı ağ teknolojilerinin gelişiminin kullanıcılara sunduğu imkanlar, birçok disiplinlerarası konunun da tartışılmasına zemin hazırlamıştır. Elinizde bulunan bu eser, internetin kamusal alan olup olmadığı, birbirini bütünleyen gözetim ve güvenlik kavramları, panoptikon çağdan omniptikona uzanan değişim, post-truth dönemde dezenformasyonun sosyal medya etkileşimleri gibi pek çok farklı konuyu tartışarak ışık tutmaktadır.
Özellikle dijital teknolojilerin gelişimi ile hayatımıza giren sosyal medya; haber alma ve eğlence amaçlı paylaşımların çok ötesine geçerek tüm dünyada hak ve adalet arayışı için seslerini duyurmaya çalışanların aktif olarak kullandığı bir platforma dönüşmüştür. Sosyal medyada seslerin yükseltilmesi ve bilgi akışının sağlanması; belirli bir olay hakkında farkındalık yaratılması ve bu konu ile ilgili ilişkiler kurulmasını sağlamaktadır.
Sosyal medya, insanların bir araya gelip destek bulduğu, bir amaç için büyük kalabalıkların toplanabildiği, çevrim içi fikirlerin paylaşılması ile küresel ölçekte ses getirebilecek etki yaratılabilecek bir ortamdır. Dolayısıyla, “sosyal medyada adalet arayışı”; ifade özgürlüğü, aktivizm, dijitalleşme, adalet, iletişim, ağ toplumu, gözetim, denetim gibi kavramların teknolojik gelişmelerle birlikte yaşanan değişim ve dönüşümler neticesinde yeniden yorumlanmasını gerekli kılmıştır. Artık protestolar sadece fiziksel mekanlarda değil siber ortamlarda da kitleleri harekete geçirebilmektedir. Dijitalizm ile literatüre giren hashtag (#), like, retweet, emoji, internet meme ya da mention (@) kullanarak dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğradığını düşünen, adaletin yerine getirilmediğini savunan herhangi birinin çığlığı tüm dünyada yankılanmakta, yayılmakta ve destek bulmaktadır. Bu araştırmada, tüm dünyada öne çıkan hak ve adalet arayışlarına, kadın şiddeti başta olmak üzere ırkçılık ya da cinsel tacize gibi farklı birçok konuya yer verilmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT YAZILARI/ COMPARATIVE LITERATURE STUDIES
Genel olarak bugünün edebiyat dünyasına etkileşim açısından bakıldığında ulaşım ve medyanın akıl almaz gelişimi sayesinde kültürler arası ilişki oldukça hızlanmıştır. Eserlerin üretimi açısından yazarlar artık yalnızca başka bir ulusun edebiyatını okuyarak birkaç örnek tanımakla kalmıyor, çeşitli uluslararası edebiyat etkinliklerinde doğrudan diğer kültürlerin temsilcileriyle bir araya gelebiliyor ve fikir alışverişinde bulunabiliyorlar. Etkileşim artık o denli olağan ki kimin kimden ne aldığı önemini yitirmiş, “metinlerarasılık” postmodernizmin tanıtıcı özelliklerinden biri durumuna gelmiştir. Yazarların yurtdışı etkinliklerinden edebî çeviri de nasibini almaktadır. Bir yazarın bir tek kitabı bile söz konusu ülkede tanınma şansını arttırmaya yetiyor. Yeni çeviriler için girişimler hareketleniyor, yazar hem yabancı bir okur grubuyla karşı karşıya geliyor, hem de yeni sorularla yeni beklentilerden haberdar oluyor.
Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle gittikçe birbirine yaklaşan, özellikle göç olgusuyla harmanlanan değişik kültürlerin birlikteliği ve birbirleriyle olan kültürel alışverişlerinin ülkelerin edebiyatlarına da yansıdığı düşünülürse, farklı kültürlerin kesişiminden ortaya çıkan üretken işbirliğini gözler önüne seren komparatistiğin, gittikçe küçülen dünyamızda birbirimizi anlamanın yollarından biri olduğuna inanıyorum.
Alanında tanınmış uzman bilim insanlarının da katkılarıyla hazırlanan bu kitabın, ülkemizdeki karşılaştırmalı edebiyat alanına önemli bir katkı sağlayacağı düşüncesindeyim.
Prof. Dr. Gürsel Aytaç