KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
₺235,00 -

DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
₺275,00 -

ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
₺455,00 -

CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
₺380,00 -

Bir Kent Coğrafyası Araştırması SİİRT KENTİ
₺1.150,00 -

Bayburt’un Ünlü Halk Şairleri
₺260,00 -

ATATÜRK DÖNEMİ SOSYAL POLİTİKA 1923-1938
₺210,00 -

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
₺210,00 -

ACTION RESEARCH IN TURKEY: A QUALITATIVE REVIEW AND AN EXAMPLE
₺235,00 -

1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
₺210,00 -

GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
-

Heterochrony in Posthuman Fiction
-

Yaratıcı Okuma
₺310,00 -

Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
₺250,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Güvenliği
Bu çalışma, kamu güvenliği yönetiminin modern devletin gelişimi sürecinde kökenini ve konumunu ortaya koymaya çalışırken, kamu yönetiminin bir parçası olarak kamu güvenliği yönetimi adıyla bir yönetim alanını da işlevsel yönden tarif etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi burada hareket halinde olan bir inceleme nesnesi olarak ele alınmakta ve bu değişimin son birkaç on yıldaki çerçevesi, temaları ve yöntemi de gözler önüne serilmektedir. Kitap, bunu yaparken bahsedilen değişime ilişkin uluslararası alandaki sav ve tezler yanında Türkiye örneğinden istifade etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi alanında çalışmalar yapanlar için de yeni araştırma alanlarına, araştırma sorularına ve nedensellik ilişkilerine işaret etmektedir. Kitap özellikle, konuya ilgi duyan yeni araştırmacılar için kapsamlı, aynı zamanda öz bir kavramsal ve kuramsal çerçeve sunmakta; örneklendirmeler yoluyla bunları mümkün olduğunca somutlaştırmaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur. Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Liderlik kavramı günümüzde en çok araştırılan konuların başında gelmektedir. Liderlik örgüt çalışanlarını bir hedefe yönlendirme süreci, lider ise bu süreçte izleyenlerini etkileme de öncü rolü yüklenen kişidir. Örgütler için artan rekabet, her alanı etkileyen teknolojik gelişmeler, bilgi kaynaklarına kolay erişim, iletişim hızı, iş koşulları ve örgüt yapılarındaki değişim, liderler üzerinde önemli baskılara neden olmaktadır. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de liderliğe olan ihtiyaç yukarıda belirtilen değişimler nedeniyle önemli hale gelmiştir.
Bu kitapta, liderliğin seçilmiş bazı önemli kavramlarla ilişkisi anlatılmaya ve ağırlıklı olarak örgütlerin başarısında önemli bir yeri olan, değişim yönetimi, kişilik, motivasyon, duygusal zeka, bilgi yönetimi, örgütsel öğrenme, performans ve örgüt kültürü kavramları ele alınmış ve liderlik ile ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
Konvansiyonel medyanın içeriklerini zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın sunan Youtube, özellikle gençler arasında televizyonun tahtını çoktan ele geçirdi. Ebeveynler çocuklarını oyalamak için çizgi filmleri ve çocuklara yönelik çok çeşitli içerikleri bu mecradan takip ediyorlar. Farklı mutfakları deneyimlemek isteyenler veya “ne yemek yapsam?” sıkıntısına düşen ev hanımları her türlü yöresel veya küresel lezzetlerin tariflerine ulaşabilirlerken, araç satın almak isteyen veya sadece otomobil merakı olan insanlar sınırsız test sürüşü videolarını izleyebiliyorlar. Köy yaşamını özleyenler için taş ev veya köy fırını yapılışını anlatan Youtuberlarla yabancı bir ülkeye göç etmek isteyenlerin izlemeleri gereken yolları anlatan Youtuberlar aynı oynatma listesinde yan yana veya alt alta sıralanabiliyor. Satın aldığımız bir ürünün nasıl kurulacağını veya saksıdaki çiçeğimize bulaşan bir hastalıktan nasıl kurtulacağımızı anlatan birçok videonun Youtube’da bizi beklediğini, daha konuyla ilgili bir arama yapmadan biliyoruz. Gülmek için, ağlamak için, eğlenmek için, bilgilenmek için, sosyalleşmek için, nasıl yapıldığını görmek için bu mecrayı kullanıyoruz. Dolayısıyla Youtube artık hayatımızın bir parçası olmanın ötesine geçmiş ve kendi başına bir hayat akışına dönüşmüş durumda.
Bu kitap Youtube Türkiye’de üretilen içerikleri farklı bakış açıları ve farklı yöntemlerle analiz etmeye çalışmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, mizahla toplumsallaşma, Türk Youtuberler, göç ve Youtube, Youtube’da retorik, Youtube ve çalışma hayatı, deepfake ve video sahteciliği, Youtube ve akademi bağlamında Youtube Türkiye’ye dair bir imgelem oluşturma çabasındadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
PISA Matematik Okuryazarlığı Testlerinde Madde Yanlılığı Araştırması
Bireyden bireye değişkenlik gösterebilen bir nitelik veya özelliğin ne kadar var olduğunun belirlenmesi amacı ile ölçme işlemi yapılmaktadır. Uluslararası Öğrenci Başarısını Belirleme Programı olan PISA’da öğrencilerin sahip oldukları bilgi ve becerileri gerçek hayatta kullanabilme yetenekleri, düşünceleri analiz etme, akıl yürütme ve okulda öğrenilen fen ve matematik kavramlarının kullanılarak etkin bir iletişim kurma becerileri ölçülmeye çalışılmaktadır. Bu kitapta Türk ve Koreli öğrencilerin PISA 2003 ve 2012 uygulamalarında matematik okuryazarlığı maddelerine vermiş oldukları yanıtlar, Madde Tepki Kuramı (MTK) bağlamında Madde İşlev Farklılığı (MİF) bakımından incelenmiştir. MİF belirleme yöntemleri olarak Mantel-Haenszel (MH), SIBTEST, b parametre farkı ve MTK – Olabilirlik Oran Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Ülkeler arası karşılaştırmalar yapılarak Türk Eğitim Sisteminin iyileştirilmesi, eğitimin niteliğinin artırılması ve her bireyin eşit eğitim alabilmesine katkı sağlaması bakımından öneriler sunan bir kitap niteliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Mentoring Program for Professionals to Support Integration of Immigrant Women in the form of Blended-Learning
A mentor can help with a wide range of issues to address the challenges you are facing. For example, the mentees may want to improve their skills in a particular area, or they may need guidance in making an important decision. Goals are useful because they help the mentee to see the bigger picture, not get bogged down in day-to-day tasks and problems. It is important to teach the mentee to return regularly to their goals, to focus on achieving them and to measure progress. The mentor must be able to assess the level of commitment of the mentee to the goals. This book gives us details on these issues.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
L’AVENTURE DU ROMAN TURC SOUS L’INFLUENCE DU ROMAN FRANÇAIS AU XIXe SIÈCLE
Dans ce livre, on a examiné le roman turc qui s’est développé sous l’influence du roman français apparu dans la littérature du Tanzimat. Sur le plan des relations politiques, économiques et culturelles parmi les pays occidentaux, l’Empire ottoman a attaché beaucoup d’importance à la France. Pourtant, les intellectuels et littérateurs envoyés en France ont été influencés par la littérature française et ont apporté des innovations à la littérature turque. Le passage du conte au roman a eu lieu à la fin de longues relations historiques, politiques et culturelles avec l’Occident. Les écrivains de cette période ont soutenu dans leurs œuvres les idées et les conceptions occidentales. On peut dire que dans la littérature turque, l’occidentalisation, commencée dès 1860, est devenue totale, du point de vue de la conception, de la technique et des thèmes durant la période du Servet-i Fünûn.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KRİPTO PARALAR
Son dönemde Kripto para birimleri arasında en popüler olan Bitcoin’in fiyat değişiminde ki volatilite hareketleri bireysel yatırımcıların yanında kurumsal yatırımcıların da Bitcoin’in bir yatırım aracı olup olmadığı konusundaki merakını artırmıştır. Bitcoin’in altın ile benzer özellikleri dikkate alındığında, Bitcoin’in altın gibi güvenli liman ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında yatırımcılar tarafından Bitcoin’in yatırım aracı olarak portföylerine ekleyip eklemeyecekleri hususu ve diğer yatırım araçları arasında ilişkisinin ortaya konması günümüzde finansal piyasalarda popüler tartışma konusunu oluşturmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma, kripto paraların özellikleri ve özellikle kripto para birimlerinden en popüleri olan Bitcoin’in bir yatırım aracı ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele almaktadır.
KİTAP TANITIMI
Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
Tahsin Demirayın bütünleyici özelliğinin muhafazakârlık olduğunu söylemek hem abartılı hem de yetersiz olacaktır. Muhafazakâr düşünceyle özdeşleştirilen düşüncelere sahip olmakla birlikte ekonomik kalkınma ve milli iradeyi hâkim kılma misyonu çerçevesinde hem siyasi hem de toplumsal yapıda değişimi arzulayan ve bu hedef doğrultusunda faaliyet gösteren bir kişilik olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Demirayın düşüncelerini daha çok içinde kültürel temel tasavvurların, sosyal-felsefi insan imgelerinin, sosyal bilimsel teori metinlerinin ve ampiri tariflerin yoğunlaştırılarak siyasi savlar haline getirildiği liberal muhafazakâr düşünce ekseninde değerlendirmek mümkün olduğu gibi, millet tasavvuru yoluyla modern ve geleneksel unsurları kaynaştırma arzusu bağlamında milliyetçi muhafazakâr olarak tanımlamak da mümkündür.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
This book presents a vivid portrayal of an apocalyptic and catastrophic future, focussing on the consequences of humanity’s misuse of natural resources through the lens of ecocriticism. Compromising ten chapters, the book explores the concept of the ecological crisis as depicted in contemporary literature, particularly in novels and theatrical plays. The chapters feature works from British, American, and Canadian literature by scholars offering fresh perspectives on ecocriticism. Each part examines humanity’s survival stories set in contemporary contexts, often within the genres of science fiction and apocalyptic fiction, serving as warnings about a potentially devastating future. The book underscores the catastrophic outcomes and potential of chaos that could arise from humanity’s exploitation of natural resources. As the chapters unfold, these diverse scholarly contributions raise awareness of a global issue while illuminating the interconnected fates of nature, society, and humanity underscoring the urgent need for change before this impending crisis becomes a harsh reality.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Kadın
“Kent ve Kadın” isimli bu eser, kadınların kentlerde daha görünür olması arzunu taşıyan iki kadın akademisyen tarafından kaleme alınmıştır.
Kentsel kamusal yaşamın yönetim, siyaset ve sivil alanlarının her birinde kadınların, erkekler karşısında eşit hak ve imkanlara sahip olması ve kullanabilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamış bir ülke olabilmemiz adına elzemdir. Bu nedenle bu eserde; kent, kentsel gelişmişlik, kentsel kamusal yaşam ve kentsel hizmetler çerçevesinde ülkemizde kadının konumu tartışmaya açılmıştır. Bu yönüyle, eserde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın başlığının kent ve yönetim disiplini açısından ele alınıyor olması; eserin literatüre ve alana ilgi duyanlara katkı sağlayacağını düşündürmektedir.
Son söz olarak, kentlerin kadınlar için daha güvenli ve kamusal yaşamında daha çok görünür oldukları birer yaşam alanı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Hatay Araştırmaları – VIII
Hatay Araştırmaları – VIII, Hatay’ın tarihsel derinliğini, kültürel çeşitliliğini ve güncel toplumsal meselelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir derleme çalışmadır. Kitap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nin Antakya üzerindeki etkilerini, 2010 Kaliforniya Depremi ile karşılaştırmalı biçimde değerlendirerek afet yönetimi, kent hafızası ve geleceğe yönelik eleştirel çıkarımlara odaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Türk kültüründe Hıdırellez geleneğinin Hatay’daki kutlanış biçimleri, yerel kültürel sürekliliğin önemli bir örneği olarak ele alınmaktadır.
Eserde, Samandağ’ın tarihî ve kültürel turizm çekiciliğini artırmaya yönelik alternatif kültür rotası önerileri ile Hatay ipeğinin kent belleğindeki simgesel yeri öne çıkarılmaktadır. Antakya’da yaşamış ve burada hayatını kaybetmiş seyyahların bıraktığı izler, kentin uluslararası tarihsel konumunu ortaya koyarken; uzun dönemli sıcaklık trendlerine ilişkin bilimsel analizler, Hatay’ın iklimsel dönüşümüne ışık tutmaktadır. Antakya’nın mahalle yapısı, demografisi ve şahıs adları üzerinden yapılan incelemeler sosyal tarih açısından önemli veriler sunmaktadır. Arkeolojik mirasın korunması, İskenderun’un işgal süreci, Memlûk fethi ve dijital okuryazarlık gibi konularla zenginleşen bu eser, Hatay araştırmaları alanında temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺500,00
KİTAP TANITIMI
AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
Konuştuğumuz dil, düşünce dünyamızın ifadesidir. Bu dünyanın tuğlaları kelimeler, temel taşları mefhumlardır. 1930’lu yıllardan itibaren, dilimizdeki Arapça ve Farsça kelimelere karşılık olarak yeni kelimeler türetilmiş, bu kelimeler her zaman tartışma ve merak konusu olmuştur. Bu sözlükte sadece yeni kelimeleri değil, onların bugüne kadar gelebilme maceralarını da bulacaksınız.
₺750,00