KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
₺340,00 -

Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
₺340,00 -

Fıtratın İzinde: İslam ve Çevre
₺275,00 -

Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
₺975,00 -

Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
₺210,00 -

Disiplinlerarası Bir Bakış Açısı İle 1940lardan Günümüze Barış Çalışmaları
₺260,00 -

DEVRİM VE DİRENÇ
₺520,00 -

Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
₺325,00 -

Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
₺890,00 -

BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
₺610,00 -

Başkaldırı ve Uyum
-

Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
₺405,00 -

Altay Tiyatrosunda Levirat
₺235,00 -

A NEW MEANREVERSION MODEL BYFOURIERTERMS: APPLICATIONS IN FINANCE
₺210,00 -

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
-

Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Tahmin Edicisinin Etkinliğine Yönelik Uygulamalar
Çoklu lineer regresyon modeli ve onun alışılmış en küçük kareler tahmini, hiç şüphesiz istatistikte yaygın şekilde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntem bağımlı değişken ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkiyi tahmin etmeye olanak sağlar. Genellikle pratikte klasik koşulların geçerli olmadığı görülür. Tüm bu klasik koşulların sağlanamamasının en küçük kareler (EKK) yöntemi üzerinde etkisi olmamasına rağmen, istatistik test sonuçları ve EKK in özellikleri etkilenir. Özellikle, y’nin elemanları eşit olmayan varyansa sahip ve/ya da ilişkili olduklarında, Var(y) artık skaler varyans-kovaryans matris değildir. Böylece EKK tahmin edici lineer yansız tahmin ediciler sınıfı içinde olmayı garanti edemez. Pratikte, y’nin doğru özelliklerini bilmekte zorlanırız. Bu nedenle Var(y) daha genel formda olduğunda geçerli tahmini incelemek önemlidir.
Bu çalışma sekiz kısımdan oluşmaktadır. İlk yedi kısımda, Var(y) matrisi skaler varyans-kovaryans matrisi olmadığı durumda, tahminin etkinliğini geliştirmek için genelleştirilmiş en küçük kareler yöntemi tanıtılmış ve görünüşte ilişkisiz regresyon (SUR) ve heteroscedastic modellerde uygulamaları incelenmiştir. Son kısımda ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
Hindistan çok çeşitli dillerin içinde barındırdığı bir ülkedir. Bu çeşitliliğin yanı sıra var olan dillerin yazıldığı alfabeler de farklılık göstermektedir. Örneğin, Pencab bölgesinden konuşlan Pencabī dili “Gurmukhī ” alfabesi ile Maharashtra bölgesinde konuşulan Marathī dili “Bāḷabōdha ” alfabesi ile Urdu dili de, “Perso-Arabik ” alfabe ile yazılmaktadır. Hititçe, Latince, Grekçe ve Persçe gibi eski dillerle akrabalığı olan Sanskrit dili ise Devanāgarī alfabesi ile yazılmaktadır. Bu alfabenin de örneklerine Aşoka Yazıtları’nda rastladığımız Brahmī olarak bilinen alfabeden evrilerek çıktığı düşünülmektedir. Sanskrit sözcüğü “arınmış, düzeltilmiş, hiç eksiği bırakılmamış, mükemmelleştirilmiş ” anlamlarına gelir.
Bu çalışma Sanskrit dilini öğrenmeden önce doğru bir şekilde transliterasyonun yapılması ve alfabenin daha doğru okunmasını amaçlamaktadır. Her bir ses öğretimi için, anlaşılması kolay olsun diye, o sesin kullanıldığı sözcük resim ile örneklendirilmiş daha sonra Sanskrit dili ile yazılmış edebi kaynaklardan örnek cümleler verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Enneagram ve Örgütlerde Demokrasi, Muhalefet, Sessizlik
Emek ve bilgi dolu bu kitap uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış ve yazarın doktora tezinden kitap haline getirilmiştir. Enneagram kişilik modeli özellikle son dönemlerde çok ilgi gören ve pek çok alanda kullanılan bir model olarak ortaya çıkmıştır. Kişilerin doğuştan gelen mizaçlarının değişmediğini savunan Enneagram, gerek çevremizi gerek kendimizi anlamamızda önemli faydalar sağlamaktadır. Örgütler bağlamında ise örgütsel demokrasi, örgütsel muhalefet ve örgütsel sessizlik alan yazın dahilinde önde gelen konular olarak kabul edilmektedir. Örgütsel demokrasi ve örgütsel muhalefetin örgütlerde yer alması her anlamda pozitif etki ederken, örgütsel sessizliğin ise bu anlamda ters yönlü ilişkisi genel performansa olumlu etki etmektedir. Bu dört kavramın bir arada araştırıldığı başka bir çalışma bulunmaması, eserin özgünlüğünü ortaya koymaktadır. Çıkan sonuçlar itibariyle de İstanbul’da çalışmakta olan beyaz yakalı çalışanlarla ilgili ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca yöneticilere ve alanda çalışacak bilim insanlarına çeşitli öneriler sunularak hem akademik hem pratik anlamda katkı hedeflenmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II: II. Meşrutiyet
Bu çalışma, Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II- II. Meşrutiyet adıyla dizi kitabımızın ikincisi olarak, alanın uzman tarihçileri tarafından yazıldı. Türkiye’de Osmanlı Tarihi Araştırmaları içinde özelleşilmiş bir alan olarak II. Meşrutiyet döneminin siyasi ve devletlerarası ilişkiler, askeri, toplumsal ve toplumsal-kültürel boyutları yanında özellikle ihmal edilmiş sağlık, spor ve sanat cephesinin de ele alınıp tartışıldığı bu çalışmada, özgün yazılarla, karmaşık ve hâlâ üzerinde tartışmaların yürüdüğü bir çerçevede çok yönlü bir bakış ve yaklaşım yazarlarca benimsendi. Bu dönemin Osmanlı Devleti ve Osmanlı Tarihi için “son perde” özelliği, yıkılışı canlandırma olduğu malumdur. Dönemin tüm siyasi ve toplumsal aktörleriyle; Jön Türk kuşağının II. Abdülhamid döneminden devreden varlığı, İttihat ve Terakki ve bıraktığı politik miras, 1908-1918 ve 1918-1922 döngüsünü anlamlandırır. Türk politik, toplumsal ve ekonomik düşüncesinin modern sıfatını kazanması mücadelesinin tüm deney-deneyimlerinin aktörleri olarak; politika adamları, bürokratlar, sivil-asker ayrımı olmaksızın bu failler, düşünür-yazarlar ve edebiyat kalemleri, tıp ve tüm diğer bilim dallarının meslek insanları, hekimler, eczacılar vd. spor ile sanat insanları “kitlelerin sahneye” girişini hazırladılar, tahrik ettiler. Onların öncü rolleri, düşünce ve eylemleri kitabımızdaki her bir yazıda çerçevelenerek, değerlendirildi ve tartışıldı.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
GURBET
Gurbetin, garipliğin insana neler yaptıracağını, kişileri ne hâllere düşüreceğinin en tipik örneklerini, bu kitapta manzum olarak görmek mümkündür. Eserde ayrıca, çilekeş bir hayatın verdiği derin acıların gölgesinde “gurbet” şiirleri yer almaktadır. Şair, elde olmayan sebeplerden dolayı sadece İlkokul öğrenimini tamamlayabilmiştir. Buna rağmen kitapta kullanılan gerek sözcük sayısı ve gerekse deyimler kadrosuyla hayat mektebinin şaire sağladığı bilgi, görgü ve becerileri yansıtmaktadır. Şiirlerde, özne şairin kendisi gibi görünse de gerçekte; çeşitli nedenlerden dolayı bulundukları köy ve şehirleri iş bulmak, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla büyük merkezlere göç etmiş kişi ve ailelerin çekmiş olduğu acı, sıkıntı ve ıstırapları yansıtmaktadır. Tıpkı Mehmet Emin Yurdakul’un “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” dizelerinde ifade ettiği ana düşünceyi doğrularcasına çevresinde olup bitenleri yansıtmakta -âdeta- kimsesizlerin sesi olmaya soyunmaktadır.
Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitimi İçin Bir Uygulama Önerisi
Bu kitap, Türkiye’de medya okuryazarlığı dersi uygulamaları ve buna paralel olarak öğrencilerin medya okuryazarlığı dersi kazanımlarını artırabilmeye yönelik öneriler geliştirmeyi hedeflemektedir. Kitab’ın bir diğer amacı da Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilileriyle yüz yüze görüşmeler sağlanarak, Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitimi Uygulamaları hakkında bilgi edinebilmek, şuana kadar yapılan çalışmaları öğrenmek ve bundan sonraki süreçte ne gibi bir yol haritası izleneceğini ortaya çıkartmaya çalışmak olmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
Bu kitap ile amaçlanan, tasarım alanındaki güncel sorunlar ve potansiyellere ilişkin farkındalığın tartışmalar üzerinden eğitim alanına yansıtılabilmesidir. Bu tartışmalar, kuram ve yöntemsel yaklaşımlardan başlayarak, zihinsel süreçler, estetik, tarih, eğitim gibi çeşitli alanlara dair sorunları vurgulamakta, farklı tasarım ölçekleri arasındaki sınırları eritmekte ve tasarım sürecine holistik bir bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirmektedir. Makrodan mikroya tasarımda süreklilik, birbirleriyle iç içe geçmiş ve gelişmiş disiplinlere hem alanın özgünlüklerini dikkate alan hem de ortak yönlerini vurgulayan bir bakış açısı getirmektedir. Bu bağlamda, kitapta kentsel tasarım, mimari tasarım ve iç mekân tasarımına dair temel bilgiler ve güncel tartışmalar ele alınmış, çalışmanın gerek bu alanda eğitim alan öğrenciler, gerekse eğitimciler ve konuyla ilgili çalışmalar yapan akademisyen ve uzmanlar için değerli bir kaynak olacağı öngörülmüştür. Tasarım alanında kent ölçeğinden iç mekân ölçeğine farklı temalara ve bakış açılarına yer verecek şekilde kurgulanan kitaba, alanında değerli çalışmalar üretmekte olan yazarlar katkı sunmuştur.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Kazak Türkçesinde Ölçü
İnsanoğlu, ezelden beri çevresinde gördüğü her şeyi ölçme ve değerlendirme ihtiyacı duymuştur. Öyle ki gece ile gündüzün değişimi, gün içerisindeki farklı zaman dilimleri, gideceği yerin uzaklığı, süreceği tarlanın büyüklüğü, elde ettiği ürünün miktarını; değiş tokuş yapacağı nesnelerin sayısı, ağırlığı gibi her türlü niteliğini değerlendirmek ve adlandırmak, insan için zamanla kaçınılmaz hâle gelmiştir.
Kültür ve coğrafyanın belirleyici olduğu söz varlığının oluşumunda, ölçü ifadeleri bir halkın dil özelliklerini en iyi şekilde yansıtan katmanlardan biridir. Öyle ki bir halkın yaşam tarzı ve dünya görüşü, ölçü ifadelerinin şekillenmesinde başlıca rol oynamıştır.
Çalışmada, Kazak Türkçesinin tarihî gelişim süreci boyunca XV. yüzyıldan günümüze kadar ortaya konulan çeşitli edebî eserler taranarak elde edilen, uluslararası metrik sistemin kabulünden önce yaygın olarak kullanılan ölçü ifadeleri bir araya getirilmiştir. Bu bağlamda, Kazak edebiyatının ilk temsilcileri sayılan ozanların günümüze ulaşan eserleri, Kazak sözlü edebiyat ürünlerinden masallar, destanlar, şecereler, hikâyeler, Alaş aydınlarının edebî eserleri, Sovyet ve bağımsızlık dönemlerinde yazılan eserler taranmış, ölçü ifadeleri saptanarak değerlendirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Adnan Menderes’in Ölümü – İdamın Hafızası
Bu kitap, Adnan Menderes’in ölümünü üç ayrı hafıza ve bilgi ekseni üzerinden inceler: Şevket Süreyya Aydemir’in tarihsel-yapısal anlatısı, son günlere ilişkin fotoğraflar ve İsmail Şenyüz’ün tekil bedeni görünür kılan tanıklığı, bu iki çerçevenin dışında kalan sessizlik. Aydemir, Menderes’in siyasal dramını ekonomik kriz, modernleşme, merkez-çevre gerilimi ve asker-siyaset ilişkileri içinde açıklar. Son günlere ilişkin fotoğraf kareleri hükmün insan bedenindeki geri döndürülemez sonucunu kayda geçirir. Kitap, bu iki bakışın ortak biçimde merkezde tuttuğu Menderes çerçevesinin dışına yönelir. 49’lar, değiştirilen yer adları ve Sivas Kampı üzerinden aynı dönemin sessiz bırakılan deneyimlerini sorgular.
Serhat Soyşekerci, Menderes’i tek bir mağduriyet veya sorumluluk cümlesine hapsetmiyor. Kendi iktidar döneminin siyasal sorumluluğunu taşıyan bir başbakanın, daha sonra olağanüstü bir yargı düzeninin mağduru olabileceğini gösteriyor. Fotoğrafı kanıtla, tanıklığı kesin hakikatle, yapısal koşulları kaderle özdeşleştirmeden hukuk, siyasal güç ve kolektif hafıza arasındaki gerilime yaklaşıyor. Bazı ölümler tarihe gömülmez. Bazı sorular da zamanla susmaz. Tarihin sonucu sabit, hafızanın sonucu ise açık uçludur. Adnan Menderes’in ölümü de, hükmü verilmiş ama anlamı kapanmayan soru olarak yaşamaya devam ediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Home In Western Literature
“The title of Salman Rushdie’s famous essay, which later formed the title of a book of essays by him, ‘Imaginary Homelands’, is based on one side of a common and age-old perception of home: we make it in the mind or the imagination. Ordinary language has versions of it too: home is where the heart is, I don’t feel at home in my own town/country, this is my spiritual home, etc. On the other hand, there is a physical aspect to home too – ranging from walls associated with ancestral property or parents or some other such inheritance, and extended, through the imagining of communities, as Benedict Andersen would phrase it, sometimes to a land, a country, even a nation. To say that any one of these broad definitions of home is wrong is to cut off large sections of humankind: those who do not belong where they live or those who cannot return to where they used to live. To feel at home and to live at home are both valid cravings, and though they do not necessarily overlap, neither can be dismissed in favour of the other” Tabish Khair
Home in Western Language is a compilation of selected papers presented at the 7th BAKEA Symposium, 2021. In the time of the pandemic, when home has acquired more meanings, this book reads the idea of home and explores its connotations as presented in different genres and ages of English, American, French and literatures.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Hakas Türkçesinde Geçmiş Zaman Kategorisi
Güney Sibirya Türk lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Hakas Türkçesi, özellikle zaman kategorisi açısından Türkoloji araştırmalarına zengin veriler sunmaktadır. Bu çalışma, Hakas edebiyatının roman türündeki ilk eseri olan ve Nikolay Georgiyeviç Domojakov tarafından kaleme alınan “Iraxxı Aalda” (1960) üzerinden Hakas Türkçesindeki geçmiş zaman kategorisini incelemektedir. Geçmiş zaman kategorisi; basit ve birleşik yapılı işaretleyiciler olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmakta, her bir yapının biçimsel ve işlevsel özellikleri romandan tespit edilen örnekler bağlamında ortaya koyulmaktadır. Tespit edilen yapılar ışığında çalışma, yazara özgü dil kullanımları ile birlikte romanın kaleme alındığı döneme ait Hakas yazı dilinin özelliklerini sergilemesi bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
Viktorya dönemi İngiliz yazarı Richard Jefferies’in After London, or Wild England (1885) romanı, Londra’dan Sonra Ya Da Vahşi İngiltere başlığıyla ilk kez Türkçe’ye bu kitapla kazandırılıyor. Roman, artık Londra’nın olmadığı felaket sonrası İngiltere’sini anlatırken okuru yalnızca yıkılmış bir dünyanın değil, yeniden kurulan bir hayatın da içine çeker. Yolların, şehirlerin ve düzenin ortadan kalktığı vahşi coğrafyada hayatta kalmak kadar insan kalabilmek de zordur. Doğanın geri dönüşü ve insanın uygarlıkla kurduğu ilişkiyi sorgulatırken roman, distopya edebiyatının öncü metinlerinden biri olarak dikkat çeker. Karanlık atmosferi, güçlü doğa tasvirleri ve şaşırtıcı öngörüleriyle After London, or Wild England, bugünün okuruna düşündürücü ve çarpıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00