KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
-

İLK OKUM- YAZMA ÖĞRETİMİ (TÜMDENGELİM YÖNTEMİ) – AYRIŞTIRMA-
-

Hür Tefekkürün Kalelerinden İbret Gazetesi
₺890,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
₺250,00 -

Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
₺260,00 -

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
₺235,00 -

Fâtımî Devleti Tarihi
-

English Literature and Society in the Eighteenth Century
₺405,00 -

ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
₺325,00 -

DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
₺620,00 -

Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
₺380,00 -

ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
₺635,00 -

CEHENNEM HARİTALARI
₺235,00 -

Bir Deste Berceste
-

BAYBURT HALK BİLİMİ
₺575,00 -

AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Women’s Worlds Via Women’s Words
The purpose of this book is to present women’s works from different female perspectives bringing new insights into women’s literary worlds. This book composes of several articles that present different analyses and discussions on literary works written by British and American women writers offering a great range of opportunities for conducting academic research by portraying female protagonists’ lives and experiences from a female and feminist lens. The chapters of this book focus on women’s issues regarding their suppression, gender roles, motherhood, sisterhood, feminine identities, re-writing myths, and alternative lifestyles in male-dominated worlds. The women scholars in each part are analyzing different literary texts written in different genres that are written on and about female characters, their worlds, and experiences from a scholarly female standpoint.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
Trakya Yarımadası güneybatısında yükselen Işıklar (Ganos) Dağı ve yakın çevresinin Oligo-Miosenden günümüze geçirmiş olduğu jeomorfolojik gelişim değerlendirilmektedir.
Neotektonik Dönem olarak tanımlanan, Miosen ve sonrası değişen karasal morfoklimatik ve morfotektonik denüdasyonal ortam şartlarında şekillenen dağlık alan üzerinde meydana gelen yer şekli toplulukları (jenerasyonları) sınıflandırılarak, Işıklar Dağı’nın jeomorfolojik evrimi sistematik bir biçimde Prof. Dr. Oğuz EROL’un ortaya koyduğu sistem içinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
KİTAP TANITIMI
Rize’de Şapka Hadisesi ve İstiklal Mahkemesi Duruşmaları
Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan bazı devrimler halkta huzursuzluğa neden oldu. Şapka inkılabına tepki gösteren Rize’nin Potomya bölgesi ahalisinden bir grup kanun dışı bir eylemde bulundu. Akamete uğrayan bu girişime katılanların pek çoğu tutuklandı ve İstiklal Mahkemelerinde yargılandı. Yargılama sonucunda 8 kişi idam edildi. Hapis cezası alan 55 kişi yurdun farklı bölgelerindeki hapishanelere gönderildi. Olay nasıl gelişti? Niçin başkaldırdılar? Cezaevlerinde ne tür sıkıntılarla karşılaştılar? Olaylardan sonra Rize’de şapkalı hayat nasıl devam etti? ve daha pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
Değişimin gerçekleştiği çevresel etmenlerin yanı sıra değişimin hızına da ayak uydurmak zorunda bırakılan örgütlerin bu süreçte sahip olduğu en önemli kaynak insandır. Entelektüel bir sermaye olarak görülen çalışanların, bir örgüte sunacağı katkı sadece kas gücünden ibaret değildir. Onların örgüt içerisindeki hataları ve eksiklikleri, çözüm önerileriyle birlikte açıklamalarına olanak verilen yapılarda hem bireysel hem de örgütsel performans artmaktadır. Bu bağlamda örgüt yönetimleri tarafından ses çıkarma davranışlarının yaygınlaşacağı bir ortam oluşturulması gerekmektedir.
Ses çıkarma davranışının örgütsel yapılara yerleşmesini sağlamak zaman isteyen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çalışanların cesaretlendirilmesi amacıyla bazı öncü yaklaşımlara da ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, ses çıkarma davranışının ve bu davranışın, örgütsel yapılarda yaygınlaştırılmasına öncülük etme gücü taşıyan örgütsel bağlılık ve işle bütünleşme durumlarının anlaşılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Halit Ziya Uşaklıgil Röportajlar, Konuşmalar, Anketler
Türk romanının kurucu isimlerinden biri olan Halit Ziya Uşaklıgil’in daha önce derlenmemiş elliden fazla röportajı, konuşması ve anketi bu kitapta bir araya getirilmiştir. Bu kitap, Halit Ziya’nın özel hayatından yazar kimliğinin gelişimine, eserlerini yazma sürecinden edebî görüşlerine kadar pek çok bilgiyi, ayrıntıyı ilk elden öğrenme fırsatı sunmaktadır. Elinizdeki çalışma edebiyat tarihçileri, araştırmacılar, öğrenciler ve Halit Ziya hayranları için önemli bir kaynak olacaktır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKÇENİN MİNİMALİST DİLBİLGİSİ
‘Türkçenin Minimalist Dilbilgisi’ adlı bu çalışmada Türkçe Dilbilgisi özel bir dil bilgi sistemi olarak değil, evrensel sistemin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Önceki evrensel yaklaşımlardan farklı olarak ise bu çalışmada evrensel ilkeler değil bu ilkelerin Türkçedeki değiştirgen değerleri ve Türkçeye özgü dilbilgisel özellikler Minimalist Program (MP) çerçevesinde değerlendirilmekte ve açıklanmaktadır. Çalışmanın minimalist olarak adlandırılması MP’nin bir çözümleme ve açıklama yaklaşımı olarak kullanılmasının yanında kitabın içerik tasarımından da kaynaklanmaktadır. Kitapta işlenen dilbilgisi modülleri alışıla gelmiş Türkçeye özel içerik adlandırmalarından değil evrensel modüllerden oluşmakta ve her modülde tüm diller için geçerli olan ED ilkeleri yerine özgün değiştirgen değerleri ve dilbilgisel özellikler açıklanmaktadır. Türkçe dilbilgisini MP ilkelerine uygun olarak incelediğimiz bu çalışmada Türkçenin minimalist dilbilgisi her dil için geçerli olan ED ilkeleri çıkarıldığında geriye kalan özgün yapısal özellikleri ve Türkçeyi bir dizi değiştirgensel seçenek açısından diğer dünya dillerinden farklı kılan özellikleri içermektedir. Sonuç olarak farklı dillerin dilbilgilerinin ortak modüllerle açıklandığı, her dil için geçerli olan her dil konuşucusunun bildiği gereksiz bilgilerden ayrışmış, ekonomi ve sadeliğin ön plana çıktığı sadece farklı olana odaklanılmış minimalist bir çalışma ortaya çıkmıştır. Buna göre Türkçenin Minimalist Dilbilgisi dünyadaki herhangi bir dili konuşan veya bilen birinin Türkçe öğrenmek için sözlüksel öğrenme dışında öğrenmesi gereken Türkçe dilbilgisidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
Çevresel, sosyal ve ekonomik süreçlerle doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilenen birçok bilim dalı bulunmaktadır. Bu bilim dalları içerisinde Coğrafya Bilimi ve coğrafyacılar çok önemli bir yere sahiptir. Öyle ki dünya genelini etkileyen doğal, sosyal, ekonomik ve politik problemlere odaklanan coğrafyacılar, insan ve mekân arasındaki etkileşime odaklanmaktadırlar. Bu etkileşimin nedensellik, bağlantı ve dağılış ilkelerine göre incelenmesi, sonuçlarının coğrafi açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar da düşünüldüğünde coğrafyacılara ve onlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Bu sorumluluk bilinci ile hareket eden coğrafyacılar hem bu bilimin gelişmesine hem de insanlığın geleceğine ışık tutmaktadırlar. Bu kapsamda “Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar” başlıklı bu kitapta; fiziki, beşerî, ekonomik coğrafya ile coğrafi bilgi sistemleri alanında çalışmalar yürüten kıymetli bilim insanlarının değerli çalışmaları bir araya getirilerek coğrafya bilimine ve literatürüne katkı sunulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Araf’taki Edebiyat
Günümüz Türk Diaspora yazarları her ne kadar global sorunları işliyor olsalar da, ne Alman ne de Türk Edebiyatı içinde yer bulamamakta… Bir taraftan Almanlara, Almanya’ya yabancı, diğer taraftan Türkiyede tanınmadıkları ve dolayısıyla Türk Edebiyatından sayılmadıkları için yine yabancı olarak değerlendirilmektedirler. Araf’taki Edebiyat Kitabında, böyle bir edebiyatın mensuplarının bir kısmını ve kimi eserlerinden örnekleri bulacaksınız.05
KİTAP TANITIMI
el-Edebu’ş-Şefehî’l-Arabî fî Mârdîn
Toplumların sahip oldukları edebi zenginliklerin önemli bir kısmı sözlü kültür geleneğine ve bu geleneğin kendi içinde barındırdığı sözlü kültür unsurlarına dayanmaktadır. Bu yüzden, nesilden nesile şifahi olarak aktarılan bu sözlü kültür unsurlarının tedvin edilerek korunmaları büyük bir önem arz etmektedir.
Türkiye’de Arapçanın konuşulduğu ve sözlü kültür geleneğinin önemli bir yer tuttuğu şehirlerden biri de Mardindir. Çok dilliliğin ve çok kültürlülüğün hâkim olduğu bu şehirde, anadili Arapça olanlar kendi dillerini yazılı kültürden yoksun bir şekilde tamamen sözlü geleneğe bağlı bir şekilde yüzyıllar boyunca muhafaza etmişlerdir. Bu bölgeye ait sözlü kültür, aynı zamanda burada yaşayan halka ait dilsel ve kültürel kodları da içinde barındırmaktadır.
Bu eserde, Mardin Arapça sözlü kültürüne ait dilsel ve kültürel unsurlara yer verilmiş, sözlü kültür araştırmacıları tarafından on iki farklı başlık altında hikâye, atasözü, mani, ninni, ağıt, tekerleme vb. sözlü kültür unsurlarına, bunun yanında Mardin Arapça diyalektine ait dilsel ve kültürel özelliklere de yer verilmiştir. Bu yönüyle eser, Arapça sözlü kültür alanında çalışan araştırmacı ve akademisyenler için temel kaynaklardan biri olacaktır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
İtaat, hayatın öncelikli ve değişmez konularından biridir. Beşeri, insan yapan, şeytanı ilahi rahmetten uzaklaştıran, itaat konusundaki tavırdır. İnsanlar her dönemde belirli varlıklara itaat etmiştir; değişen sadece itaat edilenler ve itaatin kapsamı olmaktadır. Dini ve dünyevi işlerimizde kaçınılmaz olan, kulluk, huzur ve sosyal hayatın temel dayanağı itaat; tüm kâinat için söz konusudur.
Doğru ve şartları belirlenmiş olan itaat her iki dünyada insana mutluluk vermektedir. Tevhidi, sadece bilmek ve anlamak iman kabul edilemeyeceği gibi; İslamiyet de salih amel ve itaat olmaksızın imanı tek başına yeterli görmemektedir. Kulluğun, bireysel ve sosyal düzenin temini doğru itaat ile mümkündür.
İtaatin türleri, itaat kültürü ve unsurları, itaati istenenler ve yasaklananlar, itaati kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler, itaatin geçerlilik şartları ile dünyevi ve uhrevi sonuçları; itaatle ilişkisi bulunan nefis ve irade eğitimi, irade ve kudret, imtihan, ilahi bilgi, özgürlük ve sorumluluk, ahlak, nifak, akıl, kalp, vicdan ve taklit kavramlarının açıklandığı kitap; İslam düşüncesindeki itaat anlayışını irade, özgürlük ve sorumluluk ekseninde analiz etmektedir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Networks of Adaptation and Retelling in Irish Fiction
The comparative readings presented in this book illustrate how transmedial practices of reinterpretation generate unique constellations of meaning on thresholds of textuality, highlighting the pivotal role of adaptation and retelling in twentieth-century Irish art and literature. The critical readings in this context concentrate on Oscar Wilde’s Salomé in its bitextual dialogue with Aubrey Beardsley’s captivating illustrations, three different stage adaptations of the Deirdre legend, Harry Clarke’s fabulous visual retellings on stained-glass, and Neil Jordan’s film adaptation of Patrick McCabe’s Breakfast on Pluto. Each case study is filtered through a critical lens that views transposed storyworlds within their cultural and social networks. Drawing on the critical discussions and conceptualizations in adaptation studies, the book invites readers to revisit issues concerning the evolution of stories as they pass through different forms and tools of authorship.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Britanya Kültür Tarihi – I
Bu çalışma genel olarak Britanya tarihini kültürel bağlamda ele almaktadır. Dünya tarihinde büyük rol oynamış olan Britanyanın kendi tarihi diğer ülkeleri doğrudan ya da dolaylı etkileyen olaylarla doludur. Dört ayrı ulus olarak görülen İrlanda, İskoçya, Galler ve İngiltere’nin Büyük Britanya bağlamında kültürlerinin ve etkileşimlerinin ele alınması çalışmanın başlıca amaçlarından biridir. Elinizdeki bu çalışma Britanya Adaları tarihinin birinci bölümünü teşkil etmektedir. Bu anlamda çalışma Britanya’ya ilk gelen yerleşimcilerden Stuart Dönemine kadarki siyasi, kültürel ve toplumsal etkileşimleri kendi iç dinamikleriyle değerlendirmektedir. İngiliz Filolojisi alanında öğrenim gören öğrencilerin bu kültürün edebi eserlerini değerlendirirken, Britanya topluluklarının geçirdiği tarihsel evreleri de göz önünde bulundurması bir gerekliliktir. Çeşitli üniversitelerde yirmi yıldır vermekte olduğum İngiliz Kültürü derslerinde karşılaştığım ortak bir ihtiyaçtan hareketle böyle bir çalışma ortaya koydum. Lisans öğrencilerinin olduğu kadar sıradan okurların da ilgisini çekeceğini düşündüğüm bu çalışma okurlara Britanya sosyal yapısını tarihsel dinamikleriyle vermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
La tentative littéraire et philosophique d’Albert Camus reste sûrement parmi les plus originales du XXème siècle. En se donnant comme motif primordial de concevoir l’homme dans sa quête et son besoin du bonheur et la vie dans sa finitude, il se propose de fonder un nouvel humanisme libertaire, individuel, collectif et cosmique et ceci contre tout ce qui nie l’homme -absurde- en tendant à l’écraser.
Le fil conducteur de toute son oeuvre se rapporte ainsi à une lucidité tragique qui n’interdit pas l’exigence d’humanité. Son souci est d’abord d’identifier l’inhumain et de dénoncer ensuite la tyrannie du mal et l’abondance du malheur qui ne se caractérisent que par l’absurde. Il cherche donc à créer un certain ‘royaume de ce monde’, à fonder enfin l’humain sur les deux nouveaux concepts –révolte et amour- en proposant un nouvel humanisme méditerranéen’ inédit jusqu’alors.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
Elinizdeki çalışma, Üniversitelerimizin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde çeşitli adlar altında okutulmakta olan Çağdaş Türk lehçeleri derslerine yardımcı bir eser olarak ortaya çıktı. Bu derslerde öğrenciler farklı lehçelerle ilgili bilgilere maalesef kolay bir şekilde ulaşamamaktaydı. Ayrıca, çeşitli lehçelerin gramer özelliklerinin birbirleriyle karşılaştırılabilmesi için böyle çalışmalara ihtiyaç duyuluyordu.
Bu el kitabı, Çağdaş Türk lehçelerinden sekizinin (Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Tatar Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi) grameri ile orijinal metinlerinden örneklerini, bunların yazı çevirimini ve seçilmiş olanlarının Türkiye Türkçesi’ne aktarımını içermektedir.
Çalışma hazırlanırken her lehçe için aynı inceleme sistemi benimsendi. Alanla ilgili olan yayınların büyük çoğunluğundan istifade edildi. Zaman zaman görüşlerine başvurduğumuz çeşitli lehçelerin uzmanları hocalarımızın fikirleri çalışmanın hazırlanması sırasında son derece aydınlatıcı oldu.
Bu çalışmanın kimi eksikleri olabileceği gibi alanla ilgili çalışmalara yeni bir katkı yapacağı da muhakkaktır. Meslektaşlarımızın görüş ve önerileri çalışmamızı daha da olgunlaştıracaktır.
KİTAP TANITIMI
Türkiye Türkçesinde Edatlar
Bu kitapta edatlar üst başlığı altında Türkiye Türkçesindeki sözcük düzeyinde bağımlı biçimbirimlerden olan çekim edatları, bağlama edatları, ünlem edatları ve pekiştirme edatları çeşitli açılardan incelenmiştir. Öncelikle Türkiye Türkçesindeki edat teriminin çerçevesi çizilmeye çalışılmış, ardından edatların çeşitli biçim ve anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Her bir edat türü köken, yapı ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir. Çalışma sürecince tespit edilen edatlar, Türkiye Türkçesindeki dil bilgisel anlamları bakımından yazı dilinden seçilen pek çok örnekle ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, Türkiye Türkçesindeki edatlar, hem toplu olarak verilmeye hem de örnekleriyle birlikte dil bilgisel anlamları gösterilmeye çalı
₺560,00
KİTAP TANITIMI
PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
The nature of Education is determined by the nature of mindthat it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00