KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
₺380,00 -

Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
₺340,00 -

Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
₺520,00 -

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
₺275,00 -

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği
₺235,00 -

Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
₺575,00 -

Yerel Yönetimlerde Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
₺405,00 -

YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
₺210,00 -

Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
₺325,00 -

YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
₺235,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
₺585,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
₺455,00 -

YÖNETİCİ VE YÖNETİCİ ASİSTANI
₺275,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Havayolu İşletmelerinde Performans Ölçme Aracı Olarak Balanced Scorecard Uygulamalarının Değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki havayolu işletmelerinde performans ölçme aracı olarak Balance Scorecard uygulamalarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirmede amaç ise, literatür taraması sonucu ortaya çıkan balance scorecard uygulaması ile Türkiye’deki havayolu işletmelerindeki uygulamayı karşılaştırmak, genel bir uygulama çerçevesi oluşturarak havayolu işletmeleri için öneriler geliştirmek ve havayolu işletmeleri için ileride yapılacak stratejik planlama ve performans değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Özellikle bu çalışmada havayolu işletmelerinde finansal ve finansal olmayan boyutlarla performans ölçümünün işletmeye katkıları araştırılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
Bu kitap, sürdürülebilirlik iletişimi ile yeşil yıkama arasındaki etik ve stratejik çatışmayı kavramsal, kurumsal ve makroekonomik boyutlarıyla ele alan bütüncül bir çalışma sunmaktadır. Günümüzde sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel duyarlılığı ifade eden bir kavram olmaktan çıkmış; kurumsal stratejilerin, yatırım kararlarının, tüketici davranışlarının ve düzenleyici çerçevelerin merkezine yerleşmiştir. Ancak bu yaygınlaşma, beraberinde önemli bir soruyu da gündeme taşımıştır: “Sürdürülebilirlik adına kurulan söylemler ne ölçüde gerçek dönüşümü yansıtmaktadır?”
Kitapta, kurumsal sosyal sorumluluktan sürdürülebilirlik anlayışına uzanan düşünsel arka plan tartışılmakta; sürdürülebilirlik iletişiminin araçları, sınırları ve paradoksları ayrıntılı biçimde incelenmektedir. Yeşil yıkama olgusu, yalnızca etik bir sorun olarak değil aynı zamanda bilgi asimetrisi, güven kaybı, sermaye tahsisi, rekabet düzeni ve kurumsal yönetişim üzerinde etkiler doğuran yapısal bir mesele olarak değerlendirilmektedir. Bu çerçevede kitap, düzenleme, yönetişim ve uyum stratejilerinin neden giderek daha belirleyici hâle geldiğini de ortaya koymaktadır.
Akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler, politika yapıcılar ve kurumsal uygulayıcılar için hazırlanan bu çalışma, sürdürülebilirlik söyleminin görünürlüğünün ötesine geçerek doğruluğunu, tutarlılığını ve toplumsal karşılığını tartışmaya açmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
Halkla ilişkiler, kurumsal kimlik, itibar yönetimi, kurumların kendini toplumsal alanda ifade etmesi ve varlığını etkin bir biçimde sürdürmesi açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Kurumların hedef kitleleriyle ve özellikle medyayla kuracakları iletişimde önemli bir işleve sahip olan halkla ilişkiler çalışmaları kurum ve medya arasında kurulan iletişim sürecinde de belirleyici olmaktadır. Medyanın toplumun biçimlendirilmesi ve toplumsal bakışın oluşturulması konusunda çok güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu güçlü etki medyanın gündem belirleme potansiyelinden ileri gelmektedir.
Halkla ilişkiler perspektifinden medya ve yerel yönetim ilişkisini odağına alan bu eser, yerel yönetimlerin yerel medyada gündem oluşturabilmeleri ve yerel medyanın da yerel yönetimler aracılığıyla gündemi belirlemeye yönelik çabalarını iletişim bilimleri açısından değerlendirmektedir.
Eser, halkla ilişkiler çalışmalarının medya ile ilişkisini gündem belirleme teorisi bağlamında ele alarak, yerel yönetimlerin medya ile ilişkisini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve kayyum tarafından yönetilen belediyelere ait haberler üzerinden değerlendirmeye tabi tutmakta, medya ve yerel yönetim ilişkisini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Halkla ilişkilerin önemine, medya ve yerel yönetim ilişkisine ve bu ilişkinin yansımalarına odaklanan çalışma, bu alanda uzmanlaşmak isteyen ve alana ilgi duyan herkes için yol gösterici olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Boyutlarıyla Türk Basınında Özdenetim Kuruluşları
Son yıllarda yaşadığımız dijital devrim sonucunda basının yapısında ve gazetecilik pratiklerinde önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Söz konusu süreç, habercilik faaliyetinde bulunanların özdenetimini daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale getirmiştir. Ayrıca, basın özdenetim kuruluşlarının bu sürece ayak uydurmaları, yapılarını ve işleyişlerini dijital devrimin gereklerine göre yeniden düzenlemeleri hususu da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, başlangıcından itibaren Türk basın tarihinde özdenetim amacıyla faaliyet göstermiş olan Osmanlı Matbuat Cemiyeti, Basın Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Şeref Divanı ve Basın Konseyi’nin kuruluş süreçleri, yapıları, amaçları, faaliyetleri, kabul ettikleri yayın ilke ve esasları ile yaptırımları tarihsel bir bağlam içerisinde ele alınmıştır. Özellikle, halen aktif olarak faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi’nin dijital çağ içerisindeki konumları da sorgulanmaya çalışılmıştır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
İbnü’l-Arabî metafiziğinin kalbi sayılan Fusûsu’l-Hikem, varoluşun ve insanın gizemini kader ekseninde çözen sarsıcı bir haritadır. Bu çalışma, Şeyh-i Ekber’in düşünce dünyasındaki, çoğu zaman pasif bir boyun eğme olarak yanlış yorumlanan yazgı kavramını, dinamik bir kader ontolojisi olarak yeniden keşfe çıkıyor.
Kitap; kaderin kör bir tesadüf ya da dayatılmış bir senaryo değil, varlığın kendi öz hakikatine (a’yân-ı sâbite) attığı bir imza olduğunu gözler önüne seriyor. İlâhî isimlerin tecellisi ile kulun iradesi arasındaki o muazzam dengeyi incelerken, insanın kendi kaderinin hem şahidi hem de aktif bir yürütücüsü olduğunu vurguluyor.
İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi: Fusûsu’l-Hikem Örneğinde Varlık ve Yazgı, kaderin kozmik ritmini ve varoluşsal derinliğini anlamak isteyen araştırmacılar, akademisyenler ve irfan meraklıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Okuru, kaderi bir mahkûmiyet gibi yaşamaktan çıkarıp, onu ilâhî bir sır olarak idrak etmeye davet ediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
The Spirit Of Dickensian Style
The Spirit of Dickensian Style is a book that contains the analysis of certain stylisticfeatures and linguistic data of Charles Dickens’s five short stories in Christmas Books (1852). The stories of Dickens were stylistically analyzed under the categories defined by Leech and Short (Style in Fiction, 1981) within four headings: grammatical analysis, lexical usage, analysis of figures of speech and of narration. As a great observer, reformist and spokesman of his age, Charles Dickens artistically combined his messages with his stylistic preferences in his masterpieces. Although ‘Stylistics’is the main core of this book, the aim of The Spirit of Dickensian Style was not to arrive at totally new interpretations of Dickens’s works through reducing his style to a mechanical objectivity. Rather, the aim was a literature-centered stylistic analysis to show how Charles Dickens presented his social messages related to the issues of Victorian Age.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
Psikolojik Savaş, hedef kitleleri yıkıma uğratmak, moralini bozmak veya algılarını kontrol altında tutarak yönetmek maksadıyla yapılan silahsız bir savaştır. Propaganda ise Psikolojik Savaşın en önemli aracıdır. Propaganda, düşman tarafından yapılırsa kandırıcı, kendi tarafımızdan yapılırsa, koruyucu ve inandırıcı nitelik taşır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Müttefik ve Mihver Devletler, birbirlerine ve tarafsız ülke konumunda olmasına rağmen Türkiye’ye karşı yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir. Türkiye, kendisine karşı yapılan propaganda faaliyetlerine sessiz kalmamış, karşı propaganda faaliyetleri yürütmeyi başarmıştır.
Müttefik Devletler, Türkiye’ye karşı kalabalığa katıl, tren etkisi, parıltılı genellemeler propaganda yöntemlerini kullanırken, Mihver Devletler, Türkiye’ye karşı bir otoriteye referans, tanıklık, özdeşleşme, korkuya başvurma propaganda yöntemlerini kullanmışlardır. Türkiye’nin karşı propaganda taktiği ise Müttefik ve Mihver Devletlerin bakış açısına göre değişiklik göstermiştir. Türkiye, Müttefik Devletlere parıltılı genellemeler propaganda yöntemini kullanırken, Mihver Devletlere doğrudan doğruya çürütme ve kısıtlayıcı tedbirler gibi karşı propaganda yöntemlerini uygulamıştır.
Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı Dönemine ait Türk ve İngiliz arşiv belgeleri, gazete ve dergileri ışığında bu dönemde uygulanan Müttefik ve Mihver Devletlerin propaganda faaliyetleri ve Türkiye’nin karşı propaganda faaliyetleri ele alınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kulp/Pasur
Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten yazarlar tarafından hazırlanan bu kitapta coğrafya-mekân ve insan ilişkileri derinlemesine incelenmeye çalışılmaktadır. Özellikle Tarih-Eğitim, Coğrafya-Botanik-Ziraat, Folklor-Dil-Edebiyat ve Din-İnanç ana başlıkları altında toplanan makalelerden oluşan bu kitap Kulp ve çevresinin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli bilgi ve belgeler sunmaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
İNOVASYON VE PAZARLAMA
İnovasyonun sonuçlarının değerlendirilmesi, firmaya sağladığı katma değerinin hesaplanması açısından oldukça önemlidir. Ancak inovasyon faaliyetleri çok karmaşık yapıya sahip olmasından dolayı bununla ilgili ölçümlerin yapılmasında kullanılacak göstergelerin tespiti oldukça zordur. Bu konuda ülke bazında yapılan çalışmalar makro düzeyde bir fikir verse de, sektör ve işletme bazında sağlıklı bir inovasyon ölçüm sisteminin geliştirilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Örgüt Yönetiminde Duygular
Örgütlerin sosyal yönünü oluşturan insan, bir taraftan olumlu duygu durumlarıyla örgüte katkı sağlayabilirken diğer taraftan olumsuz duyguları nedeniyle örgütsel verimliliğin azalmasına sebep olabilmektedir. Bu durum, duyguların da yönetilmesi gereken önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Yedi bölümden oluşan bu kitapta olumlu ve olumsuz duygu durumlarına yer verildikten sonra, tüm duyguların dengede tutulması gerektiğine vurgu yapılmak üzere, son bölümde bir yönetim uygulamasına yer verilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Düzceli Âlimler
Düzce denildiğinde yemyeşil ormanları, bereketli toprakları, serin yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle adeta bir tabiat cenneti uyanır zihnimizde. Ancak Düzce, bu doğal güzelliklerinin yanında yetiştirdiği insanları ve ilmî birikimiyle de dikkat çekmektedir.
Şehrin tarihsel mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak vazifesi güden bu kitap, aynı zamanda âlim, mütefekkir, müftü, müderris, muallim, mutasavvıf, hatib, vâiz, imam ve hoca sıfatlarını taşıyan kimselerin şehrin ilmî birikimine, kültürel hafızasına ve manevî mirasına yaptıkları katkıyı ortaya koymak iddiasındadır.
Muhammed Zâhid el-Kevserî’den Yusuf Suad’a, Şeyh Muslihuddin Efendi’den Kürtzâde Mehmed Sıdkı Efendi’ye, Yusuf Ziyaeddin Ersal’dan Hâfız Hasan Şen’e kadar Düzce’de doğmuş ve Düzceli unvanıyla tanınmış âlimler, Düzce’de yaşanan gündelik hayata, ülkemizin ilmî birikimine ve de İslam dünyasının zengin ilmî mirasına katkılar sunmuşlardır. Dolayısıyla kitap, taşranın sesine kulak vermek ve taşra-merkez arasındaki ilmî etkileşimin izlerini keşfetmek isteyenlerin ilgisini çekmeye adaydır.
₺1.500,00
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik Bağlamında Bütünleşik Pazarlama İletişimi
Bilinirliği her geçen gün artan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, insan yaşamının devamlılığını esas almaktadır. Bu çerçevede doğal kaynakların korunmasına yönelik girişimler, sorumluluk bilincinin yerleşmesi, toplumların ve onu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik refah seviyesine ulaşması kalkınma hedeflerinin temel felsefesini oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma kavramlarının günümüz ve gelecek açısından önemini Bütünleşik Pazarlama İletişimi bağlamında akademik bakış açısı ile değerlendirmek bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Alanında uzman akademisyenlerin emek yoğun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan çalışmada, Bütünleşik Pazarlama İletişimi araçları olarak bilinen Halkla İlişkiler, Reklam, Satış Tutundurma, Kişisel Satış ve Doğrudan Pazarlama unsurlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirildiği 8 bölüm bulunmaktadır.
Bu kitabın, yapılacak akademik çalışmalara öncülük etmesi, insan ve dünya varlığının devamlılığı için önemli olan bu kavramlara yönelik farkındalık oluşturması dileğiyle.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
Veri Yönetimi
Veri günümüz örgütleri için önemli bir örgütsel değer olarak kabul edilmektedir çünkü verinin ekonomik bir değere dönüştürülmesi mümkündür. Buna karşın verinin bir değere dönüştürülmesi için diğer tüm örgütsel varlıklarda olduğu gibi etkin bir biçimde yönetilmesi gerekmektedir. Verinin örgütsel, ekonomik ve yönetsel bir değere dönüştürülmesi veriden eyleme vuruk işlevsel bilgiye erişim sağlanması ile mümkündür. Veri yönetimi temel olarak verinin ekonomik ve örgütsel bir değere dönüştürülmesi amacıyla veriden anlam çıkartılması ile ilgili eylem süreçlerini içerir. Bu yönüyle etkili bir veri yönetimi verinin örgütsel değeri için önemli bir öncül niteliğindedir. Bu çalışma veri yönetiminin temel ilkelerine, bileşenlerine, süreçlerine ve sorunlarına dönük temel niteliğinde bir çalışmadır. Çalışmanın veri yönetimi ile ilgili sınırlı çalışmanın yapıldığı Türkiye’de veri yönetimi ve önemine dönük bir anlayışa katkı sunabileceği öngörülmektedir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
Tanzimat ile başlayan modernleşme sürecinde kadın, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda değişime uğrar. Yeni bir medeniyet dairesine geçilirken kadın giyimiyle, toplumdaki statüsüyle, aile içerisindeki rolüyle değişimin simgesi olur. Kadın, modernizmin birer aynası olarak görülür ve bu aynadan toplumun gelişmişliği verilmeye çalışılır.
Özellikle, 1970’li yıllar kadın hareketlerinin filizlendiği, kadının edebiyatta sesini, duyurmaya başladığı bir dönemdir. Bu filizlenme, 1980 sonrası daha güçlü bir şekilde yeşerir ve kadın hem kendisini hem de toplumsal yapıyı sorgulamaya, sorgulatmaya başlar. 1980 darbesinin toplum ve özellikle yazarlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkisinden dolayı yazarlar, kendi kabuklarına çekilirler. Bu dönemde anlamsızlık, hiçlik, bunalım, cinsiyet, korku, yalnızlık gibi bireysel konular yoğun bir şekilde işlenirken, kadın sorunsalı da ayrıntılı olarak romanlardaki yerini alır.
Türk Romanında Kadın 1980-2000 adlı kitap, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, İnci Aral, Duygu Asena, Erendiz Atasü, Ferit Edgü, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Leyla Erbil, Füruzan, Afet Ilgaz, Emine Işınsu, Selim İleri, Attilâ İlhan, Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Demir Özlü, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Latife Tekin, Buket Uzuner ve Ahmet Günbay Yıldız’ın 1980-2000 yılları arasında yayımlanan romanları incelenerek kadının, evlilik, aile, cinsellik, çalışma hayatı, eğitim, intihar, yabancılaşma, psikolojik rahatsızlıklar, varoluş, özgürlük, sanat, ölüm gibi alanlardaki duygu ve düşünce dünyası ortaya konmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Aile İçi Etkileşimler
Aile, kadın ile erkeğin birlikteliğinin sonucunda oluşmuştur. Üreme kabiliyetine sahip kadın ile erkeğin evliliği ve bu evliliğin meyvesi olan çocuklar aileyi, aile de sosyolojik olarak ilk toplumu meydana getirmiştir. Doğal ve teşkilatlı bir yapısı olan aynı zamanda toplumun en küçük birimi kabul edilen aile, millet bütünlüğü içinde nesillerin akışını sağladığı gibi toplum kültürünü de nesillere aktarır. Sağlam ve dengeli toplum geleceğinin en büyük garantisidir.
Hızlı teknolojik gelişmeler -geleneksel yapısından uzaklaşan bütün toplumlarda olduğu gibi- Türkiye’de de aile içi problemlerin şeklini, yapısını ve boyutunu değiştirmiştir. Boşanma, aile içi şiddet, terk, sadakatsizlik, ihmalkarlık, her türlü istismar, çocukları suça sürüklemek ve sokağa itmek, madde kullanımı, gayriahlaki tutum ve davranışlarda artışlar söz konusudur.
Aile içi olumsuzlukların temel kaynağı aile bireyleri arasındaki iletişimsizlik ve ailedeki rollerin gereği gibi yerine getirilememesidir. Özgürlüğü sağlayan aile değerleri ve problem çözümünü gerektiren iletişim önemle muhafaza edilmeli, aile kurumu güçlendirilmelidir. Umarız okuyucu, kitapta bu konularla ilgili çözüm metotlarını okuma imkânı bulacaktır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar dileriz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dergicilik
Türkiye’de dergicilik süreveni üzerine yazılan akademik çalışmalar maalesef yeterli değildir. Adeta dergiler diğer kitle iletişim araçları arasında ikincil duruma düşmüştür. Elinizde bulunan bu kitap ile dergicilik tekrar hatırlanmakta ve günümüz dergilerinin oluşturulması aşamasına destek vermektedir. Kitabın amacı, dergi piyasası içerisinde yer alacak bir derginin ( tasarım hariç) stratejik planlama ve dergi kategorileri vb. üzerinden kılavuzluk etmektedir.
“Dergicilik” kitabı Dünyada ve Türkiye’de dergicilik izlerini sürerken, özellikle derginin kuruluş ve geliştirme aşamasında önemli ipuçları sunmaktadır.
· Dergi türlerini tanımak
· Logo ve ad belirlemenin püf noktaları
· Dergiyi doğru olarak nasıl planlarız? Misyon, Vizyon ve İlkelerimizin tespiti
· Dergi kapağını hazırlama prensipleri ve kapak türleri nelerdir?
· Dergide hangi görev dağılımları içinde yer alabilirsiniz?
· Dergi haberciliği
· Dergi haber dilini biçimlendiren unsurlar; toplum, toplumsal cinsiyet ayrımı ve stereotipler ( kalıp yargılar) üzerinden dergi örnekleri
· Dergide okuyucuya yönelik faaliyetler
· Dergi tasarımına ilişkin küçük ipuçları
₺405,00