KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
₺380,00 -

ÇOCUK EDEBİYATI OKUL ÖNCESİNDE EDEBİYAT VE KİTAP
-

Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
-

ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
₺275,00 -

ÇOCUKLUK TRAVMASI
₺235,00 -

Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
₺315,00 -

Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
₺260,00 -

Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
₺195,00 -

Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
₺910,00 -

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
₺260,00 -

Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
₺380,00 -

ÇÖZÜMLÜ SOYUT CEBİR PROBLEMLERİ
-

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
₺455,00 -

DATA BASED LEADERSHIP
₺300,00
KİTAP TANITIMI
The Erotic Motive in Literature
There is no form or species of literature that may not be interpreted by psychoanalytic methods. Be the author ever so objective, no matter how much he has sought to make his personality intangible and elusive, there are means, with the aid of clues, of opening up the barred gates of his soul. Men like Flaubert and Merimée, who believed in the impersonal and objective theory of art and who strove deliberately to conceal their personalities, failed in doing so. Their presence is revealed in their stories; they could not hold themselves aloof. It is true we have been aided by external evidence in learning what methods they employed to render themselves impersonal; the real Merimée and Flaubert, however, were made to emerge by the help of their published personal letters. It matters not whether the author writes realistic or romantic fiction, autobiographical or historical tales, lyric or epic poems, dramas or essays, his unconscious is there, in some degree.
But in a field which is largely new, it is best to take those works or species of writing where the existence of the unconscious does not elude our efforts to detect it. Therefore, much will be said in this volume of works where there is no question that the author is talking from his own experiences, in his own person, or where he is using some character as a vehicle for his own point of view. Such works include lyric poetry which is usually the personal expression of the love emotions of the singer. Burns, Byron, Shelley, Keats and Swinburne have left us records of their love affairs in their great lyric poems. Most of these were inspired by frustration of love, and were the results of actual experiences. And though much is said in them, other facts may be deduced.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İzmir Belediye Reisi Rauf Onursal
Cumhuriyet tarihimizin en önemli olayları arasında yer alan 14 Mayıs 1950 genel seçimleri, Türk Siyasi Tarihi açısından kilit bir noktada yer almaktadır. 27 yıllık CHP iktidarını sona erdiren bu seçimler ile birlikte Demokrat Parti, ülke genelinde ciddi bir başarı elde ederek tek başına iktidara gelmiştir. Genel seçimler sonunda başarı rüzgarını arkasına alan Demokrat Parti, yaklaşık dört ay sonra yapılan yerel seçimlerde de aynı zaferi elde etmiştir. 3 Eylül 1950 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Türkiye’de birçok kentin belediyesini kazanan Demokrat Parti, İzmir Belediye seçimlerini de kazanmıştır. Bu eserde, modern belediyecilik anlayışını benimseyen Demokrat Parti’nin İzmir’deki ilk Belediye Başkanı olan Rauf Onursal’ın bu anlayış doğrultusunda İzmir kentini batılı bir görünüme kavuşturma çabalarına yer verilmiştir. İzmir’in sadece görünen kısımlarını değil görünmeyen arka kısımlarını da imar etme çabasında olan Rauf Onursal, 3,5 yıl İzmir Belediye Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar İzmir Milletvekili olarak TBMM çatısı altında hizmetlerine devam etmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İlahi Dinlerde Kurtuluş Anlayışı
İnsanlık tarihi boyunca din hep var olmuştur. Bu varoluşun amacı ise insanları kurtuluşa ulaştırmaktır. Her din; kurtuluşun reçetesini farklı sunmaktadır. İnsanları kurtuluşa ulaştırmaya çalışan bu dinler, insana huzur, mutluluk vereceğini vaad etmektedir. Dinlerin özünde, temel felsefesinde; insana saygı, hoşgörü yatmaktadır. Dinlerin iman ve amel boyutu vardır. Her din kendi dininin mensuplarının kurtuluşa ulaşmasını sağlamak amacıyla bir takım iman ve amel prensiplerini ortaya koyarlar ve bazı dinler sadece kendi dinlerine mensup kişilerin kurtulacağını iddia ederler. Dinlerin teoride ortaya koyduğu iman ve amel ilkelerine zamanla her dinin mensupları tarafından daha farklı yorumlar yapılarak; mensuplarına yeni sorumluluklar yüklerler. Bu ortaya konan yeni fikirler, zamanla da doğmatik hale gelmektedirler. Bu araştırmamızda Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet’in temel kaynakları olan Tevrat, İncil ve Kur’an-ı Kerim gözönüne alınarak araştırmamızı yapmaya çalıştık. Bu alanda belli başlı din tefsirlerine de başvurduk. (Önsöz’den)
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
DİLBİLİM VE DİL ÖĞRETİMİ
ANADİLİ EĞİTİMİNDE OKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİ
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GENEL ve TARİHSEL BAKIŞ
İLKOKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİNİN AMAÇ ve İLKELERİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRETMENİNİN ve ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ
2005 TÜRKÇE ÖĞRETİMİ PROGRAMINDA İLK OKUMA- YAZMA ÖĞRENME AŞAMALARI
BİRİNCİ SINIF KAZANIMLARININ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM İLE BİRLİKTE UYGULANMASI
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ AŞAMASINDA OKUMAYA ve SINIF YAPISINA YÖNELİK ÖZEL DURUMLAR
GÜNÜMÜZE DEĞİN İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMA, TARTIŞMA ve GÖRÜŞLER
KİTAP TANITIMI
43. ŞEHİR BİZİM KÜTAHYA
Edebin bilinmeyen anlamlarından biri de davettir. Edebiyat/edebiyâd, Edebi yâd etmek, daveti unutmamaktır. İlk davet Oku, ikinci davet Kalem yani yazmaktır. Farâbînin huzura, fazilete ve kemâle ulaşan şehirlerinden olan Kütahyayı okumak ve yazmak davetine uymam kırk yıl öncesine dayanır. Kırk yıl önce Hedef yazılarıyla başlayan söz ve kalem serüvenimiz seksenli yıllardan beri esrârlı şehirlerimizden biri olan Kütahyada sürmektedir.
Adını Kutlardan alan Kütahya, kendi evlâdı olan Evliyâ Çelebînin gezip hikâyesini anlattığı iki yüz elli yedi şehir içinde altıncı önemli kenttir.
Şehirler yalnız bırakılmamalı. Unutulmamalı. Şehir yazıları şehirlerin yaşadığını hatırlatır. Şehrin sanatını ve kültürünü göz önüne serer. Bu yazılar yazarların gözlemlerine ve tasvirlerine dayanır. Coğrafyamızda şehirleri farklı üsluplarla anlatan çeşitli eserler var. Bizim yazılarımızın kaynağı Kütahya araştırmalarıdır. Şehre, mekâna ve insana bakışımızın birikimidir 43. Şehir yazıları
KİTAP TANITIMI
Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
Eşdizimlilik, son yıllarda üzerinde çok fazla çalışılmış bir konu olsa da neredeyse tüm araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanıp yorumlanmıştır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yabancı dil öğretimi, sözlüklerin hazırlanması, deyimbilim araştırmaları, bilgisayarlı dilbilim çalışmaları, sözcük sıklığı araştırmaları ve derlem dilbilim çalışmaları gibi birçok alanda karşımıza çıkan eşdizimlilik kavramı, temel olarak iki farklı yaklaşım benimsenerek incelenir: sıklık temelli yaklaşım ve deyimbilimsel yaklaşım. Sıklık temelli yaklaşıma göre bazı sözcüklerin birbirleriyle, diğer sözcüklere oranla daha sık kullanılması diye tanımlayabileceğimiz eşdizimlilik; deyimbilimsel yaklaşıma göre ise serbest birlikteliklerden kalıplaşmış deyim yapılara giden süreçte bir ara derecedir.
Genelde, eşdizimlilik çalışmaları modern diller üzerinde yapılmaktadır. Bu çalışmada, eşdizimlilik, Türkçenin bilinen en eski metinleri olan runik harfli Türkçe metinlerden oluşturulmuş bir derlem yardımıyla deyimbilimsel ölçütler kullanılarak incelenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
Çanakkale, içinde bulunduğu coğrafi konumu ve boğazıyla Anadolu ve Avrupa’yı, Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan en önemli iki geçitten birini oluşturmaktadır. İşte bu nedenle eski çağlardan bu yana insanlık için değerli bir mekân olmuştur. Geçmişten günümüze burada yaşayan insan toplulukları, bu boğaz aracılığıyla ekonomik ve askeri üstünlük elde etmiş, bir yandan refah göçlerini tetiklerken diğer yandan işgallere uğramıştır. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu topraklardaki yerleşim, milattan önce 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Klasik ilkçağda henüz İstanbul önem kazanmadan Çanakkale Boğazı ve kıyıları birçok kente ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Çanakkale’nin insanlık tarihi ve Anadolu medeniyetleri bağlamındaki büyük önemi bir yana, Türk tarihinin en çetin muharebelerine mesken olması, milli kültür için bir bellek oluşturması ayrıca önemlidir. Çanakkale Deniz Zaferi (18 Mart), milli bilincin doğduğu yer olarak adeta Cumhuriyet’e uzanan yolun başlangıcını ve niteliklerini taşımaktadır. Çanakkale, hem deniz hem de kara muharebelerinde kazanılan zaferlerle, Türk Kurtuluş Savaşı’nda verilecek mücadelenin ve bağımsızlık ruhunun ilk ortaya çıktığı yerdir. Ege, Trakya ve Güney Marmara’nın kültürel niteliklerini taşıyan kent özellikli bir coğrafyada, tarihin derinlikte biriktirip bugüne taşıdığı çok özel bir hüviyete sahiptir.
Bu kitapta, toplumsal değişmeden kent kültürüne, sanattan medyaya, akademiden entelijansiyaya kadar birçok alanda iletişim perspektifinden Çanakkale’ye dair kapsamlı ve derinlemesine bir analiz ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
Aşkın gücünü yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyan bir mensur hikâye…
Zengin bir devlet adamının oğlu olan Meyyâl ile esir pazarında satılan cariye Şehnâz’ın engellerle sınanan aşklarının hikâyesi…
Gülünden ayrı düşmüş bülbül gibi, gönlü sevgilinin ayrılığıyla incinen Meyyâl ve döktüğü gözyaşları için ayıplanan Şehnâz… Oysa aşk yalnızca “aşkın boyun eğdirdiği kimselerce bilinebilir”.
Ve yalnızca aşkın gücü, gönül yaralarına vuslat merhemi olabilir. Aşkı istemek yetmez, kavuşmak için ayrılmayı da göze alabilmeli insan. Sevda ateşiyle yanan gerçek âşıklar, küle dönseler de birbirlerine verdikleri sözden dönmezler. Sabâ rüzgârına sevdiğini soran Meyyâl’den habersiz, Şehnâz’ın aşkının kasırgası dünyayı titretir.
Süslü nesrin güzel bir örneği olan Hikâye-i Meyyâl ü Şehnâz, aşkı anlamlı kılan sabır, vefa, sadakat, fedakârlık gibi duyguları da öne çıkararak günümüz insanına bu değerleri tekrar hatırlatmaktadır. O hâlde hikâye başlasın:
Kıssa-hânân-ı bezmgâh-ı hikâyet ve dâstân-serâyân-ı tarabhâne-i rivâyet bu güne şem‘-i efrûz-ı ahbâr ve bu vech ile mecâlis-pîrây-ı ûli’l-ebsâr olurlar ki Bagdâd-ı behişt-âbâd kibârından bir pîr-i nîkû-kâr ü devlet-şi‘âr var idi…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Öncüler
Altmışlı yıllar, Türk Sinemasının altın yılları olarak kabul edilir. ‘Sinemacılar Kuşağı’ diye bilinen bu dönem, hem nicelik hem nitelik bakımından en güçlü yapıtların ortaya çıktığı yıllardır. Bu yıllarda, özellikle dört yönetmenin filmleri öne çıkmaktadır; Metin Erksan, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ.
Erksan, Yılanların Öcü, Susuz Yaz ve Kuyu’da köy gerçekliğini çarpıcı biçimde beyaz perdeye taşırken, Acı Hayat, Ölümsüz Aşk ve Sevmek Zamanı gibi kent filmlerinde de, aşk teması üzerinden sınıf çatışmasını ve bu çatışmanın tarafı olan burjuvaziyi eleştirir. “Yeşilçam” kalıplarının dışına taşan, kendine özgü bir üslupla yapar bunu. Filmlerinde ayrıksı üslubunu yaratmayı başaran Metin Erksan, auteur deyince akla gelen yönetmenlerimizin başında gelir.
Metin Erksan’la birlikte, “Siyah beyazı” en etkili kullanan ve auteur sıfatını fazlasıyla hak eden Lütfi Akad, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir. Olağanüstü bir sadelikle, büyük anlamlar yaratabilen Akad, karakteri ve duruşuyla da örnek bir şahsiyettir.
Atıf Yılmaz ise; filmografisinin en önemli ve en çarpıcı kısmını 80 sonrası yaptığı, Müjde Ar’lı kadın filmleriyle oluşturur.
Halit Refiğ; Doğu Batı arasında entelektüel bir sinemacı. Ulusal sinemanın teorisini yazıp kavgasını yapmış olsa da, filmlerinde bunu ne kadar başardığı hep meçhul kaldı.
KİTAP TANITIMI
Medikal Turizm ve Ekonomik Yönü
Neoliberal iktisat politikasının dünya genelinde hâkim olmaya başlaması ile birlikte, küçülen devlet anlayışı, kendini sağlık sektöründe de göstermiştir. Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte, devlet bütçelerindeki yeri giderek artan sağlık harcamaları, yurt dışında sağlık hizmeti almayı cazip hale getirmiştir. Önceleri daha az gelişmiş ülkelerden gelir seviyesi yüksek insanların sağlık hizmeti almak amacıyla gelişmiş ülkelere gitmesi şeklinde gerçekleşen medikal turizm hareketi, GOÜlerin pazara girmesi ile bu ülkelere doğru gelişim göstermiştir.
Özellikle kalkınmalarının finansmanında kaynak kıtlığı çeken GOÜler için iyi bir gelir kaynağı haline gelen medikal turizmde her geçen gün rekabet şartları ağırlaşmaktadır. Ancak medikal turizm isteyen ülkenin yapabileceği bir sektör olmaktan oldukça uzaktır. Türkiye gerek kaliteli sağlık hizmeti sunumu, gerekse turizm olanakları ile bu sektörde önemli bir yere sahiptir. Fakat tüm bu üstün niteliklerine rağmen sektörden aldığı payın, yeterli seviyede olduğu düşünülmemektedir. Çalışma, özellikle Türkiye medikal turizm sektörünü yansıttığı düşünülen İstanbulun mevcut durumunu tanımlayabilmek ve böylece sektörel gelişim için önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Sağlık turizminin kollarından biri olan medikal turizmin ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlamasında destekleyici nitelikte bir gelir kaynağı olduğu bilinmektedir. Kitap medikal turizm ve medikal turizm ekonomik etkileri ile ilgili kapsamlı bir içerik analizini bünyesinde barındırmaktadır. Sağlık turizmi, özellikle medikal turizm, medikal turizmin ekonomik etkileri üzerinde çalışma yapan akademisyenler ve söz konusu konuda araştırma yapan sektör paydaşlarına yol gösteren yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Antikçağlardan Ortaçağlara Turan-İran Coğrafyasında Şehir, Kültür ve Medeniyet
Ön Asya coğrafyası eski devirlerden günümüze kadar Türklerin milli tarihi ve medeniyeti açısından büyük önem arz etmektedir. Zira bu coğrafyada onlarca Türk ve Türklerle akraba olan kavimler tarafından çok sayıda devlet kurulmuştur. Bu devletlerin bünyesinde kuruluşundan düşüşüne kadar dünya tarihini derinden etkileyen çok çeşitli siyasî, ekonomik, sosyal, dinsel ve kültürel faaliyetler meydana gelmiştir. Bu faaliyetlerin büyük bir kısmı Geç Antikçağlardan Geç Ortaçağlara kadar devam eden zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiştir. Turan-İran coğrafyalarının en önemli uygarlık göstergesi ise tarihin eski devirlerinde çeşitli vesilelerle kurulan medeniyetin beşikleri olarak tanımladığımız önemli şehirlerdir. İşte bu eserde sunmaya çalıştığımız belli başlı şehirlerden Medâ’in, Tebriz, Semerkant, Buhara, Merv ve el-Hire bu özelliğe sahip şehirler olarak karşımızda durmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Türkçesinde Edatlar
Bu kitapta edatlar üst başlığı altında Türkiye Türkçesindeki sözcük düzeyinde bağımlı biçimbirimlerden olan çekim edatları, bağlama edatları, ünlem edatları ve pekiştirme edatları çeşitli açılardan incelenmiştir. Öncelikle Türkiye Türkçesindeki edat teriminin çerçevesi çizilmeye çalışılmış, ardından edatların çeşitli biçim ve anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Her bir edat türü köken, yapı ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir. Çalışma sürecince tespit edilen edatlar, Türkiye Türkçesindeki dil bilgisel anlamları bakımından yazı dilinden seçilen pek çok örnekle ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, Türkiye Türkçesindeki edatlar, hem toplu olarak verilmeye hem de örnekleriyle birlikte dil bilgisel anlamları gösterilmeye çalı
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Mecmûatüs-Sanâyi
Mecmûatüs-Sanâyi; 17. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş, zanaat, tıp, simya, kimya gibi farklı konuları içeren ansiklopedik bir eserdir. Eser genel olarak inci, lal, yakut, zümrüt, zebercet gibi değerli taşların yapılmasından, altının yazı ve süsleme işleri için eritilmesinden, camların renklendirilmesi ve çeşitli renklerin elde edilmesinden, kılıçların sağlamlaştırılmasından, kemik boyanmasından, metallerin çözülmesinden, bardak, kâse, kadeh gibi şeylerin renklendirilmesinden, panzehir hazırlanmasından, kuvvetlendirici macun ve hap yapımından, İskenderiye yağının (rû?an-ı iskenderî) yani Yunan ateşinin üretilmesinden, cıvanın katı hale getirilmesinden, yapay çiçek yapımının yanı sıra bağdadî ve diğer kağıtların yapımından, mürekkeplerin hazırlanmasından, kendisini ve elbiselerini yanmaya karşı koruyan maddeler ve illüzyon oyunlarından, tutkal çeşitlerinden, elbise temizlemekten, havai fişeklerden vb. konulardan bahsetmektedir. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile gerek bilim tarihi gerekse de tıp tarihi açısından önemli veriler sunduğu gibi sözlük bilimi açısından da önemli veriler barındırmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE ALGI YÖNETİMİ ve HABER-PROPAGANDA İLİŞKİSİ
Ülkelerin iç ve dış politika hedeflerine uygun bir haber dilinin benimsenmesi, iktidarların toplumu istenilen hedefe doğru yönlendirmesi açısından analize değer bir durumdur. Özellikle de ülkelerin dış politika stratejilerini uygulama ve topluma benimsetme sürecinde basının ciddi görevler üstlendiğini gösteren çok sayıda örnek vardır. Bu bağlamda Soğuk Savaş döneminin en önemli haber alma kaynaklarından biri olan basının, algı yönetimi ve propaganda faaliyetlerinde çoğunlukla destekçi konumda olup olmadığının tespiti önem kazanmaktadır. Bu kitap, Soğuk Savaş döneminde haberin Amerika Birleşik Devletleri’nde nasıl propaganda ve algı yönetimi aracı olarak kullanıldığını ve bu dönemde Amerikan propagandasının Türkiye’yi ve Türk basınını nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
Vakıf ve vâkıf insan, bilim insanı, eğitimci, vaiz, şair, bürokrat, siyasetçi, daha sayılabilecek birçok vasfı haiz, hayatı mücadele ile geçmiş bir mümin Prof. Dr. Hikmet Özdemir. Bütün bu vasıflarının yanında bir o kadar mütevazı ve yüce gönüllü bir şahsiyet. Tercümeihâli bunu gösteriyor, hayatın her alanında var olmuş, mesleki vazifelerinin yanında vakıf işleriyle uğraşarak toplumun manevi anlamda ilerlemesine büyük katkılar sunmuştur.
Hikmet Özdemirin siyasetçiliği, birçok vakıf ve dernekte mütevelli heyet başkanı olması ve mesleki kariyeri sebebiyle hayatına dair bilgiler yazılı ve görsel basında parça parça ve dağınık hâldeydi. Biz öğrencileri bu bilgileri toplayarak, kimilerini tashih ederek ve eksik kalan kısımları hocamızla farklı zamanlardaki görüşmelerimizde tamamlayarak bir araya getirmeye çalıştık. Ve bu örnek şahsiyeti bilenlere hissettirmek, bilmeyenlere bildirmek; bizlere, hassaten gençlere örneklik etmesi maksadıyla hocamıza Armağan kitabı çıkarmaya karar verdik. Elinizdeki kitap, bu düşüncenin ürünüdür.
₺1.600,00
KİTAP TANITIMI
MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
Müşteri her zaman haklıdır veya eskinin tabiriyle müşteri velinimetimizdir anlayışı, örgütlerde müşteriyi her şeyin önünde ve üstünde tutan müşteri odaklı bir yaklaşıma dönüşmüş ve günümüzün rekabetçi işletmeleri için vazgeçilemez ve değişmez en temel strateji haline gelmiştir. Bu stratejinin çalışanlar üzerindeki etkileri, onlara neler hissettirdiği ise örgütlerin dikkatini müşterinin iyiliği kadar çekmemektedir.
Örgütler, çalışan-müşteri etkileşimini, kimi zaman müşterilerle iletişimde çalışanın kendi duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edeceğine ve hatta nasıl ifade etmemesi gerektiğine kadar detaylandıran kurallar ve politikalar geliştirmektedirler. Ancak bu etkileşimde müşterilerin varsayıldığı gibi her zaman haklı olmadığı, kaba olduğu, hatta yasalarla dahi korunan kişilik ve mülkiyet haklarına zarar verdiği durumlar için örgütler tarafından yeterince detaylı ve çalışanlara destek sağlayan politika ve kurallar tanımlanmamaktadır. Bu kitap müşteri kötü davranışlarının çalışanlar ile örgütler için nasıl etkileri ve sonuçları olduğu ve nasıl önlenebileceği konusunda çalışanlara ve örgütlere yol göstermeyi amaçlamaktadır.
₺235,00