KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Düzlerçamı Kızılçam Ormanında (Antalya) Uzaktan Algılama ile Toprak Üstü Orman Biyokütlesinin Belirlenmesi
₺195,00 -

EARLY BARDIC LITERATURE, IRELAND
₺325,00 -

Econometrics in Practice: Applications & Interpretations
₺440,00 -

Edebiyat Bağlamında Alman Dilinin Gelişim Tarihi
-

EDEBİYAT TARİHİMİZ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
-

Edebiyat ve Ötesi
-

Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
₺260,00 -

Edebiyatımızda Popüler Roman ve AKA GÜNDÜZ
-

Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
₺550,00 -

ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
₺325,00 -

Education as Service
₺380,00 -

Eğitim 4.0 Ekseninde Türkiye’de İşletme Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını
₺340,00 -

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ
₺275,00 -

Eğitim Psikolojisi
-

EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
₺250,00 -

Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
₺235,00
KİTAP TANITIMI
RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
Magical realism is an appropriate genre for the authors dealing with problematic themes such as memory because it is practical for those seeking for answers to these problematic questions that cannot be solved with empirical attitudes. In The Buried Giant, Ishiguro handles the chaotic nature of memory creating a primitive version of Britain where people’s memories are covered by a magical mist. This spell has an effect not only on individuals such as Axl and Beatrice, but also on the two ethnic groups, the Saxons and the Britons, making them forget the former enmity between them. In this regard, referring to the theoretical background of magical realism, this book aims to analyse the magical realist elements of the novel that enables Ishiguro to discuss the effects of memory loss on individuals and societies.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
Bâkî’nin şiirlerinde dinî ve tasavvufî muhtevanın bulunmadığı çok sayıda araştırmacının yıllar boyunca ortak görüşü olmuştur. Araştırmacıların bu görüşüne göre Bâkî’nin gazelleri dünyevî zevk, haz ve eğlenceden ibarettir. Bâkî’nin şiirleri üzerine takınılan bu klasikleşmiş tutumu birçok yazılı kaynakta görmek mümkündür.
Bâkî Divanı’ndaki şiirler ve özellikle gazeller dikkatle incelendiğinde, tasavvufun zengin remiz ve sembol lügatinden çok sayıda kelimenin bulunduğu görülür. Bâkî, dinî ve tasavvufî düşünceyi yansıtan çok sayıdaki gazelinde tasavvuf sembolizmini ustalıkla kullanmıştır.
“Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi” isimli bu eser, Bâkî’nin gazelleri üzerine hazırlanan şerh çalışmalarındaki en fazla gazel şerhine yer vermesiyle, daha önceki şerh çalışmalarında incelenmeyen gazelleri ihtiva etmesiyle ve şairin gazellerinin ilk defa dinî ve tasavvufî yönüyle incelenmesiyle emsallerinden ayrılmakta ve bu yönleriyle özgünlük taşımaktadır.
Bâkî’nin şiirleri üzerine yıllardır süregelen “Bâkî’de tasavvuf yoktur” görüşüne karşı, yeni yorumlar ve değerlendirmeler sunduğumuz bu çalışmanın, Bâkî’nin şiirlerine tasavvufî açıdan yeni bir bakış açısı sağlamasını temenni ederiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
Aşırı tüketimin sebep olduğu katı atıklar, aşırı karbon salınımı ile gürültü, su ve hava kirliliği gibi çevresel konular, insanların gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Günümüzde işletmeler sadece satış arttırıcı çabalarla gündeme gelmek yerine daha “yeşil” bir anlayışla da tüketicilerin gönlünde taht kurabileceklerdir. Bu kitapta işletmelerin çevre problemlerine karşı gösterebileceği tepkilerden bahsedilmiştir. Bu kapsamda işletmelerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olduklarına, yeşil pazarlama faaliyetlerine ve özellikle de yeşil ürün tercih etme anlamındaki çabalarına değinilmiştir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
DATA BASED LEADERSHIP
Leadership constitutes one of the indispensable components of organizational health. Leadership is frequently correlated with setting direction for followers, inspiring and motivating them for organizational goals and establishing an organizational ecosystem of trust, transparency, collaboration and shared values. Data could function as an important instrument for leaders to influence followers. Data can contribute to leadership processes by assisting leaders to orient followers towards a shared vision. The notion that data are the only organizational assets which cannot be depleted by spending and functions of data for organizational processes paved the way for the rise of data based leadership, which can figure out solutions to confirmed issues of organizational leadership. This study focuses on both theoretical background and components of data based leadership as well as instruments to foster it. The role of data based leadership for organizational planned change, innovation and transformation processes and organizational learning are also disclosed.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Representations of Mythological and Historical Women in Literature
The current book concerns the representations of marginal mythological and historical women under the light of feminism and gender theory from different genres of Western Literature especially English Literature. There is a variety of different genres in this book such as novels, fairy tales, plays, and poetry written by distinguished scholars discussing the representations of women coming from a distant past to change their plight and reinterpret them from a feminist perspective by abolishing all the established orders of the patriarchal power. The book tackles and problematizes how mythological and historical women are represented, their images, their status and suppression, marginal lives of women creating an alternative lifestyle in contrast to the patriarchal dominant order. Women’s issues coming back from mythology and history recurrently appear in contemporary literature by building a bridge between the past and the present. By restructuring female images in any literary text, writers subvert the traditional images of the mythic women. The scholars in each part give voice(s) to the marginalized feminine identities coming from the history and mythology by discussing their representations in contemporary Western literature.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
Yaratıcılık ve Yenilenme, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme, İletişim ve İşbirliği gibi kavramlar günümüz dünyasında bireylerin sahip olması gereken olmazsa olmaz becerilerin başında gelmektedir. Bireyler Etkin öğrenmenin temel alındığı sınıflarda doğal olarak saydığımız bu becerileri de kullanarak geliştirmek zorunda kalır. Yani etkin öğrenmenin doğası gereği bu beceriler gelişir. Böylelikle bireylerin matematik başarıları, güdüleri ve öğrenme stratejisi kullanımı üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkabilir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
Edebiyat tarihlerinde bugün ismine rastlayamadığımız fakat yaşadığı dönemde makaleleri ile Fransız basınında yer alan gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi özellikle vecize edebiyatında dikkate değer bir isimdir.
Pekyahşi vecizelerini 1918-1922 yılları arasında Vecizeler Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap adlarıyla yayımlar. Eski harflerle yayımlanan bu metinlerden başka Vakit gazetesinde 1941 yılından vefat ettiği 1950 yılına kadar binlerce vecize yayımlamıştır.
Amacımız Vakit sütunlarında dağınık halde duran bu vecizeleri -yazarın diğer vecize kitaplarına verdiği adlardan mülhem- Beşinci Kitap adıyla bir araya getirerek onları gün ışığına çıkarmak ve Mehmet Cemil Pekyahşiyi günümüz okuruna hatırlatmaktır.
Keder sıhhatin zehridir.
Adilin derdi büyük olur ama Allah kurtarır.
Üç israfımız var: Zaman, sıhhat ve para.
Arsız söz müfsit kalbe delalet eder.
Dünya binenlerle taşıyanlardan mürekkeptir.
Kalem kılıçtan kuvvetli müdafaa ve terbiye aletidir.
Bazılarının bedbahtlığı kendi ahlaklarının tabii neticesidir.
Bir muharririn eseri ebedî olur da kendi nasıl fani olur?
Şahsın iktidarı servetidir. Cemiyetin iktidarı ilim, irfan ve sanattır.
Kader ve talih felaket zamanlarında hatalarımıza verdiğimiz isimlerdir.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Mekân
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
Yazarın, meslek hayatının başlarında dinlediği 30 saniyelik müzik kesitinin heyecanıyla ortaya çıkan bu kitapta, Süleyman Elesgerov’un, tar ve halk çalgıları orkestrası için bestelediği ‘Daimî Hareket’ eseri ele alınmış, müzikal ve teknik analiz yapılarak bağlamaya uyarlama süreci anlatılmıştır. Alanında bir ilk olma özelliği taşıyan bu kitabın, bağlama eğitimi literatürüne katkı sağlayacağı ve tardan bağlamaya yapılacak uyarlama çalışmalarına yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışmanın, bağlama icracılarına, eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dilekleriyle…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
Kefalet ticaret ve yargı hukukunda kullanılan hukuki/fıkhî bir muameledir. Kısaca bir şahsın diğer bir kişinin borç ve sorumluluğunu üzerine almasıdır. Osmanlı Devleti bu kavramın kapsamını genişleterek, toplumsal kontrol ve güvenlik mekanizmasına dönüştürdü. Toplu ve müteselsil kefalet sistemiyle ahali birbirlerinin davranışından sorumlu tutulmuş, böylece her bir şahıs diğerinin davranışlarını dizginleyen, gözeten ve gözlemleyen birer göz haline getirilmeye çalışılmıştır. Köylüler, aşiret mensupları, şehirlerdeki meslek grupları karşılıklı ve müteselsil (zincirleme) kefalete bağlanarak kayıt alınmış ve birbirlerinden sorumlu hale getirilmişlerdir.
Elimizdeki 1262/1845 tarihli Siverek Kefalet Defteri böyle bir faaliyete dair önemli bir kaynaktır. Defter kayıtlarına göre, başta şehir merkezindeki mahalleler, daha sonra kazaya bağlı tüm nahiye ve köylerdeki Müslüman ve gayrimüslim ergin erkekler sayılarak temsilcilerine imzalatılan “Kefalet Sözleşmesi” şartlarına uyacaklarına dair birbirlerine kefil edilmişlerdir. Defter şehrin ve bağlı köylerin demografik yapısı, ticari hayatı, bölgede kullanılan kişi ve yer adları hakkında önemli veriler sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Gotik Okumalar
Siyah, ölüm, kasvetli mekânlar
Gotik nedir? Neyi ve neden gotik tanımlarız? Edebiyatta, sinemada ve sanatta yer alan Gotik kendini nasıl gösterir?
Peki ya çağdaş eserlerde Gotik nasıl işlenir?
Bütün bu sorulara türlü okumalarla cevap vermeye çalışmış kolektif bir eser Türkçe olarak derlendi ve sizlerin beğenisine sunuldu. Türk okuruna uzak olduğu söylenen, Gotik denen bu tekinsiz türün ilk örneklerinden çağdaşlarına göz atmaya ve uzun bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Oscar Wilde
Ne daha önce tanışmışlardı ne de zindanda konuşmuşlardı Oscar Wilde ile Charles Thomas Wooldridge. Ama Wilde’ın alkışlarla parlayan yükselişi ve skandallarla başlayan düşüşüyle örülü hayatında, o mahkûmun bıraktığı izi hiçkimse bırakmadı; Alfred ‘Bosie’ Douglas bile. Hapisten çıktıktan sonra, kendine özgü kayıtsız zarafetiyle acının dilini yeniden kurarken, yaralı kalbiyle şöyle diyecekti Wilde:
“Bu Marsyas’ın çığlığı, Apollon’un şarkısı değil. Hayatın deneyimlerinin çoğunun derinliklerini araştırdım ve acı çekmek için yaratıldığımız sonucuna vardım. Hayatın sizi bir kaplan gibi boğazınızdan yakaladığı anlar vardır ve ben de en büyük acıların içindeyken bu şiiri yazdım. O adamın yüzü ölene dek aklımdan çıkmayacak.”
Fırtınada savrulan iki gemi gibi,
Kesişti yollarımız:
Ne işaret verdik ne söz söyledik,
Zaten yoktu diyecek sözümüz;
Kutsal bir gecede buluşmamıştık,
Utanç günüydü karşılaşmamız.
Zindan duvarı sarmıştı bizi,
İki dışlanmış adamdık şimdi:
Dünya kalbinden söküp atmış,
Tanrı susmuş, yüz çevirmişti;
Günahı kollayan o demir kapan
Kıskıvrak yakalamıştı ikimizi.
Reading Zindanı Türküsü’nden
₺550,00