KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Zarâfetin Peşinde
₺340,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

Mindfulness ve Benlik
₺270,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
₺250,00 -

Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
₺650,00 -

The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
₺290,00 -

70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
₺250,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
₺290,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
-

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
Günümüzde örgütlerde adalet konusu oldukça önemli hale gelmiştir. Adalet aslında her dönemde önemini korumuştur. Ancak dünya genelinde ve bilhassa da ülkemizde, örgütsel adalet konusunda geniş bir literatür oluşmuştur. Ancak örgütsel sinizm ile ilişkisine yönelik çalışmalar fazla değildir. Örgütsel adaletin sağlanamadığı yerlerde, örgütsel sinizmin daha fazla görüleceği aşikârdır. Sinizm kelime olarak, bulunduğu işyerinden hoşnut olmama, eleştirme, başkalarına şikâyet etme davranışı olarak söylenebilir. Bu tutum içinde olan kişiler, muhtemelen örgütte adaletsizlik yaşayan kişilerdir.
Bu eserde, çalışma hayatında büyük önemi olan örgütsel adalet ve örgütsel sinizm konularından bahsedilmekte ve bankacılık sektöründe yapılan araştırma sonuçları üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
Bu kitapta gelişim sürecinin temel alanlarından olan bilişsel ve üstbilişsel/duyuşsal alanlara uygun olarak eğitim-öğretim sürecinin nasıl tasarlanacağı üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda etkinlikler hazırlanırken öncelikle bilişsel ve üstbilişsel gelişim alanlarının özellikleri esas alınmıştır. Bu gelişim alanlarının özellikleri ve bunların etkinlikleri tasarlama sürecinde nasıl kullanıldığının bilgisi ilgili bölümde ayrıntısıyla ele alınmıştır. Araştırmada öğrencilerin bilişsel, üstbilişsel ve duyuşsal gelişim alanlarından hareketle yazma, okuma ve sözlü iletişim becerilerini destekleyecek öğretim sürecini hazırlama hedeflenmiştir. Dil bilgisinin bir beceri alanından ziyade yeterlilik olması nedeniyle dil bilgisi konuları, ilişkili olduğu beceri alanıyla beraber ele alınmıştır.
Çalışma, iki temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde etkinliklerin nasıl hazırlandığı üzerinde durulmuştur. Bunun için etkinliklerin hazırlanma aşamasında kullanılan (model olarak) Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT), duyuşsal ve üstbilişsel alanla ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Etkinliklerin bunlara uygun olarak nasıl hazırlandığı açıklanmıştır. Sonraki bölümde tasarlanan etkinliklerin YBT’nin bilgi türleri ve temel dil becerilerine göre oluşturulma yapısı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bölümde aynı zamanda etkinliklerin kullanımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Etkinliklerin uygulanışı, uygulayıcı, etkinliklerin gruplandırılması ve düzenlenmesi, etkinliklerin ölçme ve değerlendirme süreçleri üzerinde durularak bunlar hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde hazırlanan etkinlikler yer almaktadır. Bu bölümde ortaokul Türkçe dersinin 5, 6, 7 ve 8. sınıflarına uygun hazırlanan etkinlikler sırasıyla verilmiştir. Hazırlanan etkinlikler, YBT’nin bilgi türlerine göre sınıflandırılmıştır. Bunlar; üstbilişsel, olgusal, kavramsal ve işlemsel bilgi türüne göre yazma, okuma ve sözlü iletişim becerileri ve dil bilgisi ile ilgili etkinlikleri kapsamaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
Edebiyat ve Ötesi
Girişten
Bu çalışmada edebiyata ağırlıklı olarak kültür penceresinden bakılmıştır. Kuşkusuz, edebiyat sadece dil dizgelerinin meydana getirdiği bir örüntüden çok daha fazlasıdır. En önemlisi de edebiyat bir kültür ürünüdür. Dolayısıyla edebiyat ürünleri aynı zamanda kültürü üreten toplumların da bir yansımasıdır ve toplumun kültü- rüyle dinamik bağlara sahiptir. Ancak, edebiyatın toplumla bağları sosyo-ekonomik koşullar ve kültür ile sınırlı değildir. Öncesinde olmadığı kadar 21. yüzyıla baktığımızda edebiyat dijital çağ ve görüntü dünyasıyla da yakından ilişkilidir. Burada kastedilen yalnızca örneğin bir film olgusunu dil dizgesi olarak gören göstergebilimsel yaklaşımlar değil (Monaco 2001), edebiyatın sinemaya veya televizyona uyarlanmasıyla kurulan medyalar arası bağlardır. Bu bağlardan kültür dünyası ve toplum yaşayışı da etkilenmektedir. Elinizdeki kitap bu bağları incelemeye çalışmakta, edebiyatta ve edebiyat ile meydana gelen kültür değişimlerini, dijital okuryazarlıkla ilişkilerini sorgulamakta, edebiyatın sinemaya uyarlanmasında kültür değişimlerini incelemekte, edebiyatın toplum mühendisliğindeki yerine değinmektedir.
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik Bağlamında Bütünleşik Pazarlama İletişimi
Bilinirliği her geçen gün artan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, insan yaşamının devamlılığını esas almaktadır. Bu çerçevede doğal kaynakların korunmasına yönelik girişimler, sorumluluk bilincinin yerleşmesi, toplumların ve onu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik refah seviyesine ulaşması kalkınma hedeflerinin temel felsefesini oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma kavramlarının günümüz ve gelecek açısından önemini Bütünleşik Pazarlama İletişimi bağlamında akademik bakış açısı ile değerlendirmek bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Alanında uzman akademisyenlerin emek yoğun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan çalışmada, Bütünleşik Pazarlama İletişimi araçları olarak bilinen Halkla İlişkiler, Reklam, Satış Tutundurma, Kişisel Satış ve Doğrudan Pazarlama unsurlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirildiği 8 bölüm bulunmaktadır.
Bu kitabın, yapılacak akademik çalışmalara öncülük etmesi, insan ve dünya varlığının devamlılığı için önemli olan bu kavramlara yönelik farkındalık oluşturması dileğiyle.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
Bu kitapta -sA biçim birimi tüm yönleri ile ele alınmıştır. Dil bilgisi çalışmalarında, -sA biçim biriminin yapı, anlam ve işlevleri hususunda bir tartışma söz konusudur. Bu nedenle Eski Türkçeden günümüze varlığını sürdüren –sA biçim biriminin bugünkü anlam ve işlevleri ile ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için daha eski kaynaklara yönelme ihtiyacı doğmuştur. Bu amaçla 15 ve 16. yüzyıllara ait Doğu ve Batı Türkçesine ait metinlerin –sA biçim biriminin kullanımları ve şart ifadesi bakımından incelenmesi ve karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Kitapta –sA biçim birimin Doğu ve Batı Türkçesindeki benzer ve farklı kullanımları belirlenmiş, tarihî gelişim süreci içinde farklılaşan kullanımları tespit edilmiş ve lehçeler arası farklılaşmanın tarihî süreci ve temelleri saptanmaya çalışılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Gotik Okumalar
Siyah, ölüm, kasvetli mekânlar
Gotik nedir? Neyi ve neden gotik tanımlarız? Edebiyatta, sinemada ve sanatta yer alan Gotik kendini nasıl gösterir?
Peki ya çağdaş eserlerde Gotik nasıl işlenir?
Bütün bu sorulara türlü okumalarla cevap vermeye çalışmış kolektif bir eser Türkçe olarak derlendi ve sizlerin beğenisine sunuldu. Türk okuruna uzak olduğu söylenen, Gotik denen bu tekinsiz türün ilk örneklerinden çağdaşlarına göz atmaya ve uzun bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ MALİYET YÖNTEMLERİ KAİZEN VE KAİZEN MALİYETLEME
Çağdaş maliyet yöntemleri, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte, yoğun rekabet ortamında hızla değişen müşteri istek ve beklentileri karşısında ürün ve hizmet maliyetlerini daha doğru ve sağlıklı hesaplamak amacıyla geliştirilmiştir. Çağdaş maliyetleme yöntemlerinden kaizen maliyetleme yönteminde ise, maliyetleri minimize etmenin yanında ürünlerde kalite artışı ve üretim yönetim sistemlerinin de geliştirilmesi hedeflenmektedir. İşletmelerin kaizen maliyetleme yöntemini uygulayabilmeleri için gereken temel şart, mevcut durumun yetersiz görülmesi ile bu durumdan daha ileri bir duruma ulaşmanın hedeflenmesidir. Ayrıca kaizen maliyetleme yönteminin işletmelerde uygulamaya konulabilmesi için bu yöntemin işletmenin her kademesindeki bütün çalışanlar tarafından takım çalışmalarıyla uygulanması gerekmektedir.
Bu kitapta, çağdaş maliyet yöntemleri tanıtıldıktan sonra kaizen kavramı ile kaizen kavramının uygulanması ayrıntılı olarak anlatılmakta, kaizen uygulamanın faydaları belirtilmektedir. Çağdaş maliyet yöntemlerinden kaizen maliyetleme yöntemi, kaizen maliyetleme yöntemini başarıyla uygulayan Japon otomobil firması Daihatsu’da sistemin işleyişi ve kaizen maliyetleme süreci bir örnek yardımıyla ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaktadır ve günümüze gelinceye kadar ki kaizen maliyetleme yöntemleri ile ilgili literatür taraması yapılmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
LİDYANIN TMOLOS (BOZDAĞLAR) YAYLALARINDA JEOMORFOLOJİ, PALEOCOĞRAFYA VE JEOARKEOLOJİ ARAŞTIRMALARI
Bozdağlar tarih öncesinden günümüze yöre kültürleri için bolluk ve bereket sunan bir yeryüzü şekli ve doğal çevre ortamıdır. Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Cayster) vadileri arasında bir doğal engel gibi görünse de doğal kaynakları ve jeomorfolojisi ile birleştirici olmuştur. Tmoloslar (Bozdağlar) üzerindeki plato alanındaki eski olgun vadiler (yaylalar) Lidya döneminde hem Kral Yolunun alternatif güzergâhı hem de uygun yaşama ortamları nedeniyle yayla yerleşimleri için ideal alanlar olmuştur. Madeni parayı ilk kez kullanması, altın ve metal işçiliği, çağının koşullarındaki madenciliği, ticareti ve Pers istilasının yıkımı ile ünlü olan Lidya uygarlığı Sardeis (Sardis) ve Hypaipa kentleri arasındaki Bozdağ yaylalarının kaynaklarını ve doğal mekânlarını etkin olarak kullanmıştır. Tmoloslar mitolojiye ve başta kral Midasın efsanevi hikâyesine konu olan zengin kaynakları barındıran bir doğal çevreye sahiptir. İnsan-doğal çevre ilişkilerinin Lidya bağlamında ortaya konulması amaçlayan bu eserde öncelikle; Bozdağların yeryüzü şekli olarak oluşumuna, yapısında bulunan kayaç ve madenlerin oluşumu için jeolojik özelliklerine, dağların çevresine göre yüksek olmasından etkilenen hidrografya, toprak ve bitki özelliklerine değinilmiştir. Bu bilgilerin ışığında arazi kullanımı ve ticari faaliyetleri hem bugün hem de Lidya dönemi açısından ele alınmıştır. Çalışmanın devamında Lidya dönemi Tmolos yaylalarının paleocoğrafya koşulları her biri ayrı başlıklarla ele alınarak değerlendirilmiştir. Eski coğrafi çevre koşulları içinde var olmuş Torrhebia ve Mesotmolia gibi Lidyanın eski yayla yerleşimleri, eski sulak alanlar-göller ve yayla dolguları üzerine jeoarkeoloji değerlendirmeleri yapılmıştır. Eser, Lidya Tmoloslarını bu perspektifle ele alan ilk çalışma niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Mobil Bankacılıkta Hizmet Kalitesi ve Marka Bağımlılığı
Bu kitapta, Mobil hizmet uygulamalarının kullanılabilirlik, güvenlik/gizlilik ve etkileşim boyutlardan oluşan Mobil Hizmet Kalitesi (MHK), marka bağlılığı ve olumlu ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkileri incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanıcıların hem banka anlayışı hem de tüketim davranışları gün geçtikçe değişim göstermektedir. Özellikle banka mobil hizmet kullanıcıların kullanabilirliği, güvenliği ve etkileşimi ağızdan ağıza yaymakta ve diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.
Bu kitap, yeni bankacılık anlayışına yön tutmaya çalışmakta öte yandan kullanıcıların beklentilerini mobil hizmet kalitesinde neler olması gerektiğini enine boyuna incelemeye çalışmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ VÂRİDÂT
Dünyanın en önemli coğrafyalarında yüzyıllardır varlığını sürdüren Türk dilinin Balkan coğrafyasındaki temsilcilerinden biri de Sofyalı Bâlî’dir. Bugünkü Makedonya dolaylarında doğup Sofya ve İstanbul’da eğitim aldığını bildiğimiz Sofyalı Bâlî Efendi, altı farklı Türkçe eser kaleme almış bir isimdir. Mektupları, risaleleri, şerhleri, reddiyeleri, nasihatleri ile önemli bir külliyat oluşturmuş olan müellifin eserleri arasında Vâridât özel bir yer tutmaktadır. İlk yazılı Türkçe metinden bugüne, tarihe not düşülmüş eserleri ile Türk dili; çok farklı coğrafyalarda, zorlu siyasal, ekonomik, sosyal şartlarda ve çok geniş bir tarihsel süreçte varlığını gelişerek sürdürmeyi başarmıştır. Yaşadıkları dönemin yazı dilini eserleri ile somutlaştıran müelliflerin tanınması ve mümkünse tüm eserlerinin yapılacak çalışmalarla incelenmesi son derece mühimdir. Bilimsel çalışmalarla tanıtılan her Türkçe tarihî metin, Türk dilinin zenginliğine dair gösterilmiş bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Bu bakış açısıyla Sofyalı Bâlî Efendi’nin Vâridât isimli eseri üzerinde yapılan bu yayının Türk diline ve Türklük bilimine küçük de olsa bir katkı sunmasını bekliyoruz.
₺455,00