KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

Yaratıcı Okuma
₺310,00 -

Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
₺310,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
₺340,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
₺420,00 -

Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
₺720,00 -

Sanat Tarihi Yazıları
₺370,00 -

Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Pazarlamada Dönüşüm
Pazarlama artık eskisi gibi değil. Pazarlamayı gelecekte ne bekliyor? Pazarlamada Dönüşüm adlı kitabımızda Dijital Dönüşüm ve Bilgi Çağı’nın pazarlama bilimi ve uygulamalarına ilişkin konularda ciddi değişiklikler ortaya çıkaracağından hareketle dijital müşterilerin tutum ve beklentileri, müşteri verisi ve analitiği, müşterideki değişim, pazarlama teknolojilerindeki ilerlemeler, dağıtım ve iletişim kanallarındaki yeni eğilimler, yeni medya ve pazarlamada insan faktörü gibi konulara değinilmektedir. Pazarlamada Dönüşüm kitabı, içerik ve konu kapsamıyla pazarlama profesyonelleri ve akademisyenleri kadar müşteriye değer oluşturma sürecine katkıda bulunan diğer tüm uzmanlık alanlarında yer alan okurlara hitap ediyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
MAĞAZA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN TÜKETİCİLERİN MAĞAZA SADAKAT DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ VE BİR UYGULAMA
Çağdaş rekabet ortamının bir gereği olarak perakendecilikte de mağaza özelliklerinin, somut şekil özelliklerinden ziyade, tüketicilerin algısından başlayarak düzenlenmekte olduğu yeni bir dönem yaşanmaktadır. Mağaza özellikleri, somut nitelikteki objelere dayalı olarak değil; müşterinin algısından başlayarak müşteri isteğine göre yapılmalıdır. Bu süreçte Tüketici nasıl bir yerde, nasıl bir mağaza atmosferinde, hangi mağazada ve nasıl bir deneyim yaşamak istiyor? sorularına yanıt vermek için yazılan bu kitap ile işletmelere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
Dikte uygulaması yapmak isteyen eğitmenler ve dikte yazım becerisini geliştirmek isteyen öğrencilerin faydalanabileceği Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte II, orta seviyeden başlayarak kademeli olarak zorlaşan dikteler içermektedir. Serinin ilk kitabındaki dikte çalışmaları, Do Majör tonalitesinden başlayarak aşamalı olarak ilerlemiş ve donanımında tek diyez ve tek bemol bulunan tonalitelerdeki diktelerle sona ermişti. Serinin ikinci kitabında ise donanımında iki diyez ve iki bemol bulunan dikte çalışmaları yer almaktadır. Bununla birlikte bileşik ölçülerde dikte çalışmaları, modülasyon ve tonalite dışı ses konularının işlendiği dikteler de bu kitapta ele alınan yeni konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulama kitabı ile birlikte günümüzün teknolojik olanaklarını kullanarak isteyen herkesin dikte çalışması yapabilmesi için tasarlanan bu çalışma bir kaynak kitap olarak dikte konusuna yeni bir yaklaşım sunmaktadır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES 2
The second book of Comparative Studies Series is aimed to write on various great literary figures. Studies in Contemporary Comparative Literature in the world are briefly introduced. Two great writers’ works, Charles Dickens’s Oliver Twist from English literature and Yaşar Kemal’s Sarı Sıcak from Turkish literature, are compared. Film adaptation of the book The Queen Victoria which tells about one of the greatest queens of England is studied with similarities and differences. Famous novels The White Castle by Orhan Pamuk and Chatterton by Peter Ackroyd are analysed in terms of historiographic metafictional aspects. It is great pleasure to contribute to the literary world with a new study.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
Neoliberal normların git gide yerleştiği 1980 ve sonrası süreçte sosyal bilim araştırmacıları aile işletmelerine olan odaklarını arttırmışlardır. Bu ilginin artmasında aile işletmelerinin toplam işletme payı içinde en yüksek orana sahip olmasının etkisi ve bu etki sonucunda aile işletmelerinin daha iyi anlaşılma ihtiyacı önemli kriterlerdendir. Bu kitapta, aile işletmeleri ve stratejik yönetim bakış açısı bir araya getirilerek uzun vadede aile işletmelerine kalıcı bir yol haritası çizmelerine yönelik bir kaynak sağlama amacı güdülmüştür. Her biri farklı yazarlarca kaleme alınan kitabın içeriğinde stratejik yönetim çatısı altında temel stratejilerden başlanarak kurumsal, uluslararası stratejileri de içine alan bir kaynak oluşturulmuştur. Emeği geçen tüm yazarlarımıza teşekkür eder, aile işletmelerine farklı bir bakış açısı sunmasını temenni ederim.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
Although the month is March and not November, it is never unseasonable to count up the blessings for which it is well to be thankful. In fact, from the standpoint of education, the spring is perhaps the appropriate time to perform this very pleasant function. As if still further to emphasize the fact that education, like civilization, is an artificial thing, we have reversed the operations of Mother Nature: we sow our seed in the fall and cultivate our crops during the winter and reap our harvests in the spring. I may be pardoned, therefore, for making the theme of my discussion a brief review of the elements of growth and victory for which the educator of to-day may justly be grateful, with, perhaps, a few suggestions of what the next few years may reasonably be expected to bring forth.
And this course is all the more necessary because, I believe, the teaching profession is unduly prone to pessimism. One might think at first glance that the contrary would be true. We are surrounded on every side by youth. Youth is the material with which we constantly deal. Youth is buoyant, hopeful, exuberant; and yet, with this material constantly surrounding us, we frequently find the task wearisome and apparently hopeless. The reason is not far to seek. Youth is not only buoyant, it is unsophisticated, it is inexperienced, in many important particulars it is crude. Some of its tastes must necessarily, in our judgment, hark back to the primitive, to the barbaric. Ours is continually the task to civilize, to sophisticate, to refine this raw material. But, unfortunately for us, the effort that we put forth does not always bring results that we can see and weigh and measure. The hopefulness of our material is overshadowed not infrequently by its crudeness. We take each generation as it comes to us. We strive to lift it to the plane that civilized society has reached. We do our best and pass it on, mindful of the many inadequacies, perhaps of the many failures, in our work. We turn to the new generation that takes its place. We hope for better materials, but we find no improvement.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA AİLE İŞLETMELERİ
Aile işletmelerinin birçok boyuttan incelediği bir serinin parçası olan bu kitap, aile işletmelerinde liderlik ve aile ilişkilerine odaklanmıştır. Aile üyeleri gerek kurucu, gerek yönetici gerekse de çalışan bazen de sadece hissedar olarak işletmede önemli rol oynamaktadır. Bu önemine karşın aile işletmeleri ile ilgili yazın incelendiğinde aile boyutunun önemli ölçüde ihmal edildiği görülmektedir.
Ailenin sahip olduğu birlik beraberlik anlayışı nedeniyle aile ilişkileri hakkında bilgi verilmekten çekinmesi aile ilişkilerinin incelenmesini güçleştirmekte ve araştırmacıların aile boyutunu ihmal ederek işletme boyutuna odaklanmasına neden olmaktadır. İhmal edilen aile boyutu ise kendini aile üyeleri arasındaki güç ve liderlik mücadelelerinde göstermekte ve işletmenin ömrünü kısaltan en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu nedenlerden dolayı, bu kitap öncelikle aile işletmelerinde güç ve liderlik konularını incelemeye odaklanmıştır. Ayrıca aile işletmesine aile üyelerinin gözünden de bakmaktadır. Bu alanlardaki sorunlar tespit edildikten sonra devir süreci ve ailenin kurumsallaşması süreçlerini açıklayarak, aile işletmelerinin sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm önerileri sunmayı amaçlanmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
Çingeneler, edebiyatımızın konu haritası içinde kendilerine geniş bir yer bulmuşlardır. Gölge oyunundan günümüz Türk edebiyatının çeşitli türlerine uzanan çizgisinde, yazın, sıra dışı niteliklerinden dolayı Çingenelere duyarsız kalamamıştır. Dünya edebiyatında Carmen’den bu yana genellikle romantik bir bakış açısıyla ele alınan Çingenelerin dünyaları ve yaşamları, aslında aldatıcı göstergelerden oluşur. Bu niteliklerinden ötürü, onların edebiyata yansıyan imgeleri de hep sorunlu olmuştur. Ayşegül Devecioğlu, Ağlayan Dağ Susan Nehir’de, gacoya kapalı bu dünyanın içinde yaşamış, onları gözlemlemiş, masallarını/hikâyelerini dinlemiş bir anlatıcı aracılığıyla bizim için bir terra incognita olan bu semiyotik evreni başarıyla kurmaca düzleme taşımıştır. Anlatıcının, nasıl yazar olduğunu/yetiştiğini ortaya koyan roman, bu dünyanın hiyerogliflerini okuma çabasının bir ürünüdür. Bu özellikleri nedeniyle göstergebilimsel bir okuma için de oldukça uygun bir metindir. Bu kitap, bir gösterge avcısının serüvenini Roland Barthes’in Sarrasine çözümlemesi ışığında bir okuma denemesidir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
Bir Ara Nesil Hikâyecisi, Abdullah Zühdü Hayatı-Eserleri-Hikâyeciliği başlıklı çalışmamız “Ön Söz”, “Giriş”, “Sonuç”, “Kaynakça”, “Ekler” dışında dört bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te hem yaşadığı dönem hem de bizden önce Abdullah Zühdü ile ilgili yapılmış çalışmalar, ana hatlarıyla değerlendirildi. Şimdiye kadar Abdullah Zühdü hakkında ayrıntılı bir biyografik çalışmanın yapılmamasından dolayı “Birinci Bölüm” yazarın hayatı ve eserlerine ayrıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Beyazıd Devlet Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Kütüphanesi, Millî Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, İstanbul İl Nüfus Müdürlüğü ve Galatasaray Lisesi Arşivi’nden yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen bilgiler ve belgeler ışığında yazarın biyografisi oluşturuldu.
“İkinci Bölüm”de otuz yıldan fazla bir süre gazetecilik yapmış olmasından ve Yeni Gazete gazetesiyle Türk basın tarihinde önemli bir yer edinmesinden dolayı Abdullah Zühdü’nün gazeteciliğine yer verildi.
Çok okunan, ilgi gören polisiye, aşk romanlarını yazan Zühdü, Türk romancılığında romancı kimliğiyle de karşımıza çıkar. Bu yüzden “Üçüncü Bölüm”de yazarın birkaç romanı, ele alınarak romancılığı anlatılmaya çalışıldı.
“Dördüncü Bölüm”de ise Zühdü’nün çalışmamızın esas konusunu oluşturan hikâyeleri incelendi. Zühdü’nün yazın hayatına ilk defa hikâye türüyle başlamış olmasından dolayı bu çalışmamızda hikâyeciliği, metodolojik olarak incelendi. Eserlerinin ve çalışma alanlarının fazla olmasından dolayı romancılığını ve gazeteciliğini müstakil çalışmalar olarak daha sonra yayımlamayı uygun gördük.
Elde edilen orijinal belge ve bulgular, “Sonuç Bölümü”nde sunuldu. Ayrıca Zühdü’nün hikâyelerinden birkaç örnek sunularak hikâyelerindeki yapı ve üslup gösterilmeye çalışıldı.
“Ekler Bölümü”nde ise Zühdü hakkında kütüphanelerde ve Osmanlı Devlet Arşivi’nde elde edilen belgeler verildi.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
Karmaşık karar verme problemlerinin çözümünde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri hayati öneme sahiptir. Güçlü matematiksel altyapıları ve hesaplama kolaylıkları ile tercih edilmektedirler. Literatürde 70’ten fazla önerilmiş ÇKKV yöntemi mevcut ve her geçen gün bu sayı artmaktadır. Bunun sonucu olarak “Verilen bir problem için en iyi ÇKKV yöntemi hangisidir?” sorusu, cevaplanması güç bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kitapta en iyi ÇKKV yönteminin seçiminde regresyon yaklaşımı önerilmektedir. ÇKKV yöntemlerinden; TOPSIS, AHP, VIKOR, ELECTRE, CP, MAUT ve PROMETHEE yöntemleri ayrıntılı olarak, örnek üzerinde incelenmiştir. Ayrıca kriter ağırlıklama yöntemlerinden, Entropi, CRITIC, Öz Vektör, Ağırlıklı En Küçük Kareler, Standart Sapma ve İstatistiksel Varyans yöntemleri de ele alınmıştır. Kitabın ÇKKV ile uygulama çalışması yapmak isteyenler için güvenilir bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
“Film sanatının temeli kurgudur”
Vsevolod Illarionovich Pudovkin
Sinemada özgün bir yaklaşım geliştirebilmek için kurgu ve anlatı arasında güçlü bir ilişki yaratmak gerekir. Kurgu, teknik bir kavram olmaktan ziyade filmi oluşturan çekimlerden anlamlı bir bütün yaratılmasını içerir. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren etkisini gösteren kurgu ve anlatı kavramları, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan pek çok yönetmenin biçimsel tercihleri sonucunda çeşitli gelişmeler göstermiştir. Bu çalışmada, sinemanın ilk yıllarından yola çıkılarak kurgu ve anlatının gelişimi ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Kitabın son bölümünde, Türk sinemasında kurgu ve anlatıyı etkili bir şekilde kullanarak özgün bir dil yaratan Ümit Ünal’ın filmleri, analiz edilerek, yönetmenin sinemasal yaklaşımı incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
Kitap, sanal diplomasi ve yeni medya ilişkisini eleştirel ekonomi politik perspektiften irdeleyen bir çalışmadır. Bu kapsamda sanal diplomasinin aktör, araç ve yöntemleri, sanal diplomasinin aktörleri arasındaki çoklu güç ilişkileri, sermaye ve iktidar yapılarının yeni medya üzerindeki kontrol girişimleri incelenmiştir.
Liberal yaklaşımda sanal diplomasiye geçiş, sadece yeni iletişim teknolojilerinin kullanılması ile açıklanmakta ve böylece teknolojik belirlenimci bir tutum benimsenmektedir. Oysa yeni medya herkesin erişimine açık gibi görünmesinin yanında iktidar seçkinlerine ait bir iletişim ortamıdır. Yeni medyanın ideolojik meşruiyet, müdahale ve mücadele aracı olma niteliğinin sorgulanması gerekmektedir. İktidar ve sermaye yapıları yeni medya üzerinden enformasyon akışını yönetme, kamuoyunu yönlendirme olanağına sahiptirler. Bu bağlamda yeni medyanın sanal diplomasiye ne kattığı, diplomasi pratiği içine neden ve nasıl dahil edildiğini açıklamaya ihtiyaç vardır. Bu kitap bu tür pratikleri açığa çıkarma uğraşı içerisindedir.
₺380,00